Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13561 E. 2018/4288 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız şart↗ genel işlem şartı↗ ticari kredi↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ komisyon↗ ek tasfiye↗ kredi sözleşmesi↗ temerrüt↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, 06/05/2008 tarihli genel kredi sözleşmesi ne istinaden davacının 78.000 TL tutarında kredi kullandığı, davalı banka tarafın ibraz edilen ödeme planında 3.120 TL proje komisyonu adı altında ücret tahsil edileceğinin belirlendiği ve bu miktarın tahsil edildiği, sözleşme de kredi borçlusunun isim ve bilgileri el yazısı ile doldurulmuşken anlaşma maddelerinin bilgisayar çıktısı niteliğinde olduğu, bu haliyle sözleşmenin önceden hazırlandığı ilgili maddesinin genel işlem şartı niteliğinde olduğu, tahsil edilen bedelin haksız şart olduğu gerekçesi ile 3.120,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari kredi nedeniyle proje komisyonu adı altında yapılan 3.120,00 TL kesintinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava konusu kredi sözleşmesinin 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiş olup, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 1. maddesi uyarınca ''Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden
sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin eki niteliğinde bulunan kredi geri ödeme planında, kullanılan krediden 3.120,00 TL komisyonun banka tarafından tahsil edilmesi kararlaştırılmış olup, taraflar bakımından sözleşmenin eki de sözleşme gibi bağlayıcıdır. Bu durumda taraflar arasında sözleşmesinin eki niteliğinde bulunan kredi geri ödeme planında belirlenen komisyonun tahsil edildiği anlaşılmış olmasına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün, davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9614 E. 2018/2145 K.
Ortak:genel işlem şartı · ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · komisyon · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, 06/05/2008 tarihli «genel kredi sözleşmesi» ne istinaden davacının 78.000 TL tutarında kredi kullandığı, davalı banka tarafın «ibraz» edilen ödeme planında 3.120 TL proje «komisyonu» adı altında ücret tahsil edileceğinin belirlendiği ve bu miktarın tahsil edildiği, sözleşme de kredi borçlusunun isim ve bilgileri el yazısı ile doldurulmuşken anlaşma maddelerinin bilgisayar çıktısı niteliğinde olduğu, bu haliyle sözleşmenin önceden hazırlandığı ilgili maddesinin «genel işlem şartı» niteliğinde olduğu, tahsil edilen bedelin «haksız şart» olduğu gerekçesi ile 3.120,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» eki niteliğinde bulunan kredi geri ödeme planında, kullanılan krediden 3.120,00 TL «komisyonun» banka tarafından tahsil edilmesi kararlaştırılmış olup, taraflar bakımından sözleşmenin eki de sözleşme gibi bağlayıcıdır.
Dava, davacının kullanmış olduğu «ticari kredi» nedeniyle proje «komisyonu» adı altında yapılan 3.120,00 TL kesintinin tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen 01/08/2007 tarihli 1.200.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesine» istinaden davacıya kullandırılan krediden davalı tarafından «komisyon» ve dosya «masrafı» adı altında 60.550,00 TL'nin tahsil edildiği, yapılan masrafların müşterilerden talep edilebileceği, davacı ile davalı banka arasında imzalanan sözleşmenin matbu sözleşme olduğu, sözleşmeler ve sözleşme eki kredi ödeme planlarındaki davacı/banka müşterisi aleyhine konulan "komisyon, istihbarat ücreti, masraf" gibi hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiği, dolayısıyla yazılmamış sayılan komisyon, dosya masrafı, istihbarat ücreti adı altındaki kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» aykırılık teşkil ettiği, davalı bankaca davalıdan tahsil edilen kesintilere ilişkin belge sunulamadığı, ayrıca bu kesintilerin haklı ve makul kesintiler olduğunun …
Dava, davacının kullanmış olduğu «ticari kredi» nedeniyle «kredi kullandırım komisyonu» adı altında yapılan 60.550,00 TL tutarındaki kesintinin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmünü haizdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kullandırım komisyonu · istirdat · dosya masrafı
Benzer bu karardaDava, davacının kullanmış olduğu «ticari kredi» nedeniyle «kredi kullandırım komisyonu» adı altında yapılan 60.550,00 TL tutarındaki kesintinin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen 01/08/2007 tarihli 1.200.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesine» istinaden davacıya kullandırılan krediden davalı tarafından «komisyon» ve dosya «masrafı» adı altında 60.550,00 TL'nin tahsil edildiği, yapılan masrafların müşterilerden talep edilebileceği, davacı ile davalı banka arasında imzalanan sözleşmenin matbu sözleşme olduğu, sözleşmeler ve sözleşme eki kredi ödeme planlarındaki davacı/banka müşterisi aleyhine konulan "komisyon, istihbarat ücreti, masraf" gibi hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiği, dolayısıyla yazılmamış sayılan komisyon, dosya masrafı, istihbarat ücreti adı altındaki kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» aykırılık teşkil ettiği, davalı bankaca davalıdan tahsil edilen kesintilere ilişkin belge sunulamadığı, ayrıca bu kesintilerin haklı ve makul kesintiler olduğunun …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1379 E. 2018/7074 K.
Ortak:komisyon · kredi sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, 06/05/2008 tarihli «genel kredi sözleşmesi» ne istinaden davacının 78.000 TL tutarında kredi kullandığı, davalı banka tarafın «ibraz» edilen ödeme planında 3.120 TL proje «komisyonu» adı altında ücret tahsil edileceğinin belirlendiği ve bu miktarın tahsil edildiği, sözleşme de kredi borçlusunun isim ve bilgileri el yazısı ile doldurulmuşken anlaşma maddelerinin bilgisayar çıktısı niteliğinde olduğu, bu haliyle sözleşmenin önceden hazırlandığı ilgili maddesinin «genel işlem şartı» niteliğinde olduğu, tahsil edilen bedelin «haksız şart» olduğu gerekçesi ile 3.120,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» eki niteliğinde bulunan kredi geri ödeme planında, kullanılan krediden 3.120,00 TL «komisyonun» banka tarafından tahsil edilmesi kararlaştırılmış olup, taraflar bakımından sözleşmenin eki de sözleşme gibi bağlayıcıdır.
Dava, davacının kullanmış olduğu «ticari kredi» nedeniyle proje «komisyonu» adı altında yapılan 3.120,00 TL kesintinin tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «tacir», düzenlenen «kredi sözleşmesin» de «ticari nitelikte» bulunduğu, davacının serbest iradesiyle imzaladığı kredi sözleşmesi ve eki niteliğindeki geri ödeme planınında belirtilen «masrafları» ödemeyi kabul ettiği, bankaca alınan masraf ve «komisyonun» sektördeki belli başlı kamu ve özel bankaların aldığı komisyon oranları ortalaması olan % 2’nin altında olduğu, davalı bankanın ödeme planında yer alan % 2 komisyo …
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalının «ödeme planı» gereğince %2 oranında «komisyon» talep edebileceği, davalının tahsil ettiği miktarın makul olduğu belirtilmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı tarafça «komisyon» değil, proje operasyon «masrafı» ve «ekspertiz ücreti» adı altında alınan ücretlerin iadesi talep edilmiş olup hizmet karşılığı tahsil edilmesi gereken bu ücretler bakımından davalı banka tarafından herhangi bir hizmet sunulup sunulmadığına ilişkin inceleme yapılması gerekirken bu konuda bir değerlendirme yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ekspertiz ücreti · ödeme planı · ticari dava niteliği · tacir · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «tacir», düzenlenen «kredi sözleşmesin» de «ticari nitelikte» bulunduğu, davacının serbest iradesiyle imzaladığı kredi sözleşmesi ve eki niteliğindeki geri ödeme planınında belirtilen «masrafları» ödemeyi kabul ettiği, bankaca alınan masraf ve «komisyonun» sektördeki belli başlı kamu ve özel bankaların aldığı komisyon oranları ortalaması olan % 2’nin altında olduğu, davalı bankanın ödeme planında yer alan % 2 komisyo …
Dava, kredi kullanımı nedeniyle proje operasyon «masrafı» ve kurumsal «ekspertiz ücreti» adı altında tahsil edilen miktarın iadesi istemine ilişkindir.
Ancak davacı tarafça «komisyon» değil, proje operasyon «masrafı» ve «ekspertiz ücreti» adı altında alınan ücretlerin iadesi talep edilmiş olup hizmet karşılığı tahsil edilmesi gereken bu ücretler bakımından davalı banka tarafından herhangi bir hizmet sunulup sunulmadığına ilişkin inceleme yapılması gerekirken bu konuda bir değerlendirme yapılmamıştır.
Davalı tarafça, kredi kullanımı nedeniyle «masraf» alma hakkının bulunduğunu ve sunulan hizmetler nedeniyle ücret alabileceği savunulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8361 E. 2017/5983 K.
Ortak:haksız şart · komisyon · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» eki niteliğinde bulunan kredi geri ödeme planında, kullanılan krediden 3.120,00 TL «komisyonun» banka tarafından tahsil edilmesi kararlaştırılmış olup, taraflar bakımından sözleşmenin eki de sözleşme gibi bağlayıcıdır.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, 06/05/2008 tarihli «genel kredi sözleşmesi» ne istinaden davacının 78.000 TL tutarında kredi kullandığı, davalı banka tarafın «ibraz» edilen ödeme planında 3.120 TL proje «komisyonu» adı altında ücret tahsil edileceğinin belirlendiği ve bu miktarın tahsil edildiği, sözleşme de kredi borçlusunun isim ve bilgileri el yazısı ile doldurulmuşken anlaşma maddelerinin bilgisayar çıktısı niteliğinde olduğu, bu haliyle sözleşmenin önceden hazırlandığı ilgili maddesinin «genel işlem şartı» niteliğinde olduğu, tahsil edilen bedelin «haksız şart» olduğu gerekçesi ile 3.120,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davacının kullanmış olduğu «ticari kredi» nedeniyle proje «komisyonu» adı altında yapılan 3.120,00 TL kesintinin tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa «kredi sözleşmelerinin» akdedildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak, taraflar arasındaki sözleşmenin 10.7.maddesi ve taraflar arasında bu konuda bir oran kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı değerlendirilmek suretiyle proje «komisyon» «masrafı» alınabileceği ve sözleşmede bir oran bulunmadığı kanaatine varılması halinde diğer bankaların aynı tür kredi işlemlerindeki uygulamaları ve proje komisyon masrafı adı altında yapılan kesinti oranları araştırılarak davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; banka tarafından dava konusu «masraflara» ilişkin olarak harcamayı gösteren herhangi bir belge gösterilmediği, masraf alınacağına dair sözleşme hükümlerinin ilgili yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında «haksız şart» niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Dava, davacının kullanmış olduğu kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı · eksik inceleme
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa «kredi sözleşmelerinin» akdedildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak, taraflar arasındaki sözleşmenin 10.7.maddesi ve taraflar arasında bu konuda bir oran kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı değerlendirilmek suretiyle proje «komisyon» «masrafı» alınabileceği ve sözleşmede bir oran bulunmadığı kanaatine varılması halinde diğer bankaların aynı tür kredi işlemlerindeki uygulamaları ve proje komisyon masrafı adı altında yapılan kesinti oranları araştırılarak davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; banka tarafından dava konusu «masraflara» ilişkin olarak harcamayı gösteren herhangi bir belge gösterilmediği, masraf alınacağına dair sözleşme hükümlerinin ilgili yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında «haksız şart» niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Dava, davacının kullanmış olduğu kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2386 E. 2020/677 K.
Ortak:ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, 06/05/2008 tarihli «genel kredi sözleşmesi» ne istinaden davacının 78.000 TL tutarında kredi kullandığı, davalı banka tarafın «ibraz» edilen ödeme planında 3.120 TL proje «komisyonu» adı altında ücret tahsil edileceğinin belirlendiği ve bu miktarın tahsil edildiği, sözleşme de kredi borçlusunun isim ve bilgileri el yazısı ile doldurulmuşken anlaşma maddelerinin bilgisayar çıktısı niteliğinde olduğu, bu haliyle sözleşmenin önceden hazırlandığı ilgili maddesinin «genel işlem şartı» niteliğinde olduğu, tahsil edilen bedelin «haksız şart» olduğu gerekçesi ile 3.120,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davacının kullanmış olduğu «ticari kredi» nedeniyle proje «komisyonu» adı altında yapılan 3.120,00 TL kesintinin tahsili istemine ilişkindir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» eki niteliğinde bulunan kredi geri ödeme planında, kullanılan krediden 3.120,00 TL «komisyonun» banka tarafından tahsil edilmesi kararlaştırılmış olup, taraflar bakımından sözleşmenin eki de sözleşme gibi bağlayıcıdır.
Benzer bu karardaDava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca 25.02.2008 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, dava konusu bedelin tahsil edilmesi hususunda sözleşmede bir hüküm bulunmadığı ve diğer bankalarca da proje komisyon tahsilatı adı altında bir tahsilat yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ayrıca, «kredi sözleşmesinin» 10.7'nci maddesinde de "işbu sözleşme uyarınca müşteriye ait olduğu/olacağı hüküm altına alınmış olsun veya olmasın her türlü ... «komisyonlar», ... «masraflar»....ın müşteriye ait olacağı" hususu kararlaştırılmıştır.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında imzalanan «tüketici kredisi» nedeniyle davacıdan proje «komisyon» «masrafı» altında bedel tahsil edildiği ve söz konusu bedelin tahsil edilmesi hususunda taraflar arasındaki sözleşmede herhangi bir hüküm bulunmadığı, diğer bankalarca da 'proje komisyon masrafı' adı altında herhangi bir tahsilat yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 23.809,00 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi · istirdat · dosya masrafı · yasal faiz · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında imzalanan «tüketici kredisi» nedeniyle davacıdan proje «komisyon» «masrafı» altında bedel tahsil edildiği ve söz konusu bedelin tahsil edilmesi hususunda taraflar arasındaki sözleşmede herhangi bir hüküm bulunmadığı, diğer bankalarca da 'proje komisyon masrafı' adı altında herhangi bir tahsilat yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 23.809,00 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca 25.02.2008 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, dava konusu bedelin tahsil edilmesi hususunda sözleşmede bir hüküm bulunmadığı ve diğer bankalarca da proje komisyon tahsilatı adı altında bir tahsilat yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin eki mahiyetinde bulunan ve taraflarca sözleşme ile birlikte imzalanan “Taksitli Ticari Kredi Ödeme Planı”nda; proje «komisyonlarının» ve diğer «masrafların» miktarı net olarak gösterilmiş olup, kullandırılan krediye, talep konusu meblağ da «dahil» edilmek suretiyle taksitlendirme yapılmış ve davacı da bu taksitlendirme planını imzalamıştır.
Ayrıca, «kredi sözleşmesinin» 10.7'nci maddesinde de "işbu sözleşme uyarınca müşteriye ait olduğu/olacağı hüküm altına alınmış olsun veya olmasın her türlü ... «komisyonlar», ... «masraflar»....ın müşteriye ait olacağı" hususu kararlaştırılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13561 E. , 2018/4288 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/05/2016 tarih ve 2015/908-2016/330 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 2008 yılında kredi kullandığını, bu krediye istinaden ilgili banka tarafından dosya masrafı ve komisyon adı altında 3.120,00 TL kesinti yapıldığını, yapılan kesintilerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 3.120,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tacir olduğunu, bu nedenle yapılan işlemlerde ücret alma hakkı bulunduğunu, TCMB 2006/1 sayılı tebliğin 4. maddesine göre bankaların serbestçe komisyonun belirlenebileceğini, kredi sözleşmesinin eki niteliğinde bulunan geri ödeme planında komisyon miktarının belirlendiğini ve bu miktarın tahsil edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, 06/05/2008 tarihli genel kredi sözleşmesi ne istinaden davacının 78.000 TL tutarında kredi kullandığı, davalı banka tarafın ibraz edilen ödeme planında 3.120 TL proje komisyonu adı altında ücret tahsil edileceğinin belirlendiği ve bu miktarın tahsil edildiği, sözleşme de kredi borçlusunun isim ve bilgileri el yazısı ile doldurulmuşken anlaşma maddelerinin bilgisayar çıktısı niteliğinde olduğu, bu haliyle sözleşmenin önceden hazırlandığı ilgili maddesinin genel işlem şartı niteliğinde olduğu, tahsil edilen bedelin haksız şart olduğu gerekçesi ile 3.120,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari kredi nedeniyle proje komisyonu adı altında yapılan 3.120,00 TL kesintinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava konusu kredi sözleşmesinin 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiş olup, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 1. maddesi uyarınca ''Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden
sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin eki niteliğinde bulunan kredi geri ödeme planında, kullanılan krediden 3.120,00 TL komisyonun banka tarafından tahsil edilmesi kararlaştırılmış olup, taraflar bakımından sözleşmenin eki de sözleşme gibi bağlayıcıdır. Bu durumda taraflar arasında sözleşmesinin eki niteliğinde bulunan kredi geri ödeme planında belirlenen komisyonun tahsil edildiği anlaşılmış olmasına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün, davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/428162100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz