Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3158 E. 2023/6966 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sicilden terkin↗ denetime elverişlilik↗ esastan ret↗ terkin↗ ilan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/226 E., 2019/226 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sektöre 1990 yılında "... Çiğ Köfte" adı ile girdiğini, markayı piyasada bilinir hale getirdiğini, müvekkilinin "..." esas ibareli markalarını 2006 yılından bu yana nizasız ve fasılasız olarak yaygın bir şekilde kullandığını, müvekkilinin markanın gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek, davalı yan adına tescilli 2016/35904 sayılı “kç yeni ... çiğ köfte ... usta” ibareli marka ile müvekkile ait 2009/36016 sayılı “... çiğ köfte bilal usta+şekil” ibareli markasının, 43 emtia sınıfı bakımından benzer olduğunun tespitini, davalı adına tescilli markanın 43. emtia sınıfı bakımından hükümsüzlüğünü ve sicilden terkini ile verilecek hüküm özetinin ilanını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı adına tescilli "... Çiğ Köfte" markasının bulunmadığını, aksine davacının marka başvurularının reddedildiğini, davacının kendisinin olmayan bir markayı değiştirerek üzerinde hak iddia ettiğini, bunun davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait 2016/35904 tescil nolu marka ile davacının 2009/36016 tescil nolu markasının tescilleri kapsamında 43. sınıfın bulunduğu, davacı markasının davalıya ait markadan daha eski tarihli olduğu, davalı markasının, davacı markası karşısında, markalar düzeyinde en azından işletme (markaların sahipleri) düzeyinde 43. sınıfta hizmetin alıcıları nezdinde bir karıştırılmaya mahal verebileceği, davalının tescilinin kötü niyetli olduğunu ispata yeter delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2016/35904 tescil numaralı markanın sadece tescilli olduğu 43. emtia sınıfı yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, ilgili bültende ilan edileceğinden davacının ayrıca gazete ilanı yapılması yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markalar arasında iltibas bulunmadığını, markalar arasında görsel karşılaştırma yapılmadığını, markalardaki logo ve yazıların da farklı formatta olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2009/36016 marka numaralı “... çiğ köfte bilal usta+şekil” ibareli markasının, 43. sınıfta 06.07.2009 tarihinde adına tescil ettirdiği, davalıya ait "kç yeni ... çiğköfte ... Usta + şekil" ibareli markanın 43. sınıfta 19.04.2016 tarihinde davalı adına marka tescilinin yapıldığı, davacının markasının davalı markasından daha önce eski tarihli olduğu ve davalı markasına nazaran daha küçük punto ile yazılsa dahi "..." kelimesini içerdiği, davalı markasındaki "Yeni ..." ibaresinin davacı markasının yeni bir versiyonu - seri markası olarak algılanabileceği, çiğ köfte ibarelerinin altında kullanılan çizgiler ve usta isimlerinin yazım stillerinin benzerliği de dikkate alındığında, davalı markasının davacı markası ile 43. sınıfta hizmetin alıcıları nezdinde bir karıştırmaya mahal verebileceği toplanan deliller ve aldırılan denetime elverişli bilirkişi raporuyla anlaşıldığından, davanın kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararı yerinde olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar etmiş, ayrıca davalının kendi adına ve 43 üncü emtiada kayıtlı ''... çiğköfte'' markasının bulunmadığını, Mahkemeye sunulan 2018/14423 numaralı “... çiğköfte” ibareli markanın 29 ncu sınıfta olduğunu, dava açıldıktan sonra acilen 43. sınıfta “... çiğköfte” markasının tescili için 23.10.2019 tarihinde başvuru yaptığını, müvekkili tarafından bu başvuruya itiraz edilmesi üzerine 17.06.2021 tarihinde 2021/089304 başvuru numaralı “... çiğköfte türkiye’ nin ilk çiğköfte markası” için başvuruda bulunduğunu, müvekkili tarafından yine itiraz edildiğini ve sürecin devam ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü ve hükmün ilanı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4227 E. 2024/5931 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · kötüniyet · haksız rekabet
Benzer bu kararda… lunduğunu, ancak davalının markaları gerekçe gösterilerek başvurularının reddedildiğini, bu şekilde müvekkilinin müşteri çevresinden ve tanınırlığından faydalanarak «haksız rekabet» yaratıldığını, davalının suç duyurularında bulunması nedeni ile müvekkilinin halen adına tescilli bulunan ancak tanınırlık düzeyi bulunmayan ...
Bey Çiğköftecisi ünvanını Konya’daki bayilerinin bütün görsel materyallerinde ve tabelalarında kullanmaya mecbur bırakıldığını, oluşan bu durum müvekkilin işletmesine büyük bir maliyet getirdiği gibi tabela değişikliği nedeniyle müşteri «kaybına» sebep olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2012/30795 tescil numaralı “Meşhur ...
Çiğköfte ... olarak tescil ettirdiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi 2004 yılından beri ... usta unvanı ile çiğköfte satışı yapılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın ve bayiliklerinin hala müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… vesinde kullandığını, dosyaya sunulu WEB sitesi görüntülerinde de Çiğköfteci ... ... adının yer aldığının görüleceğini, davalının tescilli markasını müvekkile karşı «kötüniyetle» kullanarak onu zarara sokma kastıyla hareket ettiğini, davalının kötü niyetle hareket ettiğini, bu hususun dosya kapsamında değerlendirilmediğini, tarafların vergi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4881 E. 2012/10835 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ykırı düştüğü, davalının iş yerini 3 günden fazla kapalı tutup akabinde başka bir firmaya ait köfte satışı yapmasının davacı için haklı neden oluşturduğu, davacının «sözleşmenin feshi» sonrası başka bir kişiyle sözleşme imzaladığı, maddi zararının oluşmadığı, ancak davacının tabelası ile faaliyette bulunulup sonradan bunun indirilmesinin marka itibarını zedelediği, başka markaya ait ürün satmasının «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının manevi tazminat talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 3.000 TL manevi tazminatın davalı-karşı davacıdan t …
2-Asıl dava sözleşme hükümlerinin ihlali ve «haksız rekabetten» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, karşı dava sözleşmenin haksız olarak feshinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne, manevi tazminatın davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
TTK’nun 58/e maddesinde «haksız rekabet» nedeniyle zarar görenin Borçlar Kanunu 49. maddesinde gösterilen şartların mevcudiyeti halinde manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/471 E. 2015/1708 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:franchise sözleşmesi · sözleşmenin ihlali · cezai şart · icra takibine itiraz · taahhütname
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında akdedilen «sözleşmenin ihlali» nedeniyle «cezai şart» alacağının tahsili için yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece sözleşme ihlalinin söz konusu olmadığı bu nedenle de cezai şart istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… e davalının sözleşmenin herhangi bir maddesini ihlalinin söz konusu olmadığı, ..... isim ve logosunun kullanım hakkını 5 yıl süre ile verilmesini davacının kabul ve «taahhüt» ettiği, davalının isim ve logoyu başka bir yerde kullandığı işyerinde veya başka bir yerde çiğ köfte işletmeciliği yaptığı hususunun da iddia ve ispat olunmadığı, sözleşmenin «cezai şartı» düzenleyen 23. maddesinin uygulanamayacağını, davalının sözleşmeye aykırı davrandığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme içeriği itibariyle tipik bir «franchise sözleşmesi» olup, sözleşmeye göre davacı şirket isim ve logosunun kullanım hakkını 5 yıl süre ile işletmeci-davalıya verdiğini kabul ve «taahhüt» etmiştir.
Bu nedenle davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshi ile «cezai şart» istemi yerinde ve haklı bir talep olduğu, aksinin kabulü halinde sözleşmede yer alan marka ve logo kullanım hakkının 5 yıl süreyle devredildiği hükmü ve düzenlemesinin amacını kaybedeceği dikkate alınmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3158 E. , 2023/6966 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2658 Esas, 2022/594 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/226 E., 2019/226 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sektöre 1990 yılında "... Çiğ Köfte" adı ile girdiğini, markayı piyasada bilinir hale getirdiğini, müvekkilinin "..." esas ibareli markalarını 2006 yılından bu yana nizasız ve fasılasız olarak yaygın bir şekilde kullandığını, müvekkilinin markanın gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek, davalı yan adına tescilli 2016/35904 sayılı “kç yeni ... çiğ köfte ... usta” ibareli marka ile müvekkile ait 2009/36016 sayılı “... çiğ köfte bilal usta+şekil” ibareli markasının, 43 emtia sınıfı bakımından benzer olduğunun tespitini, davalı adına tescilli markanın 43. emtia sınıfı bakımından hükümsüzlüğünü ve sicilden terkini ile verilecek hüküm özetinin ilanını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı adına tescilli "... Çiğ Köfte" markasının bulunmadığını, aksine davacının marka başvurularının reddedildiğini, davacının kendisinin olmayan bir markayı değiştirerek üzerinde hak iddia ettiğini, bunun davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait 2016/35904 tescil nolu marka ile davacının 2009/36016 tescil nolu markasının tescilleri kapsamında 43. sınıfın bulunduğu, davacı markasının davalıya ait markadan daha eski tarihli olduğu, davalı markasının, davacı markası karşısında, markalar düzeyinde en azından işletme (markaların sahipleri) düzeyinde 43. sınıfta hizmetin alıcıları nezdinde bir karıştırılmaya mahal verebileceği, davalının tescilinin kötü niyetli olduğunu ispata yeter delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2016/35904 tescil numaralı markanın sadece tescilli olduğu 43. emtia sınıfı yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, ilgili bültende ilan edileceğinden davacının ayrıca gazete ilanı yapılması yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markalar arasında iltibas bulunmadığını, markalar arasında görsel karşılaştırma yapılmadığını, markalardaki logo ve yazıların da farklı formatta olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2009/36016 marka numaralı “... çiğ köfte bilal usta+şekil” ibareli markasının, 43. sınıfta 06.07.2009 tarihinde adına tescil ettirdiği, davalıya ait "kç yeni ... çiğköfte ... Usta + şekil" ibareli markanın 43. sınıfta 19.04.2016 tarihinde davalı adına marka tescilinin yapıldığı, davacının markasının davalı markasından daha önce eski tarihli olduğu ve davalı markasına nazaran daha küçük punto ile yazılsa dahi "..." kelimesini içerdiği, davalı markasındaki "Yeni ..." ibaresinin davacı markasının yeni bir versiyonu - seri markası olarak algılanabileceği, çiğ köfte ibarelerinin altında kullanılan çizgiler ve usta isimlerinin yazım stillerinin benzerliği de dikkate alındığında, davalı markasının davacı markası ile 43.
sınıfta hizmetin alıcıları nezdinde bir karıştırmaya mahal verebileceği toplanan deliller ve aldırılan denetime elverişli bilirkişi raporuyla anlaşıldığından, davanın kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararı yerinde olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar etmiş, ayrıca davalının kendi adına ve 43 üncü emtiada kayıtlı ''... çiğköfte'' markasının bulunmadığını, Mahkemeye sunulan 2018/14423 numaralı “... çiğköfte” ibareli markanın 29 ncu sınıfta olduğunu, dava açıldıktan sonra acilen 43. sınıfta “... çiğköfte” markasının tescili için 23.10.2019 tarihinde başvuru yaptığını, müvekkili tarafından bu başvuruya itiraz edilmesi üzerine 17.06.2021 tarihinde 2021/089304 başvuru numaralı “... çiğköfte türkiye’ nin ilk çiğköfte markası” için başvuruda bulunduğunu, müvekkili tarafından yine itiraz edildiğini ve sürecin devam ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü ve hükmün ilanı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/987118200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz