6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1667 E. 2023/5426 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akaryakıt bayilik sözleşmesi kira ilişkisi müdahale talebi asli müdahale ecrimisil intifa hakkı kar kaybı yoksun kalınan kâr hizmet bedeli vekalet ücreti takdiri teminat mektubu sözleşmenin feshi bayilik sözleşmesi kira sözleşmesi pasif husumet yokluğu denetime elverişlilik üçüncü kişi garantörlük mahsup pasif husumet husumet yokluğu kâr kaybı kâr dağıtımı protokol yargılama gideri havale esastan ret geçersizlik ıslah taahhütname ihtarname harç yetkisizlik kararı dava sebebi vekalet ücreti ibraz teminat teslim istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2019/206 E., 2020/394 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ve husumetten reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 25.10.2011 tarihli ve 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalı şirket veya garantörün istasyon üzerinde müvekkili lehine 5 yıl süreli intifa hakkı vereceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin davalıya 650.000,00 TL tutarında hizmet bedeli ödediğini, kalan tutarın sözleşme kapsamında eski bayinin müvekkiline olan borcuna mahsup edildiğini, davalının müvekkiline 20/06/2013 tarihli ihtarname ile bayilik sözleşmesinin süresinden önce haksız olarak feshettiğini, davalı şirketin taahhütlerine uygun davranmadığını, 2 yıl bile olmadan müvekkilinin onayı dışında istasyonu 3. şahıslara devretmek istediğini, müvekkilinin onay vermemesi üzerine gönderdiği ihtarname ile bayilik ilişkisini haksız feshettiğini, anılan kira ilişkisinin hukuken ölü doğduğunu zira istasyonun intifa hakkının müvekkiline ait olduğunu, kuru mülkiyet hakkına sahip maliklerin davalı şirketi istasyondan tahliye edemeyeceğini, istasyonda davalı şirketin dava dışı üçüncü bir şirket ile bayilik sözleşmesi imzaladığını, davalının intifa hakkı müvekkiline ait olan akaryakıt istasyonu üzerinde başka bir dağıtım şirketi ile bayilik sözleşmesi imzalamasının aralarındaki protokole aykırı olduğunu, müvekkili ile davalı arasındaki sözleşmesinin 46. maddesine göre bayinin feshi tarihini takip eden 2 gün içinde istasyonu müvekkiline teslim edeceğinin kararlaştırıldığını, diğer davalılar Aydın ve ...'nun müvekkili ile davalı şirket arasındaki sözleşmeleri garantör sıfatı ile imzaladıklarını, davalının halen taşınmazda faaliyette bulunarak haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmaz yönündeki davalının haksız müdahalesinin menine müvekkili şirketin taşınmazı fiilen kullanamaması sebebiyle uğradığı kar kaybı ve diğer zararlar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 09/03/2018 havale tarihli dilekçe ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kar kaybına yönelik davalarının 25.000,00 TL, ecrimisil taleplerinin 25.000,00 TL, müdahalenin men'i talebi yönünden dava değerlerinin ilerde artırılmak üzere şimdilik 10.000,00 TL olduğunu belirtmiş, daha sonra kar kaybı talebini 437.805,00 TL olarak ıslah etmiş ve harcını yatırmıştır.

2. Asli Müdahil vekili müdahale dilekçesinde özetle; bahsekonu taşınmazda kendilerinin faaliyet gösterdiklerini, davacının intifa hakkının terkinine ilişkin dava bulunduğunu ve bunun beklenmesi gerektiğini, taşınmazın malikleri ile davacıya intifa verenlerin farklı olduğunu, kendilerinin dava dışı taşınmaz maliklerinden aldığı yetkiye binaen faaliyet gösterdiklerini, taşınmazı kullanmazlarsa zarara gireceklerini ileri sürerek davaya katılmalarına karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalılar davaya süresinde cevap vermemişler ancak davalılar ...vekili sonradan ibraz ettiği beyan dilekçesinde özetle; davanın öncelikle husumet yönünden reddinin gerektiğini, dava tarihi itibariyle davalıların taşınmazda herhangi bir tecavüzlerinin olmadığını, müvekkillerinin taşınmazın eski malikleri olduğunu, davalı ...şirketinin taşınmazın yeni malikleri tarafından tahliye edildiğini, ...şirketi ile olan kira sözleşmelerini fesh ederek kira bedelinin tahsili ve tahliye istemli yaptıkları takip sonucu ...şirketinin taşınmazı tahliye etmek zorunda kaldığını, taşınmazda dava dışı Kaan Akaryakıt isimli başka bir akaryakıt istasyonunun faaliyet gösterdiğini, müdahalenin meni için taşınmazın değeri üzerinden harç alınması gerektiğini, ...şirketi tarafından taşınmazın tahliye edilmesi söz konusu olduğundan sözleşmenin artık uygulanamayacağının davacıya bildirildiğini, bu ihtarnamenin davacı tarafça yanlış yorumlandığını bir feshin bulunmadığını, intifa sözleşmesinin malikler tarafından fesh edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tapuya tescil edilerek ve yasal mevzuat çerçevesinde geçerli olarak kurulmuş olan intifa hakkı sebebiyle kendisine tanınan süre boyunca taşınmazı kullanmak semerelerinden faydalanmak yetkisine sahip olduğu, kendilerinde kuru mülkiyet hakkı kalan taşınmaz maliklerinin taşınmazı kiraya veremeyecekleri, yapılan bir kira sözleşmesi varsa da bunun geçersiz olup davalı şirketin bunu gerekçe gösterek çektiği ihtarname ile sözleşme ilişkisini sonlandırmasının haksız olduğu, davalı şirket ve sözleşmeyi garantör olarak imzalayan davalı ...'nun bundan davacının uğradığı zararları karşılamakla yükümlü olduğu, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilamı doğrultusunda sözleşmenin davalı şirket tarafından feshedildiği 20.06.2013 tarihinden itibaren davacının dava dışı Kaan Akaryakıt şirketi ile yaptığı 02.09.2014 tarihli kira sözleşmesine kadar uğradığı kar kaybını isteyebileceği alınan son ek raporun denetime elverişli olması sebebiyle hükme esas alınması gerektiği, davalı ...'nun sözleşmede imzası bulunmadığı, dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazdaki istasyonun dava dışı Kaan Akaryakıt San ve Tic. A.Ş. tarafından işletildiği gerekçesiyle davacının müdahalenin meni ve ecrimisil taleplerine yönelik açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı tarafça müdahalenin meni ve ecrimisil talepleri yönünden yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davacının kar kaybı zararına yönelik açtığı davada davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ... ve ...Petrol Otomotiv Turizm İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. adına açılan kar kaybına ilişkin davanın kabulü ile 437.805,00 TL'nin bu davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkilinin bilgisi dışında istasyonu asli müdahile kiraya vermesinin haksız el atma olduğunu, ancak bu durumun yargılama aşamasında asli müdahil ile müvekkili arasında yapılan kira sözleşmesi ile giderildiğini, buna ilişkin talebin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin doğru olmadığını, davanın bu istem bakımından konusuz kaldığını ve davanın açılış tarihindeki duruma göre lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, istasyonun teslim edilmediği süre için ecri misil talebinin yerinde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının istasyonu kiraya vererek bayi tarafından taahhüt edilmiş kar miktarından daha fazlasını peşin olarak aldığını, davacının elde ettiği kazancın yoksun kalınan kardan düşülmesi gerektiğini, davacının daha dava açılmadan önce 300.000,00 TL'lik teminat mektubunu paraya çevirttiğini ancak bunu mahkemeden gizlediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunup taraf vekillerinin istinaf talepleri yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı açılmış kar kaybının tahsili, müdahalenin men'i ve ecrimisil isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 65 inci, 120 nci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme ve Sonuç

6100 sayılı Kanunun 65 inci maddesinde "Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır." hükümleri haiz olup asli müdahale ile açılan dava tek başına dava açılması için gereken usul ve esasları bünyesinde barındırır. Asli müdahale davası açan kişinin bu dava için ayrı harç ödemesi gerekir. Asli müdahil gerekli harcı ödemezse, asli müdahale talebi incelenemez. Asli müdahale talebinin kabulü halinde de mahkemece asli müdahale davasında ayrıca karar vermesi gerekir. Somut olayda, ...nin müdahil olarak davaya katılımı sağlanmış ise de şirketin sunduğu dilekçenin bir asli müdahale dilekçesi olduğu, asli müdahale davası harç ve giderlerinin yatırılmadığı bu nedenle dava açılış harç ve giderlerinin yatırılması ve 6100 sayılı Kanunun 120 nci madde hükümlerinin tatbiki gerektiği asli müdahale dava harç ve giderleri yatırıldığı takdirde de asli müdahale davası hakkında ayrıca karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin adı geçen şirketin asli müdahil olarak kabulü ile işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sözleşmenin feshi | Ecrimisil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2281 E. 2022/7603 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat | Cezai şart | Menfi tespit | İstirdat | Ecrimisil | Cezai şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4355 E. 2023/5147 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/1667 E.  ,  2023/5426 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/351 Esas, 2021/1323 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/206 E., 2020/394 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ve husumetten reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 25.10.2011 tarihli ve 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalı şirket veya garantörün istasyon üzerinde müvekkili lehine 5 yıl süreli intifa hakkı vereceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin davalıya 650.000,00 TL tutarında hizmet bedeli ödediğini, kalan tutarın sözleşme kapsamında eski bayinin müvekkiline olan borcuna mahsup edildiğini, davalının müvekkiline 20/06/2013 tarihli ihtarname ile bayilik sözleşmesinin süresinden önce haksız olarak feshettiğini, davalı şirketin taahhütlerine uygun davranmadığını, 2 yıl bile olmadan müvekkilinin onayı dışında istasyonu 3.

şahıslara devretmek istediğini, müvekkilinin onay vermemesi üzerine gönderdiği ihtarname ile bayilik ilişkisini haksız feshettiğini, anılan kira ilişkisinin hukuken ölü doğduğunu zira istasyonun intifa hakkının müvekkiline ait olduğunu, kuru mülkiyet hakkına sahip maliklerin davalı şirketi istasyondan tahliye edemeyeceğini, istasyonda davalı şirketin dava dışı üçüncü bir şirket ile bayilik sözleşmesi imzaladığını, davalının intifa hakkı müvekkiline ait olan akaryakıt istasyonu üzerinde başka bir dağıtım şirketi ile bayilik sözleşmesi imzalamasının aralarındaki protokole aykırı olduğunu, müvekkili ile davalı arasındaki sözleşmesinin 46. maddesine göre bayinin feshi tarihini takip eden 2 gün içinde istasyonu müvekkiline teslim edeceğinin kararlaştırıldığını, diğer davalılar Aydın ve ...'nun müvekkili ile davalı şirket arasındaki sözleşmeleri garantör sıfatı ile imzaladıklarını, davalının halen taşınmazda faaliyette bulunarak haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmaz yönündeki davalının haksız müdahalesinin menine müvekkili şirketin taşınmazı fiilen kullanamaması sebebiyle uğradığı kar kaybı ve diğer zararlar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 09/03/2018 havale tarihli dilekçe ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kar kaybına yönelik davalarının 25.000,00 TL, ecrimisil taleplerinin 25.000,00 TL, müdahalenin men'i talebi yönünden dava değerlerinin ilerde artırılmak üzere şimdilik 10.000,00 TL olduğunu belirtmiş, daha sonra kar kaybı talebini 437.805,00 TL olarak ıslah etmiş ve harcını yatırmıştır.

2. Asli Müdahil vekili müdahale dilekçesinde özetle; bahsekonu taşınmazda kendilerinin faaliyet gösterdiklerini, davacının intifa hakkının terkinine ilişkin dava bulunduğunu ve bunun beklenmesi gerektiğini, taşınmazın malikleri ile davacıya intifa verenlerin farklı olduğunu, kendilerinin dava dışı taşınmaz maliklerinden aldığı yetkiye binaen faaliyet gösterdiklerini, taşınmazı kullanmazlarsa zarara gireceklerini ileri sürerek davaya katılmalarına karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalılar davaya süresinde cevap vermemişler ancak davalılar ...vekili sonradan ibraz ettiği beyan dilekçesinde özetle; davanın öncelikle husumet yönünden reddinin gerektiğini, dava tarihi itibariyle davalıların taşınmazda herhangi bir tecavüzlerinin olmadığını, müvekkillerinin taşınmazın eski malikleri olduğunu, davalı ...şirketinin taşınmazın yeni malikleri tarafından tahliye edildiğini, ...şirketi ile olan kira sözleşmelerini fesh ederek kira bedelinin tahsili ve tahliye istemli yaptıkları takip sonucu ...şirketinin taşınmazı tahliye etmek zorunda kaldığını, taşınmazda dava dışı Kaan Akaryakıt isimli başka bir akaryakıt istasyonunun faaliyet gösterdiğini, müdahalenin meni için taşınmazın değeri üzerinden harç alınması gerektiğini, ...şirketi tarafından taşınmazın tahliye edilmesi söz konusu olduğundan sözleşmenin artık uygulanamayacağının davacıya bildirildiğini, bu ihtarnamenin davacı tarafça yanlış yorumlandığını bir feshin bulunmadığını, intifa sözleşmesinin malikler tarafından fesh edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tapuya tescil edilerek ve yasal mevzuat çerçevesinde geçerli olarak kurulmuş olan intifa hakkı sebebiyle kendisine tanınan süre boyunca taşınmazı kullanmak semerelerinden faydalanmak yetkisine sahip olduğu, kendilerinde kuru mülkiyet hakkı kalan taşınmaz maliklerinin taşınmazı kiraya veremeyecekleri, yapılan bir kira sözleşmesi varsa da bunun geçersiz olup davalı şirketin bunu gerekçe gösterek çektiği ihtarname ile sözleşme ilişkisini sonlandırmasının haksız olduğu, davalı şirket ve sözleşmeyi garantör olarak imzalayan davalı ...'nun bundan davacının uğradığı zararları karşılamakla yükümlü olduğu, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilamı doğrultusunda sözleşmenin davalı şirket tarafından feshedildiği 20.06.2013 tarihinden itibaren davacının dava dışı Kaan Akaryakıt şirketi ile yaptığı 02.09.2014 tarihli kira sözleşmesine kadar uğradığı kar kaybını isteyebileceği alınan son ek raporun denetime elverişli olması sebebiyle hükme esas alınması gerektiği, davalı ...'nun sözleşmede imzası bulunmadığı, dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazdaki istasyonun dava dışı Kaan Akaryakıt San ve Tic.

A.Ş. tarafından işletildiği gerekçesiyle davacının müdahalenin meni ve ecrimisil taleplerine yönelik açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı tarafça müdahalenin meni ve ecrimisil talepleri yönünden yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davacının kar kaybı zararına yönelik açtığı davada davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ... ve ...Petrol Otomotiv Turizm İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. adına açılan kar kaybına ilişkin davanın kabulü ile 437.805,00 TL'nin bu davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkilinin bilgisi dışında istasyonu asli müdahile kiraya vermesinin haksız el atma olduğunu, ancak bu durumun yargılama aşamasında asli müdahil ile müvekkili arasında yapılan kira sözleşmesi ile giderildiğini, buna ilişkin talebin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin doğru olmadığını, davanın bu istem bakımından konusuz kaldığını ve davanın açılış tarihindeki duruma göre lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, istasyonun teslim edilmediği süre için ecri misil talebinin yerinde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının istasyonu kiraya vererek bayi tarafından taahhüt edilmiş kar miktarından daha fazlasını peşin olarak aldığını, davacının elde ettiği kazancın yoksun kalınan kardan düşülmesi gerektiğini, davacının daha dava açılmadan önce 300.000,00 TL'lik teminat mektubunu paraya çevirttiğini ancak bunu mahkemeden gizlediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunup taraf vekillerinin istinaf talepleri yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı açılmış kar kaybının tahsili, müdahalenin men'i ve ecrimisil isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 65 inci, 120 nci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme ve Sonuç

6100 sayılı Kanunun 65 inci maddesinde "Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır." hükümleri haiz olup asli müdahale ile açılan dava tek başına dava açılması için gereken usul ve esasları bünyesinde barındırır. Asli müdahale davası açan kişinin bu dava için ayrı harç ödemesi gerekir. Asli müdahil gerekli harcı ödemezse, asli müdahale talebi incelenemez. Asli müdahale talebinin kabulü halinde de mahkemece asli müdahale davasında ayrıca karar vermesi gerekir.

Somut olayda, ...nin müdahil olarak davaya katılımı sağlanmış ise de şirketin sunduğu dilekçenin bir asli müdahale dilekçesi olduğu, asli müdahale davası harç ve giderlerinin yatırılmadığı bu nedenle dava açılış harç ve giderlerinin yatırılması ve 6100 sayılı Kanunun 120 nci madde hükümlerinin tatbiki gerektiği asli müdahale dava harç ve giderleri yatırıldığı takdirde de asli müdahale davası hakkında ayrıca karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin adı geçen şirketin asli müdahil olarak kabulü ile işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru olmamıştır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı ve davalı şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.09.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/978669000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.