Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1566 E. 2023/5196 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6102/23']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıplı teslim↗ ayıp ihbarı↗ ilamsız takip↗ şekil şartı↗ ihtirazi kayıt↗ ayıp↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ mutabakat↗ tacirler arası dava↗ yetki itirazı↗ ikrar↗ kötü niyet tazminatı↗ muvafakat↗ hak düşürücü süre↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ ihbar↗ yetki↗ fatura↗ ihtarname↗ tacir↗ yetkisizlik kararı↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/528 E., 2020/127 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari alışveriş gerçekleştiğini, son olarak davalıya 10/02/2017 tarihli ve 077103 nolu faturadaki ürünlerin satıldığını, ürünlerin davalı tarafından teslim alındığını, yasal süresinde ürün ve faturalara hiçbir itirazın ileri sürülmediğini, aradan bir yıl geçtikten sonra davalı tarafından müvekkili aleyhine Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2018/40122 Esas sayılı dosyası ile müvekkili tarafından düzenlenen fatura dayanak gösterilerek ilamsız takip başlatıldığını, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu olmadığını, dayanak faturada müvekkilinin satıcı olduğunun açıkça belli olduğunu, takip başlatılan icra dairesinin yetkisiz olduğunu, ihtirazi kayıt ileri sürülmeden teslim alınan ve aradan bir yıllık sürenin geçmesinden sonra başlatılan takip nedeniyle hiçbir borcun bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takip dayanağı fatura bedelinin davacıya peşin ödendiğini, ancak gümrük kontrollerinde faturada belirtilen malların ayıplı olduğunun ortaya çıktığını, taraflar arasında yapılan görüşmeler neticesinde malların gümrükte imha edilmesi ve ödenen paranın iade edilmesi mutabakatına vardıklarını, muvafakat ile gümrükte malların imha edildiğini, şirket çalışanı ile irtibata geçilip fotoğrafların gönderildiğini, zararın karşılanacağı mesajının atıldığını, paranın transfer edileceğinin mesajının atıldığını, ancak bugüne kadar hiçbir ödemenin olmadığını, bu yüzden takip başlattıklarını, müvekkiline teslim edilmiş başka bir ürün bulunmadığını, davacının takibe itiraz etmediğini, yetki itirazının yersiz olduğunu savunarak davanın reddine, davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından süresinde ayıp ihbarı yapıldığının ispatlanamadığı, bu nedenle davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirket ortağı A.T.'nin müvekkiline zararın karşılanacağını söylediğini, yine karşılıklı Whatsapp yazışmaları ile ürünlerin imhasının kararlaştırıldığını, bunun üzerine ürünlerin gümrük tarafından imha edildiğini, davacı vekilinin 31.01.2020 tarihli celsede "whatsapp yazışmalarını yapan A.T.'dir, şirket ortağıdır" diyerek yazışmaları ikrar ettiğini, daha sonra davacı şirkete 30.11.2017 tarihli ihtarname ile ürünlerin ayıplı olduğu, gümrükte imha edildiği ve buna rağmen ödeme yapılmadığı yönünde ihtarname gönderildiğini ve ödenen bedelin iadesinin istendiğini, davacı şirketin iş bu ihtarnameye cevap dahi vermediğini, mahkeme gerekçesinin kendi içinde çelişkili olduğunu, ayıp ihbarının şekle bağlı olmadığını, müvekkilinin ayıp ihbarını Whatsapp yolu ile yaptığını ve ayıp ihbarının yapıldığının davacı tarafça kabul edildiğini, buna rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ayıp ihbarının şekle bağlı olmadığı, davalının ayıp ihbarını Whatsapp mesajı ile yaptığını, bu durumun davacının kabulünde olduğu, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığına ilişkin davacı itirazı bulunmadığı, mahkemenin bunu re'sen dikkate alamayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde davalının yasal süre içerisinde hiçbir itiraz ileri sürmediğinin, ihtirazi kayıt koymadan ürünün teslim alındığının ve aradan bir yıllık süre geçtikten sonra takip başlatıldığının belirtildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin (c) bendindeki sürenin hak düşürücü süre olduğunu, süresinde ayıp ihbarının yapıldığına ilişkin dayanılan delillerin somut olmadığını, yapılan ihbarın tacirler arası ihbar için belirlenen şekil şartına uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ayıplı teslim nedeniyle başlatılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4666 E. 2024/6256 K.
Ortak:ayıp ihbarı · ayıp · ihbar · teslim · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde davalının yasal süre içerisinde hiçbir itiraz ileri sürmediğinin, «ihtirazi kayıt» koymadan ürünün «teslim» alındığının ve aradan bir yıllık süre geçtikten sonra takip başlatıldığının belirtildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin (c) bendindeki sürenin «hak düşürücü süre» olduğunu, süresinde «ayıp ihbarının» yapıldığına ilişkin dayanılan delillerin somut olmadığını, yapılan ihbarın «tacirler arası» ihbar için belirlenen «şekil şartına» uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından süresinde «ayıp ihbarı» yapıldığının ispatlanamadığı, bu nedenle davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ünlerin gümrük tarafından imha edildiğini, davacı vekilinin 31.01.2020 tarihli celsede "whatsapp yazışmalarını yapan A.T.'dir, şirket ortağıdır" diyerek yazışmaları «ikrar» ettiğini, daha sonra davacı şirkete 30.11.2017 tarihli «ihtarname» ile ürünlerin ayıplı olduğu, gümrükte imha edildiği ve buna rağmen ödeme yapılmadığı yönünde ihtarname gönderildiğini ve ödenen bedelin iadesinin istendiğini, davacı şirketin iş bu ihtarnameye cevap dahi vermediğini, mahkeme gerekçesinin kendi içinde çelişkili olduğunu, «ayıp ihbarının» şekle bağlı olmadığını, müvekkilinin ayıp ihbarını Whatsapp yolu ile yaptığını ve ayıp ihbarının yapıldığının davacı tarafça kabul edildiğini, buna rağmen davanın …
Benzer bu kararda… elil olarak kabul edilmemişse de; söz konusu yazışmalarda adı geçen Çağdaş isimli kişinin davacı şirket yetkilisi olduğu, 8 Ağustos 2018 tarihli yazışma içeriğinde "«son» gelen silikonlarda problem olduğunun" belirtildiği ve ürüne ait lot fotoğrafının da gönderildiğinin anlaşıldığı, buna göre söz konusu mallar yönünden «ayıp ihbarı» yapıldığı kabul edilerek yazışma içeriği mallar yönünden inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmam …
Hukuk Dairesi'nin 2015/5982 E- 2015/15327 K. sayılı karar içeriğinde işaret edildiği üzere, «ayıp ihbarının» yazılı olarak yapılması gerektiği, davalı vekilince bu yönde yargılama aşamasında bir kısım watsapp yazışma fotokopileri sunulmuş ise de söz konusu yazışmaların hangi tarihte yapıldığı, hangi tarihteki alınan hangi miktardaki ürünlere ilişkin olduğu belli olmadığı gibi, söz konusu watsapp yazışmalarının davalı şirketi bağlayıcı nitelikte yazışmalar (davalı şirket yetkilisi veya «temsilcisi») olduğu da anlaşılamadığı, buna göre davalı yanca sunulu watsapp yazışmalarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 199 uncu maddesi kapsamında belge ve aynı Kanun'un 202 nci maddesi uyarınca «delil başlangıcı» olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu sonuca göre davalı yanca «ihbar şartının» yerine getirildiğinin kanıtlanmadığı gerekçesiyle hüküm kurulmasının isabetli görüldüğü, davalı vekilinin aksi yönündeki istinaf nedenleri yerinde görülmediği, kaldı ki davalı yanca davacıdan satın alınan kimyasalların % 90 silikon tutma «garantisi» ile satıldığı iddiasına ilişkin de herhangi bir kanıt sunulmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebini …
İlk Derece Mahkemesince «ayıp ihbarının» süresinde ve usulüne uygun yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de Whatsapp yazışmalarının belge yada «yazılı delil başlangıcı» olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihbar şartı · yazılı delil başlangıcı · cari hesap alacağı · delil başlangıcı · irsaliye · ticari satım · yazılı delil · cari hesap
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «ticari satıma» ilişkin «cari hesap alacağının» tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince «ayıp ihbarının» süresinde ve usulüne uygun yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de Whatsapp yazışmalarının belge yada «yazılı delil başlangıcı» olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mevcut ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalara dayalı olarak «cari hesap alacağına» istinaden davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptali ile %20 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Hukuk Dairesi'nin 2015/5982 E- 2015/15327 K. sayılı karar içeriğinde işaret edildiği üzere, «ayıp ihbarının» yazılı olarak yapılması gerektiği, davalı vekilince bu yönde yargılama aşamasında bir kısım watsapp yazışma fotokopileri sunulmuş ise de söz konusu yazışmaların hangi tarihte yapıldığı, hangi tarihteki alınan hangi miktardaki ürünlere ilişkin olduğu belli olmadığı gibi, söz konusu watsapp yazışmalarının davalı şirketi bağlayıcı nitelikte yazışmalar (davalı şirket yetkilisi veya «temsilcisi») olduğu da anlaşılamadığı, buna göre davalı yanca sunulu watsapp yazışmalarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 199 uncu maddesi kapsamında belge ve aynı Kanun'un 202 nci maddesi uyarınca «delil başlangıcı» olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu sonuca göre davalı yanca «ihbar şartının» yerine getirildiğinin kanıtlanmadığı gerekçesiyle hüküm kurulmasının isabetli görüldüğü, davalı vekilinin aksi yönündeki istinaf nedenleri yerinde görülmediği, kaldı ki davalı yanca davacıdan satın alınan kimyasalların % 90 silikon tutma «garantisi» ile satıldığı iddiasına ilişkin de herhangi bir kanıt sunulmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebini …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1566 E. , 2023/5196 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/569 Esas,, 2021/1986 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/528 E., 2020/127 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari alışveriş gerçekleştiğini, son olarak davalıya 10/02/2017 tarihli ve 077103 nolu faturadaki ürünlerin satıldığını, ürünlerin davalı tarafından teslim alındığını, yasal süresinde ürün ve faturalara hiçbir itirazın ileri sürülmediğini, aradan bir yıl geçtikten sonra davalı tarafından müvekkili aleyhine Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2018/40122 Esas sayılı dosyası ile müvekkili tarafından düzenlenen fatura dayanak gösterilerek ilamsız takip başlatıldığını, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu olmadığını, dayanak faturada müvekkilinin satıcı olduğunun açıkça belli olduğunu, takip başlatılan icra dairesinin yetkisiz olduğunu, ihtirazi kayıt ileri sürülmeden teslim alınan ve aradan bir yıllık sürenin geçmesinden sonra başlatılan takip nedeniyle hiçbir borcun bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takip dayanağı fatura bedelinin davacıya peşin ödendiğini, ancak gümrük kontrollerinde faturada belirtilen malların ayıplı olduğunun ortaya çıktığını, taraflar arasında yapılan görüşmeler neticesinde malların gümrükte imha edilmesi ve ödenen paranın iade edilmesi mutabakatına vardıklarını, muvafakat ile gümrükte malların imha edildiğini, şirket çalışanı ile irtibata geçilip fotoğrafların gönderildiğini, zararın karşılanacağı mesajının atıldığını, paranın transfer edileceğinin mesajının atıldığını, ancak bugüne kadar hiçbir ödemenin olmadığını, bu yüzden takip başlattıklarını, müvekkiline teslim edilmiş başka bir ürün bulunmadığını, davacının takibe itiraz etmediğini, yetki itirazının yersiz olduğunu savunarak davanın reddine, davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından süresinde ayıp ihbarı yapıldığının ispatlanamadığı, bu nedenle davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirket ortağı A.T.'nin müvekkiline zararın karşılanacağını söylediğini, yine karşılıklı Whatsapp yazışmaları ile ürünlerin imhasının kararlaştırıldığını, bunun üzerine ürünlerin gümrük tarafından imha edildiğini, davacı vekilinin 31.01.2020 tarihli celsede "whatsapp yazışmalarını yapan A.T.'dir, şirket ortağıdır" diyerek yazışmaları ikrar ettiğini, daha sonra davacı şirkete 30.11.2017 tarihli ihtarname ile ürünlerin ayıplı olduğu, gümrükte imha edildiği ve buna rağmen ödeme yapılmadığı yönünde ihtarname gönderildiğini ve ödenen bedelin iadesinin istendiğini, davacı şirketin iş bu ihtarnameye cevap dahi vermediğini, mahkeme gerekçesinin kendi içinde çelişkili olduğunu, ayıp ihbarının şekle bağlı olmadığını, müvekkilinin ayıp ihbarını Whatsapp yolu ile yaptığını ve ayıp ihbarının yapıldığının davacı tarafça kabul edildiğini, buna rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ayıp ihbarının şekle bağlı olmadığı, davalının ayıp ihbarını Whatsapp mesajı ile yaptığını, bu durumun davacının kabulünde olduğu, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığına ilişkin davacı itirazı bulunmadığı, mahkemenin bunu re'sen dikkate alamayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde davalının yasal süre içerisinde hiçbir itiraz ileri sürmediğinin, ihtirazi kayıt koymadan ürünün teslim alındığının ve aradan bir yıllık süre geçtikten sonra takip başlatıldığının belirtildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin (c) bendindeki sürenin hak düşürücü süre olduğunu, süresinde ayıp ihbarının yapıldığına ilişkin dayanılan delillerin somut olmadığını, yapılan ihbarın tacirler arası ihbar için belirlenen şekil şartına uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ayıplı teslim nedeniyle başlatılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/978779600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz