YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1609 E. 2023/5211 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/248 E., 2019/374 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Güzelbahçe ilçesindeki projeleri için “Yunusoğlu Nefes” ismini verdiğini ve ibarenin 2017/37248 tescili için yaptığı başvuruya davalı ... tarafından itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itiraz kısmen kabul edilerek marka başvurusuna konu 36 ve 37 nci sınıf hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiğini, tarafların YİDK'e yaptığı başvurunun nihai olarak reddedildiğini, davalı ...’un, yine tescilli bir markası olan “nef” markasını koruyabilmek için içinde bu ibare geçen birçok markayı adına tescil ettirdiğini, “nefes” markasını da adına tescil ettirdiğini ancak bu markayı aldığı 2011 yılından bu yana hiç kullanmadığını, itiraz edenin “nefes” markasının tanınmışlığının söz konusu olmadığını, “Nefes” ibaresinin çok genel ve zayıf bir ibare olduğunu, davalı ...'un “nef” markasını kullanarak İstanbul’da inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, “Nef” ya da “Nefes” markasıyla İzmir’de hiçbir inşaat projesi olmadığını, bu nedenle itirazının kötü niyetli olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik olmadığını, karıştılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek YİDK’in 20.05.2018 tarih ve 2018-M-4050 sayılı kararının iptalini ve markanın (36, 37 nice sınıflarında da) müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “Nefes” markasının, inşaat hizmetleri ve sigorta hizmetleri ile her bir hizmet alanını ilgilendiren alt sınıflardaki mal ve hizmetler için TPMK nezdinde tescilli ve koruma altında olduğunu, tesciline itiraz edilen markanın “Yunusoğlu Nefes” şeklinde oluşturulmasının markaya hiçbir surette ayırt edici karakter kazandırmadığını zira markanın esaslı unsuru olan Nefes ibaresi ile müvekkil markası ile oluşturuluş biçimi açısından iki markanın ayniyet derecesinde benzerlik taşıdığının görüldüğünü, davacının markasının tescilin talep etmesinin tamamen kötü niyetli olduğunu, markalar bir bütün olarak değerlendiğinde davalıya ait markanın görsel, işitsel ve fonetik olarak müvekkilinin markalarıyla benzer olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2017/37248 sayılı "YUNUSOĞLU NEFES" ibareli davacı marka başvurusu ile "NEFES" ibareli davalı markaları arasında benzerlik ve davalı marka başvurusunun kapsadığı 36 ve 37 nci sınıflardaki tüm hizmetler bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimali nedeniyle tescil engeli bulunduğu, davacının markanın amaç ve fonksiyonlarına aykırı olarak davalıya ve 3 üncü kişileri baskı altına alma, engelleme, santaj, yedekleme, tuzak, marka ticareti yapma konusunda kötü niyetli başvuruda bulunduğuna dair delilin mevcut olmadığı, davacı tarafa ait markanın başvuru tarihi 24.04.2017 olduğu, davaya mesnet olan ... adına tescil edilen markanın tescil tarihinin 05.02.2013 olduğu, söz konusu markanın 5 yıllık tescil süresinin 05.02.2018 tarihinde dolduğu, dolayısıyla davalı tarafın davacı taraf markasının bülten yayına itiraz ettiği tarihte, davacı taraf markasının başvuru tarihinde davalı markasının Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması koşulunu sağlamadığı, bu nedenle 6769 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası anlamında yapılan itirazın yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunmadığının belirlendiğini, kaldı ki davalının markasının tanınmışlığının da söz konusu olmadığını, ayırt ediciliğinin yüksek olmadığını, davalının bu markayı aldığı tarihten beri kullanmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvurusuna konu "YUNUSOĞLU NEFES" ibaresi ile davalının "NEFES" ibareli itirazına mesnet markası arasında, marka başvurusunun kapsadığı hizmetler bakımından 6769 sayılı 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimalinin olduğu, başvurunun kötü niyetli olduğuna dair delilin mevcut bulunmadığı, davalı ...'un davacının 24.04.2017 tarihinde başvuru konusu ettiği markasının yayınına itiraz ettiği tarihte, davacının itirazına mesnet gösterdiği markasının tescil tarihi üzerinden 5 yıl geçmemiş olması nedeniyle 6769 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası anlamında yapılan itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı başvurusunun reddiyle ilgili verilen YİDK kararının 6769 sayılı 6 ncı maddesinin birinci fıkrası, 9 uncu maddesi ve 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yerinde olup olmadığı, iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı 6 ncı maddesinin birinci fıkrası, 9 uncu maddesi ve 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4294 E. 2012/11399 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik
Benzer bu karardaMahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yargıtay «denetimine elverişli» olmadığı, davalı vekilinin bilirkişi raporuna yapmış olduğu gerekçeli itirazlarının karşılanmadığı anlaşılmakla; yapılan tedavinin estetik amaçlı olup olmadığının …
-
Gemi tasdiknamesinin iptali | Gemi Sicil Memurluğu kararına itiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/854 E. 2023/4766 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:alt yüklenici · taşeron sözleşmesi · gemi sicili · yenileme talebi · hak ediş · hakediş · zilyetlik · donatan
Benzer bu karardaŞti. ile «taşeronluk sözleşmesi» yaptığını, bu şekilde işin tamamlandığını, İstanbul Liman Başkanlığı tarafından 06.03.2018 tarihinde yüzer iskelenin gemi «tasdiknamesinin» düzenlendiğini, ancak bütün bu belgelerin «alt yüklenici» olan Nefes Denizcilik Turizm şirketi adına düzenlendiğini, belgelerin alınabilmesi için gerekli olan harcın da Nefes Denizcilik tarafından ödendiğini, gemi tasdiknamesinin iptali ile tasdiknamenin idare üzerine «yenilenmesi talebi» ile İstanbul Liman Başkanlığına yazılı müracaat edildiğini, Liman Başkanlığının 19.06.2018 tarihinde «gemi siciline» kayıtlı gemilerin «donatan» değişikliklerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1001 inci maddesi gereğince devir yolu ile iktisap edinilebildiği ve devir işleminin satışı yapılarak gerçekleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle talebinin reddedildiğini, ancak bu kararın iptali gerektiğini, zira Karaköy Şehir Hatları İskelesi inşaatı işinin yapım işleri ihalesi kapsamında gerçekleştirildiğini, dolayısıyla inşa edilen yapının ihaleyi gerçekleştirmiş olan idareye ait olduğunu, bu nedenle ihalenin niteliği gereği Karaköy Şehir Hatları yüzer iskelesinin tasdiknamesinin idare adına çıkartılması gerektiğini, iskelenin gerçek malikinin ihaleyi anahtar «teslimi» götürü bedel olarak yapan ve söz konusu işin yapımı için gereken «hak ediş» ödemelerini gerçekleştiren İstanbul Büyükşehir Belediyesi olduğunu, Karaköy Şehir Hatları İskelesinin «bedelsiz» olarak idareye kiraya verildiğini, bu durumun dahi iskelenin mülkiyetinin idareye ait olduğunu gösterdiğini ileri sürerek davanın kabulü ile Karaköy Şehir Hatları …
… arı isimli dubanın ticari gemi niteliğinde olduğunu, bu nedenle 6102 sayılı Kanun'un 1001 inci maddesi hükmünün uygulanması gerektiğini, sicilde kayıtlı bir geminin «donatan» değişikliği için malik ile iktisap edenin mülkiyetin iktisap edene devri konusunda anlaşmaları ve geminin «zilyetliğinin» de geçirilmesinin şart olduğunu savunarak usul ve esasa yönelik itirazları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Taraflar arasındaki «gemi sicil» memurluğu kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Karaköy Şehir Hatları İskelesi inşaat işinin Efor Yapı İnşaat A.Ş. 'ye ihale edildiğini, işin belli bir kısmının «alt yüklenici» olarak As-Ça İnşaat Taahhüt A.Ş. 'ye verildiğini, As-Ça İnşaat'ın da yüzer iskelenin inşaa işleri için Nefes Denizcilik Turizm Nakliyat San ve Tic.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3265 E. 2012/9937 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda… ğa bağlı kalması ve nefes almak için solunum cihazına takılı olmasından dolayı manevi yönden büyür zarar gördüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 230.291,00 TL «maddi tazminatın» ve 80.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak, davacıya kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet «sigorta poliçesini» düzenleyen şirketten ödeme yapıldığı iddia olunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1609 E. , 2023/5211 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/470 Esas, 2021/1495 Karar.
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/248 E., 2019/374 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Güzelbahçe ilçesindeki projeleri için “Yunusoğlu Nefes” ismini verdiğini ve ibarenin 2017/37248 tescili için yaptığı başvuruya davalı ... tarafından itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itiraz kısmen kabul edilerek marka başvurusuna konu 36 ve 37 nci sınıf hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiğini, tarafların YİDK'e yaptığı başvurunun nihai olarak reddedildiğini, davalı ...’un, yine tescilli bir markası olan “nef” markasını koruyabilmek için içinde bu ibare geçen birçok markayı adına tescil ettirdiğini, “nefes” markasını da adına tescil ettirdiğini ancak bu markayı aldığı 2011 yılından bu yana hiç kullanmadığını, itiraz edenin “nefes” markasının tanınmışlığının söz konusu olmadığını, “Nefes” ibaresinin çok genel ve zayıf bir ibare olduğunu, davalı ...'un “nef” markasını kullanarak İstanbul’da inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, “Nef” ya da “Nefes” markasıyla İzmir’de hiçbir inşaat projesi olmadığını, bu nedenle itirazının kötü niyetli olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik olmadığını, karıştılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek YİDK’in 20.05.2018 tarih ve 2018-M-4050 sayılı kararının iptalini ve markanın (36, 37 nice sınıflarında da) müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “Nefes” markasının, inşaat hizmetleri ve sigorta hizmetleri ile her bir hizmet alanını ilgilendiren alt sınıflardaki mal ve hizmetler için TPMK nezdinde tescilli ve koruma altında olduğunu, tesciline itiraz edilen markanın “Yunusoğlu Nefes” şeklinde oluşturulmasının markaya hiçbir surette ayırt edici karakter kazandırmadığını zira markanın esaslı unsuru olan Nefes ibaresi ile müvekkil markası ile oluşturuluş biçimi açısından iki markanın ayniyet derecesinde benzerlik taşıdığının görüldüğünü, davacının markasının tescilin talep etmesinin tamamen kötü niyetli olduğunu, markalar bir bütün olarak değerlendiğinde davalıya ait markanın görsel, işitsel ve fonetik olarak müvekkilinin markalarıyla benzer olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2017/37248 sayılı "YUNUSOĞLU NEFES" ibareli davacı marka başvurusu ile "NEFES" ibareli davalı markaları arasında benzerlik ve davalı marka başvurusunun kapsadığı 36 ve 37 nci sınıflardaki tüm hizmetler bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimali nedeniyle tescil engeli bulunduğu, davacının markanın amaç ve fonksiyonlarına aykırı olarak davalıya ve 3 üncü kişileri baskı altına alma, engelleme, santaj, yedekleme, tuzak, marka ticareti yapma konusunda kötü niyetli başvuruda bulunduğuna dair delilin mevcut olmadığı, davacı tarafa ait markanın başvuru tarihi 24.04.2017 olduğu, davaya mesnet olan ...
adına tescil edilen markanın tescil tarihinin 05.02.2013 olduğu, söz konusu markanın 5 yıllık tescil süresinin 05.02.2018 tarihinde dolduğu, dolayısıyla davalı tarafın davacı taraf markasının bülten yayına itiraz ettiği tarihte, davacı taraf markasının başvuru tarihinde davalı markasının Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması koşulunu sağlamadığı, bu nedenle 6769 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası anlamında yapılan itirazın yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunmadığının belirlendiğini, kaldı ki davalının markasının tanınmışlığının da söz konusu olmadığını, ayırt ediciliğinin yüksek olmadığını, davalının bu markayı aldığı tarihten beri kullanmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvurusuna konu "YUNUSOĞLU NEFES" ibaresi ile davalının "NEFES" ibareli itirazına mesnet markası arasında, marka başvurusunun kapsadığı hizmetler bakımından 6769 sayılı 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimalinin olduğu, başvurunun kötü niyetli olduğuna dair delilin mevcut bulunmadığı, davalı ...'un davacının 24.04.2017 tarihinde başvuru konusu ettiği markasının yayınına itiraz ettiği tarihte, davacının itirazına mesnet gösterdiği markasının tescil tarihi üzerinden 5 yıl geçmemiş olması nedeniyle 6769 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası anlamında yapılan itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı başvurusunun reddiyle ilgili verilen YİDK kararının 6769 sayılı 6 ncı maddesinin birinci fıkrası, 9 uncu maddesi ve 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yerinde olup olmadığı, iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı 6 ncı maddesinin birinci fıkrası, 9 uncu maddesi ve 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/978781800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz