Müdürün azli | Müdürlükten azil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6202 E. 2023/6009 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması↗ limited şirket müdürünün azli↗ temsil yetkisinin kaldırılması↗ şirket müdürünün azli↗ kar payı dağıtımı↗ kayyım tayini↗ sermaye taahhüdü↗ esnaf↗ kayyım atanması↗ kâr payı dağıtımı↗ şirket müdürlüğü↗ bozma sonrası karar↗ kayyım↗ kar payı↗ usuli kazanılmış hak↗ şirket müdürü↗ depo kararı↗ ara karar↗ hisse devri↗ ek prim↗ dava şartı yokluğu↗ ihtiyati tedbir↗ kazanılmış hak↗ olumsuz oy↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ kâr dağıtımı↗ usulden reddi↗ bilirkişi incelemesi↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ek tasfiye↗ iflas↗ taahhütname↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ temsil↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 24.06.2016 tarih, 2014/839 E., 2016/460 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 03.04.2019 tarih, 2018/2 E., 2019/2616 K. sayılı kararıyla şirket müdürünün azli davalarında husumetin, azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olduğu, ayrıca limited şirketin dava edilmesi zorunluluğu bulunmadığı, davalı şirket hakkındaki davanın, husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, dava dilekçesinde, tedbir mahiyetinde kayyım atanması talibinde bulunulduğu ve 02.04.2012 tarihli celsede ihtiyati tedbir istemi reddedildiği, davacının esasen netice-i talebinde kayyım atanması talebi bulunmadığı, talep dışında kayyım tayini kararı verilmesinin yerinde görülmediği gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuş, davalı ... vekilinin esasa ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket defterlerinin ve dosya kapsamının incelenmesinden, davalı ...’un şirketi kötü yönettiğine dair bilgi-belgeye rastlanmadığı, davalı ...'un davalı şirket müdürlüğünden, yönetimde temsil yetkisinin kaldırılmasını gerektirir haklı sebeplerin bulunmadığı, vazifesini yerine getirirken basiretsizliği, ağır ihmali ya da idarede iktidarsızlığının olmadığı, şirket sözleşmesindeki yükümlülüğünü ihlal etmediği, davalının müdürlükten azlini gerektirir şartların bulunmadığı, her ne kadar önceki kararda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, şirket kayıtlarına ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeye itibar edilmediği, şirket müdürünün azli davalarında husumetin, azli istenen müdüre yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, ayrıca limited şirketin dava edilmesi zorunlu bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın esastan reddine, davalı şirket yönünden pasif husumete yönelik dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece bozma içerik ve gerekçesine aykırı şekilde işlem yapıldığı, bozma konusu edilmemiş bir hususta yeniden karar tesis edilemeyeceği, bozmaya uyulması sonrası davacı müvekkil bakımından usulü kazanılmış hak doğduğunu, uyma kararı verilen ve bozma içeriğine açıkça aykırı şekilde tesis edilen yeni bilirkişi incelemesi yönündeki ara kararın ve bu kapsamda alınan ek bilirkişi raporunun yok hükmü taşıdığını, bozma sonrası usul hükümlerine aykırı şekilde yerel mahkemece alınan 16.03.2021 tarihli ek raporun ara karara uygun hazırlanmadığını, sunulan belgelerin incelenip değerlendirmeye alınmadığı, davalının sunduğu bir kısım belgelerin içeriğinin olumsuz olmasına rağmen bu konuda hiçbir değerlendirmeye tabi tutulmadığını, ilk kabul kararının gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere şirketin telefonları fiilen kapalı olup borcundan dolayı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, çeşitli borçlarından dolayı aleyhine icra takipleri yapıldığını, girdiği ihalelere ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi sebebiyle teminatlarının ilgili ihale makamlarınca irad kaydedildiğini, ihale yasaklısı konumuna düşürüldüğünü, şirket defter ve kayıtlarını inceleme talebi ile kar payı dağıtımı talebinin şirket müdürü tarafından kötü niyetle yerine getirilmediğini, müdürün 6111 sayılı Kanun kapsamında şirketin kamusal borçlarını yapılandırmak için süresi içinde bir başvuru yapmadığını, şirketin diğer ortağı olan Promet AŞ.'nin ticari kaydının silindiğini, bunun şirket açısından sonuçlarının değerlendirilmediğini, şirketin gayri faal hale getirildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirket müdürünün azli istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 543 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2 E. 2019/2616 K.
Ortak:limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · kayyım tayini · kayyım atanması · kayyım · ihtiyati tedbir · husumet yokluğu · usulden reddi · dava şartı
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 03.04.2019 tarih, 2018/2 E., 2019/2616 K. sayılı kararıyla «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olduğu, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunluluğu bulunmadığı, davalı şirket hakkındaki davanın, «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerektiği, dava dilekçesinde, tedbir mahiyetinde «kayyım atanması» talibinde bulunulduğu ve 02.04.2012 tarihli celsede «ihtiyati tedbir» istemi reddedildiği, davacının esasen netice-i talebinde kayyım atanması talebi bulunmadığı, talep dışında «kayyım tayini» kararı verilmesinin yerinde görülmediği gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuş, davalı ... vekilinin esasa ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek gö …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket «defterlerinin» ve dosya kapsamının incelenmesinden, davalı ...’un şirketi kötü yönettiğine dair bilgi-belgeye rastlanmadığı, davalı ...'un davalı «şirket müdürlüğünden», «yönetimde temsil yetkisinin kaldırılmasını» gerektirir haklı sebeplerin bulunmadığı, vazifesini yerine getirirken basiretsizliği, ağır ihmali ya da idarede iktidarsızlığının olmadığı, şirket sözleşmesindeki yükümlülüğünü ihlal etmediği, davalının müdürlükten azlini gerektirir şartların bulunmadığı, her ne kadar önceki kararda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, şirket kayıtlarına ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeye itibar edilmediği, «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın esastan reddine, davalı şirket yönünden «pasif husumete» yönelik dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda2- Dava dilekçesinde, tedbir mahiyetinde «kayyım atanması» talibinde bulunulduğu ve 02.04.2012 tarihli celsede «ihtiyati tedbir» istemi reddedildiği anlaşılmaktadır.
1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalı şirket yönünden işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davalı şirket hakkındaki davanın, «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık · tasdik kararı · mahsup · kamu düzeni · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı yöneticinin şirket «defterlerinin» usulüne uygun kapanış «tasdiklerini» yaptırmadığı, 6111 sayılı Yasa kapsamında şirketin kamusal borçlarının yapılandırılması için müracaatta bulunmadığı, şirketin fiilen kapalı bulunduğu, faaliyetine «son» verdiği, zarar ettiği, Doğu Akdeniz Üniversitesi ile ilgili ticari münasebetten kaynaklanan edimlerin yerine getirilmediği, bu nedenle şirketin kat'i «teminatına» el konulduğu, davalı şirket müdürünün, iş ve işlemlerde gösterilmesi gereken dikkat, ciddiyet ve bilimselliği göstermediği, şirket menfaatlerini gereği gibi gözetm …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/561 E. sayılı dosyasının tetkikinden; davacının bir kısım hissesini Promed Şirketine devrederek ve devir bedelini sermaye borcuna «mahsup» ederek sermaye borcunu yerine getirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK 26/1 hükmünde mahkemelerin «taleple bağlılığı» esas kural olarak belirlenmiştir.
TMK’da «kamu düzenini» ilgilendiren bazı işleri düzenleyen hükümler ise buna istisna tutulmuştur. [PEKCANITEZ Hakan, ATALAY Oğuz, ÖZEKES Muhammet, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları, 2.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Marka Tescilinin Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2144 E. 2010/6183 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, asıl ve birleşen davada hükümsüzlük talebinin kabulü ile davalılardan ... adına tescilli 20.05.1999 tarih ve 99-00 6111 nolu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, her iki dava bakımından «haksız rekabetin» önlenmesine ilişkin istemin reddine dair verilen karar, asıl ve birleşen davada davalılar vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4408 E. 2020/1355 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket «defterlerinin» ve dosya kapsamının incelenmesinden, davalı ...’un şirketi kötü yönettiğine dair bilgi-belgeye rastlanmadığı, davalı ...'un davalı «şirket müdürlüğünden», «yönetimde temsil yetkisinin kaldırılmasını» gerektirir haklı sebeplerin bulunmadığı, vazifesini yerine getirirken basiretsizliği, ağır ihmali ya da idarede iktidarsızlığının olmadığı, şirket sözleşmesindeki yükümlülüğünü ihlal etmediği, davalının müdürlükten azlini gerektirir şartların bulunmadığı, her ne kadar önceki kararda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, şirket kayıtlarına ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeye itibar edilmediği, «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın esastan reddine, davalı şirket yönünden «pasif husumete» yönelik dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 03.04.2019 tarih, 2018/2 E., 2019/2616 K. sayılı kararıyla «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olduğu, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunluluğu bulunmadığı, davalı şirket hakkındaki davanın, «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerektiği, dava dilekçesinde, tedbir mahiyetinde «kayyım atanması» talibinde bulunulduğu ve 02.04.2012 tarihli celsede «ihtiyati tedbir» istemi reddedildiği, davacının esasen netice-i talebinde kayyım atanması talebi bulunmadığı, talep dışında «kayyım tayini» kararı verilmesinin yerinde görülmediği gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuş, davalı ... vekilinin esasa ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek gö …
… erekçesine aykırı şekilde işlem yapıldığı, bozma konusu edilmemiş bir hususta yeniden karar tesis edilemeyeceği, bozmaya uyulması sonrası davacı müvekkil bakımından «usulü kazanılmış hak» doğduğunu, uyma kararı verilen ve bozma içeriğine açıkça aykırı şekilde tesis edilen yeni «bilirkişi incelemesi» yönündeki «ara» kararın ve bu kapsamda alınan ek bilirkişi raporunun yok hükmü taşıdığını, «bozma sonrası» usul hükümlerine aykırı şekilde yerel mahkemece alınan 16.03.2021 tarihli ek raporun ara karara uygun hazırlanmadığını, sunulan belgelerin incelenip değerlendirmeye alınmadığı, davalının sunduğu bir kısım belgelerin içeriğinin «olumsuz» olmasına rağmen bu konuda hiçbir değerlendirmeye tabi tutulmadığını, ilk kabul kararının gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere şirketin telefonları fiilen kapalı olup borcundan dolayı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, çeşitli borçlarından dolayı aleyhine icra takipleri yapıldığını, girdiği ihalelere ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi sebebiyle «teminatlarının» ilgili ihale makamlarınca irad kaydedildiğini, ihale yasaklısı konumuna düşürüldüğünü, şirket «defter» ve kayıtlarını inceleme talebi ile «kar payı dağıtımı» talebinin «şirket müdürü» tarafından kötü niyetle yerine getirilmediğini, müdürün 6111 sayılı Kanun kapsamında şirketin kamusal borçlarını yapılandırmak için süresi içinde bir başvuru yapmadığını, şirketin diğer ortağı olan Promet AŞ.'nin ticari «kaydının» silindiğini, bunun şirket açısından sonuçlarının değerlendirilmediğini, şirketin gayri faal hale getirildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zayi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1597 E. 2019/3235 K.
Ortak:limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü · usulden reddi · limited şirket · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket «defterlerinin» ve dosya kapsamının incelenmesinden, davalı ...’un şirketi kötü yönettiğine dair bilgi-belgeye rastlanmadığı, davalı ...'un davalı «şirket müdürlüğünden», «yönetimde temsil yetkisinin kaldırılmasını» gerektirir haklı sebeplerin bulunmadığı, vazifesini yerine getirirken basiretsizliği, ağır ihmali ya da idarede iktidarsızlığının olmadığı, şirket sözleşmesindeki yükümlülüğünü ihlal etmediği, davalının müdürlükten azlini gerektirir şartların bulunmadığı, her ne kadar önceki kararda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, şirket kayıtlarına ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeye itibar edilmediği, «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın esastan reddine, davalı şirket yönünden «pasif husumete» yönelik dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 03.04.2019 tarih, 2018/2 E., 2019/2616 K. sayılı kararıyla «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olduğu, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunluluğu bulunmadığı, davalı şirket hakkındaki davanın, «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerektiği, dava dilekçesinde, tedbir mahiyetinde «kayyım atanması» talibinde bulunulduğu ve 02.04.2012 tarihli celsede «ihtiyati tedbir» istemi reddedildiği, davacının esasen netice-i talebinde kayyım atanması talebi bulunmadığı, talep dışında «kayyım tayini» kararı verilmesinin yerinde görülmediği gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuş, davalı ... vekilinin esasa ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek gö …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının müdürlüğünden azli istenen şirkete «husumet» yöneltilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Oysa, «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru
Benzer bu kararda… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6202 E. , 2023/6009 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Davalı ... yönünden davanın esastan reddi,
davalı şirket yönünden davanın pasif husumete yönelik
dava şartı yokluğundan usulden reddi
Taraflar arasındaki şirket müdürlüğünden azli davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davalı ... yönünden davanın esastan reddine, davalı şirket yönünden davanın pasif husumete yönelik dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %50 nisbetinde ortağı olduğunu, finansman sıkıntısı çekilen bir dönemde davalı ...'un paydaş olduğu Promed A.Ş.’nin ortaklığa alındığını, geçen zaman içinde bu şirketin daha önce gerçekte aktif olmayan bir şirket olduğunun, davalı şirkete taahhüt ettiği desteği sağlamadığının anlaşıldığını, davalı şirket müdürü ...'un da davalı şirketin çalışanlarını kendi şirketi olan Promed A.Ş.'ye transfer ettiğini, şirket muhasebesinde hileli işlemlerle müvekkilini şirkete borçlu duruma getirdiğini, 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (6111 sayılı Kanun) uyarınca müracaatta bulunmadığını, davalının Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu (Bağ-Kur) primlerini yatırmaması nedeniyle davacının 6111 sayılı Kanun ile ilgili borç yapılandırmasının iptal edildiğini, aylardır malzeme ithalatı yapılmadığını, yapılan sözleşmelerin yerine getirilmediğini, bu nedenlerle ihalelerden yasaklama durumunun söz konusu olduğunu, depo olarak kiralanan yerin davalı şirket adına değil Promed A.Ş'ye tahsis edildiğini, Promed A.Ş.'nin taahhüt ettiği sermayeyi yatırmadığını, müvekkilinin bilgi edinme hakkının engellendiğini ileri sürerek davalı şirket müdürünün yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin 2010 yılı sonunda mali krize düştüğünü, şirketin kurtarılması ve sermaye açığının kapatılması için müvekkili ... ile görüşmeler yapıldığını, Promed A.Ş.’nin hisse devri suretiyle davalı şirkete ortak edildiği, müvekkili ...'un da müdür olarak görev yapmasının ödenmeyen sermaye taahhütlerinin 2011 yılı sonuna kadar yerine getirilmesi ile kamu ve özel borçların tasfiye edilmesinin kararlaştırıldığını, bu şekilde hisse devrinin ve ...'un müdürlüğünün gerçekleştirildiğini, iflasın eşiğine gelmiş olan müvekkili şirketin kısa sürede kurtarıldığını, davacının ise sermaye borcunu halen yerine getirmediğini, cari hesaptaki borcunu ödemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 24.06.2016 tarih, 2014/839 E., 2016/460 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 03.04.2019 tarih, 2018/2 E., 2019/2616 K. sayılı kararıyla şirket müdürünün azli davalarında husumetin, azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olduğu, ayrıca limited şirketin dava edilmesi zorunluluğu bulunmadığı, davalı şirket hakkındaki davanın, husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, dava dilekçesinde, tedbir mahiyetinde kayyım atanması talibinde bulunulduğu ve 02.04.2012 tarihli celsede ihtiyati tedbir istemi reddedildiği, davacının esasen netice-i talebinde kayyım atanması talebi bulunmadığı, talep dışında kayyım tayini kararı verilmesinin yerinde görülmediği gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuş, davalı ... vekilinin esasa ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket defterlerinin ve dosya kapsamının incelenmesinden, davalı ...’un şirketi kötü yönettiğine dair bilgi-belgeye rastlanmadığı, davalı ...'un davalı şirket müdürlüğünden, yönetimde temsil yetkisinin kaldırılmasını gerektirir haklı sebeplerin bulunmadığı, vazifesini yerine getirirken basiretsizliği, ağır ihmali ya da idarede iktidarsızlığının olmadığı, şirket sözleşmesindeki yükümlülüğünü ihlal etmediği, davalının müdürlükten azlini gerektirir şartların bulunmadığı, her ne kadar önceki kararda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, şirket kayıtlarına ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeye itibar edilmediği, şirket müdürünün azli davalarında husumetin, azli istenen müdüre yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, ayrıca limited şirketin dava edilmesi zorunlu bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...
yönünden davanın esastan reddine, davalı şirket yönünden pasif husumete yönelik dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece bozma içerik ve gerekçesine aykırı şekilde işlem yapıldığı, bozma konusu edilmemiş bir hususta yeniden karar tesis edilemeyeceği, bozmaya uyulması sonrası davacı müvekkil bakımından usulü kazanılmış hak doğduğunu, uyma kararı verilen ve bozma içeriğine açıkça aykırı şekilde tesis edilen yeni bilirkişi incelemesi yönündeki ara kararın ve bu kapsamda alınan ek bilirkişi raporunun yok hükmü taşıdığını, bozma sonrası usul hükümlerine aykırı şekilde yerel mahkemece alınan 16.03.2021 tarihli ek raporun ara karara uygun hazırlanmadığını, sunulan belgelerin incelenip değerlendirmeye alınmadığı, davalının sunduğu bir kısım belgelerin içeriğinin olumsuz olmasına rağmen bu konuda hiçbir değerlendirmeye tabi tutulmadığını, ilk kabul kararının gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere şirketin telefonları fiilen kapalı olup borcundan dolayı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, çeşitli borçlarından dolayı aleyhine icra takipleri yapıldığını, girdiği ihalelere ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi sebebiyle teminatlarının ilgili ihale makamlarınca irad kaydedildiğini, ihale yasaklısı konumuna düşürüldüğünü, şirket defter ve kayıtlarını inceleme talebi ile kar payı dağıtımı talebinin şirket müdürü tarafından kötü niyetle yerine getirilmediğini, müdürün 6111 sayılı Kanun kapsamında şirketin kamusal borçlarını yapılandırmak için süresi içinde bir başvuru yapmadığını, şirketin diğer ortağı olan Promet AŞ.'nin ticari kaydının silindiğini, bunun şirket açısından sonuçlarının değerlendirilmediğini, şirketin gayri faal hale getirildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirket müdürünün azli istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 543 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981889500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz