Para borçlarında alacaklının yerleşim yeri icra dairesinin yetkisi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/12 E. 2025/41 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Para borcuna dayalı alacaklarda, aksine bir anlaşma bulunmadığı takdirde TBK 89/1 gereği borç alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir; bu nedenle alacaklının yerleşim yeri icra dairesi de genel yetkili icra dairesinin yanında ayrıca yetkilidir. Alacaklı, birden fazla yetkili icra dairesi arasında seçimlik hakkını kullanabilir; seçimini kendi yerleşim yeri icra dairesinden yana kullanmışsa, borçlunun yetkisizlik itirazı kabul edilemez ve dava usulden reddedilemez; esasa girilmesi gerekir.
Ele alınan sorunlar
İcra takibinde yetkili icra dairesinin belirlenmesi → kabul
İddia: Davacı vekili, mahkemenin takibin Küçükçekmece İcra Dairesi'nde açılması gerektiğine dair tespitinin hatalı olduğunu, Küçükçekmece'de Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmadığını, kararın usul ekonomisiyle de bağdaşmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: İtirazın iptali davasının dinlenilme koşullarından biri takibin yetkili icra dairesinde yapılmış olmasıdır. Yetkili icra dairesi İİK 50/1 maddesi yollamasıyla HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir. HMK 6. madde gereği genel yetkili icra dairesi davalı borçlunun yerleşim yeri icra dairesidir; sözleşmeden kaynaklanan davalarda HMK 10. madde gereği borcun ifa yeri icra dairesi de yetkilidir. TBK 89/1 maddesine göre aksine anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Somut olayda talep olunan alacak faturaya dayalı bir para alacağı olduğundan, TBK 89/1 hükmü gereği davacının yerleşim yeri (Zeytinburnu) itibarıyla Bakırköy İcra Dairesi de yetkilidir. Alacaklı seçimlik hakkını kendi ikametgahı icra dairesinden yana kullanmış olup, davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine itirazının reddedilerek davanın esasına girilmesi gerekirken, davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Para alacağına ilişkin itirazın iptali davalarında, TBK 89/1 uyarınca alacaklının yerleşim yerindeki icra dairesinin de yetkili olduğu ve alacaklının bu seçimlik hakkını kullanabileceği yönündeki gerekçe, benzer yetki itirazı içeren icra takiplerinde bölgesel emsal oluşturabilecek niteliktedir.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Para alacağına dayalı icra takiplerinde, aksine anlaşma bulunmadığı takdirde TBK 89/1 gereği alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri icra dairesi de yetkilidir; alacaklı bu seçimlik yetki hakkını kullanabilir.
- Dava şartı
- İtirazın iptali davasının dinlenilme koşullarından biri takibin yetkili icra dairesinde yapılmış olmasıdır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkili icra dairesi↗ itirazın iptali davası↗ seçimlik yetki↗ para borcunun ifa yeri↗ genel yetkili mahkeme↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/12
KARAR NO 2025/41
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 01/10/2024
NUMARASI 2024/475 Esas - 2024/912 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/01/2025
Davanın icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili,taraflar arasında mal alım satımına ilişkin ticari ilişki kurulduğunu, davalı şirketin müvekkili şirkete ait 10/04/2023 tarihli, "..." fatura numaralı fatura ile bir kısım ürünler almak istediğini,davalının fatura bedeli 883.776,64 TL'yi 06/11/2023 tarihinde ödeyeceğini, müvekkili şirketin de aynı tarihte ürünleri davalıya teslim edeceğini,davalı şirketin Nisan ayında kestirdiği faturaya ilişkin ödeme yapmadığını ürünleri teslim almadığını,davalı şirket yetkilisi ile iade faturası kesilmezse parası alınmadığı halde faturanın kdv ve gelir vergisi'nin ödenmek zorunda kalınacağı konusunda konuşulduğunu, davalı şirket tarafından iade faturası kesilmediğini,kuvvetle muhtemelen faturayı kullandığını ve kdv'sini gider olarak vergi kayıtlarına usulsüz bir şekilde işlediğini, böyle bir usulsüzlük yapmamış olsaydı iade faturası kesmesi gerektiğini,müvekkili şirketin faturadaki kdv ve gelir vergisini ödemek zorunda kaldığını, ödenen bu alacak kalemlerinin davalıdan tahsil edemeyince;Bakırköy ...İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış ise de davalı şirketin icra takibine itiraz ettiğini, ileri sürerek davalı borçlunun icra takibine vaki itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacı şirketin 06/11/2023 tarihine kadar mal teslimini gerçekleştireceği konusunda anlaştıklarını, anlaşmaya rağmen, mallar zamanında teslim edilmediğini, malların bedelinin ödenmediğini, sözleşmeye riayet etmeyen davacı şirketin, bu olayın akabinde ''malları teslim etmişcesine'' icra takibi başlattığını, bir zararı oluşmuşsa da kendi ihmalkar davranışından kaynaklandığını, malları kendisine teslim edilmeyen müvekkilinin, bir de davacının vergilerini ödemesi akla uygun olmadığını, müvekkili, malları teslim almak istemişse de davacı şirketçe sürekli oyalandığını, davanın reddi ile %20’den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, taraflar arasında satım sözleşmesinin kurulduğu, davalı tarafından söz konusu satış sözleşmesi uyarınca davacı adına fatura düzenlenmesine rağmen davalının faturaya konu malları davacıya teslim etmediğini, davacının faturayı ticari defter ve kayıtlarına işlemesinden dolayı KDV ve gelir vergisi ödemek zorunda kaldığı iddiası ile ödenen KDV ve gelir vergisinin tahsili istemli olarak davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından süresi içerisinde icra müdürlüğünün yetkisi ile borca itiraz edildiğini,sicil kayıtlarına göre davalı şirketin adresi Küçükçekmece olup, icra takibinde yetkili yer Küçükçekmece Adliyesi olduğu,icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatılması nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; teslim alınmayan mallara ait faturanın KDV ve gelir vergisinin müvekkili şirket tarafından ödendiğini,davalıdan vergi dairesine ödenen bedelin ödenmesi talep edildiğinden para alacağı hükmünde olduğunu,mahkemece uyuşmazlık konusu icra takibinin Küçükçekmece İcra Dairesi'nde açılması gerektiğinin belirtildiğini, oysa Küçükçekmece ilçesinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmadığından takip orada açılmış dahi itiraz üzerine, itirazın iptali davası yine Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılacağını, mahkemenin usulden ret kararının usul ekonomisi ile de bağdaşmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, bedeli ödenmeyen fatura nedeniyle iade faturası kesilmediğinden fatura nedeniyle vergi dairesine ödenen (davalı bedelini ödemediğinden)kdv ve gelir vergisi tutarının davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davalı akdi ilişkiyi inkar etmemekle birlikte davacının mal teslimini yapmadığını ileri sürmüştür.İtirazın iptali davasının dinlenilme koşullarından bir tanesi de takibin yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış olmasıdır.Yetkili icra dairesi; İİK’nun 50/1 maddesi yollamasıyla HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir. HMK 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme ve icra dairesi davalı borçlunun yerleşim yeri mahkeme icra dairesidir.
Sözleşmeden kaynaklanan davalarda, HMK’nın 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. 6098 sayılı TBK'nın 89/1 maddesine göre ise, aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.HMK 19/2 maddesi “...yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmünü haiz olup, İİK'nın 50. maddesinin 1/1. cümlesinde icra dairelerinin yetkisinin tayininde HMK'daki yetki kurallarının kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir.Somut olayda; davacı tarafından talep olunan alacak faturaya dayalı para alacağı olup TBK 89/1 hükmü gereği davacının yerleşim yeri (Zeytinburnu) itibariyle Bakırköy İcra Dairesi de yetkilidir.Alacaklı seçimlik hakkını alacaklının ikametgahı mahkemesinden yana kullanmış olup, davalı borçlu vekilinin icra dairesinin yetkisine itirazın reddine karar verilerek davanın esasına girilmesi gerekirken ,davanın icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle,istinaf nedeni yerinde görülen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2024 Tarih 2024/475 Esas - 2024/912 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/01/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/9801 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi