Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2801 E. 2024/5237 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
olağanüstü hal↗ kar mahrumiyeti↗ finansal kiralama↗ kâr mahrumiyeti↗ teminat mektubu↗ depo kararı↗ dava şartı yokluğu↗ yargılama giderleri↗ genel kredi sözleşmesi↗ tüzel kişilik↗ hak düşürücü süre↗ komisyon↗ usulden reddi↗ kâr payı↗ esastan ret↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ dosya masrafı↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/338 E. 2022/567 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.06.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ....ile davalılar vekili Avukat ... .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile .... Üniversitesi arasında 18.02.2014 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve sözü geçen tüzel kişiliğin krediler kullandığını, müvekkili bankanın Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında kapatılan .... Üniversitesinden olan alacakları için 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (670 sayılı KHK) 5 inci maddesi gereğince KHK işlemleri İl Bürosuna müracaatta bulunduklarını, müvekkilinin alacağına konu olan teminat mektubu ve kâr mahrumiyeti alacakları kalemleri için ödeme yapılmasına gerek bulunmadığının bildirildiğini, ilgili idarenin alacak taleplerini kısmen reddetmesi üzerine idarenin işleminin iptali için idare mahkemesine dava açıldığını ve davalarının reddedildiğini, müvekkili bankanın finansal kiralama kredi alacaklarının ödenmesine karar verildiğini, hukuken geçerli ve varlığı da tartışmasız olan teminat mektubu kredileri ve kar mahrumiyeti alacaklarının da ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden bahisle tazmin olan teminat mektubu nedeniyle 62.000,00 TL asıl alacak, 35.255,15 TL dava tarihine kadar olan gecikme kâr payı olmak üzere toplam 97.255,15 TL nin asıl alacak tutarına dava tarihinden işleyecek %8,128 gecikme kâr payı ile birlikte müvekkili bankaya ödenmesine, masraf ve nakdi kredi komisyonu nedeniyle 42.782,02 TL asıl alacak, 23.718,78 TL dava tarihine kadar işleyen gecikme kâr payı olmak üzere toplam 66.500,80 TL nin asıl alacak tutarına dava tarihinden itibaren %13,20 gecikme kâr payı ile birlikte müvekkili bankaya ödenmesine, finansal kiralama kredisinin ödenmesinde temerrüte düşülen asıl alacak tutarına dava tarihine kadar işlemiş olan 5.091.332,64 TL gecikme kâr payı ile ayrıca finansal kiralama kredi asıl alacağı olan 7.599.405,00 TL'nin dava tarihinden itibaren %12 gecikme kâr payının müvekkili bankaya ödenmesine, halen mevcut olan teminat mektupları nedeniyle 81.280,00 TL'nin müvekkili banka nezdinde nakden depo edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın yargı yeri bakımından görev nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava süresinde açılmadığından zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve ... doğrudan hasım gösterilmiş olup davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, nihayetinde esas yönüyle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (675 sayılı KHK) 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 670 sayılı KHK'nın 5 inci maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil bankanın, önce ilgili idari makama başvurduğunu, ilgili idare tarafından ödenmemesine karar verilen alacakları için dava açtığını, bu nedenle dava şartının var olduğu, alacak taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, taleplerine uygun olarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, OHAL kapsamında kapatılan ve Hazineye devrolunan tüzel kişilikten genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacakların tahsiline istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 675 sayılı KHK'nın 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 670 sayılı KHK'nın 5 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6369 E. 2023/7008 K.
Ortak:olağanüstü hal · kâr mahrumiyeti · dava şartı yokluğu · genel kredi sözleşmesi · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · usulden reddi · kâr payı · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Üniversitesi arasında 18.02.2014 tarihinde «genel kredi sözleşmesi» imzalandığını ve sözü geçen «tüzel kişiliğin» krediler kullandığını, müvekkili bankanın Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında kapatılan ....
… sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (670 sayılı KHK) 5 inci maddesi gereğince KHK işlemleri İl Bürosuna müracaatta bulunduklarını, müvekkilinin alacağına konu olan «teminat mektubu» ve kâr «mahrumiyeti» alacakları kalemleri için ödeme yapılmasına gerek bulunmadığının bildirildiğini, ilgili idarenin alacak taleplerini kısmen reddetmesi üzerine idarenin işleminin iptali için idare mahkemesine dava açıldığını ve davalarının reddedildiğini, müvekkili bankanın «finansal kiralama» kredi alacaklarının ödenmesine karar verildiğini, hukuken geçerli ve varlığı da tartışmasız olan teminat mektubu kredileri ve «kar mahrumiyeti» alacaklarının da ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden bahisle tazmin olan teminat mektubu nedeniyle 62.000,00 TL «asıl alacak», 35.255,15 TL dava tarihine kadar olan gecikme kâr «payı» olmak üzere toplam 97.255,15 TL nin asıl alacak tutarına dava tarihinden işleyecek %8,128 gecikme kâr payı ile birlikte müvekkili bankaya ödenmesine, «masraf» ve nakdi kredi «komisyonu» nedeniyle 42.782,02 TL asıl alacak, 23.718,78 TL dava tarihine kadar işleyen gecikme kâr payı olmak üzere toplam 66.500,80 TL nin asıl alacak tutarına dava tarihinden itibaren %13,20 gecikme kâr payı ile birlikte müvekkili bankaya ödenmesine, finansal kiralama kredisinin ödenmesinde «temerrüte» düşülen asıl alacak tutarına dava tarihine kadar işlemiş olan 5.091.332,64 TL gecikme kâr payı ile ayrıca finansal kiralama kredi asıl alacağı olan 7.599.405,00 TL'nin dava tarihinden itibaren %12 gecikme kâr payının müvekkili bankaya ödenmesine, halen mevcut olan teminat mektupları nedeniyle 81.280,00 TL'nin müvekkili banka nezdinde nakden «depo» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkilleri aleyhine açılan davanın «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan 675 Kanun Hükmünde Kararnamenin (675 sayılı KHK) 16/3 üncü fıkrası gereğince öncelikle dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine», bu talepleri kabul görmediği takdirde «husumet» yönüyle reddine yine bu talepleri de reddedildiğinde, «hak düşürücü süre» ve «zamanaşımı» yönüyle reddine, bu taleplerinin reddedilmesi halinde nihayetinde esas yönüyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… nin (670 sayılı KHK) 5 ... maddesi gereğince İl Bürosunda müracaatta bulunduklarını, müvekkilinin alacağına konu olan kurumsal finansman alacağının bir kısmı ve kâr «mahrumiyetinin» tamamı için ödeme yapılmasına gerek bulunmadığının bildirilmesi üzerine huzurdaki davanın açıldığını, OHAL kapsamında kapatılan «tüzel kişiliğin» mal varlıklarının Hazineye «bedelsiz» olarak devredildiğini, ilgili idarenin alacak taleplerini kısmen reddetmesi üzerine idarenin işleminin iptali için idare mahkemesine dava açılmış ise de davalarının reddedildiğini, müvekkili bankanın bir kısım kredi alacaklarının ödenmesine karar verildiğini, hukuken geçerli ve varlığı da tartışmasız olan kurumsal finansman kredisi alacağının bir kısmı ile kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi nedeniyle ödenmesi gereken kâr mahrumiyeti alacaklarının da ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden gecikme kâr «payı» ile birlikte kurumsal finansman kredisinin ödenmeyeceği bildirilen bakiye alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Sabah Eğitim Hizmetleri A.Ş. arasında «genel kredi sözleşmesi» imzalandığını, imzalanan sözleşme kapsamında sözü geçen «tüzel kişiliğin» krediler kullandığını, kullandırılan kurumsal finansman kredisi nedeniyle müvekkili bankanın OHAL kapsamında kapatılan ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebliğ tarihi · bedelsizlik · tebligat
Benzer bu karardaEğer «tebligat» birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan «tebliğ tarihi» asıl tebliğ tarihi sayılır.
… nin (670 sayılı KHK) 5 ... maddesi gereğince İl Bürosunda müracaatta bulunduklarını, müvekkilinin alacağına konu olan kurumsal finansman alacağının bir kısmı ve kâr «mahrumiyetinin» tamamı için ödeme yapılmasına gerek bulunmadığının bildirilmesi üzerine huzurdaki davanın açıldığını, OHAL kapsamında kapatılan «tüzel kişiliğin» mal varlıklarının Hazineye «bedelsiz» olarak devredildiğini, ilgili idarenin alacak taleplerini kısmen reddetmesi üzerine idarenin işleminin iptali için idare mahkemesine dava açılmış ise de davalarının reddedildiğini, müvekkili bankanın bir kısım kredi alacaklarının ödenmesine karar verildiğini, hukuken geçerli ve varlığı da tartışmasız olan kurumsal finansman kredisi alacağının bir kısmı ile kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi nedeniyle ödenmesi gereken kâr mahrumiyeti alacaklarının da ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden gecikme kâr «payı» ile birlikte kurumsal finansman kredisinin ödenmeyeceği bildirilen bakiye alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… celenebilmesi için yasal süresinde istinaf talebinde bulunulmasının şart olduğunu, kararı istinaf eden davacı vekiline kararın 21.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, «tebliğ tarihinin» ve sürenin sonunun adli tatille ilgisi olmadığından istinaf süresinin 05.12.2022 günü mesai bitiminde sona erdiği halde istinaf eden davacı vekilinin verdiği 21.02 …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerekçeli kararın davacı tarafından verilen vekaletnamede ismi bulunan ...'na 21.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 21.02.2023 tarihli dilekçesi ile istinaf talebinde bulunduğu, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun vekile ve kanuni mümesile «tebligat» başlıklı 11.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14935 E. 2012/20079 K.
Ortak:temerrüt · Alacak
İncelediğiniz kararda… sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (670 sayılı KHK) 5 inci maddesi gereğince KHK işlemleri İl Bürosuna müracaatta bulunduklarını, müvekkilinin alacağına konu olan «teminat mektubu» ve kâr «mahrumiyeti» alacakları kalemleri için ödeme yapılmasına gerek bulunmadığının bildirildiğini, ilgili idarenin alacak taleplerini kısmen reddetmesi üzerine idarenin işleminin iptali için idare mahkemesine dava açıldığını ve davalarının reddedildiğini, müvekkili bankanın «finansal kiralama» kredi alacaklarının ödenmesine karar verildiğini, hukuken geçerli ve varlığı da tartışmasız olan teminat mektubu kredileri ve «kar mahrumiyeti» alacaklarının da ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden bahisle tazmin olan teminat mektubu nedeniyle 62.000,00 TL «asıl alacak», 35.255,15 TL dava tarihine kadar olan gecikme kâr «payı» olmak üzere toplam 97.255,15 TL nin asıl alacak tutarına dava tarihinden işleyecek %8,128 gecikme kâr payı ile birlikte müvekkili bankaya ödenmesine, «masraf» ve nakdi kredi «komisyonu» nedeniyle 42.782,02 TL asıl alacak, 23.718,78 TL dava tarihine kadar işleyen gecikme kâr payı olmak üzere toplam 66.500,80 TL nin asıl alacak tutarına dava tarihinden itibaren %13,20 gecikme kâr payı ile birlikte müvekkili bankaya ödenmesine, finansal kiralama kredisinin ödenmesinde «temerrüte» düşülen asıl alacak tutarına dava tarihine kadar işlemiş olan 5.091.332,64 TL gecikme kâr payı ile ayrıca finansal kiralama kredi asıl alacağı olan 7.599.405,00 TL'nin dava tarihinden itibaren %12 gecikme kâr payının müvekkili bankaya ödenmesine, halen mevcut olan teminat mektupları nedeniyle 81.280,00 TL'nin müvekkili banka nezdinde nakden «depo» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, 33.670,00 TL’nin «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6372 E. 2023/782 K.
Ortak:teminat mektubu · dava şartı yokluğu · tüzel kişilik · usulden reddi · teminat · dava şartı
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (670 sayılı KHK) 5 inci maddesi gereğince KHK işlemleri İl Bürosuna müracaatta bulunduklarını, müvekkilinin alacağına konu olan «teminat mektubu» ve kâr «mahrumiyeti» alacakları kalemleri için ödeme yapılmasına gerek bulunmadığının bildirildiğini, ilgili idarenin alacak taleplerini kısmen reddetmesi üzerine idarenin işleminin iptali için idare mahkemesine dava açıldığını ve davalarının reddedildiğini, müvekkili bankanın «finansal kiralama» kredi alacaklarının ödenmesine karar verildiğini, hukuken geçerli ve varlığı da tartışmasız olan teminat mektubu kredileri ve «kar mahrumiyeti» alacaklarının da ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden bahisle tazmin olan teminat mektubu nedeniyle 62.000,00 TL «asıl alacak», 35.255,15 TL dava tarihine kadar olan gecikme kâr «payı» olmak üzere toplam 97.255,15 TL nin asıl alacak tutarına dava tarihinden işleyecek %8,128 gecikme kâr payı ile birlikte müvekkili bankaya ödenmesine, «masraf» ve nakdi kredi «komisyonu» nedeniyle 42.782,02 TL asıl alacak, 23.718,78 TL dava tarihine kadar işleyen gecikme kâr payı olmak üzere toplam 66.500,80 TL nin asıl alacak tutarına dava tarihinden itibaren %13,20 gecikme kâr payı ile birlikte müvekkili bankaya ödenmesine, finansal kiralama kredisinin ödenmesinde «temerrüte» düşülen asıl alacak tutarına dava tarihine kadar işlemiş olan 5.091.332,64 TL gecikme kâr payı ile ayrıca finansal kiralama kredi asıl alacağı olan 7.599.405,00 TL'nin dava tarihinden itibaren %12 gecikme kâr payının müvekkili bankaya ödenmesine, halen mevcut olan teminat mektupları nedeniyle 81.280,00 TL'nin müvekkili banka nezdinde nakden «depo» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (675 sayılı KHK) 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 670 sayılı KHK'nın 5 inci maddesi gereğince dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… rilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirket tarafından hiç bir mal veya hizmet verilmediğinin açık olduğunu, dava açıldıktan sonra davalı şirket tarafından iki adet «çek» ve «teminat mektubunun» iadesinin davayı açmakta haklı olduklarını gösterdiğini, davalı şirketin OHAL kapsamında kapatılan şirketlerden olmadığını, 674 sayılı KHK'nın 19 uncu maddesi kapsamında «temsil» kayyumu olarak TMSF'nin atandığınıİ ancak şirketin «tüzel kişiliğinin» devam ettiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
… erekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 675 sayılı KHK'nın 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında 20.07.2016 tarihinde «ilan» edilen OHAL kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler uyarınca kapatılan gerçek ve tüzel kişiler hakkında kapatılma ya da «resen terkin» üzerine 17.08.2016 tarihinden sonra açılan davaların dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verileceği düzenlemesinin yer aldığı, bu düzenlemenin özel bir dava şartı olduğu, somut olay kapsamında davalı şirketin dava açıldıktan sonra 16.11.2016 tarihinde 670 sayılı KHK kapsamında terkin edildiği ve «tasfiye» işlemlerinin yapılması için TMSF'ye devredildiği, daha sonra tasfiye amacıyla tekrar sicile kayıt edildiği; ancak yönetimin TMSF tarafından atanan «kayyım» heyeti tarafından yerine getirildiği anlaşıldığından, yukarıda belirtilen 675 sayılı KHK'nın 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince özel dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça taraflar arasındaki anlaşmaya istinaden davacıya «teslim» edilmesi gereken kitapların teslim edilmediği, çeklerin «bedelsiz» kaldığı, davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, 31.12.2016 keşide tarihli çekin ödenmesi nedeniyle davacının bu «çek» bedelini «istirdat» talebinin yerinde olduğu, diğer çekler yönünden ise davalının davacıya borçlu olmadığı, davalı şirketin Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında kapatılan şirketlerden olmadığı, 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (674 sayılı KHK) 19 uncu maddesi kapsamında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) şirketin «yönetimine kayyum» atandığı, «tüzel kişiliğinin» devam ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kayyumu · resen terkin · kayyım · bedelsizlik · kaldırma ve yeniden hüküm · istirdat · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda… erekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 675 sayılı KHK'nın 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında 20.07.2016 tarihinde «ilan» edilen OHAL kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler uyarınca kapatılan gerçek ve tüzel kişiler hakkında kapatılma ya da «resen terkin» üzerine 17.08.2016 tarihinden sonra açılan davaların dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verileceği düzenlemesinin yer aldığı, bu düzenlemenin özel bir dava şartı olduğu, somut olay kapsamında davalı şirketin dava açıldıktan sonra 16.11.2016 tarihinde 670 sayılı KHK kapsamında terkin edildiği ve «tasfiye» işlemlerinin yapılması için TMSF'ye devredildiği, daha sonra tasfiye amacıyla tekrar sicile kayıt edildiği; ancak yönetimin TMSF tarafından atanan «kayyım» heyeti tarafından yerine getirildiği anlaşıldığından, yukarıda belirtilen 675 sayılı KHK'nın 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince özel dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça taraflar arasındaki anlaşmaya istinaden davacıya «teslim» edilmesi gereken kitapların teslim edilmediği, çeklerin «bedelsiz» kaldığı, davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, 31.12.2016 keşide tarihli çekin ödenmesi nedeniyle davacının bu «çek» bedelini «istirdat» talebinin yerinde olduğu, diğer çekler yönünden ise davalının davacıya borçlu olmadığı, davalı şirketin Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında kapatılan şirketlerden olmadığı, 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (674 sayılı KHK) 19 uncu maddesi kapsamında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) şirketin «yönetimine kayyum» atandığı, «tüzel kişiliğinin» devam ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının elinde olmayan nedenlerle üretim yapamadığını ayrıca davacının malların «teslim» edilmesi için gereken özeni göstermediğini, 670 sayılı KHK'nın 5 inci maddesi gereğince kapatılan ve «resen terkin» edilen şirketlere karşı dava açılamayacağını belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
A.Ş.'de görev yapan kayyumların yetkilerinin Fona devredildiği, Fon kurulu ve Başbakan Yardımcılığı makamının muhtelif kararlarıyla anılan şirketin «yönetim kurulu» oluşturularak üyeliklerine atamalar yapıldığı, şirketin Fon'dan bağımsız «tüzel kişiliğinin» devam ettiği, dava ve borçlarından şirketin sorumlu olduğu, belirtilen nedenlerle şirketin «temsili» ile ilgili konuların şirketten sorulması, işbu davanın Kuruma yöneltilmesinin mümkün olmadığı bilgisinin verildiği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince işin e …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2801 E. , 2024/5237 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1752 Esas, 2023/198 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/338 E. 2022/567 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.06.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ....ile davalılar vekili Avukat ... .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile .... Üniversitesi arasında 18.02.2014 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve sözü geçen tüzel kişiliğin krediler kullandığını, müvekkili bankanın Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında kapatılan .... Üniversitesinden olan alacakları için 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (670 sayılı KHK) 5 inci maddesi gereğince KHK işlemleri İl Bürosuna müracaatta bulunduklarını, müvekkilinin alacağına konu olan teminat mektubu ve kâr mahrumiyeti alacakları kalemleri için ödeme yapılmasına gerek bulunmadığının bildirildiğini, ilgili idarenin alacak taleplerini kısmen reddetmesi üzerine idarenin işleminin iptali için idare mahkemesine dava açıldığını ve davalarının reddedildiğini, müvekkili bankanın finansal kiralama kredi alacaklarının ödenmesine karar verildiğini, hukuken geçerli ve varlığı da tartışmasız olan teminat mektubu kredileri ve kar mahrumiyeti alacaklarının da ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden bahisle tazmin olan teminat mektubu nedeniyle 62.000,00 TL asıl alacak, 35.255,15 TL dava tarihine kadar olan gecikme kâr payı olmak üzere toplam 97.255,15 TL nin asıl alacak tutarına dava tarihinden işleyecek %8,128 gecikme kâr payı ile birlikte müvekkili bankaya ödenmesine, masraf ve nakdi kredi komisyonu nedeniyle 42.782,02 TL asıl alacak, 23.718,78 TL dava tarihine kadar işleyen gecikme kâr payı olmak üzere toplam 66.500,80 TL nin asıl alacak tutarına dava tarihinden itibaren %13,20 gecikme kâr payı ile birlikte müvekkili bankaya ödenmesine, finansal kiralama kredisinin ödenmesinde temerrüte düşülen asıl alacak tutarına dava tarihine kadar işlemiş olan 5.091.332,64 TL gecikme kâr payı ile ayrıca finansal kiralama kredi asıl alacağı olan 7.599.405,00 TL'nin dava tarihinden itibaren %12 gecikme kâr payının müvekkili bankaya ödenmesine, halen mevcut olan teminat mektupları nedeniyle 81.280,00 TL'nin müvekkili banka nezdinde nakden depo edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın yargı yeri bakımından görev nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava süresinde açılmadığından zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve ... doğrudan hasım gösterilmiş olup davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, nihayetinde esas yönüyle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (675 sayılı KHK) 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 670 sayılı KHK'nın 5 inci maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil bankanın, önce ilgili idari makama başvurduğunu, ilgili idare tarafından ödenmemesine karar verilen alacakları için dava açtığını, bu nedenle dava şartının var olduğu, alacak taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, taleplerine uygun olarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, OHAL kapsamında kapatılan ve Hazineye devrolunan tüzel kişilikten genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacakların tahsiline istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 675 sayılı KHK'nın 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 670 sayılı KHK'nın 5 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1130491800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz