YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11798 E. 2018/4630 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamındaki çekişmeli mallar ve hizmetlerin makul seviyede bilgilenmiş, özenli ve dikkatli ortalama tüketiciler yönünden, benzer olmadığını, başvuru ile önceki markaların da işitsel, görsel, kavramsal olarak ve genel izlenim itibariyle karıştırılması riski bulunacak düzeyde benzer olmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b hüküm anlamında tescil engelinin gerçekleşmediği, itiraza mesnet markanın markaların başlangıçtan itibaren veya kullanımla sonradan kazanılmış yüksek bir ayırt ediciliğinin olduğundan söz edilemeyeceği, başvuruda yer alan ilavelerin çekişmeli mal ve hizmetlerin ortalama tüketicileri bakımından farklı algılanmalarına yeterli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar, “...Atölyesi ...” ibareli markaya dayanarak davalının “......” ibareli marka başvurusuna itiraz etmiştir. Davalı, davacıların markasının tescilli olduğu 21. ve 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden marka başvurusunda bulunmuş olup, mahkemece tescil kapsamında bulunan “camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları” ve “işlenmemiş cam, yarı işlenmiş cam, dekorasyon için cam mozaikler ve cam tozları” gibi mallar ile bu malların perakendecilik yoluyla satımı hizmetlerinde olduğu gibi, başvuru konusu ve itiraza konu markaların bazı mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı veya ayırt edicilik düzeyi düşük işaretler olması nedeniyle 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi yönünden karıştırılma ihtimalinin gerçekleşmeyeceği hususunda mahkemenin değerlendirmesi doğru olmakla birlikte, tasviri nitelikte sayılmayacak mal ve hizmetler yönünden “...” ibaresinin markanın asli unsurlarından biri olacağının ve karıştırılma ihtimalinin meydana geleceğinin kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle tüm mal ve hizmetler yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/991 E. 2019/7601 K.
Ortak:ortalama tüketici
İncelediğiniz kararda… e, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamındaki çekişmeli mallar ve hizmetlerin makul seviyede bilgilenmiş, özenli ve dikkatli «ortalama tüketiciler» yönünden, benzer olmadığını, başvuru ile önceki markaların da işitsel, görsel, kavramsal olarak ve genel izlenim itibariyle karıştırılması riski bulunacak düzeyde benzer olmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b hüküm anlamında tescil engelinin gerçekleşmediği, itiraza mesnet markanın markaların başlangıçtan itibaren veya kullanımla sonradan kazanılmış yüksek bir «ayırt ediciliğinin» olduğundan söz edilemeyeceği, başvuruda yer alan ilavelerin çekişmeli mal ve hizmetlerin ortalama tüketicileri bakımından farklı algılanmalarına yeterli olduğu ger …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesinin gerektiği, davalının "CERAMO" ibareli marka başvurusu ile davacının "Ceran" ibareli markaları arasında başvuru kapsamında yer alan "Elektriksiz pişirme aletleri" malları yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, bu mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibas koşulunun gerçekleştiği, bu mallar dışında ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesinin gerektiği, davalının "CERAMO" ibareli marka başvurusu ile davacının "Ceran" ibareli markaları arasında başvuru kapsamında yer alan "Elektriksiz pişirme aletleri" malları yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, bu mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibas koşulunun gerçekleştiği, bu mallar dışında ka …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4941 E. 2020/2802 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2696 E. 2023/6412 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · kötü niyet · dahili dava · iltibas
Benzer bu kararda… nı kullandığını, söz konusu markaya ilişkin tescil işlemlerinin de yapıldığını ve hukuka uygun olarak kullanılmaya devam edildiğini, markayı kullanmada herhangi bir «kötü niyetinin» bulunmadığını, davacının "..." markasının temizlik ürünlerinden yalnızca çamaşır deterjanı alanında faaliyet gösteren bir marka olduğunu, marka tescilinin de sadece bu hususta bulunduğunu, kullanmış olduğu logonun ise "n" harfinin üstünde dört yapraklı bir yonca şeklinde olduğunu, her iki logonun karıştırılmasının mümkün olmadığını, kendilerinin marka kullanımının davacı marka kullanımına benzemediğini, markalar arasında bir «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından davacının markasına benzetilerek marka kullanılmasının söz konusu olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemes …
… diğini, tescilli markalarını tescil edildiği şekilde değil müvekkilinin markasıyla aynı/benzer şekilde kullandığını, bu markaların müvekkiline ait "..." markası ile «iltibas» oluşturduğunu, bu durumun tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açacağını, davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağladığını ileri sürerek …
… gürü şeklinde kullanılarak, ayrıca yazının mavi beyaz renklerde yazılmak suretiyle davacı markasına yaklaştırılarak, markanın hitap ettiği sıradan tüketici nezdinde «iltibas» yaratacak derecede benzerlik yaratılarak kullanıldığı gözönüne alınarak markanın tescil edildiğinden farklı şekilde kullanılmasının ve davacı markasının kullanım ş …
… ırtasiye, büro, eğitim - öğretim, yazım , çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç) ; kırtasiye tipi kağıt ürünler ve yapıştırıcılar «dahil») büro makineleri " emtialarında hükümsüzlük talebinin reddine, markanın tescilli olduğu 16 ıncı sınıftaki diğer emtialar yönünden hükümsüzlüğüne, markaya tecavüzün …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11798 E. , 2018/4630 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/04/2016 tarih ve 2014/404-2016/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin 2010/22808 sayılı "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “......” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2011/83311 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine itirazda bulunulduğunu, itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, davacıların murisi ...’ın 1989 yılında “...Atölyesi ...” ismiyle çalışmalarına başlamış olduğunu ancak faaliyetini “...” olarak sürdürdüğünü, her iki işletmenin de çini satmakta olduğunu, ...ibareli ticaret unvanının 1973 yılından itibaren davacıların murisi adına tescilli olduğunu, davalının ...’ın 2010 yılında ölümünden sonra 2011 yılında söz konusu unvanı kendisine mal etmeye çalıştığını, iyi niyete aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, markalar arasındaki müşterek “...” ibaresinin ayırt ediciliği olmadığını, markalar arasındaki ayırt ediciliği tesis edecek unsurun ... ve ... olduğunu, karıştırma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili tarafından ...unvanı ile çalıştırılmakta olan işyerinin 1989 yılında açıldığını, müvekkilinin yaptığı iş ile davacının yaptığı işin kapsamının farklı olduğunu, ticaret siciline tescil ettirmiş olduğu “...” unvanı ile “...Atölyesi ...” arasında iltibasa neden olacak bir durum olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamındaki çekişmeli mallar ve hizmetlerin makul seviyede bilgilenmiş, özenli ve dikkatli ortalama tüketiciler yönünden, benzer olmadığını, başvuru ile önceki markaların da işitsel, görsel, kavramsal olarak ve genel izlenim itibariyle karıştırılması riski bulunacak düzeyde benzer olmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b hüküm anlamında tescil engelinin gerçekleşmediği, itiraza mesnet markanın markaların başlangıçtan itibaren veya kullanımla sonradan kazanılmış yüksek bir ayırt ediciliğinin olduğundan söz edilemeyeceği, başvuruda yer alan ilavelerin çekişmeli mal ve hizmetlerin ortalama tüketicileri bakımından farklı algılanmalarına yeterli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar, “...Atölyesi ...” ibareli markaya dayanarak davalının “......” ibareli marka başvurusuna itiraz etmiştir. Davalı, davacıların markasının tescilli olduğu 21. ve 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden marka başvurusunda bulunmuş olup, mahkemece tescil kapsamında bulunan “camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları” ve “işlenmemiş cam, yarı işlenmiş cam, dekorasyon için cam mozaikler ve cam tozları” gibi mallar ile bu malların perakendecilik yoluyla satımı hizmetlerinde olduğu gibi, başvuru konusu ve itiraza konu markaların bazı mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı veya ayırt edicilik düzeyi düşük işaretler olması nedeniyle 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi yönünden karıştırılma ihtimalinin gerçekleşmeyeceği hususunda mahkemenin değerlendirmesi doğru olmakla birlikte, tasviri nitelikte sayılmayacak mal ve hizmetler yönünden “...” ibaresinin markanın asli unsurlarından biri olacağının ve karıştırılma ihtimalinin meydana geleceğinin kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle tüm mal ve hizmetler yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/429541300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz