6102TTK Türk Ticaret Kanunu

CFR teslim şartında satıcının sigortalanabilir menfaati ve halefiyet

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/121 E. 2022/1087 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Deniz ticareti

Gerekçe özeti

CFR teslim şartıyla yapılan satışlarda, malların geminin küpeştesini aştığı andan itibaren yarar ve hasar alıcıya geçer ve satıcının mal üzerindeki sigortalanabilir menfaati sona erer; satıcının kendi hesabına yaptırdığı sigorta bu aşamadan sonraki zarar için geçerli bir sigorta teminatı sağlamaz. Bu durumda sigortacı, TTK 1472 uyarınca sigortalının (satıcının) zarar sorumlusuna karşı dava hakkına halef olamaz ve rücu davasında aktif husumet ehliyetine sahip olmaz; mal bedelinin ödenmediğine dair delil bulunmadıkça bu sonuç değişmez.

Ele alınan sorunlar

CFR teslim şartında satıcının sigortalanabilir menfaati ve sigortacının halefiyet hakkı → ret

İddia: Davacı vekili, mahkemece dava dışı satıcının sigortalanabilir menfaati bulunmadığı gerekçesiyle müvekkilinin aktif husumet ehliyeti bulunmadığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, öncelikle satıcı sigortalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak mal bedelinin tahsil edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 1472 uyarınca sigortacının halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için geçerli bir poliçe teminatı kapsamında sigortalıya tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir; sigortacı, sigortalısının zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka, ödediği bedel oranında halef olur. Somut olayda sigortalı satıcı olup, gümrük beyannamesi ve faturalarda teslim şeklinin CFR olduğu belirtilmiştir. CFR teslim şeklinde malların geminin küpeştesini aştığı andan itibaren yarar ve hasar alıcıya geçer; bu aşamadan sonra satıcının mal üzerinde sigortalanabilir bir menfaati kalmaz. Bu nedenle satış sözleşmesi gereğince satıcının yaptırmakla yükümlü olduğu sigorta esas itibariyle alıcının menfaatini korumayı amaçlar; satıcının bu aşamadan sonra sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmaz. Satıcının kendi hesabına yaptırdığı sigorta, CFR satış sözleşmesi gereği yapılmış bir sigorta olarak kabul edilemez. Davacı tarafça mal bedelinin satıcı sigortalıya tamamen ödenip ödenmediğinin tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği ileri sürülmüş ise de mal bedelinin ödenmediğine dair herhangi bir delil-belge sunulmamıştır; aksine sigortalı satıcı tarafından alıcıya hitaben düzenlenen faturalarda ödeme şekli peşin olarak kayıtlıdır. Bu nedenlerle davacının sigorta sözleşmesine dayalı halefiyet hakkının, dolayısıyla aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

CFR teslim şartlı satışlarda satıcının sigortalanabilir menfaatinin malların geminin küpeştesini aşmasıyla sona ereceği ve bu nedenle sigortacının TTK 1472 uyarınca halefiyet hakkı kazanamayacağı, dolayısıyla aktif husumet ehliyetinin bulunmayacağı yönündeki tespit bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
aktif husumet ehliyeti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
halefiyet aktif husumet ehliyeti sigortalanabilir menfaat CFR teslim şekli nakliyat emtia sigortası itirazın iptali rücu

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472TTK 1408

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/121

KARAR NO 2022/1087

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/07/2021

NUMARASI 2018/550 Esas - 2021/338 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/07/2022

Aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine rapor ve dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili davacıya nakliyat abonman sigorta poliçesi ile sigortalı ...Ltd. Şti.'nin Fransa'da yerleşik alıcıya 27.02.2017 tarihli faturalar muhteviyatı sattığı 5 adet, 40.750-kg yarı römork ve aksesuarlarının, .../Türkiye'den .../Cezayir'deki alıcıya taşıma işinin, 27.02.2017 tarihli navlun faturası karşılığında davalı/borçlu ... Loj. A.Ş. tarafından üstlenildiğini,emtiaların, 22.02.2017 tarihinde Gemlik limanından, ... gemisi ile Cezayir'de yapılan tahliyesi sırasında 5 emtianın parçalarında eksiklik olduğunun tespit edilerek konşimento üzerine rezerv notu yazıldığını, alıcı tarafından emtialarda eksiklik olduğunun tespit edilmesi nedeniyle ekspertiz raporunda hasar miktarının 14.778,75-TL olduğunun tespit edildiğini, bu tutarın 07.09.2017 tarihinde sigortalıya ödendiğini, müvekkili TTK 1472.

maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olduğundan, davalı firmanın sorumluluğunu karşılayan müvekkilinin alacak için zarar sorumlusuna rücu hakkının doğduğunu, davalı taşıyıcı şirketlere yapılan rücu ihtarlarından sonuç alınamaması üzerine davalılar aleyhine İst.Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek, davalıların itirazının iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili;müvekkilinin sorumluluğunun Cezayir'deki Limana kadar olduğunu, buradan sonra sorumluluğun kara yolu taşımacılığı ile malları kurulum alanına götüren ... isimli firmada olduğunu, konşimento üzerindeki şerhte müvekkilinin imzası bulunmadığından müvekkili aleyhine delil olamayacağını, deniz yolu taşımasının öncesi ve sonrasında malların kara yolu ile taşındığını, bu nedenle parçaların kara yolu taşımasında kaybolmasının mümkün olduğunu, karayolu taşımacılığını yapan nakliyecinin malları liman personeline eksiksiz teslim ettiğine ilişkin bir belge bulunmadığını, bu nedenle malların eksik olup olmadığının bilinmediğini, müvekkili şirketin teslim aldığı malları gemiye eksiksiz yüklediğini ve Djen Djen limanında eksiksiz teslim ettiğini, yükün taşıma şeklinin CFR olduğunu, CFR'nin, yükün gemiye yüklenmesinden sonra riskin alıcıya geçtiğini ifade ettiğini,davacının alıcıya başvurması gerektiğini, ayrıca konşimento talimat formunda treyler üzerinde yedek parça belirtilmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; taşıma konusu emtiaya ilişkin satış sözleşmesi CFR teslim şartlı olduğundan, satıcının eşya üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunmadığı ve sigorta sözleşmesinin TTK'nın 1408 maddesi gereğince geçersiz olduğu, TTK'nın 1472 maddesi uyarınca davacı sigortacının halef sıfatını kazanamadığı ve aktif dava ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; mahkemece dava dışı satıcının sigortalanabilir menfaati bulunmadığından müvekkili şirketin de aktif husumet ehliyeti bulunmadığı kabul edilmişse de , öncelikle satıcı sigortalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak mal bedelinin tahsil edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, bu husus araştırılmadan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, deniz yolu ile taşıma sırasında kaybolan emtiaya ilişkin bedelin nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca, sigortacının,halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için, geçerli bir poliçe teminatı kapsamında sigortalıya tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka, ödediği bedel oranında halef olacaktır. Somut olayda davaya konu poliçede sigortalı satıcı olup, gümrük beyannamesinde ve faturalarda,emtianın teslim şeklinin CFR olduğu belirtilmiştir.

CFR teslim şeklinde, malların geminin küpeştesini aştığı andan itibaren yarar ve hasar alıcıya aittir, bu aşamadan sonra satıcının mal üzerinde sigortalanabilir bir menfaati kalmamaktadır. Bu nedenle bu satış sözleşmesi gereğince satıcının yaptırmakla yükümlü olduğu sigorta, esas itibariyle alıcının menfaatini korumayı amaçlamaktadır. Satıcının bu aşamadan sonra sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmamaktadır.Satıcının kendi hesabına yaptırdığı sigorta, CFR satış sözleşmesi gereği yapılmış bir sigorta olarak kabul edilemez. Davacı tarafça mal bedelinin satıcı sigortalıya tamamen ödenip ödenmediğinin tespiti amacıyla sigortalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği ileri sürülmüş ise de mal bedelinin ödenmediğine dair herhangi bir delil-belge sunulmamıştır.

Aksine sigortalı satıcı tarafından alıcıya hitaben düzenlenen faturalarda, "ödeme şekli: peşin" olarak kayıtlıdır. Açıklanan nedenlerle ;davacının sigorta sözleşmesine dayalı halefiyet hakkının, dolayısıyla aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş,istinaf nedeni yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından sarf edilen istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/07/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/97439 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.