Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6455 E. 2023/6337 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iyiniyet↗ ticaret unvanı↗ kâr kaybı↗ kötü niyet↗ feragat↗ kâr payı↗ ortalama tüketici↗ dava sebebi↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu markaların hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendi ile dördüncü fıkrası ve aynı KHK'nın 35 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9614 E. 2014/18038 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bayilik sözleşmesi · maddi tazminat · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, davalının Merinos «bayiliği sözleşmesi» kapsamında Merinos ürünlerini satmak üzere elde ettiği isim kullanma hakkının sınırlarını aştığı, davalının kendi ürettiği ürünler üzerinde ...” ibaresini kullandığı, tasarıma tecavüz yönünde bir kanıta ulaşılamadığı, «maddi tazminata» konu lisans bedelinin 15.000 TL olarak takdirinin uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile taleple bağlı kalınarak 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, tecavüzün giderilmesine, hükmün «ilanına» dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 11.03.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle lisans bedelinin belirlenme y …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15664 E. 2014/4625 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bayilik sözleşmesi · yargılama gideri · maddi tazminat · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının Merinos «bayiliği sözleşmesi» kapsamında Merinos ürünlerini satmak üzere elde ettiği isim kullanma hakkının sınırlarını aştığı, davalının kendi ürettiği ürünler üzerinde “Merinos Sezgin Mobilya” ibaresini kullandığı, tasarıma tecavüz yönünde bir kanıta ulaşılamadığı, «maddi tazminata» konu lisans bedelinin 15.000 TL olarak takdirinin uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile taleple bağlı kalınarak 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, tecavüzün giderilmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
2-Dava, tescilli markaya tecavüz nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece «maddi tazminata» konu lisans bedelinin 15.000,00TL olduğu kabul edilerek, taleple bağlı kalınmak suretiyle 5.000,00TL maddi tazminata hükmedilmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin «yargılama giderlerine» ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15708 E. 2012/21110 K.
Ortak:ticaret unvanı · feragat · ibraz · iltibas
Benzer bu karardaDavacı tarafın 13.10.2000 tarihinde davalı aleyhine açtığı «haksız rekabetin» ve marka haklarına tecavüzün men’i, «ticaret unvanı» ile markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemli dava her ne kadar «feragat» ile sonuçlanmış ise de anılan davanın konusunu teşkil eden iki ayrı marka ile eldeki bu «davanın konusu» markalar aynı markalar değildir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının davalının Merinos ibarelerinin terkinine ilişkin açmış olduğu «davadan feragat» ettiği, aynı konuda yeniden dava açmasının usul ve yasalara uygun düşmediği, davacının Sümerbank namı ile bilindiği, davalının Merinos markasının Türkiye ve dünya çapında bilinen bir marka olduğu, bu konuda reklam gibi büyük «masraflar» gerektiren harcamalar yapmak sureti markasını tanıttığı, bu hususta alınmış mahkeme kararının bulunduğu ve TPE nezdinde tanınmışlık belgesi verildiği, davalı adına …
… arak ‘Merinos’ ibaresini kullanmada öncelik hakkı olduğunu, 1991 tarihli ‘Merinos’ ibaresini içeren iki ayrı markasının bulunduğunu, 1978 tarihinde tescili yapılan, «yenilenmemekle» «sicilden terkin» edilen ve halen kullanılan markalarının olduğunu, markalarının tanınmışlık düzeyinde bulunduğunu, davalının «kötüniyetli» olarak müvekkilinin tanınmış markalarının itibarına zarar verecek ve «iltibas» yaratacak şekilde beş ayrı markasını adına tescil ettirdiğini ileri sürerek, hükümsüzlüklerine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasımsız dava · davanın konusu · davadan feragat · sicilden terkin · yenileme · hukuki yarar · terkin · kötüniyet
Benzer bu kararda… arak ‘Merinos’ ibaresini kullanmada öncelik hakkı olduğunu, 1991 tarihli ‘Merinos’ ibaresini içeren iki ayrı markasının bulunduğunu, 1978 tarihinde tescili yapılan, «yenilenmemekle» «sicilden terkin» edilen ve halen kullanılan markalarının olduğunu, markalarının tanınmışlık düzeyinde bulunduğunu, davalının «kötüniyetli» olarak müvekkilinin tanınmış markalarının itibarına zarar verecek ve «iltibas» yaratacak şekilde beş ayrı markasını adına tescil ettirdiğini ileri sürerek, hükümsüzlüklerine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının davalının Merinos ibarelerinin terkinine ilişkin açmış olduğu «davadan feragat» ettiği, aynı konuda yeniden dava açmasının usul ve yasalara uygun düşmediği, davacının Sümerbank namı ile bilindiği, davalının Merinos markasının Türkiye ve dünya çapında bilinen bir marka olduğu, bu konuda reklam gibi büyük «masraflar» gerektiren harcamalar yapmak sureti markasını tanıttığı, bu hususta alınmış mahkeme kararının bulunduğu ve TPE nezdinde tanınmışlık belgesi verildiği, davalı adına …
Davacı tarafın 13.10.2000 tarihinde davalı aleyhine açtığı «haksız rekabetin» ve marka haklarına tecavüzün men’i, «ticaret unvanı» ile markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemli dava her ne kadar «feragat» ile sonuçlanmış ise de anılan davanın konusunu teşkil eden iki ayrı marka ile eldeki bu «davanın konusu» markalar aynı markalar değildir.
Başka bir anlatımla, «feragatle» sonuçlanan «davanın konusu» ile işbu davanın konusu farklıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6455 E. , 2023/6337 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 128202 tescil numaralı "Merinos+Şekil" ve 128203 tescil numaralı "Bursa Merinos+Şekil" ibareleri markaların sahibi olduğunu ve Merinos ibaresi üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, davalı adına tescilli 05.07.1993 tarihli “Merinos+şekil”, 29.09.2004 tarihli “Merinos Prince”, 14.10.2005 tarihli “Merinos yaşadığınız her yerde+Şekil”, 31.12.2003 tarihli “Merinos+Şekil” ve 14.03.2006 tarihli “Merinos+Şekil” ibareli markaların müvekkiline ait markalara ortalama tüketici nezdinde iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğu gibi davalının sözü edilen markaları kötü niyetle tescil ettirdiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 143940, 2004/31632, 2005/44640, 2003/37670, 2006/09935 tescil numaralı markaların "halı" emtiası dışındaki mal ve hizmetler yönünden hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetler farklı olduğundan iltibasın söz konusu olmadığını ve müvekkilinin marka tescillerinde kötü niyet bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin Dairemiz bozma ilamına uyarak verdiği 05.05.2017 tarih, 2015/465 E., 2017/233 K. sayılı kararı ile taraf markalarında esas unsurun "MERİNOS" ibaresi olduğu ve taraf markaları arasında benzerlik bulunduğu bu nedenle iltibas yaratabilecek bir kullanım olduğu, davalı adına tescilli 1993/143940 sayılı markanın 1993 yılında taraflar arasındaki sözleşmeden 10 yıl, davadan ise yaklaşık 15 yıl önce tescil edildiği, bu markanın tescil edildiği anda kötü niyetli olunduğuna dair herhangi bir delil ibraz edilmediği, bu kadar süre geçtikten sonra bu marka açısından susma suretiyle hak kaybı koşullarının oluştuğu, 31.10.2003 tarihinde taraflar arasında "Merinos" markasının kullanım hakkının 29 yıllığına kiraya verilmesine ilişkin sözleşme imzalandığı ancak sözleşmeden sonra davalının sözleşmede davacıya kullanım hakkını bıraktığı mensucat emtialarını da içeren dört adet marka başvurusu yaptığı, davalının mensucat alanında başvuruda bulunmasının iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 1993/143940 tescil numaralı marka açısından davanın reddine, 2004/31632, 2005/44640, 2003/37970, 2006/09935 tescil numaralı markaların mensucat alanını kapsayan emtialar açısından kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazalaya dair taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
1.Dairemizin 03.04.2019 tarih, 2017/4616 E., 2019/2611 K. sayılı kararı ile Mahkeme hükmünün onamasına karar verilmiş, davacı vekili, Dairemizin anılan kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 26.01.2021 tarihli, 2019/2725 E., 2021/445 K. sayılı kararı ile " davacı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının yerinde olmadığı, Mahkemenin, davalının, davaya konu 2004/31632, 2005/44640, 2003/37670 ve 2006/09935 numaralı markaları kötü niyetle tescil ettirdiğine ilişkin kabulünün isabetli olduğu, bu hale göre Mahkemece, davalının evvelce tescil ettirdiği ve halen kullanımında bulunan 1993/143940 sayılı markasındaki emtialar yönünden kazanılmış hakları olduğunun kabulü ile bu marka kapsamındaki mallar dışında kalan tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüklerine karar vermek gerekirken, kötü niyetin bölünmezliği ilkesi gözden kaçırılarak dava konusu markaların kısmi hükümsüzlüğüne karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen onama ilamının kaldırılarak hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 143940 tescil numaralı marka hakkındaki davanın reddine, 2006/09935, 2004/31632, 2005/4464 ve 2003/37670 tescil numaralı markaların "halı" emtiası dışında kalan mal ve hizmet yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın iyiniyetli davranmadığını, müvekkili şirketin markayı tanıtmak adına yapmış olduğu bu çabaları üzerinden davacı tarafın haksız bir şekilde menfaat temin etmeye çalıştığını, müvekkilin 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne uygun olarak farklı mal ve hizmetlerde tescil hakkını kullandığını, bu hakkını kullanan müvekkiline davacı tarafça yıllarca susularak ortam hazırlandığını, müvekkilin mevzuata dayanan tescil hakkını kullanması nedeniyle kötü niyetli olamayacağını ve bilirkişilerin kötü niyetli tescil tespitinin doğru olmadığını, bu nedenle davacının davasının zamanaşımına uğradığını, markanın tanınmışlığında davacının bir payının olmadığını ve davacının müvekkil marka ve ticaret unvanına karşı açmış olduğu davasından feragat ederek marka kullanımına fiilen de zemin hazırladığını, müvekkilin markalarını yıllardır ciddi manada kullanmasına rağmen davacı yanın markasını kullanmadığını, üretim ve pazarlama yapmadığını, marka hakkının mülkiyet hakkı olduğunu, mülkiyet hakkının anayasa ile korunduğunu, mülkiyet hakkına getirilen sınırlamaların istisna olduğunu, kötü niyetin başlı başına markanın iptal sebebi olarak bildirilmediğini, somut olayda, kötü niyetin bölünmezliği ilkesinin uygulanamayacağını ve orantısızca geniş yorumlanamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tamamıyla kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabul edilmesinin doğru olmadığını belirterek kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu markaların hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendi ile dördüncü fıkrası ve aynı KHK'nın 35 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981951500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz