Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6181 E. 2023/7142 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtar usulü↗ zorunlu hasım↗ ticaret sicilinden re'sen terkin↗ münfesihlik↗ re'sen gözetilme↗ re'sen terkin↗ ticaret sicilinden terkin↗ şirketin tasfiyesi↗ olağanüstü genel kurul↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ anonim şirket↗ ihtar↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ yetki↗ ek tasfiye↗ taahhütname↗ terkin↗ ihtarname↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/105 E., 2023/188 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı kurum temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ihyası talep olunan Erkam İnşaat Taah. ve Tur. A.Ş.'nin % 96,525 oranında ortağı olduğunu, şirketin tasfiyesi amacıyla şirket adına kayıtlı taşınmazda tasarrufta bulunulmak istendiğinde şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğini öğrendiğini, şirketin tasfiye işlemlerinin yürütülmesi ve mal varlığının tasfiyesi için ihyası gerektiğini belirterek Erkam İnşaat Taah. ve Tur. A.Ş.'nin ihyasına, müvekkilinin ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum temsilcisi cevap dilekçesinde; yapılan terkin işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, taraflarının işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında yer ... ihtarnamenin şirketin sicile kayıtlı adresine tebliğe çıkarıldığı, ancak tebligatın iade edilmiş olduğu, ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi, belge veya tebligatın dosyaya sunulmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete, şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtarın usule aykırı olduğu, dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, yasaya uygun olmayan terkin işleminin iptali ile şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda ayrıca tasfiye memuru atanmasının gerekmediği, Ticaret Sicil Müdürlüğünün terkin işlemini usulüne uygun olarak yapmadığından kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Erkam İnşaat Taahhüt ve Turizm Anonim Şirketi’nin ihyasına, kararın ticaret sicil müdürlüğünde tescil ve ilanına, tescil ve ilan işlemleri yapmak üzere davacı vekiline yetki verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı kurum temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı kurum temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, şirketin yasal hükme uygun olarak re'sen terkin edildiğini, ihtarın usulüne uygun olarak yapıldığını, Mahkemece ek tasfiye kararı verilerek tasfiye memuru atanması gerektiğini, şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi bulunmadığını, yasadan ... zorunlu hasım olduklarını, aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini, şirketin terkin tarihinde alacak ve borçlarının, derdest davalarının müdürlük tarafından bilinemeyeceğini
ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Ankara ili, ... ilçesi, Çukurca Mahallesi, 26128 ada, 5 parselde kayıtlı taşınmazın 3. Normal kat 8 no'lu çatı aralı konutun tapu kaydında malik olarak; ihyası talep olunan şirketin unvanının yer aldığı, dolayısıyla tasfiye işleminin tam ve eksiksiz bir şekilde gerçekleştirilmediği hususunun ... olduğu, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, ihyası istenen şirketin geçici 7 nci madde uyarınca aralıksız son 5 yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapmadığından münfesih sayıldığı sebebiyle 23.01.2014 tarihinde ticaret sicil kaydının re'sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasının son cümlesi uyarınca ihyası talep olunan şirketin mal varlığının bulunması sebebiyle şirketin terkin tarihinden itibaren 10 yıllık süre dolmadan işbu davanın açıldığı, sadece şirkete tebligat çıkarıp şirket yetkililerine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesindeki ilan suretiyle yapılan ihtarın usule aykırı olduğu bu nedenle dava konusu terkin işleminin de hukuka uygun olmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.10.2021 tarih ve 2021/2387 E., 2021/6034 K. sayılı ilamında ihyası talep olunan şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi işleminin hukuka uygun değil ise de, şirketin mal varlığının tasfiyesinin taşınmazın tasfiyesi ve ek işlemleriyle sınırlı olmak üzere ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verildiği, şirketin hukuka aykırı olarak terkin edildiğinden dava açılmasına sebebiyet veren kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın tam kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile şirketin taşınmazının tasfiyesi ve ek işlemleriyle sınırlı olmak üzere ihyasına, davacının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket ihyası talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4776 E. 2019/4624 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4919 E. 2022/2250 K.
Ortak:re'sen terkin · ihya · hak düşürücü süre · hukuki yarar · ek tasfiye · terkin · cy/cy kaydı · temsil · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı kurum «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, şirketin yasal hükme uygun olarak re'«sen terkin» edildiğini, «ihtarın» usulüne uygun olarak yapıldığını, Mahkemece ek «tasfiye» kararı verilerek «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi bulunmadığını, yasadan ... «zorunlu hasım» olduklarını, aleyhlerine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini, şirketin terkin tarihinde alacak ve borçlarının, «derdest» davalarının müdürlük tarafından bilinemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Normal kat 8 no'lu çatı aralı konutun tapu kaydında malik olarak; «ihyası» talep olunan şirketin unvanının yer aldığı, dolayısıyla «tasfiye» işleminin tam ve eksiksiz bir şekilde gerçekleştirilmediği hususunun ... olduğu, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, ihyası istenen şirketin geçici 7 nci madde uyarınca aralıksız «son» 5 yıla ait «olağan genel kurul» toplantıları yapmadığından «münfesih» sayıldığı sebebiyle 23.01.2014 tarihinde «ticaret sicil» «kaydının» re'sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasının son cümlesi uyarınca ihyası talep olunan şirketin mal varlığının bulunması sebebiyle şirketin «terkin» tarihinden itibaren 10 yıllık süre dolmadan işbu davanın açıldığı, sadece şirkete «tebligat» çıkarıp şirket yetkililerine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesindeki «ilan» suretiyle yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu bu nedenle dava konusu terkin işleminin de hukuka uygun olmadığı, Yargıtay 11.
A.Ş.'nin % 96,525 oranında ortağı olduğunu, «şirketin tasfiyesi» amacıyla şirket adına kayıtlı taşınmazda tasarrufta bulunulmak istendiğinde şirketin ticaret sicilinden re'«sen terkin» edildiğini öğrendiğini, şirketin «tasfiye» işlemlerinin yürütülmesi ve mal varlığının tasfiyesi için «ihyası» gerektiğini belirterek Erkam İnşaat Taah. ve Tur.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta sicil «kaydı» silinen şirket ortağı ve «temsilcisi» tarafından, şirkete ait aracın tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’«sen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; 6102 sayılı TTK'nın geçici 7/15. maddesine göre silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasının istenebileceği, işbu davada ise «ihya» isteminin 5 yıllık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat · malvarlığına ilişkin dava
Benzer bu kararda… E. - 2017/814 K. ve 14/10/2021 tarih ve 2021/2387 E. - 2021/6034 K. sayılı ilamlarında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’«sen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta sicil «kaydı» silinen şirket ortağı ve «temsilcisi» tarafından, şirkete ait aracın tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6703 E. 2010/12924 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı · muafiyet · haksız eylem · eser sözleşmesi · iş bölümü · tacir · sigorta poliçesi · yasal faiz
Benzer bu karardaSan. ve A.Ş. tarafından yapıldığı, bu şirketin ihale ile aldığı işi kendi araç ve personeli ile yaptığı, bu nedenle yapılan işin «eser sözleşmesi» niteliğinde bulunduğu ve müteahhidin «haksız eylemi» ile verdiği zarardan dolayı iş sahibinin sorumlu olmadığı, davalı ... şirketinin de yapılan inşaat işini «sigorta teminatı» altına aldığı, diğer davalı Giba İnş.
2- Ancak, mümeyyiz, davalının düzenlediği «sigorta poliçesinde» «hasar» başına 750 USD «muafiyet» bedeli öngörüldüğü halde mahkemece bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
San. ve A.Ş. yönünden 06.02.2004 tarihinden tahsil tarihine kadar «yasal faiz» uygulanmasına, davalı ... şirketi yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, diğer davalılar hakkındaki davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
3- Öte yandan, dava davacının «tacir» olan sigortalısına verilen «hasarın» TTK’nun 1301. maddesi gereğince rücuan tahsiline ilişkin olup davalı şirketler de tacirdir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5869 E. 2022/2253 K.
Ortak:re'sen terkin · ihya · hak düşürücü süre · hukuki yarar · ek tasfiye · terkin · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaNormal kat 8 no'lu çatı aralı konutun tapu kaydında malik olarak; «ihyası» talep olunan şirketin unvanının yer aldığı, dolayısıyla «tasfiye» işleminin tam ve eksiksiz bir şekilde gerçekleştirilmediği hususunun ... olduğu, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, ihyası istenen şirketin geçici 7 nci madde uyarınca aralıksız «son» 5 yıla ait «olağan genel kurul» toplantıları yapmadığından «münfesih» sayıldığı sebebiyle 23.01.2014 tarihinde «ticaret sicil» «kaydının» re'sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasının son cümlesi uyarınca ihyası talep olunan şirketin mal varlığının bulunması sebebiyle şirketin «terkin» tarihinden itibaren 10 yıllık süre dolmadan işbu davanın açıldığı, sadece şirkete «tebligat» çıkarıp şirket yetkililerine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesindeki «ilan» suretiyle yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu bu nedenle dava konusu terkin işleminin de hukuka uygun olmadığı, Yargıtay 11.
A.Ş.'nin % 96,525 oranında ortağı olduğunu, «şirketin tasfiyesi» amacıyla şirket adına kayıtlı taşınmazda tasarrufta bulunulmak istendiğinde şirketin ticaret sicilinden re'«sen terkin» edildiğini öğrendiğini, şirketin «tasfiye» işlemlerinin yürütülmesi ve mal varlığının tasfiyesi için «ihyası» gerektiğini belirterek Erkam İnşaat Taah. ve Tur.
İstinaf Sebepleri Davalı kurum «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, şirketin yasal hükme uygun olarak re'«sen terkin» edildiğini, «ihtarın» usulüne uygun olarak yapıldığını, Mahkemece ek «tasfiye» kararı verilerek «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi bulunmadığını, yasadan ... «zorunlu hasım» olduklarını, aleyhlerine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini, şirketin terkin tarihinde alacak ve borçlarının, «derdest» davalarının müdürlük tarafından bilinemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «ihyası» istenen şirketin 22/07/2013 tarihi itibariyle re'«sen terkin» edildiği, davacının dava açmasında «hukuki yararının» bulunmadığı, ayrıca 2013 yılında re'sen terkin yapılan şirket hakkında 5 yıl geçtikten sonra 2020 yılında ikame edilen davanın 6102 sayılı Kanunun Geçici 7/15. maddesindeki 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığını, davacının alacaklı sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’«sen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta sicil «kaydı» silinen şirket ortağı tarafından, şirkete ait taşınmaz ve araçların tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat · malvarlığına ilişkin dava · sicilden terkin · usulden reddi
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi'nce; 6102 sayılı TTK Geçici 7/15.maddesi gereğince «hukuki menfaatleri» bulunanların silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde şirketin ihyasını isteyebilecekleri, «sicilden terkin» tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin geçtiği ve bu sürenin «hak düşürücü süre» olup, mahkemece re'sen nazara alınması gerekli olduğu, mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı …
… E. - 2017/814 K. ve 14/10/2021 tarih ve 2021/2387 E. - 2021/6034 K. sayılı ilamlarında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «ihyası» istenen şirketin 22/07/2013 tarihi itibariyle re'«sen terkin» edildiği, davacının dava açmasında «hukuki yararının» bulunmadığı, ayrıca 2013 yılında re'sen terkin yapılan şirket hakkında 5 yıl geçtikten sonra 2020 yılında ikame edilen davanın 6102 sayılı Kanunun Geçici 7/15. maddesindeki 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığını, davacının alacaklı sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’«sen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6181 E. , 2023/7142 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1171 Esas, 2023/1139 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/105 E., 2023/188 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı kurum temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ihyası talep olunan Erkam İnşaat Taah. ve Tur. A.Ş.'nin % 96,525 oranında ortağı olduğunu, şirketin tasfiyesi amacıyla şirket adına kayıtlı taşınmazda tasarrufta bulunulmak istendiğinde şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğini öğrendiğini, şirketin tasfiye işlemlerinin yürütülmesi ve mal varlığının tasfiyesi için ihyası gerektiğini belirterek Erkam İnşaat Taah. ve Tur. A.Ş.'nin ihyasına, müvekkilinin ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum temsilcisi cevap dilekçesinde; yapılan terkin işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, taraflarının işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında yer ... ihtarnamenin şirketin sicile kayıtlı adresine tebliğe çıkarıldığı, ancak tebligatın iade edilmiş olduğu, ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi, belge veya tebligatın dosyaya sunulmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete, şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtarın usule aykırı olduğu, dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, yasaya uygun olmayan terkin işleminin iptali ile şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda ayrıca tasfiye memuru atanmasının gerekmediği, Ticaret Sicil Müdürlüğünün terkin işlemini usulüne uygun olarak yapmadığından kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Erkam İnşaat Taahhüt ve Turizm Anonim Şirketi’nin ihyasına, kararın ticaret sicil müdürlüğünde tescil ve ilanına, tescil ve ilan işlemleri yapmak üzere davacı vekiline yetki verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı kurum temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı kurum temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, şirketin yasal hükme uygun olarak re'sen terkin edildiğini, ihtarın usulüne uygun olarak yapıldığını, Mahkemece ek tasfiye kararı verilerek tasfiye memuru atanması gerektiğini, şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi bulunmadığını, yasadan ... zorunlu hasım olduklarını, aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini, şirketin terkin tarihinde alacak ve borçlarının, derdest davalarının müdürlük tarafından bilinemeyeceğini
ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Ankara ili, ... ilçesi, Çukurca Mahallesi, 26128 ada, 5 parselde kayıtlı taşınmazın 3. Normal kat 8 no'lu çatı aralı konutun tapu kaydında malik olarak; ihyası talep olunan şirketin unvanının yer aldığı, dolayısıyla tasfiye işleminin tam ve eksiksiz bir şekilde gerçekleştirilmediği hususunun ... olduğu, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, ihyası istenen şirketin geçici 7 nci madde uyarınca aralıksız son 5 yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapmadığından münfesih sayıldığı sebebiyle 23.01.2014 tarihinde ticaret sicil kaydının re'sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasının son cümlesi uyarınca ihyası talep olunan şirketin mal varlığının bulunması sebebiyle şirketin terkin tarihinden itibaren 10 yıllık süre dolmadan işbu davanın açıldığı, sadece şirkete tebligat çıkarıp şirket yetkililerine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesindeki ilan suretiyle yapılan ihtarın usule aykırı olduğu bu nedenle dava konusu terkin işleminin de hukuka uygun olmadığı, Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 14.10.2021 tarih ve 2021/2387 E., 2021/6034 K. sayılı ilamında ihyası talep olunan şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi işleminin hukuka uygun değil ise de, şirketin mal varlığının tasfiyesinin taşınmazın tasfiyesi ve ek işlemleriyle sınırlı olmak üzere ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verildiği, şirketin hukuka aykırı olarak terkin edildiğinden dava açılmasına sebebiyet veren kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın tam kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile şirketin taşınmazının tasfiyesi ve ek işlemleriyle sınırlı olmak üzere ihyasına, davacının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket ihyası talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989782800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz