Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3253 E. 2023/6976 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- üç yıl
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pervasızca davranış↗ değer kaybı↗ sorumluluk sınırlaması↗ doğrudan zarar↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ finansal kiralama↗ şirket zararı↗ ticari faiz↗ kâr kaybı↗ taşıyıcı↗ esastan ret↗ taşıyan↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/177 E., 2021/479 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; finansal kiralama sözleşmesi ile müvekkilinin satın aldığı iş makinesinin davalı tarafından nakli esnasında meydana gelen kazada ağır hasar gördüğünü, hasar bedeli ödenmişse de makinede değer kaybının da oluştuğunu ileri sürerek 700.000,00 TL değer kaybının kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketinin zararın tamamını tazmin ettiğini, olaydan yaklaşık üç yıl sonra açılan davanın zamanaşımına uğradığını, taşıyıcının dolaylı zararları tazmin yükümünün bulunmadığını, doğrudan zarar için dahi sorumluluğun sınırlı tutulduğunu, kazanın sürücünün hatasından değil iradesi dışındaki faktörlerden kaynaklandığını, değer kaybının oluşmadığını, araçlar için belirlenen değer kaybının iş makineleri için uygulanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın 19.05.2018 tarihinde meydana geldiği, eşya taşıma işi olduğuna göre bir yıllık zaman aşımının uygulanacağı, bu sürenin eşyanın teslimi ile başladığı, taşıyıcının kastı veya savsamasına dair delil olmadığı, incelenen kaza tespit tutanağına göre hafif virajlı yolda taşıyan kamyonun yan yatması nedeniyle kaza ve hasar doğduğu, bu durumda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 855 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki 3 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanmayacağı, makinenin kaza sonrası davacıya teslim edildiği, onarımının da 2019 yılında tamamlandığı, bu durumda onarımın tamamlanması ile teslim şartının gerçekleştiği, aynı maddenin birinci fıkrasında bir yıllık zaman aşımı süresinin taşıma işlerine ait özel bir düzenleme olduğu, 19.03.2021 dava tarihi itibariyle bir yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hasar pervasızca bir davranıştan kaynaklandığından üç yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağına göre 19.05.2018 tarihinde söz konusu iş makinesinin taşınması esnasında makineyi taşıyan araç seyir halinde iken gidiş yönüne göre sola doğru virajlı ve iniş eğimli yol kesiminde yağışlı hava, ıslak zemin ile taşınan yükünde etkisi ile direksiyon hakimiyetini kaybederek yol içerisinde, sağ yan üzerine devrilmesi neticesinde tek taraflı kaza meydana gelip iş makinesinin hasarlandığı, 08.04.2019 tarihli ekspertiz raporuna göre onarımının tamamlandığı, makinenin davacıya teslim edildiği, bir davranışın pervasız olarak nitelendirilebilmesi için taşıyanın sözleşmenin ifasında özen gösterme yükümlülüğünü düşüncesizce, sonucuna aldırmaksızın, yoğun ve ağır bir şekilde ihlal etmesi gerektiği, taşıyanın dikkatsiz ve tedbirsiz davranışı neticesinde meydana gelen bir trafik kazasının söz konusu olduğu, kaldı ki taşıyanın kendisinin de zarar görme ihtimalinin bulunduğu bir kazayı öngördüğü halde söz konusu bilinçle hareket ettiğinin söylenemeyeceği, iş makinesinin 2019 yılı içerisinde onarılarak davacıya teslim edildiği, davanın teslimden itibaren 1 yıllık sürenin dolmasından sonra açıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait aracın sürücüsünün kazanın meydana geldiği yerin gidiş yönüne göre sola doğru virajlı ve iniş eğimli, yol kesiminde havanın yağışlı, zeminin ıslak ve yükünün ağır olduğunu bildiği ve gördüğü halde, gerekirse bu şartlar nedeniyle kazanın meydana geleceğini öngörerek yola devam etmeyerek gerekli tedbirleri alması gerekirken pervasızca bir davranışla kazanın meydana geleceği ihtimalinin bilinciyle yola devam etmesi sonucu olayın meydana gelerek zararın oluştuğunu, sürücünün bunları gördüğü ve bildiği halde, kazanın meydana gelebileceği ihtimalinin bilinciyle yola devam etmesi halinde taşıdığı emtianın zarar göreceği ihtimalinin bilinci ile hareket ettiğini, yolun sola doğru virajlı ve iniş eğilimli olması, yol kesiminde havanın yağışlı olması, zeminin ıslak ve yükünün ağır olması nedeniyle gerekli tedbirleri almadan yola devam etmesi halinde kazanın ve taşıdığı emtianın zarar görme ihtimalini umursamayarak pervasız bir davranışta bulunup yola devam etmek suretiyle zararın meydana gelmesine neden olduğunu, 3 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 855 inci maddesinin birinci ve beşinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12462 E. 2018/4064 K.
Ortak:pervasızca davranış · kâr kaybı · hasar · zamanaşımı · zamanaşımı üç yıl
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; «finansal kiralama sözleşmesi» ile müvekkilinin satın aldığı iş makinesinin davalı tarafından nakli esnasında meydana gelen kazada ağır «hasar» gördüğünü, hasar bedeli ödenmişse de makinede «değer kaybının» da oluştuğunu ileri sürerek 700.000,00 TL değer kaybının kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta «şirketinin zararın» tamamını tazmin ettiğini, olaydan yaklaşık üç yıl sonra açılan davanın «zamanaşımına» uğradığını, «taşıyıcının» dolaylı zararları tazmin yükümünün bulunmadığını, «doğrudan zarar» için dahi «sorumluluğun sınırlı» tutulduğunu, kazanın sürücünün hatasından değil iradesi dışındaki faktörlerden kaynaklandığını, «değer kaybının» oluşmadığını, araçlar için belirlenen değer kaybının iş makineleri için uygulanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
… sayısı belirtilen kararı ile kazanın 19.05.2018 tarihinde meydana geldiği, eşya taşıma işi olduğuna göre bir yıllık zaman aşımının uygulanacağı, bu sürenin eşyanın «teslimi» ile başladığı, «taşıyıcının» kastı veya savsamasına dair delil olmadığı, incelenen kaza tespit tutanağına göre hafif virajlı yolda «taşıyan» kamyonun yan yatması nedeniyle kaza ve «hasar» doğduğu, bu durumda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 855 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki 3 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanmayacağı, makinenin kaza sonrası davacıya teslim edildiği, onarımının da 2019 yılında tamamlandığı, bu durumda onarımın tamamlanması ile teslim şartının gerçekleştiği, aynı maddenin birinci fıkrasında bir yıllık zaman aşımı süresinin taşıma işlerine ait özel bir düzenleme olduğu, 19.03.2021 dava tarihi itibariyle bir yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, yurtiçi kara taşıması esnasında taşınan bir kısım emtianın «kaybı» ve diğer bir kısım emtiada oluşan «hasar» sebebiyle uğranılan zararın tazmini amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ancak, davalının taşınan bir kısım emtianın kaybından dolayı hiçbir izahat getirememesi karşısında eylemin TTK 855/5 maddesinde ifade edilen «pervasızca davranışla» ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş fiil niteliğinde bulunması nedeniyle somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken «zamanaşımı» süresinin üç yıl olduğu halde, davanın zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
855/1'de düzenlenen eşya taşımasına ilişkin bir yıllık «zamanaşımı» süresinin geçtiği, davalının «zamanaşımı def»'inde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · def'i
Benzer bu kararda855/1'de düzenlenen eşya taşımasına ilişkin bir yıllık «zamanaşımı» süresinin geçtiği, davalının «zamanaşımı def»'inde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3164 E. 2019/4721 K.
Ortak:taşıyıcı · hasar · zamanaşımı · teslim · zamanaşımı üç yıl · Tazminat
İncelediğiniz kararda… sayısı belirtilen kararı ile kazanın 19.05.2018 tarihinde meydana geldiği, eşya taşıma işi olduğuna göre bir yıllık zaman aşımının uygulanacağı, bu sürenin eşyanın «teslimi» ile başladığı, «taşıyıcının» kastı veya savsamasına dair delil olmadığı, incelenen kaza tespit tutanağına göre hafif virajlı yolda «taşıyan» kamyonun yan yatması nedeniyle kaza ve «hasar» doğduğu, bu durumda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 855 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki 3 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanmayacağı, makinenin kaza sonrası davacıya teslim edildiği, onarımının da 2019 yılında tamamlandığı, bu durumda onarımın tamamlanması ile teslim şartının gerçekleştiği, aynı maddenin birinci fıkrasında bir yıllık zaman aşımı süresinin taşıma işlerine ait özel bir düzenleme olduğu, 19.03.2021 dava tarihi itibariyle bir yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta «şirketinin zararın» tamamını tazmin ettiğini, olaydan yaklaşık üç yıl sonra açılan davanın «zamanaşımına» uğradığını, «taşıyıcının» dolaylı zararları tazmin yükümünün bulunmadığını, «doğrudan zarar» için dahi «sorumluluğun sınırlı» tutulduğunu, kazanın sürücünün hatasından değil iradesi dışındaki faktörlerden kaynaklandığını, «değer kaybının» oluşmadığını, araçlar için belirlenen değer kaybının iş makineleri için uygulanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «hasar» pervasızca bir davranıştan kaynaklandığından üç yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaAncak 6102 sayılı TTK’nın 855/5. maddesi, “Taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden dolayı «eşya zıyaa», «hasara» uğramış veya «geç teslim» edilmişse «taşıyıcının sorumluluğu» üç yılda «zamanaşımına» uğrar.” hükmünü haizdir.
… re, 6102 sayılı TTK'nın 855. maddesine göre, eşya taşımasından kaynaklanan istemlerin bir yıllık zamanşımına tabi olduğu ve zanamaşımı süresinin eşyanın gönderilene «tesliminden» eşya tamamen «zayi» olmuş ise eşyanın teslimi gereken tarihten itibaren başlayacağı, somut olayda, taşımaya konu eşyanın 25.07.2012 tarihinde davalı şirkete taşınması için teslim edildiği, davanın ise 1 yıllık «zamanaşımı» süresi dolduktan sonra açıldığı, her ne kadar davacı yanca replik dilekçesinde, zamanaşımı süresinin, TTK'nın 855/3 maddesi gereğince 3 yıl olduğu ileri sürmüşse de zararın davalı «taşıyıcının» kastından veya pervsızca bir davranışıyla meydana geldiği ileri sürülmediği gibi ispat da edilemediği bu nedenle anılan maddenin somut olaya uygulama imkanı olmadı …
Maddi olguya ilişkin iddianın bu biçimdeki ileri sürülüşünün, davalı «taşıyıcının» «pervasızca hareket» etmesi nedeniyle «hasarın» oluştuğuna ilişkin olduğunda duraksanmamalıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pervasızca hareket · eşyanın zıyaı · zıya · geç teslim · taşıyıcının sorumluluğu · zayi · zamanaşımı def'i · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaAncak 6102 sayılı TTK’nın 855/5. maddesi, “Taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden dolayı «eşya zıyaa», «hasara» uğramış veya «geç teslim» edilmişse «taşıyıcının sorumluluğu» üç yılda «zamanaşımına» uğrar.” hükmünü haizdir.
… re, 6102 sayılı TTK'nın 855. maddesine göre, eşya taşımasından kaynaklanan istemlerin bir yıllık zamanşımına tabi olduğu ve zanamaşımı süresinin eşyanın gönderilene «tesliminden» eşya tamamen «zayi» olmuş ise eşyanın teslimi gereken tarihten itibaren başlayacağı, somut olayda, taşımaya konu eşyanın 25.07.2012 tarihinde davalı şirkete taşınması için teslim edildiği, davanın ise 1 yıllık «zamanaşımı» süresi dolduktan sonra açıldığı, her ne kadar davacı yanca replik dilekçesinde, zamanaşımı süresinin, TTK'nın 855/3 maddesi gereğince 3 yıl olduğu ileri sürmüşse de zararın davalı «taşıyıcının» kastından veya pervsızca bir davranışıyla meydana geldiği ileri sürülmediği gibi ispat da edilemediği bu nedenle anılan maddenin somut olaya uygulama imkanı olmadı …
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde, bir yıllık «zamanaşımı» süresi içerisinde açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Maddi olguya ilişkin iddianın bu biçimdeki ileri sürülüşünün, davalı «taşıyıcının» «pervasızca hareket» etmesi nedeniyle «hasarın» oluştuğuna ilişkin olduğunda duraksanmamalıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5962 E. 2018/87 K.
Ortak:pervasızca davranış · zamanaşımı · zamanaşımı üç yıl
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta «şirketinin zararın» tamamını tazmin ettiğini, olaydan yaklaşık üç yıl sonra açılan davanın «zamanaşımına» uğradığını, «taşıyıcının» dolaylı zararları tazmin yükümünün bulunmadığını, «doğrudan zarar» için dahi «sorumluluğun sınırlı» tutulduğunu, kazanın sürücünün hatasından değil iradesi dışındaki faktörlerden kaynaklandığını, «değer kaybının» oluşmadığını, araçlar için belirlenen değer kaybının iş makineleri için uygulanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
… sayısı belirtilen kararı ile kazanın 19.05.2018 tarihinde meydana geldiği, eşya taşıma işi olduğuna göre bir yıllık zaman aşımının uygulanacağı, bu sürenin eşyanın «teslimi» ile başladığı, «taşıyıcının» kastı veya savsamasına dair delil olmadığı, incelenen kaza tespit tutanağına göre hafif virajlı yolda «taşıyan» kamyonun yan yatması nedeniyle kaza ve «hasar» doğduğu, bu durumda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 855 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki 3 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanmayacağı, makinenin kaza sonrası davacıya teslim edildiği, onarımının da 2019 yılında tamamlandığı, bu durumda onarımın tamamlanması ile teslim şartının gerçekleştiği, aynı maddenin birinci fıkrasında bir yıllık zaman aşımı süresinin taşıma işlerine ait özel bir düzenleme olduğu, 19.03.2021 dava tarihi itibariyle bir yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «hasar» pervasızca bir davranıştan kaynaklandığından üç yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu kararda855-3 hükmü gereği «zamanaşımı» süresinin davacı ... şirketinin sigortalısına ödeme yaptıktan sonra başlayacağı, aynı maddenin 1. fıkrasına göre de ödemeden itibaren 1 yıl içinde bu davanın açılması gerektiği, 1 yıllık sürenin dolması üzerine işbu davanın açıldığı, «hırsızlığın» davalının kasti ya da «pervasızca davranması» nedeniyle oluşmadığı, bu nedenle aynı maddenin 5. fıkrasında belirtilen zamanaşımı süresinin uygulanamayacağı, ...'nın 855. maddesinde tanınan bir yıllık zamanaşım …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık
Benzer bu kararda855-3 hükmü gereği «zamanaşımı» süresinin davacı ... şirketinin sigortalısına ödeme yaptıktan sonra başlayacağı, aynı maddenin 1. fıkrasına göre de ödemeden itibaren 1 yıl içinde bu davanın açılması gerektiği, 1 yıllık sürenin dolması üzerine işbu davanın açıldığı, «hırsızlığın» davalının kasti ya da «pervasızca davranması» nedeniyle oluşmadığı, bu nedenle aynı maddenin 5. fıkrasında belirtilen zamanaşımı süresinin uygulanamayacağı, ...'nın 855. maddesinde tanınan bir yıllık zamanaşım …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3253 E. , 2023/6976 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/2032 Esas, 2022/362 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/177 E., 2021/479 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; finansal kiralama sözleşmesi ile müvekkilinin satın aldığı iş makinesinin davalı tarafından nakli esnasında meydana gelen kazada ağır hasar gördüğünü, hasar bedeli ödenmişse de makinede değer kaybının da oluştuğunu ileri sürerek 700.000,00 TL değer kaybının kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketinin zararın tamamını tazmin ettiğini, olaydan yaklaşık üç yıl sonra açılan davanın zamanaşımına uğradığını, taşıyıcının dolaylı zararları tazmin yükümünün bulunmadığını, doğrudan zarar için dahi sorumluluğun sınırlı tutulduğunu, kazanın sürücünün hatasından değil iradesi dışındaki faktörlerden kaynaklandığını, değer kaybının oluşmadığını, araçlar için belirlenen değer kaybının iş makineleri için uygulanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın 19.05.2018 tarihinde meydana geldiği, eşya taşıma işi olduğuna göre bir yıllık zaman aşımının uygulanacağı, bu sürenin eşyanın teslimi ile başladığı, taşıyıcının kastı veya savsamasına dair delil olmadığı, incelenen kaza tespit tutanağına göre hafif virajlı yolda taşıyan kamyonun yan yatması nedeniyle kaza ve hasar doğduğu, bu durumda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 855 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki 3 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanmayacağı, makinenin kaza sonrası davacıya teslim edildiği, onarımının da 2019 yılında tamamlandığı, bu durumda onarımın tamamlanması ile teslim şartının gerçekleştiği, aynı maddenin birinci fıkrasında bir yıllık zaman aşımı süresinin taşıma işlerine ait özel bir düzenleme olduğu, 19.03.2021 dava tarihi itibariyle bir yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hasar pervasızca bir davranıştan kaynaklandığından üç yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağına göre 19.05.2018 tarihinde söz konusu iş makinesinin taşınması esnasında makineyi taşıyan araç seyir halinde iken gidiş yönüne göre sola doğru virajlı ve iniş eğimli yol kesiminde yağışlı hava, ıslak zemin ile taşınan yükünde etkisi ile direksiyon hakimiyetini kaybederek yol içerisinde, sağ yan üzerine devrilmesi neticesinde tek taraflı kaza meydana gelip iş makinesinin hasarlandığı, 08.04.2019 tarihli ekspertiz raporuna göre onarımının tamamlandığı, makinenin davacıya teslim edildiği, bir davranışın pervasız olarak nitelendirilebilmesi için taşıyanın sözleşmenin ifasında özen gösterme yükümlülüğünü düşüncesizce, sonucuna aldırmaksızın, yoğun ve ağır bir şekilde ihlal etmesi gerektiği, taşıyanın dikkatsiz ve tedbirsiz davranışı neticesinde meydana gelen bir trafik kazasının söz konusu olduğu, kaldı ki taşıyanın kendisinin de zarar görme ihtimalinin bulunduğu bir kazayı öngördüğü halde söz konusu bilinçle hareket ettiğinin söylenemeyeceği, iş makinesinin 2019 yılı içerisinde onarılarak davacıya teslim edildiği, davanın teslimden itibaren 1 yıllık sürenin dolmasından sonra açıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait aracın sürücüsünün kazanın meydana geldiği yerin gidiş yönüne göre sola doğru virajlı ve iniş eğimli, yol kesiminde havanın yağışlı, zeminin ıslak ve yükünün ağır olduğunu bildiği ve gördüğü halde, gerekirse bu şartlar nedeniyle kazanın meydana geleceğini öngörerek yola devam etmeyerek gerekli tedbirleri alması gerekirken pervasızca bir davranışla kazanın meydana geleceği ihtimalinin bilinciyle yola devam etmesi sonucu olayın meydana gelerek zararın oluştuğunu, sürücünün bunları gördüğü ve bildiği halde, kazanın meydana gelebileceği ihtimalinin bilinciyle yola devam etmesi halinde taşıdığı emtianın zarar göreceği ihtimalinin bilinci ile hareket ettiğini, yolun sola doğru virajlı ve iniş eğilimli olması, yol kesiminde havanın yağışlı olması, zeminin ıslak ve yükünün ağır olması nedeniyle gerekli tedbirleri almadan yola devam etmesi halinde kazanın ve taşıdığı emtianın zarar görme ihtimalini umursamayarak pervasız bir davranışta bulunup yola devam etmek suretiyle zararın meydana gelmesine neden olduğunu, 3 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 855 inci maddesinin birinci ve beşinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/987305900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz