Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2816 E. 2023/6495 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
senette tahrifat↗ kambiyo senedi vasfı↗ tahrifat↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ icra inkâr tazminatı↗ itirazın iptali davası↗ bedelsizlik↗ kambiyo senedi↗ eş rızası↗ iş bölümü↗ kötü niyet tazminatı↗ iptal davası↗ uyuşmazlık konusu↗ bono↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ iflas↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/242 E., 2017/1222 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri arafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından icra takibine konu edilen bononun bedelsiz olup bu bono sebebiyle müvekkilinin borcu bulunmadığını, bononun davalı tarafından kısmen beyaza imza atılmak suretiyle düzenlendiğini, bono üzerindeki imza ve bedel kısmındaki 30.000,00 TL rakamının kendisine ait olduğunu, diğer kısımların boş bırakılarak verildiğini, söz konusu bononun davalının sahibi olduğu şirketin ortak ve muhasebecisi olan ...'e teslim edildiğini, bononun davalıya ait şirket ile kendisi arasındaki gayrimenkul satışı sonrasında ortaya çıkan satış vaadine ilişkin ihtilaf sonrası uğranılması muhtemel zararların karşılanması amacıyla teminat maksadıyla bekletilmesine karar verildiğini, söz konusu gayrimenkule ilişkin davada davalı aleyhine karar verildikten sonra dosyanın taraflarının aralarında anlaştıklarını, davalıya uğraması muhtemel zararlar için güven telkin etmek amacıyla 30.000,00 TL tutarlı olarak düzenlenip bononun verilmesinden yaklaşık 4 yıl sonra tahrifat yapılarak başlangıç kısmına 4 rakamı eklenerek kendisinin rızası dışında 430.000,00 TL olarak takibe konu edildiğini ileri sürerek davalı tarafa borçlu olmadığının tespitiyle senedin iptaline ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen bononun gerek müvekkilinin gerekse davacının ortağı olduğu dava dışı şirketler arasındaki ticari ilişkiyle bir ilgisi bulunmadığını, dava dışı şirketler arasındaki ticari ilişki sebebiyle tarafların tanıştığını, oluşan dostluk sebebiyle güvene dayalı olarak davacının müvekkilinden ödünç para istediğini, verilen para karşılığında da senedin alındığını ancak ödünç verilen tutarın ödenmemesi sebebiyle bononun takibe konu edildiğini, davacının senette tahrifat bulunduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, alacağı ne kadar ise o miktarlı senet üzerinden takibe geçildiğini, davacının talep ve beyanlarının birbiriyle çelişkili olduğunu, bir taraftan müvekkilinin ortağı olduğu şirket ile ticari ilişkisi olduğunu kabul edip diğer yandan bu ilişkinin gayrimenkul satışı sebebiyle gerçekleştiğini, satışta ihtilaf bulunduğunu ileri sürdüğünü savunarak davanın reddi ile davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senedin tahrif edildiğinin saptandığı, senette rakamla yazılan kısımda tahrifat yapıldığı anlaşıldığından el yazısı ile yazılan bölüme itibar edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumda davacının takibe konulan 430.000,00 TL bedelli senette yapılan tahrifat sebebiyle 400.000,00 TL'lik kısmından ötürü davalıya borçlu olmadığı, dava konusu edilen senet 30.000,00 TL olarak düzenlenip imzalanmış olup, senedin bu haliyle kabulü gerektiği, davacının senedin bedelsiz kaldığı yönündeki iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu bonodan dolayı davacının 400.000,00 TL tahrif kısım yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazla talebin reddine, kabul edilen kısım yönünden davalının takip talebinde haksız ve kötü niyetli olduğu kabul edilerek hükmedilen tutarın %20'si oranında 80.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; senetteki tahrifatın senedi bütünüyle kambiyo senedi vasfı olmaktan çıkaracağı nedeniyle davanın bütünü hakkında kabul kararı verilmesi gerektiğini, senedin tahrifat sebebiyle bedelsiz kaldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davacının senedin teslim edildiğinde üzerinde yazı ile senet bedeli yazıyordu iddiasının gözden kaçırıldığını, dava konusu senedin müvekkiline verildikten sonra müvekkili tarafından tahrif edildiği iddiasının hukuki destekten yoksun olduğunu, davanın kısmen kabul-kısmen reddine rağmen, davanın reddedilen kısmı ile ilgili müvekkili lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmemiş olmasının ve müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başlattığı icra takibi itibariyle kötü niyeti ispat edildiğinden kötü niyet tazminatına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı, ayrıca dava itirazın iptali davası olmadığından davalı lehine icra inkâr tazminatı verilmesinin gerekmediği, davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden tazminata hükmedilmemesinde de yasaya aykırılık bulunmadığı, takip dayanağı bonoda tahrifat yapıldığının saptanması halinde senedin tahrifattan önceki miktar için geçerli sayılması gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu kambiyo senedinde tahrifat yapıldığı iddiasına dayanan borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 68 ve 72 nci maddeleri.
3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 778 inci maddesi ile, 676 ncı maddesinin maddesinin (ı) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8033 E. 2021/7211 K.
Ortak:tahrifat · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından icra takibine konu edilen «bononun» «bedelsiz» olup bu bono sebebiyle müvekkilinin borcu bulunmadığını, bononun davalı tarafından kısmen beyaza imza atılmak suretiyle düzenlendiğini, bono üzerindeki imza ve bedel kısmındaki 30.000,00 TL rakamının kendisine ait olduğunu, diğer kısımların boş bırakılarak verildiğini, söz konusu bononun davalının sahibi olduğu şirketin ortak ve muhasebecisi olan ...'e «teslim» edildiğini, bononun davalıya ait şirket ile kendisi arasındaki gayrimenkul satışı sonrasında ortaya çıkan satış vaadine ilişkin ihtilaf sonrası uğranılması muhtemel zararların karşılanması amacıyla «teminat» maksadıyla bekletilmesine karar verildiğini, söz konusu gayrimenkule ilişkin davada davalı aleyhine karar verildikten sonra dosyanın taraflarının aralarında anlaştıklarını, davalıya uğraması muhtemel zararlar için güven telkin etmek amacıyla 30.000,00 TL tutarlı olarak düzenlenip bononun verilmesinden yaklaşık 4 yıl sonra «tahrifat» yapılarak başlangıç kısmına 4 rakamı eklenerek kendisinin «rızası» dışında 430.000,00 TL olarak takibe konu edildiğini ileri sürerek davalı tarafa borçlu olmadığının tespitiyle senedin iptaline ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere «kötü niyet tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen «bononun» gerek müvekkilinin gerekse davacının ortağı olduğu dava dışı şirketler arasındaki ticari ilişkiyle bir ilgisi bulunmadığını, dava dışı şirketler arasındaki ticari ilişki sebebiyle tarafların tanıştığını, oluşan dostluk sebebiyle güvene dayalı olarak davacının müvekkilinden ödünç para istediğini, verilen para karşılığında da senedin alındığını ancak ödünç verilen tutarın ödenmemesi sebebiyle bononun takibe konu edildiğini, davacının «senette tahrifat» bulunduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, alacağı ne kadar ise o miktarlı senet üzerinden takibe geçildiğini, davacının talep ve beyanlarının birbiriyle çelişkili olduğunu, bir taraftan müvekkilinin ortağı olduğu şirket ile ticari ilişkisi olduğunu kabul edip diğer yandan bu ilişkinin gayrimenkul satışı sebebiyle gerçekleştiğini, satışta ihtilaf bulunduğunu ileri sürdüğünü savunarak davanın reddi ile davacının %20'den az olmamak üzere «kötü niyet tazminatına» mahkum edilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senedin «tahrif» edildiğinin saptandığı, senette rakamla yazılan kısımda tahrifat yapıldığı anlaşıldığından el yazısı ile yazılan «bölüme» itibar edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumda davacının takibe konulan 430.000,00 TL bedelli senette yapılan tahrifat sebebiyle 400.000,00 TL'lik kısmından ötürü davalıya borçlu olmadığı, dava konusu edilen senet 30.000,00 TL olarak düzenlenip imzalanmış olup, senedin bu haliyle kabulü gerektiği, davacının senedin «bedelsiz» kaldığı yönündeki iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu bonodan dolayı davacının 400.000,00 TL tahrif kısım yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazla talebin reddine, kabul edilen kısım yönünden davalının takip talebinde haksız ve kötü niyetli olduğu kabul edilerek hükmedilen tutarın %20'si oranında 80.000,00 TL «kötü niyet tazminatının» davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi’nce, alınan bilirkişi raporunda dava konusu senette davacının açıkladığı şekilde «tahrifat» yapıldığının belirlendiği, davacının senetteki imzasını inkar etmediği, senedin tahrifatsız hali ile geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacını …
… 17 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı ... vekili süresinden sonra 12.09.2017 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuş olup Bölge Adliye Mahkemesi’nce süresinden sonra «istinaf yoluna başvurulduğu» gözetilerek davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin süreden reddine karar verilmesi gerekirken istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru görülmediğ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3527 E. 2017/5672 K.
Ortak:tahrifat · kambiyo senedi · bono
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından icra takibine konu edilen «bononun» «bedelsiz» olup bu bono sebebiyle müvekkilinin borcu bulunmadığını, bononun davalı tarafından kısmen beyaza imza atılmak suretiyle düzenlendiğini, bono üzerindeki imza ve bedel kısmındaki 30.000,00 TL rakamının kendisine ait olduğunu, diğer kısımların boş bırakılarak verildiğini, söz konusu bononun davalının sahibi olduğu şirketin ortak ve muhasebecisi olan ...'e «teslim» edildiğini, bononun davalıya ait şirket ile kendisi arasındaki gayrimenkul satışı sonrasında ortaya çıkan satış vaadine ilişkin ihtilaf sonrası uğranılması muhtemel zararların karşılanması amacıyla «teminat» maksadıyla bekletilmesine karar verildiğini, söz konusu gayrimenkule ilişkin davada davalı aleyhine karar verildikten sonra dosyanın taraflarının aralarında anlaştıklarını, davalıya uğraması muhtemel zararlar için güven telkin etmek amacıyla 30.000,00 TL tutarlı olarak düzenlenip bononun verilmesinden yaklaşık 4 yıl sonra «tahrifat» yapılarak başlangıç kısmına 4 rakamı eklenerek kendisinin «rızası» dışında 430.000,00 TL olarak takibe konu edildiğini ileri sürerek davalı tarafa borçlu olmadığının tespitiyle senedin iptaline ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere «kötü niyet tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen «bononun» gerek müvekkilinin gerekse davacının ortağı olduğu dava dışı şirketler arasındaki ticari ilişkiyle bir ilgisi bulunmadığını, dava dışı şirketler arasındaki ticari ilişki sebebiyle tarafların tanıştığını, oluşan dostluk sebebiyle güvene dayalı olarak davacının müvekkilinden ödünç para istediğini, verilen para karşılığında da senedin alındığını ancak ödünç verilen tutarın ödenmemesi sebebiyle bononun takibe konu edildiğini, davacının «senette tahrifat» bulunduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, alacağı ne kadar ise o miktarlı senet üzerinden takibe geçildiğini, davacının talep ve beyanlarının birbiriyle çelişkili olduğunu, bir taraftan müvekkilinin ortağı olduğu şirket ile ticari ilişkisi olduğunu kabul edip diğer yandan bu ilişkinin gayrimenkul satışı sebebiyle gerçekleştiğini, satışta ihtilaf bulunduğunu ileri sürdüğünü savunarak davanın reddi ile davacının %20'den az olmamak üzere «kötü niyet tazminatına» mahkum edilmesini istemiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «senetteki tahrifatın» senedi bütünüyle «kambiyo senedi vasfı» olmaktan çıkaracağı nedeniyle davanın bütünü hakkında kabul kararı verilmesi gerektiğini, senedin tahrifat sebebiyle «bedelsiz» kaldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «bono» üzerinde rakam hanesinde bedelin 4.000 TL olarak yazıldığı, başına 4 rakamının sonradan eklendiğinin tespit olunduğu, ancak bono bedelinin yazı ile “kırkdörtbin TL” şeklinde yazılmış olduğu, 6102 sayılı TTK madde 676 "bedel hem yazı hem rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunması halinde yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmüne haiz olup aynı Yasa'nın TTK 778/2-c atfına binaen bonolara da uygulanmakta olduğu, rakam ile belirtilen bedelde «tahrifat» yapılmış olduğu tespit olunsa da yazı ile yazılan bedel esas alındığı, yazı ile gösterilen alanda tahrifatın olmadığı, davacı tarafından başkaca bir delil sunulmad …
Somut olayda dayanak «bononun» rakam ile değer belirten bölümünde «tahrifat» yapıldığı bilirkişi raporuyla saptandığına göre, bononun yazı ile değer belirten bölümüne itibar edilmesi mümkün değildir.
Dava icra takibine konu «kambiyo senedi» bedelinden kısmen borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2816 E. , 2023/6495 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/665 Esas, 2021/1523 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/242 E., 2017/1222 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri arafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından icra takibine konu edilen bononun bedelsiz olup bu bono sebebiyle müvekkilinin borcu bulunmadığını, bononun davalı tarafından kısmen beyaza imza atılmak suretiyle düzenlendiğini, bono üzerindeki imza ve bedel kısmındaki 30.000,00 TL rakamının kendisine ait olduğunu, diğer kısımların boş bırakılarak verildiğini, söz konusu bononun davalının sahibi olduğu şirketin ortak ve muhasebecisi olan ...'e teslim edildiğini, bononun davalıya ait şirket ile kendisi arasındaki gayrimenkul satışı sonrasında ortaya çıkan satış vaadine ilişkin ihtilaf sonrası uğranılması muhtemel zararların karşılanması amacıyla teminat maksadıyla bekletilmesine karar verildiğini, söz konusu gayrimenkule ilişkin davada davalı aleyhine karar verildikten sonra dosyanın taraflarının aralarında anlaştıklarını, davalıya uğraması muhtemel zararlar için güven telkin etmek amacıyla 30.000,00 TL tutarlı olarak düzenlenip bononun verilmesinden yaklaşık 4 yıl sonra tahrifat yapılarak başlangıç kısmına 4 rakamı eklenerek kendisinin rızası dışında 430.000,00 TL olarak takibe konu edildiğini ileri sürerek davalı tarafa borçlu olmadığının tespitiyle senedin iptaline ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen bononun gerek müvekkilinin gerekse davacının ortağı olduğu dava dışı şirketler arasındaki ticari ilişkiyle bir ilgisi bulunmadığını, dava dışı şirketler arasındaki ticari ilişki sebebiyle tarafların tanıştığını, oluşan dostluk sebebiyle güvene dayalı olarak davacının müvekkilinden ödünç para istediğini, verilen para karşılığında da senedin alındığını ancak ödünç verilen tutarın ödenmemesi sebebiyle bononun takibe konu edildiğini, davacının senette tahrifat bulunduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, alacağı ne kadar ise o miktarlı senet üzerinden takibe geçildiğini, davacının talep ve beyanlarının birbiriyle çelişkili olduğunu, bir taraftan müvekkilinin ortağı olduğu şirket ile ticari ilişkisi olduğunu kabul edip diğer yandan bu ilişkinin gayrimenkul satışı sebebiyle gerçekleştiğini, satışta ihtilaf bulunduğunu ileri sürdüğünü savunarak davanın reddi ile davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senedin tahrif edildiğinin saptandığı, senette rakamla yazılan kısımda tahrifat yapıldığı anlaşıldığından el yazısı ile yazılan bölüme itibar edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumda davacının takibe konulan 430.000,00 TL bedelli senette yapılan tahrifat sebebiyle 400.000,00 TL'lik kısmından ötürü davalıya borçlu olmadığı, dava konusu edilen senet 30.000,00 TL olarak düzenlenip imzalanmış olup, senedin bu haliyle kabulü gerektiği, davacının senedin bedelsiz kaldığı yönündeki iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu bonodan dolayı davacının 400.000,00 TL tahrif kısım yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazla talebin reddine, kabul edilen kısım yönünden davalının takip talebinde haksız ve kötü niyetli olduğu kabul edilerek hükmedilen tutarın %20'si oranında 80.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; senetteki tahrifatın senedi bütünüyle kambiyo senedi vasfı olmaktan çıkaracağı nedeniyle davanın bütünü hakkında kabul kararı verilmesi gerektiğini, senedin tahrifat sebebiyle bedelsiz kaldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davacının senedin teslim edildiğinde üzerinde yazı ile senet bedeli yazıyordu iddiasının gözden kaçırıldığını, dava konusu senedin müvekkiline verildikten sonra müvekkili tarafından tahrif edildiği iddiasının hukuki destekten yoksun olduğunu, davanın kısmen kabul-kısmen reddine rağmen, davanın reddedilen kısmı ile ilgili müvekkili lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmemiş olmasının ve müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başlattığı icra takibi itibariyle kötü niyeti ispat edildiğinden kötü niyet tazminatına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı, ayrıca dava itirazın iptali davası olmadığından davalı lehine icra inkâr tazminatı verilmesinin gerekmediği, davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden tazminata hükmedilmemesinde de yasaya aykırılık bulunmadığı, takip dayanağı bonoda tahrifat yapıldığının saptanması halinde senedin tahrifattan önceki miktar için geçerli sayılması gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu kambiyo senedinde tahrifat yapıldığı iddiasına dayanan borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 68 ve 72 nci maddeleri.
3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 778 inci maddesi ile, 676 ncı maddesinin maddesinin (ı) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/977901000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz