6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/215 E. 2023/7236 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eft teamül icazet zamanaşımı defi sahtecilik ticari faiz zamanaşımı def'i olumsuz oy def'i ihtar bilirkişi incelemesi havale geçersizlik ihtarname yetkisizlik kararı kusur eksik inceleme yükleten (shipper) zamanaşımı ibraz temsil

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. — Bankacılık K. 61 · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 19.04.2016 tarih, 2014/73 E. ve 2016/322 K. sayılı kararı ile davalı bankanın tarihsiz ve imza sahteciliği yapılarak oluşturulmuş talimat yazılarını ve vekaletnameyi dikkate alarak şirket yöneticisi haricinde başka bir kişinin davacının hesabından para çekmesine olanak sağladığı, zira, basiretli ve özenli davranarak genel kurul kararında yetkili kılınanların kim olduğunu araştırarak tarihsiz talimat yazılarını ve İzmir 27. Noterliğinin vekaletnamesini 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) hükümleri çerçevesinde değerlendirmesi gerektiği, ayrıca davalının dikkate aldığı ve işleme koyduğu tarihsiz talimat yazılarının da şirket yetkilisinin ... ürünü olmayan, imza sahteciliği yapılmış belgeler olduğu, sahte belgelerin hukuki sonuç doğurmayacağı, bankanın gelen talimat yazılarındaki şirket kaşesi üzerindeki imza ile davacı şirket yetkilisinin imzalarının mukayese ... daha sonra işleme koyması gerektiğinden bahisle davanın kısmen kabulü ile 20.04.2008 ile 17.09.2008 tarihleri arasında toplam 104.400,00 TL olarak yapılan haksız ödemenin 07.02.2011 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 25.09.2018 tarih, 2016/12312 E. ve 2018/5643 K. sayılı kararıyla; davacı tarafça şirketin ... yetkili ve temsilcisinin Hükümdar ... olmasına rağmen, herhangi bir yazılı izni ve talimatı olmaksızın 29.04.2008-17.9.2008 tarihleri arasında davacı şirketin hesabından yetkisiz kişilerce para çekildiğinin iddia edildiği, davalı tarafından da, davacı şirketin para ödemeleri konusunda talimat verdiği, buna ilişkin vekâletnamelerin de bulunduğu, davacının sessiz kalarak teamül haline gelen ödemelere icazet verdiği, ... süre şirket hesaplarının kontrol edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dava konusu dönemde hesaplara ilgili belediyelerden aktarılan paraların şirket uhdesine geçmediğinin davacı tarafından fark edilmemiş olmasının mümkün olmadığı, şirket yetkilileri ile para çeken kişiler arasında irtibat bulunduğunun savunulduğu, bu durumda, ilke olarak davalı banka ... yasa ile kurulmuş ve kendisine ayrıcalıklar tanınmış bir ... kurumu olması dolayısıyla en ... kusurlarından bile sorumlu ise de mahkemece davalı tarafından süresinde zamanaşımı def'inde bulunulmasına rağmen bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi, öncelikle davacı şirketin hesap ekstreleri ile ilgili belediyelerden davacıya ilişkin evraklar getirtilerek şirketin ticari kayıtları ve banka hesap ekstreleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, yapılan ödemelerin davacı şirket kayıtlarına işlenip işlenmediğinin tespit edilmesi ve şirkete ait hesap ekstreleri incelenerek 29.04.2008-17.9.2008 tarihleri ve sonrasında şirket yetkililerince yapılan ya da itiraza uğramayan işlem bulunup bulunmadığı, dosyaya ibraz edilen vekâletnamedeki yetkiler gözetildiğinde işbu yetkilerin davacının yapılan işlemlere icazet verdiği ya da işlemleri benimsediği anlamına gelip gelmediği, davacı ile davalı banka arasında bu yönde oluşmuş bir teamül bulunup bulunmadığı, icazet olmadığının kabulü halinde de davacının müterafik kusurlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından bahisle hüküm davalı yararına bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda yazılı tarih ve sayılı kararı ile taraflar arasında bankacılık işleminden kaynaklanan zamanaşımı süresinin dolmamış bulunduğu anlaşıldığından davalı bankanın zamanaşımı definin reddine karar verildikten sonra mahkemece aldırılan 05.03.2020 ve 27.05.2021 havale tarihli raporların birbiri ile uyumlu olduğu, davaya konu işlemlerin şirket imza yetkilisi Hükümdar ... ile ...'in bilgileri dahilinde olduğu, davacının yapılan işlemlere icazet verdiği ya da işlemleri benimsediği anlama geldiği kanaatine varıldığı, dava konusu 11 adet işlemin tamamının Turgutlu Belediye Başkanlığı tarafından gönderildiği ve hesaba gelen paranın 11 adet, EFT'nin 9'unun aynı ..., 2 adedinin ise hemen ertesi ... gelen miktar kadar çekildiği dikkate alındığında şirket yetkilisinin bilgisi dahilinde işlemlerin gerçekleştirildiği görüş ve kanısına varıldığı, davaya konu işlemler dışında da aynı kişilere şirket hesabından ödemeler yapıldığı ve herhangi bir itirazın bulunmadığı anlaşıldığından açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bankaların hafif kusurlarından dahi sorumlu olduklarını, bunu ortadan kaldıran sözleşme hükümlerinin geçersiz olacağını, müvekkili şirketin hesabından para çıkışı olduğu zamanlarda haber alma hakkına sahip olduğunu, bankanın ... ve sorumluluğunu yerine getirmediğini, para çıkışı olup olmadığını şirketin kontrol etmesinin beklenemeyeceğini, ıslak imzalı talimatlar istenilmeden ve teyit alınmadan yapılan ödemeler nedeni ile bankanın sorumluluğunun bulunduğunu, üç rapordan ikisinde bankanın % 25 oranında birinde ise % 50 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiğini, bilirkişi raporlarına bakıldığında, müvekkilinin kusuru olduğunu kabul etmemekle birlikte eğer bir kusur varsa da ... başına kusurlu olmadığını, oranlar farklılık göstermekle birlikte davalı bankanın hafif de olsa kusurunun bulunduğu dikkate alınmaksızın davanın reddine karar verilmesinin delil durumu ile uyumsuz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı şirketin hesabından yetkisiz kişiler tarafından çekildiği iddia edilen paranın iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2017 E. 2024/3921 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Genel kurulun devredilemez yetkileri

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12312 E. 2018/5643 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/215 E.  ,  2023/7236 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2022/228 Esas, 2022/283 Karar

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Davanın reddi

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı banka şubesinde hesabının bulunduğunu, şirketin ... temsilcisinin ve yetkilisinin Hükümdar ... olmasına rağmen adı geçenin herhangi bir yazılı izni ve talimatı olmaksızın 29.04.2008-17.09.2008 tarihleri arasında dokuz işlemde toplam 105.000,00 TL’nin çekildiğini, davalıya ihtarname gönderilmesine rağmen herhangi bir ödemede bulunulmadığını, bu şekilde davalı bankanın, müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, 105.000,00 TL'nin ödeme ya da ihtar tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak, davacı şirketin ödemeler konusunda müvekkiline talimat verdiğini, davacının ... süre sessiz kalarak teamül haline gelmiş ödemelere icazet verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 19.04.2016 tarih, 2014/73 E. ve 2016/322 K. sayılı kararı ile davalı bankanın tarihsiz ve imza sahteciliği yapılarak oluşturulmuş talimat yazılarını ve vekaletnameyi dikkate alarak şirket yöneticisi haricinde başka bir kişinin davacının hesabından para çekmesine olanak sağladığı, zira, basiretli ve özenli davranarak genel kurul kararında yetkili kılınanların kim olduğunu araştırarak tarihsiz talimat yazılarını ve İzmir 27. Noterliğinin vekaletnamesini 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) hükümleri çerçevesinde değerlendirmesi gerektiği, ayrıca davalının dikkate aldığı ve işleme koyduğu tarihsiz talimat yazılarının da şirket yetkilisinin ... ürünü olmayan, imza sahteciliği yapılmış belgeler olduğu, sahte belgelerin hukuki sonuç doğurmayacağı, bankanın gelen talimat yazılarındaki şirket kaşesi üzerindeki imza ile davacı şirket yetkilisinin imzalarının mukayese ...

daha sonra işleme koyması gerektiğinden bahisle davanın kısmen kabulü ile 20.04.2008 ile 17.09.2008 tarihleri arasında toplam 104.400,00 TL olarak yapılan haksız ödemenin 07.02.2011 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 25.09.2018 tarih, 2016/12312 E. ve 2018/5643 K. sayılı kararıyla; davacı tarafça şirketin ... yetkili ve temsilcisinin Hükümdar ... olmasına rağmen, herhangi bir yazılı izni ve talimatı olmaksızın 29.04.2008-17.9.2008 tarihleri arasında davacı şirketin hesabından yetkisiz kişilerce para çekildiğinin iddia edildiği, davalı tarafından da, davacı şirketin para ödemeleri konusunda talimat verdiği, buna ilişkin vekâletnamelerin de bulunduğu, davacının sessiz kalarak teamül haline gelen ödemelere icazet verdiği, ... süre şirket hesaplarının kontrol edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dava konusu dönemde hesaplara ilgili belediyelerden aktarılan paraların şirket uhdesine geçmediğinin davacı tarafından fark edilmemiş olmasının mümkün olmadığı, şirket yetkilileri ile para çeken kişiler arasında irtibat bulunduğunun savunulduğu, bu durumda, ilke olarak davalı banka ...

yasa ile kurulmuş ve kendisine ayrıcalıklar tanınmış bir ... kurumu olması dolayısıyla en ... kusurlarından bile sorumlu ise de mahkemece davalı tarafından süresinde zamanaşımı def'inde bulunulmasına rağmen bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi, öncelikle davacı şirketin hesap ekstreleri ile ilgili belediyelerden davacıya ilişkin evraklar getirtilerek şirketin ticari kayıtları ve banka hesap ekstreleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, yapılan ödemelerin davacı şirket kayıtlarına işlenip işlenmediğinin tespit edilmesi ve şirkete ait hesap ekstreleri incelenerek 29.04.2008-17.9.2008 tarihleri ve sonrasında şirket yetkililerince yapılan ya da itiraza uğramayan işlem bulunup bulunmadığı, dosyaya ibraz edilen vekâletnamedeki yetkiler gözetildiğinde işbu yetkilerin davacının yapılan işlemlere icazet verdiği ya da işlemleri benimsediği anlamına gelip gelmediği, davacı ile davalı banka arasında bu yönde oluşmuş bir teamül bulunup bulunmadığı, icazet olmadığının kabulü halinde de davacının müterafik kusurlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından bahisle hüküm davalı yararına bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda yazılı tarih ve sayılı kararı ile taraflar arasında bankacılık işleminden kaynaklanan zamanaşımı süresinin dolmamış bulunduğu anlaşıldığından davalı bankanın zamanaşımı definin reddine karar verildikten sonra mahkemece aldırılan 05.03.2020 ve 27.05.2021 havale tarihli raporların birbiri ile uyumlu olduğu, davaya konu işlemlerin şirket imza yetkilisi Hükümdar ... ile ...'in bilgileri dahilinde olduğu, davacının yapılan işlemlere icazet verdiği ya da işlemleri benimsediği anlama geldiği kanaatine varıldığı, dava konusu 11 adet işlemin tamamının Turgutlu Belediye Başkanlığı tarafından gönderildiği ve hesaba gelen paranın 11 adet, EFT'nin 9'unun aynı ..., 2 adedinin ise hemen ertesi ...

gelen miktar kadar çekildiği dikkate alındığında şirket yetkilisinin bilgisi dahilinde işlemlerin gerçekleştirildiği görüş ve kanısına varıldığı, davaya konu işlemler dışında da aynı kişilere şirket hesabından ödemeler yapıldığı ve herhangi bir itirazın bulunmadığı anlaşıldığından açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bankaların hafif kusurlarından dahi sorumlu olduklarını, bunu ortadan kaldıran sözleşme hükümlerinin geçersiz olacağını, müvekkili şirketin hesabından para çıkışı olduğu zamanlarda haber alma hakkına sahip olduğunu, bankanın ... ve sorumluluğunu yerine getirmediğini, para çıkışı olup olmadığını şirketin kontrol etmesinin beklenemeyeceğini, ıslak imzalı talimatlar istenilmeden ve teyit alınmadan yapılan ödemeler nedeni ile bankanın sorumluluğunun bulunduğunu, üç rapordan ikisinde bankanın % 25 oranında birinde ise % 50 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiğini, bilirkişi raporlarına bakıldığında, müvekkilinin kusuru olduğunu kabul etmemekle birlikte eğer bir kusur varsa da ...

başına kusurlu olmadığını, oranlar farklılık göstermekle birlikte davalı bankanın hafif de olsa kusurunun bulunduğu dikkate alınmaksızın davanın reddine karar verilmesinin delil durumu ile uyumsuz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı şirketin hesabından yetkisiz kişiler tarafından çekildiği iddia edilen paranın iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990057800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.