Marka Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2696 E. 2023/6412 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delillerin toplanmaması↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/70 E., 2018/74 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin bir çok tanınmış markanın sahibi olduğunu, ''...'' markasının da özellikle temizlik bakım ürünlerinde tanınmış marka vasfında bulunduğunu, bu sebeple koruma kapsamının sadece temizlik ürünleriyle sınırlı tutulamayacağını, davalının 2011/16887 ve 2013/50249 numaralı "..." ibareli markalarını kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, tescilli markalarını tescil edildiği şekilde değil müvekkilinin markasıyla aynı/benzer şekilde kullandığını, bu markaların müvekkiline ait "..." markası ile iltibas oluşturduğunu, bu durumun tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açacağını, davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağladığını ileri sürerek davalıya ait 2011/16887 ve 2013/50249 sayılı markaların hükümsüzlüğünü, davalı tarafça müvekkilinin markadan kaynaklanan haklarına tecavüz edildiğinin tespitini, tecavüzün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının "..." markasının temizlik ürünlerinden yalnızca çamaşır deterjanı alanında faaliyet gösteren bir marka olduğunu, marka tescilinin de sadece bu hususta bulunduğunu, kullanmış olduğu logonun ise "n" harfinin üstünde dört yapraklı bir yonca şeklinde olduğunu, her iki logonun karıştırılmasının mümkün olmadığını, müvekkili tarafından davacının markasına benzetilerek kullanılmasının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markalarının tescilli olduğu 03 üncü sınıf ile davalı markalarının tescilli olduğu 21 inci sınıf ve 16 ncı sınıfta tescilli emtiaların ilintili olduğu, her iki sınıfın da temizlik sektörüne ait olduğu, davacı ve davalı markalarının aynı "..." ibaresinden ibaret olduğu, görsel kavramsal ve işitsel olarak aynı olduğu, benzer emtialar üzerinde kullanıldığı, tescil ve koruma tarihi itibari ile davacı markalarının daha eski koruma tarihli olduğu kanaatine varılarak hükümsüzlüğe ilişkin talebin kısmen kabulüne gerektiği, davalının tescilli markalarının siyah renkle ... yazısı ile tescilli olduğu ancak davaya konu bulaşık süngerleri ve çöp torbaları emtiaları üzerinde davacının ilgili sektörde bilinirliği ve tanınırlığı yüksek olan "..." markasının kullanım şekline benzetilerek davacı markasındaki "İ" ve "N" harflerinin üzerinde kullanılan yaprak figürünün "O" harfi üzerinde kelebek figürü şeklinde kullanılarak, ayrıca yazının mavi beyaz renklerde yazılmak suretiyle davacı markasına yaklaştırılarak, markanın hitap ettiği sıradan tüketici nezdinde iltibas yaratacak derecede benzerlik yaratılarak kullanıldığı gözönüne alınarak markanın tescil edildiğinden farklı şekilde kullanılmasının ve davacı markasının kullanım şekline benzetilmesinin markaya tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2011/16887 sayılı "..." ibareli markanın tescilli olduğu "işlenmemiş cam, yarı işlenmiş cam, camdan , porselenden, seramikden, kilden, süs ve dekorasyon eşyaları, dekorasyon için cam mozaikler ve cam tozları ( inşaat için olanlar hariç) , cam yünleri (izolasyon ve tekstil amaçlı olmayan), spor müsabakalarında verilen kupalar" emtialarında hükümsüzlük talebinin reddine, markanın tescilli olduğu 21 inci sınıftaki diğer emtialar yönünden hükümsüzlüğüne, 2013/50249 sayılı "..." ibareli markanın tescilli olduğu "matbaa ve ciltleme malzemeleri, basılı evraklar; basılı yayınlar, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, (pullar). Kırtasiye, büro, eğitim - öğretim, yazım , çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç) ; kırtasiye tipi kağıt ürünler ve yapıştırıcılar dahil) büro makineleri " emtialarında hükümsüzlük talebinin reddine, markanın tescilli olduğu 16 ıncı sınıftaki diğer emtialar yönünden hükümsüzlüğüne, markaya tecavüzün tespitine, durdurulmasına, ürün ambalajlarının bulundukları yerde el konulmasına, hüküm kesinleştiğinde imhasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince, davacı markasının tanınmış marka olduğu kabul edilmiş olmasına rağmen, verilen kararda farklı sınıflarda koruma sağlanmadığını, davacı markasının tanınmış marka olduğununu dosyaya sunulan delillerle ve bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, Yargıtay'ın tanınmış marka kriterleri dikkate alındığında davacı markasının tanınmış marka olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu kabule göre tüm sınıflar yönünden davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, diğer yandan davalının dava konusu markaları tescil ettirmekte ve kullanmakta kötü niyetli olduğunu, İlk Derece Mahkemesince bu hususun gerekçeli kararda kabul edildiğini, bu nedenle tüm sınıflar yönünden davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin çöp torbası ve sünger ile temizlik bezlerinin ambalajında "..." markasını kullandığını, söz konusu markaya ilişkin tescil işlemlerinin de yapıldığını ve hukuka uygun olarak kullanılmaya devam edildiğini, markayı kullanmada herhangi bir kötü niyetinin bulunmadığını, davacının "..." markasının temizlik ürünlerinden yalnızca çamaşır deterjanı alanında faaliyet gösteren bir marka olduğunu, marka tescilinin de sadece bu hususta bulunduğunu, kullanmış olduğu logonun ise "n" harfinin üstünde dört yapraklı bir yonca şeklinde olduğunu, her iki logonun karıştırılmasının mümkün olmadığını, kendilerinin marka kullanımının davacı marka kullanımına benzemediğini, markalar arasında bir iltibas tehlikesinin bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından davacının markasına benzetilerek marka kullanılmasının söz konusu olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün tespiti önlenmesi, durdurulması ve marka hükümsüzlüğü davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11798 E. 2018/4630 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… e, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamındaki çekişmeli mallar ve hizmetlerin makul seviyede bilgilenmiş, özenli ve dikkatli «ortalama tüketiciler» yönünden, benzer olmadığını, başvuru ile önceki markaların da işitsel, görsel, kavramsal olarak ve genel izlenim itibariyle karıştırılması riski bulunacak düzeyde benzer olmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b hüküm anlamında tescil engelinin gerçekleşmediği, itiraza mesnet markanın markaların başlangıçtan itibaren veya kullanımla sonradan kazanılmış yüksek bir «ayırt ediciliğinin» olduğundan söz edilemeyeceği, başvuruda yer alan ilavelerin çekişmeli mal ve hizmetlerin ortalama tüketicileri bakımından farklı algılanmalarına yeterli olduğu ger …
… r ile bu malların perakendecilik yoluyla satımı hizmetlerinde olduğu gibi, başvuru konusu ve itiraza konu markaların bazı mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı veya «ayırt edicilik» düzeyi düşük işaretler olması nedeniyle 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi yönünden karıştırılma ihtimalinin gerçekleşmeyeceği hususunda mahkemenin değerlendirmesi d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/991 E. 2019/7601 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… diğini, tescilli markalarını tescil edildiği şekilde değil müvekkilinin markasıyla aynı/benzer şekilde kullandığını, bu markaların müvekkiline ait "..." markası ile «iltibas» oluşturduğunu, bu durumun tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açacağını, davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağladığını ileri sürerek …
… gürü şeklinde kullanılarak, ayrıca yazının mavi beyaz renklerde yazılmak suretiyle davacı markasına yaklaştırılarak, markanın hitap ettiği sıradan tüketici nezdinde «iltibas» yaratacak derecede benzerlik yaratılarak kullanıldığı gözönüne alınarak markanın tescil edildiğinden farklı şekilde kullanılmasının ve davacı markasının kullanım ş …
… nı kullandığını, söz konusu markaya ilişkin tescil işlemlerinin de yapıldığını ve hukuka uygun olarak kullanılmaya devam edildiğini, markayı kullanmada herhangi bir «kötü niyetinin» bulunmadığını, davacının "..." markasının temizlik ürünlerinden yalnızca çamaşır deterjanı alanında faaliyet gösteren bir marka olduğunu, marka tescilinin de sadece bu hususta bulunduğunu, kullanmış olduğu logonun ise "n" harfinin üstünde dört yapraklı bir yonca şeklinde olduğunu, her iki logonun karıştırılmasının mümkün olmadığını, kendilerinin marka kullanımının davacı marka kullanımına benzemediğini, markalar arasında bir «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından davacının markasına benzetilerek marka kullanılmasının söz konusu olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemes …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesinin gerektiği, davalının "CERAMO" ibareli marka başvurusu ile davacının "Ceran" ibareli markaları arasında başvuru kapsamında yer alan "Elektriksiz pişirme aletleri" malları yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, bu mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibas koşulunun gerçekleştiği, bu mallar dışında ka …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ortalama tüketici
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesinin gerektiği, davalının "CERAMO" ibareli marka başvurusu ile davacının "Ceran" ibareli markaları arasında başvuru kapsamında yer alan "Elektriksiz pişirme aletleri" malları yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, bu mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibas koşulunun gerçekleştiği, bu mallar dışında ka …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4941 E. 2020/2802 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2696 E. , 2023/6412 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/889 Esas, 2022/298 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/70 E., 2018/74 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin bir çok tanınmış markanın sahibi olduğunu, ''...'' markasının da özellikle temizlik bakım ürünlerinde tanınmış marka vasfında bulunduğunu, bu sebeple koruma kapsamının sadece temizlik ürünleriyle sınırlı tutulamayacağını, davalının 2011/16887 ve 2013/50249 numaralı "..." ibareli markalarını kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, tescilli markalarını tescil edildiği şekilde değil müvekkilinin markasıyla aynı/benzer şekilde kullandığını, bu markaların müvekkiline ait "..." markası ile iltibas oluşturduğunu, bu durumun tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açacağını, davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağladığını ileri sürerek davalıya ait 2011/16887 ve 2013/50249 sayılı markaların hükümsüzlüğünü, davalı tarafça müvekkilinin markadan kaynaklanan haklarına tecavüz edildiğinin tespitini, tecavüzün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının "..." markasının temizlik ürünlerinden yalnızca çamaşır deterjanı alanında faaliyet gösteren bir marka olduğunu, marka tescilinin de sadece bu hususta bulunduğunu, kullanmış olduğu logonun ise "n" harfinin üstünde dört yapraklı bir yonca şeklinde olduğunu, her iki logonun karıştırılmasının mümkün olmadığını, müvekkili tarafından davacının markasına benzetilerek kullanılmasının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markalarının tescilli olduğu 03 üncü sınıf ile davalı markalarının tescilli olduğu 21 inci sınıf ve 16 ncı sınıfta tescilli emtiaların ilintili olduğu, her iki sınıfın da temizlik sektörüne ait olduğu, davacı ve davalı markalarının aynı "..." ibaresinden ibaret olduğu, görsel kavramsal ve işitsel olarak aynı olduğu, benzer emtialar üzerinde kullanıldığı, tescil ve koruma tarihi itibari ile davacı markalarının daha eski koruma tarihli olduğu kanaatine varılarak hükümsüzlüğe ilişkin talebin kısmen kabulüne gerektiği, davalının tescilli markalarının siyah renkle ... yazısı ile tescilli olduğu ancak davaya konu bulaşık süngerleri ve çöp torbaları emtiaları üzerinde davacının ilgili sektörde bilinirliği ve tanınırlığı yüksek olan "..." markasının kullanım şekline benzetilerek davacı markasındaki "İ" ve "N" harflerinin üzerinde kullanılan yaprak figürünün "O" harfi üzerinde kelebek figürü şeklinde kullanılarak, ayrıca yazının mavi beyaz renklerde yazılmak suretiyle davacı markasına yaklaştırılarak, markanın hitap ettiği sıradan tüketici nezdinde iltibas yaratacak derecede benzerlik yaratılarak kullanıldığı gözönüne alınarak markanın tescil edildiğinden farklı şekilde kullanılmasının ve davacı markasının kullanım şekline benzetilmesinin markaya tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2011/16887 sayılı "..." ibareli markanın tescilli olduğu "işlenmemiş cam, yarı işlenmiş cam, camdan , porselenden, seramikden, kilden, süs ve dekorasyon eşyaları, dekorasyon için cam mozaikler ve cam tozları ( inşaat için olanlar hariç) , cam yünleri (izolasyon ve tekstil amaçlı olmayan), spor müsabakalarında verilen kupalar" emtialarında hükümsüzlük talebinin reddine, markanın tescilli olduğu 21 inci sınıftaki diğer emtialar yönünden hükümsüzlüğüne, 2013/50249 sayılı "..." ibareli markanın tescilli olduğu "matbaa ve ciltleme malzemeleri, basılı evraklar;
basılı yayınlar, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, (pullar). Kırtasiye, büro, eğitim - öğretim, yazım , çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç) ; kırtasiye tipi kağıt ürünler ve yapıştırıcılar dahil) büro makineleri " emtialarında hükümsüzlük talebinin reddine, markanın tescilli olduğu 16 ıncı sınıftaki diğer emtialar yönünden hükümsüzlüğüne, markaya tecavüzün tespitine, durdurulmasına, ürün ambalajlarının bulundukları yerde el konulmasına, hüküm kesinleştiğinde imhasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince, davacı markasının tanınmış marka olduğu kabul edilmiş olmasına rağmen, verilen kararda farklı sınıflarda koruma sağlanmadığını, davacı markasının tanınmış marka olduğununu dosyaya sunulan delillerle ve bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, Yargıtay'ın tanınmış marka kriterleri dikkate alındığında davacı markasının tanınmış marka olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu kabule göre tüm sınıflar yönünden davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, diğer yandan davalının dava konusu markaları tescil ettirmekte ve kullanmakta kötü niyetli olduğunu, İlk Derece Mahkemesince bu hususun gerekçeli kararda kabul edildiğini, bu nedenle tüm sınıflar yönünden davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin çöp torbası ve sünger ile temizlik bezlerinin ambalajında "..." markasını kullandığını, söz konusu markaya ilişkin tescil işlemlerinin de yapıldığını ve hukuka uygun olarak kullanılmaya devam edildiğini, markayı kullanmada herhangi bir kötü niyetinin bulunmadığını, davacının "..." markasının temizlik ürünlerinden yalnızca çamaşır deterjanı alanında faaliyet gösteren bir marka olduğunu, marka tescilinin de sadece bu hususta bulunduğunu, kullanmış olduğu logonun ise "n" harfinin üstünde dört yapraklı bir yonca şeklinde olduğunu, her iki logonun karıştırılmasının mümkün olmadığını, kendilerinin marka kullanımının davacı marka kullanımına benzemediğini, markalar arasında bir iltibas tehlikesinin bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından davacının markasına benzetilerek marka kullanılmasının söz konusu olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün tespiti önlenmesi, durdurulması ve marka hükümsüzlüğü davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/977556000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz