İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7329 E. 2023/6571 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '1 yıllık', 'kanun': ['2004/72']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muhtıra↗ hak düşürücü süre↗ işlemiş faiz↗ temlik↗ istirdat↗ iflas↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 11.07.2017 tarihli ve 2016/393 E., 2019/1674 K. sayılı kararı ile davanın kanunda belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 28.02.2019 tarihli ve 2017/4550 E., 2019/1674 K. sayılı kararıyla davanın, daha önce sonuçlanmış olan ve kendiliğinden istirdat davasına dönüşmüş bulunan menfi tesbit davasının devamı niteliğinde olduğunu ve hak düşürücü bir yıllık sürenin uygulanmasının mümkün olmadığı, davacının 16.09.2013 günlü talep yazısına istinaden faiz gibi fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ana parayı tahsil ettiği gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda bir yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 05.04.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre hesaplanan Tarsus 2. İcra Müdürlüğünün 2007/3532 E. sayılı dosyasına yatırılan tutarın yatırıldığı tarihten davalı tarafından iade edildiği tarihe kadar olan 18.822,15 TL avans faizi, eksik ödenen 765,00 TL'nin davalının iade tarihinden dava açma tarihine kadar olan 14,73 TL faizin, 765,00 TL eksik ödenen olmak üzere toplam 19.601,88 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; rapora itirazlarının incelenmediğini, müvekkili şirketçe yapılan ödemenin icra müdürlüğünün muhtırasına istinaden yapıldığını, tahsilat ve reddiyat arasındaki farktan sorumlu tutulamayacaklarını, faize ilişkin kurulan kabul hükmünün hatalı olduğunu, faizin yanlış hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, istirdat ve işlemiş faiz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin yedinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3362 E. 2021/1649 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ıslah
Benzer bu kararda… ik 440/III-1'inci maddesi uyarınca 01.01.2019 tarihinden itibaren karar düzeltme sınırının 19.680,00 TL'ye yükseltilmiş olmasına ve somut olayda ise, davacı tarafça «ıslah» dilekçesi ile birlikte 19.601,00 TL alacağın tahsili istemi ile açılan işbu davada mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilinin temyizi üzerine …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4550 E. 2019/1674 K.
Ortak:muhtıra · hak düşürücü süre · işlemiş faiz · istirdat · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «istirdat» ve «işlemiş faiz» istemine ilişkindir.
Mahkemece 11.07.2017 tarihli ve 2016/393 E., 2019/1674 K. sayılı kararı ile davanın kanunda belirtilen 1 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığından reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 28.02.2019 tarihli ve 2017/4550 E., 2019/1674 K. sayılı kararıyla davanın, daha önce sonuçlanmış olan ve kendiliğinden «istirdat» davasına dönüşmüş bulunan menfi tesbit davasının devamı niteliğinde olduğunu ve hak düşürücü bir yıllık sürenin uygulanmasının mümkün olmadığı, davacının 16.09.2013 günlü talep yazısına istinaden faiz gibi fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ana parayı tahsil ettiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz tarafından verilen bozma ilamına uyularak, İİK 72. maddede düzenlenen 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği gerekçesiyle süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, davacının «keşidecisi» olduğu «çek» nedeniyle aleyhine yapılan icra takibinde davalıya ödediği bedelden, açtığı menfi tesbit davasının kabulü üzerine davalı tarafından iade edilmeyen 765.00 TL ile, davalı tarafından iade edilen 20.650.00 TL'nin icra veznesine yatırdığı tarih ile kendisine iade tarihi arasındaki «işlemiş faizinin» tahsili istemine ilişkindir.
… ..05.2010 tarihlerinde icra dosya borcu ödenmiş menfi tesbit davasının kabulüne ilişkin kararın ....09.2013 tarihinde kesinleşmesinden sonra, menfi tesbit davasında «istirdada» mahkemece karar verilmemiş olması nedeniyle ....02.2014 tarihinde eldeki «istirdat davası» açılmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:itirazın kaldırılması · istirdat davası · kambiyo senedi · iş bölümü · keşideci · çek · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda1-Dava, davacının «keşidecisi» olduğu «çek» nedeniyle aleyhine yapılan icra takibinde davalıya ödediği bedelden, açtığı menfi tesbit davasının kabulü üzerine davalı tarafından iade edilmeyen 765.00 TL ile, davalı tarafından iade edilen 20.650.00 TL'nin icra veznesine yatırdığı tarih ile kendisine iade tarihi arasındaki «işlemiş faizinin» tahsili istemine ilişkindir.
… alde, davacıya icra dosyasında eksik iade edildiği iddia olunan miktar yönünden işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu «bölüme» ilişkin davanın hük düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. ...- Menfi tesbit davasının lehine sonuçlanmasından sonra davacının, 11.01.2017 tarihli dilekçesine ekli icra dosyasındaki 16.09.2013 günlü talep yazısında, davacı "fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması «kaydı» ile" (faiz vs) davalı alacaklıya ödediği paranın kendisine iadesi için «muhtıra» çıkarılmasını talep etmiş olup, davalı tarafından 27...2013 tarihinde kendisine ödeme yapılmıştır.
İİK 72/7 maddesinde "Takibe itiraz etmemiş veya «itirazın kaldırılmış» olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahsın, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geri alınmasını isteyebileceği" düzenlenmiş olup madde de öngörülen 1 yıllık süre, hak düşürücü süredir.
İcra Müdürlüğünün 2007/3532 sayılı dosyasında davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine 30...2007 tarihinde «kambiyo senedine» istinaden icra takibi başlatılmış davacı tarafından takip nedeniyle 28.11.2007 tarihinde ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/112 E. 2016/5943 K.
Ortak:muhtıra · işlemiş faiz · istirdat · avans faizi · hak düşürücü süre · İstirdat
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «istirdat» ve «işlemiş faiz» istemine ilişkindir.
Bozma Kararı Dairemizin 28.02.2019 tarihli ve 2017/4550 E., 2019/1674 K. sayılı kararıyla davanın, daha önce sonuçlanmış olan ve kendiliğinden «istirdat» davasına dönüşmüş bulunan menfi tesbit davasının devamı niteliğinde olduğunu ve hak düşürücü bir yıllık sürenin uygulanmasının mümkün olmadığı, davacının 16.09.2013 günlü talep yazısına istinaden faiz gibi fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ana parayı tahsil ettiği gerekçesiyle bozulmuştur.
İcra Müdürlüğünün 2007/3532 E. sayılı dosyasına yatırılan tutarın yatırıldığı tarihten davalı tarafından iade edildiği tarihe kadar olan 18.822,15 TL «avans faizi», eksik ödenen 765,00 TL'nin davalının iade tarihinden dava açma tarihine kadar olan 14,73 TL faizin, 765,00 TL eksik ödenen olmak üzere toplam 19.601,88 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2012/91 K. sayılı dosyası ile davacının icra takip dosyasına istinaden borçlu bulunmadığının tespit edildiği, bu tespit sonrası icra müdürlüğünden gönderilen «muhtıra» ile davalı şirketin 27.12.2013 tarihinde 20.650 TL iade ödemesi yaptığı, ancak davacı tarafça icra dosyasına ödenen bedelden 750 TL eksik ödeme yapıldığı gibi ödenen tutarın faizinin ödenmediği ve davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle 765,00 TL eksik ödeme, 19.601,88 TL işlemiş «avans faizi» toplam 19.587,15 TL alacağın, davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, «istirdat» ve «işlemiş faiz» istemine ilişkindir.
Davacı, davalı tarafa borçlu olmadığı «çek» nedeniyle icra takibinde 21.415,00 TL ödediğini, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespit edildiğini, davalının 20.650,00 TL iade ödemesi yaptığını, eksik ödenen 765,00 TL'nin «istirdatını» ve 20.650,00 TL'nin icra dosyasına yatırıldığı tarih ile iade ödemesi yapıldığı tarih arasındaki «işlemiş faizini» talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakdüşürücü süre · istirdat davası · menfi tespit davası · tespit davası · çek · menfi tespit · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafça açılan «menfi tespit davası» ve davalı tarafça yapılan iade ödemesi dikkate alınarak «zamanaşımının» kesildiği kabul edilmiş, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, icra dosyasına davalı şirketçe 27.12.2013 tarihinde ödeme yapıldığı, bu davanın 24.02.2014 tarihinde açıldığı, davalı tarafça yapılan bu ödeme ve davacı tarafça açılan «menfi tespit davası» dikkate alındığında TBK m.
72/7 gereğince «istirdat davası» bir yıllık «hakdüşürücü süreye» tabidir.
Fazla ödendiği ileri sürülen ve «istirdadı» istenen 765,00 TL ile ilgili olarak, dava tarihi itibariyle «hakdüşürücü sürenin» geçip geçmediği değerlendirilmeksizin, yanılgılı değerlendirme ile «zamanaşımının» kesildiğinin kabulü ile işin esasına girilip karar verilmesi doğru olmadığı gibi, 6098 sayılı TBK m.131 uyarınca davacının iade ödenen parayı alırken «işlemiş faiz» alacağı hakkını saklı tutup tutmadığı hususunun da değerlendirilmeksizin yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmeyip kararın davalı yararına b …
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8094 E. 2011/8587 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece davalı eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine ve önlenmesine, (3.415,68) TL maddi ve (20.000) TL manevi tazminatın «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 08.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle taraflar yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7329 E. , 2023/6571 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2022/9 Esas, 2022/182 Karar
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sahibi bulunduğu firmanın reklamının yapılabilmesi için dava dışı ... Basım Yay. İnş. Tur. ve Tic. Şti. ile anlaşma yapıldığını, yapılan iş karşılığı 11.500,00 TL bedelli çekin verildiğini, fakat dava dışı şirket tarafından verilen işin yapılmadığı gibi ilgili çekin de davalıya temlik edildiğini, davalı şirketin ise bu çeki haksız ve kötü niyetli olarak Tarsus 2. İcra Müdürlüğünün 2007/3532 E. sayılı dosyasında takibe koyduğunu, Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/761 E. sayılı dosyasından müvekkili lehine borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, müvekkilinin icra müdürlüğünden gönderilen muhtıra üzerine davalı şirkete 21.415,00 TL ödediğini, daha sonra davalının 20.650,00 TL iade ödemesi yaptığını, davalı şirkete ödenen toplam 21.415,00 TL miktardan ödeme tarihi itibari ile 5 yıldan fazla yoksun kaldığını, davalı tarafa ödenen toplam 21.415,00 TL'den henüz ödenmeyen 765,00 TL'nin ve bu miktar düşüldükten sonra kalan 20.650,00 TL'sinin müvekkilince icra dairesine yatırıldığı tarihten davalı şirketin icra dosyasına ödediği tarihe kadar hesaplanacak avans fazinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, davacının istirdada konu bir alacağının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Önceki Karar
Mahkemece 11.07.2017 tarihli ve 2016/393 E., 2019/1674 K. sayılı kararı ile davanın kanunda belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 28.02.2019 tarihli ve 2017/4550 E., 2019/1674 K. sayılı kararıyla davanın, daha önce sonuçlanmış olan ve kendiliğinden istirdat davasına dönüşmüş bulunan menfi tesbit davasının devamı niteliğinde olduğunu ve hak düşürücü bir yıllık sürenin uygulanmasının mümkün olmadığı, davacının 16.09.2013 günlü talep yazısına istinaden faiz gibi fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ana parayı tahsil ettiği gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda bir yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 05.04.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre hesaplanan Tarsus 2. İcra Müdürlüğünün 2007/3532 E. sayılı dosyasına yatırılan tutarın yatırıldığı tarihten davalı tarafından iade edildiği tarihe kadar olan 18.822,15 TL avans faizi, eksik ödenen 765,00 TL'nin davalının iade tarihinden dava açma tarihine kadar olan 14,73 TL faizin, 765,00 TL eksik ödenen olmak üzere toplam 19.601,88 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; rapora itirazlarının incelenmediğini, müvekkili şirketçe yapılan ödemenin icra müdürlüğünün muhtırasına istinaden yapıldığını, tahsilat ve reddiyat arasındaki farktan sorumlu tutulamayacaklarını, faize ilişkin kurulan kabul hükmünün hatalı olduğunu, faizin yanlış hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, istirdat ve işlemiş faiz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin yedinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/977943100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz