Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3166 E. 2023/6680 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın konusu↗ maddi hata↗ ticari faiz↗ muvafakat↗ ihtar↗ haksız fiil↗ ıslah↗ ihtarname↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/337 E., 2018/204 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; mali hakları davacıya ait olan Adsız Cengaver, Ala Geyik, Alın Yazısı, Aslan Bacanak, Baba Bizi Eversene, Baba Kartal, Batsın Bu Dünya, Beş Milyoncuk Borç Verir Misin, Bıktım Her Gün Ölmekten, Bütün Anneler Melektir, Cafer'in Çilesi, Davaro, Deli Yusuf, Dertler Benim Olsun, Diyet, Fatma Bacı, Gelin, Gülermisin Ağlarmısın, Hasret Sancısı, Hatasız Kul Olmaz, Hayat Bayram Olsa, Her Gönülde Bir Aslan Yatar, Hıçkırık, İtirazım Var, Kezban, Kin, Kuma, Mutlu Ol Yeter, Hereye Bakıyor Bu Adamlar, Petrol Kralları, Sev Dedi Gözlerim, Sivri Akıllılar, Tuzak, Vahşi Çiçek, Yarabbim, Yaralı Kurt, Yedi Evlat İki Damat ve Yuvasızlar isimli 38 adet Türk filminin taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmaksızın izinsiz olarak davalıya ait ... Film TV, ... TV, ... TV, ... 1, B&B, C7, .... One, .... Sinema, .... TV, .... TV, .... TV, ..., ... TV, ...Euro, .... TV, ... Sinema TV, ... Sinema TV, .... Sinema TV, ... TV logolu 16 ayrı televizyon yayın frekasından 19 farklı logo ile 94 kez gösterime sunulduğunu, davalının bu eylemi ile davacının mali haklarına tecavüz ettiğini, davalının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 68 inci maddesi gereğince davacıya tazminat ödemesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 06.02.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile, bilirkişi raporunda tazminat tutarının 510.000,00 TL olarak hesaplandığını, bu bedelin 508.500,00 TL'lik kısmı için fazlaya ilişkin hak ve ek dava haklarının saklı olduğunu belirterek şimdilik 1.500,00 TL'nin filmlerin son gösterim tarihi olan 22.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin belirlenen kanal ve filmlerin yayınlayıcısı değil, uydu alt yapısını sağlayan teknik bir şirket olduğunu, davanın dava konusu filmleri yayınlayan kanal ve bu kanalların sahiplerine yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin, uydu altyapı platform işletmecisi olduğu, 6112 sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Uydu Yayın Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "platform işletmecisinin çok sayıda yayın hizmetini bir veya birden fazla sinyal haline getirerek uydu, kablo ve benzeri ortamlardan şifreli veya şifresiz olarak izleyicinin doğrudan alacağı şekilde iletimi sağlayan kuruluşu ifade ettiği" hükmünün düzenlendiği, platform işletmecisinin yayın kuruluşlarından yayın lisansı değil, yalnızca yayın iletim yetkisini içeren belge alabileceği, yayını yalnızca medya hizmeti sağlayıcı olarak isimlendirilen yayın kuruluşlarının gerçekleştirebileceği, yaptığı aktarımın da 5846 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi anlamında bir iletim olmadığı, 5846 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesinin son fıkrasında "Dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla servis ve bilgi içerik sağlayıcılar tarafından eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin bu Kanunda tanınmış haklarının ihlâli halinde, hak sahiplerinin başvuruları üzerine ihlâle konu eserler içerikten çıkarılır" hükmünün düzenlendiği, anılan hükümde de ifade edildiği üzere, keşide edilecek olan ihtarnamede içerikten çıkarılacak olan ihlale konu eserler veya bağlantılı hak konularının neler olduğunun belirtilmesi gerektiği, kablo ile iletim yapan davalı şirkete gönderilecek olan ihtarnamede bu şirket ile anlaşma yapan TV yayın kuruluşları tarafından gerçekleştirilecek yayınlar içerisinde mevcut ve hak ihlali oluşturduğu ileri sürülen sinema eserlerinin hangileri olduğunun belirtilmesi gerektiği, aksi takdirde, davalı yayın kuruluşunun hukuki statüsü itibariyle önceden hangi eserlerin ihlal oluşturduğunu bilmesi, bilebilmesi ve içerikten çıkarılmasını sağlamasının mümkün bulunmadığı, davacı tarafından uydu alt yapı işletmecisi olan davalıya usule uygun ihtar yapılmadığından 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince tazminat talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ıslah dilekçesi ile 22.09.2014 tarihli ve 26.09.2014 tarihli ihtarnamelerin dosyaya sunulduğunu, buna göre mahkemenin gerekçesinde ıslah ile karşı tarafın muvafakatinin olmaması şeklindeki gerekçenin maddi hata içerdiğini, mahkemenin atıf yaptığı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/5698 E., 2016/2986 K. sayılı kararında belirtilen kriterlerin RTÜK kanununa uygun faaliyet gösteren uydu platform işletmelerinin lisanslı kanallara uydu frekansı sağlaması ile ilgili emsal karar niteliğinde olup, RTÜK kanununa aykırı olarak işletme yapan lisanssız kanallara frekans sağlayan davalı ile ilgili emsal niteliğinde olmadığını, zira davalının RTÜK kanununu ihlal ederek yayın frekansı olmayan tv kanallarına uydu frekansı sağladığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu ve 61 inci maddeleri gereğince üçüncü kişilere karşı kendi, haksız fiili nedeniyle sorumlu olduğunu, bu hususun davalı vekilinin cevap dilekçesinde sunduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2005/11753 E., 2005/10132 K. sayılı kararında içtihat olarak tespit edildiğini, bu kararda 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi anlamında "kışkırtıcı eylemci veya yardımcı durumunda ise platformun sorumlu olacağı" içtihat olarak kabul edildiğini, davalının RTÜK kanununa aykırı olarak lisanssız kanallara uydu frekansı sağlaması nedeniyle kanun dışı zemin hazırlayarak uydu frekansı sağladığı için haksız fiil nedeniyle sorumlu olduğunu, bu nedenle platform lisansının RTÜK tarafından iptal edildiğini, bilirkişi raporunda bu hususların tespit edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının uydu alt yapı işletmecisi olduğu, davacının davalıya 5846 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesinin son fıkrası kapsamında ihtar göndermediği, dolayısıyla davalının dava dışı şirketlere ait yayınların içeriğini bilmesinin mümkün olmadığı, yayınların içeriğinin oluşturulmasına katkısı ve değiştirme imkanı da bulunmadığından 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi kapsamında davalıdan tazminat istenemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mali hakları davacıya ait olan 38 adet Türk filminin, davalıya ait televizyon kanallarında izinsiz olarak gösterime sunulması sebebiyle 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 5846 sayılı Kanun'un 25 inci, 68 inci maddesi ve Ek 4 üncü maddesinin son fıkrası, 6112 sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Uydu Yayın Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2498 E. 2023/6411 K.
Ortak:ihtar · Tazminat
İncelediğiniz kararda… cağı şekilde iletimi sağlayan kuruluşu ifade ettiği" hükmünün düzenlendiği, platform işletmecisinin yayın kuruluşlarından yayın lisansı değil, yalnızca yayın iletim «yetkisini» içeren belge alabileceği, yayını yalnızca medya hizmeti sağlayıcı olarak isimlendirilen yayın kuruluşlarının gerçekleştirebileceği, yaptığı aktarımın da 5846 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi anlamında bir iletim olmadığı, 5846 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesinin «son» fıkrasında "Dijital iletim de «dahil» olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla servis ve bilgi içerik sağlayıcılar tarafından eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin bu Kanunda tanınmış haklarının ihlâli halinde, hak sahiplerinin başvuruları üzerine ihlâle konu eserler içerikten çıkarılır" hükmünün düzenlendiği, anılan hükümde de ifade edildiği üzere, keşide edilecek olan «ihtarnamede» içerikten çıkarılacak olan ihlale konu eserler veya bağlantılı hak konularının neler olduğunun belirtilmesi gerektiği, kablo ile iletim yapan davalı şirkete gönderilecek olan ihtarnamede bu şirket ile anlaşma yapan TV yayın kuruluşları tarafından gerçekleştirilecek yayınlar içerisinde mevcut ve hak ihlali oluşturduğu ileri sürülen sinema eserlerinin hangileri olduğunun belirtilmesi gerektiği, aksi takdirde, davalı yayın kuruluşunun hukuki statüsü itibariyle önceden hangi eserlerin ihlal oluşturduğunu bilmesi, bilebilmesi ve içerikten çıkarılmasını sağlamasının mümkün bulunmadığı, davacı tarafından uydu alt yapı işletmecisi olan davalıya usule uygun «ihtar» yapılmadığından 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince tazminat talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının uydu alt yapı işletmecisi olduğu, davacının davalıya 5846 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesinin «son» fıkrası kapsamında «ihtar» göndermediği, dolayısıyla davalının dava dışı şirketlere ait yayınların içeriğini bilmesinin mümkün olmadığı, yayınların içeriğinin oluşturulmasına katkısı ve deği …
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemenin «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine dair kararının dosyadaki deliller, davalı beyanları ve hatta İlk Derece Mahkemesinin olguları kabulü uyarınca hatalı olduğunu, davalının gösterim lisansı olmasa bile çok sayıda TV kanalıyla platform ortaklıkları olduğu hususunun davalının da kabulünde olduğunu, davalı şirketin davacı ve diğer film şirketleriyle yaptığı yayın hakkı sözleşmeleri davalının film tedarikçisi olduğunun kanıtı olduğunu ve bu konudaki delilleri dosyaya sunduklarını, dava dışı Blu Tv İletişim Hizmetleri'ne gönderilen 2018 tarihli «ihtara» verilen cevapta "Gösterimini yaptıkları filmleri ...
… ssedarı olup eşgüdümle hareket ettiği çok sayıdaki tv kanalına film tedarikçiliği yaptığını, bu kanalların olduğu platformun da işletmecisi olduğunu, davalı şirkete «husumet» yöneltilmesinin haklı olduğunu, yayın lisansı olmayan davalının yayın için onlarca sözleşme yapmış olmasının açıklanamadığını, RTÜK yazısında davalı şirketin platformdaki 18 yayıncı tv şirketin hissedarı olduğu bilgisi, davalı şirketle aralarındaki organik bağa «kesin» kanıt olduğunu, bu durum aynı platformda, aynı iradeyle yönlendirilen davalı şirketle yayıncı şirketler arasındaki amaç, çıkar birliğine («muvazaaya») açık, kesin kanıt oluşturduğunu, tedarikçi, platform isletmecisi davalı şirketle, yayıncı şirketler birbirlerini perdeleyen çalışma tarzıyla, alacaklılarına hedef olmamak, kapatılmak gibi cezalara muhatap olmamak amacıyla, «hakkı kötüye kullanıldığını» Mahkemece tek yanlı, delille irtibatı kurulmayan, soyut, gerekçeler tekrarlanıp, davacı lehindeki delil ve olgular görmezden gelinerek, davalının yayıncı kuruluş olmadığı, yayıncı kuruluşların D Smart uydu platformuyla bağlantısının ve muvazaa iddiasının ispat edilemediği" belirtilerek, davalıya husumeti bulunmadığının belirtildiğini, bu durumun aksini ispat eden «ihtar», bilirkişi raporu, RTÜK yazısı, davalının, «kısmi kabulü» hatta Mahkemenin ... ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi kabul · belirsiz alacak davası · husumet itirazı · muvazaa · hakkın kötüye kullanılması · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · tüzel kişilik
Benzer bu kararda… olmadığı ve hissesi bulunan yayıncı kuruluşlarında bu dergide yer alan D Smart uydu platformu ile bağlantısının tespit edilemediği, davacı tarafından ileri sürülen «muvazaa» iddiasının ispat edilemediği, dolayısıyla davacı tarafça yapılacak basit bir araştırma sonucunda yayıncıların kolayca tespit edilebileceği, bu nedenle davalı tarafından ileri sürülen «pasif husumet itirazının» yerinde olduğu gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… uç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının film tedarikçisi olduğu, ancak davalı ile dava dışı yayıncı şirketlerin farklı «tüzel kişilik» olduğu, iş adreslerinin, şirketin «yönetim kurulu» ve yetkililerinin farklı olduğu, dolayısıyla yayıncı kuruluş ile bir bağlantılarının tespit edilemediği, RTÜK kayıtlarına göre davalının yayıncı kuruluş olmadığı ve hissesi bulanan yayıncı kuruluşlarında bu dergide yer alan D Smart uydu platformu ile bağlantısının tespit edilemediği, iddia olunan filmlerin yayınlandığı ileri sürülen televizyon kanallarının davalıya ait olmadığı, tüm bu hususlar gözönüne alındığında İlk Derece Mahkemesince verilen «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine dair karar yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… ssedarı olup eşgüdümle hareket ettiği çok sayıdaki tv kanalına film tedarikçiliği yaptığını, bu kanalların olduğu platformun da işletmecisi olduğunu, davalı şirkete «husumet» yöneltilmesinin haklı olduğunu, yayın lisansı olmayan davalının yayın için onlarca sözleşme yapmış olmasının açıklanamadığını, RTÜK yazısında davalı şirketin platformdaki 18 yayıncı tv şirketin hissedarı olduğu bilgisi, davalı şirketle aralarındaki organik bağa «kesin» kanıt olduğunu, bu durum aynı platformda, aynı iradeyle yönlendirilen davalı şirketle yayıncı şirketler arasındaki amaç, çıkar birliğine («muvazaaya») açık, kesin kanıt oluşturduğunu, tedarikçi, platform isletmecisi davalı şirketle, yayıncı şirketler birbirlerini perdeleyen çalışma tarzıyla, alacaklılarına hedef olmamak, kapatılmak gibi cezalara muhatap olmamak amacıyla, «hakkı kötüye kullanıldığını» Mahkemece tek yanlı, delille irtibatı kurulmayan, soyut, gerekçeler tekrarlanıp, davacı lehindeki delil ve olgular görmezden gelinerek, davalının yayıncı kuruluş olmadığı, yayıncı kuruluşların D Smart uydu platformuyla bağlantısının ve muvazaa iddiasının ispat edilemediği" belirtilerek, davalıya husumeti bulunmadığının belirtildiğini, bu durumun aksini ispat eden «ihtar», bilirkişi raporu, RTÜK yazısı, davalının, «kısmi kabulü» hatta Mahkemenin ... ...
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemenin «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine dair kararının dosyadaki deliller, davalı beyanları ve hatta İlk Derece Mahkemesinin olguları kabulü uyarınca hatalı olduğunu, davalının gösterim lisansı olmasa bile çok sayıda TV kanalıyla platform ortaklıkları olduğu hususunun davalının da kabulünde olduğunu, davalı şirketin davacı ve diğer film şirketleriyle yaptığı yayın hakkı sözleşmeleri davalının film tedarikçisi olduğunun kanıtı olduğunu ve bu konudaki delilleri dosyaya sunduklarını, dava dışı Blu Tv İletişim Hizmetleri'ne gönderilen 2018 tarihli «ihtara» verilen cevapta "Gösterimini yaptıkları filmleri ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5698 E. 2016/2986 K.
Ortak:ihtar · haksız fiil · ihtarname · dahili dava · i̇i̇k 72/son · Tazminat
İncelediğiniz kararda… cağı şekilde iletimi sağlayan kuruluşu ifade ettiği" hükmünün düzenlendiği, platform işletmecisinin yayın kuruluşlarından yayın lisansı değil, yalnızca yayın iletim «yetkisini» içeren belge alabileceği, yayını yalnızca medya hizmeti sağlayıcı olarak isimlendirilen yayın kuruluşlarının gerçekleştirebileceği, yaptığı aktarımın da 5846 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi anlamında bir iletim olmadığı, 5846 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesinin «son» fıkrasında "Dijital iletim de «dahil» olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla servis ve bilgi içerik sağlayıcılar tarafından eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin bu Kanunda tanınmış haklarının ihlâli halinde, hak sahiplerinin başvuruları üzerine ihlâle konu eserler içerikten çıkarılır" hükmünün düzenlendiği, anılan hükümde de ifade edildiği üzere, keşide edilecek olan «ihtarnamede» içerikten çıkarılacak olan ihlale konu eserler veya bağlantılı hak konularının neler olduğunun belirtilmesi gerektiği, kablo ile iletim yapan davalı şirkete gönderilecek olan ihtarnamede bu şirket ile anlaşma yapan TV yayın kuruluşları tarafından gerçekleştirilecek yayınlar içerisinde mevcut ve hak ihlali oluşturduğu ileri sürülen sinema eserlerinin hangileri olduğunun belirtilmesi gerektiği, aksi takdirde, davalı yayın kuruluşunun hukuki statüsü itibariyle önceden hangi eserlerin ihlal oluşturduğunu bilmesi, bilebilmesi ve içerikten çıkarılmasını sağlamasının mümkün bulunmadığı, davacı tarafından uydu alt yapı işletmecisi olan davalıya usule uygun «ihtar» yapılmadığından 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince tazminat talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının uydu alt yapı işletmecisi olduğu, davacının davalıya 5846 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesinin «son» fıkrası kapsamında «ihtar» göndermediği, dolayısıyla davalının dava dışı şirketlere ait yayınların içeriğini bilmesinin mümkün olmadığı, yayınların içeriğinin oluşturulmasına katkısı ve deği …
Davacı vekili 06.02.2018 tarihli «ıslah» dilekçesi ile, bilirkişi raporunda tazminat tutarının 510.000,00 TL olarak hesaplandığını, bu bedelin 508.500,00 TL'lik kısmı için fazlaya ilişkin hak ve ek dava haklarının saklı olduğunu belirterek şimdilik 1.500,00 TL'nin filmlerin «son» gösterim tarihi olan 22.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek «ticari faizi» ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, eylemin «haksız fiil» oluşu ve süregelmekte olması nedeniyle zaman aşımı definin yerinde görülmediği, davalı taraf televizyon kanalları ile aralarında sözleşme bulunması nedeniyle sorumlu tutulamayacağını savunmuş ise de ...'nın 54. maddesi hükmü karşısında davalının «üçüncü kişi» durumunda olan televizyon kanalları ile sözleşme yapmasının onu sorumluluktan kurtarmayacağı, davacıların talep edebileceği bedelin davalının hazırladığı ortamın (kablolu yayın) kullanılması suretiyle davacıların (hak/eser sahiplerinin) izni olmaksızın ve mali hak bedeli ödenmeksizin televizyon yayınlarının tüketiciye umuma ulaştırılmasından doğan emsal bedel olabileceği, ...'nın 76/«son» fıkrasındaki «karine» ve Yargıtay 11.
Davacı Meslek Birlikleri tarafından davalı kuruluşa gönderilen «ihtarnamede» belirli bir üye ya da üyelere ilişkin eser ve eser adları açıklanmaksızın, genel olarak meslek birliği ile 5846 sayılı ... hükümleri uyarınca sözleşme yapılması gerektiği belirtilmiş, bunun hukuki ve cezai sonuçları «ihtar» edilmiştir.
5846 sayılı ...'nın Ek 4/«son» maddesinde "Dijital iletim de «dahil» olmak üzere işaret, ses ve/ veya görüntü nakline yarayan araçlarla servis ve bilgi içerik sağlayıcılar tarafından eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin bu Kanunda tanınmış haklarının ihlâli halinde, hak sahiplerinin başvuruları üzerine ihlâle konu eserler içerikten çıkarılır" hükmü düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gönderici sorumluluğu · rayiç bedel · karine · üçüncü kişi · ilan
Benzer bu kararda2011/5325 K. sayılı kararındaki ölçü ve ilkeler esas alınarak davalı «ihtarnamenin» kendisine tebliğinden itibaren yayıncı TV kanallarının ihlallerinden bilgi sahibi olduğundan ve davalıya gönderilen ihtarname 08.04.2008 tarihinde tebliğ edildiğinden ihlal tarihinin başlangıcının 08.04.2008 tarihi olarak kabul ediliği, davalının anlaşmalı olduğu TV yayın kuruluşları tarafından gerçekleştirilen yayınların davalıya ait kablo alt yapısı aracılığı ile abonesi olan TV izleyicilerine yeniden iletmesi eyleminin eser sahibinin eserin aslı ya da çoğaltılmış nüshalarının diğer biçimlerde umuma iletimine ilişkin mali hak kapsamında olduğu, davacı meslek birliklerinin hak takibine yetkili oldukları ve davalıya ihtarname «gönderilerek sorumluluğunun» başlatıldığı ve söz konusu ihtarname sonrasındaki dönemde davacı ...'ın hak sahibi olduğu eserlere ilişkin herhangi bir ihlalin bulunmadığı, diğer davacı...' ın söz konusu dönemde hak sahibi olduğu...filminin 25/05/2008 tarihinde Kanal D televizyonunda yayınlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının davacı Sinema Eser Yapımcıları Meslek Birliği'nin(... mali haklarına tecavüzün tespiti ile ...'nın 68. maddesi gereğince «rayiç bedelin» 3 katı olan 3.627.00-TL'nin 09.04.2008 tarihinden işletilecek faizi ile birlikte tahsiline, davacı Sinema Eserleri Sahipleri Meslek Birliği'nin(...) davasının reddine, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, eylemin «haksız fiil» oluşu ve süregelmekte olması nedeniyle zaman aşımı definin yerinde görülmediği, davalı taraf televizyon kanalları ile aralarında sözleşme bulunması nedeniyle sorumlu tutulamayacağını savunmuş ise de ...'nın 54. maddesi hükmü karşısında davalının «üçüncü kişi» durumunda olan televizyon kanalları ile sözleşme yapmasının onu sorumluluktan kurtarmayacağı, davacıların talep edebileceği bedelin davalının hazırladığı ortamın (kablolu yayın) kullanılması suretiyle davacıların (hak/eser sahiplerinin) izni olmaksızın ve mali hak bedeli ödenmeksizin televizyon yayınlarının tüketiciye umuma ulaştırılmasından doğan emsal bedel olabileceği, ...'nın 76/«son» fıkrasındaki «karine» ve Yargıtay 11.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14067 E. 2015/3386 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık
Benzer bu karardaFilm -... döndüğü, bu kişinin «mirasçılarından» devir yoluyla filmin ... yazılı mali haklarını devralan davacının filmin televizyon yayınına izin vermeye ve yasaklamaya yetkili bulunduğu, RTÜK tarafından verilen cevabi yazıda filmin 1/5/2010 tarihinde yayınlandığı yöndeki bilginin başka gün ve tarihlerde yayınlanmadığı anlamına gelmediği, ... adlı TV kanalının yayın akışını gösteren...
2 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1831 E. 2019/1560 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu kararda… .. m. gereğince davacının hak takibine yetkili olduğu tüm eserler yönünden mali haklara tecavüz oluşturduğunun tespitine, taleple bağlı kalınarak takdiren 50.000 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce b …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8816 E. 2013/11666 K.
Ortak:ihtar · ihtarname · dahili dava
İncelediğiniz kararda… cağı şekilde iletimi sağlayan kuruluşu ifade ettiği" hükmünün düzenlendiği, platform işletmecisinin yayın kuruluşlarından yayın lisansı değil, yalnızca yayın iletim «yetkisini» içeren belge alabileceği, yayını yalnızca medya hizmeti sağlayıcı olarak isimlendirilen yayın kuruluşlarının gerçekleştirebileceği, yaptığı aktarımın da 5846 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi anlamında bir iletim olmadığı, 5846 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesinin «son» fıkrasında "Dijital iletim de «dahil» olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla servis ve bilgi içerik sağlayıcılar tarafından eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin bu Kanunda tanınmış haklarının ihlâli halinde, hak sahiplerinin başvuruları üzerine ihlâle konu eserler içerikten çıkarılır" hükmünün düzenlendiği, anılan hükümde de ifade edildiği üzere, keşide edilecek olan «ihtarnamede» içerikten çıkarılacak olan ihlale konu eserler veya bağlantılı hak konularının neler olduğunun belirtilmesi gerektiği, kablo ile iletim yapan davalı şirkete gönderilecek olan ihtarnamede bu şirket ile anlaşma yapan TV yayın kuruluşları tarafından gerçekleştirilecek yayınlar içerisinde mevcut ve hak ihlali oluşturduğu ileri sürülen sinema eserlerinin hangileri olduğunun belirtilmesi gerektiği, aksi takdirde, davalı yayın kuruluşunun hukuki statüsü itibariyle önceden hangi eserlerin ihlal oluşturduğunu bilmesi, bilebilmesi ve içerikten çıkarılmasını sağlamasının mümkün bulunmadığı, davacı tarafından uydu alt yapı işletmecisi olan davalıya usule uygun «ihtar» yapılmadığından 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince tazminat talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ıslah» dilekçesi ile 22.09.2014 tarihli ve 26.09.2014 tarihli «ihtarnamelerin» dosyaya sunulduğunu, buna göre mahkemenin gerekçesinde ıslah ile karşı tarafın «muvafakatinin» olmaması şeklindeki gerekçenin «maddi hata» içerdiğini, mahkemenin atıf yaptığı Yargıtay 11.
… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının uydu alt yapı işletmecisi olduğu, davacının davalıya 5846 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesinin «son» fıkrası kapsamında «ihtar» göndermediği, dolayısıyla davalının dava dışı şirketlere ait yayınların içeriğini bilmesinin mümkün olmadığı, yayınların içeriğinin oluşturulmasına katkısı ve deği …
Benzer bu kararda… ası ve özellikle yayında eser ve/veya bağlantılı hak sahiplerinin haklarının ihlal edilip edilmediğini önceden bilebilecek durumda olmaması nedeniyle, kendisine bir «ihtar» yapılmadığı sürece aynı Kanunun 68. maddesine dayalı olarak talep edilen telif tazminatından doğrudan sorumlu tutulamaz.
O halde, 5846 sayılı FSEK'nun 68. maddesi uyarınca davalının telif tazminatına dayalı sorumluluğuna gidilebilmesi kendisine «uyuşmazlık konusu» ihlale ilişkin bir «ihtarnamenin» tebliği ve buna rağmen ihlale devam edilmesi halinde mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından davalıya böyle bir «ihtar» yapılıp yapılmadığı dosya kapsamından anlaşılamadığı gibi davacı tarafından buna yönelik bir iddia da mevcut değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · feragat · avans faizi
Benzer bu kararda… 6.551,20 TL olduğu gerekçesiyle, davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne, FSEK 68/1 maddesi gereğince taleple bağlı kalınarak 476.551,20 TL telif tazminatının «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
O halde, 5846 sayılı FSEK'nun 68. maddesi uyarınca davalının telif tazminatına dayalı sorumluluğuna gidilebilmesi kendisine «uyuşmazlık konusu» ihlale ilişkin bir «ihtarnamenin» tebliği ve buna rağmen ihlale devam edilmesi halinde mümkündür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3166 E. , 2023/6680 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1988 Esas, 2022/312 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/337 E., 2018/204 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; mali hakları davacıya ait olan Adsız Cengaver, Ala Geyik, Alın Yazısı, Aslan Bacanak, Baba Bizi Eversene, Baba Kartal, Batsın Bu Dünya, Beş Milyoncuk Borç Verir Misin, Bıktım Her Gün Ölmekten, Bütün Anneler Melektir, Cafer'in Çilesi, Davaro, Deli Yusuf, Dertler Benim Olsun, Diyet, Fatma Bacı, Gelin, Gülermisin Ağlarmısın, Hasret Sancısı, Hatasız Kul Olmaz, Hayat Bayram Olsa, Her Gönülde Bir Aslan Yatar, Hıçkırık, İtirazım Var, Kezban, Kin, Kuma, Mutlu Ol Yeter, Hereye Bakıyor Bu Adamlar, Petrol Kralları, Sev Dedi Gözlerim, Sivri Akıllılar, Tuzak, Vahşi Çiçek, Yarabbim, Yaralı Kurt, Yedi Evlat İki Damat ve Yuvasızlar isimli 38 adet Türk filminin taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmaksızın izinsiz olarak davalıya ait ...
Film TV, ... TV, ... TV, ... 1, B&B, C7, .... One, .... Sinema, .... TV, .... TV, .... TV, ..., ... TV, ...Euro, .... TV, ... Sinema TV, ... Sinema TV, .... Sinema TV, ... TV logolu 16 ayrı televizyon yayın frekasından 19 farklı logo ile 94 kez gösterime sunulduğunu, davalının bu eylemi ile davacının mali haklarına tecavüz ettiğini, davalının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 68 inci maddesi gereğince davacıya tazminat ödemesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 06.02.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile, bilirkişi raporunda tazminat tutarının 510.000,00 TL olarak hesaplandığını, bu bedelin 508.500,00 TL'lik kısmı için fazlaya ilişkin hak ve ek dava haklarının saklı olduğunu belirterek şimdilik 1.500,00 TL'nin filmlerin son gösterim tarihi olan 22.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin belirlenen kanal ve filmlerin yayınlayıcısı değil, uydu alt yapısını sağlayan teknik bir şirket olduğunu, davanın dava konusu filmleri yayınlayan kanal ve bu kanalların sahiplerine yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin, uydu altyapı platform işletmecisi olduğu, 6112 sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Uydu Yayın Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "platform işletmecisinin çok sayıda yayın hizmetini bir veya birden fazla sinyal haline getirerek uydu, kablo ve benzeri ortamlardan şifreli veya şifresiz olarak izleyicinin doğrudan alacağı şekilde iletimi sağlayan kuruluşu ifade ettiği" hükmünün düzenlendiği, platform işletmecisinin yayın kuruluşlarından yayın lisansı değil, yalnızca yayın iletim yetkisini içeren belge alabileceği, yayını yalnızca medya hizmeti sağlayıcı olarak isimlendirilen yayın kuruluşlarının gerçekleştirebileceği, yaptığı aktarımın da 5846 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi anlamında bir iletim olmadığı, 5846 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesinin son fıkrasında "Dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla servis ve bilgi içerik sağlayıcılar tarafından eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin bu Kanunda tanınmış haklarının ihlâli halinde, hak sahiplerinin başvuruları üzerine ihlâle konu eserler içerikten çıkarılır" hükmünün düzenlendiği, anılan hükümde de ifade edildiği üzere, keşide edilecek olan ihtarnamede içerikten çıkarılacak olan ihlale konu eserler veya bağlantılı hak konularının neler olduğunun belirtilmesi gerektiği, kablo ile iletim yapan davalı şirkete gönderilecek olan ihtarnamede bu şirket ile anlaşma yapan TV yayın kuruluşları tarafından gerçekleştirilecek yayınlar içerisinde mevcut ve hak ihlali oluşturduğu ileri sürülen sinema eserlerinin hangileri olduğunun belirtilmesi gerektiği, aksi takdirde, davalı yayın kuruluşunun hukuki statüsü itibariyle önceden hangi eserlerin ihlal oluşturduğunu bilmesi, bilebilmesi ve içerikten çıkarılmasını sağlamasının mümkün bulunmadığı, davacı tarafından uydu alt yapı işletmecisi olan davalıya usule uygun ihtar yapılmadığından 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince tazminat talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ıslah dilekçesi ile 22.09.2014 tarihli ve 26.09.2014 tarihli ihtarnamelerin dosyaya sunulduğunu, buna göre mahkemenin gerekçesinde ıslah ile karşı tarafın muvafakatinin olmaması şeklindeki gerekçenin maddi hata içerdiğini, mahkemenin atıf yaptığı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/5698 E., 2016/2986 K. sayılı kararında belirtilen kriterlerin RTÜK kanununa uygun faaliyet gösteren uydu platform işletmelerinin lisanslı kanallara uydu frekansı sağlaması ile ilgili emsal karar niteliğinde olup, RTÜK kanununa aykırı olarak işletme yapan lisanssız kanallara frekans sağlayan davalı ile ilgili emsal niteliğinde olmadığını, zira davalının RTÜK kanununu ihlal ederek yayın frekansı olmayan tv kanallarına uydu frekansı sağladığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu ve 61 inci maddeleri gereğince üçüncü kişilere karşı kendi, haksız fiili nedeniyle sorumlu olduğunu, bu hususun davalı vekilinin cevap dilekçesinde sunduğu, Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 2005/11753 E., 2005/10132 K. sayılı kararında içtihat olarak tespit edildiğini, bu kararda 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi anlamında "kışkırtıcı eylemci veya yardımcı durumunda ise platformun sorumlu olacağı" içtihat olarak kabul edildiğini, davalının RTÜK kanununa aykırı olarak lisanssız kanallara uydu frekansı sağlaması nedeniyle kanun dışı zemin hazırlayarak uydu frekansı sağladığı için haksız fiil nedeniyle sorumlu olduğunu, bu nedenle platform lisansının RTÜK tarafından iptal edildiğini, bilirkişi raporunda bu hususların tespit edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının uydu alt yapı işletmecisi olduğu, davacının davalıya 5846 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesinin son fıkrası kapsamında ihtar göndermediği, dolayısıyla davalının dava dışı şirketlere ait yayınların içeriğini bilmesinin mümkün olmadığı, yayınların içeriğinin oluşturulmasına katkısı ve değiştirme imkanı da bulunmadığından 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi kapsamında davalıdan tazminat istenemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mali hakları davacıya ait olan 38 adet Türk filminin, davalıya ait televizyon kanallarında izinsiz olarak gösterime sunulması sebebiyle 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 5846 sayılı Kanun'un 25 inci, 68 inci maddesi ve Ek 4 üncü maddesinin son fıkrası, 6112 sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Uydu Yayın Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/984847400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz