6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali | Marka hakkına tecavüz | Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1610 E. 2023/5048 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
protesto esnaf erişimin engellenmesi hakkaniyet ticaret unvanı marka hakkına tecavüz kâr kaybı kaldırma ve yeniden hüküm maddi ve manevi tazminat esastan ret fatura ıslah terkin ihtarname ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması maddi tazminat yasal faiz ilan dava sebebi eksik inceleme fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) dahili dava iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 49 · HMK · TTK — TTK 58 · BK · SMK — SMK 66

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/154 E., 2020/238 K.

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına "RODOSLU" ibareli 2012/14634 sayılı markanın 16. ve 40. sınıflarda tescilli olduğunu, bu markanın tanınmış olduğunu, davalının ise İstanbul’da matbaacılık sektöründe "Rodoslu Matbaa" adı altında faaliyet gösterdiğini, antetli fatura bastırdığını, aynı zamanda iş yerinin dışına levha asarak söz konusu ibareyi kullandığını, ayrıca "rodoslumatbaa.com" adlı web sitesinin de davalının kullanımda olduğunu, müvekkilinin davalıya kullanımına son vermesi için ihtarname gönderdiğini ancak ihtarnameden sonra da davalının söz konusu ibareyi kullanmaya devam ettiğini, davalının davaya konu eylemlerinin müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilinin itibar kaybının olduğunu, davalının ödemediği senetler nedeniyle müvekkiline bankalar aracılığıyla protesto senetlerinin geldiğini ileri sürerek, "Rodoslu" ibaresini içeren fatura, belge ve sair evraka el konulmasına, tabelaların indirilmesine, internet sitesinin yayınının durdurulmasına, marka hakkına tecavüz dolayısıyla davalının kullandığı eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, cihaz ve makine gibi vasıtalara el konulmasına, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi ve 1.000,00 TL itibar tazminatına hükmedilmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 07.05.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 12.818,88 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının matbaacılığa ve ciltçiliğe ait makine, ekipman ve malzeme üretimi ile ithalat, imalat ve dahili ticaret gibi faaliyetlerde bulunduğunu, müvekkilinin ise "RODOSLU MATBAA" ismi ile kartvizit, broşür, antetli kağıt baskısı gibi basit matbaacılık işleri yaptığını, taraf üretimlerinin farklı olduğunu, müvekkilinin davacının markasını kullanarak haksız kazanç elde etmediğini, "Rodoslu Matbaa" ibaresinin mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (mülga 556 sayılı KHK) hükümleri kapsamında marka statüsünde olmadığını, davacı markasının tanınmış olmadığını, "rodoslumatbaa.com" adlı web sitesinin müvekkiline ait olmadığını, davacının marka ve logosunun müvekkili tarafından hiçbir üründe ve yerde kullanılmadığını, müvekkilinin gerçek kişi işletmesi olduğunu, ... adıyla ticari faaliyetini sürdürdüğünü, davacıya senet nedeniyle protesto gönderilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı adına tescilli ve uyuşmazlığa mesnet gösterilen markanın 40. sınıfta da tescilli olan 2012/14634 sayılı “RODOSLU” markası olduğu, davalı kullanımının internet alan adı ve içeriği, fatura ve tabeladaki kullanımlarının “RODOSLU MATBAA” veya “RODOSLU MATBAA & ETİKET”, “RODOSLU MATBAA ...” olduğu, www.rodoslumatbaa.com alan adının 26.01.2014 tarihinde davalı ... tarafından tescil edildiği, sitenin aktif olmadığı ancak ana sayfasında yakında aktif olacağının belirtildiği, davacı markasında asli unsur “Rodoslu” ibaresi olduğu gibi davalı kullanımlarındaki “matbaa, etiket” gibi ibarelerin ayırt edici olmaması nedeniyle davalı kullanımlarında da asli unsurun “Rodoslu” olduğu, davacı markası ile davalı kullanımları arasında yüksek oranda benzerlik bulunduğu, davalının Rodoslu ibaresini marka olarak üzerinde kullandığı matbaacılık hizmeti ile davacı markasının kapsamında yer alan 40. sınıf "Kağıdın İşlenmesi, Baskı Hizmetleri, Ciltçilik Hizmetleri” arasında ayniyet ve bağlantı bulunduğu, davacı ve davalı tarafından kullanılan markalar ve markaların üzerinde kullanılacağı hizmetler arasında olan yüksek benzerlik nedeniyle davalı ...'in internet alan adı ve içeriği ile fatura ve tabeladaki kullanımlarının, davacı RODOSLU MATBAACILIK SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ. adına 2012/14634 sayı ile tescilli “RODOSLU” markası ile karıştırılma ihtimali yaratacağı ve bu nedenle davalı kullanımlarının, davacı adına 2012/14634 sayı ile tescilli “RODOSLU” markasının kapsamında yer alan 40. sınıftan doğan haklara karıştırılma ihtimali yaratmak suretiyle tecavüz ettiği, davalının www.rodoslumatbaa.com şeklindeki alan adının, davacı markasından doğan haklara tecavüz ettiği, bu nedenle söz konusu alan adının terkini koşullarının somut olayda mevcut olduğu, davalı kullanımlarındaki “RODOSLU MATBAA” ibaresinin davalının ticaret unvanının eki olarak veya davalının işletme adı olarak tescil edilip edilmediği yönünde dosyada delil bulunmadığı, bu nedenle ticaret ünvanının terkin talebine konu tescilli bir ticaret unvanı olmadığı, davalının kullanımlarının davacının tescilli marka hakkından doğan haklarını ihlal etmesi nedeniyle maddi tazminat şartlarının oluştuğu, davacının maddi tazminat talebini mülga 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine dayandırdığı, yapılan hesaplamaya göre davacını talep edebileceği tazminat miktarının 12.818,88 TL olabileceği, davalı kullanımlarının kusurlu olması sebebi ile 6.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu, itibar kaybına ilişkin tazminatın koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının fatura ve basılı evraklarda alan adında iş yeri levhasında kullanımlarının davacının tescilli marka hakkından doğan haklarını ihlal ettiğinden markaya tevacüvüzün men ve ref'ine, markaya tecavüzün maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davacınınn tescilli markasına tecavüz teşkil eder şekilde "RODOSLU" ibaresinin her türlü basılı evrak fatura kataloğ kartvizit vs reklamlarda ve işyeri levhalarında ve alan adında kullanımının önlenmesine, silinmesi mümkün olanların silinmesine, silinmesi mümkün olmayanların imhasına, www.rodoslumatbaa.com şeklindeki alan adına erişimin engellenmesine, 12.818,88 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren değişir oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, itibar tazminatı talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne 6.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; manevi tazminatın düşük olduğunu, itibar tazminatı koşullarının oluştuğunu ileri sürerek bunlar yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkilinin matbaacılık ve ciltçilik işleri uğraşan, kendi adına bir işletmesi olan esnaf olup, işletmesinin adının "Rodoslu Matbaa" olduğunu, müvekkilinin işletme adının yer aldığı tabela ve faturalardaki amblemler ile diğer tali unsurların bir bütün teşkil ettiğini ve davacının marka hakkına tecavüz oluşturmadığını, iltibas tehlikesi bulunmadığını, iltibas değerlendirmesinde markanın ayırt ediciliğinin de göz önünde tutulmasının gerektiğini, davacı markasının ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, müvekkilinin işletmesinde "Rodoslu Matbaa" adını kullanmasının nedeninin, yaklaşık bir yüzyıldır kendisinin ve ailesinin bu isimle anılması olduğunu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, müvekkilinin markayı nasıl kullandığının bilirkişi raporunda yer almadığını, müvekkilinin işletme tabelasının ve antetli faturaları incelenmişken davacı şirketin kullanımlarının incelenmediğini, davacının markası ile müvekkilinin işletme adı arasında "Rodoslu" ibaresi dışında hiç bir ortak unsurun bulunmadığını ve bir bütün olarak değerlendirildiğinde iltibas tehlikesinden söz edilemeyeceğini, müvekkili şirketin tabelasındaki ifadenin "amblem-Rodoslu Matbaa-amblem" şeklinde; antetli faturasının ise "amblem-Rodoslu Matbaa- ..." şeklinde olup işletmeye has diğer yazı ve karakterleri barındırdığını, taraf kullanımları arasında bariz şekil, yazı ve renk farklılıkları olduğunu, yalnızca "Rodoslu" ibaresinin ayniyetinden hareketle verilmiş hükmün hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi Kararının, davanın kısmen kabulüne dair kısmının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının markasal olarak kullandığı "RODOSLU MATBAA" ibaresi ile davacı adına tescilli 2012/14634 sayılı "RODOSLU" ibareli marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, zira davalı kullanımlarının asli unsurunu da "RODOSLU" ibaresinin oluşturduğu, davalının söz konusu ibareyi markasal olarak kullandığı matbaacılık hizmetlerinin de davacı markasının kapsamında kalan 40. sınıf hizmetlerle benzer olduğu, bu itibarla davalı kullanımlarının, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğu, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat tutarının, somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun olduğu, itibar tazminatı koşullarının gerçekleştiğinin davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yinelemiş, ilaveten bölge Adliye Mahkemesince daha evvel İlk Derece Mahkemesi kaldırılırken, yeniden yargılama yapılması hususuna yer verildiği halde İlk Derece Mahkemesince tek celsede önceki ile aynı karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı tarafından davalı marka başvurusuna yapılan itirazın reddine dair kararının iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 5, 9 ve 66 ncı maddeleri.

3. 6098 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesi.

4. 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8627 E. 2012/13197 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/1610 E.  ,  2023/5048 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1483 Esas, 2021/1442 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2020/154 E., 2020/238 K.

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına "RODOSLU" ibareli 2012/14634 sayılı markanın 16. ve 40. sınıflarda tescilli olduğunu, bu markanın tanınmış olduğunu, davalının ise İstanbul’da matbaacılık sektöründe "Rodoslu Matbaa" adı altında faaliyet gösterdiğini, antetli fatura bastırdığını, aynı zamanda iş yerinin dışına levha asarak söz konusu ibareyi kullandığını, ayrıca "rodoslumatbaa.com" adlı web sitesinin de davalının kullanımda olduğunu, müvekkilinin davalıya kullanımına son vermesi için ihtarname gönderdiğini ancak ihtarnameden sonra da davalının söz konusu ibareyi kullanmaya devam ettiğini, davalının davaya konu eylemlerinin müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilinin itibar kaybının olduğunu, davalının ödemediği senetler nedeniyle müvekkiline bankalar aracılığıyla protesto senetlerinin geldiğini ileri sürerek, "Rodoslu" ibaresini içeren fatura, belge ve sair evraka el konulmasına, tabelaların indirilmesine, internet sitesinin yayınının durdurulmasına, marka hakkına tecavüz dolayısıyla davalının kullandığı eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, cihaz ve makine gibi vasıtalara el konulmasına, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi ve 1.000,00 TL itibar tazminatına hükmedilmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 07.05.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 12.818,88 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının matbaacılığa ve ciltçiliğe ait makine, ekipman ve malzeme üretimi ile ithalat, imalat ve dahili ticaret gibi faaliyetlerde bulunduğunu, müvekkilinin ise "RODOSLU MATBAA" ismi ile kartvizit, broşür, antetli kağıt baskısı gibi basit matbaacılık işleri yaptığını, taraf üretimlerinin farklı olduğunu, müvekkilinin davacının markasını kullanarak haksız kazanç elde etmediğini, "Rodoslu Matbaa" ibaresinin mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (mülga 556 sayılı KHK) hükümleri kapsamında marka statüsünde olmadığını, davacı markasının tanınmış olmadığını, "rodoslumatbaa.com" adlı web sitesinin müvekkiline ait olmadığını, davacının marka ve logosunun müvekkili tarafından hiçbir üründe ve yerde kullanılmadığını, müvekkilinin gerçek kişi işletmesi olduğunu, ...

adıyla ticari faaliyetini sürdürdüğünü, davacıya senet nedeniyle protesto gönderilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı adına tescilli ve uyuşmazlığa mesnet gösterilen markanın 40. sınıfta da tescilli olan 2012/14634 sayılı “RODOSLU” markası olduğu, davalı kullanımının internet alan adı ve içeriği, fatura ve tabeladaki kullanımlarının “RODOSLU MATBAA” veya “RODOSLU MATBAA & ETİKET”, “RODOSLU MATBAA ...” olduğu, www.rodoslumatbaa.com alan adının 26.01.2014 tarihinde davalı ... tarafından tescil edildiği, sitenin aktif olmadığı ancak ana sayfasında yakında aktif olacağının belirtildiği, davacı markasında asli unsur “Rodoslu” ibaresi olduğu gibi davalı kullanımlarındaki “matbaa, etiket” gibi ibarelerin ayırt edici olmaması nedeniyle davalı kullanımlarında da asli unsurun “Rodoslu” olduğu, davacı markası ile davalı kullanımları arasında yüksek oranda benzerlik bulunduğu, davalının Rodoslu ibaresini marka olarak üzerinde kullandığı matbaacılık hizmeti ile davacı markasının kapsamında yer alan 40.

sınıf "Kağıdın İşlenmesi, Baskı Hizmetleri, Ciltçilik Hizmetleri” arasında ayniyet ve bağlantı bulunduğu, davacı ve davalı tarafından kullanılan markalar ve markaların üzerinde kullanılacağı hizmetler arasında olan yüksek benzerlik nedeniyle davalı ...'in internet alan adı ve içeriği ile fatura ve tabeladaki kullanımlarının, davacı RODOSLU MATBAACILIK SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ. adına 2012/14634 sayı ile tescilli “RODOSLU” markası ile karıştırılma ihtimali yaratacağı ve bu nedenle davalı kullanımlarının, davacı adına 2012/14634 sayı ile tescilli “RODOSLU” markasının kapsamında yer alan 40. sınıftan doğan haklara karıştırılma ihtimali yaratmak suretiyle tecavüz ettiği, davalının www.rodoslumatbaa.com şeklindeki alan adının, davacı markasından doğan haklara tecavüz ettiği, bu nedenle söz konusu alan adının terkini koşullarının somut olayda mevcut olduğu, davalı kullanımlarındaki “RODOSLU MATBAA” ibaresinin davalının ticaret unvanının eki olarak veya davalının işletme adı olarak tescil edilip edilmediği yönünde dosyada delil bulunmadığı, bu nedenle ticaret ünvanının terkin talebine konu tescilli bir ticaret unvanı olmadığı, davalının kullanımlarının davacının tescilli marka hakkından doğan haklarını ihlal etmesi nedeniyle maddi tazminat şartlarının oluştuğu, davacının maddi tazminat talebini mülga 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine dayandırdığı, yapılan hesaplamaya göre davacını talep edebileceği tazminat miktarının 12.818,88 TL olabileceği, davalı kullanımlarının kusurlu olması sebebi ile 6.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu, itibar kaybına ilişkin tazminatın koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının fatura ve basılı evraklarda alan adında iş yeri levhasında kullanımlarının davacının tescilli marka hakkından doğan haklarını ihlal ettiğinden markaya tevacüvüzün men ve ref'ine, markaya tecavüzün maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davacınınn tescilli markasına tecavüz teşkil eder şekilde "RODOSLU" ibaresinin her türlü basılı evrak fatura kataloğ kartvizit vs reklamlarda ve işyeri levhalarında ve alan adında kullanımının önlenmesine, silinmesi mümkün olanların silinmesine, silinmesi mümkün olmayanların imhasına, www.rodoslumatbaa.com şeklindeki alan adına erişimin engellenmesine, 12.818,88 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren değişir oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, itibar tazminatı talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne 6.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; manevi tazminatın düşük olduğunu, itibar tazminatı koşullarının oluştuğunu ileri sürerek bunlar yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkilinin matbaacılık ve ciltçilik işleri uğraşan, kendi adına bir işletmesi olan esnaf olup, işletmesinin adının "Rodoslu Matbaa" olduğunu, müvekkilinin işletme adının yer aldığı tabela ve faturalardaki amblemler ile diğer tali unsurların bir bütün teşkil ettiğini ve davacının marka hakkına tecavüz oluşturmadığını, iltibas tehlikesi bulunmadığını, iltibas değerlendirmesinde markanın ayırt ediciliğinin de göz önünde tutulmasının gerektiğini, davacı markasının ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, müvekkilinin işletmesinde "Rodoslu Matbaa" adını kullanmasının nedeninin, yaklaşık bir yüzyıldır kendisinin ve ailesinin bu isimle anılması olduğunu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, müvekkilinin markayı nasıl kullandığının bilirkişi raporunda yer almadığını, müvekkilinin işletme tabelasının ve antetli faturaları incelenmişken davacı şirketin kullanımlarının incelenmediğini, davacının markası ile müvekkilinin işletme adı arasında "Rodoslu" ibaresi dışında hiç bir ortak unsurun bulunmadığını ve bir bütün olarak değerlendirildiğinde iltibas tehlikesinden söz edilemeyeceğini, müvekkili şirketin tabelasındaki ifadenin "amblem-Rodoslu Matbaa-amblem" şeklinde;

antetli faturasının ise "amblem-Rodoslu Matbaa- ..." şeklinde olup işletmeye has diğer yazı ve karakterleri barındırdığını, taraf kullanımları arasında bariz şekil, yazı ve renk farklılıkları olduğunu, yalnızca "Rodoslu" ibaresinin ayniyetinden hareketle verilmiş hükmün hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi Kararının, davanın kısmen kabulüne dair kısmının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının markasal olarak kullandığı "RODOSLU MATBAA" ibaresi ile davacı adına tescilli 2012/14634 sayılı "RODOSLU" ibareli marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, zira davalı kullanımlarının asli unsurunu da "RODOSLU" ibaresinin oluşturduğu, davalının söz konusu ibareyi markasal olarak kullandığı matbaacılık hizmetlerinin de davacı markasının kapsamında kalan 40. sınıf hizmetlerle benzer olduğu, bu itibarla davalı kullanımlarının, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğu, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat tutarının, somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun olduğu, itibar tazminatı koşullarının gerçekleştiğinin davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yinelemiş, ilaveten bölge Adliye Mahkemesince daha evvel İlk Derece Mahkemesi kaldırılırken, yeniden yargılama yapılması hususuna yer verildiği halde İlk Derece Mahkemesince tek celsede önceki ile aynı karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı tarafından davalı marka başvurusuna yapılan itirazın reddine dair kararının iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 5, 9 ve 66 ncı maddeleri.

3. 6098 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesi.

4. 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/978745400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.