Sözleşmenin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4881 E. 2012/10835 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin feshi↗ maddi ve manevi tazminat↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının 12,5 kg çiğ köfte alımı yaptığı halde 100 kg siparişte bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı düştüğü, davalının iş yerini 3 günden fazla kapalı tutup akabinde başka bir firmaya ait köfte satışı yapmasının davacı için haklı neden oluşturduğu, davacının sözleşmenin feshi sonrası başka bir kişiyle sözleşme imzaladığı, maddi zararının oluşmadığı, ancak davacının tabelası ile faaliyette bulunulup sonradan bunun indirilmesinin marka itibarını zedelediği, başka markaya ait ürün satmasının haksız rekabet teşkil ettiği, davacının manevi tazminat talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 3.000 TL manevi tazminatın davalı-karşı davacıdan tahsiline, diğer istemlerin ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl dava sözleşme hükümlerinin ihlali ve haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, karşı dava sözleşmenin haksız olarak feshinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne, manevi tazminatın davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
TTK’nun 58/e maddesinde haksız rekabet nedeniyle zarar görenin Borçlar Kanunu 49. maddesinde gösterilen şartların mevcudiyeti halinde manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.
Somut olayda, davalının sözleşme hükmüne aykırı olarak iş yerini 3 günden fazla kapalı tuttuğu, sonradan başka firmaya ait çiğ köfteleri sattığı, sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak feshedildiği belirlenmiş olup, sırf sözleşme hükmünün ihlali tek başına manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli değildir. Ayrıca, yukarıda anılan TTK’nun 58/e maddesi delaletiyle BK’nun 49. maddesi uyarınca manevi tazminat şartlarının da olayda gerçekleşmesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece manevi tazminat şartları oluşmadığı halde, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/471 E. 2015/1708 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:franchise sözleşmesi · sözleşmenin ihlali · cezai şart · icra takibine itiraz · taahhütname
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında akdedilen «sözleşmenin ihlali» nedeniyle «cezai şart» alacağının tahsili için yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece sözleşme ihlalinin söz konusu olmadığı bu nedenle de cezai şart istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… e davalının sözleşmenin herhangi bir maddesini ihlalinin söz konusu olmadığı, ..... isim ve logosunun kullanım hakkını 5 yıl süre ile verilmesini davacının kabul ve «taahhüt» ettiği, davalının isim ve logoyu başka bir yerde kullandığı işyerinde veya başka bir yerde çiğ köfte işletmeciliği yaptığı hususunun da iddia ve ispat olunmadığı, sözleşmenin «cezai şartı» düzenleyen 23. maddesinin uygulanamayacağını, davalının sözleşmeye aykırı davrandığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme içeriği itibariyle tipik bir «franchise sözleşmesi» olup, sözleşmeye göre davacı şirket isim ve logosunun kullanım hakkını 5 yıl süre ile işletmeci-davalıya verdiğini kabul ve «taahhüt» etmiştir.
Bu nedenle davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshi ile «cezai şart» istemi yerinde ve haklı bir talep olduğu, aksinin kabulü halinde sözleşmede yer alan marka ve logo kullanım hakkının 5 yıl süreyle devredildiği hükmü ve düzenlemesinin amacını kaybedeceği dikkate alınmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3158 E. 2023/6966 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · denetime elverişlilik · terkin · ilan · iltibas
Benzer bu kararda… usta+şekil” ibareli markasının, 43 emtia sınıfı bakımından benzer olduğunun tespitini, davalı adına tescilli markanın 43. emtia sınıfı bakımından hükümsüzlüğünü ve «sicilden terkini» ile verilecek hüküm özetinin «ilanını» talep etmiştir.
… ile davalı adına tescilli 2016/35904 tescil numaralı markanın sadece tescilli olduğu 43. emtia sınıfı yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, ilgili bültende «ilan» edileceğinden davacının ayrıca gazete ilanı yapılması yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markalar arasında «iltibas» bulunmadığını, markalar arasında görsel karşılaştırma yapılmadığını, markalardaki logo ve yazıların da farklı formatta olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… dikkate alındığında, davalı markasının davacı markası ile 43. sınıfta hizmetin alıcıları nezdinde bir karıştırmaya mahal verebileceği toplanan deliller ve aldırılan «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla anlaşıldığından, davanın kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararı yerinde olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/4881 E. , 2012/10835 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.11.2010 tarih ve 2009/120-2010/426 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkili ile davalı arasında 24.11.2008 tarihli franchise sözleşmesi tanzim edildiğini, ancak davalının sözleşme hükmüne aykırı olarak iş yerini 3 günden fazla kapalı tuttuğunu, aynı işletmede bir başka çiğ köfte firması ile çalışmaya başladığını, bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu, sözleşmenin 06.03.2009 tarihinde feshedildiğini, maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 1.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacının 150-200 metre yakınlarına başka bir bayi açtığını, siparişlerini yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmenin 06.03.2009 tarihinde feshedildiğini, dükkana masraf yaptığını, elde etmeyi düşündüğü menfaatlerin boşa çıktığını, sözleşme tanzimi sonrası 15.000 TL ürün karşılığı ödeme yaptığını, manevi üzüntüye kapıldığını ileri sürerek, asıl davanın reddini, karşı dava talebi olarak ise şimdilik 11.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının 12,5 kg çiğ köfte alımı yaptığı halde 100 kg siparişte bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı düştüğü, davalının iş yerini 3 günden fazla kapalı tutup akabinde başka bir firmaya ait köfte satışı yapmasının davacı için haklı neden oluşturduğu, davacının sözleşmenin feshi sonrası başka bir kişiyle sözleşme imzaladığı, maddi zararının oluşmadığı, ancak davacının tabelası ile faaliyette bulunulup sonradan bunun indirilmesinin marka itibarını zedelediği, başka markaya ait ürün satmasının haksız rekabet teşkil ettiği, davacının manevi tazminat talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 3.000 TL manevi tazminatın davalı-karşı davacıdan tahsiline, diğer istemlerin ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl dava sözleşme hükümlerinin ihlali ve haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, karşı dava sözleşmenin haksız olarak feshinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne, manevi tazminatın davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
TTK’nun 58/e maddesinde haksız rekabet nedeniyle zarar görenin Borçlar Kanunu 49. maddesinde gösterilen şartların mevcudiyeti halinde manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.
Somut olayda, davalının sözleşme hükmüne aykırı olarak iş yerini 3 günden fazla kapalı tuttuğu, sonradan başka firmaya ait çiğ köfteleri sattığı, sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak feshedildiği belirlenmiş olup, sırf sözleşme hükmünün ihlali tek başına manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli değildir. Ayrıca, yukarıda anılan TTK’nun 58/e maddesi delaletiyle BK’nun 49. maddesi uyarınca manevi tazminat şartlarının da olayda gerçekleşmesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece manevi tazminat şartları oluşmadığı halde, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, 25.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061832900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz