İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3608 E. 2023/7231 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mirasın reddi↗ taleple bağlılık kuralı↗ delil sözleşmesi↗ nakit alacak↗ alacağın likit olması↗ hesap kat ihtarnamesi↗ usulüne uygun tebligat↗ hesap kat ihtarı↗ kat ihtarnamesi↗ kat ihtarı↗ i̇i̇k 167↗ taleple bağlılık↗ akdi faiz↗ hesap kat↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ usulüne uygun tebliğ↗ icra inkâr tazminatı↗ bsmv↗ emredici hüküm↗ temerrüt tarihi↗ cari hesap↗ müteselsil kefil↗ mirasçılık↗ kötü niyet tazminatı↗ genel kredi sözleşmesi↗ işlemiş faiz↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kefil↗ kötü niyet↗ ihtar↗ tebligat↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/180 E., 2021/1145 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile ... Metal İç Dış Ltd. Şti. Arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye müteveffa ... ... tarafından müteselsil kefil olarak imzalandığını, ancak ... ... vefat ettiği için borcun mirasçılara intikal ettiği, bu nedenle mirasçılar ... ve ... Ördek'in borçtan sorumlu olduklarını, sözkonusu borcun ödenmediği, kullandırılan kredilerin taksitlerinin gününde ödenmemesi nedeniyle hesaplar kat edilerek ihtarname gönderildiğini, daha sonra takip başlatıldığını, davalıların bu takibe itiraz ederek durmasına sebep olduğunu, ilamsız takibe yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, borcun likit ve açık olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin Kayseri 3. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6477 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan mirasın reddi davası gerekçe gösterilerek itiraz edildiğini, takibe dayanak olan bilgi ve belgelerin ... Metal Ltd. Şti. ve müteselsil kefil müteveffa ... ...'na tebliğ edilmediğini aynı zamanda dava dilekçesi ekindeki belgelerdeki imzalarında müvekkiline ait olmadığını, müvekkiline tebliğ edildiğine dair bir ihtarname bulunmadığını, müvekkili ile banka arasında imzalanmış sözleşme olmadığından imzalanmış bir delil sözleşmesi bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile davadışı ... Metal İç dış Ltd. Şti. Arasında genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, bu sözleşmeleri davalıların murisi müteveffa ... ...'nun müteselsil kefil olarak imzaladığı, davacı banka tarafından davalı asıl borçlu ... Metal İç Dış Tic. Ltd. Şti. ile ... ...'na hitaben 08.05.2018 tarihi itibariyle kredi kartı hesabından 751,40 TL ve borçlu cari hesap sebebiyle 132.770,26 TL olmak üzere toplam 133.521,66 TL nakit alacaklarının ödenmesi için ihtarname çekildiği, ancak muhatabın adresinde bulunmadığından iade edildiği, kefil ... ...'nun ise 11.08.2017 tarihinde vefat ettiği bu nedenle ihtarname tebliğ edilemediğinden banka tarafından usulüne uygun tebligat yapılmış sayılamayacağı, asıl borçlu ve davalılar için temerrüt tarihinin icra takibi ile başlamış kabul edileceğinden 12.06.2018 icra takip tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edildiği, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerektiği, takibe konu alacağın likit olduğu ve davalıların itirazının da haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile taleple bağlılık kuralı gereği kapatılan Kayseri 3. İcra Dairesi'nin 2018/6477 E. sayılı( ... esas Kayseri Genel İcra Dairesinin 2019/132130) dosyası üzerinden yapılan takipte davalı/ borçluların itirazının kısmen iptali ile dava dışı asıl borçlu Akmetal İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. Firmasından kredi kartından kaynaklanan takibin 756,72 TL asıl alacak, 16,24 TL işlemiş faiz, 0,81 TL Banka Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) ve Borçlu Cari Hesap (BCH) kredisinden kaynaklanan 121.334,02 TL asıl alacak, 2.359,27 TL işlemiş akdi faiz, 117,96 TL BSMV olmak üzere genel toplamda 124.585,03 TL alacak üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebinin reddine, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen toplam alacak miktarı olan 124.585,03 TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi gereğince davalı borçlulardan tahsili ile davacı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe geçilmeden önce 08.05.2018 tarihinde ... Metal İç Dış Tic. Ltd. Şti. ve ... ...'na ihtarname gönderildiğini, sözleşmeler hususunda da taraflar arasında herhangi bir ihtilaf olmayıp mirasçıların kredi kullanımındaki kefillik nedeniyle bankaya borçlu olduklarını, yerel mahkeme yargılama aşamasında bilirkişi raporu aldığını, fakat bilirkişi hesaplama yaparken hata ettiğini, 136.167,41 TL olan takip çıkış miktarının bilirkişi tarafından 124.585,03 TL olarak hesap edildiğini, bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeksizin hüküm kurulmuş olmasının hatalı bir yargılama sonucu doğurduğunu, müvekkili bankanın yasa doğrultusunda üzerine düşen bütün edimleri yerine getirdiğini, davalı/borçluların borca kötü niyetli itiraz etmiş olmakla asıl alacağın %20'sinden ... olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl borçlu ... metal ltd. şti ve müteselsil kefil müteveffa ... ...'na gönderilen hesap kat ihtarının asıl borçlu ... Metal Ltd. Şti.'ne tebliğ edilemediği ve tebligatların bila tebliğ döndüğünü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 586 ncı maddesi gereği müteselsil kefile karşı icra takibi yapılabilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya yapılan ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması şartına bağlandığını, ilk derece mahkemesi tarafından da tebligatın yapılamadığına kanaat getirildiğinden davacı bankanın, asıl borçluya hesap kat ihtarnamesi tebliğ etmeden kefili takip etme hakkının bulunmadığı, asıl borçlu aleyhinde keşide edilen hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmediği için yasada aranan "ihtarın sonuçsuz kalması" şartının yerine gelmemiş olduğundan davanın müvekkilleri lehine sonuçlanması gerektiğini, kat ihtarının öncelikle asıl borçluya usulüne uygun tebliği gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile dava dışı Akmetal İç Dış Ticaret A.Ş arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinde davalılar murisi ... ...'nun müteselsil kefil olarak yer aldığı, asıl borçlu tarafından kullanılan kredi ve kredi kartı borçlarının ödenmemesi üzerine asıl borçlu hakkındaki borç ödenmesine ilişkin kat ihtarnamesinin "Akdeniz Mahallesi ... ... Cad. No:104 .../Mersin" adresine gönderildiği, oysaki dava dışı asıl borçlu şirketin gerek mersis gerekse de taraflar arasında düzenlenen sözleşme adresinin "Gevher Nesibe Mahallesi ... Sokak ... Plaza No:22/17 Kocasinan/Kayseri" adresi olduğu, emredici nitelikte olan ve yargılama sırasında resen nazara alınacak 6098 sayılı Kanun'un 586 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince davacı bankanın ancak asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması halinde müteselsilen kefile başvurabileceği, oysa ki davaya konu uyuşmazlıkta asıl borçluya yönelik usulüne uygun ihtarın bulunmadığı, bu halde ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle kısmen kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmediği ve davacı vekilinin istinaf talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının "Hukuki Nitelendirme, Delillerin ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi" kısmından da görüleceği üzere müvekkil banka tarafından kat ihtarnamesinin keşide edilip gönderildiğinin ... olduğunu ve istinaf istemleri yönünden bir değerlendirme yapılmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 586 ncı maddesinin birinci fıkrası, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
2. Dairemizin 06.12.2016 tarih, 2016/13122 E., 2016/9374 K. sayılı ilamı ve 30.05.2022 tarih, 2021/382 E., 2022/4205 K. sayılı ilamı
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz kararı | İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17596 E. 2014/20029 K.
Ortak:kat ihtarı · müteselsil kefil · kefil · ihtar · ihtarname
İncelediğiniz karardaŞti.'ne tebliğ edilemediği ve «tebligatların» bila tebliğ döndüğünü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 586 ncı maddesi gereği «müteselsil kefile» karşı icra takibi yapılabilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya yapılan «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması şartına bağlandığını, ilk derece mahkemesi tarafından da tebligatın yapılamadığına kanaat getirildiğinden davacı bankanın, asıl borçluya «hesap kat ihtarnamesi» tebliğ etmeden kefili takip etme hakkının bulunmadığı, asıl borçlu aleyhinde keşide edilen hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmediği için yasada aranan "ihtarın sonuçsuz kalması" şartının yerine gelmemiş olduğundan davanın müvekkilleri lehine sonuçlanması gerektiğini, «kat ihtarının» öncelikle asıl borçluya «usulüne uygun tebliği» gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl borçlu ... metal ltd. şti ve «müteselsil kefil» müteveffa ... ...'na gönderilen «hesap kat ihtarının» asıl borçlu ...
Şti. ve «müteselsil kefil» müteveffa ... ...'na tebliğ edilmediğini aynı zamanda dava dilekçesi ekindeki belgelerdeki imzalarında müvekkiline ait olmadığını, müvekkiline tebliğ edildiğine dair bir «ihtarname» bulunmadığını, müvekkili ile banka arasında imzalanmış sözleşme olmadığından imzalanmış bir «delil sözleşmesi» bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin «müşterek borçlu müteselsil kefil» ... hakkında verilen karara yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, alacağın «muaccel» olabilmesi için «hesabın kat edilmesi» yeterli olup asıl borçlu yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmesi için ayrıca «kat ihtarının tebliği» şartı aranmaz.
Alacaklının «kefile» başvurması ise Türk Borçlar Kanunu'nun 586/1. maddesinde öngörülen koşulların varlığı halinde mümkündür, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesabın kat edilmesi · ihtar tebliği · müşterek borçlu müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaAncak, alacağın «muaccel» olabilmesi için «hesabın kat edilmesi» yeterli olup asıl borçlu yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmesi için ayrıca «kat ihtarının tebliği» şartı aranmaz.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin «müşterek borçlu müteselsil kefil» ... hakkında verilen karara yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
2-Asıl borçlu hakkında verilen karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1219 E. 2014/2165 K.
Ortak:kefil · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaArasında «genel kredi sözleşmesi» imzalandığını, bu sözleşmeye müteveffa ... ... tarafından «müteselsil kefil» olarak imzalandığını, ancak ... ... vefat ettiği için borcun «mirasçılara» intikal ettiği, bu nedenle mirasçılar ... ve ...
Arasında «genel kredi sözleşmeleri» akdedildiği, bu sözleşmeleri davalıların murisi müteveffa ... ...'nun «müteselsil kefil» olarak imzaladığı, davacı banka tarafından davalı asıl borçlu ...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile dava dışı Akmetal İç Dış Ticaret A.Ş arasında düzenlenen «genel kredi sözleşmesinde» davalılar murisi ... ...'nun «müteselsil kefil» olarak yer aldığı, asıl borçlu tarafından kullanılan kredi ve kredi kartı borçlarının ödenmemesi üzerine asıl borçlu hakkındaki borç ödenmesine ilişkin «kat ihtarnamesinin» "Akdeniz Mahallesi ... ...
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, borçlular «kefil» borçlu sıfatında olup, alacağın asıl borçlu tarafından verilen «ipotekle» «teminat» altına alınmasına göre, TBK'nın 586. maddesi koşullarına uygun bulunmayan «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
Talep, banka «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağa yönelik «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Somut olayda; borcun «teminatını» teşkil etmek için düzenlenen «ipotek», asıl borçlu lehine verilmiş olup,«kefil» olan aleyhine «ihtiyati haciz» istenenler lehine verilmiş bir ipotek mevcut değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · ihtiyati haciz · haciz · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, borçlular «kefil» borçlu sıfatında olup, alacağın asıl borçlu tarafından verilen «ipotekle» «teminat» altına alınmasına göre, TBK'nın 586. maddesi koşullarına uygun bulunmayan «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; borcun «teminatını» teşkil etmek için düzenlenen «ipotek», asıl borçlu lehine verilmiş olup,«kefil» olan aleyhine «ihtiyati haciz» istenenler lehine verilmiş bir ipotek mevcut değildir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, banka «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağa yönelik «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3608 E. , 2023/7231 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/281 Esas, 2022/348 Karar
HÜKÜM
Esas Hakkında Yeniden Hüküm Kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/180 E., 2021/1145 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile ... Metal İç Dış Ltd. Şti. Arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye müteveffa ... ... tarafından müteselsil kefil olarak imzalandığını, ancak ... ... vefat ettiği için borcun mirasçılara intikal ettiği, bu nedenle mirasçılar ... ve ... Ördek'in borçtan sorumlu olduklarını, sözkonusu borcun ödenmediği, kullandırılan kredilerin taksitlerinin gününde ödenmemesi nedeniyle hesaplar kat edilerek ihtarname gönderildiğini, daha sonra takip başlatıldığını, davalıların bu takibe itiraz ederek durmasına sebep olduğunu, ilamsız takibe yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, borcun likit ve açık olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin Kayseri 3. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6477 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan mirasın reddi davası gerekçe gösterilerek itiraz edildiğini, takibe dayanak olan bilgi ve belgelerin ... Metal Ltd. Şti. ve müteselsil kefil müteveffa ... ...'na tebliğ edilmediğini aynı zamanda dava dilekçesi ekindeki belgelerdeki imzalarında müvekkiline ait olmadığını, müvekkiline tebliğ edildiğine dair bir ihtarname bulunmadığını, müvekkili ile banka arasında imzalanmış sözleşme olmadığından imzalanmış bir delil sözleşmesi bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile davadışı ... Metal İç dış Ltd. Şti. Arasında genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, bu sözleşmeleri davalıların murisi müteveffa ... ...'nun müteselsil kefil olarak imzaladığı, davacı banka tarafından davalı asıl borçlu ... Metal İç Dış Tic. Ltd. Şti. ile ... ...'na hitaben 08.05.2018 tarihi itibariyle kredi kartı hesabından 751,40 TL ve borçlu cari hesap sebebiyle 132.770,26 TL olmak üzere toplam 133.521,66 TL nakit alacaklarının ödenmesi için ihtarname çekildiği, ancak muhatabın adresinde bulunmadığından iade edildiği, kefil ... ...'nun ise 11.08.2017 tarihinde vefat ettiği bu nedenle ihtarname tebliğ edilemediğinden banka tarafından usulüne uygun tebligat yapılmış sayılamayacağı, asıl borçlu ve davalılar için temerrüt tarihinin icra takibi ile başlamış kabul edileceğinden 12.06.2018 icra takip tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edildiği, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerektiği, takibe konu alacağın likit olduğu ve davalıların itirazının da haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile taleple bağlılık kuralı gereği kapatılan Kayseri 3.
İcra Dairesi'nin 2018/6477 E. sayılı( ... esas Kayseri Genel İcra Dairesinin 2019/132130) dosyası üzerinden yapılan takipte davalı/ borçluların itirazının kısmen iptali ile dava dışı asıl borçlu Akmetal İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. Firmasından kredi kartından kaynaklanan takibin 756,72 TL asıl alacak, 16,24 TL işlemiş faiz, 0,81 TL Banka Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) ve Borçlu Cari Hesap (BCH) kredisinden kaynaklanan 121.334,02 TL asıl alacak, 2.359,27 TL işlemiş akdi faiz, 117,96 TL BSMV olmak üzere genel toplamda 124.585,03 TL alacak üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebinin reddine, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen toplam alacak miktarı olan 124.585,03 TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi gereğince davalı borçlulardan tahsili ile davacı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe geçilmeden önce 08.05.2018 tarihinde ... Metal İç Dış Tic. Ltd. Şti. ve ... ...'na ihtarname gönderildiğini, sözleşmeler hususunda da taraflar arasında herhangi bir ihtilaf olmayıp mirasçıların kredi kullanımındaki kefillik nedeniyle bankaya borçlu olduklarını, yerel mahkeme yargılama aşamasında bilirkişi raporu aldığını, fakat bilirkişi hesaplama yaparken hata ettiğini, 136.167,41 TL olan takip çıkış miktarının bilirkişi tarafından 124.585,03 TL olarak hesap edildiğini, bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeksizin hüküm kurulmuş olmasının hatalı bir yargılama sonucu doğurduğunu, müvekkili bankanın yasa doğrultusunda üzerine düşen bütün edimleri yerine getirdiğini, davalı/borçluların borca kötü niyetli itiraz etmiş olmakla asıl alacağın %20'sinden ...
olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl borçlu ... metal ltd. şti ve müteselsil kefil müteveffa ... ...'na gönderilen hesap kat ihtarının asıl borçlu ... Metal Ltd. Şti.'ne tebliğ edilemediği ve tebligatların bila tebliğ döndüğünü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 586 ncı maddesi gereği müteselsil kefile karşı icra takibi yapılabilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya yapılan ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması şartına bağlandığını, ilk derece mahkemesi tarafından da tebligatın yapılamadığına kanaat getirildiğinden davacı bankanın, asıl borçluya hesap kat ihtarnamesi tebliğ etmeden kefili takip etme hakkının bulunmadığı, asıl borçlu aleyhinde keşide edilen hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmediği için yasada aranan "ihtarın sonuçsuz kalması" şartının yerine gelmemiş olduğundan davanın müvekkilleri lehine sonuçlanması gerektiğini, kat ihtarının öncelikle asıl borçluya usulüne uygun tebliği gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile dava dışı Akmetal İç Dış Ticaret A.Ş arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinde davalılar murisi ... ...'nun müteselsil kefil olarak yer aldığı, asıl borçlu tarafından kullanılan kredi ve kredi kartı borçlarının ödenmemesi üzerine asıl borçlu hakkındaki borç ödenmesine ilişkin kat ihtarnamesinin "Akdeniz Mahallesi ... ... Cad. No:104 .../Mersin" adresine gönderildiği, oysaki dava dışı asıl borçlu şirketin gerek mersis gerekse de taraflar arasında düzenlenen sözleşme adresinin "Gevher Nesibe Mahallesi ... Sokak ... Plaza No:22/17 Kocasinan/Kayseri" adresi olduğu, emredici nitelikte olan ve yargılama sırasında resen nazara alınacak 6098 sayılı Kanun'un 586 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince davacı bankanın ancak asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması halinde müteselsilen kefile başvurabileceği, oysa ki davaya konu uyuşmazlıkta asıl borçluya yönelik usulüne uygun ihtarın bulunmadığı, bu halde ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle kısmen kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmediği ve davacı vekilinin istinaf talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının "Hukuki Nitelendirme, Delillerin ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi" kısmından da görüleceği üzere müvekkil banka tarafından kat ihtarnamesinin keşide edilip gönderildiğinin ... olduğunu ve istinaf istemleri yönünden bir değerlendirme yapılmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 586 ncı maddesinin birinci fıkrası, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
2. Dairemizin 06.12.2016 tarih, 2016/13122 E., 2016/9374 K. sayılı ilamı ve 30.05.2022 tarih, 2021/382 E., 2022/4205 K. sayılı ilamı
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989843200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz