6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3748 E. 2024/6029 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
garanti süresi garanti kapsamı faktoring sözleşmesi faktoring delillerin toplanmaması alacağın temliki ba formu mevduat hesabı kesinlik sınırı garantörlük uyuşmazlık konusu temlik vade esastan ret geçersizlik fatura taahhütname ilk derece kararının kaldırılması yükleten (shipper) dahili dava temerrüt ibraz teslim kesin hüküm istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2018/296 E., 2019/521 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş ise de Bölge Adliye Mahkemesince 07.06.2023 tarihli ek karar ile temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı ... şirketi arasında faktoring sözleşmesinin imzalandığını, davalı tarafından tahsis olunan 120.000,00 euro garanti limiti kapsamında İsviçre'de yerleşik Chemtex Trading AG firmasına, davalıdan temin edilen temlik notlarının yapıştırıldığı faturalarla toplam 117.165,65 euro tutarında iki adet sevkiyat gerçekleştiğini, konuyla ilgili tüm bilgi ve belgelerin davalıya gönderildiğini, ve bahse konu faturaların BNP Paribas Faktoring'a temlik edildiğini, faturaların vadelerinin geçmiş olmasına rağmen, davalı şirketten bir haber alınamaması üzerine, 24.01.2018 tarihli yazıları ile, temlik edilen faturaların akıbetinin sorulduğunu, davalı şirketin 26.01.2018 tarihli yazısıyla, faturaların hiçbir şekil ve surette şirketlerine temlik edilmediğini, şirket kayıtlarında ve aktiflerinde bulunmadığını, bu çerçevede faktoring garantisinden faydalanmanın söz konusu olmadığının bildirildiğini, faturaların davalı şirkete temlik edildiğini, NTR alacak bildirim formu, alıcı tanıtım mektubu ve her türlü belgenin davalı firmaya iletildiğini, davalının faktoring garantisi kapsamında ödeme yapmamasını gerektiren bir durum bulunmadığını, davalı tarafından 26.01.2018 tarihli ödeme yapmayı reddettiği tarih itibariyle temerrüdün gerçekleştiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, faktoring sözleşmesinden kaynaklanan 1.000,00 euro alacağın ödeme günündeki TL karşılığının 26.01.2018 temerrüt tarihinden itibaren devlet bankalarının euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, uyuşmazlık konusu fatura bedeli alacakların müvekkile temlik edilmediğini, muhabir faktör tarafından tahsis edilen müvekkil tarafından yansıtılan faktoring garantisi limitinin hiçbir zaman yürürlüğe girmediğini, tahsis şartlarının yerine getirilmediğini, faktoring sözleşmesi ve faktoring garantisinin yürürlüğe girmediğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın BNP Paribas Faktor tarafından tahsis edilen faktoring garantisi limiti akdedilen faktoring sözleşmesi ve ekleri ile GRIF kuralları çerçevesinde yürürlüğe girip girmediği konusunda toplandığını, davacı uyuşmazlık konusu alacağı temlik etmediği gibi tahsis edilen faktoring garantisinin kapsamına dahil edilmesi için yapması zorunlu olan hususları da yerine getirmediğini, 04.07.2017 tarihli LOB metni incelendiğinde söz konusu limitin 04.07.2017 tarihinden itibaren 30 günlük sürede kullanılması tahsis edilen limitin iptal edilmemesi, sevk evrakının tamamlanıp faktore teslim edilmiş olması, aksi halde tahsis edilmiş limitin bulunmadığı, geçersiz hale geleceğinin açıkça belirtildiğini, davacı tarafından bu tarihten itibaren alacağın temlik edilmediğini, bu nedenle limitin kendiliğinden geçersiz hale geldiğini, buna rağmen davacının temlik etmediği alacaklara ilişkin belgeleri ancak limit iptalinde 5 ay 16 gün sonra 20.12.2017 tarihinde kargo ile müvekkiline ulaştırıldığını, tahsis edilen garanti limitinin şartları süresinde yerine getirilmediğinden ve alacaklar da temlik edilmediğinden geçerli bir limitin varlığından söz etmenin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme kapsamında dava dışı ithalatçı firma aleyhine 120.000,00 euroluk 120 gün vadeli faktör garantisinin verildiği, bu kapsamda ithal edilecek malların bedelinin belirlenen limit kapsamında davacı tarafa ödeneceğinin taahhüt edildiği, davalı ... şirketinin limit onay bildirim formu ile 120.000,00 euroluk garanti limit ve şartlarını 04.07.2017 tarihinde davacıya bildirdiği, garanti limitinin 04.07.2017 tarihinden itibaren 30 gün içinde kullanılmaması halinde ve son temlik tarihini takip eden 60 gün içinde kullanılmaması halinde iptal edilebileceğinin, ayrıca limit onay bildiriminin (LOB) 04.07.2017 tarihinden sonra ve limit iptal tarihinden / geçerlilik süresinden önce ihracatı tamamlanmış sayılan mal ve hizmetler için geçerli olacağının kararlaştırıldığı, LOB'un davacı tarafa 04.07.2017 tarihinde bildirilmiş olmasına rağmen dava konusu fatura ve eklerinin davalı tarafa kargo yolu ile 20.12.2017 tarihinde gönderildiği, davalının ise garanti limiti şartları kapsamında 23.11.2017 tarihi itibariyle garanti limitini iptal ettiği, fatura ve satıma konu belgelerin garanti süresi içerisinde davalı tarafa gönderilmediği böylece garanti limitinin geçerli olduğu süre içerisinde alacağın usulüne uygun olarak temlik edilmediği, dolayısıyla davacı tarafın sözleşme gereğince tahsis edilen faktoring garantisinden yararlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece dava dosyasına ibraz edilen 23.11.2017 tarihli "Limit İptal Bildirimi" belgesinin incelenmediğini, bahse konu bildirime uygun olarak müvekkil şirketin 23.11.2017 tarihli e-posta mesajı ile NTR (Alacak Bildirim Formu) ekinde henüz vade gelmemiş alacağını bildirdiğini, fatura ve eklerini gönderdiğini ve alacağını temlik ettiğini, davalı şirketin 24.11.2017 tarihli e-posta mesajı ile "Faktoring garantisinin ortadan kalktığını, NTR ekindeki faturalarla ilgili temlikin kabul edilmediğini" müvekkile bildirdiğini, müvekkilin 23.11.2017 tarihiyle gerekli bildirim ve temliki yaparak faturaları ve ilgili belgeleri gönderdikten sonra faktoring firmasının temliki kabul etmeme ve sevkiyatları faktoring garantisi dışında bırakma gibi bir tasarruf ve hakkı olmadığını, ancak mahkeme ve bilirkişi heyetinin bu gerçeği tespit edemediğini, mahkemece fatura ve eklerinin 20.12.2017 tarihinde gönderildiği şeklinde hatalı bir tespitte bulunduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekilinin bu karara ilişkin olarak yaptığı temyiz başvurusu ise kararın kesin olması gerekçesi ile 07.06.2023 tarihli ek kararı ile reddedilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararlarına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili asıl ve ek karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; gerek davanın açılış tarihinde gerekse Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihindeki kura göre alacağın tamamının kesinlik sınırının üstünde olduğunu, kararın kesin olmadığını,davalı tarafın limit iptal bildirimi ile verdiği bir günlük sürenin sözleşme değişikliği olarak kabul edilerek usulüne uygun olmadığının kabul edilmesi halinde limit iptal bildiriminin de geçersiz olacağını, taraflar arasında e-mail yoluyla bildirimlerin yapıldığı ve davalının verdiği süre içinde 23.11.2017 tarihinde davalıya NTR bildirimi ve belgelerinin gönderildiğini, elden imza karşılığı, noter veya iadeli taahhütlü mektup haricinde yapılan bildirimler tarafları bağlamayacak ise o zaman 23.11.2017 tarihli limit iptal bildiriminin de geçersiz olduğunu belirterek asıl ve ek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, faktoring sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine başvurunun esastan reddine dair verilen kararın kesin olduğu, temyiz edilemeyecek nitelikte bir karar olduğu gerekçesiyle 07.06.2023 tarihli ek karar ile davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de kararın temyize tabi olduğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2023 tarihli ek kararının bozularak kaldırılıp davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.

2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak | Davanın kabulü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3061 E. 2024/3939 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/3748 E.  ,  2024/6029 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1611 Esas, 2023/491 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/296 E., 2019/521 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş ise de Bölge Adliye Mahkemesince 07.06.2023 tarihli ek karar ile temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı ... şirketi arasında faktoring sözleşmesinin imzalandığını, davalı tarafından tahsis olunan 120.000,00 euro garanti limiti kapsamında İsviçre'de yerleşik Chemtex Trading AG firmasına, davalıdan temin edilen temlik notlarının yapıştırıldığı faturalarla toplam 117.165,65 euro tutarında iki adet sevkiyat gerçekleştiğini, konuyla ilgili tüm bilgi ve belgelerin davalıya gönderildiğini, ve bahse konu faturaların BNP Paribas Faktoring'a temlik edildiğini, faturaların vadelerinin geçmiş olmasına rağmen, davalı şirketten bir haber alınamaması üzerine, 24.01.2018 tarihli yazıları ile, temlik edilen faturaların akıbetinin sorulduğunu, davalı şirketin 26.01.2018 tarihli yazısıyla, faturaların hiçbir şekil ve surette şirketlerine temlik edilmediğini, şirket kayıtlarında ve aktiflerinde bulunmadığını, bu çerçevede faktoring garantisinden faydalanmanın söz konusu olmadığının bildirildiğini, faturaların davalı şirkete temlik edildiğini, NTR alacak bildirim formu, alıcı tanıtım mektubu ve her türlü belgenin davalı firmaya iletildiğini, davalının faktoring garantisi kapsamında ödeme yapmamasını gerektiren bir durum bulunmadığını, davalı tarafından 26.01.2018 tarihli ödeme yapmayı reddettiği tarih itibariyle temerrüdün gerçekleştiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, faktoring sözleşmesinden kaynaklanan 1.000,00 euro alacağın ödeme günündeki TL karşılığının 26.01.2018 temerrüt tarihinden itibaren devlet bankalarının euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, uyuşmazlık konusu fatura bedeli alacakların müvekkile temlik edilmediğini, muhabir faktör tarafından tahsis edilen müvekkil tarafından yansıtılan faktoring garantisi limitinin hiçbir zaman yürürlüğe girmediğini, tahsis şartlarının yerine getirilmediğini, faktoring sözleşmesi ve faktoring garantisinin yürürlüğe girmediğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın BNP Paribas Faktor tarafından tahsis edilen faktoring garantisi limiti akdedilen faktoring sözleşmesi ve ekleri ile GRIF kuralları çerçevesinde yürürlüğe girip girmediği konusunda toplandığını, davacı uyuşmazlık konusu alacağı temlik etmediği gibi tahsis edilen faktoring garantisinin kapsamına dahil edilmesi için yapması zorunlu olan hususları da yerine getirmediğini, 04.07.2017 tarihli LOB metni incelendiğinde söz konusu limitin 04.07.2017 tarihinden itibaren 30 günlük sürede kullanılması tahsis edilen limitin iptal edilmemesi, sevk evrakının tamamlanıp faktore teslim edilmiş olması, aksi halde tahsis edilmiş limitin bulunmadığı, geçersiz hale geleceğinin açıkça belirtildiğini, davacı tarafından bu tarihten itibaren alacağın temlik edilmediğini, bu nedenle limitin kendiliğinden geçersiz hale geldiğini, buna rağmen davacının temlik etmediği alacaklara ilişkin belgeleri ancak limit iptalinde 5 ay 16 gün sonra 20.12.2017 tarihinde kargo ile müvekkiline ulaştırıldığını, tahsis edilen garanti limitinin şartları süresinde yerine getirilmediğinden ve alacaklar da temlik edilmediğinden geçerli bir limitin varlığından söz etmenin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme kapsamında dava dışı ithalatçı firma aleyhine 120.000,00 euroluk 120 gün vadeli faktör garantisinin verildiği, bu kapsamda ithal edilecek malların bedelinin belirlenen limit kapsamında davacı tarafa ödeneceğinin taahhüt edildiği, davalı ... şirketinin limit onay bildirim formu ile 120.000,00 euroluk garanti limit ve şartlarını 04.07.2017 tarihinde davacıya bildirdiği, garanti limitinin 04.07.2017 tarihinden itibaren 30 gün içinde kullanılmaması halinde ve son temlik tarihini takip eden 60 gün içinde kullanılmaması halinde iptal edilebileceğinin, ayrıca limit onay bildiriminin (LOB) 04.07.2017 tarihinden sonra ve limit iptal tarihinden / geçerlilik süresinden önce ihracatı tamamlanmış sayılan mal ve hizmetler için geçerli olacağının kararlaştırıldığı, LOB'un davacı tarafa 04.07.2017 tarihinde bildirilmiş olmasına rağmen dava konusu fatura ve eklerinin davalı tarafa kargo yolu ile 20.12.2017 tarihinde gönderildiği, davalının ise garanti limiti şartları kapsamında 23.11.2017 tarihi itibariyle garanti limitini iptal ettiği, fatura ve satıma konu belgelerin garanti süresi içerisinde davalı tarafa gönderilmediği böylece garanti limitinin geçerli olduğu süre içerisinde alacağın usulüne uygun olarak temlik edilmediği, dolayısıyla davacı tarafın sözleşme gereğince tahsis edilen faktoring garantisinden yararlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece dava dosyasına ibraz edilen 23.11.2017 tarihli "Limit İptal Bildirimi" belgesinin incelenmediğini, bahse konu bildirime uygun olarak müvekkil şirketin 23.11.2017 tarihli e-posta mesajı ile NTR (Alacak Bildirim Formu) ekinde henüz vade gelmemiş alacağını bildirdiğini, fatura ve eklerini gönderdiğini ve alacağını temlik ettiğini, davalı şirketin 24.11.2017 tarihli e-posta mesajı ile "Faktoring garantisinin ortadan kalktığını, NTR ekindeki faturalarla ilgili temlikin kabul edilmediğini" müvekkile bildirdiğini, müvekkilin 23.11.2017 tarihiyle gerekli bildirim ve temliki yaparak faturaları ve ilgili belgeleri gönderdikten sonra faktoring firmasının temliki kabul etmeme ve sevkiyatları faktoring garantisi dışında bırakma gibi bir tasarruf ve hakkı olmadığını, ancak mahkeme ve bilirkişi heyetinin bu gerçeği tespit edemediğini, mahkemece fatura ve eklerinin 20.12.2017 tarihinde gönderildiği şeklinde hatalı bir tespitte bulunduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekilinin bu karara ilişkin olarak yaptığı temyiz başvurusu ise kararın kesin olması gerekçesi ile 07.06.2023 tarihli ek kararı ile reddedilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararlarına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili asıl ve ek karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; gerek davanın açılış tarihinde gerekse Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihindeki kura göre alacağın tamamının kesinlik sınırının üstünde olduğunu, kararın kesin olmadığını,davalı tarafın limit iptal bildirimi ile verdiği bir günlük sürenin sözleşme değişikliği olarak kabul edilerek usulüne uygun olmadığının kabul edilmesi halinde limit iptal bildiriminin de geçersiz olacağını, taraflar arasında e-mail yoluyla bildirimlerin yapıldığı ve davalının verdiği süre içinde 23.11.2017 tarihinde davalıya NTR bildirimi ve belgelerinin gönderildiğini, elden imza karşılığı, noter veya iadeli taahhütlü mektup haricinde yapılan bildirimler tarafları bağlamayacak ise o zaman 23.11.2017 tarihli limit iptal bildiriminin de geçersiz olduğunu belirterek asıl ve ek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, faktoring sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine başvurunun esastan reddine dair verilen kararın kesin olduğu, temyiz edilemeyecek nitelikte bir karar olduğu gerekçesiyle 07.06.2023 tarihli ek karar ile davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de kararın temyize tabi olduğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2023 tarihli ek kararının bozularak kaldırılıp davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.

2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararına yönelik davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile 07.06.2023 tarihli ek kararın BOZULARAK KALDIRILMASINA,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075755700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.