Menfi Tespit ve İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5715 E. 2020/5825 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklık ilişkisi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 31.530,22 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar, Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1754 E. 2021/5191 K.
Ortak:ortaklık ilişkisi
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 31.530,22 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar, Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile, taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine ve 23.530,00 Euro’nun davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine ve 23.530,00 Euro’nun davalılar .... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzenine aykırılık · istinaf incelemesi · kamu düzeni · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi gereğince «istinaf incelemesi», «kamu düzenine aykırılık» halleri dışında, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Somut olayda «kamu düzenine aykırılık» da söz konusu olmadığından bölge adliye mahkemesince istinaf kanun yoluna başvuran davalı şirket hakkında inceleme yapılması ve bir karar verilmesi gerekmektedir.
Hukuk Dairesi’nce, davanın 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… hakkında değerlendirme yapılmamış ise de, davalı ... hakkında verilen İlk Derece Mahkemesi kararının kesinleşmiş olduğu gözetilerek bu davalı hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılarak dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması doğru görülmemi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5715 E. , 2020/5825 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.02.2019 gün ve 2015/765 - 2019/49 sayılı kararı bozan Daire'nin 20.02.2020 gün ve 2019/4374 - 2020/1876 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, "yüksek oranda faiz verileceği ve istendiğinde paranın iade edileceği" taahhüdüyle davalıların müvekkilinden 30.100,00 DM tahsil ettiklerini, davalıların bu eylemlerinin Bankalar Kanunu, TTK, Sermaye Piyasası Kanununu ihlal niteliğinde olduğunu, izinsiz halka arz faaliyeti yapıldığını, müvekkilinin davalı şirkette ortaklığının bulunmadığını, yönetim kurulu başkanının da zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 34.471,79 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 31.530,22 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar, Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 113,30 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 14.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/619641200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz