Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4446 E. 2023/6424 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak ediş↗ hakediş↗ hmk 297↗ faiz başlangıç tarihi↗ ihtirazi kayıt↗ el koyma↗ ticari dava niteliği↗ vekâlet ücreti↗ ek prim↗ zamanaşımı def'i↗ taşıma sözleşmesi↗ def'i↗ işlemiş faiz↗ ıslah↗ harç↗ taşıyan↗ tacir↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesine dayalı olarak davacının hak edişlerinden davalı tarafça yapılan kesintilerin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Kanun'un 767 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11279 E. 2013/10365 K.
Ortak:hak ediş · hakediş · ihtirazi kayıt · ek prim · Alacak
Benzer bu kararda… mece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kanunda veya ona eş değer olan Kanun Hükmünde Kararnamede kamu işverenlerinin kendinden iş alan ve yasal «prim» indirimi teşvikine hak kazanan yüklenicinin hak ettiği %5'lik indirim tutarının onun «hakedişinden» kesileceği ve devlete kalacağı yönünde bir kurala yer verilmediği, KİK ve SGK gibi bir kamu kuruluşuna da yasayı değiştirecek içerikli düzenleme yapma yetkisi verilmediği, tebliğ ve genelge gibi ikincil nitelikteki düzenlemelere göre kesinti yapılamayacağı kabul edilmiş ise de, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 13.maddesine göre davacı-yüklenici geçici «hak ediş» düzenlendiğinde geçici hak edişlerini, itirazını ve «ihtirazi kayıtlarını» yazılı olarak idareye bildirmesi gerekirken itiraz etmediği için sözleşme gereğince hak edişlerin kesinleştiği, kesinleşen hak edişe göre de iade talep edemeyeceği …
Dava, taraflar arasındaki «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan ve davacıya ait «hakedişlerden» davalı tarafın 5510 sayılı Kanun uyarınca sağlanan %5'lik indirim tutarını keserek davacıya ödenmesi nedeniyle açılan alacak davasına ilişkin olup, mahkemece, davacının, davalı tarafından düzenlenen hakedişlere itirazını ve «ihtirazı kayıtlarını» yazılı olarak bildirmediği için hak edişlerin kesinleştiği, kesinleşen hakedişe göre iade talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yasa ile sağlanan bu imkanın «hak edişe» usulüne uygun şekilde itiraz edilmemesi ile düşmesi söz konusu edilemez.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hizmet sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan ve davacıya ait «hakedişlerden» davalı tarafın 5510 sayılı Kanun uyarınca sağlanan %5'lik indirim tutarını keserek davacıya ödenmesi nedeniyle açılan alacak davasına ilişkin olup, mahkemece, davacının, davalı tarafından düzenlenen hakedişlere itirazını ve «ihtirazı kayıtlarını» yazılı olarak bildirmediği için hak edişlerin kesinleştiği, kesinleşen hakedişe göre iade talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/330 E. 2014/2505 K.
Ortak:hak ediş · avans faizi · Alacak
Benzer bu karardaŞti.’nin hak edişlerinden yapılan toplam 18.198,25 TL’nin 6.831,00 TL'sinin 23.08.2007 tarihinden, 7.800,45 TL'sinin 31.12.2007 tarihinden, 3.566,80 TL’sinin 30.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsili ile davacı B.
Şti.’nin hak edişlerinden yapılan toplam 11.812,09 TL’nin 9.102,00 TL'sinin 15.08.2008 tarihinden, 2.710,09 TL'sinin 01.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» ile davalıdan tahsili ile davacılardan T.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı arasında imzalanan Organize Sanayi Bölgeleri ve Küçük Sanayi Sitelerinin Kredilendirilmesine İlişkin Bankacılık Hizmetleri Protokolü’nün 17. maddesinde "KSS katılma «payı»; «hak ediş» raporu tutarı ile Bakanlık hissesi arasındaki farktır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mevduat hesabı · komisyon · kâr payı
Benzer bu karardaDavalı banka, dava dışı Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve kooperatif ile akdetmiş olduğu sözleşmeler çerçevesinde dava dışı kooperatif hesabına aktarılan kredi tutarından davacıların başvurusu ve dava dışı kooperatif talimatı üzerine ödemeler yapmakla yükümlü olup, ödemelerin yapıldığı hesap dava dışı kooperatife ait «mevduat hesabı» niteliğindedir.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı arasında imzalanan Organize Sanayi Bölgeleri ve Küçük Sanayi Sitelerinin Kredilendirilmesine İlişkin Bankacılık Hizmetleri Protokolü’nün 17. maddesinde "KSS katılma «payı»; «hak ediş» raporu tutarı ile Bakanlık hissesi arasındaki farktır.
Katılma «payı» kooperatif tarafından bankanın mahalli şubesindeki hesaba yatırıldıktan sonra fiili kredi ödemeleri yapılır" şeklinde belirtilmektedir.
Şu halde, davalı bankanın dava dışı bakanlık ve kooperatifle akdedilen sözleşmeler çerçevesinde yine kooperatif hesabına aktarılan krediden «komisyon» kesintisi yapmasında herhangi bir usulsüzlük olmayıp, yapılan «hak ediş» ödemelerinde bu suretle meydana gelen eksikliğin davalı bankadan talep edilmesi taraflar arasında sözleşme ilişkisi olmadığından mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4446 E. , 2023/6424 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi)
SAYISI 2021/16 Esas, 2022/21 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili ve duruşmasız olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 31.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Emre Karaca ile davalı vekili Av. Taha Hüseyin Zer dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında iki ayrı personel taşıma sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşmeler kapsamında edimini yerine getirdiğini, sözleşme tarihinden sonra yürürlüğe giren yasa uyarınca gerekli şartları taşıyan özel işyeri sahiplerinin çalıştırdıkları işçiler için yatırmaları gereken prim tutarının %5'lik kısmının Hazine tarafından karşılanacağını, müvekkilinin de bu yasada öngörülen şartları taşımasına rağmen davalının müvekkilinin hakedişlerinden %5'lik kesinti yaptığını ileri sürerek şimdilik 143.633,11 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 05.09.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 169.943,68 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilince yapılan kesintilerin mevzuata uygun olduğunu, ihtirazi kayıt koymadan hak edişlerini alan ve daha sonra da süresi içinde bunlara itiraz etmeyen davacının bu davayı açamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 30.03.2018 tarih, 2017/240 E. ve 2018/196 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davada zamanaşımı itirazının süresinde yapıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 22.10.2020 tarih, 2019/1268 E. ve 2020/4360 K. sayılı kararı ile "...1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesine dayalı olarak davacının hakedişlerinden davalı tarafça 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi uyarınca yapılan kesintilerin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak zamanaşımı def'inin süresinde yapılmış olduğundan bahisle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298 inci maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Anayasa'nın 141 inci maddesinin 3 üncü fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir.
Karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, mahkemece her bir hak ediş ve ödeme tarihleri nazara alınmak suretiyle Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere 6762 sayılı TTK'nın 767 nci maddesi uyarınca, dava konusu alacak talebinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı değerlendirilmek ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde, gerekçesi de belirtilmeksizin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir..." gerekçesiyle (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 19.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu hak edişlerin ödeme tarihleri ile dava tarihi arasında 1 yıllık zamanaşımı uygulandığında dava konusu 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 numaralı hak edişlerin dava tarihi itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, 9 numaralı 7.748,91 TL asıl, dava tarihine kadar 1.153,08 TL hesaplanan faiz ile birlikte toplam 8.901,99 TL tutarlı hak edişin 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığının bildirildiği, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 767 nci maddesinde, taşıma ücreti dahil olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacakların bir yılda zaman aşımına uğrayacağının düzenlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.748,91 TL'nin 29.06.2011 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, işlemiş faiz olarak 1.153,08 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ihtilafın sözleşmeden kaynaklanmadığını, yasadan kaynaklandığını, zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, uyuşmazlığa 6762 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmayacağını, davalının tacir olmadığını, sözleşmenin her iki taraf için ticari nitelikte bulunmadığını, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bu Kanun'un atfına göre zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, davalının cevap dilekçesinde de Borçlar Kanunu'na atıf yaparak zamanaşımı itirazında bulunduğu, aynı nitelikte alacakları ile ilgili açılan davaların lehlerine sonuçlanıp kesinleştiğini belirterek red kararı yönünden Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının alacak talebinin hem usule hem de esasa aykırı olup davasının tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, dilekçe vermediğini, davanın kabul edilen 9. hak edişe ilişkin kısmının, hizmet işleri genel şartnamesinin hak edişlere ihtirazi kayıt koyma ve bu kayıt ile ilgili 10 günlük süre içinde idareye dilekçe ile başvurma şartını sağlamaması yönünden incelenerek aleyhe olan kısmı bakımından bozulmasını talep ettiklerini, davanın esasına ve usule ilişkin diğer itirazları saklı kalmak kaydı ile davacı taraf lehine verilen alacak miktarı, faiz türü, faiz oranı ve faiz başlangıç tarihi yönlerinden de kararın bozulması gerektiğini, TÜBİTAK kamu kurumu olduğundan dava konusu alacak için avans faizi ile hüküm tesis edilmesini kabul etmediklerini belirterek Mahkeme kararının lehe olan kısmının onanmasını, aleyhe olan kısmının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesine dayalı olarak davacının hak edişlerinden davalı tarafça yapılan kesintilerin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Kanun'un 767 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Davalıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/977578100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz