İstirdat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7332 E. 2023/6291 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme planı↗ bsmv↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ genel kredi sözleşmesi↗ komisyon↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗ yükleten (shipper)↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, davacı tarafından kullanılan kredi nedeniyle davacıdan komisyon adı altında tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Dava konusu yapılan kesintinin taraflar arasında imzalanan 02.11.2011 tarihli genel kredi sözleşmesinin eki niteliğindeki geri ödeme planında yer aldığı, Dairemizin bozma ilamından sonra dosyaya kazandırılan geri ödeme planının da taraflarca imzalandığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı BK hükümleri uyarınca, taraflarca imzalanmış geri ödeme planında kabul edilen komisyon tutarının tarafları bağlayacağının kabulü gerekir. Bu durumda davalı bankanın yalnızca geri ödeme planında belirtilen komisyon tutarını ve bu komisyon tutarı için alınması gerekli BSMV tutarını tahsil ettiğinin anlaşılması karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 02.11.2011 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşme kapsamında davacının 393.000,00 TL'lik kredi çekildiği ve kredi kapsamında 7.860,00 TL komisyon tutarı ve bu komisyon tutarı için alınması gerekli 393,00 TL BMSV olmak üzere toplam 8.253,00 TL'lik kesintinin 03.11.2011 tarihinde davacıdan tahsil edildiği, söz konusu kesintinin taraflar arasındaki 02.11.2011 tarihli genel kredi sözleşmesinin eki niteliğindeki davacının imzasını havi geri ödeme planında yer aldığı, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu'nun 1 inci maddesinde Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun hükümlerinin uygulanacağının öngörüldüğü, bu kapsamda taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi bakımından imzalandığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu (818 sayılı Borçlar Kanunu) hükümlerinin uygulanacağı ve taraflarca imzalanmış geri ödeme planında kabul edilen komisyon tutarının tarafları bağlayacağı, davalı bankanın yalnızca geri ödeme planında belirtilen komisyon tutarını ve bu komisyon tutarı için alınması gerekli BSMV tutarını tahsil ettiği dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyanın önceki bozma ilamından sonra alınan rapor ve ek raporda dosyadaki bilgi ve belgelere göre tahsil edilen tutarın bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olmadığını, davalı bankanın yaptığı kesintiyi söz konusu maliyetlere ilişin bir hesaba dayandırmadığının belirtildiğini, raporda emsal uygulamalara bakıldığında davalı banka tarafından tahsil edilen tutarın emsal azami tutardan bile yüksek olduğunun belirtildiğini, dosyada iki rapor arasında ciddi bir çelişki olduğunu, çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, dosyaya gelen belgeler ve bilirkişi raporları ile haklı olduklarının ispatlandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı tarafından kullanılan kredi nedeniyle davacıdan komisyon adı altında tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 19 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6052 E. 2021/3891 K.
Ortak:ödeme planı · genel kredi sözleşmesi · komisyon · istirdat · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaDava konusu yapılan kesintinin taraflar arasında imzalanan 02.11.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» eki niteliğindeki geri ödeme planında yer aldığı, Dairemizin bozma ilamından sonra dosyaya kazandırılan geri «ödeme planının» da taraflarca imzalandığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 02.11.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, söz konusu sözleşme kapsamında davacının 393.000,00 TL'lik kredi çekildiği ve kredi kapsamında 7.860,00 TL «komisyon» tutarı ve bu komisyon tutarı için alınması gerekli 393,00 TL BMSV olmak üzere toplam 8.253,00 TL'lik kesintinin 03.11.2011 tarihinde davacıdan tahsil edildiği, söz …
Dava, davacı tarafından kullanılan kredi nedeniyle davacıdan «komisyon» adı altında tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, kredinin kullandırılması sırasında 8.253,00 TL kredi «komisyonu» adı altında ücret tahsil edildiği, «tacir» olan davalı bankanın belirli bir tutar tahsil edebileceği ve hizmeti karşılıksız yapmasının beklenemeyeceği, «kredi sözleşmenin» 818 sayılı BK döneminde imzalanmış olduğu, ödeme planında «masraf» alınacağının kayıtlı olduğu ve TCMB'ye bildirimde bulunulduğu, bu durumda komisyon alabileceği ancak bankanın tahsil edebileceği tutarın diğer bankaların emsal uyg …
Dava konusu yapılan kesintinin taraflar arasında imzalanan 02.11.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» eki niteliğindeki geri ödeme planında yer aldığı, Dairemizin bozma ilamından sonra dosyaya kazandırılan geri «ödeme planının» da taraflarca imzalandığı anlaşılmaktadır.
2- Dava, davacı tarafından kullanılan kredi nedeniyle davacıdan «komisyon» adı altında tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tacir
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, kredinin kullandırılması sırasında 8.253,00 TL kredi «komisyonu» adı altında ücret tahsil edildiği, «tacir» olan davalı bankanın belirli bir tutar tahsil edebileceği ve hizmeti karşılıksız yapmasının beklenemeyeceği, «kredi sözleşmenin» 818 sayılı BK döneminde imzalanmış olduğu, ödeme planında «masraf» alınacağının kayıtlı olduğu ve TCMB'ye bildirimde bulunulduğu, bu durumda komisyon alabileceği ancak bankanın tahsil edebileceği tutarın diğer bankaların emsal uyg …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1762 E. 2019/3392 K.
Ortak:komisyon
İncelediğiniz karardaDava, davacı tarafından kullanılan kredi nedeniyle davacıdan «komisyon» adı altında tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı BK hükümleri uyarınca, taraflarca imzalanmış geri ödeme planında kabul edilen «komisyon» tutarının tarafları bağlayacağının kabulü gerekir.
Bu durumda davalı bankanın yalnızca geri ödeme planında belirtilen «komisyon» tutarını ve bu komisyon tutarı için alınması gerekli BSMV tutarını tahsil ettiğinin anlaşılması karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının sözleşmenin eki olan geri ödeme planındaki hükme göre %10 oranında «erken kapama komisyonu» tahsil edebileceği, %10 oranındaki erken kapama komisyonun kullandırılan kredi üzerinden değil bakiye kredi borcu üzerinden hesaplanmasının doğru olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 11.081,00 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davacıdan alınan «erken kapama komisyonunun» iadesi istemine ilişkindir.
Dairemizin 14.03.2016 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere taraflar arasında imzalanan ve geçerli olan geri ödeme planındaki düzenlemeye göre kredinin 12 – 24 ay arasında erken kapatılması durumunda kullandırılan ana para üzerinden %10 «erken kapama komisyonu» alınacağı taraflarca kararlaştırılmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:erken kapama komisyonu
Benzer bu karardaMahkemece dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının sözleşmenin eki olan geri ödeme planındaki hükme göre %10 oranında «erken kapama komisyonu» tahsil edebileceği, %10 oranındaki erken kapama komisyonun kullandırılan kredi üzerinden değil bakiye kredi borcu üzerinden hesaplanmasının doğru olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 11.081,00 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davacıdan alınan «erken kapama komisyonunun» iadesi istemine ilişkindir.
Dairemizin 14.03.2016 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere taraflar arasında imzalanan ve geçerli olan geri ödeme planındaki düzenlemeye göre kredinin 12 – 24 ay arasında erken kapatılması durumunda kullandırılan ana para üzerinden %10 «erken kapama komisyonu» alınacağı taraflarca kararlaştırılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13561 E. 2018/4288 K.
Ortak:genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 02.11.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, söz konusu sözleşme kapsamında davacının 393.000,00 TL'lik kredi çekildiği ve kredi kapsamında 7.860,00 TL «komisyon» tutarı ve bu komisyon tutarı için alınması gerekli 393,00 TL BMSV olmak üzere toplam 8.253,00 TL'lik kesintinin 03.11.2011 tarihinde davacıdan tahsil edildiği, söz …
Dava konusu yapılan kesintinin taraflar arasında imzalanan 02.11.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» eki niteliğindeki geri ödeme planında yer aldığı, Dairemizin bozma ilamından sonra dosyaya kazandırılan geri «ödeme planının» da taraflarca imzalandığı anlaşılmaktadır.
Dava, davacı tarafından kullanılan kredi nedeniyle davacıdan «komisyon» adı altında tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, 06/05/2008 tarihli «genel kredi sözleşmesi» ne istinaden davacının 78.000 TL tutarında kredi kullandığı, davalı banka tarafın «ibraz» edilen ödeme planında 3.120 TL proje «komisyonu» adı altında ücret tahsil edileceğinin belirlendiği ve bu miktarın tahsil edildiği, sözleşme de kredi borçlusunun isim ve bilgileri el yazısı ile doldurulmuşken anlaşma maddelerinin bilgisayar çıktısı niteliğinde olduğu, bu haliyle sözleşmenin önceden hazırlandığı ilgili maddesinin «genel işlem şartı» niteliğinde olduğu, tahsil edilen bedelin «haksız şart» olduğu gerekçesi ile 3.120,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» eki niteliğinde bulunan kredi geri ödeme planında, kullanılan krediden 3.120,00 TL «komisyonun» banka tarafından tahsil edilmesi kararlaştırılmış olup, taraflar bakımından sözleşmenin eki de sözleşme gibi bağlayıcıdır.
Dava, davacının kullanmış olduğu «ticari kredi» nedeniyle proje «komisyonu» adı altında yapılan 3.120,00 TL kesintinin tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · genel işlem şartı · ticari kredi · ek tasfiye · temerrüt · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, 06/05/2008 tarihli «genel kredi sözleşmesi» ne istinaden davacının 78.000 TL tutarında kredi kullandığı, davalı banka tarafın «ibraz» edilen ödeme planında 3.120 TL proje «komisyonu» adı altında ücret tahsil edileceğinin belirlendiği ve bu miktarın tahsil edildiği, sözleşme de kredi borçlusunun isim ve bilgileri el yazısı ile doldurulmuşken anlaşma maddelerinin bilgisayar çıktısı niteliğinde olduğu, bu haliyle sözleşmenin önceden hazırlandığı ilgili maddesinin «genel işlem şartı» niteliğinde olduğu, tahsil edilen bedelin «haksız şart» olduğu gerekçesi ile 3.120,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» eki niteliğinde bulunan kredi geri ödeme planında, kullanılan krediden 3.120,00 TL «komisyonun» banka tarafından tahsil edilmesi kararlaştırılmış olup, taraflar bakımından sözleşmenin eki de sözleşme gibi bağlayıcıdır.
Dava, davacının kullanmış olduğu «ticari kredi» nedeniyle proje «komisyonu» adı altında yapılan 3.120,00 TL kesintinin tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7332 E. , 2023/6291 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankadan 02.11.2011 tarihinde kredi sözleşmesi imzalayarak 393.000,00 TL kredi kullandığını, kredi çekilirken banka tarafından müvekkilinde dosya masrafı adı altında 8.253,00 TL ücret tahsil edilmiş olduğunu, davalının haksız olarak bu ücreti tahsil ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.253,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 17.10.2019 tarih, 2017/911 E., 2019/703 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilince temyiz etmiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 21.04.2021 tarih, 2020/6052 E., 2021/3891 K. sayılı kararıyla ''...1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacı tarafından kullanılan kredi nedeniyle davacıdan komisyon adı altında tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Dava konusu yapılan kesintinin taraflar arasında imzalanan 02.11.2011 tarihli genel kredi sözleşmesinin eki niteliğindeki geri ödeme planında yer aldığı, Dairemizin bozma ilamından sonra dosyaya kazandırılan geri ödeme planının da taraflarca imzalandığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı BK hükümleri uyarınca, taraflarca imzalanmış geri ödeme planında kabul edilen komisyon tutarının tarafları bağlayacağının kabulü gerekir. Bu durumda davalı bankanın yalnızca geri ödeme planında belirtilen komisyon tutarını ve bu komisyon tutarı için alınması gerekli BSMV tutarını tahsil ettiğinin anlaşılması karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 02.11.2011 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşme kapsamında davacının 393.000,00 TL'lik kredi çekildiği ve kredi kapsamında 7.860,00 TL komisyon tutarı ve bu komisyon tutarı için alınması gerekli 393,00 TL BMSV olmak üzere toplam 8.253,00 TL'lik kesintinin 03.11.2011 tarihinde davacıdan tahsil edildiği, söz konusu kesintinin taraflar arasındaki 02.11.2011 tarihli genel kredi sözleşmesinin eki niteliğindeki davacının imzasını havi geri ödeme planında yer aldığı, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu'nun 1 inci maddesinde Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun hükümlerinin uygulanacağının öngörüldüğü, bu kapsamda taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi bakımından imzalandığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu (818 sayılı Borçlar Kanunu) hükümlerinin uygulanacağı ve taraflarca imzalanmış geri ödeme planında kabul edilen komisyon tutarının tarafları bağlayacağı, davalı bankanın yalnızca geri ödeme planında belirtilen komisyon tutarını ve bu komisyon tutarı için alınması gerekli BSMV tutarını tahsil ettiği dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyanın önceki bozma ilamından sonra alınan rapor ve ek raporda dosyadaki bilgi ve belgelere göre tahsil edilen tutarın bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olmadığını, davalı bankanın yaptığı kesintiyi söz konusu maliyetlere ilişin bir hesaba dayandırmadığının belirtildiğini, raporda emsal uygulamalara bakıldığında davalı banka tarafından tahsil edilen tutarın emsal azami tutardan bile yüksek olduğunun belirtildiğini, dosyada iki rapor arasında ciddi bir çelişki olduğunu, çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, dosyaya gelen belgeler ve bilirkişi raporları ile haklı olduklarının ispatlandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı tarafından kullanılan kredi nedeniyle davacıdan komisyon adı altında tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 19 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981970600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz