6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3789 E. 2023/5929 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borç tasfiye protokolü taksitli ticari kredi gayrinakdi kredi ilamsız takip ödeme planı yapılandırma protokolü denetime elverişli rapor imzaya itiraz gecikme faizi ağır kusur ticari kredi müşterek borçlu müteselsil kefil bsmv cari hesap rehin vekâlet ücreti müteselsil kefil muacceliyet denetime elverişlilik icra takibine itiraz kefalet genel kredi sözleşmesi ihtiyati haciz işlemiş faiz vade kefil protokol ihbar temerrüt faizi ihtar esastan ret haciz ek tasfiye iflas kredi sözleşmesi taahhütname ihtarname asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı dosya masrafı kusur yükleten (shipper) vekalet ücreti temerrüt istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67 · TBK — TBK 592 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile borçlu Amasyalı Yapı İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında kredi kullandırıldığını, borçlular En-Ev Enerji ve Ev Cihazları Elektronik İlet. San. Tic. Ltd. Şti., ..., ..., ...'nın anılan sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, kredi borcunun süresinde ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında 350.000,00 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, kefillerin kefaletteki imzalarına itirazda bulunmaması nedeniyle borçtan sorumlu olduklarını ileri sürerek, itirazların iptali ile takibin devamına ve alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen protokole aykırı işlemler yapıldığını, 23.06.2011 tarihli itibariyle borçların yeniden yapılandırılması amacıyla borç tasfiye protokolü imzalandığını, protokol uyarınca ilk taksit ödemesinin 25.01.2012 tarihinde yapılacak olmasına rağmen, bankanın protokolü hiçe sayarak 25.01.2012 tarihli ilk taksit ödemesini beklemeden 18.10.2011 tarihinde davalılara ait dört aracın satışı için taşınır rehininin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, çeşitli icra müdürlükleri aracılığıyla dört adet aracın satışının gerçekleştirildiğini, bankanın satış işlemleriyle yetinmeyerek protokolün kefili olan ...'ya ait Darıca ilçesindeki taşınmazın satışı için de satış avansı yatırdığını, oysa müvekkilinin protokole güvenerek ihbara gerek kalmadan taşınmazın değer tespitine yaptığı itirazı geri çektiğini, müvekkillerinin bankaca protokole uyulması halinde, icra takiplerine konu nakit borçların ödeme planına uygun olarak ödemeyi kabul ettiklerini, protokolle belirlenen vadelerde ödeme yapılması halinde protokole konu takiplerin olduğu şekilde bırakılacağı ve satış işlemleri yapılamayacağının belirtilmesine karşın, bankaca ilk taksit tarihinin beklenmeksizin müvekkili şirkete ait araçların satışını gerçekleştirdiğini, bankanın bu eylemi ile protokole uymayarak protokolü tek taraflı olarak feshettiğini, oysa protokolün bankaca tek yanlı olarak feshedilemeyeceğini, bankanın protokolü ihlal etmesine rağmen müvekkillerinin itirazlarını da geri aldığı dikkate alınarak müvekkilleri aleyhine takip işlemlerine devam ettiğini, müvekkillerinin protokol hükümleriyle belirlenen vadelere göre ödeme yapmasına rağmen bankaca protokole aykırı şekilde takibe devam edildiğini, protokol hükümlerine aykırı şekilde takip başlatılarak devam ettirilmesi nedeniyle kefillerin borcunun, alacaklının ağır kusuru nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) 592 inci maddesi gereğince sona erdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile asıl borçlu davalı ... Yapı İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 15.12.2009 tarihinde 366.500,00 TL tutarlı Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmede En-Ev Enerji ve Ev Cihazları Elek. İlet. San. Tic. Ltd. Şti., ..., ... ve ...'nın 366.500,00 TL tutarına kadar müşterek ve müteselsil kefiller sıfatıyla imzasının bulunduğu, önceki sözleşmenin 27.11.2008 tarihli 500.000,00 TL limitli olduğu, bu sözleşme ile limitin arttırılarak toplam 866.500,00 TL'ye çıkarıldığı, bankanın borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi uygulayacağı hususunun sözleşmede yer aldığı, sözleşmeye istinaden kullandırılan taksitli ticari kredinin devre faizlerinin ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından davalılara ihtarname keşide edildiği, ihtarnamenin davalılara 08.09.2010 tarihinde tebliğ ediliği, davalıların 10.09.2010 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü ve böylece hesabın kat edildiği, taraflar arasında 14.07.2011 tarihinde dava konusu kredi ile davalı En-Ev ... Ltd. Şti. Firmasının ve ...'nın asıl borçlusu olduğu krediler için protokol yapıldığı, icra takibine itiraz edildikten sonra icra dairesi dışında yapılan protokolün takibe konu alacağın varlığı, tutarı ve muacceliyetini etkilemeyeceği, protokole konu 1. 2. ve 3. taksitlerin zamanında ödenmediği ve araç satışları ile karşılandığı, 24.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda yapılan ve denetime elverişli raporda davacı bankanın alacağının takip tarihi itibariyle 425.192,83 TL asıl alacak,185.195,10 TL işlemiş faiz, 9.259,75 TL BSMV, 3.588,99 TL masraf ve 200,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 623.436,67 TL olarak tespit edildiği, davalı kefiller ..., ... ve ...'nın işbu borcun tamamından, davalı En-Ev Enerji ... Ltd. Şti.'nin ise 542.062,93 TL'lik kısmından sorumlu olduğu, talep edilen %80 temerrüt faizi oranının sözleşme hükümleri ve yasal düzenlemelere uygun olduğu, ancak davacı tarafça icra takibi ile şimdilik 350.000,00 TL asıl alacağın tahsilinin talep edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin yanılgılı değerlendirmesinin iki ayrı sözleşmenin hatalı yorumlanmasından ileri geldiğini, taraflar arasında 15.12.2009 tarihinde 201371 referans numaralı 830.980,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi ile 23.06.2011 tarihli borçların yapılandırılması amacıyla protokol imzalandığını, ödeme yapılmaması üzerine borçlular hakkında Kadıköy 2. İcra Müdürlüğünün 2011/5296 E. sayılı dosyasından 350.000 TL, 2011/5287 Esas sayılı dosyasında ise 500.000,00 TL olmak üzere iki ayrı ilamsız takip başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ve tarafların bir araya gelerek düzenlenen protokol ile ilk altı ay ödemesiz, 25.01.2012 - 25.02.2014 tarihleri arasında aylık taksitler halinde toplam 1.508.714,00 TL'nin 24 ay taksitle ödenmek üzere tüm borçların birleştirilerek yapılandırıldığını, protokolle İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkisi kabul edildiğinden, protokol öncesi Kadıköy icra müdürlüğünden başlatılan takibe devam edilemeyeceğini, mahkemece protokol hükümlerinin değerlendirilmeden ve yasak olmasına rağmen bilirkişilerden alınan hukuki görüşlerle karar verildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı Kanun 67 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4221 E. 2013/11057 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | Menfi tespit | Borçlu olmadığının tespiti | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3491 E. 2023/6028 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3789 E.  ,  2023/5929 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile borçlu Amasyalı Yapı İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında kredi kullandırıldığını, borçlular En-Ev Enerji ve Ev Cihazları Elektronik İlet. San. Tic. Ltd. Şti., ..., ..., ...'nın anılan sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, kredi borcunun süresinde ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında 350.000,00 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, kefillerin kefaletteki imzalarına itirazda bulunmaması nedeniyle borçtan sorumlu olduklarını ileri sürerek, itirazların iptali ile takibin devamına ve alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen protokole aykırı işlemler yapıldığını, 23.06.2011 tarihli itibariyle borçların yeniden yapılandırılması amacıyla borç tasfiye protokolü imzalandığını, protokol uyarınca ilk taksit ödemesinin 25.01.2012 tarihinde yapılacak olmasına rağmen, bankanın protokolü hiçe sayarak 25.01.2012 tarihli ilk taksit ödemesini beklemeden 18.10.2011 tarihinde davalılara ait dört aracın satışı için taşınır rehininin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, çeşitli icra müdürlükleri aracılığıyla dört adet aracın satışının gerçekleştirildiğini, bankanın satış işlemleriyle yetinmeyerek protokolün kefili olan ...'ya ait Darıca ilçesindeki taşınmazın satışı için de satış avansı yatırdığını, oysa müvekkilinin protokole güvenerek ihbara gerek kalmadan taşınmazın değer tespitine yaptığı itirazı geri çektiğini, müvekkillerinin bankaca protokole uyulması halinde, icra takiplerine konu nakit borçların ödeme planına uygun olarak ödemeyi kabul ettiklerini, protokolle belirlenen vadelerde ödeme yapılması halinde protokole konu takiplerin olduğu şekilde bırakılacağı ve satış işlemleri yapılamayacağının belirtilmesine karşın, bankaca ilk taksit tarihinin beklenmeksizin müvekkili şirkete ait araçların satışını gerçekleştirdiğini, bankanın bu eylemi ile protokole uymayarak protokolü tek taraflı olarak feshettiğini, oysa protokolün bankaca tek yanlı olarak feshedilemeyeceğini, bankanın protokolü ihlal etmesine rağmen müvekkillerinin itirazlarını da geri aldığı dikkate alınarak müvekkilleri aleyhine takip işlemlerine devam ettiğini, müvekkillerinin protokol hükümleriyle belirlenen vadelere göre ödeme yapmasına rağmen bankaca protokole aykırı şekilde takibe devam edildiğini, protokol hükümlerine aykırı şekilde takip başlatılarak devam ettirilmesi nedeniyle kefillerin borcunun, alacaklının ağır kusuru nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) 592 inci maddesi gereğince sona erdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile asıl borçlu davalı ... Yapı İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 15.12.2009 tarihinde 366.500,00 TL tutarlı Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmede En-Ev Enerji ve Ev Cihazları Elek. İlet. San. Tic. Ltd. Şti., ..., ... ve ...'nın 366.500,00 TL tutarına kadar müşterek ve müteselsil kefiller sıfatıyla imzasının bulunduğu, önceki sözleşmenin 27.11.2008 tarihli 500.000,00 TL limitli olduğu, bu sözleşme ile limitin arttırılarak toplam 866.500,00 TL'ye çıkarıldığı, bankanın borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi uygulayacağı hususunun sözleşmede yer aldığı, sözleşmeye istinaden kullandırılan taksitli ticari kredinin devre faizlerinin ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından davalılara ihtarname keşide edildiği, ihtarnamenin davalılara 08.09.2010 tarihinde tebliğ ediliği, davalıların 10.09.2010 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü ve böylece hesabın kat edildiği, taraflar arasında 14.07.2011 tarihinde dava konusu kredi ile davalı En-Ev ...

Ltd. Şti. Firmasının ve ...'nın asıl borçlusu olduğu krediler için protokol yapıldığı, icra takibine itiraz edildikten sonra icra dairesi dışında yapılan protokolün takibe konu alacağın varlığı, tutarı ve muacceliyetini etkilemeyeceği, protokole konu 1.

2. ve 3. taksitlerin zamanında ödenmediği ve araç satışları ile karşılandığı, 24.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda yapılan ve denetime elverişli raporda davacı bankanın alacağının takip tarihi itibariyle 425.192,83 TL asıl alacak,185.195,10 TL işlemiş faiz, 9.259,75 TL BSMV, 3.588,99 TL masraf ve 200,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 623.436,67 TL olarak tespit edildiği, davalı kefiller ..., ... ve ...'nın işbu borcun tamamından, davalı En-Ev Enerji ... Ltd. Şti.'nin ise 542.062,93 TL'lik kısmından sorumlu olduğu, talep edilen %80 temerrüt faizi oranının sözleşme hükümleri ve yasal düzenlemelere uygun olduğu, ancak davacı tarafça icra takibi ile şimdilik 350.000,00 TL asıl alacağın tahsilinin talep edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin yanılgılı değerlendirmesinin iki ayrı sözleşmenin hatalı yorumlanmasından ileri geldiğini, taraflar arasında 15.12.2009 tarihinde 201371 referans numaralı 830.980,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi ile 23.06.2011 tarihli borçların yapılandırılması amacıyla protokol imzalandığını, ödeme yapılmaması üzerine borçlular hakkında Kadıköy 2. İcra Müdürlüğünün 2011/5296 E. sayılı dosyasından 350.000 TL, 2011/5287 Esas sayılı dosyasında ise 500.000,00 TL olmak üzere iki ayrı ilamsız takip başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ve tarafların bir araya gelerek düzenlenen protokol ile ilk altı ay ödemesiz, 25.01.2012 - 25.02.2014 tarihleri arasında aylık taksitler halinde toplam 1.508.714,00 TL'nin 24 ay taksitle ödenmek üzere tüm borçların birleştirilerek yapılandırıldığını, protokolle İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkisi kabul edildiğinden, protokol öncesi Kadıköy icra müdürlüğünden başlatılan takibe devam edilemeyeceğini, mahkemece protokol hükümlerinin değerlendirilmeden ve yasak olmasına rağmen bilirkişilerden alınan hukuki görüşlerle karar verildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı Kanun 67 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981791600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.