Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6624 E. 2023/6169 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
resmi belge↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ bozma sonrası karar↗ ispat külfeti↗ illiyet bağı↗ ipotek↗ kötü niyet tazminatı↗ ispat yükü↗ tüzel kişilik↗ kötü niyet↗ ticari defter↗ fatura↗ iflas↗ tacir↗ menfi tespit↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 2009/148 E. numarası ile yapılan yargılama sonunda ispat yükünün davacıda olduğu ve borçlu olmadığını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 2010/11653 E. ve 2011/5184 K. sayılı ilamı ile ispat yükünün davalıda olduğu yönünde inceleme yapılması gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Bozma sonrası Mahkemece dosya üzerinde yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 2016/3052 E. ve 2016/10389 K. sayılı ilamıyla, hüküm ile gerekçe arasında çelişki olduğu gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma sonrası mahkemece davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 2017/915 E. ve 2017/6983 K. sayılı ilamı ile ipotek alacaklısı olan davalının teminat altına altında olan alacağını ispat ile yükümlü olduğu, ispat külfetinin tersine çevrilerek davacının borçsuzluğunu kanıtlayamaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Bozma sonrası mahkemece davalının ipoteğe konu alacağını ispatlayamadığından davanın kabulüne karar verilmiş,Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 2018/3460 E. ve 2020/530 K. sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından yapılan karar düzeltme talebi doğrultusunda "...Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda ispat yükünün davalıda olduğu kabul edilerek, davalı tarafın ipoteğe konu alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bilirkişi raporunda da belirtildiği şekilde, dava dışı Murat Kaysı'ya verilen 22.02.2007 tarihli vekaletnameden sonra 26.02.2007 tarihinde davalı lehine ipotek senedinin düzenlendiği, dava dışı Murat'ın davacının aldığı/alacağı mallar için taşınmazı teminat göstermeye vekil kılındığı, ancak ipotek tesisinden bir gün sonra 27.02.2007 tarihinde davalının şirketi tarafından dava dışı Murat'ın yetkilisi olduğu Nazar İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'ye ihracat şartlı mal satımı yapıldığı, bu malların Star Meuble-Fransa adına düzenlenmiş olan 27.02.2007 tarihli faturayla ihraç edildiği, Fransa'da faaliyet gösteren Nazar Codeushop firması tarafından davalının yetkilisi olduğu İdeal Halı Ltd. Şti.'ye 20/09/2009-24/01/2008 tarihleri arasında 10.282 Euro ödeme yapıldığı ve yapılan bu ödemenin yaklaşık olarak ipotek miktarının üzerinde kalan kısma tekabül ettiği, Nazar Codeushop firmasının yetkilisinin davacının oğlu Orhan Şaki olduğu hususları dikkate alındığında dava konusu ipoteğin, ihraç edilmek üzere Nazar şirketinin yetkilisi Murat Kaysı'ya teslim edilen mallara ilişkin olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, Dairemizin 19.02.2020 tarih, 2018/3460 E. ve 2020/530 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün davalı lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile Dairemizin 2020/7417 E. ve 2022/228 K. sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 03.06.2022 tarihli celsede Yargıtayın bozma ilamına uyulmuş, uyma kararı sonrasında ilam gibi karar vermek gerektiğinden şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafından ileri sürülmeyen vakıalar yönünden araştırma yapıldığını, cevap dilekçesinde dayanılmayan deliller toplanılmak suretiyle karar verildiğini, Nazar Codeushop tarafından İdeal Halı Ltd.'ye yapılan ödemelere ilişkin dekontun davacı ile arasında illiyet bağı kurulamayacağını, cevap dilekçesinde dayanılmayan bu dekontun hükme esas alınamayacağını, müvekkilinin tacir ya da halı satıcısı olmadığının kurumlara yazılan müzekkereler ile ispatlandığını, mahkemece müvekkilin tacirmiş gibi hüküm tesis edildiğini, davalının ileri sürdüğü ticari ilişkilerin hiçbirinin müvekkili ile bağlantısı olmadığını, tüzel kişiliğe haiz şirketler arasında yapılan ticari işler nedeni ile bu tüzel kişilerin ortağı, sorumlusu, yetkilisi ve çalışanı olmadığını, farazi saikler ile müvekkile borç atfedilmesinin mümkün olmadığını, vekaletin kesin ya da resmi olmadığını, vekaletnamede açıkça ''kendi adıma aldığım ya da alacağım mal'' ya da kredi karşılığında teminat olarak vermeye ifadesinin yer aldığı, vekaletnamenin verilme amacının açıkça metinde yer aldığını, ipotek belgesine içeriğine göre karar verilmesi gerekirken resmi belge dikkate alınmadan karar verildiğini, davalı tarafın ticari defterlerinin usulsüz olduğu, müvekkili aleyhine fatura ya da teslimat kaydının mevcut olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipotek belgesinden dolayı borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7417 E. 2022/228 K.
Ortak:ipoteğin paraya çevrilmesi · ipotek · kötü niyet tazminatı · ispat yükü · kötü niyet · fatura · menfi tespit · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda… dayanılmayan deliller toplanılmak suretiyle karar verildiğini, Nazar Codeushop tarafından İdeal Halı Ltd.'ye yapılan ödemelere ilişkin dekontun davacı ile arasında «illiyet bağı» kurulamayacağını, cevap dilekçesinde dayanılmayan bu dekontun hükme esas alınamayacağını, müvekkilinin «tacir» ya da halı satıcısı olmadığının kurumlara yazılan müzekkereler ile ispatlandığını, mahkemece müvekkilin tacirmiş gibi hüküm tesis edildiğini, davalının ileri sürdüğü ticari ilişkilerin hiçbirinin müvekkili ile bağlantısı olmadığını, «tüzel kişiliğe» haiz şirketler arasında yapılan ticari işler nedeni ile bu tüzel kişilerin ortağı, sorumlusu, yetkilisi ve çalışanı olmadığını, farazi saikler ile müvekkile borç atfedilmesinin mümkün olmadığını, vekaletin «kesin» ya da resmi olmadığını, vekaletnamede açıkça ''kendi adıma aldığım ya da alacağım mal'' ya da kredi karşılığında «teminat» olarak vermeye ifadesinin yer aldığı, vekaletnamenin verilme amacının açıkça metinde yer aldığını, «ipotek» belgesine içeriğine göre karar verilmesi gerekirken «resmi belge» dikkate alınmadan karar verildiğini, davalı tarafın «ticari defterlerinin» usulsüz olduğu, müvekkili aleyhine «fatura» ya da «teslimat» «kaydının» mevcut olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili tarafından yapılan karar düzeltme talebi doğrultusunda "...Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda «ispat yükünün» davalıda olduğu kabul edilerek, davalı tarafın ipoteğe konu alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bilirkişi raporunda da belirtildiği şekilde, dava dışı Murat Kaysı'ya verilen 22.02.2007 tarihli vekaletnameden sonra 26.02.2007 tarihinde davalı lehine «ipotek» senedinin düzenlendiği, dava dışı Murat'ın davacının aldığı/alacağı mallar için taşınmazı «teminat» göstermeye vekil kılındığı, ancak ipotek tesisinden bir gün sonra 27.02.2007 tarihinde davalının şirketi tarafından dava dışı Murat'ın yetkilisi olduğu Nazar İç ve …
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 03.06.2022 tarihli celsede Yargıtayın bozma ilamına uyulmuş, uyma kararı sonrasında ilam gibi karar vermek gerektiğinden şartları oluşmadığından «kötü niyet tazminatına» hükmedilmemiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDairemizin 19/04/2011 tarih, 2010/11623 Esas ve 2011/5184 Karar ve 17/10/2017 tarih, 2017/915 Esas ve 2017/6983 Karar sayılı ilamları ile kural olarak «menfi tespit» davalarında «ispat yükünün» davalı alacaklıda olduğu, somut olayda «ipotek» alacaklısı davalının icra takibine konu ettiği alacağını ispatla yükümlü bulunduğu belirtilmiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2008/8912 Esas sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve «asıl alacak» miktarının %40'ı oranında «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda «ispat yükünün» davalıda olduğu kabul edilerek, davalı tarafın ipoteğe konu alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bilirkişi raporunda da belirtildiği şekilde, dava dışı ...'ya verilen 22.02.2007 tarihli vekaletnameden sonra 26.02.2007 tarihinde davalı lehine «ipotek» senedinin düzenlendiği, dava dışı ...'ın davacının aldığı/alacağı mallar için taşınmazı «teminat» göstermeye vekil kılındığı, ancak ipotek tesisinden bir gün sonra 27.02.2007 tarihinde davalının şirketi tarafından dava dışı ...'ın yetkilisi olduğu ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borçlu olunmadığının tespiti · asıl alacak · temsil
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2008/8912 Esas sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve «asıl alacak» miktarının %40'ı oranında «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Dava, «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile girişilen icra takibi sebebiyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
… 6.2005 tarihli vekaletname ile eşi olan davacı ...'yi Gaziantep İli'nde bulunan gayrimenkullerini, davacının kendi adına aldığı ya da alacağı mal/kredi karşılığında «teminat» olarak göstermeye yetkili vekil kıldığı, davacının da bu vekaletnameye istinaden 22.02.2007 tarihinde dava dışı ...'yı söz konusu gayrimenkulleri kendi (davacı) adına aldığı ya da alacağı mal/kredi karşılığında teminat göstermeye vekil tayin ettiği, dava dışı ...'nın ise bu vekaletnameye dayanarak, 26.02.2007 tarihinde davacı ...'nin davalı ...'tan aldığı ya da alacağı 60.000.- TL mal karşılığında davalı ... lehine «ipotek» tesis ettiği, davalının ortağı ve yetkili «temsilcisi» olduğu dava dışı İdeal Halı Ltd.
Şti.'nin ortağı ve yetkili «temsilcisi» olduğu, malların bu şirket tarafından 27.02.2007 tarihinde Fransa'da mukim Star Meuble isimli firmaya ihraç edildiği sabittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5715 E. 2020/5825 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 31.530,22 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar, Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6624 E. , 2023/6169 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
DAVA TARİHİ 31.03.2009
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili hakkında davalı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, itiraz süresini kaçırdıklarını, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığını, müvekkilinin eşi ... adına kayıtlı olan ve kendileri lehine ipotek tesis edilen gayrimenkulü sattırmak istediklerinden bahisle takibe geçilen icra dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitini ve %40'tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemece 2009/148 E. numarası ile yapılan yargılama sonunda ispat yükünün davacıda olduğu ve borçlu olmadığını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 2010/11653 E. ve 2011/5184 K. sayılı ilamı ile ispat yükünün davalıda olduğu yönünde inceleme yapılması gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Bozma sonrası Mahkemece dosya üzerinde yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 2016/3052 E. ve 2016/10389 K. sayılı ilamıyla, hüküm ile gerekçe arasında çelişki olduğu gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma sonrası mahkemece davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 2017/915 E. ve 2017/6983 K. sayılı ilamı ile ipotek alacaklısı olan davalının teminat altına altında olan alacağını ispat ile yükümlü olduğu, ispat külfetinin tersine çevrilerek davacının borçsuzluğunu kanıtlayamaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Bozma sonrası mahkemece davalının ipoteğe konu alacağını ispatlayamadığından davanın kabulüne karar verilmiş,Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 2018/3460 E. ve 2020/530 K. sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından yapılan karar düzeltme talebi doğrultusunda "...Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda ispat yükünün davalıda olduğu kabul edilerek, davalı tarafın ipoteğe konu alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bilirkişi raporunda da belirtildiği şekilde, dava dışı Murat Kaysı'ya verilen 22.02.2007 tarihli vekaletnameden sonra 26.02.2007 tarihinde davalı lehine ipotek senedinin düzenlendiği, dava dışı Murat'ın davacının aldığı/alacağı mallar için taşınmazı teminat göstermeye vekil kılındığı, ancak ipotek tesisinden bir gün sonra 27.02.2007 tarihinde davalının şirketi tarafından dava dışı Murat'ın yetkilisi olduğu Nazar İç ve Dış Ticaret Ltd.
Şti.'ye ihracat şartlı mal satımı yapıldığı, bu malların Star Meuble-Fransa adına düzenlenmiş olan 27.02.2007 tarihli faturayla ihraç edildiği, Fransa'da faaliyet gösteren Nazar Codeushop firması tarafından davalının yetkilisi olduğu İdeal Halı Ltd. Şti.'ye 20/09/2009-24/01/2008 tarihleri arasında 10.282 Euro ödeme yapıldığı ve yapılan bu ödemenin yaklaşık olarak ipotek miktarının üzerinde kalan kısma tekabül ettiği, Nazar Codeushop firmasının yetkilisinin davacının oğlu Orhan Şaki olduğu hususları dikkate alındığında dava konusu ipoteğin, ihraç edilmek üzere Nazar şirketinin yetkilisi Murat Kaysı'ya teslim edilen mallara ilişkin olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, Dairemizin 19.02.2020 tarih, 2018/3460 E.
ve 2020/530 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün davalı lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile Dairemizin 2020/7417 E. ve 2022/228 K. sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 03.06.2022 tarihli celsede Yargıtayın bozma ilamına uyulmuş, uyma kararı sonrasında ilam gibi karar vermek gerektiğinden şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafından ileri sürülmeyen vakıalar yönünden araştırma yapıldığını, cevap dilekçesinde dayanılmayan deliller toplanılmak suretiyle karar verildiğini, Nazar Codeushop tarafından İdeal Halı Ltd.'ye yapılan ödemelere ilişkin dekontun davacı ile arasında illiyet bağı kurulamayacağını, cevap dilekçesinde dayanılmayan bu dekontun hükme esas alınamayacağını, müvekkilinin tacir ya da halı satıcısı olmadığının kurumlara yazılan müzekkereler ile ispatlandığını, mahkemece müvekkilin tacirmiş gibi hüküm tesis edildiğini, davalının ileri sürdüğü ticari ilişkilerin hiçbirinin müvekkili ile bağlantısı olmadığını, tüzel kişiliğe haiz şirketler arasında yapılan ticari işler nedeni ile bu tüzel kişilerin ortağı, sorumlusu, yetkilisi ve çalışanı olmadığını, farazi saikler ile müvekkile borç atfedilmesinin mümkün olmadığını, vekaletin kesin ya da resmi olmadığını, vekaletnamede açıkça ''kendi adıma aldığım ya da alacağım mal'' ya da kredi karşılığında teminat olarak vermeye ifadesinin yer aldığı, vekaletnamenin verilme amacının açıkça metinde yer aldığını, ipotek belgesine içeriğine göre karar verilmesi gerekirken resmi belge dikkate alınmadan karar verildiğini, davalı tarafın ticari defterlerinin usulsüz olduğu, müvekkili aleyhine fatura ya da teslimat kaydının mevcut olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipotek belgesinden dolayı borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981366900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz