Değerin tespiti | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4949 E. 2023/7252 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
miras yoluyla intikal↗ elbirliği mülkiyeti↗ feragat nedeniyle davanın reddi↗ zorunlu dava arkadaşlığı↗ mecburi dava arkadaşlığı↗ tereke↗ istinaf başvurusunun reddi↗ pay devri↗ aktif husumet ehliyeti↗ pay sahipliği↗ malvarlığına ilişkin dava↗ olağanüstü genel kurul↗ davadan feragat↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ tespit davası↗ mirasçılık↗ pay defteri↗ istinaf incelemesi↗ tüzel kişilik↗ husumet yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ feragat↗ hukuki yarar↗ kâr payı↗ yönetim kurulu kararı↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kovancılar Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2018/128 E., 2020/46 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili ve duruşma istemli olmaksızın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.11.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin miras bırakanı ... ...'ın dava dışı ... Holding A.Ş.'de 1/3 paya sahip olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 494 ncü maddesinde payların miras yoluyla iktisap edilmeleri hâlinde payların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin hakların derhal devralana geçeceğinin açıkça düzenlendiğini, bu çerçevede muris pay sahibinin ölümü ile birlikte paylara ilişkin mülkiyet hakkının derhal müvekkili mirasçılara geçmiş olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 493 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca da ... değerinin tespitinin bilirkişi marifetiyle yapılması gerektiğini ileri sürerek miras bırakanın davalı şirket nezdinde bulunan nama yazılı payların dava tarihi ve hükme en yakın tarih itibari ile ... değerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı ... 15.04.2022 tarihli dilekçe ile davadan feragat etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkette muris ... ...'ın payı bulunmadığını, müvekkili şirketin ... ortağı bulunduğunu ve bunun da ... Holding A.Ş. olduğunu, davacıların zaten ... Holding A.Ş. aleyhine pay değer tespiti davası açtıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ... ortağının ... Holding A.Ş. olduğu, davalı şirketin dava dışı ... Holding A.Ş. dışındaki ortaklarının paylarını dava dışı ... Holding A.Ş.'ye devrettikleri ve söz konusu devir işlemlerinin davalı şirket yönetim kurulunun 09.12.2015 tarih ve 15 nolu kararı ile onaylanmasına, ilgili pay devirlerinin pay defterine işlenmesine oy birliği ile karar verildiği, böylece şirketin pay sahibi sayısının bire düştüğünü ve bu durumun şirketin yönetim kurulu tarafından tescil ve ilân edildiği, yine davalı şirketin 25.12.2018 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısına da ... pay sahibi olarak ... Holding A.Ş. temsilcisinin katıldığı, davacıların murisi ... ...'ın davalı şirkette pay sahibi olmadığının anlaşıldığı, bu kapsamda davacıların davada husumet ehliyetinin (taraf sıfatının) bulunmadığı, ayrıca davacıların murisi ... ...'ın davalı şirkette paydaş olmaması nedeniyle davacılara intikal eden şirket payı bulunmaması karşısında 6102 sayılı Kanun'un 493 ve 494 üncü maddelerinde düzenlenen koşulların gerçekleşmediği, davacıların murisi ... ...'ın ölümünün davalı şirkette miras yoluyla pay devrine yol açmadığı gerekçesiyle, davacılar tarafından davalı aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; murisin dolaylı olarak hissedarlığı bulunan şirketlere ilişkin olarak mirasçıların dava açamayacağına yönelik engelleyici bir kanun hükmü bulunmadığını, nitekim müvekkillerin mirasbırakan babaları müteveffa ... ...'ın ... Holding A.Ş.'de doğrudan şahsi olarak %33 oranında hissedarlığı bulunduğunu ve esasen davalı şirketin de açıkça hisse sahibi konumunda olduğu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris ... ...'ın mirasçılarının davacılar ... ve ... olduğu, davacı ...'ın 15.04.2022 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiği, diğer davacının ise davadan feragat ettiğine ilişkin herhangi bir beyanının bulunmadığı, uyuşmazlığın murisin terekesine ilişkin olduğu, terekenin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olması nedeniyle mirasçı olan davacılar arasında maddî bakımdan mecburî dava arkadaşlığı söz konusu olup taraf teşkili sağlandıktan sonra tereke adına yürütülen davada ortaklardan biri olan davacı ...'ın davadan feragatinin geçerli olmadığı, anılan davacı tarafın davadan feragatı sonuca etkili görülmeyerek esastan istinaf incelemesi yapılması gerektiği, davalı şirket ile dava dışı Yıldım Holding A.Ş.'nin farklı tüzel kişiliklerinin bulunduğu, davacı mirasçılara davalı şirketten doğrudan kanunen intikal eden bir miras payının bulunmadığı, davacılara miras yoluyla intikal eden payların dava dışı ... Holding A.Ş.'ye ait paylar olduğu, davacıların murise ait ... Holding A.Ş.'deki payların ... değerinin tespitine yönelik olarak ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/498 E. sayılı dosyasında devam eden bir davanın bulunduğu, dava dışı ... Holding A.Ş.'deki payların ... değeri belirlenirken ... Holding A.Ş.'nin davalı şirketteki payı da değerlendirilerek davacıların payı belirleneceğinden davacıların bu davayı açmakta hukukî yararının bulunmadığı, öte yandan, her ne kadar davacılar, muris ... ...'ın dava dışı ... Holding A.Ş.'deki payının kendilerine intikali nedeniyle davalı ...Ş.'da dolaylı pay sahibi iseler de; davacıların davalı şirkette miras yoluyla doğrudan kanunen iktisap ettikleri nama yazılı payları da bulunmadığından, eldeki davada aktif husumet ehliyetlerinin (taraf sıfatı) de bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerin mirasbırakan babaları aslında davalı ...Ş.'nin hissedarı olan ... Holding A.Ş.'nin hissedarı olduğundan, davalı şirketin de ... kişi hissedarı konumunda olduklarını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesinin, davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verirken, ... yönünden de feragat nedeniyle davanın reddine karar vermesi gerektiğini, davacıların davalı şirkette pay sahipliği bulunmadığından zorunlu dava arkadaşlığına gerekçe gösterilen "elbirliği ile mülkiyet" durumunun da söz konusu olmadığını ileri sürerek kararın gerekçesinin ve hüküm fıkrasının düzeltilerek onanmasına, ... yönünden davanın "feragat nedeniyle" reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6100 sayılı Kanun'un 493 üncü maddesi gereğince payın ... değerinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3193 E. 2015/4916 K.
Ortak:mirasçılık · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · temsil
İncelediğiniz karardaHolding A.Ş. «temsilcisinin» katıldığı, davacıların murisi ... ...'ın davalı şirkette pay sahibi olmadığının anlaşıldığı, bu kapsamda davacıların davada «husumet ehliyetinin» (taraf sıfatının) bulunmadığı, ayrıca davacıların murisi ... ...'ın davalı şirkette paydaş olmaması nedeniyle davacılara intikal eden şirket «payı» bulunmaması karşısında 6102 sayılı Kanun'un 493 ve 494 üncü maddelerinde düzenlenen koşulların gerçekleşmediği, davacıların murisi ... ...'ın ölümünün davalı şirkette miras yoluyla «pay devrine» yol açmadığı gerekçesiyle, davacılar tarafından davalı aleyhine açılan davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris ... ...'ın «mirasçılarının» davacılar ... ve ... olduğu, davacı ...'ın 15.04.2022 tarihli dilekçe ile «davadan feragat» ettiği, diğer davacının ise davadan feragat ettiğine ilişkin herhangi bir beyanının bulunmadığı, uyuşmazlığın murisin terekesine ilişkin olduğu, terekenin «elbirliği mülkiyeti» hükümlerine tabi olması nedeniyle mirasçı olan davacılar arasında maddî bakımdan mecburî dava arkadaşlığı söz konusu olup taraf teşkili sağlandıktan sonra «tereke» adına yürütülen davada ortaklardan biri olan davacı ...'ın davadan feragatinin geçerli olmadığı, anılan davacı tarafın davadan feragatı sonuca etkili görülmeyerek esastan «istinaf incelemesi» yapılması gerektiği, davalı şirket ile dava dışı Yıldım Holding A.Ş.'nin farklı «tüzel kişiliklerinin» bulunduğu, davacı mirasçılara davalı şirketten doğrudan kanunen intikal eden bir miras «payının» bulunmadığı, davacılara «miras yoluyla intikal» eden payların dava dışı ...
… sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 494 ncü maddesinde payların miras yoluyla iktisap edilmeleri hâlinde payların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan «malvarlığına» ilişkin hakların derhal devralana geçeceğinin açıkça düzenlendiğini, bu çerçevede muris pay sahibinin ölümü ile birlikte paylara ilişkin mülkiyet hakkının derhal müvekkili «mirasçılara» geçmiş olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 493 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca da ... değerinin tespitinin bilirkişi marifetiyle yapılması gerektiğini ileri sü …
Benzer bu karardaMiras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.
Bu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
Ancak, davacıların murisinin davacılar dışında... adında bir «mirasçısının» daha bulunduğu dosya içerisinde bulunan veraset ilamından anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:miras ortaklığı · keşif · muvafakat
Benzer bu karardaBu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacının talebinin kabulü ile davacıların Murisi 13/07/2012 tarihinde vefat eden...'in «keşif» tarihi ve ölüm tarihi itibariyle davalı bankanın ...
Anılan yasa hükmünde de belirtildiği üzere «mirasçının» birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadarki durumuna «miras ortaklığı» denir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11526 E. 2018/4926 K.
Ortak:elbirliği mülkiyeti · tereke · mirasçılık · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · kâr payı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris ... ...'ın «mirasçılarının» davacılar ... ve ... olduğu, davacı ...'ın 15.04.2022 tarihli dilekçe ile «davadan feragat» ettiği, diğer davacının ise davadan feragat ettiğine ilişkin herhangi bir beyanının bulunmadığı, uyuşmazlığın murisin terekesine ilişkin olduğu, terekenin «elbirliği mülkiyeti» hükümlerine tabi olması nedeniyle mirasçı olan davacılar arasında maddî bakımdan mecburî dava arkadaşlığı söz konusu olup taraf teşkili sağlandıktan sonra «tereke» adına yürütülen davada ortaklardan biri olan davacı ...'ın davadan feragatinin geçerli olmadığı, anılan davacı tarafın davadan feragatı sonuca etkili görülmeyerek esastan «istinaf incelemesi» yapılması gerektiği, davalı şirket ile dava dışı Yıldım Holding A.Ş.'nin farklı «tüzel kişiliklerinin» bulunduğu, davacı mirasçılara davalı şirketten doğrudan kanunen intikal eden bir miras «payının» bulunmadığı, davacılara «miras yoluyla intikal» eden payların dava dışı ...
Holding A.Ş. «temsilcisinin» katıldığı, davacıların murisi ... ...'ın davalı şirkette pay sahibi olmadığının anlaşıldığı, bu kapsamda davacıların davada «husumet ehliyetinin» (taraf sıfatının) bulunmadığı, ayrıca davacıların murisi ... ...'ın davalı şirkette paydaş olmaması nedeniyle davacılara intikal eden şirket «payı» bulunmaması karşısında 6102 sayılı Kanun'un 493 ve 494 üncü maddelerinde düzenlenen koşulların gerçekleşmediği, davacıların murisi ... ...'ın ölümünün davalı şirkette miras yoluyla «pay devrine» yol açmadığı gerekçesiyle, davacılar tarafından davalı aleyhine açılan davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Holding A.Ş.'deki «payının» kendilerine intikali nedeniyle davalı ...Ş.'da dolaylı pay sahibi iseler de; davacıların davalı şirkette miras yoluyla doğrudan kanunen iktisap ettikleri nama yazılı payları da bulunmadığından, eldeki davada «aktif husumet ehliyetlerinin» (taraf sıfatı) de bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMirasçılardan birinin terekedeki mal ve haklara ilişkin olarak yalnızca kendi «payı» oranında dava açması halinde, böyle bir dava dinlenemez, zira, yalnız başına bir «mirasçının» iştirak halindeki «tereke» üzerinde tasarruf «ehliyeti» yoktur.
A.Ş genel kurulunun almış olduğu bedelli ve «bedelsiz» sermaye arttırımı kararları nedeniyle, davacının muris eşinin «müzayaka» halinde kalarak «hisse devri» yaptığı iddiasına dayalı olarak hisse değerinin tespiti ve davacının miras «payının» tahsilinin talep edildiği, dolayısıyla istemin «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» ve anonim şirket «hisse devri sözleşmesinin» «geçersizliğine» ilişkin iddialara dayalı olduğu, davanın şirkete karşı açılması gerektiği, davacının alacaklı olduğu belirlendiğinde ve şirketten alacağın tahsili imkanı olmadığı takdirde davanın ilgililer aleyhine açılması gerektiği, bu aşamada davalılar aleyhine davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 599. maddesine göre «tereke» iştirak halinde «mirasçılara» geçer.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava açma ehliyeti · müzayaka · hisse devri sözleşmesi · rayiç değer · genel kurul kararının iptali · bedelsizlik · hisse devri · pasif husumet
Benzer bu karardaA.Ş genel kurulunun almış olduğu bedelli ve «bedelsiz» sermaye arttırımı kararları nedeniyle, davacının muris eşinin «müzayaka» halinde kalarak «hisse devri» yaptığı iddiasına dayalı olarak hisse değerinin tespiti ve davacının miras «payının» tahsilinin talep edildiği, dolayısıyla istemin «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» ve anonim şirket «hisse devri sözleşmesinin» «geçersizliğine» ilişkin iddialara dayalı olduğu, davanın şirkete karşı açılması gerektiği, davacının alacaklı olduğu belirlendiğinde ve şirketten alacağın tahsili imkanı olmadığı takdirde davanın ilgililer aleyhine açılması gerektiği, bu aşamada davalılar aleyhine davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiştir.
A.Ş'deki paylarının davalıların haksız eylemleri nedeniyle alınan sermaye arttırım kararları ve «limited şirket» hisse devirleri sonrasında sıfırlandığı ileri sürülerek, davacının muris eşi ...’den gelen miras hakkının gerçek ve güncel «rayiç değerinin» dava tarihi itibariyle tespiti ile davacıya isabet eden miras «payının» tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Bu itibarla, davacının tek başına dava «açma ehliyeti» bulunmadığından mahkemece, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4949 E. , 2023/7252 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1436 Esas, 2022/1103 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Kovancılar Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2018/128 E., 2020/46 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili ve duruşma istemli olmaksızın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.11.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin miras bırakanı ... ...'ın dava dışı ... Holding A.Ş.'de 1/3 paya sahip olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 494 ncü maddesinde payların miras yoluyla iktisap edilmeleri hâlinde payların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin hakların derhal devralana geçeceğinin açıkça düzenlendiğini, bu çerçevede muris pay sahibinin ölümü ile birlikte paylara ilişkin mülkiyet hakkının derhal müvekkili mirasçılara geçmiş olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 493 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca da ... değerinin tespitinin bilirkişi marifetiyle yapılması gerektiğini ileri sürerek miras bırakanın davalı şirket nezdinde bulunan nama yazılı payların dava tarihi ve hükme en yakın tarih itibari ile ...
değerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı ...
15. 04.2022 tarihli dilekçe ile davadan feragat etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkette muris ... ...'ın payı bulunmadığını, müvekkili şirketin ... ortağı bulunduğunu ve bunun da ... Holding A.Ş. olduğunu, davacıların zaten ... Holding A.Ş. aleyhine pay değer tespiti davası açtıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ... ortağının ... Holding A.Ş. olduğu, davalı şirketin dava dışı ... Holding A.Ş. dışındaki ortaklarının paylarını dava dışı ... Holding A.Ş.'ye devrettikleri ve söz konusu devir işlemlerinin davalı şirket yönetim kurulunun 09.12.2015 tarih ve 15 nolu kararı ile onaylanmasına, ilgili pay devirlerinin pay defterine işlenmesine oy birliği ile karar verildiği, böylece şirketin pay sahibi sayısının bire düştüğünü ve bu durumun şirketin yönetim kurulu tarafından tescil ve ilân edildiği, yine davalı şirketin 25.12.2018 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısına da ... pay sahibi olarak ... Holding A.Ş.
temsilcisinin katıldığı, davacıların murisi ... ...'ın davalı şirkette pay sahibi olmadığının anlaşıldığı, bu kapsamda davacıların davada husumet ehliyetinin (taraf sıfatının) bulunmadığı, ayrıca davacıların murisi ... ...'ın davalı şirkette paydaş olmaması nedeniyle davacılara intikal eden şirket payı bulunmaması karşısında 6102 sayılı Kanun'un 493 ve 494 üncü maddelerinde düzenlenen koşulların gerçekleşmediği, davacıların murisi ... ...'ın ölümünün davalı şirkette miras yoluyla pay devrine yol açmadığı gerekçesiyle, davacılar tarafından davalı aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; murisin dolaylı olarak hissedarlığı bulunan şirketlere ilişkin olarak mirasçıların dava açamayacağına yönelik engelleyici bir kanun hükmü bulunmadığını, nitekim müvekkillerin mirasbırakan babaları müteveffa ... ...'ın ... Holding A.Ş.'de doğrudan şahsi olarak %33 oranında hissedarlığı bulunduğunu ve esasen davalı şirketin de açıkça hisse sahibi konumunda olduğu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris ... ...'ın mirasçılarının davacılar ... ve ... olduğu, davacı ...'ın 15.04.2022 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiği, diğer davacının ise davadan feragat ettiğine ilişkin herhangi bir beyanının bulunmadığı, uyuşmazlığın murisin terekesine ilişkin olduğu, terekenin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olması nedeniyle mirasçı olan davacılar arasında maddî bakımdan mecburî dava arkadaşlığı söz konusu olup taraf teşkili sağlandıktan sonra tereke adına yürütülen davada ortaklardan biri olan davacı ...'ın davadan feragatinin geçerli olmadığı, anılan davacı tarafın davadan feragatı sonuca etkili görülmeyerek esastan istinaf incelemesi yapılması gerektiği, davalı şirket ile dava dışı Yıldım Holding A.Ş.'nin farklı tüzel kişiliklerinin bulunduğu, davacı mirasçılara davalı şirketten doğrudan kanunen intikal eden bir miras payının bulunmadığı, davacılara miras yoluyla intikal eden payların dava dışı ...
Holding A.Ş.'ye ait paylar olduğu, davacıların murise ait ... Holding A.Ş.'deki payların ... değerinin tespitine yönelik olarak ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/498 E. sayılı dosyasında devam eden bir davanın bulunduğu, dava dışı ... Holding A.Ş.'deki payların ... değeri belirlenirken ... Holding A.Ş.'nin davalı şirketteki payı da değerlendirilerek davacıların payı belirleneceğinden davacıların bu davayı açmakta hukukî yararının bulunmadığı, öte yandan, her ne kadar davacılar, muris ... ...'ın dava dışı ... Holding A.Ş.'deki payının kendilerine intikali nedeniyle davalı ...Ş.'da dolaylı pay sahibi iseler de; davacıların davalı şirkette miras yoluyla doğrudan kanunen iktisap ettikleri nama yazılı payları da bulunmadığından, eldeki davada aktif husumet ehliyetlerinin (taraf sıfatı) de bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerin mirasbırakan babaları aslında davalı ...Ş.'nin hissedarı olan ... Holding A.Ş.'nin hissedarı olduğundan, davalı şirketin de ... kişi hissedarı konumunda olduklarını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesinin, davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verirken, ... yönünden de feragat nedeniyle davanın reddine karar vermesi gerektiğini, davacıların davalı şirkette pay sahipliği bulunmadığından zorunlu dava arkadaşlığına gerekçe gösterilen "elbirliği ile mülkiyet" durumunun da söz konusu olmadığını ileri sürerek kararın gerekçesinin ve hüküm fıkrasının düzeltilerek onanmasına, ... yönünden davanın "feragat nedeniyle" reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6100 sayılı Kanun'un 493 üncü maddesi gereğince payın ... değerinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990061400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz