İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6598 E. 2023/5947 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefalet tarihi↗ müteselsil kefalet↗ çek hamili↗ kefalet limiti↗ ödeme emri↗ kefalet sözleşmesi↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ müteselsil kefil↗ icra takibine itiraz↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ garantörlük↗ mahsup↗ hamil↗ temlik↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ tebligat↗ geçersizlik↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ çek↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 28.05.2014 tarih, 2013/309 E. ve 2014/221 K. sayılı kararı ile genel kredi sözleşmesini ... ile birlikte müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalayan ...’in de kendi temerrüdünün sonuçları ile borçtan müteselsilen kefalet limiti ile sorumlu kabul edildiği, alacağın davalı ...'e kullandırılan tarım kredisi tutarı ile davacı bankanın çek hamillerine ödediği iki adet çek ve iadesi sağlanamayan bir adet çekin garanti tutarlarının toplamından oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 28.09.2020 tarih, 2020/4614 E. ve 2020/3587 K. sayılı kararıyla davaya konu genel kredi sözleşmesinde davalı ...'in müteselsil kefil olarak yer aldığı ancak sözleşmenin yapıldığı 27.01.2012 tarihinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) yürürlükte olması nedeniyle kefaletin söz konusu Kanunun 583 üncü maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan şartları taşıması gerektiği, sözleşmede kefil olunan miktar el yazısı ile yazılmış ise de kefalet tarihi yazılmadığından anılan kanun maddesindeki şekil koşullarının gerçekleşmemesi nedeniyle kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu, bu nedenle davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kapsamı uyarınca davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkındaki davanın kabulüne davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ...'den alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Temlik alan davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın ... yönünden temyiz edildiğini, kefalet sözleşmesinin özel hukuk sözleşmesi olması nedeniyle kefaletin geçersizliğinin taraflarca ileri sürülmeden Mahkemece resen dikkate alınmasının mümkün bulunmadığını, ...' in müvekkili şirkete müteselsil kefil sıfatıyla borçlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davalı ...'in kefaletinin geçerli olup olmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesi.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, temlik alan davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/465 E. 2018/7493 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17931 E. 2015/954 K.
Ortak:müteselsil kefil · kefalet · kefil
İncelediğiniz karardaMahkemece 28.05.2014 tarih, 2013/309 E. ve 2014/221 K. sayılı kararı ile «genel kredi sözleşmesini» ... ile birlikte müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olarak imzalayan ...’in de kendi «temerrüdünün» sonuçları ile borçtan «müteselsilen kefalet limiti» ile sorumlu kabul edildiği, alacağın davalı ...'e kullandırılan tarım kredisi tutarı ile davacı bankanın «çek hamillerine» ödediği iki adet çek ve iadesi sağlanamayan bir adet çekin «garanti» tutarlarının toplamından oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 28.09.2020 tarih, 2020/4614 E. ve 2020/3587 K. sayılı kararıyla davaya konu «genel kredi sözleşmesinde» davalı ...'in «müteselsil kefil» olarak yer aldığı ancak sözleşmenin yapıldığı 27.01.2012 tarihinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) yürürlükte olması nedeniyle «kefaletin» söz konusu Kanunun 583 üncü maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan şartları taşıması gerektiği, sözleşmede kefil olunan miktar el yazısı ile yazılmış ise de «kefalet tarihi» yazılmadığından anılan kanun maddesindeki şekil koşullarının gerçekleşmemesi nedeniyle «kefalet sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu, bu nedenle davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Temyiz Sebepleri Temlik alan davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın ... yönünden temyiz edildiğini, «kefalet sözleşmesinin» özel hukuk sözleşmesi olması nedeniyle kefaletin «geçersizliğinin» taraflarca ileri sürülmeden Mahkemece resen dikkate alınmasının mümkün bulunmadığını, ...' in müvekkili şirkete «müteselsil kefil» sıfatıyla borçlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, sözleşmede «müteselsil kefiller» için «muacceliyet» hükmü bulunup bulunmadığı ile 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 583 vd ile 586. maddesindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılıp değerlendirilerek sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 583 ve devamı maddeleri uyarınca «kefalet» için şekil şartları getirildiği, bu şartların «geçerlilik şartı» olup söz konusu sözleşmede bu şartların bulunmadığı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 583 vd. maddeleri uyarınca «kefalet» için öngörülen şartların bulunmadığı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiş ise de, kararda yasada belirtilen hangi şartların oluşmadığı hususunda hiçbir açıklama yapılmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:geçerlilik şartı · muacceliyet · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 583 ve devamı maddeleri uyarınca «kefalet» için şekil şartları getirildiği, bu şartların «geçerlilik şartı» olup söz konusu sözleşmede bu şartların bulunmadığı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Mahkemece, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 583 vd. maddeleri uyarınca «kefalet» için öngörülen şartların bulunmadığı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiş ise de, kararda yasada belirtilen hangi şartların oluşmadığı hususunda hiçbir açıklama yapılmamıştır.
-
Ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3854 E. 2017/7028 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kar payı alacağı · kâr payı alacağı · kar payı · kâr payı · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulüyle davacının davalı şirket ortaklığından çıkartılmasına, ortaklıktan çıkmaya izin verilen ortağın bilirkişilerce tespit olunan 86.298,56 TL «tasfiye» «payının» davalıdan tahsiline, faiz isteminin reddine, bilirkişilerce tespit olunan 6.583,77 TL «kar payı alacağının» dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6598 E. , 2023/5947 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, temlik alan davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile davalı ... arasında akdedilen nakdi tarım kredi sözleşmesine davalı ...’in müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalı borçlular hakkında icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; takip konusu tebligattan yalnızca ödeme emri çıktığını sözleşme ve eklerinin bulunmadığını bu nedenle borcun neden kaynaklandığını ve hangi sözleşmeye dayandığını bilmediklerini, davalının kefil konumunda olduğunu ve usulüne uygun temerrüde düşürülmeden icra takibine girişildiğini bu yüzden takibin hükümsüz olduğunu, temerrüt faizi talep edilmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, bankaya asıl borçlu tarafından yapılan ödemelerin mahsup edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 28.05.2014 tarih, 2013/309 E. ve 2014/221 K. sayılı kararı ile genel kredi sözleşmesini ... ile birlikte müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalayan ...’in de kendi temerrüdünün sonuçları ile borçtan müteselsilen kefalet limiti ile sorumlu kabul edildiği, alacağın davalı ...'e kullandırılan tarım kredisi tutarı ile davacı bankanın çek hamillerine ödediği iki adet çek ve iadesi sağlanamayan bir adet çekin garanti tutarlarının toplamından oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 28.09.2020 tarih, 2020/4614 E. ve 2020/3587 K. sayılı kararıyla davaya konu genel kredi sözleşmesinde davalı ...'in müteselsil kefil olarak yer aldığı ancak sözleşmenin yapıldığı 27.01.2012 tarihinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) yürürlükte olması nedeniyle kefaletin söz konusu Kanunun 583 üncü maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan şartları taşıması gerektiği, sözleşmede kefil olunan miktar el yazısı ile yazılmış ise de kefalet tarihi yazılmadığından anılan kanun maddesindeki şekil koşullarının gerçekleşmemesi nedeniyle kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu, bu nedenle davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kapsamı uyarınca davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkındaki davanın kabulüne davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ...'den alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Temlik alan davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın ... yönünden temyiz edildiğini, kefalet sözleşmesinin özel hukuk sözleşmesi olması nedeniyle kefaletin geçersizliğinin taraflarca ileri sürülmeden Mahkemece resen dikkate alınmasının mümkün bulunmadığını, ...' in müvekkili şirkete müteselsil kefil sıfatıyla borçlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davalı ...'in kefaletinin geçerli olup olmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesi.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, temlik alan davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temlik alan davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temlik alan davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981454700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz