Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10681 E. 2014/2493 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi zarar↗ harca esas değer↗ ticari temerrüt faizi↗ sözleşmenin feshi↗ mahsup↗ komisyon↗ temerrüt faizi↗ ıslah↗ yetkisizlik kararı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında 27/06/2007 günlü barter sözleşmesinin bulunduğu, sözleşmenin feshinin söz konusu olmadığı, davacının yaptığı işlemler karşılığında 22/09/2007 tarihli 25.000 TL bedelli ve 04/04/2008 tarihli 35.000 TL bedelli iki adet barter çekini aldığı, sözleşme uyarınca havuzdan yapılan alım satımlar için %5 komisyon ve KDV ödenmesinin gerektiği, davacının hesap özetini aldığı yani komisyon borcundan haberdar olduğu halde ödeme yapmadığı, davalının ise iki adet arz işlemi sonucunda aracılık hizmetini gerçekleştirip komisyonu hak ettiği, sözleşme uyarınca komisyonun on gün içinde ödenmesi gerektiği, aksi halde şirketin mahsup yetkisinin bulunduğu, somut olayda da iki adet çekle ilgili toplam 3.000 TL komisyon tutarının davacının hesabına borç kaydedildiği, dolayısıyla havuzda davacının 57.000 TL alacağının bulunduğu, davacının başka bir zarara uğradığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 57.000 TL'nin 14/09/2009 temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, barter sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesinde açıkladığı nedenlerle zarara uğradığını belirtip, menfi zararının karşılığında şimdilik 10.000 TL'nin tahsilini istemiş ve harca esas değer olarak da 10.000 TL'yi göstermiştir. Davacı daha sonra 10.04.2012 tarihli ıslah dilekçesinde, öncelikle talebi ile ilgili bir karar verilmesini, aksi kanaat edinildiği taktirde 57.000 TL tutarındaki barter çeki bedelinin temerrüt faizinin zararının karşılığı olarak davalıdan tahsilini istemiştir. Buna karşılık mahkemece iki adet barter çeki bedelinden komisyon miktarının düşümüyle arta kalan 57.000 TL'nın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş, karar gerekçesinde de davacının zararının ne olduğunu ve başka bir zarara uğradığını kanıtlayamadığı kabul edilmiştir.
Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davalı tarafından işletilen barter sisteminde, barter organizasyon firmasının barter çeki bedelini ödeme yükümlülüğü mevcut değildir. Taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda aksine bir hüküm de yoktur. Mahkemece de isabetli bir şekilde kabul edildiği üzere, davacı dava konusu olayda, davalının sözleşmeye aykırı davranışının ne olduğunu açıklayamamış, davalının hangi davranışı ile ne gibi bir zarara uğradığını kanıtlayamamıştır. Davacı vekilince mahkemenin bu kararı gerekçe yönünden temyiz de edilmemiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6323 E. 2013/9425 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifa uğruna edim · prim alacağı · ipoteğin kaldırılması · acentelik sözleşmesi · acentelik · ek prim · ipotek · ifa
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ... ile davalı ... arasındaki acentalık sözleşmesinden kaynaklanan «prim» borçlarının «teminatı» olarak ...’a ait taşınmazın «ipotek» verildiği, taraflar arasındaki acentalık ilişkisinin sona erdiği, davacı ...’ın prim borçlarının %50'sini nakit, geri kalan %50'lik kısmının ise barter çekleri ile davalıya ödediği, davalının çekleri barter sistemi kapsamında kullanma imkanına sahip olduğu, davalının «prim alacağına» mahsuben barter çeki ile ödemeyi kabul etmesi ve çekleri almasının «ifa uğruna edim» olup, alınması ile borçlunun borcundan kurtulduğu, mevcut sona eren acentalık sözleşmesi kapsamında davacının davalıya borcunun bulunmadığı, dolayısıyla ipoteğinin …
Davacı ... ile davalı arasında 21.10.2003 tarihinde imzalanan «acentelik sözleşmesinin» 23 Ocak 2007 tarihinde fesh edildiği, dava konusu ipoteğin ise fesh edilen bu sözleşmenin «teminatını» oluşturmak üzere verildiği, taraflar arasında tartışmasızdır.
Çekişme «acentelik» faaliyetlerinden kaynaklanan «prim» alacakları nedeniyle davacı ...'ın davalıya borcu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. .../...
Davacı ... ile davalı barter sistemi içinde yer almakta ve «acentenin» «prim» borçlarının bir kısmı barter çekleri ile ödenmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7635 E. 2016/3193 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · ipoteğin kaldırılması · ipoteğin fekki · acentelik sözleşmesi · acentelik · ek prim · ifa · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaDava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan borcun sona ermesi sebebiyle «teminat» olarak gösterilen «ipoteğin fekki» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 2012/6323 Esas, 2013/9425 Karar sayılı ilamında, davalının 192.934,00 TL alacağına karşılık elinde 168.936 TL'lik... çeki bulunduğu, böylece davalının halen 23.998 TL «prim alacağının» olduğu, davalı lehine oluşan bu miktar prim alacağının neden kaynaklandığı hususunda taraf beyanları alındıktan sonra «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Zira, davacı ... ve davalı barter sistemi içinde yer almakta olup, «acentenin» «prim» borçlarının bir kısmı barter çekleri ile ödenmiştir..... çeki ile yapılan ödemeler «ifa» yerine geçen ödeme mahiyetindedir, böylece davalının barter çekleri ile alacağının ödenmesinden sonra, kur farkından ayrıca alacağı oluştuğunu ileri sürme olanğı yoktur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacı ...'ın «prim» borçlarının %50'sini nakit olarak, geri kalan %50'lik bölümünü ise barter çekleri ile davalıya ödediği, davalının bu çekleri.... sistemi kapsamında kullanma imkanına sahip olduğu ancak tahsil edebilme imkanı bulunan bu çeklerin hali hazırda davalı ... şirketi tarafından tahsil edilmediği, bu durumda davacının 23.998 TL borçlu olduğu ve bu borcun ödenmediği gerekçesi ile «ipoteğin kaldırılması» talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10681 E. , 2014/2493 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/04/2012
NUMARASI 2009/1184-2012/231
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/04/2012 tarih ve 2009/1184-2012/231 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.02.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. K. B. ile davalı vekili Av. M. S. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 27/06/2007 tarihli barter sözleşmesinin bulunduğunu, müvekkilinin sözleşme dışı üçüncü şahıstan iki adet barter çeki aldığını, davalının borcu yüklendiğini, ancak süresi içinde ödemelerin gerçekleşmediğini ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL. menfi zarar bedeli ile çeklerin bedelinin, keşide tarihleri itibariyle temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında 27/06/2007 günlü barter sözleşmesinin bulunduğu, sözleşmenin feshinin söz konusu olmadığı, davacının yaptığı işlemler karşılığında 22/09/2007 tarihli 25.000 TL bedelli ve 04/04/2008 tarihli 35.000 TL bedelli iki adet barter çekini aldığı, sözleşme uyarınca havuzdan yapılan alım satımlar için %5 komisyon ve KDV ödenmesinin gerektiği, davacının hesap özetini aldığı yani komisyon borcundan haberdar olduğu halde ödeme yapmadığı, davalının ise iki adet arz işlemi sonucunda aracılık hizmetini gerçekleştirip komisyonu hak ettiği, sözleşme uyarınca komisyonun on gün içinde ödenmesi gerektiği, aksi halde şirketin mahsup yetkisinin bulunduğu, somut olayda da iki adet çekle ilgili toplam 3.000 TL komisyon tutarının davacının hesabına borç kaydedildiği, dolayısıyla havuzda davacının 57.000 TL alacağının bulunduğu, davacının başka bir zarara uğradığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 57.000 TL'nin 14/09/2009 temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, barter sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesinde açıkladığı nedenlerle zarara uğradığını belirtip, menfi zararının karşılığında şimdilik 10.000 TL'nin tahsilini istemiş ve harca esas değer olarak da 10.000 TL'yi göstermiştir. Davacı daha sonra 10.04.2012 tarihli ıslah dilekçesinde, öncelikle talebi ile ilgili bir karar verilmesini, aksi kanaat edinildiği taktirde 57.000 TL tutarındaki barter çeki bedelinin temerrüt faizinin zararının karşılığı olarak davalıdan tahsilini istemiştir. Buna karşılık mahkemece iki adet barter çeki bedelinden komisyon miktarının düşümüyle arta kalan 57.000 TL'nın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş, karar gerekçesinde de davacının zararının ne olduğunu ve başka bir zarara uğradığını kanıtlayamadığı kabul edilmiştir.
Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davalı tarafından işletilen barter sisteminde, barter organizasyon firmasının barter çeki bedelini ödeme yükümlülüğü mevcut değildir. Taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda aksine bir hüküm de yoktur. Mahkemece de isabetli bir şekilde kabul edildiği üzere, davacı dava konusu olayda, davalının sözleşmeye aykırı davranışının ne olduğunu açıklayamamış, davalının hangi davranışı ile ne gibi bir zarara uğradığını kanıtlayamamıştır. Davacı vekilince mahkemenin bu kararı gerekçe yönünden temyiz de edilmemiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101724300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz