Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4227 E. 2024/5931 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ kâr kaybı↗ ticaret sicili↗ kötüniyet↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI :2019/198 E., 2021/371 K.
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “... Çiğ Köfteci ... ...” unvanıyla faaliyet gösteren işletmenin sahibi olduğunu, 2004 yılından beri bütün şubelerinde bu unvanı kullandığını, 2012 yılında da işletme kayıt belgesi aldığını, işyeri unvanını marka olarak tescil ettirmek için Türk Patent ve Marka Kurumuna (TÜRKPATENT) başvuruda bulunduğunu, ancak davalının markaları gerekçe gösterilerek başvurularının reddedildiğini, bu şekilde müvekkilinin müşteri çevresinden ve tanınırlığından faydalanarak haksız rekabet yaratıldığını, davalının suç duyurularında bulunması nedeni ile müvekkilinin halen adına tescilli bulunan ancak tanınırlık düzeyi bulunmayan ... Bey Çiğköftecisi ünvanını Konya’daki bayilerinin bütün görsel materyallerinde ve tabelalarında kullanmaya mecbur bırakıldığını, oluşan bu durum müvekkilin işletmesine büyük bir maliyet getirdiği gibi tabela değişikliği nedeniyle müşteri kaybına sebep olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2012/30795 tescil numaralı “Meşhur ... Çiğ Köftecisi ...”, 2014/41776 tescil numaralı “... Çiğköftecisi ... ... Since 2000” ve 2016/18014 tescil numaralı “... Çiğköftecisi ... ... Since 2000” markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddiasının mesleğe ilk başladıkları yıllardan beri ... ... ismini kullandıkları yönünde olduğunu, ancak davacı tarafından sunulan Ticaret Sicili Gazetesinde ... Çiğköfte ... olarak tescil ettirdiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi 2004 yılından beri ... usta unvanı ile çiğköfte satışı yapılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın ve bayiliklerinin hala müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının "ÇİĞKÖFTECİ ... USTA" ibaresi üzerinde 6769 sayılı Sınai ve Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında öncelikli hak sahipliğinin bulunmaması nedeni ile davalı markalarının hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, aynı Kanun maddesinin beşinci, altıncı ve dokuzuncu fıkralarından dolayı davalı markalarının hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu iddialarının da ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, müvekkilinin 10.03.2006 tarihinde vergi açılışı yaptığını, dosyaya sunulu Vergi Levhası belgesinde bunun açıkça görüldüğünü, ticaret unvanında Çiğköfteci ... ... adını kullanmamakla birlikte tüm işletme tabelalarında ve işyerinde kullanılan tüm ürünlerde Çiğköfteci ... ... adının yer aldığını, dolayısıyla müvekkilinin, Çiğköfteci ... ... adını ticari faaliyeti çerçevesinde kullandığını, dosyaya sunulu WEB sitesi görüntülerinde de Çiğköfteci ... ... adının yer aldığının görüleceğini, davalının tescilli markasını müvekkile karşı kötüniyetle kullanarak onu zarara sokma kastıyla hareket ettiğini, davalının kötü niyetle hareket ettiğini, bu hususun dosya kapsamında değerlendirilmediğini, tarafların vergi kayıtlarının incelenmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3158 E. 2023/6966 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · denetime elverişlilik · terkin · ilan · iltibas
Benzer bu kararda… usta+şekil” ibareli markasının, 43 emtia sınıfı bakımından benzer olduğunun tespitini, davalı adına tescilli markanın 43. emtia sınıfı bakımından hükümsüzlüğünü ve «sicilden terkini» ile verilecek hüküm özetinin «ilanını» talep etmiştir.
… ile davalı adına tescilli 2016/35904 tescil numaralı markanın sadece tescilli olduğu 43. emtia sınıfı yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, ilgili bültende «ilan» edileceğinden davacının ayrıca gazete ilanı yapılması yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markalar arasında «iltibas» bulunmadığını, markalar arasında görsel karşılaştırma yapılmadığını, markalardaki logo ve yazıların da farklı formatta olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… dikkate alındığında, davalı markasının davacı markası ile 43. sınıfta hizmetin alıcıları nezdinde bir karıştırmaya mahal verebileceği toplanan deliller ve aldırılan «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla anlaşıldığından, davanın kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararı yerinde olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ka …
-
Markaya tecavüz | Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6012 E. 2023/849 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz
İncelediğiniz karardaÇiğköfte ... olarak tescil ettirdiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi 2004 yılından beri ... usta unvanı ile çiğköfte satışı yapılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın ve bayiliklerinin hala müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · keşif · üçüncü kişi · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas · husumet
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile değişik iş dosyasındaki «keşif» tutanağında davalı beyanlarının zapta geçirildiği, davalının keşiften üç hafta önceye kadar davacı ...'tan ürün aldığını ve yaklaşık 2,5-3 yıldır iş yerinde sattığı ürünleri ...'tan satın aldığını beyan ettiği, «delil tespit» raporunda davalıya ait iş yerinde bulunan helal gıda belgesi, 2007/14636 numaralı marka tescil belgesi, ISO 22000:2005 belgesi ve gıda üretim izin belgesinin, davacı adına düzenlendiğinin tespit edildiği, bu durumda davalının 2,5-3 yıllık süre içerisinde davacının bayisi olarak faaliyet gösterdiği ve davacı markaları ve logolarından haberdar olduğunun anlaşıldığı, davalı tarafça «üçüncü kişi» ... adına tescil başvuruları yapılmış markaların işyerinde kullanıldığı beyan edilmişse de, Mahkemece başvuru sonuçlarının beklendiği, ...'ya ait 29/30/35/43 üncü sınıflarda 2013/199178 sayılı, 35 ve 43 üncü sınıfta 2014/00524 sayılı marka başvurularının müddet olduğu, tescil edilmediği, 2014/0525 sayılı marka başvurusunun ise davadan sonra yapıldığı, davalının dava tarihindeki kullanımının geçerli ve tescilli markalara dayanmadığı, iş yerindeki evraklarda ve kartvizitlerde kullanılan logo ve tabeladaki fotoğrafın davacı markaları ile «iltibas» yarattığı ve davacı markalarının tescil sınıflarında kullanım olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilince dava dışı ...'ya ait ürünlerin kullanıldığını, bir ihlal var ise «husumetin» ...'ya yöneltilmesi gerektiğini, "meşhur Adıyaman çiğ köftecisi" ibaresinin zayıf «ayırt ediciliği» nedeniyle «iltibas» yaratmayacağını, iş yeri tabelasındaki resmin davacıya benzemediğini, müşterilerin bu resimleri karıştırmayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir C.
… ının iş yerinde tabela, ambalaj kağıdı, logo ve kartvizit olarak kullanımının birebir davacı taraf markasına benzer ve şekil markalarını anımsatacak şekilde olduğu, «ortalama tüketici» nezdinde kullanımın davacı markasını çağrıştırdığından söz konusu kullanımın ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu ve davacının tescilli markalarının sınıfı di …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1601 E. 2019/3275 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ortalama tüketici · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesinin gerektiği, "myÇİĞKÖFTEHayalimdeki lezzet" ibareli başvuru ile davalı gerçek kişinin "ÇİĞKÖFTEM" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, marka kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin de örtüştüğü, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde öngörülen koşulları …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4227 E. , 2024/5931 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1893 Esas, 2023/993 Karar
HÜKÜM
İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2019/198 E., 2021/371 K.
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “... Çiğ Köfteci ... ...” unvanıyla faaliyet gösteren işletmenin sahibi olduğunu, 2004 yılından beri bütün şubelerinde bu unvanı kullandığını, 2012 yılında da işletme kayıt belgesi aldığını, işyeri unvanını marka olarak tescil ettirmek için Türk Patent ve Marka Kurumuna (TÜRKPATENT) başvuruda bulunduğunu, ancak davalının markaları gerekçe gösterilerek başvurularının reddedildiğini, bu şekilde müvekkilinin müşteri çevresinden ve tanınırlığından faydalanarak haksız rekabet yaratıldığını, davalının suç duyurularında bulunması nedeni ile müvekkilinin halen adına tescilli bulunan ancak tanınırlık düzeyi bulunmayan ... Bey Çiğköftecisi ünvanını Konya’daki bayilerinin bütün görsel materyallerinde ve tabelalarında kullanmaya mecbur bırakıldığını, oluşan bu durum müvekkilin işletmesine büyük bir maliyet getirdiği gibi tabela değişikliği nedeniyle müşteri kaybına sebep olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2012/30795 tescil numaralı “Meşhur ...
Çiğ Köftecisi ...”, 2014/41776 tescil numaralı “... Çiğköftecisi ... ... Since 2000” ve 2016/18014 tescil numaralı “... Çiğköftecisi ... ... Since 2000” markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddiasının mesleğe ilk başladıkları yıllardan beri ... ... ismini kullandıkları yönünde olduğunu, ancak davacı tarafından sunulan Ticaret Sicili Gazetesinde ... Çiğköfte ... olarak tescil ettirdiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi 2004 yılından beri ... usta unvanı ile çiğköfte satışı yapılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın ve bayiliklerinin hala müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının "ÇİĞKÖFTECİ ... USTA" ibaresi üzerinde 6769 sayılı Sınai ve Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında öncelikli hak sahipliğinin bulunmaması nedeni ile davalı markalarının hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, aynı Kanun maddesinin beşinci, altıncı ve dokuzuncu fıkralarından dolayı davalı markalarının hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu iddialarının da ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, müvekkilinin 10.03.2006 tarihinde vergi açılışı yaptığını, dosyaya sunulu Vergi Levhası belgesinde bunun açıkça görüldüğünü, ticaret unvanında Çiğköfteci ... ... adını kullanmamakla birlikte tüm işletme tabelalarında ve işyerinde kullanılan tüm ürünlerde Çiğköfteci ... ... adının yer aldığını, dolayısıyla müvekkilinin, Çiğköfteci ... ... adını ticari faaliyeti çerçevesinde kullandığını, dosyaya sunulu WEB sitesi görüntülerinde de Çiğköfteci ... ... adının yer aldığının görüleceğini, davalının tescilli markasını müvekkile karşı kötüniyetle kullanarak onu zarara sokma kastıyla hareket ettiğini, davalının kötü niyetle hareket ettiğini, bu hususun dosya kapsamında değerlendirilmediğini, tarafların vergi kayıtlarının incelenmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075480900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz