Sözleşmenin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4115 E. 2023/5697 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekaletsiz iş görme↗ mutlak butlan↗ zamanaşımı başlangıcı↗ tebliğ tarihi↗ butlan↗ sözleşmenin iptali↗ başvurma harcı↗ i̇i̇k 257↗ iyiniyet↗ ticari faiz↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ zamanaşımı def'i↗ derdestlik↗ def'i↗ tüzel kişilik↗ haksız fiil↗ geçersizlik↗ ıslah↗ maddi tazminat↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ zamanaşımı↗ temsil↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin iptali, müdahalenin önlenmesi ve maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60 ıncı maddesi, FSEK 70. maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/867 E. 2015/13773 K.
Ortak:mutlak butlan · butlan · sözleşmenin iptali · i̇i̇k 257 · ticari faiz · derdestlik · haksız fiil · geçersizlik · dava şartı · zamanaşımı var · Sözleşmenin İptali
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki «sözleşmenin iptali», müdahalenin önlenmesi ve «maddi tazminat» istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı tarafça «derdestlik» «ilk itirazında» bulunulmuş ise de, bu itiraza konu teşkil eden davanın 22.03.2002 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, söz konusu davanın taraflarının ve dava konusunun işbu dava ile aynı olduğu, anılan davanın başka bir dava ile birleştirildiği ve daha sonra «görevsizlik» kararı verildiği, derdestlik itirazına konu teşkil eden birleşen dosya yönünden herhangi bir gönderme talebi olmadığından, gönderilen mahkemece 29.05.2008 tarihinde birleşen «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği, işbu davanın ise 28.05.2008 tarihinde açıldığı, birinci davanın usule ilişkin nihai bir kararla sonuçlanması ve kanundan dolayı açılmamış sayılmasına karar verilmesi karşısında derdestlik itirazının yerinde görülmediği, kaldı ki yargılama sırasında da bu kararın kesinleştiği, ilk dava ile «zamanaşımının» kesildiği, bu davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, mülga 818 sayılı BK'nun 137. maddesinde öngörülen iki aylık ek sürenin varlığı ve davanın 10 yıllık zamanaşımına tabi olması nedeniyle davalının zamanaşımı itirazının da yerinde bulunmadığı, davacı kurumun sözleşme tarihindeki başkanı ile davalı şirket arasında düzenlenen 01.11.1995 tarihli sözleşmenin «mutlak butlanla» batıl olduğunun kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit bulunduğu, bu durumda söz konusu sözleşmenin baştan itibaren «geçersiz» olduğu, eser sahipliğinden kaynaklanan mali hakların davacı da bulunduğu, davalı tarafından sözleşmeye konu Türkçe sözlüğün internet ve CD ortamında üretiminin, çoğaltılmasının ve satışının 5846 sayılı Kanun'un 54. maddesi karşısında yasal olmadığı, mali hakkı devre yetkili kişiden devralınmadığı için hüsniyet sahibi olsa bile davalının bu iktisabının korunamayacağı, kaldı ki davalının da iyi niyetli olmadığı, zira davacı kurum başkanının tek başına bu devri yapmaya «yetkisinin» olmadığını bilebilecek durumda bulunduğu, davalının sözleşmeye konu faaliyeti nedeniyle elde ettiği karın vekaletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde davacıya devrinin uygun görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 01.11.1995 tarihli «sözleşmenin iptaline», davalının elektronik ortamda Türk Dil Kurumu Türkçe sözlüğe vaki müdahelesinin men'ine, CD üretiminin durdurulmasına, davalıda ticari amaçlı bulundurulan disklerin davacıya iadesine, «257».956,19 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasındaki 01.11.1995 tarihli sözleşmenin «geçersiz» olduğunun taraflar arasında görülerek kesinleşen Ankara 2.
2-Dava, taraflar arasındaki «sözleşmenin iptali», müdahalenin önlenmesi ve «maddi tazminat» istemlerine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilk itiraz · zamanaşımı defi · haksız eylem · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · görevsizlik kararı · yetkisizlik kararı · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı tarafça «derdestlik» «ilk itirazında» bulunulmuş ise de, bu itiraza konu teşkil eden davanın 22.03.2002 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, söz konusu davanın taraflarının ve dava konusunun işbu dava ile aynı olduğu, anılan davanın başka bir dava ile birleştirildiği ve daha sonra «görevsizlik» kararı verildiği, derdestlik itirazına konu teşkil eden birleşen dosya yönünden herhangi bir gönderme talebi olmadığından, gönderilen mahkemece 29.05.2008 tarihinde birleşen «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği, işbu davanın ise 28.05.2008 tarihinde açıldığı, birinci davanın usule ilişkin nihai bir kararla sonuçlanması ve kanundan dolayı açılmamış sayılmasına karar verilmesi karşısında derdestlik itirazının yerinde görülmediği, kaldı ki yargılama sırasında da bu kararın kesinleştiği, ilk dava ile «zamanaşımının» kesildiği, bu davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, mülga 818 sayılı BK'nun 137. maddesinde öngörülen iki aylık ek sürenin varlığı ve davanın 10 yıllık zamanaşımına tabi olması nedeniyle davalının zamanaşımı itirazının da yerinde bulunmadığı, davacı kurumun sözleşme tarihindeki başkanı ile davalı şirket arasında düzenlenen 01.11.1995 tarihli sözleşmenin «mutlak butlanla» batıl olduğunun kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit bulunduğu, bu durumda söz konusu sözleşmenin baştan itibaren «geçersiz» olduğu, eser sahipliğinden kaynaklanan mali hakların davacı da bulunduğu, davalı tarafından sözleşmeye konu Türkçe sözlüğün internet ve CD ortamında üretiminin, çoğaltılmasının ve satışının 5846 sayılı Kanun'un 54. maddesi karşısında yasal olmadığı, mali hakkı devre yetkili kişiden devralınmadığı için hüsniyet sahibi olsa bile davalının bu iktisabının korunamayacağı, kaldı ki davalının da iyi niyetli olmadığı, zira davacı kurum başkanının tek başına bu devri yapmaya «yetkisinin» olmadığını bilebilecek durumda bulunduğu, davalının sözleşmeye konu faaliyeti nedeniyle elde ettiği karın vekaletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde davacıya devrinin uygun görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 01.11.1995 tarihli «sözleşmenin iptaline», davalının elektronik ortamda Türk Dil Kurumu Türkçe sözlüğe vaki müdahelesinin men'ine, CD üretiminin durdurulmasına, davalıda ticari amaçlı bulundurulan disklerin davacıya iadesine, «257».956,19 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı tarafça davaya ve «ıslaha» karşı «zamanaşımı» definde bulunulmuş olup mahkemece, davacı tarafından davalı aleyhine açılan ve HMUK'un 193/«son» maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilen ilk dava ile zamanaşımının kesildiği, mülga 818 sayılı BK'nun 137. maddesinde öngörülen iki aylık ek sürenin varlığı ve davanın 10 yıllık zamanaşımına tabi olması nedeniyle davalının «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, ıslaha yönelik zamanaşımı definin ise davalının internet sitesinde halen davaya konu sözlüğün mali hakları kendisine aitmiş gibi «ilan» ve reklam yaptığı, bu haliyle ihlal devam ettiğinden zamanaşımı süresinin işlemeyeceği gerekçesiyle yerinde görülmediği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, yapıl …
Öncelikle belirtmek gerekir ki mülga 818 sayılı BK'nun 137. maddesi ancak davanın reddi halinde uygulanabilecek bir madde olup somut olayda olduğu gibi «davanın açılmamış sayılması» halinde alacaklıya ek bir süre kazandırmaz.
Diğer taraftan, «ıslah» ile artırılan miktara yönelik «zamanaşımı defi» yukarıda açıklandığı gibi, internet sitesinde davalının tecavüzünün devam etmesine dayandırılmış ise de, dosyaya davacı tarafından sunulan internet sayfası çıktıla …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11871 E. 2010/2879 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı · temsil · zamanaşımı var
Benzer bu kararda1-Dava, taraflar arasındaki «temsilcilik» sözleşmesi uyarınca doğduğu iddia edilen «komisyon» ücreti alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, davalı taraf «zamanaşımı def»'inde bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece davalının «zamanaşımı def»'i ile ilgili olarak bir karar verilmek gerekirken, bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru görülmediğinden, hüküm bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · komisyon
Benzer bu kararda1-Dava, taraflar arasındaki «temsilcilik» sözleşmesi uyarınca doğduğu iddia edilen «komisyon» ücreti alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, davalı taraf «zamanaşımı def»'inde bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece davalının «zamanaşımı def»'i ile ilgili olarak bir karar verilmek gerekirken, bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru görülmediğinden, hüküm bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4115 E. , 2023/5697 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali, müdahalenin önlenmesi ve maddi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurumun eski başkanı ile davalı şirket arasında 01.11.1995 tarihinde gerek kağıt ortamında gerekse elektronik ortamda Türkçe sözlük hazırlanması işinin yürütülmesi ve sürekli hale getirilmesi konulu bir sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşmenin müvekkili kurumun tabi olduğu mevzuata uyulmadan imza altına alındığını, dolayısıyla baştan itibaren herhangi bir geçerliliğinin bulunmadığını ileri sürerek söz konusu sözleşmenin iptaline, davalının müdahalesinin önlenmesine, CD üretiminin durdurulmasına, davalıda bulunan disklerin müvekkiline teslimine, şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 27.05.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 257.956,19 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; derdestlik itirazında bulunduklarını, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin söz konusu sözleşmede öngörülen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bu hususun davacı kurumun da bilgisi dahilinde olduğunu, davacının tüm iddialarının dayanaksız bulunduğunu, müvekkilinden anılan sözleşmeye dayalı olarak tahsilat yapan davacının, sözleşmeden haberdar olmadığını ileri sürmesinin iyiniyetle bağdaşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 29/01/2019 tarih, 2016/104 E. ve 2019/14 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. (İkinci) Bozma Kararı
Dairemizin 15.04.2021 tarih, 2019/4312 esas ve 2021/3720 karar sayılı kararıyla 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60 ıncı maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalı tarafça da ıslaha karşı süresinde usulüne uygun zamanaşımı def’inde bulunulduğu nazara alınarak ıslahla artırılan miktar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken anınlan hususun nazara alınmaması doğru olmadığı gibi, uyulan Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 70 inci maddesi uyarınca haksız fiile ilişkin hükümlerin uygulanacağı işbu davada hüküm fıkrasında vekaletsiz iş görme hükümleri gereğince tazminata hükmedildiğinin belirtilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 29.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu ürünlerin davalı internet sitesinde son görülme tarihinin 24.05.2009 olduğu ve 26.06.2009 tarihinden sonra ürün görseli ve davaya konu ürün için herhangi bir satış-pazarlama faaliyetine dair bilgi bulunmadığının tespit edildiği ve bu itibarla, ürünlerin en son görülme tarihi olan 24.05.2009 tarihinden 27.05.2014 ıslah tarihine kadar 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalı tarafça da ıslaha karşı süresinde usulüne uygun zamanaşımı def’inde bulunulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalı şirket tüzel kişiliği temsilcisi ile davacı kurum başkanı arasında düzenlenen 01/11/1995 tarihli proje anlaşması başlıklı sözleşmenin mutlak butlanla geçersiz olduğu Ankara 2 FSHHM'nin 2008/94 E.
2008/127 K. Kesinleşmiş ilamla anlaşıldığından sözleşmenin iptaline, davalının elektronik ortamda Türk Dil Kurumu Türkçe sözlüğe vaki müdahelesinin men'ine, yoğun disk (CD ) üretiminin durdurulmasına, davalıda ticari amaçlı bulundurulan disklerin davacıya iadesine,10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren değişir oranlarda ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, (dava tarihi 28.05.2008),fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tazminat taleplerine ilişkin zamanaşımı süresinin zarar miktarının öğrenildiği tarihten itibaren başlayacağını, bu tarihin ise bilirkişi raporunun taraflarına tebliğ tarihi olan 13.05.2014 olduğunu, bu kapsamda 27.05.2014 tarihli ıslah taleplerinin zamanaşıma uğramadığını, bununla birlikte Mahkemece zamanaşımı başlangıç tarihinin dava konusu ürünlerin davalı internet sitesinde son görülme tarihi olan 24.05.2009 olduğunun kabul edilmesi hâlinde dâhi, ilgili fiilin 5846 sayılı Kanun'un 71 inci maddesi kapsamında suç teşkil ettiğinden huzurdaki davaya Türk Ceza Kanunu'nda belirlenen ve daha uzun olan 8 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağını ve bu bakımdan da ıslah taleplerinin zamanaşımına uğramadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin iptali, müdahalenin önlenmesi ve maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60 ıncı maddesi, FSEK 70. maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981346000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz