YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1587 E. 2023/5050 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ iptal davası↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/154 E., 2020/15 K.
Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme Değerledirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunu esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "namlı" ibareli pek çok tescilli markasının bulunduğunu, davalı şirketin 2016/60380 sayılı ve "namlıdağ" ibareli marka tescil başvurusunun, müvekkilinin markaları ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğunu, iltibas tehlikesinin oluştuğunu, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazlarının davalı kurum tarafından reddedildiğini, davalı şirketin davacının tanınmış markasını tescil ettirmesinin kötüniyetli olduğunu, davalı şirketin marka başvurusunun davacının ticaret unvanının çekirdek unsurunu da ihtiva ettiğini ileri sürerek, davalı TPMK YİDK'in 13.02.2018 tarihli ve 2018/M-1003 sayılı kararının iptaline ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, itiraza konu markanın “namlıdağ” ibaresinden meydana geldiği ve tertip tarzı itibariyle itiraza konu markalardan uzaklaştığı ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığının anlaşıldığının belirtildiğini; ayrıca ihtilaf konusu hizmetler için tüketicinin dikkat düzeyinin düşük olmadığını; bu sebeple markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin 1931 yılından beri faaliyette bulunduğunu, uzun yıllardır "Çamlıdağ" adı altında Samsun’da hizmet verdiğini, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalının dava konusu marka başvurusunda başkaca bir unsur bulunmamakla esaslı unsurunun bir sıfat tamlaması olması nedeniyle “namlı dağ” olduğu, davacının markalarının "nam" ve "namlı" esas unsurlu markalar olduğu, davacının "NAM" ibaresi dikkate alındığında taraf marklarının şekilsel, anlamsal ve sesçil olarak olarak benzemediği, ancak davacının "NAMLI" ibaresi dikkate alındığında, davacının 171835, 183979, 192669, 2003/36960, 2007/06633, 2008/34847, 2011/103864, 2011/103869, 2012/70083, 2013/86245, 2013/86196, 2014/34991, 2014/34997, 2016/43574 sayılı markaları ile davalının 2016/60380 sayılı marka başvurusunun sesçil ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının NAMLI esas unsurlu markalarının bir kısmının kapsamında davalının dava konusu marka başvurusunun kapsamında yer alan 35. sınıf hizmetlerin tamamının yer aldığı, emtia benzerliği oluştuğu, markalar arasında yüksek derecede bir benzerlik olmamakla birlikte markaların kapsamında yer alan hizmetlerin aynı ve aynı türden olması, davacının NAMLI ibareli seri nitelikte markalarının bulunması nedenleri ile somut olayda iltibas tehlikesinin oluştuğu, ortalama tüketici aynı hizmetleri sunacak olan markaların birbirinin serisi olduğunu düşünebileceği gibi, işletmeler arasında idari ya da ekonomik bir bağ olduğunu da düşünebileceği, ayrıca ortalama tüketici davacının markası zannederek davalının markasına yönelebileceği ve böylelikle markaların karıştırılabileceği, bu nedenle somut olayda davalının dava konusu marka başvurusu ile davacının 2003/36960, 2008/34847, 2011/103864, 2011/103869, 2012/70083, 2013/86196, 2014/34991, 2014/34997, 2016/43574 sayılı markaları arasında mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne TPMK YİDK'in 2018/M-1003 sayılı kararının iptaline, davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafl markaları arasında mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının 2016/60380 sayılı ve "NAMLIDAĞ" ibareli başvurusu ile "NAMLI" ibareli davacı markaları arasında, mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğu, taraf markalarının emtia listelerinin 35. sınıfta aynı hizmetlerde olduğu, bu itibarla markalar arasında karıştırılma ihtimalinin ve tescil engelinin bulunduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin "NAMLIPARK" ibaresini davacının "NAMLI" markaları ile benzer gören 04.02.2019 tarihli ve 2017/3639 E.- 2019/771 K. sayılı ilamının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı ... başvurusuna yapılan itirazın reddine ilişkin YİDK kararının iptali ile tescil edilmiş ise markasının hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasını (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3192 E. 2012/2629 K.
Ortak:ticaret unvanı
İncelediğiniz kararda… u, davalı şirketin 2016/60380 sayılı ve "namlıdağ" ibareli marka tescil başvurusunun, müvekkilinin markaları ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğunu, «iltibas» tehlikesinin oluştuğunu, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazlarının davalı kurum tarafından reddedildiğini, davalı şirketin davacının tanınmış markasını tescil ettirmesinin «kötüniyetli» olduğunu, davalı şirketin marka başvurusunun davacının «ticaret unvanının» çekirdek unsurunu da ihtiva ettiğini ileri sürerek, davalı TPMK YİDK'in 13.02.2018 tarihli ve 2018/M-1003 sayılı kararının iptaline ve diğer davalı markasının hükü …
Benzer bu karardaSınıfta 02.08.1996 tarihinden itibaren davalı adına tescil edildiği, yine davalı şirketin 21.02.1991 tarihinde «ticaret siciline» hali hazırdaki unvanı ile tescil edildiği, davacının «ticaret unvanının» ise Namlı Kebap Salonu - ... olduğu ve 09.12.1981 tarihinde tescil edilerek 14.12.1981 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, davacının bu tarihi takip eden ve makul dava açma süresi olan 5 yılı aşkın yaklaşık 16 yıl gibi bir süre geçtikten sonra davayı açtığı ve bu suretle sessiz kalma suretiyle hak «kaybına» uğradığı anlaşıldığından, ticaret unvanının sicilden terkinine yönelik talebin reddine karar vermek gerektiği, yine davacının davanın açılma tarihinden 30 yıl ve d …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kâr kaybı · ticaret sicili · ayırt edicilik · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaSınıfta 02.08.1996 tarihinden itibaren davalı adına tescil edildiği, yine davalı şirketin 21.02.1991 tarihinde «ticaret siciline» hali hazırdaki unvanı ile tescil edildiği, davacının «ticaret unvanının» ise Namlı Kebap Salonu - ... olduğu ve 09.12.1981 tarihinde tescil edilerek 14.12.1981 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, davacının bu tarihi takip eden ve makul dava açma süresi olan 5 yılı aşkın yaklaşık 16 yıl gibi bir süre geçtikten sonra davayı açtığı ve bu suretle sessiz kalma suretiyle hak «kaybına» uğradığı anlaşıldığından, ticaret unvanının sicilden terkinine yönelik talebin reddine karar vermek gerektiği, yine davacının davanın açılma tarihinden 30 yıl ve d …
Bu itibarla mahkemece 26.06.2004 tarih ve 5194 sayılı Yasa ile 556 sayılı KHK’nin 7/«son» fıkrası değiştirilerek fıkradaki (b) bendi hükümden kaldırılıp yerine (a) bendi getirildiğinden davalının “NAMLI” ibaresine kullanımla «ayırt edicilik» kazandırıldığı iddiasını da ancak yasal değişikliğin yürürlüğe girdiği 26.06.2004 tarihine kadar geçen süre içerisinde ..../... gerçekleştirdiğini kanıtlaması gerekir.
Kebap Salonu ve Namlı Restoran ibarelerini kullandığı, Beşiktaş İlçe Hükümet Tabipliği yazısında görüldüğü üzere 1981 yılında yani davalının «ticaret sicile» unvan tescilinden ve markaların tescili başvurusundan çok önce Namlı ibaresi ile kebap salonu ve restoran işletmek üzere çalışma ruhsatnamesi aldığı ve Namlı ibare …
Bu tarih itibariyle yürürlükte olan 556 Sayılı KHK' nin 7/«son» maddesi uyarınca bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise (b), (c) ve (d) bentlerine göre tescili reddedilemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/968 E. 2021/3985 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetilme · yeniden tescil · kazanılmış hak · kâr dağıtımı · terkin · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ayırt edici ve asıl unsurlarıyla tescil kapsamlarının aynı olması, sonraki tescili istenen markanın başkası adına tescilli bir marka ya da işarete yanaşılmaması ve «son» olarak marka sahibinin markasını yeni bir görünümle «yeniden tescil» ettirmek istemesi amacına uygun olarak önceki tarihli dayanak markasını uzun süredir kullanılıyor olması gerekir.
… da, davalı şirket adına 12.06.1997 tarihinden itibaren tescilli olan 1996/011467 sayılı markanın “kafeterya, restaurant işletmeciliği, catering(hazır yemek yapım ve «dağıtım») hizmetleri' 'ni kapsadığı ve ayırt edici unsurunun ise “NAMLI” ibaresi olduğu, hükümsüzlüğüne karar verilen 2003/36960 markanın da “NAMLI” ibaresinden oluştuğu, davalı tarafın markayı uzun yıllardır tescil kapsamındaki hizmetlerde kullandığını ileri sürdüğü ve en başından bu yana «kazanılmış hak» savunmasında bulunduğu halde, Mahkemece, Dairemizin yukarıda bahsi geçen yerleşik kararları doğrultusunda bir değerlendirme yapılmaksızın 2003/36960 sayılı NAMLI m …
… ack-bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri (catering), yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri... yiyecek ve içeceklerin hazırlanması, «dağıtımı» ve sunulması hizmetleri (üçüncü şahıslar adına) ziyafet düzenleme hizmetleri” bakımından hükümsüzlük isteminin kabulüne, kararın kesinleşmesini müteakip kesinleşmi …
… sicilden terkinine, aynı zamanda davalının ticaret unvanında yer alan NAMLI ibaresinin de terkinine karar verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece ticaret ünvanı «terkin» talebi ile 171835 sayılı N NAMLI+ Şekil markasının hükümsüzlüğü talebinin reddine, 2003/36960 sayılı NAMLI markasının ise 43. sınıftaki bazı hizmetler yönünden hük …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3639 E. 2019/771 K.
Ortak:ticaret unvanı · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… u, davalı şirketin 2016/60380 sayılı ve "namlıdağ" ibareli marka tescil başvurusunun, müvekkilinin markaları ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğunu, «iltibas» tehlikesinin oluştuğunu, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazlarının davalı kurum tarafından reddedildiğini, davalı şirketin davacının tanınmış markasını tescil ettirmesinin «kötüniyetli» olduğunu, davalı şirketin marka başvurusunun davacının «ticaret unvanının» çekirdek unsurunu da ihtiva ettiğini ileri sürerek, davalı TPMK YİDK'in 13.02.2018 tarihli ve 2018/M-1003 sayılı kararının iptaline ve diğer davalı markasının hükü …
… aza konu markalardan uzaklaştığı ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirme ihtimali de «dahil» olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığının anlaşıldığının belirtildiğini; ayrıca ihtilaf konusu hizmetler için tüketicinin dikkat düzeyini …
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin 1931 yılından beri faaliyette bulunduğunu, uzun yıllardır "Çamlıdağ" adı altında Samsun’da hizmet verdiğini, taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesinin oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… esi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir), (ithalat-ihracat «acente» hizmetleri «dahil»))" üzerinde tesciline engel oluşturduğu, bu mal ve hizmetler bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesinde sayılan koşulların gerçekleştiği; dava konusu ... kararının 29/04 ve .../06 alt grupları yönünden hukuka aykırı olduğu, muteriz şirketin, dava konusu markanın 35.06 alt grubundaki hizmetlerde tescilini, tescilsiz markasından kaynaklı üstün hakkına dayanarak 556 sayılı KHK'nın 8/... maddesi uyarınca engelleme hakkının bulunduğu, ayrıca, dava konusu markanın, 29/03-04-08-11, 35/06. sınıflarda tescilini «ticaret unvanına» dayanarak 556 sayılı KHK'nın 8/5 maddesi uyarınca engelleme hakkının bulunduğu, "bulyonlar"ın da bu kapsamda 29/03 sınıf dahilinde kaldığı anlaşılmakla, taraflar v …
… , 29. sınıfın 03. alt grubu itibariyle aynı/aynı tür malları kapsadığı; bu mallar bakımından markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunduğu, buna karşılık davalı markası ile itiraza mesnet gösterilen diğer markaların 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı, davalı …
… 2010/368 E. ve 2013/143 K. sayılı kesinleşmiş kararı uyarınca “NAMLI” ibaresini, ........1987 tarihinden itibaren kullanan davacının, “NAMLI” ibaresini, markasal ve «ticaret unvanı» olarak davalıdan önce kullandığı ve bu anlamda 556 sayılı KHK'nın 8/... ve 8/5 maddeleri anlamında öncelik hakkının olduğu, 35.06 alt grubundaki hizmetler bakımınd …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · acente · üçüncü kişi · ilan · kesin hüküm
Benzer bu kararda… hinde kesinleştiği, yani dava konusu başvurunun yapıldığı ....01.2011 tarihi itibariyle, davalının 2005/44398 sayılı markası ve bu markadan doğan haklarının hukuken «kesin» ve çekişmesiz durumda olduğu, bu bakımdan da bu marka, davalının "NAMLIPARK" ibareli dava konusu markası yönünden müktesep hakka dayanak teşkil ettiği, davacının, …
… markalarının dava konusu başvuru yönünden hak bahşedeceği, davalının 2003/25741 sayılı "NAMLI HİSAR" ibareli markası ile başvuru konusu "NAMLIPARK" markası arasında «müktesep hak» oluşturabilecek mahiyette bir ilişkinin olmadığı, müktesep hakka dayanak markaların kapsamında 29. sınıfın 01, 05, 06, 08 ve 11 alt grupları ile 35. sınıfın 03 gru …
A.Ş. muteriz şirketin «ticaret unvanının» tescil ve «ilan» tarihinin ise ....02.1991 yani dava konusu başvurudan önce, faaliyet konusunun gıda ürünlerinin imalatı ve bu ürünlerin toptan ve perakende satışı ile canlı hayvanların alım ve satımı şeklinde olduğu, bu bağlamda ... kararının iptali bakımından davacı şirketin ticaret unvanına dayanarak, "NAMLI PARK" ibareli marka başvurusunun çekişme konusu “29. sınıf: 03 hazır çorbalar, bulyonlar.
35. sınıf: 06 alt sınıf hizmetler üzerinde «üçüncü kişiler» adına marka olarak tescilini 556 sayılı KHK'nın 8/5 maddesi gereği engelleme hakkının bulunduğu, davacının markalarının tanınmışlığının dosyada mevcut delillerle i …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1587 E. , 2023/5050 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/573 Esas, 2021/1597 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/154 E., 2020/15 K.
Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme Değerledirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunu esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "namlı" ibareli pek çok tescilli markasının bulunduğunu, davalı şirketin 2016/60380 sayılı ve "namlıdağ" ibareli marka tescil başvurusunun, müvekkilinin markaları ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğunu, iltibas tehlikesinin oluştuğunu, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazlarının davalı kurum tarafından reddedildiğini, davalı şirketin davacının tanınmış markasını tescil ettirmesinin kötüniyetli olduğunu, davalı şirketin marka başvurusunun davacının ticaret unvanının çekirdek unsurunu da ihtiva ettiğini ileri sürerek, davalı TPMK YİDK'in 13.02.2018 tarihli ve 2018/M-1003 sayılı kararının iptaline ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, itiraza konu markanın “namlıdağ” ibaresinden meydana geldiği ve tertip tarzı itibariyle itiraza konu markalardan uzaklaştığı ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığının anlaşıldığının belirtildiğini; ayrıca ihtilaf konusu hizmetler için tüketicinin dikkat düzeyinin düşük olmadığını; bu sebeple markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin 1931 yılından beri faaliyette bulunduğunu, uzun yıllardır "Çamlıdağ" adı altında Samsun’da hizmet verdiğini, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalının dava konusu marka başvurusunda başkaca bir unsur bulunmamakla esaslı unsurunun bir sıfat tamlaması olması nedeniyle “namlı dağ” olduğu, davacının markalarının "nam" ve "namlı" esas unsurlu markalar olduğu, davacının "NAM" ibaresi dikkate alındığında taraf marklarının şekilsel, anlamsal ve sesçil olarak olarak benzemediği, ancak davacının "NAMLI" ibaresi dikkate alındığında, davacının 171835, 183979, 192669, 2003/36960, 2007/06633, 2008/34847, 2011/103864, 2011/103869, 2012/70083, 2013/86245, 2013/86196, 2014/34991, 2014/34997, 2016/43574 sayılı markaları ile davalının 2016/60380 sayılı marka başvurusunun sesçil ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının NAMLI esas unsurlu markalarının bir kısmının kapsamında davalının dava konusu marka başvurusunun kapsamında yer alan 35.
sınıf hizmetlerin tamamının yer aldığı, emtia benzerliği oluştuğu, markalar arasında yüksek derecede bir benzerlik olmamakla birlikte markaların kapsamında yer alan hizmetlerin aynı ve aynı türden olması, davacının NAMLI ibareli seri nitelikte markalarının bulunması nedenleri ile somut olayda iltibas tehlikesinin oluştuğu, ortalama tüketici aynı hizmetleri sunacak olan markaların birbirinin serisi olduğunu düşünebileceği gibi, işletmeler arasında idari ya da ekonomik bir bağ olduğunu da düşünebileceği, ayrıca ortalama tüketici davacının markası zannederek davalının markasına yönelebileceği ve böylelikle markaların karıştırılabileceği, bu nedenle somut olayda davalının dava konusu marka başvurusu ile davacının 2003/36960, 2008/34847, 2011/103864, 2011/103869, 2012/70083, 2013/86196, 2014/34991, 2014/34997, 2016/43574 sayılı markaları arasında mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne TPMK YİDK'in 2018/M-1003 sayılı kararının iptaline, davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafl markaları arasında mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının 2016/60380 sayılı ve "NAMLIDAĞ" ibareli başvurusu ile "NAMLI" ibareli davacı markaları arasında, mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğu, taraf markalarının emtia listelerinin 35. sınıfta aynı hizmetlerde olduğu, bu itibarla markalar arasında karıştırılma ihtimalinin ve tescil engelinin bulunduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin "NAMLIPARK" ibaresini davacının "NAMLI" markaları ile benzer gören 04.02.2019 tarihli ve 2017/3639 E.- 2019/771 K.
sayılı ilamının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı ... başvurusuna yapılan itirazın reddine ilişkin YİDK kararının iptali ile tescil edilmiş ise markasının hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasını (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı TPMK'ya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/971643200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz