6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6369 E. 2023/7008 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
olağanüstü hal tebliğ tarihi tebligat kanunu m.35 kâr mahrumiyeti bedelsizlik dava şartı yokluğu genel kredi sözleşmesi tüzel kişilik hak düşürücü süre usulden reddi kâr payı tebligat esastan ret kredi sözleşmesi harç zamanaşımı istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2022/458 E., 2022/568 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesi 22.02.2023 tarihli ek kararı ile istinaf talebinin süre yönünden reddine karar vermiştir.

Asıl ve ek kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ... Sabah Eğitim Hizmetleri A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşme kapsamında sözü geçen tüzel kişiliğin krediler kullandığını, kullandırılan kurumsal finansman kredisi nedeniyle müvekkili bankanın OHAL kapsamında kapatılan ... Sabah Eğitim Hizmetleri A.Ş.' den olan alacakları için 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (670 sayılı KHK) 5 ... maddesi gereğince İl Bürosunda müracaatta bulunduklarını, müvekkilinin alacağına konu olan kurumsal finansman alacağının bir kısmı ve kâr mahrumiyetinin tamamı için ödeme yapılmasına gerek bulunmadığının bildirilmesi üzerine huzurdaki davanın açıldığını, OHAL kapsamında kapatılan tüzel kişiliğin mal varlıklarının Hazineye bedelsiz olarak devredildiğini, ilgili idarenin alacak taleplerini kısmen reddetmesi üzerine idarenin işleminin iptali için idare mahkemesine dava açılmış ise de davalarının reddedildiğini, müvekkili bankanın bir kısım kredi alacaklarının ödenmesine karar verildiğini, hukuken geçerli ve varlığı da tartışmasız olan kurumsal finansman kredisi alacağının bir kısmı ile kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi nedeniyle ödenmesi gereken kâr mahrumiyeti alacaklarının da ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden gecikme kâr payı ile birlikte kurumsal finansman kredisinin ödenmeyeceği bildirilen bakiye alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkilleri aleyhine açılan davanın olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan 675 Kanun Hükmünde Kararnamenin (675 sayılı KHK) 16/3 üncü fıkrası gereğince öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, bu talepleri kabul görmediği takdirde husumet yönüyle reddine yine bu talepleri de reddedildiğinde, hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönüyle reddine, bu taleplerinin reddedilmesi halinde nihayetinde esas yönüyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 29.10.2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16/3üncü fıkrası ve 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 ... maddesi gereğince davacının davasının dava şartı bulunmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin 22.03.2023 tarihli ek kararı ile; istinaf talebinin incelenebilmesi için yasal süresinde istinaf talebinde bulunulmasının şart olduğunu, kararı istinaf eden davacı vekiline kararın 21.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihinin ve sürenin sonunun adli tatille ilgisi olmadığından istinaf süresinin 05.12.2022 günü mesai bitiminde sona erdiği halde istinaf eden davacı vekilinin verdiği 21.02.2023 tarihli istinaf dilekçesinin 21.02.2023 tarihinde kaydedildiği, bu durumda kayıt tarihi olan istinaf başvuru tarihi itibariyle süresinde istinaf edilmediği gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın davayı takip etmeyen avukata tebliğe çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu, gerekçeli kararda ıttıla olunan tarihinin 08.02.2023 olduğunu ve hukuka aykırı kararı süresinde içinde istinaf ettiklerini, müvekkili bankanın, önce 670 sayılı KHK'nın 5 ... maddesi gereğince alacaklarının ödenmesi için ilgili idari makama başvurduğunu, ilgili idarenin müvekkili bankanın başvurusuna konu alacakların bir kısmının ödenmemesine karar verdiğini, bu gelişmelerden sonra müvekkili bankanın ödenmemesine karar verilen alacakları için dava açıldığını, müvekkili bankanın 670 sayılı KHK gereğince önce idari makama başvurma dava şartını yerine getirdiğini, kurumsal finansman kredisi alacaklarının bir kısmının ödeneceği kabul edildiği halde, ödenmeyeceği belirtilen haklı, hukuken geçerli ve varlığı da tartışmasız olan kurumsal finansman kredisi alacağının bir kısmı ile kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi nedeniyle ödenmesi gereken kâr mahrumiyeti alacaklarının da ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, asıl ve ek kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerekçeli kararın davacı tarafından verilen vekaletnamede ismi bulunan ...'na 21.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 21.02.2023 tarihli dilekçesi ile istinaf talebinde bulunduğu, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun vekile ve kanuni mümesile tebligat başlıklı 11. Maddesinde; "(Değişik fıkra: 06.06.1985 - 3220/5 md.) vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır. (Ek fıkra: 11/01/2011-6099 S.K./4.md.) Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma ... ve saatleri içinde yapılır. Kanuni mümessilleri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması icabetmedikçe bu mümessillere yapılır." hükmünün yer aldığı, İlk Derece Mahkemesince gerekçeli kararın vekaletnamede ismi bulunan avukata tebliğ edildiği, davacının istinaf başvuru talebinin süresinde olmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince istinaf talebinin süre yönünden reddine karar vermesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf istemindeki sebepler doğrultusunda ve ek karara yönelik davanın Avukat ... tarafından takip edildiği halde diğer avukata tebligat yapmanın hatalı olduğu belirtilerek kararın kaldırılarak İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının istinaf isteminin süresinde olup olmadığı ve 670 ve 675 sayılı KHK kapsamında dava şartının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 675 sayılı KHK'nın 16/3 üncü fıkrası ve 670 sayılı KHK'nın 5 ... maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyiz incelemesi yapılan karar, mahiyeti itibariyle duruşma yapılmaksızın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2801 E. 2024/5237 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14935 E. 2012/20079 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6372 E. 2023/782 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/6369 E.  ,  2023/7008 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/1011 Esas, 2023/1695 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/458 E., 2022/568 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesi 22.02.2023 tarihli ek kararı ile istinaf talebinin süre yönünden reddine karar vermiştir.

Asıl ve ek kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ... Sabah Eğitim Hizmetleri A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşme kapsamında sözü geçen tüzel kişiliğin krediler kullandığını, kullandırılan kurumsal finansman kredisi nedeniyle müvekkili bankanın OHAL kapsamında kapatılan ... Sabah Eğitim Hizmetleri A.Ş.' den olan alacakları için 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (670 sayılı KHK) 5 ... maddesi gereğince İl Bürosunda müracaatta bulunduklarını, müvekkilinin alacağına konu olan kurumsal finansman alacağının bir kısmı ve kâr mahrumiyetinin tamamı için ödeme yapılmasına gerek bulunmadığının bildirilmesi üzerine huzurdaki davanın açıldığını, OHAL kapsamında kapatılan tüzel kişiliğin mal varlıklarının Hazineye bedelsiz olarak devredildiğini, ilgili idarenin alacak taleplerini kısmen reddetmesi üzerine idarenin işleminin iptali için idare mahkemesine dava açılmış ise de davalarının reddedildiğini, müvekkili bankanın bir kısım kredi alacaklarının ödenmesine karar verildiğini, hukuken geçerli ve varlığı da tartışmasız olan kurumsal finansman kredisi alacağının bir kısmı ile kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi nedeniyle ödenmesi gereken kâr mahrumiyeti alacaklarının da ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden gecikme kâr payı ile birlikte kurumsal finansman kredisinin ödenmeyeceği bildirilen bakiye alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkilleri aleyhine açılan davanın olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan 675 Kanun Hükmünde Kararnamenin (675 sayılı KHK) 16/3 üncü fıkrası gereğince öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, bu talepleri kabul görmediği takdirde husumet yönüyle reddine yine bu talepleri de reddedildiğinde, hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönüyle reddine, bu taleplerinin reddedilmesi halinde nihayetinde esas yönüyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 29.10.2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16/3üncü fıkrası ve 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 ... maddesi gereğince davacının davasının dava şartı bulunmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin 22.03.2023 tarihli ek kararı ile; istinaf talebinin incelenebilmesi için yasal süresinde istinaf talebinde bulunulmasının şart olduğunu, kararı istinaf eden davacı vekiline kararın 21.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihinin ve sürenin sonunun adli tatille ilgisi olmadığından istinaf süresinin 05.12.2022 günü mesai bitiminde sona erdiği halde istinaf eden davacı vekilinin verdiği 21.02.2023 tarihli istinaf dilekçesinin 21.02.2023 tarihinde kaydedildiği, bu durumda kayıt tarihi olan istinaf başvuru tarihi itibariyle süresinde istinaf edilmediği gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın davayı takip etmeyen avukata tebliğe çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu, gerekçeli kararda ıttıla olunan tarihinin 08.02.2023 olduğunu ve hukuka aykırı kararı süresinde içinde istinaf ettiklerini, müvekkili bankanın, önce 670 sayılı KHK'nın 5 ... maddesi gereğince alacaklarının ödenmesi için ilgili idari makama başvurduğunu, ilgili idarenin müvekkili bankanın başvurusuna konu alacakların bir kısmının ödenmemesine karar verdiğini, bu gelişmelerden sonra müvekkili bankanın ödenmemesine karar verilen alacakları için dava açıldığını, müvekkili bankanın 670 sayılı KHK gereğince önce idari makama başvurma dava şartını yerine getirdiğini, kurumsal finansman kredisi alacaklarının bir kısmının ödeneceği kabul edildiği halde, ödenmeyeceği belirtilen haklı, hukuken geçerli ve varlığı da tartışmasız olan kurumsal finansman kredisi alacağının bir kısmı ile kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi nedeniyle ödenmesi gereken kâr mahrumiyeti alacaklarının da ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, asıl ve ek kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerekçeli kararın davacı tarafından verilen vekaletnamede ismi bulunan ...'na 21.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 21.02.2023 tarihli dilekçesi ile istinaf talebinde bulunduğu, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun vekile ve kanuni mümesile tebligat başlıklı 11. Maddesinde; "(Değişik fıkra:

06. 06.1985 - 3220/5 md.) vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır. (Ek fıkra: 11/01/2011-6099 S.K./4.md.) Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma ... ve saatleri içinde yapılır. Kanuni mümessilleri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması icabetmedikçe bu mümessillere yapılır." hükmünün yer aldığı, İlk Derece Mahkemesince gerekçeli kararın vekaletnamede ismi bulunan avukata tebliğ edildiği, davacının istinaf başvuru talebinin süresinde olmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince istinaf talebinin süre yönünden reddine karar vermesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf istemindeki sebepler doğrultusunda ve ek karara yönelik davanın Avukat ... tarafından takip edildiği halde diğer avukata tebligat yapmanın hatalı olduğu belirtilerek kararın kaldırılarak İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının istinaf isteminin süresinde olup olmadığı ve 670 ve 675 sayılı KHK kapsamında dava şartının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 675 sayılı KHK'nın 16/3 üncü fıkrası ve 670 sayılı KHK'nın 5 ... maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyiz incelemesi yapılan karar, mahiyeti itibariyle duruşma yapılmaksızın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989567200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.