İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6367 E. 2023/6109 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takibin durdurulması↗ bankacılık işlemleri↗ imza incelemesi↗ ihtisas mahkemesi↗ mevduat hesabı↗ eş rızası↗ icra takibine itiraz↗ mahsup↗ işlemiş faiz↗ havale↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 02.10.2018 tarihli ve 2015/645 E., 2018/209 K. sayılı kararıyla bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 17.11.2020 tarih 2020/3388 E., 2020/5112 K. sayılı ilamı ile havale talimat belgesi aslının davalı tarafından mahkemeye ibraz edilmemiş olması nedeniyle kabul edilmiş olup, temyiz aşamasında dilekçe ekinde havale talimat belgesinin mahkemesine sunulduğu, belge üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olması halinde borcu söndüreceği, mahkemece havale talimat belgesi aslı üzerinde imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı yönünde inceleme yapılması gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesince inceleme yaptırıldığı, söz konusu belge üzerindeki imzanın davacının imzaları ile arasında irtibat tespit edilemediği, bu nedenle söz konusu bedelden davalının sorumlu olduğu, daha sonra bankacı bilirkişiden rapor aldırıldığı, takip konusu alacak nedeniyle davacının raporda hesaplanan 8.434,29 TL davalıdan alacaklı olduğu, bu miktar üzerinden takibin devam etmesi gerektiği, alacağın belirlenebilir nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; davalının Denizli 4. İcra Dairesinin 2010/6432 E. sayılı dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 8.434,29 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen alacak üzerinden taktiren %40 oranında hesaplanan 3.373,72 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kredinin davacı tarafından kullanıldığı, bu para ile davacının bankaya olan borcunun kapatıldığı, kalan miktarın ise davacının mevduat hesabına yatırılarak davacının talimatları ile havale yapıldığı hususlarının dosya kapsamındaki belge ve beyanlardan anlaşıldığı, bilirkişi raporu ve Yargıtay kararları çerçevesinde davacının herhangi bir alacağının olmadığının ispatlandığı, dosyadaki belgelerdeki imzaların davacıya ait olduğunu, davacının ikinci krediyi kullandığını, icra takibindeki alacak talebinin yerinde olmadığının kabulü gerektiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen tutar içerisine işlemiş faiz ve vergilerin de dahil edildiğini, davacının talebi içerisinde işlemiş faiz de bulunduğundan ödenmiş faiz alacağına yeniden faiz işletilmesinin hukuka aykırı olacağını, %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin kabul edilememekle birlikte alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bu nedenlerle bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, davalı banka personelinin davacı adına kredi çekip kullandığı kredinin haksız şekilde tahsil edildiği iddiasına dayanan fazladan ödenen tutarın tahsili talebi ile yapılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup davanın kabulüne dair verilen kararın bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 01.06.2015 tarihli, 2015/4217 E. ve 2015/8049 K. sayılı kararı ile yeni bir kredi sözleşmesi ile davacı adına açılan krediden davacının daha önce kullandığı kredi hesabındaki bakiye 3.252,00 TL asıl alacak ve ferilerine mahsup yapılması nedeni ile yeni kredi hesabından kendi borcu kapatıldığı için kapatılan bu tutar nedeni ile sorumlu olduğu belirtilerek 15.01.2008 tarihinde açılan hesaptan banka personeli hesabına 5.300,00 TL'lik havale yapıldığı, davacının anılan havale talimatında imzasının bulunduğu ancak bu imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde inceleme yapılmadığından bozma gereğinin yerine getirilmediği, mahkemece havale talimat belgesi aslı üzerinde imza incelemesi yaptırılarak imzanın davacıya ait çıkması halinde davacının ikinci krediyi de kullandığının kabulü, aksi halde ikinci kredinin 5.300,00 TL'lik bölümünden sorumlu tutulmaması gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş, anılan havale talimat belgesi aslı istenmiş, talimat aslının bulunmaması nedeni ile imza incelemesi yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne verilmiştir. Mahkemece verilen kabul kararının davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine 11. Hukuk Dairesi'nin 17.11.2020 tarihli, 2020/3388 E. ve 2020/5112 K. sayılı kararı ile talimat belgesi aslı temyiz aşamasında dilekçe ekinde sunulduğundan bu belge üzerinde imza incelemesi yapılmasının temini için karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda imza incelemesi yaptırılmış, inceleme konusu belgedeki imza ile davacı imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği belirtilmiştir. O halde Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 01.06.2015 tarihli, 2015/4217 E. ve 2015/8049 K. sayılı kararı gereğince imzanın davacıya ait çıkmaması nedeni ile ikinci kredinin 5.300,00 TL'lik bölümünden sorumlu tutulmaması gerekmektedir. Hal böyle iken mahkemece davanın 5.300,00 TL yönünden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile 8.434,29 TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3388 E. 2020/5112 K.
Ortak:imza incelemesi · eş rızası · mahsup · havale · kredi sözleşmesi · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesi'nin 01.06.2015 tarihli, 2015/4217 E. ve 2015/8049 K. sayılı kararı ile yeni bir «kredi sözleşmesi» ile davacı adına açılan krediden davacının daha önce kullandığı kredi hesabındaki bakiye 3.252,00 TL «asıl alacak» ve ferilerine «mahsup» yapılması nedeni ile yeni kredi hesabından kendi borcu kapatıldığı için kapatılan bu tutar nedeni ile sorumlu olduğu belirtilerek 15.01.2008 tarihinde açılan hesaptan banka personeli hesabına 5.300,00 TL'lik «havale» yapıldığı, davacının anılan havale talimatında imzasının bulunduğu ancak bu imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde inceleme yapılmadığından bozma gereğinin yerine getirilmediği, mahkemece havale talimat belgesi aslı üzerinde «imza incelemesi» yaptırılarak imzanın davacıya ait çıkması halinde davacının ikinci krediyi de kullandığının kabulü, aksi halde ikinci kredinin 5.300,00 TL'lik bölümünden sorumlu t …
İcra Dairesinin 2010/6432 E. sayılı dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 8.434,29 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen alacak üzerinden taktiren %40 oranında hesaplanan 3.373,72 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… lı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kredinin davacı tarafından kullanıldığı, bu para ile davacının bankaya olan borcunun kapatıldığı, kalan miktarın ise davacının «mevduat hesabına» yatırılarak davacının talimatları ile «havale» yapıldığı hususlarının dosya kapsamındaki belge ve beyanlardan anlaşıldığı, bilirkişi raporu ve Yargıtay kararları çerçevesinde davacının herhangi bir alacağının olmadığının ispatlandığı, dosyadaki belgelerdeki imzaların davacıya ait olduğunu, davacının ikinci krediyi kullandığını, icra takibindeki alacak talebinin yerinde olmadığının kabulü gerektiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen tutar içerisine «işlemiş faiz» ve vergilerin de «dahil» edildiğini, davacının talebi içerisinde işlemiş faiz de bulunduğundan ödenmiş faiz alacağına yeniden faiz işletilmesinin hukuka aykırı olacağını, %40 oranında «icra inkar tazminatına» hükmedilmesinin kabul edilememekle birlikte alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bu nedenlerle bozul …
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı banka vekiline dayandıkları «havale» talimatı aslının «ibrazı» için süre verildiği, ayrıca davalı bankaya yazı yazılarak «imza incelemesi» için belge aslının istenildiği, davalının talimat aslının bulunmadığını bildirdiği, belge aslı olmadan imza incelemesi yapılması mümkün olmadığından fotokopi belgeye delil olarak değer verilmeyerek, mahkemece benimsenen 09.01.2018 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre, davalı bankanın davacıdan yaptığı tahsilat haksız olduğundan davanın kabulüne, davacının başlattığı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, alacak likit olduğundan davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan «bilirkişi incelemesinde» davacı adına 15/01/2008 tarihinde yeni bir «kredi sözleşmesi» imzalanıp 9.000,00 TL limitle kredi açıldığı, bu krediden davacının 28/03/2007 tarihinde kullandığı 4.500,00 TL'lik kredi hesabındaki bakiye 3.252,00 TL «asıl alacak» ve ferilerine «mahsup» yapıldığı ve bu ilk hesabın kapatıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece; «havale» talimat belgesi aslı üzerinde «imza incelemesi» yaptırılarak imzanın davacıya ait çıkması halinde davacının ikinci krediyi de kullandığının kabulü, aksi halde ikinci kredinin 5.300,00 TL'lik bölümünden sorumlu tutulmaması gerekir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin 2015/4217 Esas, 2015/8049 Karar sayılı ve 01.06.2015 tarihli ilamında "Davacı, davalı banka personelinin kendisi adına kredi çekip kullandığını, davalı bankanın ise icra takibi yaparak haksız şekilde bu kredi alacağını tahsil ettiğini ileri sürerek fazladan ödediği bu tutarın «istirdatını» istemiştir.
Yapılan «bilirkişi incelemesinde» davacı adına 15/01/2008 tarihinde yeni bir «kredi sözleşmesi» imzalanıp 9.000,00 TL limitle kredi açıldığı, bu krediden davacının 28/03/2007 tarihinde kullandığı 4.500,00 TL'lik kredi hesabındaki bakiye 3.252,00 TL «asıl alacak» ve ferilerine «mahsup» yapıldığı ve bu ilk hesabın kapatıldığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/864 E. 2019/6424 K.
Ortak:ibraz
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 17.11.2020 tarih 2020/3388 E., 2020/5112 K. sayılı ilamı ile «havale» talimat belgesi aslının davalı tarafından mahkemeye «ibraz» edilmemiş olması nedeniyle kabul edilmiş olup, temyiz aşamasında dilekçe ekinde havale talimat belgesinin mahkemesine sunulduğu, belge üzerindeki imzanın davacı el …
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile Dairemiz bozma ilamında yer verilen 13/01/2009 tarihli “Muvafakatname” başlıklı belgenin aslının davalı tarafça «ibraz» edildiğinin ve incelendiğinin anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 18.000,00 TL «maddi tazminat» ile 8.000,00 TL manevi tazminatın 12/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12973 E. 2014/4981 K.
Ortak:ibraz
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 17.11.2020 tarih 2020/3388 E., 2020/5112 K. sayılı ilamı ile «havale» talimat belgesi aslının davalı tarafından mahkemeye «ibraz» edilmemiş olması nedeniyle kabul edilmiş olup, temyiz aşamasında dilekçe ekinde havale talimat belgesinin mahkemesine sunulduğu, belge üzerindeki imzanın davacı el …
Benzer bu kararda… amına göre, her ne kadar davacı tarafça yurt dışında mukim dava dışı şirkete sessiz ortak olunduğu, bu şirkete 26.000 DM ödendiği ileri sürülmüş ve dosyaya bir adet «ortaklık sözleşmesi» aslı «ibraz» edilmiş ise de söz konusu paranın ödendiğine ilişkin makbuz aslının verilen «kesin süre» içerisinde sunulamadığı, bu durumda dava dışı şirkete para ödendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · ortaklık sözleşmesi · kesin süre · istirdat · ortaklık ilişkisi · kesin hüküm
Benzer bu kararda… amına göre, her ne kadar davacı tarafça yurt dışında mukim dava dışı şirkete sessiz ortak olunduğu, bu şirkete 26.000 DM ödendiği ileri sürülmüş ve dosyaya bir adet «ortaklık sözleşmesi» aslı «ibraz» edilmiş ise de söz konusu paranın ödendiğine ilişkin makbuz aslının verilen «kesin süre» içerisinde sunulamadığı, bu durumda dava dışı şirkete para ödendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tesbiti ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup mahkemece «tahsilat makbuzu» aslının sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı tarafça bir adet «ortaklık sözleşme» aslı dosyaya sunulmuş olup davalı tarafından inkar edilmeyen ortaklık sözleşmesi isimli belgeden 26.000 DM'nin ödendiği açık olarak anlaşıldığından mahkemece işin esasına girilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6367 E. , 2023/6109 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TARİHİ 14.02.2014
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı banka hesabı üzerinden bankacılık işlemleri yapmakta iken davalı personelinin müvekkili bilgisi ve rızası dışında müvekkili adına davalı bankadan kredi kullandığını, borcun ödenmemesi nedeniyle çalıştığı işyerine maaş haczi geldiğini, davacının icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldığını, davacının haksız yere davalıya ödediği bu bedelin tahsili için davalı ve personeli aleyhinde başlatılan icra takibine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu ileri sürerek Denizli 4. İcra Müdürlüğünün 2010/6432 E. sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptaline, %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendi imzaladığı kredi sözleşmesi gereğince kredi kullandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 02.10.2018 tarihli ve 2015/645 E., 2018/209 K. sayılı kararıyla bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 17.11.2020 tarih 2020/3388 E., 2020/5112 K. sayılı ilamı ile havale talimat belgesi aslının davalı tarafından mahkemeye ibraz edilmemiş olması nedeniyle kabul edilmiş olup, temyiz aşamasında dilekçe ekinde havale talimat belgesinin mahkemesine sunulduğu, belge üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olması halinde borcu söndüreceği, mahkemece havale talimat belgesi aslı üzerinde imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı yönünde inceleme yapılması gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesince inceleme yaptırıldığı, söz konusu belge üzerindeki imzanın davacının imzaları ile arasında irtibat tespit edilemediği, bu nedenle söz konusu bedelden davalının sorumlu olduğu, daha sonra bankacı bilirkişiden rapor aldırıldığı, takip konusu alacak nedeniyle davacının raporda hesaplanan 8.434,29 TL davalıdan alacaklı olduğu, bu miktar üzerinden takibin devam etmesi gerektiği, alacağın belirlenebilir nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; davalının Denizli 4. İcra Dairesinin 2010/6432 E. sayılı dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 8.434,29 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen alacak üzerinden taktiren %40 oranında hesaplanan 3.373,72 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kredinin davacı tarafından kullanıldığı, bu para ile davacının bankaya olan borcunun kapatıldığı, kalan miktarın ise davacının mevduat hesabına yatırılarak davacının talimatları ile havale yapıldığı hususlarının dosya kapsamındaki belge ve beyanlardan anlaşıldığı, bilirkişi raporu ve Yargıtay kararları çerçevesinde davacının herhangi bir alacağının olmadığının ispatlandığı, dosyadaki belgelerdeki imzaların davacıya ait olduğunu, davacının ikinci krediyi kullandığını, icra takibindeki alacak talebinin yerinde olmadığının kabulü gerektiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen tutar içerisine işlemiş faiz ve vergilerin de dahil edildiğini, davacının talebi içerisinde işlemiş faiz de bulunduğundan ödenmiş faiz alacağına yeniden faiz işletilmesinin hukuka aykırı olacağını, %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin kabul edilememekle birlikte alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bu nedenlerle bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, davalı banka personelinin davacı adına kredi çekip kullandığı kredinin haksız şekilde tahsil edildiği iddiasına dayanan fazladan ödenen tutarın tahsili talebi ile yapılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup davanın kabulüne dair verilen kararın bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 01.06.2015 tarihli, 2015/4217 E. ve 2015/8049 K. sayılı kararı ile yeni bir kredi sözleşmesi ile davacı adına açılan krediden davacının daha önce kullandığı kredi hesabındaki bakiye 3.252,00 TL asıl alacak ve ferilerine mahsup yapılması nedeni ile yeni kredi hesabından kendi borcu kapatıldığı için kapatılan bu tutar nedeni ile sorumlu olduğu belirtilerek 15.01.2008 tarihinde açılan hesaptan banka personeli hesabına 5.300,00 TL'lik havale yapıldığı, davacının anılan havale talimatında imzasının bulunduğu ancak bu imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde inceleme yapılmadığından bozma gereğinin yerine getirilmediği, mahkemece havale talimat belgesi aslı üzerinde imza incelemesi yaptırılarak imzanın davacıya ait çıkması halinde davacının ikinci krediyi de kullandığının kabulü, aksi halde ikinci kredinin 5.300,00 TL'lik bölümünden sorumlu tutulmaması gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş, anılan havale talimat belgesi aslı istenmiş, talimat aslının bulunmaması nedeni ile imza incelemesi yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne verilmiştir. Mahkemece verilen kabul kararının davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine 11. Hukuk Dairesi'nin 17.11.2020 tarihli, 2020/3388 E. ve 2020/5112 K. sayılı kararı ile talimat belgesi aslı temyiz aşamasında dilekçe ekinde sunulduğundan bu belge üzerinde imza incelemesi yapılmasının temini için karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda imza incelemesi yaptırılmış, inceleme konusu belgedeki imza ile davacı imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği belirtilmiştir. O halde Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 01.06.2015 tarihli, 2015/4217 E. ve 2015/8049 K. sayılı kararı gereğince imzanın davacıya ait çıkmaması nedeni ile ikinci kredinin 5.300,00 TL'lik bölümünden sorumlu tutulmaması gerekmektedir. Hal böyle iken mahkemece davanın 5.300,00 TL yönünden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile 8.434,29 TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981325000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz