6102TTK Türk Ticaret Kanunu

TTK Geçici 7. Madde Kapsamı Dışında Terkin Halinde Şirket İhyası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1837 E. 2022/1353 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıdüzelterek yeniden esas hakkında hükümKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Yargı Gideri ve Vekalet Ücreti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

TTK'nın Geçici 7. maddesi, münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş şirketlerin sicil kaydının silinmesine ilişkin sınırlı ve istisnai hallere münhasır özel bir tasfiye yöntemi getirmiştir. Bu maddenin istisnai ve geçici niteliği nedeniyle kapsamı genişletilemez; kanunda gösterilmeyen bir terkin hali (örneğin adresin tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmesi) idari bir tebliğ ile Geçici 7. madde kapsamına dahil edilemez. Bu tür sebeplerle yapılan terkin işlemleri hukuka uygun sayılamaz ve terkin öncesi usulüne uygun tebligat yapılmamışsa, ihya davasında yasal hasım konumundaki ticaret sicili idaresi yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulur.

Ele alınan sorunlar

Terkin işleminin TTK geçici 7. madde kapsamında olup olmadığı ve yargı gideri/vekalet ücreti sorumluluğu → kısmi kabul

İddia: Davalı Ticaret Sicili Memurluğu vekili, davacının terkin işleminin usulsüzlüğünü ileri sürmediğini, şirketin 18.02.2015 tarihinde re'sen terkin edildiğini, ihya talebine dayanak davanın ise bundan sonra (20.08.2015) açıldığını, dolayısıyla TTK Geçici 7. madde fıkra 2'ye aykırı bir işlem yapılmadığını, bu nedenle yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: 5174 sayılı Kanun'un 10/3. maddesi, oda kaydının silinmesi durumunda ilgilinin adres ve durumunu bildirmemesi halinde ticaret sicil kaydının re'sen silinmesine ilişkin usulü düzenlemektedir. Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş şirketlerin tasfiyesine ve sicil kaydının silinmesine ilişkin Tebliğ'in 1. maddesinin "d" bendi ise, adres ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda üyeliği askıya alınıp iki yıl sonunda oda kaydı silinen ve bu nedenle sicil kaydı silinmek üzere bildirilen şirketleri, TTK Geçici 7. madde kapsamında olmayan bir hal olarak düzenlemiştir. TTK'nın Geçici 7. maddesinde belirtilen sınırlı hallere münhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilmiştir; bu maddenin istisnai ve geçici niteliği gözetildiğinde kapsamı genişletilemez ve kanunda gösterilmeyen bir hal tebliğ ile düzenlenemez. Somut olayda şirketin terkin sebebi "adresin tespit edilememesi" olup bu, Geçici 7. madde kapsamında değildir; dolayısıyla terkin işlemi hukuka uygun sayılamaz. İlk derece mahkemesince tebliğler yapılmadığından yargı giderine hükmedilmesi sonucu itibarıyla doğrudur; ancak terkinin geçici 7. madde kapsamında olmayan bir sebeple yapıldığı gerekçesiyle gerekçenin düzeltilmesi gerekmiştir. Bu nedenle davalının yargı gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Kararın emsal değeri, TTK Geçici 7. maddesinin istisnai/geçici niteliği nedeniyle kapsamının genişletilemeyeceği ve kanunda gösterilmeyen bir terkin halinin (adresin tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmesi) tebliğ ile bu kapsama dahil edilemeyeceği tespitinde yatmaktadır; bu husus, benzer usulsüz terkin/ihya davalarında yargı gideri sorumluluğunun belirlenmesi açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası ek tasfiye TTK Geçici 7. madde re'sen terkin adresin tespit edilememesi yasal hasım gerekçenin düzeltilmesi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK geçici 7TTK 547 · 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu — 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu 10/3 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 333

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1837

KARAR NO 2022/1353

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/05/2022

NUMARASI 2022/66 Esas - 2022/397 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/10/2022

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ; İskenderun SGK Merkezinde 2.0510.01 Sicil sayılı dosyada işlem gören ... Ltd. Şirketine ait iş yerinde işçilerinden sigortalı ...'ın 10.10.2010 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda 7.354,22-TL tedavi masrafı yapıldığı ve vefatı nedeniyle hak sahiplerine iş kazası kolundan 59.731,94- TL tutarında ilk peşin sermaye değerli gelir bağlanarak, 308-TL cenaze masrafı ödenmiş olup toplam 67.394,16 TL kurum zararı meydana geldiğini, oluşan kurum zararının tahsili amacıyla ... Ticaret Ltd. Şirketi aleyhine İskenderun 1. İş Mahkemesinin 2015/620 Esas sayılı dosyası ile açılan davada şirketin 18.02.2015'de TTK'nın geçici 7. maddesi gereğince tasfiyesinin tamamlanarak sicil kaydının silindiği tespit edildiğinden tasfiyesi tamamlanan şirketin ihyasını talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, TTK'nın geçici 7.maddesi ile "Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve ticaret sicil kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğ" hükümleri uyarınca ,münfesih durumdaki şirket ve kooperatiflerin sicil kayıtları ile ilgili düzenlemelerde belirtilen usulle re'sen terkin edildiğini re'sen terkin kapsamına alınan dava konusu şirketin ,bu esnada devam eden davası olduğuna dair sicile bildirim yapılmadığından tebligat ve ilan prosedürü yerine getirilerek sicilden terkin edildiği ,yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili aleyhine yargı gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE SÜREÇ

Mahkemece, 2017/417 esas ,2017/706 karar sayılı ,21.9.2017 tarihli ilamı ile ; şirketin ihyasını talep etmekte davacının hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına ,yasal hasım konumunda bulunan davalı aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir. Kararın yargı gideri bakımından davacı tarafça istinafı üzerine; Dairemizin 2020/1243 Esas -2020/1059 Karar sayılı, ilamıyla; "Re'sen terkin işleminin TTK geçici 7.madde uyarınca yapıldığı , Sicilden terkin işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı için yapılan tebligatların getirtilerek, bu hususun değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken davalının yasal hasım olduğu gerekçesiyle yargı giderinin davacı üzerinde bırakılması doğru görülmemiştir.

(Yargıtay 11.HD'nin 15/01/2020 Tarih 2019/5184 Esas 2020/440 Karar sayılı ilamı). " denilerek kararın HMK'nın 353(1)a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. 2021/1755 esas ,2021/1709 karar sayılı İlk kaldırma kararından sonra ; ilk derece mahkemesince 2020/595 esas , 2021/321 karar sayılı ve 8.4.2021 tarihli kararı ile verilen hüküm Dairemizin 2021/1709 esas ,2021/1755 karar sayılı 25.11.2021 tarihli ilamı ile "terkin işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının denetlenebilmesi için ticaret sicil evraklarının celp edilip incelenmesi gerektiği " gerekçesiyle hüküm kaldırıldığı, ancak dayanak olan ihtar ve tebliğlerin getirtilmediği ve incelenmediği anlaşılmakla kararın aynı gerekçe ile kaldırılmasına karar verilmiştir.

İkinci kaldırma kararından sonra verilen istinafa konu hüküm ile 6102 sayılı TTK nuna ek geçici 7. madde uyarınca şirketin sicil kaydının ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmakta ise de davacının sicil kaydı terkin edilen şirkete karşı 20.08.2015 tarihinde açılmış İskenderun 1. İş Mahkemesi'nin 2019/172 Esas (eski esas:2015/620) sayılı dosyasında yargılaması devam eden rücuen tazminat davası mevcut olduğu, sicilden terkin edilen şirketin yeniden sicile tescilini talep etmekte haklı ve hukuki yararının, terkin öncesinde şirkete ihtar tebligatı çıkartılmaması ve bu nedenle de ihya talebi için haklı gerekçenin bulunduğu gerekçesiyle davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davalı İstanbul Ticaret Sicili Memurluğu vekili ; davacı tarafça dava dilekçesinde ve yargılama süresince terkin işleminin usule uygun olmadığını ileri sürmediğini, davacı tarafın ihya (ek tasfiye) talebine dayanak teşkil eden husus, İskenderun 1. İş Mahkemesinin 2015/620 E. sayılı dava dosyasının sonuçlandırılmasından, taraf teşkilinin sağlanmasından ibaret olduğunu , şirketin 18.02.2015 tarihinde ticaret sicilinden re'sen terkin edilmiş olmasına, ihya (ek tasfiye) talebine dayanak teşkil eden davanın ise 20.08.2015 tarihinde yani 6 ay 2 gün sonra diğer bir ifadeyle, re'sen terkin işleminden sonra ikame edilmesi karşısında müvekkil Müdürlükçe TTK Geçici 7. madde fıkra 2'ye aykırı bir işlem tesis edilmediğinin açık olduğunu, yargı gideri ve vekalet ücreti bakımından kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

İkinci kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince terkin ve tebliğ evrakları getirtilmiş şirketin terkin sebebinin "adresin tesbit edilememesi " olduğu anlaşılmaktadır. 5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanunun 10/3. maddesi; "Oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır.

Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemeyeceği, hükmünü içermektedir. " Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 1. maddesinin "d" bendinde; " 5174 sayılı kanunun 10 ve 32. maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler.." ifadesi ile geçici 7.madde kapsamında olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir.

Açıklanan nedenlerle 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesinde belirtilen sınırlı hallere münhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilen haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil TTK daki tasfiye usulüne uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin istisnai ve geçici oluşu göz önüne alındığında kapsamının genişletilemeyeceği, kanunda gösterilmeyen bir halin tebliğ ile düzenlenemeyeceği dikkate alınarak ,şirketin terkin işleminin hukuka uygun sayılamayacağı ,ilk derece mahkemesince tebliğler yapılmadığından yargı giderine hükmedildiği anlaşılmakla gerekçenin düzeltilmesi gerektiğinden , davalının yargı gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiştir. Terkinin geçici 7.madde kapsamında olmayan bir neden ile yapıldığı ,davalı vekilinin yargı gideri ve vekalet ücreti takdirine ilişkin kısıma yönelik istinaf nedeni yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle;

hükümde sonuç itibariyle bir hata bulunmamakta ise de hükmün gerekçesi değiştirildiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne hükmün gerekçesi bakımından kaldırılmasına yeniden hüküm verilmesine davanın kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/66 Esas - 2022/397 Karar sayılı 26/05/2022 tarihli kararının HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA,yeniden hüküm verilmesine,İstanbul Ticaret Odasının ... sicil numarasında kayıtlı ... Limited Şirketi'nin İskenderun 1. İş Mahkemesinin 2015/620 Esas sayılı dosyasına münhasıran yargılama ile icra ve infaz işlemleri tamamlanana kadar TTK'nın 547. maddesi uyarınca İHYASINA, keyfiyetin ticaret siciline kayıt ve tesciline, İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; Alınması gereken 80,70- TL karar harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydında, Davacı tarafından sarf edilen 336,6‬0-TL tebligat ve müzekkere posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine takdir edilen 5.100- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının HMK’nın 333.

maddesi uyarınca talep halinde yatırana iadesine," Davalı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harcın talebi halinde davalıya iadesine, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 110‬-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/10/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/98010 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

⚠ Bu istinaf çizgisi Yargıtay'ca (kısmen ya da tamamen) bozulmuştur — bölgesel emsal değeri bu yönüyle sınırlıdır.

Bozuldu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1070 E. 2023/953 K. · Bozuldu

TTK 547/2 uyarınca ihyaya karar verilirken tasfiye memuru atanması zorunluluğu ve ihya davasının kesin olmaması

Gerekçe özeti

Ticaret sicil müdürlüğünün yasal hasım/davalı olduğu ihya davası çekişmesiz yargıya tabi olmadığından BAM kararı kesin değildir. TTK 547 uyarınca şirketin ihyasına karar verildiğinde, aynı maddenin ikinci fıkrası gereği ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere tasfiye memuru da atanması zorunludur; atanmaması bozma sebebidir.

Emsal değeri

TTK 547 kapsamında ihyaya karar verilirken tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğu ve ihya davasının çekişmesiz yargıya tabi olmadığı yönünden bağlayıcı içtihat.

Kavramlar: şirketin ihyası tasfiye memuru ek tasfiye çekişmesiz yargı kesinlik yasal hasım

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/1070 E.  ,  2023/953 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/1837 Esas, 2022/1353 Karar

DAVA TARİHİ 03.06.2016

HÜKÜM

Yeniden esas hakkında hüküm kurulması

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/66 E., 2022/397 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak şirketin ihyasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş ise de Bölge Adliye Mahkemesince 23.12.2022 tarihli ek karar ile temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı şirket hakkında İskenderun 1. İş Mahkemesinde 2015/620 E. sayılı dosya ile dava açtığını ve davanın derdest olduğunu, taraf ehliyetinin sağlanması gerektiğini belirterek sicilden terkin edilen şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 32 nci maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34 üncü maddesi gereğince işlem yapıldığını, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddi ile aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketin hakkında açılmış davanın olduğu, terkin öncesinde şirkete ihtar tebligatı çıkartılmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, sicilden re'sen terkin olan dava dışı şirketin İskenderun 1. İş Mahkemesinin 2015/620 E. sayılı dosyasına münhasıran yargılama ile icra ve infaz işlemleri tamamlanana kadar 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinin dikkate alınmadığını, gerekçeli kararda savunmalarının tartışılmadan ve emsal içtihatlar dikkate alınmadan karar verildiğini, davacının iddiası olmamasına rağmen Mahkemenin müvekkilinin terkin işlemi öncesinde yapması öngörülen ihtarı yapıp usuli işlemleri yerine getirdiğini ispat edemediği hususunun re'sen gözetilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ihya davasının re'sen terkin işleminden 6 ay 2 gün sonra ikame edilmesi ve 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi kapsamında ihya kararı verilmesi sebepleriyle müvekkili yasal hasım olduğundan aleyhlerine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin terkin sebebinin "adresin tesbit edilememesi" olduğu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde belirtilen sınırlı hâllere münhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilen hâller dışındaki durumlarda geçici 7 nci maddeye göre değil, 6102 sayılı Kanun'daki tasfiye usulüne uygun tasfiye yapılması gerektiği, anılan maddenin istisnai ve geçici oluşu göz önüne alındığında kapsamının genişletilemeyeceği, kanunda gösterilmeyen bir hâlin tebliğ ile düzenlenemeyeceği, terkinin geçici 7 nci madde kapsamında olmayan bir neden ile yapıldığı, şirketin terkin işleminin hukuka uygun sayılamayacağı, İlk Derece Mahkemesince tebliğler yapılmadığından yargı giderine hükmedildiği, kararın gerekçesinin düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, hükmün gerekçesi bakımından kaldırılmasına, yeniden hüküm verilmesine, İskenderun 1.

İş Mahkemesinin 2015/620 E. sayılı dosyasına münhasıran yargılama ile icra ve infaz işlemleri tamamlanana kadar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilmiş, davalı vekilinin bu karara ilişkin olarak yaptığı temyiz başvurusu ise şirket ihyasına ilişkin kararların 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca çekişmesiz yargı işi olması sebebiyle kesin olduğu gerekçesi ile aynı Kanun'un 366 ncı maddesinin birinci fıkrası atfıyla kıyasen uygulanması gereken 346 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği reddedilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararlarına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ihya davalarının çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği maddede yer alan ölçütlerden hiçbirinin kapsamına girmediğini, mezkur davanın basit yargılama usulüne tabi davalar kapsamına da girmediğini belirtip ayrıca istinaf dilekçesindeki iddialarını tekrarlamak suretiyle asıl ve ek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava dışı şirketin sicilden terkin işleminin usul ve yasaya uygun olup olmadığı, usul ve yasaya aykırı ise şirketin ihya edilmesi hâlinde davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti taktir edilip edilmeyeceğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6102 sayılı Kanun'un 32, 547 ve geçici 7 nci maddeleri, Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34 üncü maddesi, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi, 366 ncı ve 346 ncı maddelerinin birinci fıkraları.

2.Dairenin emsal nitelikteki 31.10.2022 tarih, 2022/6501 E. ve 2022/7562 K. sayılı kararı.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine kararın kaldırılması suretiyle şirket ihyası talebinin kabulüne yönelik verilen 05.10.2022 tarihli kararın kesin olduğundan bahisle 23.12.2022 tarihli ek karar ile davalının temyiz başvurusunun reddine karar verilmiş ise de, Dairemizin yerleşmiş kararlarına göre Ticaret Sicil Müdürlüklerinin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesine göre açılan ihya davasında yasal hasım olması ve açılan davada da ...’nün davalı olarak gösterilmesi sebebiyle dava çekişmesiz yargıya tabi olmadığından Bölge Adliye Mahkemesince verilen 05.10.2022 tarihli karar kesin nitelikte değildir. Bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesinin 23.12.2022 tarihli ek kararının bozularak kaldırılıp davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.

2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3.Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu uyuşmazlıkta 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin uygulanması gerektiği kabul edilmiş olup anılan yasal düzenlemenin ikinci fıkrası gereğince Mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tasfiye memurunun da atanması gerekmektedir. Bölge Adliye Mahkemesince şirketin ihyasına karar verilmesine rağmen tasfiye işlemlerini yürütmek üzere tasfiye memuru atanmaması 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yerinde olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile 23.12.2022 tarihli ek kararın BOZULARAK KALDIRILMASINA,

2.Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

3.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 05.10.2022 tarihli kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.