İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2849 E. 2023/6278 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- iki yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
senetle ispat zorunluluğu↗ komisyon bedeli↗ senetle ispat↗ genel işlem koşulu↗ yoklukla malul karar↗ teamül↗ özen yükümlülüğü↗ bedel iadesi↗ yokluk↗ kıyasen uygulama↗ icra inkâr tazminatı↗ kamu düzenine aykırılık↗ kısıtlılık↗ sözleşmeye aykırılık↗ icra takibine itiraz↗ üçüncü kişi↗ kötü niyet tazminatı↗ muvafakat↗ ifa↗ garantörlük↗ sebepsiz zenginleşme↗ kamu düzeni↗ komisyon↗ protokol↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ yetki↗ iflas↗ taahhütname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/441 E., 2019/233 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ve şirket ortaklarına borçlu olan dava dışı Cengiz Yusuf Taş'ın barter sistemi üzerinden müvekkiline borcunu ödemeyi teklif ettiğini, Türk Barter Adana Ofis Müdürü Abdulvahid Arvas'ın daveti ile yapılan görüşme sonucu Abdulvahid Arvas’ın müvekkilini kabası biten inşaat işlerinin ince işini yapan Nadir Iğrek ile tanıştırıp bu kişiye ince inşaat malzemesi temin vaadinde bulunduğu, Nadir İğrek’in de Mersin'de yaptığı 17 daireyi müvekkili şirketin ortağı olan Sinan Kafa'ya anahtar teslimi vermesi karşılığında Sinan Kafa’nın Cengiz Yusuf Taş’tan olan alacağının Türk Barter aracılığı ile karşılanması için anlaşmaya vardıkları ve bu amaçla müvekkili şirket ile Türk Barter arasında 08.04.2013 tarihinde barter üyelik sözleşmesinin imzalandığı, akabinde Nadir İğrek ile müvekkili şirket arasında 08.04.2013, 30.04.2013 ve 15.07.2013 tarihlerinde birden fazla barter işlem protokolü imzalandığını ancak ilgili malzemeler Abdulvahid Arvas tarafından Nadir İğrek'e temin edilmediğinden Nadir İğrek’in müvekkiline olan borcunu yerine getiremediği, 17 daire yerine müvekkili şirketin Nadir İğrek‘e ödediği 767.000,00 TL karşılığında sadece 5 daireyi teslim ettiğini, Abdulvahid Arvas’ın barter komisyonu talep etmesi üzerine müvekkil şirketin 116.348,00 TL ödemek zorunda kaldığını, Türk Barter şirketinin Nadir İğrek'e inşaat malzemelerine ilişkin vaadini yerine getirmemesinin üyelik sözleşmesine ve özen yükümlülüğüne aykırı olduğunu, müvekkili şirketin sözleşme ilişkisi süresince ödediği üyelik ve komisyon ücretleri karşılığında uygun hizmet alamadığını, bu durumda karşı tarafın sebepsiz zenginleştiğini, Türk Barter'ın Nadir İğrek'in müvekkiline daireleri teslim etmemesine kasten sebep olması nedeniyle tahsil ettiği komisyon bedellerini iade etmesi gerektiğini, barter üyelik sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında düzenlenen genel işlem koşullarının tipik bir örneği olduğunu, müvekkili aleyhine yazılı olan hususların yoklukla malul olduğunu, yazılmamış sayılması gerektiğini, davalı satım işlemine taraf olmasa da üyelik sözleşmesine taraf olması sebebiyle müvekkiline karşı sorumlu olduğunu ileri sürerek ödenen komisyon bedellerinin iadesi için davalı hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın sebepsiz zenginleşme taleplerinin iki yıllık süreden dolayı zamanaşımına uğradığını, müvekkili organizatör ile davacı arasında imzalanan üyelik sözleşmesinde, barter şirketinin üyeler arasındaki alım satımlarda taraf olmayacağı, alım satım eksikliklerinde üyelerin Türk Barter'dan herhangi bir talepte bulunamayacakları, yetki kodu almakla mal ve hizmeti barter kapsamında uhdesine almış sayılacağının açıkça belirlendiğini, müvekkilinin davacı veya diğer üyelere hiçbir mal ve hizmet satış-temin taahhüdünün bulunmadığını, müvekkilinin mal temini, satış ve benzeri konularda hiçbir taahhüdünün olmadığını, davalının imzaladığı üyelik sözleşmesi ile komisyon ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davacının ödediği bedellerin sözleşme kapsamında hesaplanan komisyon ve üyelik bedelleri olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile barterli işlemlerin sadece üyeler arasında gerçekleştirildiği, her bir üyenin hangi üye ile alım satım yapacağına serbest iradesi ile kendisinin karar verdiği, üyeler arasında gerçekleşen alım ve satım işlemlerinde, fiyat, ürün nitelikleri, ifa süreci, ürünle ilgili nitelik ve nicelik şartları, satış sonrası teknik hizmetler ve ürün garanti şartlarına yönelik yükümlülükler ve alım satım işlemlerinden kaynaklanabilecek sorumlulukların her bir üyenin kendisine ait olduğu, Türk Barter ve görevlendirdiği barter danışmanlarının alım ve satım işlemlerinden doğrudan sorumlu olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olması için bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; teamül gereği senede bağlanmamış sözlü anlaşmaların ispatı için senetle ispat zorunluluğunun istisnası olarak dava konusu maddi olguları tanıkla ispat taleplerinin reddedildiğini, adil yargılanma haklarını kısıtlandığını, müvekkilinin ödediği üyelik ve komisyon bedellerine karşılık teşkil eden uygun ve sözleşmeye göre bir hizmet alamadığını, Türk Barter'in müvekkiline öncesinde Yusuf Cengiz Taş'ın limitine dair beyanda bulunduğunu ancak sonrasında bu kişi ile ilişkilerinin sorunlu olduğunu belirttiğini, bunun sonucunda da vaat edilen ince inşaat işçilik malzemelerinin temin edilmemesinin barter sisteminin sağlıklı ve verimli olarak çalıştırmadığını gösterdiğini, bu durumda müvekkilinden tahsil edilen komisyon bedelinin hukuki dayanağının ortadan kalktığını, müvekkilinden tahsil edilen üyelik ve komisyon bedellerinin iadesi gerekirken Mahkemece somut olayın sadece normal bir barter ilişkisi olarak değerlendirildiğini, ancak eldeki davada barter sisteminin davalı ... şirketinin de içinde olduğu üç taraflı bir sözleşme olduğunun kabulü ile değerlendirme yapılması gerektiğini, taleplerinin diğer hukuki dayanağının 6098 sayılı Kanun'un 112 nci maddesine aykırılık olduğunu, davalı kendisinin satış - barter - işlemine taraf olmadığını belirtse de bunun gerçeği yansıtmadığını zira somut olayda davalının sadece sistemin kullanımını taraflara sağlayan bir "bağımsız koordinatör" rolünde değil, ayrıca Nadir İğrek'e inşaat malzemesi vaadinde bulunmak suretiyle işlemin tarafı haline de geldiğini, buna göre mezkur 112 nci maddenin kıyasen uygulanması sonucunda, davalının sözleşmeye aykırılık hükümlerine göre sorumlu tutulması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, taraflar arasında 08.04.2013 tarihli barter sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşme ile davalının davalı ... sistemine üye olduğu, davacının delil olarak dayandığı ve üçüncü kişiler ile imzaladığı barter işlem protokollerinde davalı şirketin taraf olmadığı ve imzasının bulunmadığı, buna göre davacıya karşı işlemlerde herhangi bir taahüdünün ve sorumluluğunun kanıtlanmadığı, barterli işlemlerin sadece üyeler arasında gerçekleştiği, her bir üyenin hangi üye ile alım satım yapacağına serbest iradesi ile karar verdiği, üyeler arasında gerçekleşen işlemlerde Türk Barter'ın hiçbir surette işlemin tarafı haline gelmediği, davacı vekilinin somut olayda normal bir barter ilişkisi bulunmadığı, barter sisteminin davalı ... şirketinin de içinde olduğu üç taraflı bir sözleşme olduğunun kabulü ile değerlendirme yapılması gerektiği yönündeki istinaf nedeninin yerinde olmadığı, davalının toplam 71.449,00 TL'lik komisyon faturalarının davacı defterlerinde de kayıtlı olup, davacı tarafından ödendiği, buna göre davacının barter sisteminde gerçekleştirdiği işlemler kapsamında ödediği komisyon bedellerine karşı hizmet almadığı, bu nedenle davalının sebepsiz zenginleştiği yönündeki savunmalarının yerinde olmadığı, davalının muvafakatı olmadığı da gözetildiğinde, alacak ve tutarı itibariyle Mahkemece tanık dinlenmemesinin isabetli olduğu, İlk Derece Mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki barter sözleşmesi uyarınca davalıya ödenen komisyon ücretlerinin iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10681 E. 2014/2493 K.
Ortak:komisyon
İncelediğiniz kararda… ştırıp bu kişiye ince inşaat malzemesi temin vaadinde bulunduğu, Nadir İğrek’in de Mersin'de yaptığı 17 daireyi müvekkili şirketin ortağı olan Sinan Kafa'ya anahtar «teslimi» vermesi karşılığında Sinan Kafa’nın Cengiz Yusuf Taş’tan olan alacağının Türk Barter aracılığı ile karşılanması için anlaşmaya vardıkları ve bu amaçla müvekkili şirket ile Türk Barter arasında 08.04.2013 tarihinde barter üyelik sözleşmesinin imzalandığı, akabinde Nadir İğrek ile müvekkili şirket arasında 08.04.2013, 30.04.2013 ve 15.07.2013 tarihlerinde birden fazla barter işlem «protokolü» imzalandığını ancak ilgili malzemeler Abdulvahid Arvas tarafından Nadir İğrek'e temin edilmediğinden Nadir İğrek’in müvekkiline olan borcunu yerine getiremediği, 17 daire yerine müvekkili şirketin Nadir İğrek‘e ödediği 767.000,00 TL karşılığında sadece 5 daireyi teslim ettiğini, Abdulvahid Arvas’ın barter «komisyonu» talep etmesi üzerine müvekkil şirketin 116.348,00 TL ödemek zorunda kaldığını, Türk Barter şirketinin Nadir İğrek'e inşaat malzemelerine ilişkin vaadini yerine getirmemesinin üyelik sözleşmesine ve «özen yükümlülüğüne» aykırı olduğunu, müvekkili şirketin sözleşme ilişkisi süresince ödediği üyelik ve komisyon ücretleri karşılığında uygun hizmet alamadığını, bu durumda karşı tarafın «sebepsiz zenginleştiğini», Türk Barter'ın Nadir İğrek'in müvekkiline daireleri teslim etmemesine kasten sebep olması nedeniyle tahsil ettiği «komisyon bedellerini iade» etmesi gerektiğini, barter üyelik sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında düzenlenen «genel işlem koşullarının» tipik bir örneği olduğunu, müvekkili aleyhine yazılı olan hususların «yoklukla malul» olduğunu, yazılmamış sayılması gerektiğini, davalı satım işlemine taraf olmasa da üyelik sözleşmesine taraf olması sebebiyle müvekkiline karşı sorumlu olduğunu ileri sürerek ödenen komisyon bedellerinin iadesi için davalı hakkında başlatılan «icra takibine itirazın» iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın «sebepsiz zenginleşme» taleplerinin iki yıllık süreden dolayı «zamanaşımına» uğradığını, müvekkili organizatör ile davacı arasında imzalanan üyelik sözleşmesinde, barter şirketinin üyeler arasındaki alım satımlarda taraf olmayacağı, alım satım eksikliklerinde üyelerin Türk Barter'dan herhangi bir talepte bulunamayacakları, «yetki» kodu almakla mal ve hizmeti barter kapsamında uhdesine almış sayılacağının açıkça belirlendiğini, müvekkilinin davacı veya diğer üyelere hiçbir mal ve hizmet satış-temin «taahhüdünün» bulunmadığını, müvekkilinin mal temini, satış ve benzeri konularda hiçbir taahhüdünün olmadığını, davalının imzaladığı üyelik sözleşmesi ile «komisyon» ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davacının ödediği bedellerin sözleşme kapsamında hesaplanan komisyon ve üyelik bedelleri olduğunu savunarak davanın reddini iste …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «teamül» gereği senede bağlanmamış sözlü anlaşmaların ispatı için «senetle ispat zorunluluğunun» istisnası olarak dava konusu maddi olguları tanıkla ispat taleplerinin reddedildiğini, adil yargılanma haklarını «kısıtlandığını», müvekkilinin ödediği üyelik ve «komisyon bedellerine» karşılık teşkil eden uygun ve sözleşmeye göre bir hizmet alamadığını, Türk Barter'in müvekkiline öncesinde Yusuf Cengiz Taş'ın limitine dair beyanda bulunduğunu ancak sonrasında bu kişi ile ilişkilerinin sorunlu olduğunu belirttiğini, bunun sonucunda da vaat edilen ince inşaat işçilik malzemelerinin temin edilmemesinin barter sisteminin sağlıklı ve verimli olarak çalıştırmadığını gösterdiğini, bu durumda müvekkilinden tahsil edilen komisyon bedelinin hukuki dayanağının ortadan kalktığını, müvekkilinden tahsil edilen üyelik ve komisyon «bedellerinin iadesi» gerekirken Mahkemece somut olayın sadece normal bir barter ilişkisi olarak değerlendirildiğini, ancak eldeki davada barter sisteminin davalı ... şirketinin de içinde olduğu üç taraflı bir sözleşme olduğunun kabulü ile değerlendirme yapılması gerektiğini, taleplerinin diğer hukuki dayanağının 6098 sayılı Kanun'un 112 nci maddesine aykırılık olduğunu, davalı kendisinin satış - barter - işlemine taraf olmadığını belirtse de bunun gerçeği yansıtmadığını zira somut olayda davalının sadece sistemin kullanımını taraflara sağlayan bir "bağımsız koordinatör" rolünde değil, ayrıca Nadir İğrek'e inşaat malzemesi vaadinde bulunmak suretiyle işlemin tarafı haline de geldiğini, buna göre mezkur 112 nci maddenin «kıyasen uygulanması» sonucunda, davalının «sözleşmeye aykırılık» hükümlerine göre sorumlu tutulması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında 27/06/2007 günlü barter sözleşmesinin bulunduğu, «sözleşmenin feshinin» söz konusu olmadığı, davacının yaptığı işlemler karşılığında 22/09/2007 tarihli 25.000 TL bedelli ve 04/04/2008 tarihli 35.000 TL bedelli iki adet barter çekini aldığı, sözleşme uyarınca havuzdan yapılan alım satımlar için %5 «komisyon» ve KDV ödenmesinin gerektiği, davacının hesap özetini aldığı yani komisyon borcundan haberdar olduğu halde ödeme yapmadığı, davalının ise iki adet arz işlemi sonucunda aracılık hizmetini gerçekleştirip komisyonu hak ettiği, sözleşme uyarınca komisyonun on gün içinde ödenmesi gerektiği, aksi halde şirketin «mahsup» «yetkisinin» bulunduğu, somut olayda da iki adet çekle ilgili toplam 3.000 TL komisyon tutarının davacının hesabına borç kaydedildiği, dolayısıyla havuzda davacının 57.000 TL alacağının bulunduğu, davacının başka bir zarara uğradığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 57.000 TL'nin 14/09/2009 «temerrüt» tarihinden itibaren «ticari temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Buna karşılık mahkemece iki adet barter çeki bedelinden «komisyon» miktarının düşümüyle arta kalan 57.000 TL'nın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş, karar gerekçesinde de davacının zararının ne olduğunu ve başka bir zarara uğradığını kanıtlayamadığı kabul edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:menfi zarar · harca esas değer · ticari temerrüt faizi · sözleşmenin feshi · mahsup · temerrüt faizi · ıslah · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında 27/06/2007 günlü barter sözleşmesinin bulunduğu, «sözleşmenin feshinin» söz konusu olmadığı, davacının yaptığı işlemler karşılığında 22/09/2007 tarihli 25.000 TL bedelli ve 04/04/2008 tarihli 35.000 TL bedelli iki adet barter çekini aldığı, sözleşme uyarınca havuzdan yapılan alım satımlar için %5 «komisyon» ve KDV ödenmesinin gerektiği, davacının hesap özetini aldığı yani komisyon borcundan haberdar olduğu halde ödeme yapmadığı, davalının ise iki adet arz işlemi sonucunda aracılık hizmetini gerçekleştirip komisyonu hak ettiği, sözleşme uyarınca komisyonun on gün içinde ödenmesi gerektiği, aksi halde şirketin «mahsup» «yetkisinin» bulunduğu, somut olayda da iki adet çekle ilgili toplam 3.000 TL komisyon tutarının davacının hesabına borç kaydedildiği, dolayısıyla havuzda davacının 57.000 TL alacağının bulunduğu, davacının başka bir zarara uğradığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 57.000 TL'nin 14/09/2009 «temerrüt» tarihinden itibaren «ticari temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde açıkladığı nedenlerle zarara uğradığını belirtip, «menfi zararının» karşılığında şimdilik 10.000 TL'nin tahsilini istemiş ve «harca esas değer» olarak da 10.000 TL'yi göstermiştir.
Davacı daha sonra 10.04.2012 tarihli «ıslah» dilekçesinde, öncelikle talebi ile ilgili bir karar verilmesini, aksi kanaat edinildiği taktirde 57.000 TL tutarındaki barter çeki bedelinin «temerrüt faizinin» zararının karşılığı olarak davalıdan tahsilini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6323 E. 2013/9425 K.
Ortak:ifa
İncelediğiniz kararda… n hangi üye ile alım satım yapacağına serbest iradesi ile kendisinin karar verdiği, üyeler arasında gerçekleşen alım ve satım işlemlerinde, fiyat, ürün nitelikleri, «ifa» süreci, ürünle ilgili nitelik ve nicelik şartları, satış sonrası teknik hizmetler ve ürün «garanti» şartlarına yönelik yükümlülükler ve alım satım işlemlerinden kaynaklanabilecek sorumlulukların her bir üyenin kendisine ait olduğu, Türk Barter ve «görevlendirdiği» barter danışmanlarının alım ve satım işlemlerinden doğrudan sorumlu olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olması için bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının «kötü niyet tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ... ile davalı ... arasındaki acentalık sözleşmesinden kaynaklanan «prim» borçlarının «teminatı» olarak ...’a ait taşınmazın «ipotek» verildiği, taraflar arasındaki acentalık ilişkisinin sona erdiği, davacı ...’ın prim borçlarının %50'sini nakit, geri kalan %50'lik kısmının ise barter çekleri ile davalıya ödediği, davalının çekleri barter sistemi kapsamında kullanma imkanına sahip olduğu, davalının «prim alacağına» mahsuben barter çeki ile ödemeyi kabul etmesi ve çekleri almasının «ifa uğruna edim» olup, alınması ile borçlunun borcundan kurtulduğu, mevcut sona eren acentalık sözleşmesi kapsamında davacının davalıya borcunun bulunmadığı, dolayısıyla ipoteğinin …
Barter çeki ile yapılan ödemeler «ifa» yerine gecen ödemelerdir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ifa uğruna edim · prim alacağı · ipoteğin kaldırılması · acentelik sözleşmesi · acentelik · ek prim · ipotek · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ... ile davalı ... arasındaki acentalık sözleşmesinden kaynaklanan «prim» borçlarının «teminatı» olarak ...’a ait taşınmazın «ipotek» verildiği, taraflar arasındaki acentalık ilişkisinin sona erdiği, davacı ...’ın prim borçlarının %50'sini nakit, geri kalan %50'lik kısmının ise barter çekleri ile davalıya ödediği, davalının çekleri barter sistemi kapsamında kullanma imkanına sahip olduğu, davalının «prim alacağına» mahsuben barter çeki ile ödemeyi kabul etmesi ve çekleri almasının «ifa uğruna edim» olup, alınması ile borçlunun borcundan kurtulduğu, mevcut sona eren acentalık sözleşmesi kapsamında davacının davalıya borcunun bulunmadığı, dolayısıyla ipoteğinin …
Davacı ... ile davalı arasında 21.10.2003 tarihinde imzalanan «acentelik sözleşmesinin» 23 Ocak 2007 tarihinde fesh edildiği, dava konusu ipoteğin ise fesh edilen bu sözleşmenin «teminatını» oluşturmak üzere verildiği, taraflar arasında tartışmasızdır.
Çekişme «acentelik» faaliyetlerinden kaynaklanan «prim» alacakları nedeniyle davacı ...'ın davalıya borcu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. .../...
Davacı ... ile davalı barter sistemi içinde yer almakta ve «acentenin» «prim» borçlarının bir kısmı barter çekleri ile ödenmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2849 E. , 2023/6278 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/441 E., 2019/233 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ve şirket ortaklarına borçlu olan dava dışı Cengiz Yusuf Taş'ın barter sistemi üzerinden müvekkiline borcunu ödemeyi teklif ettiğini, Türk Barter Adana Ofis Müdürü Abdulvahid Arvas'ın daveti ile yapılan görüşme sonucu Abdulvahid Arvas’ın müvekkilini kabası biten inşaat işlerinin ince işini yapan Nadir Iğrek ile tanıştırıp bu kişiye ince inşaat malzemesi temin vaadinde bulunduğu, Nadir İğrek’in de Mersin'de yaptığı 17 daireyi müvekkili şirketin ortağı olan Sinan Kafa'ya anahtar teslimi vermesi karşılığında Sinan Kafa’nın Cengiz Yusuf Taş’tan olan alacağının Türk Barter aracılığı ile karşılanması için anlaşmaya vardıkları ve bu amaçla müvekkili şirket ile Türk Barter arasında 08.04.2013 tarihinde barter üyelik sözleşmesinin imzalandığı, akabinde Nadir İğrek ile müvekkili şirket arasında 08.04.2013, 30.04.2013 ve 15.07.2013 tarihlerinde birden fazla barter işlem protokolü imzalandığını ancak ilgili malzemeler Abdulvahid Arvas tarafından Nadir İğrek'e temin edilmediğinden Nadir İğrek’in müvekkiline olan borcunu yerine getiremediği, 17 daire yerine müvekkili şirketin Nadir İğrek‘e ödediği 767.000,00 TL karşılığında sadece 5 daireyi teslim ettiğini, Abdulvahid Arvas’ın barter komisyonu talep etmesi üzerine müvekkil şirketin 116.348,00 TL ödemek zorunda kaldığını, Türk Barter şirketinin Nadir İğrek'e inşaat malzemelerine ilişkin vaadini yerine getirmemesinin üyelik sözleşmesine ve özen yükümlülüğüne aykırı olduğunu, müvekkili şirketin sözleşme ilişkisi süresince ödediği üyelik ve komisyon ücretleri karşılığında uygun hizmet alamadığını, bu durumda karşı tarafın sebepsiz zenginleştiğini, Türk Barter'ın Nadir İğrek'in müvekkiline daireleri teslim etmemesine kasten sebep olması nedeniyle tahsil ettiği komisyon bedellerini iade etmesi gerektiğini, barter üyelik sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında düzenlenen genel işlem koşullarının tipik bir örneği olduğunu, müvekkili aleyhine yazılı olan hususların yoklukla malul olduğunu, yazılmamış sayılması gerektiğini, davalı satım işlemine taraf olmasa da üyelik sözleşmesine taraf olması sebebiyle müvekkiline karşı sorumlu olduğunu ileri sürerek ödenen komisyon bedellerinin iadesi için davalı hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın sebepsiz zenginleşme taleplerinin iki yıllık süreden dolayı zamanaşımına uğradığını, müvekkili organizatör ile davacı arasında imzalanan üyelik sözleşmesinde, barter şirketinin üyeler arasındaki alım satımlarda taraf olmayacağı, alım satım eksikliklerinde üyelerin Türk Barter'dan herhangi bir talepte bulunamayacakları, yetki kodu almakla mal ve hizmeti barter kapsamında uhdesine almış sayılacağının açıkça belirlendiğini, müvekkilinin davacı veya diğer üyelere hiçbir mal ve hizmet satış-temin taahhüdünün bulunmadığını, müvekkilinin mal temini, satış ve benzeri konularda hiçbir taahhüdünün olmadığını, davalının imzaladığı üyelik sözleşmesi ile komisyon ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davacının ödediği bedellerin sözleşme kapsamında hesaplanan komisyon ve üyelik bedelleri olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile barterli işlemlerin sadece üyeler arasında gerçekleştirildiği, her bir üyenin hangi üye ile alım satım yapacağına serbest iradesi ile kendisinin karar verdiği, üyeler arasında gerçekleşen alım ve satım işlemlerinde, fiyat, ürün nitelikleri, ifa süreci, ürünle ilgili nitelik ve nicelik şartları, satış sonrası teknik hizmetler ve ürün garanti şartlarına yönelik yükümlülükler ve alım satım işlemlerinden kaynaklanabilecek sorumlulukların her bir üyenin kendisine ait olduğu, Türk Barter ve görevlendirdiği barter danışmanlarının alım ve satım işlemlerinden doğrudan sorumlu olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olması için bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; teamül gereği senede bağlanmamış sözlü anlaşmaların ispatı için senetle ispat zorunluluğunun istisnası olarak dava konusu maddi olguları tanıkla ispat taleplerinin reddedildiğini, adil yargılanma haklarını kısıtlandığını, müvekkilinin ödediği üyelik ve komisyon bedellerine karşılık teşkil eden uygun ve sözleşmeye göre bir hizmet alamadığını, Türk Barter'in müvekkiline öncesinde Yusuf Cengiz Taş'ın limitine dair beyanda bulunduğunu ancak sonrasında bu kişi ile ilişkilerinin sorunlu olduğunu belirttiğini, bunun sonucunda da vaat edilen ince inşaat işçilik malzemelerinin temin edilmemesinin barter sisteminin sağlıklı ve verimli olarak çalıştırmadığını gösterdiğini, bu durumda müvekkilinden tahsil edilen komisyon bedelinin hukuki dayanağının ortadan kalktığını, müvekkilinden tahsil edilen üyelik ve komisyon bedellerinin iadesi gerekirken Mahkemece somut olayın sadece normal bir barter ilişkisi olarak değerlendirildiğini, ancak eldeki davada barter sisteminin davalı ...
şirketinin de içinde olduğu üç taraflı bir sözleşme olduğunun kabulü ile değerlendirme yapılması gerektiğini, taleplerinin diğer hukuki dayanağının 6098 sayılı Kanun'un 112 nci maddesine aykırılık olduğunu, davalı kendisinin satış - barter - işlemine taraf olmadığını belirtse de bunun gerçeği yansıtmadığını zira somut olayda davalının sadece sistemin kullanımını taraflara sağlayan bir "bağımsız koordinatör" rolünde değil, ayrıca Nadir İğrek'e inşaat malzemesi vaadinde bulunmak suretiyle işlemin tarafı haline de geldiğini, buna göre mezkur 112 nci maddenin kıyasen uygulanması sonucunda, davalının sözleşmeye aykırılık hükümlerine göre sorumlu tutulması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, taraflar arasında 08.04.2013 tarihli barter sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşme ile davalının davalı ... sistemine üye olduğu, davacının delil olarak dayandığı ve üçüncü kişiler ile imzaladığı barter işlem protokollerinde davalı şirketin taraf olmadığı ve imzasının bulunmadığı, buna göre davacıya karşı işlemlerde herhangi bir taahüdünün ve sorumluluğunun kanıtlanmadığı, barterli işlemlerin sadece üyeler arasında gerçekleştiği, her bir üyenin hangi üye ile alım satım yapacağına serbest iradesi ile karar verdiği, üyeler arasında gerçekleşen işlemlerde Türk Barter'ın hiçbir surette işlemin tarafı haline gelmediği, davacı vekilinin somut olayda normal bir barter ilişkisi bulunmadığı, barter sisteminin davalı ...
şirketinin de içinde olduğu üç taraflı bir sözleşme olduğunun kabulü ile değerlendirme yapılması gerektiği yönündeki istinaf nedeninin yerinde olmadığı, davalının toplam 71.449,00 TL'lik komisyon faturalarının davacı defterlerinde de kayıtlı olup, davacı tarafından ödendiği, buna göre davacının barter sisteminde gerçekleştirdiği işlemler kapsamında ödediği komisyon bedellerine karşı hizmet almadığı, bu nedenle davalının sebepsiz zenginleştiği yönündeki savunmalarının yerinde olmadığı, davalının muvafakatı olmadığı da gözetildiğinde, alacak ve tutarı itibariyle Mahkemece tanık dinlenmemesinin isabetli olduğu, İlk Derece Mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki barter sözleşmesi uyarınca davalıya ödenen komisyon ücretlerinin iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981797900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz