Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2300 E. 2023/6335 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cmr taşıma senedi↗ proforma fatura↗ teslim şekli↗ kredi sigortası↗ dönme hakkı↗ avans ödemesi↗ ödeme taahhüdü↗ akreditif↗ sözleşmeden dönme↗ taşıma senedi↗ faktoring sözleşmesi↗ navlun faturası↗ navlun alacağı↗ faktoring↗ çekince (ihtirazi kayıt)↗ taşıtan↗ sahtelik↗ ba beyannamesi↗ cmr↗ navlun↗ satış sözleşmesi↗ iyiniyet↗ olumsuz oy↗ garantörlük↗ def'i↗ temlik↗ vade↗ taşıyıcı↗ bilirkişi incelemesi↗ geçersizlik↗ fatura↗ taahhütname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen 03.05.2010 tarihli faktoring sözleşmesi kapsamında, davalı ... şirketinin, dava dışı Fabry firmasına yapılacak ihracatlar için davacıya 04.07.2012 tarihinde 100.000,00 euroya kadar limit onayı verdiği, davacının 01.07.2012 tarihinde alıcı firmaya ihracat faktoring sözleşmesi kapsamında fatura ödemelerini davalının muhabiri olan BNP Paribas'a yapılması bildiriminde bulunduğu, davacı ile Fabry arasında 28.775,00 euroluk sipariş için hazırlanmış 12.09.2012 tarihli üzerinde her iki firmanın kaşe onayının bulunduğu proforma fatura ve 75.735,30 euroluk sipariş için hazırlandığı anlaşılan 10.09.2012 tarihli el yazılı Fabry GMBH onayı düşülmüş kontrat düzenlendiği, dava konusu ihracatlar için dava dışı imalatçı firma Turkuaz Ltd. Şti. tarafından davacı adına düzenlenmiş 13.09.2012 tarihli KDV'den muaf 64.945,65 euro tutarında ve 24.09.2012 tarihli 23.650,00 euro tutarında ihraç kayıtlı satış faturalarının mevcut olduğu, ihracata konu malların ihraç kaydı ile Turkuaz Ltd. Şti.'den temin edildiği, dava dışı nakliyeyi üstlenen Koyuncu firmasının sunmuş olduğu navlun faturası ve CMR taşıma senedinin incelenmesinde; gönderenin davacı, alıcının dava dışı Fabry firması, mal miktarının 7.981 kg olduğu, malın dava dışı Wilheim firması kaşesi ve imzasına teslim edildiğinin görüldüğü, teslim şeklinin de DAP olarak belirtildiği, 75.735,30 euroluk malın Fabry yerine adı geçen şirkete teslim edildiği, davacı yanın, ihracatın "ex-works" teslim şekline göre yapıldığını, bu teslim şeklinde, malın satıcının adresinde alıcısının gönderdiği sevk aracına yüklendiğini, bu yükleme ile beraber her türlü sorumluluğunun alıcıya geçtiğini iddia ettiği, yapılan bilirkişi incelemesinde ise; Koyuncu firmasından gelen müzekkere cevabı kapsamında; teslim şeklinin DAP olduğunun belirlendiği, DAP teslim şeklinde, satıcının, malı alıcının bildirdiği teslim noktasına teslim etmekle sorumlu olduğu, bu teslim şeklinde nakliye ve nakliye talimatlarının satıcı tarafından organize edilmesi gerektiği, davacının dava dışı Turkuaz firmasından satın aldığı 2 parti malın fatura bedelinin 205.936,33 TL olduğu, bu malların doğrudan yurtdışı Fabry firmasına ihraç edildiğinin iddia edildiği, ihraç bedeli olarak düzenlenen 31.12.2012 tarihi itibari ile toplam miktarın 245.779,22 TL olduğu, bu bedelin davacının malları almış olduğu satış fiyatı ile uyumlu olduğu, Koyuncu firmasından gelen müzekkere cevabı kapsamında; ihracatın "ex-works" şeklinde yapılmadığı, CMR senetlerinde de gönderenin davacı olarak gözüktüğü, gönderenin talimatında da gümrük olarak Suben ifadeleri yer aldığı, malın taşıma ve gümrük işlemleri süresince davacının görev üstlendiği, birinci taşımanın konusu olan malın alıcısının Wilheim şirketi, ikinci taşımada Fabry'nin gösterildiği, bu durumda "ex- works" teslimine uygun ihracatın yapılmadığı navlunun alıcı ithalatçı tarafından ödenmediği, taşıyıcının navlun alacağını malın ihracatçısının ödediği, CMR taşıma senetlerinde taşıtanın davacı olarak yer almasına rağmen ihracatın "ex-works" teslim şekline uymadığı, davacı tarafından ihraç edilen malın dava dışı alıcı Fabry firması için gümrük işlemlerinin yapıldığı, ancak 75.735,30 euro bedelli miktar açısından malın alıcısına teslim edilmediği, 28.775,00 euro bedelli miktar açısından CMR taşıma senedi altında yer alan kaşe ve imzaya göre teslimin gerçekleştiği, davacının malları DAP şartlarına göre taşıdığı, davacı, Fabry firmasından kayden alacaklı olduğu 104.510,30 euroluk miktardan 28.775,00 euroluk kısmın teslim edildiği, bu teslimin CMR taşıma senedi ile ispatlandığı, 75.735,30 euro bedelli ihracat bakımından malların varma yerinde alıcısına teslim edildiğinin ispat edilemediği, teslimi sabit olmayan mal bedeli açısından davalının sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği, 26.12.2012 tarihinde davalı tarafından Fabry firmasına yapılacak olan ihracaatlar için verilmiş olan 100.000,00 euroluk limitin iptal edildiğinin bildirildiği, faktoring sözleşmesinin 8 inci maddesinde; "Müşterinin malların borçlu tarafından bir çekince olmaksızın teslim alınacağının maddi ve hukuki ayıplarından ari olacağını satış ve ihracat yada benzeri işlemlerin prosedürün işlemine uygun tazmin ile gerçekleştirileceğinin faktoring şirketinin bu sebep ile ileri sürülebilecek bir itiraz ve defi ile karşılaşmayacağının taahhüt edildiğinin" düzenleme konusu edildiği, davacı tarafından 75.735,00 euroluk ihracata yönelik malların müşteriye teslimini kanıtlayamadığı, bu sebeple faktoring sözleşmesinin 8 inci maddesine aykırı davranıldığı, faktoring şirketinin sözleşmede belirlenen limit çerçevesinde müşterinin alacaklarını avans olarak ödemeye hazır olduğunu bildiren yazılı sorumluluk vaadinden müşterinin sözleşme konusu malı borçluya teslim etmesi gereken anına kadar dönebileceği, davacının 75.735,00 euroluk ihracatı dava dışı müşteriye teslim ettiğini kanıtlayamadığı, bu sebep ile davalının geçmişe etkili olarak vaadinden dönebileceği, davacının teslimini gerçekleştirmiş olduğu 24.09.2012 tarihli fatura 28.775,00 euroluk malı müşteriye teslim ettiği, bu fatura içeriğinde 90 gün vade de ödeme öngörüldüğü, davacı kayıtlarında; 31.12.2012 tarihi itibari ile alacağın kayıtlandığı, bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 28.775,00 euronun davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin, alacağın tahsil edilmeme riskinin davalı tarafça üstlenildiği ihracat faktöringi niteliğinde olduğunu, davalı tarafın alıcısına teslim edilen mal bedellerini ödeme taahhüdünün bulunduğunu, sözleşmenin 8 inci maddesine göre, davalı tarafın tahsil ve ödeme sorumluluğunun ihracata konu malların alıcıya teslim edilmesi ile doğacağının kararlaştırıldığını, gerekçeli kararda; dava konusu 75.735,30 euro bedelli faturaya konu ürünlerin "ex-works" şekline uygun şekilde gönderilmediği, CMR taşıma senedine göre taşımanın DAP şeklinde yapıldığı ve malların alıcı Fabry firmasına değil farklı bir firmaya teslim edildiği, bu nedenle teslim ispatlanmadığından müvekkil şirketin bu fatura bedelini talep edemeyeceği belirtildiğini oysa Suben/Avusturya gümrük makamınca düzenlenen, dosya kapsamındaki 19.09.2012 tarihli 12AT530200INFH50J8 seri numaralı ithalat beyannamesinde görüldüğü üzere, bu taşımaya konu ürünlerin alıcısının Fabry firması olup, ithalatın da bu firma tarafından gerçekleştirildiğini, her ne kadar taşıma senedinde malların fiilen başka firma tarafından teslim alındığı görünse de, ithalat işlemlerini yapanın, alıcı Fabry firması olduğunu, Suben/Avusturya gümrüğünde ithalat işlemlerinin alıcı Fabry firması tarafından gerçekleştirilmesinden sonra ürünlerin artık bu alıcı firmanın kontrolünde olduğunun kabulü gerektiğini, kaldı ki alıcı Fabry firmasının, malların teslim edilmediği yönünde bir ihtilaf bildiriminde de bulunmadığını, davalı tarafça, fatura bedelini ödememe gerekçesi olarak ileri sürülen ve dayanak gösterilen ihtilaf bildiriminde sadece "alıcıyla ilgilenmediği" şeklinde soyut, ticari ve hukuki anlam ifade etmeyen, en azından malların teslim edilmediği veya maddi ve hukuki ayıplardan ari olmadığı anlamlarına hiç gelmeyen bir ibare bulunduğunu, bu ihtilaf bildiriminin, sözleşmenin 8 inci maddesinde belirtilen, faktöre karşı ileri sürülebilecek bir itiraz ve def’i niteliğinde de olmadığından, müvekkili şirketin sözleşmenin 8 inci maddesini ihlal ettiğinden bahsedilmesinin de mümkün olmadığı, davaya konu 75.735,30 euro bedelli faturaya konu ürünlerin alıcı Fabry firmasına teslim edilmediği iddiasının, varsayımsal olduğunu, aksi takdirde, bunun ihtilaf bildiriminde açıkça belirtilmiş olacağının kabulü gerektiğini, ayrıca, limit iptal yazısının hukuki dayanaktan yoksun olmasına ek olarak, limit iptalinin, ihracatların gerçekleşmesinden sonra 26.02.2012 tarihinde yapılmış olup, davalı tarafın malların tesliminden sonra sözleşmeden dönmesi mümkün olmadığından, limit iptali işleminin de geçersiz olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında toplanan delillerle, davaya konu ihracatların davacının iddia ettiği şekilde "ex-works" teslim şekliyle değil DAP teslim şekliyle yapıldığının sabit olduğunu, 75.735,30 euro bedelli ihracat bakımından, söz konusu ihraç mallarının alıcıya teslim edilmediği belirlenmiş olup, davacı tarafından yapılan bu ihracat işleminin alıcı dışında bir firmaya yapılmak istendiğini, dava dosyasında da belirttikleri üzere, Limit Onay Bildiriminde; “alıcının ödeme ile ilgili gücü ile mevcut tüm olumsuzluklar ile ileride meydana gelebilecek tüm olumsuz gelişmelerin bildirilmesi, ayrıca yine yapılacak istisnasız tüm yüklemelerin faktoring kanalıyla yapılarak muhabire temlik edilmesi”, GRIF kuralları çerçevesinde tarafların mutlak şekilde sıkı sıkıya uyması gereken yükümlülükler olarak belirtildiğini, davacı şirketin, alıcı değişikliği ile ilgili ne müvekkili şirkete, ne de muhabir faktoring şirketine herhangi bir bildiriminin bulunmadığını, işbu hususun GRIF kuralları çerçevesinde mutlaka faktöring şirketine bildirilmiş olması gerekmekte olup, salt bu bildirimin yapılmamasının bile limitin ve garantinin geçmişe dönük olarak geçersizliğine ve iptaline sebep olduğunu, bununla birlikte, 28.775,00 euro bedelli ihracat ile ilgili ise, dava dosyasında belirtildiği üzere, muhabir faktör firması tarafından, davacı firmanın lehine, iyi niyetli olarak araştırma yapılmış olup Fabry firması ile irtibata geçildiği, yapılan araştırmada, Wilheim Jockenhofer şirketine ulaşıldığını, ancak bu şirketin de söz konusu malları teslim almadığı gibi, ne davacı şirketi, ne de Fabry firmasını tanımadığını ve hiçbir şekilde her iki şirket ile de ticari ilişkisinin ya da aralarında imzalanmış bir satış sözleşmesinin bulunmadığını belirttiğini, muhabir faktör firması tarafından bu kere Fabry firması ile irtibata geçilerek söz konusu ihracat mallarının teslim alınıp alınmadığı araştırması yapıldığını, Fabry firmasının şirket direktörünün değişmiş olduğu, ancak ne eski şirket direktörünün, ne de yeni şirket direktörünün, söz konusu sipariş ile ilgili bilgisinin olmadığını, bu siparişlerin kesinlikle teslim alınmadığını ve davacı şirket ile hiçbir ticari ilişki ya da satış sözleşmesinin yapılmadığı gibi tanınmadığının bildirildiğini, yani anlaşılacağı üzere, davacı şirketin iddia ettiği üzere, ortada herhangi bir satış sözleşmesi ya da bir ticari ilişki bulunmadığını, ayrıca bir mal teslimi ve ihracatın dahi söz konusu olmadığını, ayrıca tüm bu araştırma ile birlikte, söz konusu faktoring işleminin, Limit Onay Bildirimi çerçevesinde, dünyanın önde gelen kredi sigorta şirketi olan Coface tarafından sigortalı olmakla birlikte, işbu durum dolayısıyla da Coface tarafından ayrıntılı olarak araştırma yapıldığını ve yukarıda açıklanan aynı bulgulara rastlandığını, bu nedenle de sigorta şirketi tarafından muhabir faktoring şirketine, Limit Onay Bildirimi çerçevesinde yapılan ihracat işleminin yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı sigorta kapsamı dışında bırakıldığının bildirildiğini, anlaşılacağı üzere, söz konusu sahtelik iddiasına ilişkin her türlü yazışma, bilgi edinme, uluslararası kredi sigorta şirketi tarafından yapılan araştırmalar yapılmış ve işbu durumun, davacı şirket lehine iyiniyetli olarak, en başından itibaren davacı şirket çalışanı ile de paylaşıldığını, ancak limitin, sözleşme ve taahhüde aykırı bariz durum nedeniyle iptal edildiğini, tüm bu belirtilen hususlarla birlikte işbu davanın salt borçlar hukuku prensipleri göz- önünde tutularak değerlendirilmesinin düşünülemeyeceğini, faktoring sisteminin, kül olarak bankacılıktaki akreditif sistemiyle paralellik arz etmekte olup sözleşmeye, eksiksiz dokümantasyona ve öngörülen prensiplerle sıkı sıkıya bağlılığın söz konusu olduğunu, sözleşme hükümlerine aykırı davranışın, otomatikman limitin ve garantinin geçmişe dönük olarak geçersizliğini ve otomatikman iptalini ortaya koyduğunu, anlaşıldığı üzere, davacının anlaşmaya ve yükümlülüğüne aykırı olarak bu malları Fabry firmasına değil, başka bir firmaya teslim etmiş olduğu ortaya çıkmakla birlikte, Fabry firmasının davacı şirketi dahi tanımadığı ve davacı şirket ile herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı yönünde ihtilafta bulunduğunu, işbu hususlara ilişkin faktöring sözleşmesi ile limitin ve garantinin geçmişe dönük olarak geçersizliğine karar verilmesi gerekirken, hatalı olarak 28.775,00 euro bedelli ihracatın tesliminin sabit olduğu kanaatine varılarak bu rakamın ödenmesine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, faktoring sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3061 E. 2024/3939 K.
Ortak:faktoring sözleşmesi · faktoring · garantörlük · temlik · vade · geçersizlik · fatura · teslim
İncelediğiniz karardaŞti.'den temin edildiği, dava dışı nakliyeyi üstlenen Koyuncu firmasının sunmuş olduğu «navlun faturası» ve CMR «taşıma senedinin» incelenmesinde; gönderenin davacı, alıcının dava dışı Fabry firması, mal miktarının 7.981 kg olduğu, malın dava dışı Wilheim firması kaşesi ve imzasına «teslim» edildiğinin görüldüğü, «teslim şeklinin» de DAP olarak belirtildiği, 75.735,30 euroluk malın Fabry yerine adı geçen şirkete teslim edildiği, davacı yanın, ihracatın "ex-works" teslim şekline göre yapıldığını, bu teslim şeklinde, malın satıcının adresinde alıcısının gönderdiği sevk aracına yüklendiğini, bu yükleme ile beraber her türlü sorumluluğunun alıcıya geçtiğini iddia ettiği, yapılan «bilirkişi incelemesinde» ise; Koyuncu firmasından gelen müzekkere cevabı kapsamında; teslim şeklinin DAP olduğunun belirlendiği, DAP teslim şeklinde, satıcının, malı alıcının bildirdiği teslim noktasına teslim etmekle sorumlu olduğu, bu teslim şeklinde nakliye ve nakliye talimatlarının satıcı tarafından organize edilmesi gerektiği, davacının dava dışı Turkuaz firmasından satın aldığı 2 parti malın «fatura» bedelinin 205.936,33 TL olduğu, bu malların doğrudan yurtdışı Fabry firmasına ihraç edildiğinin iddia edildiği, ihraç bedeli olarak düzenlenen 31.12.2012 tarihi itibari ile toplam miktarın 245.779,22 TL olduğu, bu bedelin davacının malları almış olduğu satış fiyatı ile uyumlu olduğu, Koyuncu firmasından gelen müzekkere cevabı kapsamında; ihracatın "ex-works" şeklinde yapılmadığı, CMR senetlerinde de gönderenin davacı olarak gözüktüğü, gönderenin talimatında da gümrük olarak Suben ifadeleri yer aldığı, malın taşıma ve gümrük işlemleri süresince davacının görev üstlendiği, birinci taşımanın konusu olan malın alıcısının Wilheim şirketi, ikinci taşımada Fabry'nin gösterildiği, bu durumda "ex- works" teslimine uygun ihracatın yapılmadığı navlunun alıcı ithalatçı tarafından ödenmediği, «taşıyıcının» «navlun alacağını» malın ihracatçısının ödediği, CMR taşıma senetlerinde «taşıtanın» davacı olarak yer almasına rağmen ihracatın "ex-works" teslim şekline uymadığı, davacı tarafından ihraç edilen malın dava dışı alıcı Fabry firması için gümrük işlemlerinin yapıldığı, ancak 75.735,30 euro bedelli miktar açısından malın alıcısına teslim edilmediği, 28.775,00 euro bedelli miktar açısından CMR taşıma senedi altında yer alan kaşe ve imzaya göre teslimin gerçekleştiği, davacının malları DAP şartlarına göre taşıdığı, davacı, Fabry firmasından kayden alacaklı olduğu 104.510,30 euroluk miktardan 28.775,00 euroluk kısmın teslim edildiği, bu teslimin CMR taşıma senedi ile ispatlandığı, 75.735,30 euro bedelli ihracat bakımından malların varma yerinde alıcısına teslim edildiğinin ispat edilemediği, teslimi sabit olmayan mal bedeli açısından davalının «sözleşmeden dönme hakkını» kullanabileceği, 26.12.2012 tarihinde davalı tarafından Fabry firmasına yapılacak olan ihracaatlar için verilmiş olan 100.000,00 euroluk limitin iptal edildiğinin bildirildiği, «faktoring sözleşmesinin» 8 inci maddesinde; "Müşterinin malların borçlu tarafından bir çekince olmaksızın teslim alınacağının maddi ve hukuki ayıplarından ari olacağını satış ve ihracat yada benzeri işlemlerin prosedürün işlemine uygun tazmin ile gerçekleştirileceğinin faktoring şirketinin bu sebep ile ileri sürülebilecek bir itiraz ve defi ile karşılaşmayacağının «taahhüt» edildiğinin" düzenleme konusu edildiği, davacı tarafından 75.735,00 euroluk ihracata yönelik malların müşteriye teslimini kanıtlayamadığı, bu sebeple faktoring sözleşmesinin 8 inci maddesine aykırı davranıldığı, faktoring şirketinin sözleşmede belirlenen limit çerçevesinde müşterinin alacaklarını avans olarak ödemeye hazır olduğunu bildiren yazılı sorumluluk vaadinden müşterinin sözleşme konusu malı borçluya teslim etmesi gereken anına kadar dönebileceği, davacının 75.735,00 euroluk ihracatı dava dışı müşteriye teslim ettiğini kanıtlayamadığı, bu sebep ile davalının geçmişe etkili olarak vaadinden dönebileceği, davacının teslimini gerçekleştirmiş olduğu 24.09.2012 tarihli fatura 28.775,00 euroluk malı müşteriye teslim ettiği, bu fatura içeriğinde 90 gün «vade» de ödeme öngörüldüğü, davacı kayıtlarında; 31.12.2012 tarihi itibari ile alacağın kayıtlandığı, bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanı …
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında toplanan delillerle, davaya konu ihracatların davacının iddia ettiği şekilde "ex-works" «teslim» şekliyle değil DAP teslim şekliyle yapıldığının sabit olduğunu, 75.735,30 euro bedelli ihracat bakımından, söz konusu ihraç mallarının alıcıya teslim edilmediği belirlenmiş olup, davacı tarafından yapılan bu ihracat işleminin alıcı dışında bir firmaya yapılmak istendiğini, dava dosyasında da belirttikleri üzere, Limit Onay Bildiriminde; “alıcının ödeme ile ilgili gücü ile mevcut tüm «olumsuzluklar» ile ileride meydana gelebilecek tüm olumsuz gelişmelerin bildirilmesi, ayrıca yine yapılacak istisnasız tüm yüklemelerin «faktoring» kanalıyla yapılarak muhabire «temlik» edilmesi”, GRIF kuralları çerçevesinde tarafların mutlak şekilde sıkı sıkıya uyması gereken yükümlülükler olarak belirtildiğini, davacı şirketin, alıcı değişikliği ile ilgili ne müvekkili şirkete, ne de muhabir faktoring şirketine herhangi bir bildiriminin bulunmadığını, işbu hususun GRIF kuralları çerçevesinde mutlaka faktöring şirketine bildirilmiş olması gerekmekte olup, salt bu bildirimin yapılmamasının bile limitin ve «garantinin» geçmişe dönük olarak «geçersizliğine» ve iptaline sebep olduğunu, bununla birlikte, 28.775,00 euro bedelli ihracat ile ilgili ise, dava dosyasında belirtildiği üzere, muhabir faktör firması tarafından, davacı firmanın lehine, iyi niyetli olarak araştırma yapılmış olup Fabry firması ile irtibata geçildiği, yapılan araştırmada, Wilheim Jockenhofer şirketine ulaşıldığını, ancak bu şirketin de söz konusu malları teslim almadığı gibi, ne davacı şirketi, ne de Fabry firmasını tanımadığını ve hiçbir şekilde her iki şirket ile de ticari ilişkisinin ya da aralarında imzalanmış bir «satış sözleşmesinin» bulunmadığını belirttiğini, muhabir faktör firması tarafından bu kere Fabry firması ile irtibata geçilerek söz konusu ihracat mallarının teslim alınıp alınmadığı araştırması yapıldığını, Fabry firmasının şirket direktörünün değişmiş olduğu, ancak ne eski şirket direktörünün, ne de yeni şirket direktörünün, söz konusu sipariş ile ilgili bilgisinin olmadığını, bu siparişlerin kesinlikle teslim alınmadığını ve davacı şirket ile hiçbir ticari ilişki ya da satış sözleşmesinin yapılmadığı gibi tanınmadığının bildirildiğini, yani anlaşılacağı üzere, davacı şirketin iddia ettiği üzere, ortada herhangi bir satış sözleşmesi ya da bir ticari ilişki bulunmadığını, ayrıca bir mal teslimi ve ihracatın dahi söz konusu olmadığını, ayrıca tüm bu araştırma ile birlikte, söz konusu faktoring işleminin, Limit Onay Bildirimi çerçevesinde, dünyanın önde gelen «kredi sigorta» şirketi olan Coface tarafından sigortalı olmakla birlikte, işbu durum dolayısıyla da Coface tarafından ayrıntılı olarak araştırma yapıldığını ve yukarıda açıklanan aynı bulgulara rastlandığını, bu nedenle de sigorta şirketi tarafından muhabir faktoring şirketine, Limit Onay Bildirimi çerçevesinde yapılan ihracat işleminin yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı sigorta kapsamı dışında bırakıldığının bildirildiğini, anlaşılacağı üzere, söz konusu «sahtelik» iddiasına ilişkin her türlü yazışma, bilgi edinme, uluslararası kredi sigorta şirketi tarafından yapılan araştırmalar yapılmış ve işbu durumun, davacı şirket lehine «iyiniyetli» olarak, en başından itibaren davacı şirket çalışanı ile de paylaşıldığını, ancak limitin, sözleşme ve «taahhüde» aykırı bariz durum nedeniyle iptal edildiğini, tüm bu belirtilen hususlarla birlikte işbu davanın salt borçlar hukuku prensipleri göz- önünde tutularak değerlendirilmesinin düşünülemeyeceğini, faktoring sisteminin, kül olarak bankacılıktaki «akreditif» sistemiyle paralellik arz etmekte olup sözleşmeye, eksiksiz dokümantasyona ve öngörülen prensiplerle sıkı sıkıya bağlılığın söz konusu olduğunu, sözleşme hükümleri …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen 03.05.2010 tarihli «faktoring sözleşmesi» kapsamında, davalı ... şirketinin, dava dışı Fabry firmasına yapılacak ihracatlar için davacıya 04.07.2012 tarihinde 100.000,00 euroya kadar limit onayı verdiği, davacının 01.07.2012 tarihinde alıcı firmaya ihracat faktoring sözleşmesi kapsamında «fatura» ödemelerini davalının muhabiri olan BNP Paribas'a yapılması bildiriminde bulunduğu, davacı ile Fabry arasında 28.775,00 euroluk sipariş için hazırlanmış 12.09.2012 tarihli üzerinde her iki firmanın kaşe onayının bulunduğu «proforma fatura» ve 75.735,30 euroluk sipariş için hazırlandığı anlaşılan 10.09.2012 tarihli el yazılı Fabry GMBH onayı düşülmüş kontrat düzenlendiği, dava konusu ihracatlar için d …
Benzer bu kararda… 8.08.2014 Limit Onay Bildirimi yapıldığını, davacı şirket Faktoring Sözleşmesi ve Limit Onay Bildirimi çerçevesinde dava dışı ... şirketine ihracata ilişkin malları «teslim» etmesi karşılığında da yine dava dışı muhabir «faktoring» şirketinin ... şirketine tanımış olduğu limit çerçevesinde yapılacak ödemenin müvekkili tarafından davacıya yapılmasının öngörüldüğünü ancak, dava dışı muhabir faktoring şirketine, ihraç edilen halılarla ilgili olarak konunun uzmanı şirket tarafından yapılan inceleme ve test sonuçlarına göre, ürünün lekeli/bozuk olduğunun bildirildiğini, söz konusu raporun muhabir faktoring şirketi tarafından da teyit edilmiş ve onaylanmış olduğunu, malın alıcısı ... tarafından herhangi bir itiraz ileri sürüldüğü takdirde, «garantinin» otomatikman «geçersiz» hale geleceğinin limit onay bildiriminde belirtildiğini, davacı tarafından belirtilen ve 11.03.2015 tarihinde ödemesi yapılan 37.385.60 USD tutarın farklı «fatura» ve siparişlere ilişkin olduğunu, ihtilaf konusu faturalara ilişkin herhangi bir ödeme olmadığını, «sözleşmeye aykırılık» üzerine 25.02.2015 de davacıya limit iptal bildirimi gönderildiğini ve garantinin geçmişe dönük ortadan kaldırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… bulunan ...isimli şirketle mal satımı konusunda anlaştığını, bunun neticesinde davalı taraf ile bu müşteriye satılacak olan ürünlerin bedelini 150.000 USD limit ile «faktoring» kapsamında sigortalattığını, ödemenin «vade» artı 90 gün şeklinde kararlaştırıldığını, müşterisinin talep etmiş olduğu ürünleri Almanya’ya gönderdiğini, ...şirketine satılan ürünlerden dolayı,040076 «fatura» nolu, 26.11.2014 tarihli, 09.02.2015 vade tarihli 57.888.00 $ tutarlı, 048702 fatura nolu, 24.10.2014 tarihli, 07.01.2015 vade tarihli 71.510.40 $ tutarlı faturalar kesildiğini ve faturada belirtilen ürünlerin alıcıya «teslim» edildiğini, faturaların ödeme günü geldiğinde davalı tarafından sözleşmeye istinaden 11.03.2015'de sadece 37.385.60 $ ödeme yapıldığını, bakiyenin ödenmediğini müşteri ... tarafından kendisine gönderilen ürünlerde leke olduğunun bildirdiğini, ürünler ulaştıktan aylar sonra bu savunmaya itibar edilemeyeceğini, kaldı ki bir kısım ödeme de yapıldığını ileri sürerek, 311.942.00 TL’nin 09.05.2015 tarihinden itibaren «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
… avacının imzaladığı 02.07.2012 tarihli Azami Faktoring Hacimli Faktoring Sözleşmesi gereğince davacının Almanya'da bulunan ...adlı alıcısı adına 150.000 $ tutarında «faktoring» «garanti» limiti tahsis ettiği, söz konusu garanti limit tahsisinin davacı şirkete 18.08.2014 tarihli Limit Onay Bildirim Formu ile iletildiği, limit ile davacı şirketin faktoring borçlusu ...şirketine yapacağı «fatura» tarihinden itibaren 90 güne kadar ödeme vadeli, azami 150.000 $ tutarındaki halı ihracatlarına ilişkin faturalı alacaklarının muhabir ithalat faktörü olan BNP Paribas Factor GmbH'a «temliki» karşılığında vadelerinde ödeme garantisi verdiği, bu kapsamda satılan halıların ayıplı olduğu yönündeki itiraz üzerine 31.03.2015 tarihinde davalı faktoring şirketine ihtilaf bildiriminde bulunulduğu, test raporu ile «uyuşmazlık konusu» halıların ayıplı olduğunun tespit edildiği, durumun muhabir faktör tarafından davalı faktoring şirketine bildirildiği, faktoring konusu malların herhangi bir şekilde ayıplı olmayacağının Sözleşme, Limit Onay Bildirim Formu(LOB) ve Uluslararası Faktoring Genel Kuralları(GRIF) gereği baştan kabul edildiği, dava konusu iki fatura bedelinin ödenmeme gerekçesinin de Sözleşme, LOB ve GRIF kurallarına uygun olduğu, 37.385,60 $ ödemenin dava konusu 2 «fatura alacağı» ile ilgili olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:garanti kapsamı · fatura alacağı · ticari avans faizi · ayıp · sözleşmeye aykırılık · denetime elverişlilik · uyuşmazlık konusu · ticari defter
Benzer bu kararda… sı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı hükme esas alınan bilimsel ve teknik yönden «denetime elverişli» olan 30.05.2017 tarihli bilirkişi raporu ile dosya kapsamında toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı yanca Almanya'da faaliyet gösteren ...şirketine satılan halıların ayıplı olduğu yönündeki itiraz üzerine 31.03.2015 tarihinde davalı «faktoring» şirketine ihtilaf bildiriminde bulunulduğu, test raporu ile «uyuşmazlık konusu» halıların ayıplı olduğunun tespit edildiği, durumun muhabir faktör tarafından davalı faktoring şirketine bildirildiği, faktoring konusu malların herhangi bir şekilde ayıplı olmayacağının sözleşme, LOB ve GRIF kuralları gereği kabul edildiği ve dava konusu iki adet «fatura» bedelinin ödenmeme gerekçesinin sözleşme, LOB ve GRIF kurallarına uygun olduğu, davacı yanın dayandığı 01.08.2016 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edilen 37.385,60 $ bedelli ödeme her ne kadar tarafların «ticari defter» ve kayıtlarında bulunuyor ise de, 37.385,60 $ bedelli bu ödemenin dava konusu 2 adet «fatura alacağı» ile ilgili olmadığı, aynı faktoring «garantisi kapsamında» bulunmakla birlikte farklı bir ihracat bedeline ilişkin olduğu, bu ihracatın dava konusu halılar ile aynı dönemde gerçekleştirilen ihraç konusu halıların bedeline …
… avacının imzaladığı 02.07.2012 tarihli Azami Faktoring Hacimli Faktoring Sözleşmesi gereğince davacının Almanya'da bulunan ...adlı alıcısı adına 150.000 $ tutarında «faktoring» «garanti» limiti tahsis ettiği, söz konusu garanti limit tahsisinin davacı şirkete 18.08.2014 tarihli Limit Onay Bildirim Formu ile iletildiği, limit ile davacı şirketin faktoring borçlusu ...şirketine yapacağı «fatura» tarihinden itibaren 90 güne kadar ödeme vadeli, azami 150.000 $ tutarındaki halı ihracatlarına ilişkin faturalı alacaklarının muhabir ithalat faktörü olan BNP Paribas Factor GmbH'a «temliki» karşılığında vadelerinde ödeme garantisi verdiği, bu kapsamda satılan halıların ayıplı olduğu yönündeki itiraz üzerine 31.03.2015 tarihinde davalı faktoring şirketine ihtilaf bildiriminde bulunulduğu, test raporu ile «uyuşmazlık konusu» halıların ayıplı olduğunun tespit edildiği, durumun muhabir faktör tarafından davalı faktoring şirketine bildirildiği, faktoring konusu malların herhangi bir şekilde ayıplı olmayacağının Sözleşme, Limit Onay Bildirim Formu(LOB) ve Uluslararası Faktoring Genel Kuralları(GRIF) gereği baştan kabul edildiği, dava konusu iki fatura bedelinin ödenmeme gerekçesinin de Sözleşme, LOB ve GRIF kurallarına uygun olduğu, 37.385,60 $ ödemenin dava konusu 2 «fatura alacağı» ile ilgili olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… de özetle; müvekkilinin faturalardan dolayı davalının halen 112.614.48 USD alacaklı olduğunu, bilirkişi raporunda da bu durumun tespit edildiğini, hükme esas alınan «son» bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, dosyada daha önce alınan ve müvekkilinin «ticari defter» ve kayıtları incelendikten sonra verilen bilirkişi raporu ve bu rapordaki tespitlerin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, müvekkilinin defterlerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere müvekkilinin «faktoring» kapsamında sigortalattığı malların bedelinin belirlenen süreden sonra davalı tarafından ödenmesi zorundayken davalının gerçekte hiç var olmayan soyut bir «ayıp» kavramına sığınarak ödemeden kurtulabilmesinin mümkün olmadığını, Mahkemece neden ikinci rapora itibar edildiğine değinilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılara …
… bulunan ...isimli şirketle mal satımı konusunda anlaştığını, bunun neticesinde davalı taraf ile bu müşteriye satılacak olan ürünlerin bedelini 150.000 USD limit ile «faktoring» kapsamında sigortalattığını, ödemenin «vade» artı 90 gün şeklinde kararlaştırıldığını, müşterisinin talep etmiş olduğu ürünleri Almanya’ya gönderdiğini, ...şirketine satılan ürünlerden dolayı,040076 «fatura» nolu, 26.11.2014 tarihli, 09.02.2015 vade tarihli 57.888.00 $ tutarlı, 048702 fatura nolu, 24.10.2014 tarihli, 07.01.2015 vade tarihli 71.510.40 $ tutarlı faturalar kesildiğini ve faturada belirtilen ürünlerin alıcıya «teslim» edildiğini, faturaların ödeme günü geldiğinde davalı tarafından sözleşmeye istinaden 11.03.2015'de sadece 37.385.60 $ ödeme yapıldığını, bakiyenin ödenmediğini müşteri ... tarafından kendisine gönderilen ürünlerde leke olduğunun bildirdiğini, ürünler ulaştıktan aylar sonra bu savunmaya itibar edilemeyeceğini, kaldı ki bir kısım ödeme de yapıldığını ileri sürerek, 311.942.00 TL’nin 09.05.2015 tarihinden itibaren «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3748 E. 2024/6029 K.
Ortak:faktoring sözleşmesi · faktoring · garantörlük · temlik · vade · geçersizlik · fatura · taahhütname · Alacak
İncelediğiniz karardaŞti.'den temin edildiği, dava dışı nakliyeyi üstlenen Koyuncu firmasının sunmuş olduğu «navlun faturası» ve CMR «taşıma senedinin» incelenmesinde; gönderenin davacı, alıcının dava dışı Fabry firması, mal miktarının 7.981 kg olduğu, malın dava dışı Wilheim firması kaşesi ve imzasına «teslim» edildiğinin görüldüğü, «teslim şeklinin» de DAP olarak belirtildiği, 75.735,30 euroluk malın Fabry yerine adı geçen şirkete teslim edildiği, davacı yanın, ihracatın "ex-works" teslim şekline göre yapıldığını, bu teslim şeklinde, malın satıcının adresinde alıcısının gönderdiği sevk aracına yüklendiğini, bu yükleme ile beraber her türlü sorumluluğunun alıcıya geçtiğini iddia ettiği, yapılan «bilirkişi incelemesinde» ise; Koyuncu firmasından gelen müzekkere cevabı kapsamında; teslim şeklinin DAP olduğunun belirlendiği, DAP teslim şeklinde, satıcının, malı alıcının bildirdiği teslim noktasına teslim etmekle sorumlu olduğu, bu teslim şeklinde nakliye ve nakliye talimatlarının satıcı tarafından organize edilmesi gerektiği, davacının dava dışı Turkuaz firmasından satın aldığı 2 parti malın «fatura» bedelinin 205.936,33 TL olduğu, bu malların doğrudan yurtdışı Fabry firmasına ihraç edildiğinin iddia edildiği, ihraç bedeli olarak düzenlenen 31.12.2012 tarihi itibari ile toplam miktarın 245.779,22 TL olduğu, bu bedelin davacının malları almış olduğu satış fiyatı ile uyumlu olduğu, Koyuncu firmasından gelen müzekkere cevabı kapsamında; ihracatın "ex-works" şeklinde yapılmadığı, CMR senetlerinde de gönderenin davacı olarak gözüktüğü, gönderenin talimatında da gümrük olarak Suben ifadeleri yer aldığı, malın taşıma ve gümrük işlemleri süresince davacının görev üstlendiği, birinci taşımanın konusu olan malın alıcısının Wilheim şirketi, ikinci taşımada Fabry'nin gösterildiği, bu durumda "ex- works" teslimine uygun ihracatın yapılmadığı navlunun alıcı ithalatçı tarafından ödenmediği, «taşıyıcının» «navlun alacağını» malın ihracatçısının ödediği, CMR taşıma senetlerinde «taşıtanın» davacı olarak yer almasına rağmen ihracatın "ex-works" teslim şekline uymadığı, davacı tarafından ihraç edilen malın dava dışı alıcı Fabry firması için gümrük işlemlerinin yapıldığı, ancak 75.735,30 euro bedelli miktar açısından malın alıcısına teslim edilmediği, 28.775,00 euro bedelli miktar açısından CMR taşıma senedi altında yer alan kaşe ve imzaya göre teslimin gerçekleştiği, davacının malları DAP şartlarına göre taşıdığı, davacı, Fabry firmasından kayden alacaklı olduğu 104.510,30 euroluk miktardan 28.775,00 euroluk kısmın teslim edildiği, bu teslimin CMR taşıma senedi ile ispatlandığı, 75.735,30 euro bedelli ihracat bakımından malların varma yerinde alıcısına teslim edildiğinin ispat edilemediği, teslimi sabit olmayan mal bedeli açısından davalının «sözleşmeden dönme hakkını» kullanabileceği, 26.12.2012 tarihinde davalı tarafından Fabry firmasına yapılacak olan ihracaatlar için verilmiş olan 100.000,00 euroluk limitin iptal edildiğinin bildirildiği, «faktoring sözleşmesinin» 8 inci maddesinde; "Müşterinin malların borçlu tarafından bir çekince olmaksızın teslim alınacağının maddi ve hukuki ayıplarından ari olacağını satış ve ihracat yada benzeri işlemlerin prosedürün işlemine uygun tazmin ile gerçekleştirileceğinin faktoring şirketinin bu sebep ile ileri sürülebilecek bir itiraz ve defi ile karşılaşmayacağının «taahhüt» edildiğinin" düzenleme konusu edildiği, davacı tarafından 75.735,00 euroluk ihracata yönelik malların müşteriye teslimini kanıtlayamadığı, bu sebeple faktoring sözleşmesinin 8 inci maddesine aykırı davranıldığı, faktoring şirketinin sözleşmede belirlenen limit çerçevesinde müşterinin alacaklarını avans olarak ödemeye hazır olduğunu bildiren yazılı sorumluluk vaadinden müşterinin sözleşme konusu malı borçluya teslim etmesi gereken anına kadar dönebileceği, davacının 75.735,00 euroluk ihracatı dava dışı müşteriye teslim ettiğini kanıtlayamadığı, bu sebep ile davalının geçmişe etkili olarak vaadinden dönebileceği, davacının teslimini gerçekleştirmiş olduğu 24.09.2012 tarihli fatura 28.775,00 euroluk malı müşteriye teslim ettiği, bu fatura içeriğinde 90 gün «vade» de ödeme öngörüldüğü, davacı kayıtlarında; 31.12.2012 tarihi itibari ile alacağın kayıtlandığı, bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanı …
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında toplanan delillerle, davaya konu ihracatların davacının iddia ettiği şekilde "ex-works" «teslim» şekliyle değil DAP teslim şekliyle yapıldığının sabit olduğunu, 75.735,30 euro bedelli ihracat bakımından, söz konusu ihraç mallarının alıcıya teslim edilmediği belirlenmiş olup, davacı tarafından yapılan bu ihracat işleminin alıcı dışında bir firmaya yapılmak istendiğini, dava dosyasında da belirttikleri üzere, Limit Onay Bildiriminde; “alıcının ödeme ile ilgili gücü ile mevcut tüm «olumsuzluklar» ile ileride meydana gelebilecek tüm olumsuz gelişmelerin bildirilmesi, ayrıca yine yapılacak istisnasız tüm yüklemelerin «faktoring» kanalıyla yapılarak muhabire «temlik» edilmesi”, GRIF kuralları çerçevesinde tarafların mutlak şekilde sıkı sıkıya uyması gereken yükümlülükler olarak belirtildiğini, davacı şirketin, alıcı değişikliği ile ilgili ne müvekkili şirkete, ne de muhabir faktoring şirketine herhangi bir bildiriminin bulunmadığını, işbu hususun GRIF kuralları çerçevesinde mutlaka faktöring şirketine bildirilmiş olması gerekmekte olup, salt bu bildirimin yapılmamasının bile limitin ve «garantinin» geçmişe dönük olarak «geçersizliğine» ve iptaline sebep olduğunu, bununla birlikte, 28.775,00 euro bedelli ihracat ile ilgili ise, dava dosyasında belirtildiği üzere, muhabir faktör firması tarafından, davacı firmanın lehine, iyi niyetli olarak araştırma yapılmış olup Fabry firması ile irtibata geçildiği, yapılan araştırmada, Wilheim Jockenhofer şirketine ulaşıldığını, ancak bu şirketin de söz konusu malları teslim almadığı gibi, ne davacı şirketi, ne de Fabry firmasını tanımadığını ve hiçbir şekilde her iki şirket ile de ticari ilişkisinin ya da aralarında imzalanmış bir «satış sözleşmesinin» bulunmadığını belirttiğini, muhabir faktör firması tarafından bu kere Fabry firması ile irtibata geçilerek söz konusu ihracat mallarının teslim alınıp alınmadığı araştırması yapıldığını, Fabry firmasının şirket direktörünün değişmiş olduğu, ancak ne eski şirket direktörünün, ne de yeni şirket direktörünün, söz konusu sipariş ile ilgili bilgisinin olmadığını, bu siparişlerin kesinlikle teslim alınmadığını ve davacı şirket ile hiçbir ticari ilişki ya da satış sözleşmesinin yapılmadığı gibi tanınmadığının bildirildiğini, yani anlaşılacağı üzere, davacı şirketin iddia ettiği üzere, ortada herhangi bir satış sözleşmesi ya da bir ticari ilişki bulunmadığını, ayrıca bir mal teslimi ve ihracatın dahi söz konusu olmadığını, ayrıca tüm bu araştırma ile birlikte, söz konusu faktoring işleminin, Limit Onay Bildirimi çerçevesinde, dünyanın önde gelen «kredi sigorta» şirketi olan Coface tarafından sigortalı olmakla birlikte, işbu durum dolayısıyla da Coface tarafından ayrıntılı olarak araştırma yapıldığını ve yukarıda açıklanan aynı bulgulara rastlandığını, bu nedenle de sigorta şirketi tarafından muhabir faktoring şirketine, Limit Onay Bildirimi çerçevesinde yapılan ihracat işleminin yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı sigorta kapsamı dışında bırakıldığının bildirildiğini, anlaşılacağı üzere, söz konusu «sahtelik» iddiasına ilişkin her türlü yazışma, bilgi edinme, uluslararası kredi sigorta şirketi tarafından yapılan araştırmalar yapılmış ve işbu durumun, davacı şirket lehine «iyiniyetli» olarak, en başından itibaren davacı şirket çalışanı ile de paylaşıldığını, ancak limitin, sözleşme ve «taahhüde» aykırı bariz durum nedeniyle iptal edildiğini, tüm bu belirtilen hususlarla birlikte işbu davanın salt borçlar hukuku prensipleri göz- önünde tutularak değerlendirilmesinin düşünülemeyeceğini, faktoring sisteminin, kül olarak bankacılıktaki «akreditif» sistemiyle paralellik arz etmekte olup sözleşmeye, eksiksiz dokümantasyona ve öngörülen prensiplerle sıkı sıkıya bağlılığın söz konusu olduğunu, sözleşme hükümleri …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen 03.05.2010 tarihli «faktoring sözleşmesi» kapsamında, davalı ... şirketinin, dava dışı Fabry firmasına yapılacak ihracatlar için davacıya 04.07.2012 tarihinde 100.000,00 euroya kadar limit onayı verdiği, davacının 01.07.2012 tarihinde alıcı firmaya ihracat faktoring sözleşmesi kapsamında «fatura» ödemelerini davalının muhabiri olan BNP Paribas'a yapılması bildiriminde bulunduğu, davacı ile Fabry arasında 28.775,00 euroluk sipariş için hazırlanmış 12.09.2012 tarihli üzerinde her iki firmanın kaşe onayının bulunduğu «proforma fatura» ve 75.735,30 euroluk sipariş için hazırlandığı anlaşılan 10.09.2012 tarihli el yazılı Fabry GMBH onayı düşülmüş kontrat düzenlendiği, dava konusu ihracatlar için d …
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, «uyuşmazlık konusu» «fatura» bedeli alacakların müvekkile «temlik» edilmediğini, muhabir faktör tarafından tahsis edilen müvekkil tarafından yansıtılan «faktoring» «garantisi» limitinin hiçbir zaman yürürlüğe girmediğini, tahsis şartlarının yerine getirilmediğini, «faktoring sözleşmesi» ve faktoring garantisinin yürürlüğe girmediğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın BNP Paribas Faktor tarafından tahsis edilen faktoring garantisi limiti akdedilen faktoring sözleşmesi ve ekleri ile GRIF kuralları çerçevesinde yürürlüğe girip girmediği konusunda toplandığını, davacı uyuşmazlık konusu «alacağı temlik» etmediği gibi tahsis edilen faktoring «garantisinin kapsamına» «dahil» edilmesi için yapması zorunlu olan hususları da yerine getirmediğini, 04.07.2017 tarihli LOB metni incelendiğinde söz konusu limitin 04.07.2017 tarihinden itibaren 30 günlük sürede kullanılması tahsis edilen limitin iptal edilmemesi, sevk evrakının tamamlanıp faktore «teslim» edilmiş olması, aksi halde tahsis edilmiş limitin bulunmadığı, «geçersiz» hale geleceğinin açıkça belirtildiğini, davacı tarafından bu tarihten itibaren alacağın temlik edilmediğini, bu nedenle limitin kendiliğinden geçersiz hale geldiği …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı ... şirketi arasında «faktoring sözleşmesinin» imzalandığını, davalı tarafından tahsis olunan 120.000,00 euro «garanti» limiti kapsamında İsviçre'de yerleşik Chemtex Trading AG firmasına, davalıdan temin edilen «temlik» notlarının yapıştırıldığı faturalarla toplam 117.165,65 euro tutarında iki adet sevkiyat gerçekleştiğini, konuyla ilgili tüm bilgi ve belgelerin davalıya gönderildiğini, ve bahse konu faturaların BNP Paribas Faktoring'a temlik edildiğini, faturaların «vadelerinin» geçmiş olmasına rağmen, davalı şirketten bir haber alınamaması üzerine, 24.01.2018 tarihli yazıları ile, temlik edilen faturaların akıbetinin sorulduğunu, davalı şirketin 26.01.2018 tarihli yazısıyla, faturaların hiçbir şekil ve surette şirketlerine temlik edilmediğini, şirket kayıtlarında ve aktiflerinde bulunmadığını, bu çerçevede faktoring garantisinden faydalanmanın söz konusu olmadığının bildirildiğini, faturaların davalı şirkete temlik edildiğini, NTR alacak bildirim «formu», alıcı tanıtım mektubu ve her türlü belgenin davalı firmaya iletildiğini, davalının faktoring «garantisi kapsamında» ödeme yapmamasını gerektiren bir durum bulunmadığını, davalı tarafından 26.01.2018 tarihli ödeme yapmayı reddettiği tarih itibariyle «temerrüdün» gerçekleştiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, faktoring sözleşmesinden kaynaklanan 1.000,00 euro alacağın ödeme günündeki TL karşılığının 26.01.2018 temerrüt tarihinden itibaren devlet bankalarının euro ile açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… n yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme kapsamında dava dışı ithalatçı firma aleyhine 120.000,00 euroluk 120 gün vadeli faktör «garantisinin» verildiği, bu kapsamda ithal edilecek malların bedelinin belirlenen limit kapsamında davacı tarafa ödeneceğinin «taahhüt» edildiği, davalı ... şirketinin limit onay bildirim «formu» ile 120.000,00 euroluk garanti limit ve şartlarını 04.07.2017 tarihinde davacıya bildirdiği, garanti limitinin 04.07.2017 tarihinden itibaren 30 gün içinde kullanılmaması halinde ve «son» «temlik» tarihini takip eden 60 gün içinde kullanılmaması halinde iptal edilebileceğinin, ayrıca limit onay bildiriminin (LOB) 04.07.2017 tarihinden sonra ve limit iptal tarihinden / geçerlilik süresinden önce ihracatı tamamlanmış sayılan mal ve hizmetler için geçerli olacağının kararlaştırıldığı, LOB'un davacı tarafa 04.07.2017 tarihinde bildirilmiş olmasına rağmen dava konusu «fatura» ve eklerinin davalı tarafa kargo yolu ile 20.12.2017 tarihinde gönderildiği, davalının ise garanti limiti şartları kapsamında 23.11.2017 tarihi itibariyle garanti limitini iptal ettiği, fatura ve satıma konu belgelerin «garanti süresi» içerisinde davalı tarafa gönderilmediği böylece garanti limitinin geçerli olduğu süre içerisinde alacağın usulüne uygun olarak temlik edilmediği, dolayısıyla davacı tarafın sözleşme gereğince tahsis edilen «faktoring» garantisinden yararlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:garanti süresi · garanti kapsamı · delillerin toplanmaması · alacağın temliki · ba formu · mevduat hesabı · kesinlik sınırı · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı ... şirketi arasında «faktoring sözleşmesinin» imzalandığını, davalı tarafından tahsis olunan 120.000,00 euro «garanti» limiti kapsamında İsviçre'de yerleşik Chemtex Trading AG firmasına, davalıdan temin edilen «temlik» notlarının yapıştırıldığı faturalarla toplam 117.165,65 euro tutarında iki adet sevkiyat gerçekleştiğini, konuyla ilgili tüm bilgi ve belgelerin davalıya gönderildiğini, ve bahse konu faturaların BNP Paribas Faktoring'a temlik edildiğini, faturaların «vadelerinin» geçmiş olmasına rağmen, davalı şirketten bir haber alınamaması üzerine, 24.01.2018 tarihli yazıları ile, temlik edilen faturaların akıbetinin sorulduğunu, davalı şirketin 26.01.2018 tarihli yazısıyla, faturaların hiçbir şekil ve surette şirketlerine temlik edilmediğini, şirket kayıtlarında ve aktiflerinde bulunmadığını, bu çerçevede faktoring garantisinden faydalanmanın söz konusu olmadığının bildirildiğini, faturaların davalı şirkete temlik edildiğini, NTR alacak bildirim «formu», alıcı tanıtım mektubu ve her türlü belgenin davalı firmaya iletildiğini, davalının faktoring «garantisi kapsamında» ödeme yapmamasını gerektiren bir durum bulunmadığını, davalı tarafından 26.01.2018 tarihli ödeme yapmayı reddettiği tarih itibariyle «temerrüdün» gerçekleştiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, faktoring sözleşmesinden kaynaklanan 1.000,00 euro alacağın ödeme günündeki TL karşılığının 26.01.2018 temerrüt tarihinden itibaren devlet bankalarının euro ile açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, «uyuşmazlık konusu» «fatura» bedeli alacakların müvekkile «temlik» edilmediğini, muhabir faktör tarafından tahsis edilen müvekkil tarafından yansıtılan «faktoring» «garantisi» limitinin hiçbir zaman yürürlüğe girmediğini, tahsis şartlarının yerine getirilmediğini, «faktoring sözleşmesi» ve faktoring garantisinin yürürlüğe girmediğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın BNP Paribas Faktor tarafından tahsis edilen faktoring garantisi limiti akdedilen faktoring sözleşmesi ve ekleri ile GRIF kuralları çerçevesinde yürürlüğe girip girmediği konusunda toplandığını, davacı uyuşmazlık konusu «alacağı temlik» etmediği gibi tahsis edilen faktoring «garantisinin kapsamına» «dahil» edilmesi için yapması zorunlu olan hususları da yerine getirmediğini, 04.07.2017 tarihli LOB metni incelendiğinde söz konusu limitin 04.07.2017 tarihinden itibaren 30 günlük sürede kullanılması tahsis edilen limitin iptal edilmemesi, sevk evrakının tamamlanıp faktore «teslim» edilmiş olması, aksi halde tahsis edilmiş limitin bulunmadığı, «geçersiz» hale geleceğinin açıkça belirtildiğini, davacı tarafından bu tarihten itibaren alacağın temlik edilmediğini, bu nedenle limitin kendiliğinden geçersiz hale geldiği …
… n yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme kapsamında dava dışı ithalatçı firma aleyhine 120.000,00 euroluk 120 gün vadeli faktör «garantisinin» verildiği, bu kapsamda ithal edilecek malların bedelinin belirlenen limit kapsamında davacı tarafa ödeneceğinin «taahhüt» edildiği, davalı ... şirketinin limit onay bildirim «formu» ile 120.000,00 euroluk garanti limit ve şartlarını 04.07.2017 tarihinde davacıya bildirdiği, garanti limitinin 04.07.2017 tarihinden itibaren 30 gün içinde kullanılmaması halinde ve «son» «temlik» tarihini takip eden 60 gün içinde kullanılmaması halinde iptal edilebileceğinin, ayrıca limit onay bildiriminin (LOB) 04.07.2017 tarihinden sonra ve limit iptal tarihinden / geçerlilik süresinden önce ihracatı tamamlanmış sayılan mal ve hizmetler için geçerli olacağının kararlaştırıldığı, LOB'un davacı tarafa 04.07.2017 tarihinde bildirilmiş olmasına rağmen dava konusu «fatura» ve eklerinin davalı tarafa kargo yolu ile 20.12.2017 tarihinde gönderildiği, davalının ise garanti limiti şartları kapsamında 23.11.2017 tarihi itibariyle garanti limitini iptal ettiği, fatura ve satıma konu belgelerin «garanti süresi» içerisinde davalı tarafa gönderilmediği böylece garanti limitinin geçerli olduğu süre içerisinde alacağın usulüne uygun olarak temlik edilmediği, dolayısıyla davacı tarafın sözleşme gereğince tahsis edilen «faktoring» garantisinden yararlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece dava dosyasına «ibraz» edilen 23.11.2017 tarihli "Limit İptal Bildirimi" belgesinin incelenmediğini, bahse konu bildirime uygun olarak müvekkil şirketin 23.11.2017 tarihli e-posta mesajı ile NTR (Alacak Bildirim Formu) ekinde henüz «vade» gelmemiş alacağını bildirdiğini, «fatura» ve eklerini gönderdiğini ve «alacağını temlik» ettiğini, davalı şirketin 24.11.2017 tarihli e-posta mesajı ile "Faktoring «garantisinin» ortadan kalktığını, NTR ekindeki faturalarla ilgili temlikin kabul edilmediğini" müvekkile bildirdiğini, müvekkilin 23.11.2017 tarihiyle gerekli bildirim ve temliki yaparak faturaları ve ilgili belgeleri gönderdikten sonra «faktoring» firmasının temliki kabul etmeme ve sevkiyatları faktoring garantisi dışında bırakma gibi bir tasarruf ve hakkı olmadığını, ancak mahkeme ve bilirkişi heyetinin bu …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2300 E. , 2023/6335 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki faktoring sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacı, 104.510,30 euronun tahsilini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 28.775,00 euronun davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Davalı vekilince Bölge Adliye Mahkemesinin anılan kararına karşı temyiz başvurusunda bulunulmuş ise de dosya içeriğine göre davalı aleyhine kabul edilen ve temyize konu edilen toplam miktar olan 28.775,00 euronun dava tarihi itibariyle T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı 84.716,47 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu itibarla, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 03.05.2010 tarihinde ihracat faktoring sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin, bu sözleşme kapsamında Almanya'da kurulu Fabry firmasına 15.09.2012'de 75.735,30 euro ve 24.09.2012'de 28.775,00 euro bedelle usulüne uygun olarak ihracat gerçekleştirdiğini, ihracatların "ex-works" teslim şartıyla yapıldığını, dolayısıyla müvekkili şirketin kendi yerinde malları alıcıya teslim etmesiyle sorumluluğun alıcıya geçtiğini, malların ithalat işlemlerinin alıcı tarafından Suben/ Avusturya gümrüğünde yapıldığını ve alıcının müvekkil şirkete hiçbir olumsuz bildirimde bulunmadığını, ancak davalı şirketin müvekkil şirkete faktoring sözleşmesi gereğince yapması gereken ödemeleri yapmadığını, 13.11.2012'de alıcı firmanın 'kendisiyle ilgilenilmediği' gerekçesiyle ihtilaf bildiriminde bulunduğunu, Almanya'daki muhabir bankanın limitleri iptal ettiğini bildirdiğini, söz konusu ihtilafın müvekkili şirketçe kabul edilmediğini ve davalı şirketin bu gerekçeyle müvekkili şirkete ödemeleri yapmadığını, bunun üzerine 04.10.2013 tarihinde davalı şirkete ihtarname gönderildiğini ancak davalı şirketçe cevap verilmediğini, bu nedenle huzurdaki davayı açma zorunluluğu doğduğunu, müvekkili şirketin faktoring sözleşmesi gereği, 90 güne kadar vadeli ihracat satışlarından kaynaklı alacaklarını davalı şirkete temlik ettiğini, bu sözleşme ve kanun gereğince, davalı şirketin, alacakların tahsili, müvekkili şirkete ödeme, ayrıca teminat fonksiyonu işlevi gördüğünü, müvekkili şirketten kaynaklanmayacak her türlü riskin bu teminatın kapsamına girdiğini, müvekkili şirketin yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, davalı şirketin ödeme yapmaktan kaçınmasını gerektirecek hiçbir haklı sebep bulunmadığını, alacağın tahsil edilememesinde müvekkil şirketin kusuru olmadığını, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davrandığını, halen müvekkili şirkete hiçbir ödeme yapmamış olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, 104.510,30 euro alacağın ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden davacı yanca Almanya'da yerleşik Fabry firmasına yapılacak ihracatlar için 100.000,00 euro bedelli limit onay bildirimi yapıldığını, davacı şirketin malları alıcı Fabry'e teslim etmesi ve alıcı tarafından ihtilaf iddiasında bulunulmaması gerektiğini, aksi taktirde faktoring garantisinin geçersiz olacağını, ancak muhabir faktoring şirketinin yaptığı araştırma neticesinde, malların Fabry'e teslim edilmediğini, gümrüklemelerin Almanya yerine Avusturya'da yapıldığını, Fabry firmasının davacı şirketi tanımadığı, ticari ilişkisinin bulunmadığı yönünde ihtilafta bulunduğunu, 15.09.2012 tarihli, 75.735,30 euro bedelli ihracat malının hamule senedi incelendiğinde, malın taraflarla ilgisi olmayan Wilheim Jockenhofer GMHB isimli şirkete teslim edildiğini, ayrıca ihracatın "ex-works" değil, DAP( yerinde teslim) şeklinde düzenlendiğinin görüldüğünü, Fabry ve müvekkilinin onayı olmadan malın başka firmaya teslim edilmesinin sözleşme ve garanti şartlarına tamamen aykırı olduğunu, davalı şirketin yine de iyi niyetle ve davacıyı bilgilendirerek araştırma yaptığını, ancak Wilheim Jockenhofer GMHB isimli şirketin söz konusu malları teslim almadığını, ayrıca davacı şirket ve Fabry firmasını tanımadığını, aralarında ticari ilişki bulunmadığını bildirdiğini, sözleşme gereği davacının müvekkili şirketi her türlü olumsuz gelişmeden haberdar etmesi gerekirken, alıcı değişikliğiyle ilgili bildirimde bulunmadığını, 24.09.2012 tarihli 28.775,00 euro bedelli ikinci ihracatın da hamule senedinde teslim şeklinin "ex -works" yerine "DAP" olarak gösterildiğini, bu yükü teslim alan firmanın Fabry olarak görünmesine rağmen, anılan şirketle temasa geçildiğinde, kesinlikle mal teslim almadığını, davacı şirket ile herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını bildirdiğini, söz konusu malların ne Fabry'e, ne de Wilheim firmalarına teslim edilmediğinin ve uluslararası bir sahtekarlık olayıyla karşı karşıya kalındığının anlaşıldığını, davacının satış ve ihracat işlemlerinin usulüne uygun yapmadığını, tam tersine taahhüde aykırı işlem yaptığını, bahsi geçen şüpheli durumlar nedeniyle davacı tarafa 13.11.2012'de ihtilaf bildiriminde bulunulduğunu ve yapılan araştırmalar sonucu muhabir faktörün faturalarda sahtecilik yapıldığı görüşüne vararak davacı firmaya tanıdığı limitleri 23.12.2012'de geçmişe etkili olarak ortadan kaldırdığını, kredi sigorta şirketi Coface'nin de araştırma yaptığını, aynı bulgulara rastladığını ve muhabir faktoring şirketine konusu ihracat işleminin sigorta kapsamı dışında bırakıldığını bildirdiğini, müvekkili şirketin iyi niyetle tüm araştırmaları yapıp, tahsilat için çaba gösterdiğini, davacı şirketin gelişmelerden haberdar edildiğini, ancak sözleşme ve taahhüte aykırı durum nedeniyle garantinin iptal edildiğini, ihracatların yapılmamış olduğunun anlaşıldığını, davacı tarafın 11.04.2013 ve 04.10.2013 tarihli ihtarnamelerine, noter aracılığıyla 15.05.2013 ve 24.10.2013 tarihlerinde cevap verildiğini, davacı tarafa evraklarda sahtecilik iddiası nedeniyle faktoring garantisinin geçmişe etkili olarak kaldırıldığının bildirildiğini, davacının ihtarnameye cevap verilmediği konusundaki iddialarının asılsız olduğunu, davacının iddia ve taleplerini kabul etmek anlamına gelmemek kaydıyla, ihracatların usulüne uygun yapıldıkları kabul edilse dahi, davacı şirkete tanınan limitin 100.000,00 euro ile sınırlı olduğunu, bunun üzerinde ki taleplerin reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen 03.05.2010 tarihli faktoring sözleşmesi kapsamında, davalı ... şirketinin, dava dışı Fabry firmasına yapılacak ihracatlar için davacıya 04.07.2012 tarihinde 100.000,00 euroya kadar limit onayı verdiği, davacının 01.07.2012 tarihinde alıcı firmaya ihracat faktoring sözleşmesi kapsamında fatura ödemelerini davalının muhabiri olan BNP Paribas'a yapılması bildiriminde bulunduğu, davacı ile Fabry arasında 28.775,00 euroluk sipariş için hazırlanmış 12.09.2012 tarihli üzerinde her iki firmanın kaşe onayının bulunduğu proforma fatura ve 75.735,30 euroluk sipariş için hazırlandığı anlaşılan 10.09.2012 tarihli el yazılı Fabry GMBH onayı düşülmüş kontrat düzenlendiği, dava konusu ihracatlar için dava dışı imalatçı firma Turkuaz Ltd.
Şti. tarafından davacı adına düzenlenmiş 13.09.2012 tarihli KDV'den muaf 64.945,65 euro tutarında ve 24.09.2012 tarihli 23.650,00 euro tutarında ihraç kayıtlı satış faturalarının mevcut olduğu, ihracata konu malların ihraç kaydı ile Turkuaz Ltd. Şti.'den temin edildiği, dava dışı nakliyeyi üstlenen Koyuncu firmasının sunmuş olduğu navlun faturası ve CMR taşıma senedinin incelenmesinde; gönderenin davacı, alıcının dava dışı Fabry firması, mal miktarının 7.981 kg olduğu, malın dava dışı Wilheim firması kaşesi ve imzasına teslim edildiğinin görüldüğü, teslim şeklinin de DAP olarak belirtildiği, 75.735,30 euroluk malın Fabry yerine adı geçen şirkete teslim edildiği, davacı yanın, ihracatın "ex-works" teslim şekline göre yapıldığını, bu teslim şeklinde, malın satıcının adresinde alıcısının gönderdiği sevk aracına yüklendiğini, bu yükleme ile beraber her türlü sorumluluğunun alıcıya geçtiğini iddia ettiği, yapılan bilirkişi incelemesinde ise;
Koyuncu firmasından gelen müzekkere cevabı kapsamında; teslim şeklinin DAP olduğunun belirlendiği, DAP teslim şeklinde, satıcının, malı alıcının bildirdiği teslim noktasına teslim etmekle sorumlu olduğu, bu teslim şeklinde nakliye ve nakliye talimatlarının satıcı tarafından organize edilmesi gerektiği, davacının dava dışı Turkuaz firmasından satın aldığı 2 parti malın fatura bedelinin 205.936,33 TL olduğu, bu malların doğrudan yurtdışı Fabry firmasına ihraç edildiğinin iddia edildiği, ihraç bedeli olarak düzenlenen 31.12.2012 tarihi itibari ile toplam miktarın 245.779,22 TL olduğu, bu bedelin davacının malları almış olduğu satış fiyatı ile uyumlu olduğu, Koyuncu firmasından gelen müzekkere cevabı kapsamında;
ihracatın "ex-works" şeklinde yapılmadığı, CMR senetlerinde de gönderenin davacı olarak gözüktüğü, gönderenin talimatında da gümrük olarak Suben ifadeleri yer aldığı, malın taşıma ve gümrük işlemleri süresince davacının görev üstlendiği, birinci taşımanın konusu olan malın alıcısının Wilheim şirketi, ikinci taşımada Fabry'nin gösterildiği, bu durumda "ex- works" teslimine uygun ihracatın yapılmadığı navlunun alıcı ithalatçı tarafından ödenmediği, taşıyıcının navlun alacağını malın ihracatçısının ödediği, CMR taşıma senetlerinde taşıtanın davacı olarak yer almasına rağmen ihracatın "ex-works" teslim şekline uymadığı, davacı tarafından ihraç edilen malın dava dışı alıcı Fabry firması için gümrük işlemlerinin yapıldığı, ancak 75.735,30 euro bedelli miktar açısından malın alıcısına teslim edilmediği, 28.775,00 euro bedelli miktar açısından CMR taşıma senedi altında yer alan kaşe ve imzaya göre teslimin gerçekleştiği, davacının malları DAP şartlarına göre taşıdığı, davacı, Fabry firmasından kayden alacaklı olduğu 104.510,30 euroluk miktardan 28.775,00 euroluk kısmın teslim edildiği, bu teslimin CMR taşıma senedi ile ispatlandığı, 75.735,30 euro bedelli ihracat bakımından malların varma yerinde alıcısına teslim edildiğinin ispat edilemediği, teslimi sabit olmayan mal bedeli açısından davalının sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği, 26.12.2012 tarihinde davalı tarafından Fabry firmasına yapılacak olan ihracaatlar için verilmiş olan 100.000,00 euroluk limitin iptal edildiğinin bildirildiği, faktoring sözleşmesinin 8 inci maddesinde;
"Müşterinin malların borçlu tarafından bir çekince olmaksızın teslim alınacağının maddi ve hukuki ayıplarından ari olacağını satış ve ihracat yada benzeri işlemlerin prosedürün işlemine uygun tazmin ile gerçekleştirileceğinin faktoring şirketinin bu sebep ile ileri sürülebilecek bir itiraz ve defi ile karşılaşmayacağının taahhüt edildiğinin" düzenleme konusu edildiği, davacı tarafından 75.735,00 euroluk ihracata yönelik malların müşteriye teslimini kanıtlayamadığı, bu sebeple faktoring sözleşmesinin 8 inci maddesine aykırı davranıldığı, faktoring şirketinin sözleşmede belirlenen limit çerçevesinde müşterinin alacaklarını avans olarak ödemeye hazır olduğunu bildiren yazılı sorumluluk vaadinden müşterinin sözleşme konusu malı borçluya teslim etmesi gereken anına kadar dönebileceği, davacının 75.735,00 euroluk ihracatı dava dışı müşteriye teslim ettiğini kanıtlayamadığı, bu sebep ile davalının geçmişe etkili olarak vaadinden dönebileceği, davacının teslimini gerçekleştirmiş olduğu 24.09.2012 tarihli fatura 28.775,00 euroluk malı müşteriye teslim ettiği, bu fatura içeriğinde 90 gün vade de ödeme öngörüldüğü, davacı kayıtlarında;
31. 12.2012 tarihi itibari ile alacağın kayıtlandığı, bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 28.775,00 euronun davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin, alacağın tahsil edilmeme riskinin davalı tarafça üstlenildiği ihracat faktöringi niteliğinde olduğunu, davalı tarafın alıcısına teslim edilen mal bedellerini ödeme taahhüdünün bulunduğunu, sözleşmenin 8 inci maddesine göre, davalı tarafın tahsil ve ödeme sorumluluğunun ihracata konu malların alıcıya teslim edilmesi ile doğacağının kararlaştırıldığını, gerekçeli kararda; dava konusu 75.735,30 euro bedelli faturaya konu ürünlerin "ex-works" şekline uygun şekilde gönderilmediği, CMR taşıma senedine göre taşımanın DAP şeklinde yapıldığı ve malların alıcı Fabry firmasına değil farklı bir firmaya teslim edildiği, bu nedenle teslim ispatlanmadığından müvekkil şirketin bu fatura bedelini talep edemeyeceği belirtildiğini oysa Suben/Avusturya gümrük makamınca düzenlenen, dosya kapsamındaki 19.09.2012 tarihli 12AT530200INFH50J8 seri numaralı ithalat beyannamesinde görüldüğü üzere, bu taşımaya konu ürünlerin alıcısının Fabry firması olup, ithalatın da bu firma tarafından gerçekleştirildiğini, her ne kadar taşıma senedinde malların fiilen başka firma tarafından teslim alındığı görünse de, ithalat işlemlerini yapanın, alıcı Fabry firması olduğunu, Suben/Avusturya gümrüğünde ithalat işlemlerinin alıcı Fabry firması tarafından gerçekleştirilmesinden sonra ürünlerin artık bu alıcı firmanın kontrolünde olduğunun kabulü gerektiğini, kaldı ki alıcı Fabry firmasının, malların teslim edilmediği yönünde bir ihtilaf bildiriminde de bulunmadığını, davalı tarafça, fatura bedelini ödememe gerekçesi olarak ileri sürülen ve dayanak gösterilen ihtilaf bildiriminde sadece "alıcıyla ilgilenmediği" şeklinde soyut, ticari ve hukuki anlam ifade etmeyen, en azından malların teslim edilmediği veya maddi ve hukuki ayıplardan ari olmadığı anlamlarına hiç gelmeyen bir ibare bulunduğunu, bu ihtilaf bildiriminin, sözleşmenin 8 inci maddesinde belirtilen, faktöre karşı ileri sürülebilecek bir itiraz ve def’i niteliğinde de olmadığından, müvekkili şirketin sözleşmenin 8 inci maddesini ihlal ettiğinden bahsedilmesinin de mümkün olmadığı, davaya konu 75.735,30 euro bedelli faturaya konu ürünlerin alıcı Fabry firmasına teslim edilmediği iddiasının, varsayımsal olduğunu, aksi takdirde, bunun ihtilaf bildiriminde açıkça belirtilmiş olacağının kabulü gerektiğini, ayrıca, limit iptal yazısının hukuki dayanaktan yoksun olmasına ek olarak, limit iptalinin, ihracatların gerçekleşmesinden sonra 26.02.2012 tarihinde yapılmış olup, davalı tarafın malların tesliminden sonra sözleşmeden dönmesi mümkün olmadığından, limit iptali işleminin de geçersiz olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında toplanan delillerle, davaya konu ihracatların davacının iddia ettiği şekilde "ex-works" teslim şekliyle değil DAP teslim şekliyle yapıldığının sabit olduğunu, 75.735,30 euro bedelli ihracat bakımından, söz konusu ihraç mallarının alıcıya teslim edilmediği belirlenmiş olup, davacı tarafından yapılan bu ihracat işleminin alıcı dışında bir firmaya yapılmak istendiğini, dava dosyasında da belirttikleri üzere, Limit Onay Bildiriminde; “alıcının ödeme ile ilgili gücü ile mevcut tüm olumsuzluklar ile ileride meydana gelebilecek tüm olumsuz gelişmelerin bildirilmesi, ayrıca yine yapılacak istisnasız tüm yüklemelerin faktoring kanalıyla yapılarak muhabire temlik edilmesi”, GRIF kuralları çerçevesinde tarafların mutlak şekilde sıkı sıkıya uyması gereken yükümlülükler olarak belirtildiğini, davacı şirketin, alıcı değişikliği ile ilgili ne müvekkili şirkete, ne de muhabir faktoring şirketine herhangi bir bildiriminin bulunmadığını, işbu hususun GRIF kuralları çerçevesinde mutlaka faktöring şirketine bildirilmiş olması gerekmekte olup, salt bu bildirimin yapılmamasının bile limitin ve garantinin geçmişe dönük olarak geçersizliğine ve iptaline sebep olduğunu, bununla birlikte, 28.775,00 euro bedelli ihracat ile ilgili ise, dava dosyasında belirtildiği üzere, muhabir faktör firması tarafından, davacı firmanın lehine, iyi niyetli olarak araştırma yapılmış olup Fabry firması ile irtibata geçildiği, yapılan araştırmada, Wilheim Jockenhofer şirketine ulaşıldığını, ancak bu şirketin de söz konusu malları teslim almadığı gibi, ne davacı şirketi, ne de Fabry firmasını tanımadığını ve hiçbir şekilde her iki şirket ile de ticari ilişkisinin ya da aralarında imzalanmış bir satış sözleşmesinin bulunmadığını belirttiğini, muhabir faktör firması tarafından bu kere Fabry firması ile irtibata geçilerek söz konusu ihracat mallarının teslim alınıp alınmadığı araştırması yapıldığını, Fabry firmasının şirket direktörünün değişmiş olduğu, ancak ne eski şirket direktörünün, ne de yeni şirket direktörünün, söz konusu sipariş ile ilgili bilgisinin olmadığını, bu siparişlerin kesinlikle teslim alınmadığını ve davacı şirket ile hiçbir ticari ilişki ya da satış sözleşmesinin yapılmadığı gibi tanınmadığının bildirildiğini, yani anlaşılacağı üzere, davacı şirketin iddia ettiği üzere, ortada herhangi bir satış sözleşmesi ya da bir ticari ilişki bulunmadığını, ayrıca bir mal teslimi ve ihracatın dahi söz konusu olmadığını, ayrıca tüm bu araştırma ile birlikte, söz konusu faktoring işleminin, Limit Onay Bildirimi çerçevesinde, dünyanın önde gelen kredi sigorta şirketi olan Coface tarafından sigortalı olmakla birlikte, işbu durum dolayısıyla da Coface tarafından ayrıntılı olarak araştırma yapıldığını ve yukarıda açıklanan aynı bulgulara rastlandığını, bu nedenle de sigorta şirketi tarafından muhabir faktoring şirketine, Limit Onay Bildirimi çerçevesinde yapılan ihracat işleminin yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı sigorta kapsamı dışında bırakıldığının bildirildiğini, anlaşılacağı üzere, söz konusu sahtelik iddiasına ilişkin her türlü yazışma, bilgi edinme, uluslararası kredi sigorta şirketi tarafından yapılan araştırmalar yapılmış ve işbu durumun, davacı şirket lehine iyiniyetli olarak, en başından itibaren davacı şirket çalışanı ile de paylaşıldığını, ancak limitin, sözleşme ve taahhüde aykırı bariz durum nedeniyle iptal edildiğini, tüm bu belirtilen hususlarla birlikte işbu davanın salt borçlar hukuku prensipleri göz- önünde tutularak değerlendirilmesinin düşünülemeyeceğini, faktoring sisteminin, kül olarak bankacılıktaki akreditif sistemiyle paralellik arz etmekte olup sözleşmeye, eksiksiz dokümantasyona ve öngörülen prensiplerle sıkı sıkıya bağlılığın söz konusu olduğunu, sözleşme hükümlerine aykırı davranışın, otomatikman limitin ve garantinin geçmişe dönük olarak geçersizliğini ve otomatikman iptalini ortaya koyduğunu, anlaşıldığı üzere, davacının anlaşmaya ve yükümlülüğüne aykırı olarak bu malları Fabry firmasına değil, başka bir firmaya teslim etmiş olduğu ortaya çıkmakla birlikte, Fabry firmasının davacı şirketi dahi tanımadığı ve davacı şirket ile herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı yönünde ihtilafta bulunduğunu, işbu hususlara ilişkin faktöring sözleşmesi ile limitin ve garantinin geçmişe dönük olarak geçersizliğine karar verilmesi gerekirken, hatalı olarak 28.775,00 euro bedelli ihracatın tesliminin sabit olduğu kanaatine varılarak bu rakamın ödenmesine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, faktoring sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
A.Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin MİKTARDAN REDDİNE,
B.Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981929700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz