Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3150 E. 2023/6700 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kaldırma ve yeniden hüküm↗ kâr dağıtımı↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ihtarname↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/575 E., 2019/219 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1984 yılından bu yana ilaç sektöründe faaliyet gösterdiğini, ülke çapında geniş bir dağıtım ağına sahip olduğunu, müvekkilinin "ZİNCO" markasını ilk defa 1996 yılında kullanmaya başladığını, Türk Marka ve Patent Kurumu (TPMK) nezdinde 05. sınıfta tescil edilmiş ve esas unsuru "ZİNCO" olan kırktan fazla markanın sahibi olduğunu, müvekkilinin "ZİNCO" markasının tanınmış bir marka hâline geldiğini, hatta bu konuda kesinleşmiş yargı kararı da bulunduğunu, markanın tanınmışlığına yönelik faaliyetlerin dava dilekçesinde liste halinde sunulduğunu, davalı adına tescil ettirilen "ZİNCONET C" markasının müvekkilinin markası ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu ve müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanmasının oldukça yüksek ihtimal olduğunu, her iki tarafa ait markaları taşıyan ilaçların reçetesiz de satılabildiği için aralarında iltibas ihtimalinin güçlendiğini, davalı tarafa marka kullanımına son vermesi için ihtarname çektiklerini fakat bir sonuç alınamadığını iddia ederek davalı adına tescilli 2013/106945 nolu "ZİNCONET C"markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olup reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafa ait "ZİNCO" markasının tanınmış markalar için kabul edilmiş olan kriterleri karşılamadığını, "ZINCO" ibaresinin kelime anlamının ÇİNKO olduğunu, bu nedenle müvekkilinin markadan uzaklaşmak için "ZİNCONET C" ibaresini tescil ettirdiğini, markalar arasındaki görsel, biçimsel ve fonetik açıdan benzerlik olmadığını, halkın her iki marka arasında bağlantı kurmasının mümkün olmadığını, bu nedenle karıştırılma tehlikesinin olmadığını, davacı tarafın seri markası oluşturmasının markalar arasındaki benzerliği artırmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların markalarında geçen ZİNCO kelimesinin Türkçe'deki anlamı dikkate alındığında esasen çinko esaslı 5. sınıf ilaç ve gıda takviyesi grubu ürünlerde etken madde bileşeni olarak kullanılabilecek olması nedeniyle "ZİNCO" ibaresinin bir kişinin tekeline bırakılamayacağından aynı sınıf ürünler bakımından "ZİNCO" ibareli davacı markaları ile "ZİNCONET C+Şekil" ibaresi arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlikten söz edilemeyeceğinden ve ayrıca davacının 2007 51095 tescil numaralı "ZİNCOMEGA" markası dışındaki markalarının şekil unsuru içermeyen, yalnızca harflerle yazılmış markalar olduğu, davalının davaya konu markasının ayrıca ayırt ediciliğini sağlayacak şekilde şekil unsuru da içerdiği, davacının şekil unsuru içeren "ZİNCOMEGA" markasının ise görsel ve işitsel olarak davalının markası ile benzeşmediği, davacı adına tescilli "BERKO ZİNKO C" markalarında "BERKO" ibaresinin yer alması nedeniyle davalının markası ile benzer olmadığı, yine davacı adına tescilli "ZİNCO-C OMEGA" ve "ZİNCO-C PLUS"markalarında da "OMEGA" ve "PLUS" ibarelerine yer verilmiş olduğundan, davalının markasında ise "ZİNCONET" ibaresi kullanıldığından markaların farklı olarak algılanacakları, bu nedenlerle markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu sebeple bilirkişi raporlarına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mübrez iki bilirkişi heyet raporunda da bilirkişilerin sonuç olarak müvekkili şirkete ait ZİNCO markasının ilaç sektöründe tanınmış marka olduğunu ve markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin olduğunu ve davalı adına tescilli markanın 05. sınıfta yer alan emtialar yönünden hükümsüz kılınabileceği görüşünde olduklarını ve hedef kitlenin ortalama düzeydeki tüketici kitlesi olması gerektiğini belirttiklerini, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemenin kararının gerekçesinde belirtildiği üzere iltibas değerlendirmesi kendi hukuki bilgisi ile çözümlenecek idi ise iki kez bilirkişi raporu alınmaması gerektiğini, Prof. Dr. ...'in dosyada mübrez uzman görüşünde, “Çinkonun dünya üzerinde pek çok ülke dillerindeki karşılığı ”zinc” olup ”zink” şeklinde telaffuz edildiğini, yine bilindiği üzere, ecza ve kimya alanında ürün isimleri İngilizce ve/veya Latince olarak anıldıklarını, çinkonun da İngilizce karşılığının “zinc” olduğunu, zinkonun çinko anlamına gelmediğini ve Berko İlaç tarafından yaratılan ticari bir marka olduğu tespitinde bulunduğunu, Mahkeme kararında zinkonun çinko anlamında olduğu ve kimsenin tekelinde olamayacağı belirtilmiş ise de, zinkonun değil, ZİNK'in karşılığının çinko olduğunu, müvekkilinin 3, 5, 10, 22, 29, 44 ve diğer sınıflarda tescilli ve başvuru aşamasında olan 300 adet markasının bulunduğunu, Sağlık Bakanlığı'ndan alınan 24.04.1996 tarihli ruhsatname ile markayı ilk 1996 yılından beri kullanmaya başladığını, müvekkilinin özellikle çocuklar için ilaç ve takviye ürün üretim ve satışı yaptığını, bu nedenle ebeveyn tarafından bilinirliğinin çok yüksek seviyede olduğunu, 2011/31 E, 2012/182 K. sayılı kararda, müvekkilinin markasının tanınmış kabul edilemez ise de kullanımla ayırt edicilik seviyesinin yüksekliğinin kabulü gerektiğinin, Zinkofish markası ile müvekkili markası arasında işletmesel bağlantı bulunduğu yanılgısına neden olacak bir benzerlik seviyesinin bulunduğunun, işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu gibi genel izlenim ve algılanış itibarıyla da benzer olduğunun, markaların tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açacağından Zinkofish markasının tescilinin hukuken mümkün olmadığının ortaya konduğunu, kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini. müvekkili şirket ilaçlarının birçoğunun reçetesiz satılan tamamlayıcı ve takviye niteliğinde olan ilaçlar olduğunu, hedef kitlenin ortalama tüketici olduğunu, karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalının "ZİNCO" ibaresine "NET" eki ekleyerek "ZİNCONET C" esas unsurlu markayı oluşturduğunu, ZİNCO markasının seri markası olarak algılanmasının amaçlandığını, davaya konu 2013/106945 başvuru numaralı ZİNCONET C ibareli markanın görsel, anlamsal ve fonetik olarak müvekkilinin “ZİNCO” “ZİNCOVER” “ZİNCOLINE” “ZİNCOMAG” ve “ZİNCOMEGA” ve zinco esaslı sair markaları ile karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu belirterek kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaların benzerlik karşılaştırmasında her uyuşmazlığın somut özelliklerinin dikkate alınması gerektiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2018 tarihli, 2016/14389 E., 2018/5474 K. sayılı emsal nitelikteki (ZİNCO-PEDİZİNCO) kararında, "davalı markasının tescil edildiği 5. Sınıf mallar yönünden bilinçli tüketici kitlesine hitap eden mallar olduğu, bilinçli tüketici kitlesinin markaları ayırt etmede diğer tüketici kitlelerine göre daha dikkatli olduğunu kabul etmek gerektiği, ilaç markalarının ve takviye edici gıda ürünlerinin çoğunlukla hedef alınan hastalığa ve o hastalığı iyileştirmede kullanılan ilacın etken maddesine atıfta bulunan işaretleri ihtiva ettiğinin bilindiği, bu özelliği itibarıyla yönelik olduğu bilinçli tüketici kitlesi de dikkate alındığında, diğer markalara oranla, ufak farklılıkların ayırt ediciliği sağlamada yeterli olduğunun kabul edilmesi gerektiği"nin açıklandığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.09.2018 tarihli, 2016/14515 E., 2018/5728 K. sayılı kararıyla ZİNCO-ZİNCODAY markaları ile ilgili davada doktor ve eczacıdan oluşan uzman kullanıcı kesimi dikkate alındığında