Ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1683 E. 2023/5175 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirkette ortaklıktan çıkma↗ limited şirket ortağı↗ sahte imza↗ güven ilişkisi↗ ortaklıktan çıkma↗ hisse devri sözleşmesi↗ limited şirket ortaklığı↗ şirket müdürlüğü↗ pay devri↗ ortaklar kurulu kararı↗ hisse devri↗ pay defteri↗ hisse devir sözleşmesi↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ ilan↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/567 E., 2020/297 K.
Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının bir ihaleye katılmak maksadıyla davalı şirkete ortak olduğunu, davalı şirket müdürlüğüne seçildiğini, ihaleye katılamayacağının anlaşılması üzerine hisse devrinin yapıldığı gün devraldığı hisseleri noterde düzenlenen hisse devri sözleşmesi ile devraldığı ortağa geri devrettiğini, ancak bu son hisse devrinin pay defterine kaydedilmediğini, tescil ve ilan işlemlerinin yapılmadığını, talebine rağmen bu işlemlerin yerine getirilmediğini, 15.10.2014 ve 23.12.2015 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen ortaklar kurulu kararlarında davacının imzasının sahte olduğunu, ortaklar arası güvenin kalmadığını belirterek davacının hissesini devrettiği tarih olan 25.06.2014 tarihi itibariyle ortaklıktan çıkmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça haklı neden olarak ortaklar arası güven ilişkisinin kalmadığı, davacının imzası taklit edilmek suretiyle ortaklar kurulu kararı alındığını ileri sürdüğü, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda bahsi geçen ortaklar kurulu kararlarında davacı adına atılı imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davacı yönünden haklı sebebin oluştuğu, 25.06.2014 tarihi itibariyle davacının ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi talep edilmiş ise de, limited şirketten çıkmaya ilişkin mahkeme kararının inşai nitelikte olduğu, karar tarihinde hüküm ifade edeceği, davacı tarafça pay devrine ilişkin noterde düzenlenen sözleşme ibraz edilmesine rağmen bu devri onaylayan ortaklar kurulu kararı bulunmadığı, pay defterine kaydedilmemesi nedeniyle hisse devrinin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece her ne kadar kararın inşai nitelikte olduğu belirtilmişse de davanın inşai nitelikte bir dava olmadığını, davacının ihaleye katılamaması sebebiyle aynı gün hissesini devraldığı ortağa yeniden devrettiğini ancak bu devir işleminin tescil işlemleri yapılmadığı gibi sahte imza ile kararlar alındığını bu nedenle çıkma kararının 25.06.2014 tarihi itibariyle verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bu yönde kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının şirketteki hissesinin dava dışı Barış Sangu'ya devrine yönelik hisse devir sözleşmesinin davalı şirket ortaklar kurulunca kabul edilmediği gibi davalı şirket pay defterine de işlenerek ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmediği, bu durumda davacının dava tarihi itibarıyla ortaklığının devam ettiği, buna dair ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu, öte yandan limited şirket ortağının ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine yönelik mahkeme kararının kurucu nitelikte olduğu, karar tarihinde hüküm ifade edeceği, bu durumda Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haklı nedenle limited şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/2171 E. 2006/2417 K.
Ortak:limited şirket ortağı · limited şirket · e-defter
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının şirketteki hissesinin dava dışı Barış Sangu'ya devrine yönelik «hisse devir sözleşmesinin» davalı şirket ortaklar kurulunca kabul edilmediği gibi davalı şirket «pay defterine» de işlenerek ticaret sicilinde tescil ve «ilan» edilmediği, bu durumda davacının dava tarihi itibarıyla ortaklığının devam ettiği, buna dair ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu, öte yandan «limited şirket ortağının» ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine yönelik mahkeme kararının kurucu nitelikte olduğu, karar tarihinde hüküm ifade edeceği, bu durumda Mahkemece yazılı şekilde …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça haklı neden olarak ortaklar arası «güven ilişkisinin» kalmadığı, davacının imzası taklit edilmek suretiyle «ortaklar kurulu» kararı alındığını ileri sürdüğü, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda bahsi geçen ortaklar kurulu kararlarında davacı adına atılı imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davacı yönünden haklı «sebebin» oluştuğu, 25.06.2014 tarihi itibariyle davacının ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi talep edilmiş ise de, «limited şirketten» çıkmaya ilişkin mahkeme kararının inşai nitelikte olduğu, karar tarihinde hüküm ifade edeceği, davacı tarafça «pay devrine» ilişkin noterde düzenlenen sözleşme «ibraz» edilmesine rağmen bu devri onaylayan ortaklar kurulu kararı bulunmadığı, «pay defterine» kaydedilmemesi nedeniyle «hisse devrinin» geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar veri …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının bir ihaleye katılmak maksadıyla davalı şirkete ortak olduğunu, davalı «şirket müdürlüğüne» seçildiğini, ihaleye katılamayacağının anlaşılması üzerine «hisse devrinin» yapıldığı gün devraldığı hisseleri noterde düzenlenen «hisse devri sözleşmesi» ile devraldığı ortağa geri devrettiğini, ancak bu «son» hisse devrinin «pay defterine» kaydedilmediğini, tescil ve «ilan» işlemlerinin yapılmadığını, talebine rağmen bu işlemlerin yerine getirilmediğini, 15.10.2014 ve 23.12.2015 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen «ortaklar kurulu» kararlarında davacının imzasının sahte olduğunu, ortaklar arası güvenin kalmadığını belirterek davacının hissesini devrettiği tarih olan 25.06.2014 tarihi itibariy …
Benzer bu kararda1-Dava, TTK.nun 551/2-4 ncü maddesi gereğince «limited şirket ortağının» muhik sebeplere dayanılarak şirketten çıkmasına izin verilmesi ile ortaklık «payı» ve kazanç payının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının şirketten çıkmasına ve dava tarihi itibariyle net «tasfiye» karı üzerinden davacının payına düşen miktarın tahsiline karar verilmiştir.
O halde mahkemece, davalı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişiler aracılığıyla inceleme yaptırılarak, şirketin karar tarihine en yakın tarih itibariyle net «malvarlığının» ve buna göre davacının hissesinin haiz olduğu değerin saptanması ve buna göre davacının hissesinin belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çıkma payı · malvarlığına ilişkin dava · temerrüt faizi · kâr payı · ek tasfiye · temerrüt
Benzer bu karardaŞirketten çıkma kararı inşai nitelikte bir karar olmakla, mahkemece, davacının karar tarihine en yakın tarih itibariyle rayiç değerlere göre hesap edilen «çıkma payı» ile kararın kesinleştiği tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmetmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde dava tarihi itibariyle ortaklık payını hesaplayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamıştır.
1-Dava, TTK.nun 551/2-4 ncü maddesi gereğince «limited şirket ortağının» muhik sebeplere dayanılarak şirketten çıkmasına izin verilmesi ile ortaklık «payı» ve kazanç payının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının şirketten çıkmasına ve dava tarihi itibariyle net «tasfiye» karı üzerinden davacının payına düşen miktarın tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafın çıkma isteğinin davalı tarafından da kabul edildiği, sermayenin azaltılması, hükümlerine göre davacının «payının» hesaplanması gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulü ile davacının şirketten çıkmasına izin verilmesine 9.632.000.000.-TL.nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
O halde mahkemece, davalı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişiler aracılığıyla inceleme yaptırılarak, şirketin karar tarihine en yakın tarih itibariyle net «malvarlığının» ve buna göre davacının hissesinin haiz olduğu değerin saptanması ve buna göre davacının hissesinin belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6764 E. 2018/1821 K.
Ortak:ortaklıktan çıkma
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «ortaklıktan çıkma» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haklı nedenle «limited şirket ortaklığından çıkma» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaŞti’nin ...’e karşı açtığı şirket «ortaklığından çıkarılmasına» ilişkin talebinin davacı-karşı davalı ...’in de şirket «ortaklığından çıkma» talebi gözetilerek kabulü ile davacı-karşı davalı ...’in ...’nin 551. maddesi gereğince ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarılma
Benzer bu karardaŞti’nin ...’e karşı açtığı şirket «ortaklığından çıkarılmasına» ilişkin talebinin davacı-karşı davalı ...’in de şirket «ortaklığından çıkma» talebi gözetilerek kabulü ile davacı-karşı davalı ...’in ...’nin 551. maddesi gereğince ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7634 E. 2014/10889 K.
Ortak:limited şirket
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça haklı neden olarak ortaklar arası «güven ilişkisinin» kalmadığı, davacının imzası taklit edilmek suretiyle «ortaklar kurulu» kararı alındığını ileri sürdüğü, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda bahsi geçen ortaklar kurulu kararlarında davacı adına atılı imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davacı yönünden haklı «sebebin» oluştuğu, 25.06.2014 tarihi itibariyle davacının ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi talep edilmiş ise de, «limited şirketten» çıkmaya ilişkin mahkeme kararının inşai nitelikte olduğu, karar tarihinde hüküm ifade edeceği, davacı tarafça «pay devrine» ilişkin noterde düzenlenen sözleşme «ibraz» edilmesine rağmen bu devri onaylayan ortaklar kurulu kararı bulunmadığı, «pay defterine» kaydedilmemesi nedeniyle «hisse devrinin» geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar veri …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının şirketteki hissesinin dava dışı Barış Sangu'ya devrine yönelik «hisse devir sözleşmesinin» davalı şirket ortaklar kurulunca kabul edilmediği gibi davalı şirket «pay defterine» de işlenerek ticaret sicilinde tescil ve «ilan» edilmediği, bu durumda davacının dava tarihi itibarıyla ortaklığının devam ettiği, buna dair ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu, öte yandan «limited şirket ortağının» ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine yönelik mahkeme kararının kurucu nitelikte olduğu, karar tarihinde hüküm ifade edeceği, bu durumda Mahkemece yazılı şekilde …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haklı nedenle «limited şirket ortaklığından çıkma» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirketin feshi», olmadığı takdirde ortaklıktan çıkmaya izin istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · çıkma payı · şirketin feshi · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · kâr payı · yargılama gideri
Benzer bu karardaK..'ya yönelik davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, temyiz eden bu davalı yönünden de yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi ve adı geçen davalı aleyhine «vekalet ücreti» ile «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, üç ortaklı davalı şirkette ortaklar arasındaki güvenin tamamen kaybolması nedeniyle davacının şirketten çıkma talebinde haklı olduğu, ancak şirketten çıkma kararı kesinleşmeden davacının «çıkma payının» hüküm altına alınamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «limited şirketin feshi», olmadığı takdirde ortaklıktan çıkmaya izin istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Şirket feshi | Ortaklıktan çıkarma | Ortaklık payı tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8321 E. 2011/1196 K.
Ortak:limited şirket · dava sebebi
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça haklı neden olarak ortaklar arası «güven ilişkisinin» kalmadığı, davacının imzası taklit edilmek suretiyle «ortaklar kurulu» kararı alındığını ileri sürdüğü, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda bahsi geçen ortaklar kurulu kararlarında davacı adına atılı imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davacı yönünden haklı «sebebin» oluştuğu, 25.06.2014 tarihi itibariyle davacının ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi talep edilmiş ise de, «limited şirketten» çıkmaya ilişkin mahkeme kararının inşai nitelikte olduğu, karar tarihinde hüküm ifade edeceği, davacı tarafça «pay devrine» ilişkin noterde düzenlenen sözleşme «ibraz» edilmesine rağmen bu devri onaylayan ortaklar kurulu kararı bulunmadığı, «pay defterine» kaydedilmemesi nedeniyle «hisse devrinin» geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar veri …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının şirketteki hissesinin dava dışı Barış Sangu'ya devrine yönelik «hisse devir sözleşmesinin» davalı şirket ortaklar kurulunca kabul edilmediği gibi davalı şirket «pay defterine» de işlenerek ticaret sicilinde tescil ve «ilan» edilmediği, bu durumda davacının dava tarihi itibarıyla ortaklığının devam ettiği, buna dair ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu, öte yandan «limited şirket ortağının» ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine yönelik mahkeme kararının kurucu nitelikte olduğu, karar tarihinde hüküm ifade edeceği, bu durumda Mahkemece yazılı şekilde …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haklı nedenle «limited şirket ortaklığından çıkma» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece,«şirketin feshi» için muhik «sebebin» oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş,bozmaya uyulmuş, davacının TTK’nun 551 maddesi gereğince şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, bilirkişi heyetinin şirketin rayiç piyasa değeri olarak belirlediği 10,035,00 YTL. den davacının %10 hissesine düşen 1.003,50 YTL nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, davalı şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi, olmadığı takdirde «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, ortağın, limited şirketten çıkmasına izin verilmesine ilişkin mahkeme kararı inşai nitelikte olduğundan karar tarihinde hüküm ifade edecektir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · rayiç değer · şirketin feshi · olumsuz oy · temerrüt faizi · kâr payı · yargılama gideri · ek tasfiye
Benzer bu karardaBu durumda, çıkarılan ortağın sermaye «payı» hesaplanırken, şirketin hüküm tarihine en yakın bir tarihteki sermayesinin «rayiç değerinin» belirlenmesi ve dolayısıyla davacının «tasfiye» payının da, bu tarihe göre hesaplanması gerekecektir.
2- Dava, davalı şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi, olmadığı takdirde «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, ortağın, limited şirketten çıkmasına izin verilmesine ilişkin mahkeme kararı inşai nitelikte olduğundan karar tarihinde hüküm ifade edecektir.
Öte yandan, şirketten çıkma kararı inşai nitelikte bir karar olmakla, mahkemece, karar tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmek gerekirken, bu istem konusunda mahkemece olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru bulunmamıştır.
Mahkemece,«şirketin feshi» için muhik «sebebin» oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş,bozmaya uyulmuş, davacının TTK’nun 551 maddesi gereğince şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, bilirkişi heyetinin şirketin rayiç piyasa değeri olarak belirlediği 10,035,00 YTL. den davacının %10 hissesine düşen 1.003,50 YTL nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1683 E. , 2023/5175 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1387 Esas, 2021/1390 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/567 E., 2020/297 K.
Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının bir ihaleye katılmak maksadıyla davalı şirkete ortak olduğunu, davalı şirket müdürlüğüne seçildiğini, ihaleye katılamayacağının anlaşılması üzerine hisse devrinin yapıldığı gün devraldığı hisseleri noterde düzenlenen hisse devri sözleşmesi ile devraldığı ortağa geri devrettiğini, ancak bu son hisse devrinin pay defterine kaydedilmediğini, tescil ve ilan işlemlerinin yapılmadığını, talebine rağmen bu işlemlerin yerine getirilmediğini, 15.10.2014 ve 23.12.2015 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen ortaklar kurulu kararlarında davacının imzasının sahte olduğunu, ortaklar arası güvenin kalmadığını belirterek davacının hissesini devrettiği tarih olan 25.06.2014 tarihi itibariyle ortaklıktan çıkmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça haklı neden olarak ortaklar arası güven ilişkisinin kalmadığı, davacının imzası taklit edilmek suretiyle ortaklar kurulu kararı alındığını ileri sürdüğü, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda bahsi geçen ortaklar kurulu kararlarında davacı adına atılı imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davacı yönünden haklı sebebin oluştuğu, 25.06.2014 tarihi itibariyle davacının ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi talep edilmiş ise de, limited şirketten çıkmaya ilişkin mahkeme kararının inşai nitelikte olduğu, karar tarihinde hüküm ifade edeceği, davacı tarafça pay devrine ilişkin noterde düzenlenen sözleşme ibraz edilmesine rağmen bu devri onaylayan ortaklar kurulu kararı bulunmadığı, pay defterine kaydedilmemesi nedeniyle hisse devrinin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece her ne kadar kararın inşai nitelikte olduğu belirtilmişse de davanın inşai nitelikte bir dava olmadığını, davacının ihaleye katılamaması sebebiyle aynı gün hissesini devraldığı ortağa yeniden devrettiğini ancak bu devir işleminin tescil işlemleri yapılmadığı gibi sahte imza ile kararlar alındığını bu nedenle çıkma kararının 25.06.2014 tarihi itibariyle verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bu yönde kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının şirketteki hissesinin dava dışı Barış Sangu'ya devrine yönelik hisse devir sözleşmesinin davalı şirket ortaklar kurulunca kabul edilmediği gibi davalı şirket pay defterine de işlenerek ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmediği, bu durumda davacının dava tarihi itibarıyla ortaklığının devam ettiği, buna dair ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu, öte yandan limited şirket ortağının ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine yönelik mahkeme kararının kurucu nitelikte olduğu, karar tarihinde hüküm ifade edeceği, bu durumda Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haklı nedenle limited şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/978945200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz