Haksız Rekabetin Tespiti ve Marka Hakkına Tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7328 E. 2023/6624 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hükmün kesinleşmesi↗ ziya↗ marka hakkına tecavüz↗ dosya masrafı↗ ilan↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ‘‘...+...’’ markasının sahibi olduğunu davalının kendisine ait internet sitesinde ve ürün kataloglarında müvekkilinin marka hakkına tecavüz eder ve haksız rekabet oluşturur şekilde “...” ibaresini markasal olarak kullandığını ileri sürerek, haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzünün tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, her türlü materyalin imha edilmesini, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilin markasının “...” olduğunu, davacının dava konusu yaptığı kullanımın ise müvekkilin ürünlerin takip ve sipariş kolaylığını sağlamak için seçtiği kodlama isimler olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 07.10.2019 tarih, 2019/160E. ve 2019/293K. sayılı kararı ile davalı yan kullanımlarının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 12 nci maddesi kapsamında dürüst kullanımlar olup, marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 08.03.2021 tarih, 2020/2187 E. ve 2021/2143 K. sayılı kararı ile“..Mahkemece daha önce davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu karar Dairemizin 20.02.2019 tarih, 2017/2728 E. ve 2019/1364 K. sayılı ilamı ile, mülga 556 sayılı KHK’nın 12 nci maddesi kapsamında, davalının dürüst ticari kullanım savunmasının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mülga 556 sayılı Marka KHK'nın 12 nci maddesine göre, "dürüstçe ve ticari veya sanayi konularıyla ilgili olarak kullanılmaları koşuluyla üçüncü kişilerin ad ve adresini, mal veya hizmetlerle ilgili cins, kalite, miktar, kullanım amacı, değer, coğrafi kaynak, üretim veya sunuluş zamanı veya diğer niteliklere ilişkin açıklamaları kullanmaları, marka sahibi tarafından engellenemez." Anılan madde, aynı KHK'nın 9 uncu maddesinde sayılan "marka tescilinden doğan hakların kapsamında istisna" hükmü olarak düzenlenmiştir. Söz konusu istisna hükmünden yararlanabilmek için üçüncü kişilerin kullanımının markasal kullanım mahiyetinde olmaması ve dürüstlük kuralları içerisinde ticari veya sınai konularıyla ilgili olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedirDavacı kendi adına 11, 20, 24, 27 ve 35 inci sınıf mal ve hizmetlerde tescilli 2007/15391 sayılı “...+ ... ” unsurlu markasına istinaden, davalının mobilya ürünlerinde “...” ibaresini ve şeklini kullanarak marka hakkına tecavüzde bulunduğunu ileri sürmüş, Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalı yanın kullanımlarının 556 sayılı KHK’nın 1 inci maddesi anlamında dürüst ticari kullanım olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak somut olayda davalı yanın, davacı markasının tescil kapsamındaki mobilya ürünlerine ilişkin reklam katologlarında 04 ve 05. ürünler yönünden “...” ibaresini, mobilya ürünleri üzerinde ise “...” şeklini markasal olarak kullandığı, ayrıca davalı katologlarında gerek açıklama, gerekse mobilya üzerinde başkaca hiçbir tanıtıcı işarete yer verilmediği dikkate alındığında davalı yan kullanımlarının mobilya ürününün modelini belirtmekten ziyade, piyasaya sunulan ürünün diğer teşebbüslerce sunulan ürünlerden ayırt edilmesini sağlama yani markasal kullanım amacına yöneldiği ve kullanımın markasal kullanım mahiyetinde olduğunun kabulü gerekirken Dairemizin anılan Bozma İlamına yanlış anlam verilerek bu kullanımın dürüst ticari kullanım mahiyetinde olduğu, şeklinde hatalı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği..” gerekçesiyle karar bozulmuştur. Davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
C. Karar Düzeltme Kararı
Dairemizin 31.03.2022 tarih, 2021/5354 E. ve 2022/2660 K. sayılı kararı ile Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına 11, 20, 24, 27 ve 35 inci sınıf mal ve hizmetlerde tescilli 2007/15391 sayılı “...+ ... ” unsurlu markasının, davalı tarafça, davacı markasının tescil kapsamındaki mobilya ürünlerine ilişkin reklam katologlarında 04 ve 05 inci ürünler yönünden “...” ibaresini, mobilya ürünleri üzerinde ise “...” şeklini markasal olarak kullandığı, ayrıca davalı katologlarında gerek açıklama, gerekse mobilya üzerinde başkaca hiçbir tanıtıcı işarete yer verilmediği dikkate alındığında davalı yan kullanımlarının mobilya ürününün modelini belirtmekten ziyade, piyasaya sunulan ürünün diğer teşebbüslerce sunulan ürünlerden ayırt edilmesini sağlama yani markasal kullanım amacına yöneldiği ve kullanımın markasal kullanım mahiyetinde olduğu gerekçesiyle, davacının davasının kabulü le davalının “...” ibaresini kulanımı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitiyle tecavüzün önlenmesine, davalının “...” markasını birlikte tek başına veya başka herhangi bir ibareyle birlikte her türlü yayınlar, hizmetler ve mallar, ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıtlar, faturalar ve sair her türlü ticari evrak ile internet alan adları da dahil olmak üzere internet üzerinde Türkiye'de ya da yurdışında kullanmasının önlenmesine ve bunların toplatılarak, hükmün kesinleşmesini müteakip bu türden her türlü materyalin karar kesinleştiğinde toplanarak imhasına, karar kesinleştiğinde masrafı davalı tarafça karşılanmak suretiyle kararın ulusal gazetede ilanına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin, 07.10.2019 tarihli kararında Yargıtay’ın bozma ilamına yanlış anlam vererek davanın reddi yoluna gitmediğini, aksine 556 sayılı KHK’nın 12 nci maddesi uyarınca yapılması gereken inceleme yapıldığını, müvekkilin kullanımının; madde başlığı “marka tescilinden doğan hakların kapsamında istisna" olan 556 sayılı KHK'nın 12 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davacının markasının bir ... markası olup “... yazısı ve ... şeklinden” oluştuğunu, davacının tek başına ... şeklinin kullanımını tekeline almadığını, bu nedenle yatak başlıklarında ... kabartmasının kullanılması markasal kullanım olarak nitelendirilemeyeceğini, sırf sipariş ve kategorize kolaylığı sağlamak adına ürünün ismi olarak “...” ibaresinin kullanıldığını, söz konusu isimlendirmenin davacının markasından faydalanma amacını taşımadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, meni, önlenmesi ve durdurulması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK)12 nci maddesi.
3.Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2187 E. 2021/2143 K.
Ortak:ziya · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… lama, gerekse mobilya üzerinde başkaca hiçbir tanıtıcı işarete yer verilmediği dikkate alındığında davalı yan kullanımlarının mobilya ürününün modelini belirtmekten «ziyade», piyasaya sunulan ürünün diğer teşebbüslerce sunulan ürünlerden ayırt edilmesini sağlama yani markasal kullanım amacına yöneldiği ve kullanımın markasal kullanım mahiyetinde olduğu gerekçesiyle, davacının davasının kabulü le davalının “...” ibaresini kulanımı «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitiyle tecavüzün önlenmesine, davalının “...” markasını birlikte tek başına veya başka herhangi bir ibareyle birlikte her türlü yayınlar, hizmetler ve mallar, ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıtlar, faturalar ve sair her türlü ticari evrak ile internet alan adları da «dahil» olmak üzere internet üzerinde Türkiye'de ya da yurdışında kullanmasının önlenmesine ve bunların toplatılarak, «hükmün kesinleşmesini» müteakip bu türden her türlü materyalin karar kesinleştiğinde toplanarak imhasına, karar kesinleştiğinde «masrafı» davalı tarafça karşılanmak suretiyle kararın ulusal gazetede ilanına karar verilmiştir.
… Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ‘‘...+...’’ markasının sahibi olduğunu davalının kendisine ait internet sitesinde ve ürün kataloglarında müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» eder ve «haksız rekabet» oluşturur şekilde “...” ibaresini markasal olarak kullandığını ileri sürerek, haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzünün tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, her türlü materyalin imha edilmesini, kararın «ilanını» talep ve dava etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, meni, önlenmesi ve durdurulması istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı yan kullanımlarının 556 sayılı KHK’nın 12. maddesi kapsamında dürüst kullanımlar olup, «marka hakkına tecavüz» olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, marka hakına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ve meni istemine ilişkindir.
… f mal ve hizmetlerde tescilli 2007/15391 sayılı “KUPA+ kupa ŞEKLİ” unsurlu markasına istinaden, davalının mobilya ürünlerinde “KUPA” ibaresini ve şeklini kullanarak «marka hakkına tecavüzde» bulunduğunu ileri sürmüş, Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalı yanın kullanımlarının 556 sayılı KHK’nın 12. maddesi anlamında dürüst …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/212 E. 2014/6727 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz
İncelediğiniz kararda… Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ‘‘...+...’’ markasının sahibi olduğunu davalının kendisine ait internet sitesinde ve ürün kataloglarında müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» eder ve «haksız rekabet» oluşturur şekilde “...” ibaresini markasal olarak kullandığını ileri sürerek, haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzünün tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, her türlü materyalin imha edilmesini, kararın «ilanını» talep ve dava etmiştir.
Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 07.10.2019 tarih, 2019/160E. ve 2019/293K. sayılı kararı ile davalı yan kullanımlarının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 12 nci maddesi kapsamında dürüst kullanımlar olup, «marka hakkına tecavüz» olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… nci sınıf mal ve hizmetlerde tescilli 2007/15391 sayılı “...+ ... ” unsurlu markasına istinaden, davalının mobilya ürünlerinde “...” ibaresini ve şeklini kullanarak «marka hakkına tecavüzde» bulunduğunu ileri sürmüş, Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalı yanın kullanımlarının 556 sayılı KHK’nın 1 inci maddesi anlamında dürü …
Benzer bu kararda… ” markasını birebir aynı şekilde internet üzerinden, katolog ve tanıtım malzemelerinde ve marka ile ürün satışı yapmak suretiyle kullandığı, bu kullanımın davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, davacının talebi uyarınca yapılan hesaplama sonucunda davalının iki yıllık satış ve markayı kullanım durumu gözetilerek BK ve «hakkaniyet» hükümleri uyarınca 12.500,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 12.09.2011 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · hakkaniyet · reeskont faizi · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu kararda… ” markasını birebir aynı şekilde internet üzerinden, katolog ve tanıtım malzemelerinde ve marka ile ürün satışı yapmak suretiyle kullandığı, bu kullanımın davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, davacının talebi uyarınca yapılan hesaplama sonucunda davalının iki yıllık satış ve markayı kullanım durumu gözetilerek BK ve «hakkaniyet» hükümleri uyarınca 12.500,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 12.09.2011 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dava açılmadan önce alınan ve mahkemece itibar edilen «delil tespitine» ilişkin bilirkişi raporunda, davacıya ait marka ile davalının tescilsiz olarak kullandığı markanın birebir aynı olmasa da karıştırılma ihtimalinin bulunduğu belirtilmiş ise de davacının delil olarak dayandığı ve mahkemece celb edilip incelenmeyen ceza dosyası ve bu dosyada alınıp temyiz dilekçesi ekinde «ibraz» edilen bilirkişi raporunda taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı bu nedenle markaya vaki tecavüzden bahsedilemeyeceği bildirilmiştir.
1- Dava, markaya tecavüzün tespit ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece «delil tespiti» sırasında alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durumda mahkemece delil olarak dayanılan ceza dosyası getirtilip incelenerek içinde sektörden bir bilirkişinin bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporu alınmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkemece verilen kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7328 E. , 2023/6624 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2022/163 Esas, 2022/303 Karar
DAVA TARİHİ 02.07.2013
HÜKÜM
Davanın kabulü
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, meni, önlenmesi ve durdurulması davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ‘‘...+...’’ markasının sahibi olduğunu davalının kendisine ait internet sitesinde ve ürün kataloglarında müvekkilinin marka hakkına tecavüz eder ve haksız rekabet oluşturur şekilde “...” ibaresini markasal olarak kullandığını ileri sürerek, haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzünün tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, her türlü materyalin imha edilmesini, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilin markasının “...” olduğunu, davacının dava konusu yaptığı kullanımın ise müvekkilin ürünlerin takip ve sipariş kolaylığını sağlamak için seçtiği kodlama isimler olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 07.10.2019 tarih, 2019/160E. ve 2019/293K. sayılı kararı ile davalı yan kullanımlarının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 12 nci maddesi kapsamında dürüst kullanımlar olup, marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 08.03.2021 tarih, 2020/2187 E. ve 2021/2143 K. sayılı kararı ile“..Mahkemece daha önce davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu karar Dairemizin 20.02.2019 tarih, 2017/2728 E. ve 2019/1364 K. sayılı ilamı ile, mülga 556 sayılı KHK’nın 12 nci maddesi kapsamında, davalının dürüst ticari kullanım savunmasının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mülga 556 sayılı Marka KHK'nın 12 nci maddesine göre, "dürüstçe ve ticari veya sanayi konularıyla ilgili olarak kullanılmaları koşuluyla üçüncü kişilerin ad ve adresini, mal veya hizmetlerle ilgili cins, kalite, miktar, kullanım amacı, değer, coğrafi kaynak, üretim veya sunuluş zamanı veya diğer niteliklere ilişkin açıklamaları kullanmaları, marka sahibi tarafından engellenemez." Anılan madde, aynı KHK'nın 9 uncu maddesinde sayılan "marka tescilinden doğan hakların kapsamında istisna" hükmü olarak düzenlenmiştir. Söz konusu istisna hükmünden yararlanabilmek için üçüncü kişilerin kullanımının markasal kullanım mahiyetinde olmaması ve dürüstlük kuralları içerisinde ticari veya sınai konularıyla ilgili olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedirDavacı kendi adına 11, 20, 24, 27 ve 35 inci sınıf mal ve hizmetlerde tescilli 2007/15391 sayılı “...+ ...
” unsurlu markasına istinaden, davalının mobilya ürünlerinde “...” ibaresini ve şeklini kullanarak marka hakkına tecavüzde bulunduğunu ileri sürmüş, Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalı yanın kullanımlarının 556 sayılı KHK’nın 1 inci maddesi anlamında dürüst ticari kullanım olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak somut olayda davalı yanın, davacı markasının tescil kapsamındaki mobilya ürünlerine ilişkin reklam katologlarında 04 ve 05. ürünler yönünden “...” ibaresini, mobilya ürünleri üzerinde ise “...” şeklini markasal olarak kullandığı, ayrıca davalı katologlarında gerek açıklama, gerekse mobilya üzerinde başkaca hiçbir tanıtıcı işarete yer verilmediği dikkate alındığında davalı yan kullanımlarının mobilya ürününün modelini belirtmekten ziyade, piyasaya sunulan ürünün diğer teşebbüslerce sunulan ürünlerden ayırt edilmesini sağlama yani markasal kullanım amacına yöneldiği ve kullanımın markasal kullanım mahiyetinde olduğunun kabulü gerekirken Dairemizin anılan Bozma İlamına yanlış anlam verilerek bu kullanımın dürüst ticari kullanım mahiyetinde olduğu, şeklinde hatalı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği..” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
C. Karar Düzeltme Kararı
Dairemizin 31.03.2022 tarih, 2021/5354 E. ve 2022/2660 K. sayılı kararı ile Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına 11, 20, 24, 27 ve 35 inci sınıf mal ve hizmetlerde tescilli 2007/15391 sayılı “...+ ... ” unsurlu markasının, davalı tarafça, davacı markasının tescil kapsamındaki mobilya ürünlerine ilişkin reklam katologlarında 04 ve 05 inci ürünler yönünden “...” ibaresini, mobilya ürünleri üzerinde ise “...” şeklini markasal olarak kullandığı, ayrıca davalı katologlarında gerek açıklama, gerekse mobilya üzerinde başkaca hiçbir tanıtıcı işarete yer verilmediği dikkate alındığında davalı yan kullanımlarının mobilya ürününün modelini belirtmekten ziyade, piyasaya sunulan ürünün diğer teşebbüslerce sunulan ürünlerden ayırt edilmesini sağlama yani markasal kullanım amacına yöneldiği ve kullanımın markasal kullanım mahiyetinde olduğu gerekçesiyle, davacının davasının kabulü le davalının “...” ibaresini kulanımı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitiyle tecavüzün önlenmesine, davalının “...” markasını birlikte tek başına veya başka herhangi bir ibareyle birlikte her türlü yayınlar, hizmetler ve mallar, ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıtlar, faturalar ve sair her türlü ticari evrak ile internet alan adları da dahil olmak üzere internet üzerinde Türkiye'de ya da yurdışında kullanmasının önlenmesine ve bunların toplatılarak, hükmün kesinleşmesini müteakip bu türden her türlü materyalin karar kesinleştiğinde toplanarak imhasına, karar kesinleştiğinde masrafı davalı tarafça karşılanmak suretiyle kararın ulusal gazetede ilanına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin, 07.10.2019 tarihli kararında Yargıtay’ın bozma ilamına yanlış anlam vererek davanın reddi yoluna gitmediğini, aksine 556 sayılı KHK’nın 12 nci maddesi uyarınca yapılması gereken inceleme yapıldığını, müvekkilin kullanımının; madde başlığı “marka tescilinden doğan hakların kapsamında istisna" olan 556 sayılı KHK'nın 12 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davacının markasının bir ... markası olup “... yazısı ve ... şeklinden” oluştuğunu, davacının tek başına ... şeklinin kullanımını tekeline almadığını, bu nedenle yatak başlıklarında ... kabartmasının kullanılması markasal kullanım olarak nitelendirilemeyeceğini, sırf sipariş ve kategorize kolaylığı sağlamak adına ürünün ismi olarak “...” ibaresinin kullanıldığını, söz konusu isimlendirmenin davacının markasından faydalanma amacını taşımadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, meni, önlenmesi ve durdurulması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK)12 nci maddesi.
3.Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
20.11 .2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981558800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz