Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2711 E. 2023/6416 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tekel hakkı↗ dürüstlük kuralı↗ marka hakkına tecavüz↗ bilirkişi incelemesi↗ esastan ret↗ yetkisizlik kararı↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/384 E., 2021/127 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının “...” markasını mağazacılıkta kullanabilmesi için 35 inci sınıfta bir tescilinin bulunmadığı halde müvekkilinin “...” unsurlu markaları ile tecavüz eder tarzda Samsun ... Alışveriş Merkezindeki (AVM) mağazasında kullandığını, müvekkilinin ibarenin mağazacılıkta kullanımı açısından bir tekel hakkının bulunduğunu, zira “...” ibaresinin 35 inci sınıfta davacı adına tescil edildiğini, bu tesciller esnasında 35.08’inci (yeni 35.05 inci) sınıftaki mal ve hizmetlerin sınırlandırmaya tabi tutulmadığını, mağazacılık hizmetinin tamamını, bütün mal ve hizmetleri kapsadığını, davalı şirketin “...” ibareli tescilli markası olmadığı gibi grup şirketi olduğu düşünülen şirketin de 35 inci sınıf tescil başvurularının reddedildiğini, böylece ibare üzerinde hak sahibi olmadığının Kurum tarafından da belirlendiğini, buna rağmen yapılan kullanımların müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, grup şirketinin 8 inci ve 21 inci sınıflardaki tescilinin 35 inci sınıfı etkilemeyeceğini, davalının müvekkilinin mağazacılık hizmetlerindeki tanınmışlığından haksız yararlanmak istediğini, kötü niyetle hareket ettiğini ileri sürerek davalının iş yeri içinde ve iş yeri tabelasındaki kullanımlarının müvekkilinin tescilli “...” markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, önlenmesini, men’ini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kardeş şirketi olan ... Mutfak Eşyaları Ambalaj İnşaat İml. San. ve Tic. Ltd. Şti. (... Mutfak) adına 7, 8, 11, 21 nci sınıflarda tescilli “...” ibareli markaların bulunduğunu, bir malı üreten işletmenin imal ettiği malı satması için ticari faaliyetin zorunlu bir sonucu olduğunu, ayrıca 35.08 inci marka tescilinin gerekmediğini, müvekkilinin “...” markası dışında başka markalı ürün satmadığını, kesinleşen mahkeme kararı ile davacının 21 inci sınıftaki emtianın 35.05 inci sınıf için marka tescilini sağlayamadığını, müvekkilinin bu emtia yönünden 35.05 inci sınıf için dahi önceliğinin tespit edildiğini, davacının “...” markasını müvekkilinin önceliğindeki züccaciye sektöründe kullanmak istediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi incelemesiyle davalının mağazasında kullandığı işaretin davacının markaları ile bir benzerlik teşkil etse de işaretin davalının kardeş şirketi ... Mutfak’ın tescilli “...” markaları kapsamında bir kullanım olduğu, bu markaların 8 ve 21 inci sınıflarda tescilli olması sebebiyle, bu ürünlerin aynı marka altında perakendeciliğinin yapılabilmesi için 35.05 inci sınıfta tescilinin gerekmediği, davalının “...” ibareli işareti markasal kullanımının davacıya ait markalara tecavüz oluşturmadığı kanaatine varıldığının belirtildiği, davalının kullanımı tescilli markasının hukuka uygun kullanımı dahilinde olduğundan, bu kullanımın “haksız” olarak nitelendirilemeyeceği, huzurdaki dosyada ihtilaf konusu tek hususun, işaretinin davalı mağazasında kullanılması olduğundan, bu kullanımın ise davalının kardeş şirketi ... Mutfak’ın tescilli markaları kapsamında ve dürüstlük kurallarının dışına çıkmayan bir kullanım olduğunun tespit edildiği, davalının "..." ibareli işareti markasal kullanımının davacıya ait markalara tecavüz oluşturmadığı ve haksız rekabet teşkil eden bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ürün markasının tescilinin aynı isimle mağaza açma hakkı vermediğini, davalının 35 inci sınıfta tescilli markasının bulunmadığını, markalar arasında iltibas bulunduğunun kesinleşen mahkeme kararları ile belirlendiğini, davalının müvekkili markasının yazım ve şekline yakın bir kullanım seçtiğini, müvekkilinin tanınmışlığının incelenmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davalının 8 inci ve 21 inci sınıfta tescilli “...” markasının davalı adına korunduğu, bu sınıflarda üretim satış ve pazarlama yetkisinin bulunduğu, bu ürünleri bir araya getirerek 35 inci sınıfta mağazacılık faaliyeti ile satışa arz ettiği, kendi ürünlerini mağazasında satışa arz etmesinden dolayı da bu hakkının bulunduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ürün markasının mağazacılık markası olmadığını, aynı isimle mağaza açma hakkı vermediğini, davalının mağazasında kullandığı işaretin müvekkilinin 35 inci sınıfta tescilli markanın aynılık içerdiğini, Mahkemenin iltibası doğru değerlendirmediğini, markalar arasında iltibas bulunduğuna dair Yargıtay ve Mahkeme kararları bulunduğunu, bütün Yargıtay kararlarında ... Mutfak adına tescili istenen “kırmızı bayraklı, gri, beyaz” renkli logolu markaların müvekkilinin markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespit edildiğini, bu markaların ... Mutfak adına tescilinin yasaklandığını, davalının markasının yıllar içinde değişip müvekkilinin markasına benzetildiğini, Yargıtay’ın 2010/67905 sayılı marka hakkındaki kararında sadece kırmızı rengi değil harflerin tertip tarzı nedeniyle de karıştırılma tehlikesini kabul ettiğini, bilirkişilerin Yargıtay kararlarını değerlendirmediğini, işbu uyuşmazlıkta dava dışı şirket adına tescilli 98/019473 sayılı marka görselinin değiştirilip müvekkili markalarındaki “...” ibaresinin yazım tarzı ve dalgalı şekline yakın bir kullanım seçildiğini, böylece daha çok müvekkili markasına benzediğini, davalının 35.05 inci sınıf tescili bulunmadığından “...” markasını mağaza adı olarak kullanamayacağını, işaretler arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunun sunulan delillerle ortaya konulduğunu, 35 inci sınıfta tescilli markası hükümsüz kılınmadığı müddetçe müvekkilinin tekel hakkının bulunduğunu, davalının 8 ve 21 inci sınıftaki tescillerinin 35.05 inci sınıf için bir hak kazandırmayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 29 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1622 E. 2023/5340 K.
Ortak:tekel hakkı · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaAlışveriş Merkezindeki (AVM) mağazasında kullandığını, müvekkilinin ibarenin mağazacılıkta kullanımı açısından bir «tekel hakkının» bulunduğunu, zira “...” ibaresinin 35 inci sınıfta davacı adına tescil edildiğini, bu tesciller esnasında 35.08’inci (yeni 35.05 inci) sınıftaki mal ve hizmetlerin sınırlandırmaya tabi tutulmadığını, mağazacılık hizmetinin tamamını, bütün mal ve hizmetleri kapsadığını, davalı şirketin “...” ibareli tescilli markası olmadığı gibi grup şirketi olduğu düşünülen şirketin de 35 inci sınıf tescil başvurularının reddedildiğini, böylece ibare üzerinde hak sahibi olmadığının Kurum tarafından da belirlendiğini, buna rağmen yapılan kullanımların müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini, grup şirketinin 8 inci ve 21 inci sınıflardaki tescilinin 35 inci sınıfı etkilemeyeceğini, davalının müvekkilinin mağazacılık hizmetlerindeki tanı …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti ile önlenmesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti ile önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ış mağazasında müvekkili şirketin tanınmış "TAÇ" markasını izinsiz olarak 35. sınıfta yer alan mağazacılık hizmetlerinde kullandığının tespit edildiğini, bu durumun «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalı yanın mağazacılık sınıfı olan 35. sınıfta "TAÇ" markasının kullanımını haklı kılabilecek herhangi bir tescilinin bulunmadığını, müvekkili ş …
… cılık alanında hiçbir marka tescilinin bulunmadığını davalının mağaza tabelasında kullandığı markanın müvekkili şirket markasıyla neredeyse birebir aynı olduğunu ve «iltibas» yaratacak kadar benzediğini, bundan dolayı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmünün ihlal edildiğini, "TAÇ" markasının 35/05 alt grubundaki mağazacılık hizmetlerinde tescili için müvekkili şirket haricindeki üçüncü şahıslarca yapılan tüm başvuruların reddedildiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, menine, ref'ine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… escilli markalar aleyhine hükümsüzlük davası açtığını 2014/58840 sayılı marka için açılan davada alınan bilirkişi raporunda, anılan markanın müvekkili markaları ile «iltibas» oluşturduğu, dava dışı şirketin önceki markaları nedeniyle müktesep hakkının bulunmadığının belirtildiği, diğer taraftan dava dışı şirketin tescilli "TAÇ" markalarının 35/5 sınıfta tescilli olmadığından davalı tarafın "TAÇ" ibaresini mağaza adı olarak kullanma hakkı bulunmadığını, davalının kullanımının davacı markaları ile iltibas yarattığı tespit edilmesine rağmen mahkemece davalı kullanımlarının tescilli markaya dayalı olduğu yönündeki mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu, tüketicilerin "Taç" markalı züccaciye ürünleri aldıklarında ürünün kalitesizliğinden dolayı «şikayetlerini» müvekkiline ilettiklerini, müvekkilinin "Taç" ibareli markalarının 35. sınıf mağazacılık hizmetlerinde tescilli olup, markaları hükümsüz kılınmadığı sürece anılan sınıfta «tekel hakkına» sahip bulunduğunu, davalının müvekkili markası ile iltibas yaratan markayı mağaza isimi olarak kullanamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırıl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme duruşması · ticari işletme · şikayet · ihtiyati tedbir · maddi tazminat
Benzer bu kararda… ının 35/05 sınıf ile ilgili olarak müvekkili şirkete, müvekkilinin kardeş şirketlerine ve bayilerine karşı açtığı 5 dava daha bulunduğunu, bu davalardan 4 tanesinde «ihtiyati tedbir» talep edildiğini, 3 tedbir talebinin haksız bulunarak reddedildiğini, bir tanesinde ise tedbirin ön «inceleme duruşmasında» değerlendirilmesine karar verildiğini, davalardan bir tanesinde esastan red kararı verildiğini, müvekkilinin dava dışı Taç Mutfak....Ltd.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, refi ve «maddi tazminatın» tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… cılık alanında hiçbir marka tescilinin bulunmadığını davalının mağaza tabelasında kullandığı markanın müvekkili şirket markasıyla neredeyse birebir aynı olduğunu ve «iltibas» yaratacak kadar benzediğini, bundan dolayı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmünün ihlal edildiğini, "TAÇ" markasının 35/05 alt grubundaki mağazacılık hizmetlerinde tescili için müvekkili şirket haricindeki üçüncü şahıslarca yapılan tüm başvuruların reddedildiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, menine, ref'ine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… ilin yanı sıra bir de 35/05 alt grubunda tescil yaptırması zorunluluğunun bulunmadığını, üretilen malın satımının 35/05 alt grubuna giren bir hizmet olmadığını, bir «ticari işletme» bünyesi içinde üretilen ürünlerin satılmasının, zaten işletmesel faaliyetin doğal sonucu olduğunu ve ayrıca 35/05 alt grubunda tescil yaptırılması gerekmediğini, d …
-
Marka hakkına tecavüzün tespiti ve men'i | Markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7147 E. 2024/3696 K.
Ortak:tekel hakkı · marka hakkına tecavüz · iltibas
İncelediğiniz karardaAlışveriş Merkezindeki (AVM) mağazasında kullandığını, müvekkilinin ibarenin mağazacılıkta kullanımı açısından bir «tekel hakkının» bulunduğunu, zira “...” ibaresinin 35 inci sınıfta davacı adına tescil edildiğini, bu tesciller esnasında 35.08’inci (yeni 35.05 inci) sınıftaki mal ve hizmetlerin sınırlandırmaya tabi tutulmadığını, mağazacılık hizmetinin tamamını, bütün mal ve hizmetleri kapsadığını, davalı şirketin “...” ibareli tescilli markası olmadığı gibi grup şirketi olduğu düşünülen şirketin de 35 inci sınıf tescil başvurularının reddedildiğini, böylece ibare üzerinde hak sahibi olmadığının Kurum tarafından da belirlendiğini, buna rağmen yapılan kullanımların müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini, grup şirketinin 8 inci ve 21 inci sınıflardaki tescilinin 35 inci sınıfı etkilemeyeceğini, davalının müvekkilinin mağazacılık hizmetlerindeki tanı …
… çesinde özetle; ürün markasının tescilinin aynı isimle mağaza açma hakkı vermediğini, davalının 35 inci sınıfta tescilli markasının bulunmadığını, markalar arasında «iltibas» bulunduğunun kesinleşen mahkeme kararları ile belirlendiğini, davalının müvekkili markasının yazım ve şekline yakın bir kullanım seçtiğini, müvekkilinin tanınmışlı …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ürün markasının mağazacılık markası olmadığını, aynı isimle mağaza açma hakkı vermediğini, davalının mağazasında kullandığı işaretin müvekkilinin 35 inci sınıfta tescilli markanın aynılık içerdiğini, Mahkemenin «iltibası» doğru değerlendirmediğini, markalar arasında iltibas bulunduğuna dair Yargıtay ve Mahkeme kararları bulunduğunu, bütün Yargıtay kararlarında ...
Benzer bu kararda… anılmamış olması gerektiğini, davalı markalarının 35. sınıfta tescilli olmadığını, davalı kullanımının tescil dışı kullanım olduğunu, Mahkemenin markalar arasındaki «iltibası» yeterince değerlendirmediğini, davacı markasının tanınmış marka olup olmadığı hususunun da kararda irdelenmediğini, dava dışı taç Mutfak şirketinin, anılan markaları yalnızca züccaciye ürünlerinde kullanabileceğini, marka ile mağaza açamayacağını, davacı markasının 35. sınıfta tescilli olduğunu ve hükümsüz kılınmadığı sürece «tekel hakkına» sahip olduğunu, markanın bu sınıfta züccaciye ürünlerinin perakende satışı için tescil edildiğini, mal sınıfındaki tescilin mağazacılık sınıfında «müktesep hak» vermediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… ış mağazasında müvekkili şirketin tanınmış "TAÇ" markasını izinsiz olarak 35. sınıfta yer alan mağazacılık hizmetlerinde kullandığının tespit edildiğini, bu durumun «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğini, davalı yanın mağazacılık sınıfı olan 35. sınıfta "TAÇ" markasının kullanımını haklı kılabilecek herhangi bir tescilinin bulunmadığını, müvekkili ş …
Şti.’nin de "TAÇ" ibareli marka tescillerinin çoğunlukla 08. ve 21. sınıfları kapsadığını, bu firmanın mağazacılık alanında hiçbir marka tescilinin bulunmadığını davalının mağaza tabelasında kullandığı markanın müvekkili şirket markasıyla neredeyse birebir aynı olduğunu ve «iltibas» yaratacak kadar benzediğini ileri sürerek markaya tecavüzün tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · ticari işletme · iyiniyet · dava sebebi · dahili dava
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında aynı «sebebe» dayanan bir çok dava bulunduğunu, davalının davalı tarafından yasal marka tesciline dayalı kullanımının söz konusu olduğunu, davalının TAÇ markasının 07, 08, 11 ve 21. sınıflarda tescilli olduğunu, davalı kullanımının davacının 35/05 alt grubunda tescilli markalarına tecavüz oluşturmadığını, üretilen malın satımının 35/05 alt grubuna giren bir hizmet olmadığını, bir «ticari işletme» bünyesi içinde üretilen ürünlerin satılmasının, zaten işletmesel faaliyetin doğal sonucu olduğunu ve ayrıca 35/05 alt grubunda tescil yaptırılması gerekmediğini, davalı mağazasında davalının dava dışı kardeş şirketi TAÇ MUTFAK adına tescilli olan züccaciye ürünlerinin satışının yapıldığını, davalının ürettiği ve üzerinde marka tesciline hak kazandığı emtiaları mağazasında ve sanal ortamda satabileceğini, bu durumun «marka hakkına tecavüz» oluşturmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
… ği, bundan dolayı da salt işaret benzerliğinden hareketle davalı kullanımları ile davacının dayanak yaptığı markaları arasında birbiri ile ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacı ile davalı kullanımlarının dayanağını oluşturan dava dışı grup şirketin uzun yıllardır birlikte var oldukları ve dava dış …
… anılmamış olması gerektiğini, davalı markalarının 35. sınıfta tescilli olmadığını, davalı kullanımının tescil dışı kullanım olduğunu, Mahkemenin markalar arasındaki «iltibası» yeterince değerlendirmediğini, davacı markasının tanınmış marka olup olmadığı hususunun da kararda irdelenmediğini, dava dışı taç Mutfak şirketinin, anılan markaları yalnızca züccaciye ürünlerinde kullanabileceğini, marka ile mağaza açamayacağını, davacı markasının 35. sınıfta tescilli olduğunu ve hükümsüz kılınmadığı sürece «tekel hakkına» sahip olduğunu, markanın bu sınıfta züccaciye ürünlerinin perakende satışı için tescil edildiğini, mal sınıfındaki tescilin mağazacılık sınıfında «müktesep hak» vermediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… belada kullanıldığı, söz konusu kullanımın tescile uygun olduğu, davalının adına tescilli ürün markasını tescile uygun olarak işyeri tabelasında kullanmış olmasının «iyiniyetli» kullanım olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu kullanımın tescil sınıfının dışına çıkan bir kullanım olarak kabul edilemeyeceği, Mahkemece davanın reddine karar v …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/117 E. 2015/8615 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Marka tecavüzünün tespiti | Marka men'i | Marka ref'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/821 E. 2023/7658 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaAlışveriş Merkezindeki (AVM) mağazasında kullandığını, müvekkilinin ibarenin mağazacılıkta kullanımı açısından bir «tekel hakkının» bulunduğunu, zira “...” ibaresinin 35 inci sınıfta davacı adına tescil edildiğini, bu tesciller esnasında 35.08’inci (yeni 35.05 inci) sınıftaki mal ve hizmetlerin sınırlandırmaya tabi tutulmadığını, mağazacılık hizmetinin tamamını, bütün mal ve hizmetleri kapsadığını, davalı şirketin “...” ibareli tescilli markası olmadığı gibi grup şirketi olduğu düşünülen şirketin de 35 inci sınıf tescil başvurularının reddedildiğini, böylece ibare üzerinde hak sahibi olmadığının Kurum tarafından da belirlendiğini, buna rağmen yapılan kullanımların müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini, grup şirketinin 8 inci ve 21 inci sınıflardaki tescilinin 35 inci sınıfı etkilemeyeceğini, davalının müvekkilinin mağazacılık hizmetlerindeki tanı …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti ile önlenmesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti ile önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ile men’ine, davalı şirket tarafından davacıya ait "TAÇ" unsurlu markaları benzeterek kullandığı markanın internet sitesinden kaldırılmasına ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3141 E. 2019/1939 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2711 E. , 2023/6416 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1624 Esas, 2022/236 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/384 E., 2021/127 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının “...” markasını mağazacılıkta kullanabilmesi için 35 inci sınıfta bir tescilinin bulunmadığı halde müvekkilinin “...” unsurlu markaları ile tecavüz eder tarzda Samsun ... Alışveriş Merkezindeki (AVM) mağazasında kullandığını, müvekkilinin ibarenin mağazacılıkta kullanımı açısından bir tekel hakkının bulunduğunu, zira “...” ibaresinin 35 inci sınıfta davacı adına tescil edildiğini, bu tesciller esnasında 35.08’inci (yeni 35.05 inci) sınıftaki mal ve hizmetlerin sınırlandırmaya tabi tutulmadığını, mağazacılık hizmetinin tamamını, bütün mal ve hizmetleri kapsadığını, davalı şirketin “...” ibareli tescilli markası olmadığı gibi grup şirketi olduğu düşünülen şirketin de 35 inci sınıf tescil başvurularının reddedildiğini, böylece ibare üzerinde hak sahibi olmadığının Kurum tarafından da belirlendiğini, buna rağmen yapılan kullanımların müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, grup şirketinin 8 inci ve 21 inci sınıflardaki tescilinin 35 inci sınıfı etkilemeyeceğini, davalının müvekkilinin mağazacılık hizmetlerindeki tanınmışlığından haksız yararlanmak istediğini, kötü niyetle hareket ettiğini ileri sürerek davalının iş yeri içinde ve iş yeri tabelasındaki kullanımlarının müvekkilinin tescilli “...” markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, önlenmesini, men’ini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kardeş şirketi olan ... Mutfak Eşyaları Ambalaj İnşaat İml. San. ve Tic. Ltd. Şti. (... Mutfak) adına 7, 8, 11, 21 nci sınıflarda tescilli “...” ibareli markaların bulunduğunu, bir malı üreten işletmenin imal ettiği malı satması için ticari faaliyetin zorunlu bir sonucu olduğunu, ayrıca 35.08 inci marka tescilinin gerekmediğini, müvekkilinin “...” markası dışında başka markalı ürün satmadığını, kesinleşen mahkeme kararı ile davacının 21 inci sınıftaki emtianın 35.05 inci sınıf için marka tescilini sağlayamadığını, müvekkilinin bu emtia yönünden 35.05 inci sınıf için dahi önceliğinin tespit edildiğini, davacının “...” markasını müvekkilinin önceliğindeki züccaciye sektöründe kullanmak istediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi incelemesiyle davalının mağazasında kullandığı işaretin davacının markaları ile bir benzerlik teşkil etse de işaretin davalının kardeş şirketi ... Mutfak’ın tescilli “...” markaları kapsamında bir kullanım olduğu, bu markaların 8 ve 21 inci sınıflarda tescilli olması sebebiyle, bu ürünlerin aynı marka altında perakendeciliğinin yapılabilmesi için 35.05 inci sınıfta tescilinin gerekmediği, davalının “...” ibareli işareti markasal kullanımının davacıya ait markalara tecavüz oluşturmadığı kanaatine varıldığının belirtildiği, davalının kullanımı tescilli markasının hukuka uygun kullanımı dahilinde olduğundan, bu kullanımın “haksız” olarak nitelendirilemeyeceği, huzurdaki dosyada ihtilaf konusu tek hususun, işaretinin davalı mağazasında kullanılması olduğundan, bu kullanımın ise davalının kardeş şirketi ...
Mutfak’ın tescilli markaları kapsamında ve dürüstlük kurallarının dışına çıkmayan bir kullanım olduğunun tespit edildiği, davalının "..." ibareli işareti markasal kullanımının davacıya ait markalara tecavüz oluşturmadığı ve haksız rekabet teşkil eden bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ürün markasının tescilinin aynı isimle mağaza açma hakkı vermediğini, davalının 35 inci sınıfta tescilli markasının bulunmadığını, markalar arasında iltibas bulunduğunun kesinleşen mahkeme kararları ile belirlendiğini, davalının müvekkili markasının yazım ve şekline yakın bir kullanım seçtiğini, müvekkilinin tanınmışlığının incelenmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davalının 8 inci ve 21 inci sınıfta tescilli “...” markasının davalı adına korunduğu, bu sınıflarda üretim satış ve pazarlama yetkisinin bulunduğu, bu ürünleri bir araya getirerek 35 inci sınıfta mağazacılık faaliyeti ile satışa arz ettiği, kendi ürünlerini mağazasında satışa arz etmesinden dolayı da bu hakkının bulunduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ürün markasının mağazacılık markası olmadığını, aynı isimle mağaza açma hakkı vermediğini, davalının mağazasında kullandığı işaretin müvekkilinin 35 inci sınıfta tescilli markanın aynılık içerdiğini, Mahkemenin iltibası doğru değerlendirmediğini, markalar arasında iltibas bulunduğuna dair Yargıtay ve Mahkeme kararları bulunduğunu, bütün Yargıtay kararlarında ... Mutfak adına tescili istenen “kırmızı bayraklı, gri, beyaz” renkli logolu markaların müvekkilinin markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespit edildiğini, bu markaların ... Mutfak adına tescilinin yasaklandığını, davalının markasının yıllar içinde değişip müvekkilinin markasına benzetildiğini, Yargıtay’ın 2010/67905 sayılı marka hakkındaki kararında sadece kırmızı rengi değil harflerin tertip tarzı nedeniyle de karıştırılma tehlikesini kabul ettiğini, bilirkişilerin Yargıtay kararlarını değerlendirmediğini, işbu uyuşmazlıkta dava dışı şirket adına tescilli 98/019473 sayılı marka görselinin değiştirilip müvekkili markalarındaki “...” ibaresinin yazım tarzı ve dalgalı şekline yakın bir kullanım seçildiğini, böylece daha çok müvekkili markasına benzediğini, davalının 35.05 inci sınıf tescili bulunmadığından “...” markasını mağaza adı olarak kullanamayacağını, işaretler arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunun sunulan delillerle ortaya konulduğunu, 35 inci sınıfta tescilli markası hükümsüz kılınmadığı müddetçe müvekkilinin tekel hakkının bulunduğunu, davalının 8 ve 21 inci sınıftaki tescillerinin 35.05 inci sınıf için bir hak kazandırmayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 29 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/977560600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz