6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit | İstirdat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4351 E. 2023/5198 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
merkez bankası tebliği kredi kartı sözleşmesi takip talebi taleple bağlılık ilkesi tüketici kredisi mükerrer tahsilat taleple bağlılık akdi faiz tahkikat icra hukuk mahkemesi bsmv mükerrerlik direnme kararı sözleşmeden doğan dava işlemiş faiz istirdat temerrüt faizi karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi asıl alacak yasal faiz menfi tespit dava sebebi dahili dava karar verilmesine yer olmadığına temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 120 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 13.10.2015 tarihli ve 2014/517 E., 2015/395 K. sayılı kararı ile taraflar arasında geçerli kredi kartı sözleşmesi bulunmadığından davalının ancak yasal faiz talep edebileceği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkındaki Kanun’un 26 ncı maddesinde belirtilen düzenleme ile paralel olarak temerrüt hâli dahil olmak üzere tüketici işlemlerinde bileşik faiz uygulanmayacağı, davacı mükerrer olarak tahsil edilen 5.150,00 TL’nin iadesini talep etmiş ise de, 5.150,00 TL’nin İcra Müdürlüğünce Sosyal Güvenlik Kurumuna iade edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının Nazilli 1. İcra Müdürlüğünün 2009/1594 E. sayılı dosyasındaki borcun 16.03.2009 takip tarihi itibariyle 6.743,83 TL ana para, 88,62 TL işlemiş yasal faiz ile 4,43 TL BSMV olduğunun tespitine, 5.150,00 TL miktarda paranın iadesi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 27.04.2016 tarihli ve 2015/17289 E., 2016/7601 K. sayılı kararı ile; “…Davacı yan dava dilekçesinde takip konusu alacağa ilişkin faiz oranına itiraz etmiş ve ayrıca aleyhine girişilen ikinci takiple ilgili fazladan tahsilatın iadesini istemiştir. Mahkemece dava talebi doğrultusunda ödeme emrinde belirtilen ve davacının itiraz ettiği faiz oranıyla ilgili değerlendirme yapılarak işlemiş faiz ve faiz oranıyla ilgili hüküm tesisi gerekirken dava konusu olmayan asıl alacak ile ilgili hüküm kurulması doğru olmadığı gibi öte yandan dava istemi menfi tespit olduğu halde olumlu tespit şeklinde hüküm tesisi de isabetsiz olmuştur,…” gerekçesiyle karar bozulmuş, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile önceki karar gerekçesi yanında, Mahkemece yapılan olumlu tespite istinaden bozma kararına kısmen uyularak menfi tespit şeklinde hüküm kurulduğu ve faiz oranı tespit edildiği, fakat hukuk mahkemesinde taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının 5.250,00 TL’nin iadesine ilişkin talebi cari olduğu görülerek yapılan tahkikatta bu talebe dair kararın Nazilli İcra Hukuk Mahkemesi tarafından verildiği görülerek taleple ilgili işlemin dayanağı olan müdürlük kararı iptal edildiğinden bu yüzden bu talebe dair karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği; Nazilli 1. İcra Müdürlüğünün 2009/1594 E. sayılı dosyasında davacının takip talebinde asıl alacak olarak 10.113,66 TL'yi icra takibine koyduğu, davacının asıl alacak yönünden 6.743,83 TL borçlu olduğunun bilirkişi raporundan anlaşıldığı ve asıl alacak yönünden davacının 3.369,83 TL borçlu olmadığının tespitine; temerrüt faizi olarak tahakkuk ettirilen 2.275,77 TL faiz ve 111,36 TL BSMV’nin, 88,62 TL temerrüt faizi ve 4,43 TL BSMV olarak borçlunun borçlu olduğunun tespitine, tahakkuk ettirilen fazla faiz 2.187,15 TL’nin iptaline; fazla tahakkuk ettirilen 106,93 TL fazla BSMV’nin iptal edilerek davacının takip talebi itibariyle Nazilli 1. İcra Müdürlüğünün 2009/1594 E. sayılı dosyasında 5.663,91 TL borçlu olmadığının tespitine ilişkin hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozma kararında belirtilen asıl alacağa ilişkin kısım için direnme kararı, menfi tespit hükmü verilmesi yönünden ise uyma kararı verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 2009/1594 sayılı takibin itirazsız kesinleştiğini bu nedenle 6098 sayılı Kanun'un uygulanmayacağını, Merkez Bankası Tebliğleri ve sözleşme ile belirlenen faize uygun uygulama yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C.Dairemizin İnceleme Kararı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

D.Hukuk Genel Kurulu Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.06.2023 tarihli ve 2022/(19)11-1003 E., 2023/619 K. sayılı ilâmı ile mahkemenin direnme kararı adı altında yeni bir hüküm kurduğu gerekçesi ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

E. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kredi kartlarından kaynaklanan alacağın tahsili için davalı yanca aleyhine girişilen ilk takiple ilgili menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Kanun'un 88 ve 120 nci maddeleri

3. Değerlendirme ve Sonuç

Yargıtay (Kapatılan) 19. H.D.'nin yukarıda açıklanan 27.04.2016 tarihli bozma ilamında da belirtildiği gibi 2009/1594 sayılı takip dosyasına karşı talep edilen menfi tespitin yalnızca faiz istemi ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının talebinden fazlasına hükmedilemeyeceği gözetilmeksizin, davacının talebini aşar biçimde hem asıl alacak hem de faiz istemlerine ilişkin menfi tespit hükmü kurulması doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2834 E. 2021/1365 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Direnme kararı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1292 E. 2017/2160 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13885 E. 2010/5511 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/4351 E.  ,  2023/5198 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI 2016/633 E., 2017/205 K.

HÜKÜM

Kısmen kabul

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, mahkeme tarafından Diare ilamına karşı direnilmiştir.

Direnme kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Daire bozma kararı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.06.2023 tarihli ve 2022/(19)11-1003 Esas 2023/619 Karar sayılı ilâmı ile mahkeme kararının direnme hükmü değil yeni hüküm mahiyetinde olduğuna karar verilerek davalı vekilinin temyiz itirazlarına ilişkin inceleme yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmiş olmakla Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde; davalı banka tarafından iki adet kredi kartından kaynaklanan alacak istemine dayalı olarak aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibi başlatılan kredi kartına %52,68 akdi faiz ile anaparayla birleştirilerek %61,68 temerrüt faizi uygulandığını, ayrıca kendisi ve eşi aleyhine de tüketici kredisi sözleşmesinden doğan alacak istemine yönelik ikinci bir icra takibi daha yapıldığını, kredi kartı alacağına dayalı şekilde girişilen takipte istenilen temerrüt faiz oranlarının fahiş olduğunu, öte yandan ikinci icra takibi kapsamında eşine ait emekli ikramiyesinden mükerrer biçimde 5.250,00 TL tahsilat yapıldığını ileri sürerek Nazilli 1. İcra Müdürlüğünün 2009/1594 E. sayılı dosyasında istenilen % 61,68 temerrüt faiz oranının iptal edilerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 120 nci maddesine göre faiz oranının belirlenmesine, Nazilli 1.

İcra Müdürlüğünün 2009/3584 E. sayılı dosyasında fazladan tahsil edilen 5.150,00 TL'nin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra takibiyle talep edilen faiz oranının yasal olduğunu, mükerrer tahsilat yapılmadığını, tahsilatın mükerrer olması hâlinde ise icra müdürlüğünce resen borçlu hesabına para iadesi yapılacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A.Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 13.10.2015 tarihli ve 2014/517 E., 2015/395 K. sayılı kararı ile taraflar arasında geçerli kredi kartı sözleşmesi bulunmadığından davalının ancak yasal faiz talep edebileceği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkındaki Kanun’un 26 ncı maddesinde belirtilen düzenleme ile paralel olarak temerrüt hâli dahil olmak üzere tüketici işlemlerinde bileşik faiz uygulanmayacağı, davacı mükerrer olarak tahsil edilen 5.150,00 TL’nin iadesini talep etmiş ise de, 5.150,00 TL’nin İcra Müdürlüğünce Sosyal Güvenlik Kurumuna iade edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının Nazilli 1. İcra Müdürlüğünün 2009/1594 E. sayılı dosyasındaki borcun 16.03.2009 takip tarihi itibariyle 6.743,83 TL ana para, 88,62 TL işlemiş yasal faiz ile 4,43 TL BSMV olduğunun tespitine, 5.150,00 TL miktarda paranın iadesi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 27.04.2016 tarihli ve 2015/17289 E., 2016/7601 K. sayılı kararı ile; “…Davacı yan dava dilekçesinde takip konusu alacağa ilişkin faiz oranına itiraz etmiş ve ayrıca aleyhine girişilen ikinci takiple ilgili fazladan tahsilatın iadesini istemiştir. Mahkemece dava talebi doğrultusunda ödeme emrinde belirtilen ve davacının itiraz ettiği faiz oranıyla ilgili değerlendirme yapılarak işlemiş faiz ve faiz oranıyla ilgili hüküm tesisi gerekirken dava konusu olmayan asıl alacak ile ilgili hüküm kurulması doğru olmadığı gibi öte yandan dava istemi menfi tespit olduğu halde olumlu tespit şeklinde hüküm tesisi de isabetsiz olmuştur,…” gerekçesiyle karar bozulmuş, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile önceki karar gerekçesi yanında, Mahkemece yapılan olumlu tespite istinaden bozma kararına kısmen uyularak menfi tespit şeklinde hüküm kurulduğu ve faiz oranı tespit edildiği, fakat hukuk mahkemesinde taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının 5.250,00 TL’nin iadesine ilişkin talebi cari olduğu görülerek yapılan tahkikatta bu talebe dair kararın Nazilli İcra Hukuk Mahkemesi tarafından verildiği görülerek taleple ilgili işlemin dayanağı olan müdürlük kararı iptal edildiğinden bu yüzden bu talebe dair karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği; Nazilli 1. İcra Müdürlüğünün 2009/1594 E. sayılı dosyasında davacının takip talebinde asıl alacak olarak 10.113,66 TL'yi icra takibine koyduğu, davacının asıl alacak yönünden 6.743,83 TL borçlu olduğunun bilirkişi raporundan anlaşıldığı ve asıl alacak yönünden davacının 3.369,83 TL borçlu olmadığının tespitine;

temerrüt faizi olarak tahakkuk ettirilen 2.275,77 TL faiz ve 111,36 TL BSMV’nin, 88,62 TL temerrüt faizi ve 4,43 TL BSMV olarak borçlunun borçlu olduğunun tespitine, tahakkuk ettirilen fazla faiz 2.187,15 TL’nin iptaline; fazla tahakkuk ettirilen 106,93 TL fazla BSMV’nin iptal edilerek davacının takip talebi itibariyle Nazilli 1. İcra Müdürlüğünün 2009/1594 E. sayılı dosyasında 5.663,91 TL borçlu olmadığının tespitine ilişkin hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozma kararında belirtilen asıl alacağa ilişkin kısım için direnme kararı, menfi tespit hükmü verilmesi yönünden ise uyma kararı verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 2009/1594 sayılı takibin itirazsız kesinleştiğini bu nedenle 6098 sayılı Kanun'un uygulanmayacağını, Merkez Bankası Tebliğleri ve sözleşme ile belirlenen faize uygun uygulama yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C.Dairemizin İnceleme Kararı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

D.Hukuk Genel Kurulu Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.06.2023 tarihli ve 2022/(19)11-1003 E., 2023/619 K. sayılı ilâmı ile mahkemenin direnme kararı adı altında yeni bir hüküm kurduğu gerekçesi ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

E. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kredi kartlarından kaynaklanan alacağın tahsili için davalı yanca aleyhine girişilen ilk takiple ilgili menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Kanun'un 88 ve 120 nci maddeleri

3. Değerlendirme ve Sonuç

Yargıtay (Kapatılan) 19. H.D.'nin yukarıda açıklanan 27.04.2016 tarihli bozma ilamında da belirtildiği gibi 2009/1594 sayılı takip dosyasına karşı talep edilen menfi tespitin yalnızca faiz istemi ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının talebinden fazlasına hükmedilemeyeceği gözetilmeksizin, davacının talebini aşar biçimde hem asıl alacak hem de faiz istemlerine ilişkin menfi tespit hükmü kurulması doğru olmamıştır.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/979176200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.