6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5277 E. 2023/7172 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
değer kaybı munzam zarar karine avukatlık asgari ücret tarifesi ihbar olunan mevduat hesabı vekâlet ücreti tmsf hak düşürücü süre kâr kaybı içtihadı birleştirme kararı fer'i müdahil ihbar esastan ret harç vekalet ücreti temerrüt zamanaşımı istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 122 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Tüketici Mahkemesi

SAYISI : 2019/399 E., 2021/592 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.12.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ..., fer'i müdahil vekili Avukat ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ... A.Ş.'nin Isparta Şubesi'ne 26.11.1999 tarihinde 220.000,00 TL parasını vadeli olarak yatırdığını, yatırılan paranın davalı bankanın kasıtlı yönlendirmesiyle KKTC'de paravan olarak kurulan ... Offshore Ltd. adlı banka hesabına aktarıldığını, 21.12.1999 tarihinde BDDK tarafından banka yönetimine el konularak ... A.Ş.'nin bankacılık yapma ve mevdut kabul etme izninin kaldırıldığını, ... A.Ş.'nin önce ... A.Ş. ile birleştirildiğini, ... A.Ş. çatısı altında birleşen bankalarla birlikte ... A.Ş.'ye satıldığını ve ... A.Ş.'nin de davalı ...Ş.'ye devredildiğini, bankaya el konulmasından sonra offshore mevduatlarının sigorta kapsamında olmadığı gerekçesiyle müvekkilinin mevduatının ödenmediğini, İng Bank A.Ş.'ye karşı müvekkilinin alacağı için İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/22 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, alacağın temerrüt tarihinden yaklaşık 15 yıl sonra tahsil edilebildiğini,

mevduat alacağının zamanında ödenmiş olması durumunda, paranın daha yüksek gelir getiren bir yatırıma yönlendirilmesi, bankada TL veya döviz mevduat hesabı açılarak değerlendirilmiş olması durumunda faize faiz işletilmiş olacağından en azından parası ... değerini korumuş ve satın alma gücünün azalmamış olacağını iddia ederek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 26.11.1999 tarihinde davalı bankaya yatırılan 220.000,00 TL'nin o tarihteki satın alma gücü ile tahsil edilebilen tutar bakımından oluşan munzam zararın tespitiyle şimdilik 1.000,00 TL'nin davalı bankadan hükmen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 20.09.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davasını 1.301.229,76 TL olarak belirlemiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davanın haksız olup esastan da reddi gerektiğini savunarak reddini istemiştir.

2.Fer'i Müdahil TMSF vekili; müvekkili aleyhine idare hukuku ilkelerine göre dava açılması gerektiğini, dolayısıyla davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden öncelikle görev yönünden reddine karar verilmesini istemiş, esas yönünden de davanın haksız olduğunu savunarak reddini istemiştir.

3.İhbar Olunan ... vekili; davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 122 nci maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan zararın, somut ve davacının durumuna özgü vakıalarla ispatlanması gerektiği, ancak davacı tarafça somut vakıalara dayanılarak bir zararın gerçekleştiği ileri sürülüp kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay kararlarında, enflasyonist ortamda bireyin parasını atıl vaziyette tutmayacağının karine olarak kabul edilmesi, somut ispat rejiminin aranmaması gerektiğine, enflasyonun gündemde olmadığı ve döviz kurlarının istikrar kazandığı dönemde ise somut ispat rejiminin aranması gerektiğine yer verildiğini, munzam zararın oluştuğu zaman diliminin ayrı ayrı incelenmesi gerektiğini, munzam zarar davasında somut ispat rejiminin aranmasının başvurucuya aşırı ve olağan dışı külfet yüklediğini, aradan geçen 15 yıl boyunca müvekkilinin parasının değer kaybına uğradığını, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 2.550,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin vekâlet ücretinin maktu takdiri gerektiğini ileri sürdüğü, dava esastan incelenip red edildiğinden bu hususa yönelik istinaf nedeninin yerinde olmadığı, davacının zararın ne şekilde oluştuğunu somut olarak ispat etmesi gerektiği, mevduatı zamanında almış olsaydı farklı şekillerde değerlendirileceği gibi bir takım farazi varsayımlar üzerinden davanın kabul edilmesi gerektiği yönündeki talebin, hukuk normuna ve normun uygulanışına uygun olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, 6098 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi hükmüne dayalı olarak açılan alacağın geç tahsil edilmesi nedeniyle geçmiş günler faizi ile karşılanmadığı iddia edilen munzam zararın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.6098 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Munzam zarar istemine esas İstanbul (Kapatılan) 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.02.2013 tarih, 2012/22 E. ve 2013/18 K. sayılı ilamı ile hükme bağlanan alacağın, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı uyarınca esasen zamanaşımına uğramış bir alacak olduğu da anlaşılmıştır.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4803 E. 2023/6771 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4907 E. 2023/6982 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1537 E. 2024/4007 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Munzam zarar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17206 E. 2015/12126 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Munzam zarar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5372 E. 2021/5538 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/5277 E.  ,  2023/7172 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/769 Esas, 2022/802 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 8. Tüketici Mahkemesi

SAYISI 2019/399 E., 2021/592 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.12.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ..., fer'i müdahil vekili Avukat ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ... A.Ş.'nin Isparta Şubesi'ne 26.11.1999 tarihinde 220.000,00 TL parasını vadeli olarak yatırdığını, yatırılan paranın davalı bankanın kasıtlı yönlendirmesiyle KKTC'de paravan olarak kurulan ... Offshore Ltd. adlı banka hesabına aktarıldığını, 21.12.1999 tarihinde BDDK tarafından banka yönetimine el konularak ... A.Ş.'nin bankacılık yapma ve mevdut kabul etme izninin kaldırıldığını, ... A.Ş.'nin önce ... A.Ş. ile birleştirildiğini, ... A.Ş. çatısı altında birleşen bankalarla birlikte ... A.Ş.'ye satıldığını ve ... A.Ş.'nin de davalı ...Ş.'ye devredildiğini, bankaya el konulmasından sonra offshore mevduatlarının sigorta kapsamında olmadığı gerekçesiyle müvekkilinin mevduatının ödenmediğini, İng Bank A.Ş.'ye karşı müvekkilinin alacağı için İstanbul 21.

Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/22 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, alacağın temerrüt tarihinden yaklaşık 15 yıl sonra tahsil edilebildiğini,

mevduat alacağının zamanında ödenmiş olması durumunda, paranın daha yüksek gelir getiren bir yatırıma yönlendirilmesi, bankada TL veya döviz mevduat hesabı açılarak değerlendirilmiş olması durumunda faize faiz işletilmiş olacağından en azından parası ... değerini korumuş ve satın alma gücünün azalmamış olacağını iddia ederek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 26.11.1999 tarihinde davalı bankaya yatırılan 220.000,00 TL'nin o tarihteki satın alma gücü ile tahsil edilebilen tutar bakımından oluşan munzam zararın tespitiyle şimdilik 1.000,00 TL'nin davalı bankadan hükmen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 20.09.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davasını 1.301.229,76 TL olarak belirlemiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davanın haksız olup esastan da reddi gerektiğini savunarak reddini istemiştir.

2.Fer'i Müdahil TMSF vekili; müvekkili aleyhine idare hukuku ilkelerine göre dava açılması gerektiğini, dolayısıyla davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden öncelikle görev yönünden reddine karar verilmesini istemiş, esas yönünden de davanın haksız olduğunu savunarak reddini istemiştir.

3.İhbar Olunan ... vekili; davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 122 nci maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan zararın, somut ve davacının durumuna özgü vakıalarla ispatlanması gerektiği, ancak davacı tarafça somut vakıalara dayanılarak bir zararın gerçekleştiği ileri sürülüp kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay kararlarında, enflasyonist ortamda bireyin parasını atıl vaziyette tutmayacağının karine olarak kabul edilmesi, somut ispat rejiminin aranmaması gerektiğine, enflasyonun gündemde olmadığı ve döviz kurlarının istikrar kazandığı dönemde ise somut ispat rejiminin aranması gerektiğine yer verildiğini, munzam zararın oluştuğu zaman diliminin ayrı ayrı incelenmesi gerektiğini, munzam zarar davasında somut ispat rejiminin aranmasının başvurucuya aşırı ve olağan dışı külfet yüklediğini, aradan geçen 15 yıl boyunca müvekkilinin parasının değer kaybına uğradığını, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 2.550,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin vekâlet ücretinin maktu takdiri gerektiğini ileri sürdüğü, dava esastan incelenip red edildiğinden bu hususa yönelik istinaf nedeninin yerinde olmadığı, davacının zararın ne şekilde oluştuğunu somut olarak ispat etmesi gerektiği, mevduatı zamanında almış olsaydı farklı şekillerde değerlendirileceği gibi bir takım farazi varsayımlar üzerinden davanın kabul edilmesi gerektiği yönündeki talebin, hukuk normuna ve normun uygulanışına uygun olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, 6098 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi hükmüne dayalı olarak açılan alacağın geç tahsil edilmesi nedeniyle geçmiş günler faizi ile karşılanmadığı iddia edilen munzam zararın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.6098 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Munzam zarar istemine esas İstanbul (Kapatılan) 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.02.2013 tarih, 2012/22 E. ve 2013/18 K. sayılı ilamı ile hükme bağlanan alacağın, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı uyarınca esasen zamanaşımına uğramış bir alacak olduğu da anlaşılmıştır.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince Tüketici Mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989800200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.