iltibas ihtimali bulunmadığına işaret edildiği, yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09.12.2015 tarihli 2015/6264 E., 2015/13174 K. sayılı kararıyla ZİNCO- ZİNCOBEST markaları ile ilgili davada doktor ve eczacıdan oluşan uzman kullanıcı kesimi dikkate alındığında iltibas ihtimali bulunmadığına işaret edildiği, emsal Yargıtay kararları da göz önüne alındığında, davacının, davalının müvekkilinin ZINCO markasından, ZİNCONET C markasını türettiğine dair iddiasının yerinde olmadığı, markanın etken madde olan zinc ibaresinden türetildiği ve ZINC ibaresinin yanına getirilen "ONET C+ şekil" unsuru ile ayırt edicilik kazandığı, İlk Derece Mahkemesinin hükümsüzlük kararının reddine ilişkin kararı ve gerekçesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının 2013/106945 sayılı "ZİNCONET C+şekil" markasının davacının tanınmış marka olduğunu iddia ettiği "ZINCO" ibareli markaları ile iltibas oluşturduğu gerekçesiyle açılan hükümsüzlük davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5570 E. 2024/2076 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… cil numaralı "ZİNCOMEGA" markası dışındaki markalarının şekil unsuru içermeyen, yalnızca harflerle yazılmış markalar olduğu, davalının davaya konu markasının ayrıca «ayırt ediciliğini» sağlayacak şekilde şekil unsuru da içerdiği, davacının şekil unsuru içeren "ZİNCOMEGA" markasının ise görsel ve işitsel olarak davalının markası ile benzeşmediği, davacı adına tescilli "BERKO ZİNKO C" markalarında "BERKO" ibaresinin yer alması nedeniyle davalının markası ile benzer olmadığı, yine davacı adına tescilli "ZİNCO-C OMEGA" ve "ZİNCO-C PLUS"markalarında da "OMEGA" ve "PLUS" ibarelerine yer verilmiş olduğundan, davalının markasında ise "ZİNCONET" ibaresi kullanıldığından markaların farklı olarak algılanacakları, bu nedenlerle markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu sebeple bilirkişi raporlarına itibar edilmediği gerekç …
… eyn tarafından bilinirliğinin çok yüksek seviyede olduğunu, 2011/31 E, 2012/182 K. sayılı kararda, müvekkilinin markasının tanınmış kabul edilemez ise de kullanımla «ayırt edicilik» seviyesinin yüksekliğinin kabulü gerektiğinin, Zinkofish markası ile müvekkili markası arasında işletmesel bağlantı bulunduğu yanılgısına neden olacak bir benzerlik seviyesinin bulunduğunun, işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu gibi genel izlenim ve algılanış itibarıyla da benzer olduğunun, markaların tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açacağından Zinkofish markasının tescilinin hukuken mümkün olmadığının ortaya konduğunu, kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini. müvekkili şirket ilaçlarının birçoğunun reçetesiz satılan tamamlayıcı ve takviye niteliğinde olan ilaçlar olduğunu, hedef kitlenin «ortalama tüketici» olduğunu, karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalının "ZİNCO" ibaresine "NET" eki ekleyerek "ZİNCONET C" esas unsurlu markayı oluşturduğunu, ZİNCO markasının seri markası olarak algılanmasının amaçlandığını, davaya konu 2013/106945 başvuru numaralı ZİNCONET C ibareli markanın görsel, anlamsal ve fonetik olarak müvekkilinin “ZİNCO” “ZİNCOVER” “ZİNCOLINE” “ZİNCOMAG” ve “ZİNCOMEGA” ve zinco esaslı sair markaları ile karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu belirterek kararın «kaldırılarak yeniden» yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… ihli 2015/6264 E., 2015/13174 K. sayılı kararıyla ZİNCO- ZİNCOBEST markaları ile ilgili davada doktor ve eczacıdan oluşan uzman kullanıcı kesimi dikkate alındığında «iltibas» ihtimali bulunmadığına işaret edildiği, emsal Yargıtay kararları da göz önüne alındığında, davacının, davalının müvekkilinin ZINCO markasından, ZİNCONET C markasını türettiğine dair iddiasının yerinde olmadığı, markanın etken madde olan zinc ibaresinden türetildiği ve ZINC ibaresinin yanına getirilen "ONET C+ şekil" unsuru ile «ayırt edicilik» kazandığı, İlk Derece Mahkemesinin hükümsüzlük kararının reddine ilişkin kararı ve gerekçesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun e …
Benzer bu kararda… zer bir ilacının (pediatrik şurup) olmadığı, her iki markanın hitap ettiği tüketici kitlesinin doktor ve eczacıdan oluştuğu, bunlar dışındaki kullanıcı kitlesininde «ortalama tüketici» profilinden daha bilgili ve seçici bir kitle olduğu, bu sebeple davalı markası açısından «iltibasın» ve markalar arasında benzerliğin varlığından bahsedilemeyeceği, davacı vekilinin marka tecavüzü iddiasının bu sebeple reddi gerektiği, diğer yandan davalının dava tarihine kadar 10 yıldır dava konusu şurubu üretmekte ve tescilsiz ama ruhsata uygun ilaç markasını kullanmakta olduğu, davacının dava tarihinden önce bu kullanıma karşı herhangi bir itirazı olduğuna dair dosyaya belge sunmadığı, bu süre boyunca davalının kullanımına sessiz kaldığı, bu durumda davacının, davalının dava konusu markasal kullanımına 5 yıldan fazla bir süre boyunca sessiz kalması sebebiyle hak «kaybına» uğramış sayılması gerektiği, bu hak kaybından dolayı davacının bu davayı açma hakkının da sona erdiği, bu durumda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasa …
… ER ibareli markasının hükümsüzlüğüne ilişkin kararın işbu dava için dayanak oluşturmayacağını, müvekkilinin ZİNCO esas unsurlu markaları tanınır hale getirdiğini ve «ayırt edicilik» kattığını, davalının ZİNCOVER ibareli ilaçlarının müvekkilinin ZİNCO esas unsurlu markaları ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu ve «iltibas» ihtimali olduğunu, rapora itirazlarının giderilmediğini, ZİNCOVER markasına ilişkin hükümsüzlük kararı hükme esas alınmak suretiyle «eksik inceleme» ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… larak davalının markasal kullanımında aynı etken maddeden türetilen "ZİNCOVER" ilaç markasının doktor ve eczacıdan oluşan uzman kullanıcı kesimi dikkate alındığında «iltibas» ihtimali oluşmayacağı, davalının kullanımının, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun)'nun 7 ve 29 uncu maddeleri gereğince davacının «marka hakkına tecavüz» ve bu suretle «haksız rekabet» oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki güvenlik ilkesi · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · kötüniyet · eksik inceleme · haksız rekabet
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin "zinco" esas unsurlu markaları tanınır hale getirdiğini ve mezkur markaya «ayırt edicilik» kattığını, "ZINCO” asıl unsurlu ürünler bakımından müvekkili şirketin 1990'lı yıllardan bu yana yoğun kullanımı ve tanıtımı sebebiyle davaya konu marka üzerinde üstün ve öncelikli hak sahipliği bulunduğunu, “ZİNCO” ibaresinin müvekkili firma tarafından ihdas ve istimal edildiği tarihin 03.12.1993 tarihi olduğunu, davalı şirketin “zincover” isimli tescilli bir markasının bulunmadığını, ”ZINCOVER” markasının da “ZINCO” esas unsurlu markanın seri markası olduğunu, ayrıca 07.02.1997 tarihinden itibaren “ZINCO” esas unsurlu çok sayıda markanın 07.02.1997 tarihinde başlamak suretiyle seri olarak tescil ettirildiğini, müvekkili şirkete ait ZİNCO asıl unsurlu seri markaların aldıkları ilaveler ile yoğun bir tanıtım ve kullanımının bulunduğunu, ZİNCO markası sebebiyle ZİNCOFİSH ibaresinin marka olarak tesciline izin verilmediğini ve «hukuk güvenliği ilkesi» gereğince tamamen kötü niyetle kullanılan “ZİNCOVER” isminin kullanımının da korunmaması gerektiğini, müvekkili şirketin yaptığı büyük yatırımlar, yayınlar, tanıtım ve reklam faaliyetleri sonucunda ZINCO markasını maruf hale getirdiğini, davalı şirketin çinko anlamına gelen "ZINC" ibaresi yerine müvekkilİ şirketin 1996 yılından bu yana kullanmak suretiyle maruf hale getirdiği "ZİNCO" ibaresini kullanarak "ZİNCOVER" ibaresini türetmesinin «kötüniyetini» ve müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanma amacını taşıdığını, davalı şirketin "ZİNCOVER" ibareli ilaçları müvekkilinin "ZİNCO" esas unsurlu markaları ile ayniyet derecesinde benzer olup, söz konusu "ZİNCOVER" ibaresinin müvekkilin seri markalarından biri olarak algılanma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, müvekkili şirkete ait “ZİNCO” ve “ZİNCO” esas unsurlu markaların reçetesiz satılan, her ebeveynin ve tüketicinin bildiği ve bilebilecek durumda olduğu, dolayısıyla hedef kitlenin orta seviyedeki tüketici olduğunu, orta seviyedeki tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu, açıklanan sebeplerle davalı şirketin "ZİNCOVER" ibaresini kullanımının, müvekkilin "ZİNCO" esas unsurlu markaları bakımından «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini, «eksik inceleme» ile verilen bilirkişi raporunun hükme esas alındığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
… larak davalının markasal kullanımında aynı etken maddeden türetilen "ZİNCOVER" ilaç markasının doktor ve eczacıdan oluşan uzman kullanıcı kesimi dikkate alındığında «iltibas» ihtimali oluşmayacağı, davalının kullanımının, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun)'nun 7 ve 29 uncu maddeleri gereğince davacının «marka hakkına tecavüz» ve bu suretle «haksız rekabet» oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… zer bir ilacının (pediatrik şurup) olmadığı, her iki markanın hitap ettiği tüketici kitlesinin doktor ve eczacıdan oluştuğu, bunlar dışındaki kullanıcı kitlesininde «ortalama tüketici» profilinden daha bilgili ve seçici bir kitle olduğu, bu sebeple davalı markası açısından «iltibasın» ve markalar arasında benzerliğin varlığından bahsedilemeyeceği, davacı vekilinin marka tecavüzü iddiasının bu sebeple reddi gerektiği, diğer yandan davalının dava tarihine kadar 10 yıldır dava konusu şurubu üretmekte ve tescilsiz ama ruhsata uygun ilaç markasını kullanmakta olduğu, davacının dava tarihinden önce bu kullanıma karşı herhangi bir itirazı olduğuna dair dosyaya belge sunmadığı, bu süre boyunca davalının kullanımına sessiz kaldığı, bu durumda davacının, davalının dava konusu markasal kullanımına 5 yıldan fazla bir süre boyunca sessiz kalması sebebiyle hak «kaybına» uğramış sayılması gerektiği, bu hak kaybından dolayı davacının bu davayı açma hakkının da sona erdiği, bu durumda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasa …
… ER ibareli markasının hükümsüzlüğüne ilişkin kararın işbu dava için dayanak oluşturmayacağını, müvekkilinin ZİNCO esas unsurlu markaları tanınır hale getirdiğini ve «ayırt edicilik» kattığını, davalının ZİNCOVER ibareli ilaçlarının müvekkilinin ZİNCO esas unsurlu markaları ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu ve «iltibas» ihtimali olduğunu, rapora itirazlarının giderilmediğini, ZİNCOVER markasına ilişkin hükümsüzlük kararı hükme esas alınmak suretiyle «eksik inceleme» ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14389 E. 2018/5474 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… eyn tarafından bilinirliğinin çok yüksek seviyede olduğunu, 2011/31 E, 2012/182 K. sayılı kararda, müvekkilinin markasının tanınmış kabul edilemez ise de kullanımla «ayırt edicilik» seviyesinin yüksekliğinin kabulü gerektiğinin, Zinkofish markası ile müvekkili markası arasında işletmesel bağlantı bulunduğu yanılgısına neden olacak bir benzerlik seviyesinin bulunduğunun, işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu gibi genel izlenim ve algılanış itibarıyla da benzer olduğunun, markaların tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açacağından Zinkofish markasının tescilinin hukuken mümkün olmadığının ortaya konduğunu, kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini. müvekkili şirket ilaçlarının birçoğunun reçetesiz satılan tamamlayıcı ve takviye niteliğinde olan ilaçlar olduğunu, hedef kitlenin «ortalama tüketici» olduğunu, karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalının "ZİNCO" ibaresine "NET" eki ekleyerek "ZİNCONET C" esas unsurlu markayı oluşturduğunu, ZİNCO markasının seri markası olarak algılanmasının amaçlandığını, davaya konu 2013/106945 başvuru numaralı ZİNCONET C ibareli markanın görsel, anlamsal ve fonetik olarak müvekkilinin “ZİNCO” “ZİNCOVER” “ZİNCOLINE” “ZİNCOMAG” ve “ZİNCOMEGA” ve zinco esaslı sair markaları ile karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu belirterek kararın «kaldırılarak yeniden» yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… cil numaralı "ZİNCOMEGA" markası dışındaki markalarının şekil unsuru içermeyen, yalnızca harflerle yazılmış markalar olduğu, davalının davaya konu markasının ayrıca «ayırt ediciliğini» sağlayacak şekilde şekil unsuru da içerdiği, davacının şekil unsuru içeren "ZİNCOMEGA" markasının ise görsel ve işitsel olarak davalının markası ile benzeşmediği, davacı adına tescilli "BERKO ZİNKO C" markalarında "BERKO" ibaresinin yer alması nedeniyle davalının markası ile benzer olmadığı, yine davacı adına tescilli "ZİNCO-C OMEGA" ve "ZİNCO-C PLUS"markalarında da "OMEGA" ve "PLUS" ibarelerine yer verilmiş olduğundan, davalının markasında ise "ZİNCONET" ibaresi kullanıldığından markaların farklı olarak algılanacakları, bu nedenlerle markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu sebeple bilirkişi raporlarına itibar edilmediği gerekç …
… leri ihtiva ettiğinin bilindiği, bu özelliği itibarıyla yönelik olduğu bilinçli tüketici kitlesi de dikkate alındığında, diğer markalara oranla, ufak farklılıkların «ayırt ediciliği» sağlamada yeterli olduğunun kabul edilmesi gerektiği"nin açıklandığı, Yargıtay 11.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamındaki çekişmeli mallar ve hizmetlerin «ortalama tüketiciler» yönünden, ...... oldukları gibi; başvuru ile itiraz ve hükümsüzlük istemine dayanak ......ların da işitsel, görsel, kavramsal olarak ve genel izlenim itibariyle ka …
Öte yandan ilaç ......larının çoğunlukla hedef alınan hastalığa ve o hastalığı iyileştirmede kullanılan ilacın etken maddesine atıfta bulunan işaretleri ihtiva ettiği bilinmekte olup, bu özelliği itibariyle yönelik olduğu bilinçli tüketici kitlesi de dikkate alındığında, diğer ......lara oranla, ufak farklılıkların «ayırt ediciliği» sağlamada yeterli olduğu kabul edilmelidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3150 E. , 2023/6700 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2448 Esas, 2022/564 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/575 E., 2019/219 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1984 yılından bu yana ilaç sektöründe faaliyet gösterdiğini, ülke çapında geniş bir dağıtım ağına sahip olduğunu, müvekkilinin "ZİNCO" markasını ilk defa 1996 yılında kullanmaya başladığını, Türk Marka ve Patent Kurumu (TPMK) nezdinde 05. sınıfta tescil edilmiş ve esas unsuru "ZİNCO" olan kırktan fazla markanın sahibi olduğunu, müvekkilinin "ZİNCO" markasının tanınmış bir marka hâline geldiğini, hatta bu konuda kesinleşmiş yargı kararı da bulunduğunu, markanın tanınmışlığına yönelik faaliyetlerin dava dilekçesinde liste halinde sunulduğunu, davalı adına tescil ettirilen "ZİNCONET C" markasının müvekkilinin markası ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu ve müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanmasının oldukça yüksek ihtimal olduğunu, her iki tarafa ait markaları taşıyan ilaçların reçetesiz de satılabildiği için aralarında iltibas ihtimalinin güçlendiğini, davalı tarafa marka kullanımına son vermesi için ihtarname çektiklerini fakat bir sonuç alınamadığını iddia ederek davalı adına tescilli 2013/106945 nolu "ZİNCONET C"markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olup reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafa ait "ZİNCO" markasının tanınmış markalar için kabul edilmiş olan kriterleri karşılamadığını, "ZINCO" ibaresinin kelime anlamının ÇİNKO olduğunu, bu nedenle müvekkilinin markadan uzaklaşmak için "ZİNCONET C" ibaresini tescil ettirdiğini, markalar arasındaki görsel, biçimsel ve fonetik açıdan benzerlik olmadığını, halkın her iki marka arasında bağlantı kurmasının mümkün olmadığını, bu nedenle karıştırılma tehlikesinin olmadığını, davacı tarafın seri markası oluşturmasının markalar arasındaki benzerliği artırmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların markalarında geçen ZİNCO kelimesinin Türkçe'deki anlamı dikkate alındığında esasen çinko esaslı 5. sınıf ilaç ve gıda takviyesi grubu ürünlerde etken madde bileşeni olarak kullanılabilecek olması nedeniyle "ZİNCO" ibaresinin bir kişinin tekeline bırakılamayacağından aynı sınıf ürünler bakımından "ZİNCO" ibareli davacı markaları ile "ZİNCONET C+Şekil" ibaresi arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlikten söz edilemeyeceğinden ve ayrıca davacının 2007 51095 tescil numaralı "ZİNCOMEGA" markası dışındaki markalarının şekil unsuru içermeyen, yalnızca harflerle yazılmış markalar olduğu, davalının davaya konu markasının ayrıca ayırt ediciliğini sağlayacak şekilde şekil unsuru da içerdiği, davacının şekil unsuru içeren "ZİNCOMEGA" markasının ise görsel ve işitsel olarak davalının markası ile benzeşmediği, davacı adına tescilli "BERKO ZİNKO C" markalarında "BERKO" ibaresinin yer alması nedeniyle davalının markası ile benzer olmadığı, yine davacı adına tescilli "ZİNCO-C OMEGA" ve "ZİNCO-C PLUS"markalarında da "OMEGA" ve "PLUS" ibarelerine yer verilmiş olduğundan, davalının markasında ise "ZİNCONET" ibaresi kullanıldığından markaların farklı olarak algılanacakları, bu nedenlerle markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu sebeple bilirkişi raporlarına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mübrez iki bilirkişi heyet raporunda da bilirkişilerin sonuç olarak müvekkili şirkete ait ZİNCO markasının ilaç sektöründe tanınmış marka olduğunu ve markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin olduğunu ve davalı adına tescilli markanın 05. sınıfta yer alan emtialar yönünden hükümsüz kılınabileceği görüşünde olduklarını ve hedef kitlenin ortalama düzeydeki tüketici kitlesi olması gerektiğini belirttiklerini, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemenin kararının gerekçesinde belirtildiği üzere iltibas değerlendirmesi kendi hukuki bilgisi ile çözümlenecek idi ise iki kez bilirkişi raporu alınmaması gerektiğini, Prof.
Dr. ...'in dosyada mübrez uzman görüşünde, “Çinkonun dünya üzerinde pek çok ülke dillerindeki karşılığı ”zinc” olup ”zink” şeklinde telaffuz edildiğini, yine bilindiği üzere, ecza ve kimya alanında ürün isimleri İngilizce ve/veya Latince olarak anıldıklarını, çinkonun da İngilizce karşılığının “zinc” olduğunu, zinkonun çinko anlamına gelmediğini ve Berko İlaç tarafından yaratılan ticari bir marka olduğu tespitinde bulunduğunu, Mahkeme kararında zinkonun çinko anlamında olduğu ve kimsenin tekelinde olamayacağı belirtilmiş ise de, zinkonun değil, ZİNK'in karşılığının çinko olduğunu, müvekkilinin 3, 5, 10, 22, 29, 44 ve diğer sınıflarda tescilli ve başvuru aşamasında olan 300 adet markasının bulunduğunu, Sağlık Bakanlığı'ndan alınan 24.04.1996 tarihli ruhsatname ile markayı ilk 1996 yılından beri kullanmaya başladığını, müvekkilinin özellikle çocuklar için ilaç ve takviye ürün üretim ve satışı yaptığını, bu nedenle ebeveyn tarafından bilinirliğinin çok yüksek seviyede olduğunu, 2011/31 E, 2012/182 K.
sayılı kararda, müvekkilinin markasının tanınmış kabul edilemez ise de kullanımla ayırt edicilik seviyesinin yüksekliğinin kabulü gerektiğinin, Zinkofish markası ile müvekkili markası arasında işletmesel bağlantı bulunduğu yanılgısına neden olacak bir benzerlik seviyesinin bulunduğunun, işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu gibi genel izlenim ve algılanış itibarıyla da benzer olduğunun, markaların tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açacağından Zinkofish markasının tescilinin hukuken mümkün olmadığının ortaya konduğunu, kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini. müvekkili şirket ilaçlarının birçoğunun reçetesiz satılan tamamlayıcı ve takviye niteliğinde olan ilaçlar olduğunu, hedef kitlenin ortalama tüketici olduğunu, karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalının "ZİNCO" ibaresine "NET" eki ekleyerek "ZİNCONET C" esas unsurlu markayı oluşturduğunu, ZİNCO markasının seri markası olarak algılanmasının amaçlandığını, davaya konu 2013/106945 başvuru numaralı ZİNCONET C ibareli markanın görsel, anlamsal ve fonetik olarak müvekkilinin “ZİNCO” “ZİNCOVER” “ZİNCOLINE” “ZİNCOMAG” ve “ZİNCOMEGA” ve zinco esaslı sair markaları ile karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu belirterek kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaların benzerlik karşılaştırmasında her uyuşmazlığın somut özelliklerinin dikkate alınması gerektiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2018 tarihli, 2016/14389 E., 2018/5474 K. sayılı emsal nitelikteki (ZİNCO-PEDİZİNCO) kararında, "davalı markasının tescil edildiği 5. Sınıf mallar yönünden bilinçli tüketici kitlesine hitap eden mallar olduğu, bilinçli tüketici kitlesinin markaları ayırt etmede diğer tüketici kitlelerine göre daha dikkatli olduğunu kabul etmek gerektiği, ilaç markalarının ve takviye edici gıda ürünlerinin çoğunlukla hedef alınan hastalığa ve o hastalığı iyileştirmede kullanılan ilacın etken maddesine atıfta bulunan işaretleri ihtiva ettiğinin bilindiği, bu özelliği itibarıyla yönelik olduğu bilinçli tüketici kitlesi de dikkate alındığında, diğer markalara oranla, ufak farklılıkların ayırt ediciliği sağlamada yeterli olduğunun kabul edilmesi gerektiği"nin açıklandığı, Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 26.09.2018 tarihli, 2016/14515 E., 2018/5728 K. sayılı kararıyla ZİNCO-ZİNCODAY markaları ile ilgili davada doktor ve eczacıdan oluşan uzman kullanıcı kesimi dikkate alındığında iltibas ihtimali bulunmadığına işaret edildiği, yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09.12.2015 tarihli 2015/6264 E., 2015/13174 K. sayılı kararıyla ZİNCO- ZİNCOBEST markaları ile ilgili davada doktor ve eczacıdan oluşan uzman kullanıcı kesimi dikkate alındığında iltibas ihtimali bulunmadığına işaret edildiği, emsal Yargıtay kararları da göz önüne alındığında, davacının, davalının müvekkilinin ZINCO markasından, ZİNCONET C markasını türettiğine dair iddiasının yerinde olmadığı, markanın etken madde olan zinc ibaresinden türetildiği ve ZINC ibaresinin yanına getirilen "ONET C+ şekil" unsuru ile ayırt edicilik kazandığı, İlk Derece Mahkemesinin hükümsüzlük kararının reddine ilişkin kararı ve gerekçesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının 2013/106945 sayılı "ZİNCONET C+şekil" markasının davacının tanınmış marka olduğunu iddia ettiği "ZINCO" ibareli markaları ile iltibas oluşturduğu gerekçesiyle açılan hükümsüzlük davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/986994400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz