Sigortadan doğan davada MÖHUK 46 gereği milletlerarası yetki
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/930 E. 2022/1088 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetki
Davacının nitelemesi: Yetkisizlik (milletlerarası yetki) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Yabancılık unsuru taşıyan sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak/rücu taleplerinde milletlerarası yetki öncelikle MÖHUK'un özel yetki kurallarına (41-46. maddeler) göre belirlenir; uyuşmazlık MÖHUK 46 kapsamına giriyorsa (sigorta sözleşmesinden kaynaklanan talep), yetkili mahkeme sigortacının esas işyeri veya sözleşmeyi düzenleyen şube/acentesinin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesidir. Sigortacının esas işyeri ve poliçeyi düzenleyen şube/acentesi Türkiye dışında ise ve poliçenin Türkiye'de düzenlendiği ispatlanamamışsa, Türk mahkemeleri bu uyuşmazlık için yetkisizdir; bu durumda MÖHUK 40'taki genel iç hukuk yetki kurallarına (HMK 7, 10 vb.) başvurulamaz, zira özel yetki kuralının kapsamına giren uyuşmazlıklarda genel kural devreye girmez. Ayrıca, davalılar arasındaki sigorta sözleşmesindeki tahkim kaydı, sözleşmeye taraf olmayan ve halefiyetle dava açan sigorta şirketini bağlamaz; TTK 1478'deki doğrudan talep hakkı da başlı başına milletlerarası yetkiyi Türk mahkemeleri lehine değiştirmez.
Ele alınan sorunlar
Yabancılık unsuru taşıyan sigorta rücu davasında milletlerarası yetkinin MÖHUK 46'ya göre belirlenmesi → ret
İddia: Davacı vekili; MÖHUK 46. maddenin münhasır yetki getirmediğini, zayıf tarafı koruma amaçlı olduğunu, davalı sigorta şirketinin Türkiye'de şube veya acentesi bulunmadığından MÖHUK 40. madde uyarınca iç hukuk yetki kurallarının (HMK 7 ve 10) uygulanması ve İstanbul mahkemelerinin yetkili olması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava konusu uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazı MÖHUK'a göre çözülmelidir. MÖHUK'un düzenleniş biçimi itibariyle önce özel yetki kurallarına (41-46. maddeler) bakılır; uyuşmazlık bu kuralların kapsamına giriyorsa Türk mahkemesinin yetkisi münhasıran ilgili özel kural çerçevesinde belirlenir, özel kural kapsamına girmeyen hallerde ancak MÖHUK 40'taki genel kural (iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları) devreye girer. Davacı, talebini davalı ile donatan arasındaki kulüp sigortasına dayandırdığından yetkili mahkeme MÖHUK 46. maddeye göre belirlenmelidir. Bu maddeye göre sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak taleplerinde yetkili mahkeme, sigortacının esas işyeri veya sözleşmeyi yapan şube/acentesinin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesidir; sigortacının bunlar Türkiye'de yoksa Türk mahkemeleri yetkisiz kalır. Sigorta poliçesini düzenleyen kuruluş yurt dışında mukim olduğundan, mahkemenin yetkili hale gelmesi poliçenin sigortacının Türkiye'deki şube veya acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlıdır. Somut olayda davalı kulüp sigortacısı Lüksemburg'da bulunmakta olup poliçenin Türkiye'de düzenlendiği ispatlanamadığından, MÖHUK 46 uyarınca Türk mahkemeleri yetkisizdir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Poliçedeki tahkim kaydının davacı sigorta şirketini bağlamaması → kabul
Gerekçe: Davacı sigorta şirketinin ödeme yaptığı yük ilgilileri, davalılar arasındaki sigorta sözleşmesine taraf olmadıklarından, poliçede yer alan tahkim kaydı davacıyı bağlamamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
TTK 1478 uyarınca doğrudan talep hakkının milletlerarası yetkiyi etkilememesi → ret
Gerekçe: TTK'nın 1478. maddesi gereğince davacının sigorta şirketinden doğrudan talep hakkının bulunması, davacının bu hakkını yetkili mahkemede açacağı davada ileri sürmesine ilişkin bir düzenlemedir; bu hüküm başlı başına Türk mahkemelerini yetkili hale getirmez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak taleplerinde milletlerarası yetkinin MÖHUK 46'ya göre belirlenmesi ve bu özel kuralın kapsamına giren uyuşmazlıklarda genel yetki kuralına (MÖHUK 40, HMK 7/10) başvurulamayacağı yönündeki değerlendirme ile poliçedeki tahkim kaydının sözleşmeye taraf olmayan halef sigortacıyı bağlamayacağı tespiti bakımından emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak taleplerinde, yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda yetkili mahkeme MÖHUK 46. madde uyarınca belirlenir; sigortacının esas işyeri veya sözleşmeyi düzenleyen şubesi/acentesinin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bu koşullar gerçekleşmiyorsa (sigortacının esas işyeri ve poliçeyi düzenleyen şube/acente Türkiye dışında ve poliçenin Türkiye'de düzenlendiği ispatlanamamışsa) Türk mahkemeleri yetkisizdir ve bu durumda MÖHUK 40'taki genel yetki kuralına (iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları) başvurulamaz.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
milletlerarası yetki↗ MÖHUK↗ sigorta sözleşmesinden doğan yetki↗ yabancılık unsuru↗ halefiyet↗ tahkim kaydı↗ doğrudan talep hakkı↗ kulüp sigortası (P&I)↗ rücu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/930
KARAR NO 2022/1088
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/09/2021
NUMARASI 2019/355 Esas - 2021/350 Karar
DAVA
Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/07/2022
Yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkil şirket tarafından Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan sigortalı ... Ticaret A.Ş.’ye ait emtiaların nakliyesi için davalı ... Ltd. Şti. ile anlaşıldığını, fiili nakliye işleminin ... tarafından gerçekleştirildiğini, ...A.Ş. firmasına ait "çelik metal personel soyunma dolabı" cinsi ve mermer cinsi emtiaların taşıma işleminin, ... adlı gemi ile yapıldığını, ahşap dekoratif ürünlerin ise ... gemisi ile taşındığını, emtiaların nakliyesi esnasında hasara uğradığını, meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya ödenen tazminat nedeniyle sorumlulara rücu etme gereği doğduğunu, sigortalıya 717,20-USD, 31.164,70-TL ve 16.440,23-TL ödendiğini, TTK ve ilgili konvansiyon hükümleri gereğince müvekkilinin davalıya rücu hakkının bulunduğunu, davalı ...
ve ... firmalarının taşıyan sıfatıyla, 3 No'lu davalının ise taşımayı gerçekleştiren ... ve ... gemilerinin ... sigortacısı sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğunu belirterek müvekkilinin davalıdan olan 31.164,70 TL ve 16.440,23 TL alacağının ticari faizi ile ve 717,20 USD alacağının Amerikan dolarına uygulanan en yüksek kamu banka faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili; müvekkili sigorta şirketine karşı Türk Mahkemeleri huzurunda dava açılabilmesinin yetki açısından mümkün olmadığını, bu konuda ikame edilecek davalarda MÖHUK'un 46. Maddesinde özel hüküm yer aldığını, HMK'da yer alan hükümlerde yerel mahkemenin yetkisizliğini ortaya koyduğunu, TTK'nın 1478. maddesinde yetkiye ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğini, TTK'nın 1478. maddesinin uygulanması gerektiği varsayımında dahi, genel hükümlere göre Lüksemburg mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkili sigorta şirketine karşı pasif husumet yokluğu nedeniyle dava açılabilmesinin mümkün olmadığını, hasarın taşıma sırasında gerçekleştiğinin ispatlanamadığını, usulüne uygun sörvey ve ihbar yapılmadığını, davacının taşımadan kaynaklı herhangi bir talep hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, sigorta poliçesindeki yetki şartının poliçenin tarafı olmayan davacıyı bağlamayacağından yetkili mahkemenin MÖHUK'un 46.maddesine göre belirlenmesi gerektiği, sigorta poliçesini düzenleyen ... firmasının yurt dışında mukim bir şirket olduğundan dava konusu uyuşmazlık açısından Türk Mahkemelerinin yetkili hale gelmesi için sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlı olduğu, ... gemisinin sorumluluk sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin Lüksemburg'da bulunduğu, sigorta poliçesinin de yurt dışında düzenlendiği, MÖHUK'un 46.maddesine göre iş bu dava yönünden mahkemenin yetkisiz olduğu, davalının faaliyet merkezinin bulunduğu Lüksemburg mahkemelerinin yetkili bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulüne mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı sigorta şirketine izafeten ...Ltd. Şti. firmasına husumet yöneltilmesinin doğru olduğunu, buna karşılık mahkemece yerinde olmayarak yurt dışı tebligat yapılmasına karar verildiğini, ...Ltd. Şti. firmasının ... Kulübünün yerel muhabiri sıfatıyla görevlerinin sigorta kulüplerini haberdar etmek olduğunu belirtilmiş olsa da faaliyetlerinin bununla sınırlı olmadığını, gümrük işlemleri, raporların hazırlanması gibi işlemlerle ilgili Kulüp adına muamelede bulunduğunu, ...Ltd. Şti. firmasının söz konusu faaliyetleri sebebiyle TTK m.103 uyarınca acentelik hükümlerine tabi olduğunu, TTK'nın 103. maddesi uyarınca geçici olsa işlem yapanlar hakkında acentelik hükümlerinin uygulanacağını, bu nedenle Kulüp adına tek bir işlem yapılsa dahi muhabiri acente olarak kabul etmek gerektiğini, ayrıca MÖHUK'un 46.
maddesinde zayıf tarafı koruma amacı güdüldüğünü, sigortalı tarafından açılacak davalarda münhasır yetki niteliğinde olmadığını, Kulüp sigorta şirketlerinin esas işyerlerinin Türkiye'de bulunmadığı gibi Türkiye'de şube ya da acentelerinin de yer almadığını, bu nedenle yetkiye ilişkin diğer düzenlemelerin geçerliliğini koruduğunu, MÖHUK'un 46.maddesinin münhasır yetki getirmemesi nedeniyle MÖHUK'un 40.maddesinin de dikkate alınması ve yetkinin iç hukuk kurallarına göre tayin edilmesi gerektiğini, HMK'nın 7.maddesi uyarınca davalılardan birinin yerleşim yerindeki mahkemelerle, HMK'nın 10.maddesi uyarınca sözleşmenin ifa yeri mahkemelerinin yetkili olması nedeniyle İstanbul mahkemelerinin yetkisinin bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; gemi ile taşınan yükün taşıma sırasında hasara uğraması nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Mahkemece 02/09/2021 tarihli ara kararla davalılar ...Ltd. Şti. ile ...A.Ş. yönünden davanın tefriki ile yargılamanın bu davalılar yönünden yeni alınacak esas sayısı üzerinden devamına karar verilmiştir. Diğer davalı ... yönünden devam eden yargılamada ise davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Somut olayda;
taşımada kullanılan ... isimli gemi ile yapılan taşımada, emtianın yükleme yerinin İskenderun/Türkiye, varış yerinin ... /Birleşik Arap Emirlikleri olduğu, ... isimli gemi ile yapılan taşımada ise emtianın yükleme yerinin İzmit, varış yerinin ... /Birleşik Arap Emirlikleri olduğu dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Eqasis kayıtlarına göre taşımada kullanılan ... isimli geminin donatanı ve işleteninin adresi Yunanistan'da; ... isimli geminin ise İngiltere'de kayıtlıdır. Diğer taraftan poliçede tahkim kaydı bulunmakta ise de davacı sigorta şirketinin ödeme yaptığı yük ilgililerinin, davalılar arasındaki sigorta sözleşmesine taraf olmamaları nedeniyle poliçede yer alan tahkim kaydı davacıyı bağlamamaktadır.
Bu durumda dava konusu uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun (MÖHUK)'a göre tespit edilmesi gerekmektedir. Türk Mahkemelerinin yabancı unsurlu davalarda ne zaman yetkili ne zaman yetkisiz olacağı meselesi 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)'da düzenlenmiştir. Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisine ilişkin MÖHUK kurallarının düzenleniş biçimi itibariyle, yabancılık unsuru taşıyan bir uyuşmazlıkta milletlerarası yetkiye sahip bir Türk mahkemesi bulunup bulunmadığının belirlenmesinde, öncelikle milletlerarası yetkiye ilişkin özel kurallara (41 ila 46. maddeler) bakılması gerekir.
Söz konusu yabancılık unsuru içeren uyuşmazlığın, MÖHUK'da yer alan milletlerarası yetkiye ilişkin "özel kuralların" kapsamına girmesi halinde, bu uyuşmazlık bakımından yetkili bir Türk mahkemesinin bulunup bulunmadığı, münhasıran ilgili özel yetki kuralı çerçevesinde belirlenir. Şu halde MÖHUK'taki özel yetki kurallarının kapsamına giren bir uyuşmazlıkta, ilgili özel yetki kuralı uyarınca yetkili bir Türk mahkemesinin bulunmaması, o uyuşmazlık bakımından Türk mahkemelerinin yetkisinin mevcut olmadığı anlamına gelecektir. MÖHUK'daki özel yetki kurallarının kapsamına girmeyen uyuşmazlıklar bakımından, MÖHUK m.40'da yer alan genel kural gereğince "iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları" devreye giderecektir.
(Şanlı / Emre / Figanmeşe, Milletlerarası Özel Hukuk, 9. Bası, İstanbul 2021, s.457-461) 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 46.maddesinde bir davada ileri sürülen alacak talebinin sigorta sözleşmesinden kaynaklanması halinde davaya bakmaya yetkili olan mahkemenin; sigortacının esas işyeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubesinin veya acentasının Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesi olduğu düzenlenmiş; hükmün devamında ise sigorta ettirene, sigortalıya veya lehdara karşı açılacak davalarda yetkili mahkemenin, onların Türkiye'deki yerleşim yeri veya mutad meskeni mahkemesi olduğu belirterek istisna tanınmıştır. Davacı taraf davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat talebini davalı ile donatan arasındaki kulüp sigortasına dayandırmış olduğundan yetkili mahkeme MÖHUK'un 46.
maddesine göre belirlenmelidir. Sigorta poliçesini düzenleyen ... yurt dışında mukim olduğundan dava konusu uyuşmazlık açısından mahkemenin yetkili hale gelmesi, sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlıdır. Taşımanın gerçekleştiği geminin Kulüp sigortacısı olan davalı şirket Lüksemburg'da bulunmakta olup sigorta poliçesinin Türkiye'de düzenlendiği ispatlanamadığından MÖHUK'un 46.maddesine göre davanın yetkisizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmesi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. (Emsal nitelikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/11168 E.
2016/6547 K.; 2017/646 E., 2018/7058 K. Sayılı içtihatları). Öte yandan, TTK'nın 1478. Maddesi gereğince davacının sigorta şirketinden doğrudan talep hakkının bulunması, davacının hakkını yetkili mahkemede açacağı davada ileri sürmesine ilişkin olup, somut olayda Türk mahkemelerini yetkili hale getirmeyeceğinden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/07/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/97410 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi