Ticaret unvanı terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3192 E. 2012/2629 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ kâr kaybı↗ ticaret sicili↗ ayırt edicilik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 2003/36960 sayılı ve “NAMLI” ibareli markanın 35,40,43.sınıflarda 31.12.2003 tarihinden itibaren, 171835 sayılı NAMLI+şekil ibareli markanın 42. Sınıfta 02.08.1996 tarihinden itibaren davalı adına tescil edildiği, yine davalı şirketin 21.02.1991 tarihinde ticaret siciline hali hazırdaki unvanı ile tescil edildiği, davacının ticaret unvanının ise Namlı Kebap Salonu - ... olduğu ve 09.12.1981 tarihinde tescil edilerek 14.12.1981 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, davacının bu tarihi takip eden ve makul dava açma süresi olan 5 yılı aşkın yaklaşık 16 yıl gibi bir süre geçtikten sonra davayı açtığı ve bu suretle sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğradığı anlaşıldığından, ticaret unvanının sicilden terkinine yönelik talebin reddine karar vermek gerektiği, yine davacının davanın açılma tarihinden 30 yıl ve daha geriye düşen zaman diliminden bu yana Namlı
..../...
Kebap Salonu ve Namlı Restoran ibarelerini kullandığı, Beşiktaş İlçe Hükümet Tabipliği yazısında görüldüğü üzere 1981 yılında yani davalının ticaret sicile unvan tescilinden ve markaların tescili başvurusundan çok önce Namlı ibaresi ile kebap salonu ve restoran işletmek üzere çalışma ruhsatnamesi aldığı ve Namlı ibaresi üzerinde restoran hizmetleri yönünden öncelikle markasal anlamda da kullanımı sebebiyle 556 Sayılı KHK 8/3. maddesinde belirtilen durumdan yararlanması gerektiği, dolayısıyla NAMLI markasını Restoran hizmetleri yönünden davacının bilinir hale getirdiği, davaya konu ve hükümsüzlüğü istenen 171835 sayılı NAMLI + şekil ibareli markanın da davacının NAMLI markasını maruf hale getirdiği, restoran hizmetleri, yiyecek içecek sağlanmasına yönelik ürün sınıfı bulunmadığı gibi ayrıca bu markanın 1996 yılından bu yana tescilli olduğu ve yaklaşık 11 yıl geçtikten sonra davanın açıldığı, 556 Sayılı KHK. Nın 42/1-a maddesinde belirtilen 5 yıllık sürenin burada da uygulanması gerektiği, davaya konu 2003/36960 nolu markanın tescilli 35 ve 42. Sınıflar yönünden Namlı ibaresini davacının markasal olarak bilinir hale getirdiği yolundaki iddiasının doğrulanamadığı, 43. Sınıftaki hizmetler yönünden davacının NAMLI markasının gerçek hak sahibi olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2003/36960 sayılı markanın 43. sınıf hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına tescili yapılan 2003/36960 sayılı NAMLI ve 171835 sayılı N NAMLI+ Şekil markalarının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, aynı zamanda davalının ticaret unvanında yer alan NAMLI ibaresinin de terkinine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece NAMLI markasını restoran hizmetleri yönünden davacının bilinir hale getirdiği, davaya konu ve hükümsüzlüğü istenen 171835 sayılı N NAMLI + şekil ibareli markanın da davacının NAMLI markasını maruf hale getirdiği, restoran hizmetleri, yiyecek içecek sağlanmasına yönelik ürün sınıfı bulunmadığı gibi ayrıca bu markanın 1996 yılından bu yana tescilli olduğu ve yaklaşık 11 yıl geçtikten sonra davanın açıldığı, 556 Sayılı KHK’nin 42/1-a maddesinde belirtilen 5 yıllık sürenin burada da uygulanması gerektiği, davaya konu 2003/36960 nolu markanın tescilli 35 ve 42. Sınıflar yönünden Namlı ibaresini davacının markasal olarak bilinir hale getirdiği yolundaki iddiasının doğrulanamadığı, 43. Sınıftaki hizmetler yönünden davacının NAMLI markasının gerçek hak sahibi olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2003/36960 sayılı markanın 43. sınıf hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı dava konusu ve kısmen hükümsüzlüğüne karar verilen 2003/36960 sayılı markanın 1974 yılından beri lokantacılık sektöründe kullanarak ayırtedicilik nitelik kazandırdığı ve bu markanın gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacı markası yönünden inceleme yapılmış ise de davalının anılan markası yönünden inceleme yapılmamıştır. Davalı vekili 6.11.2009 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna NAMLI ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu ve kullanımla ayırtedicilik kazandırdığını savunarak itiraz etmiştir. Davalıya ait 2003/36960 sayılı markanın tescil başvurusu 31.12.2003 tarihinde yapılmıştır. Bu tarih itibariyle yürürlükte olan 556 Sayılı KHK' nin 7/son maddesi uyarınca bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise (b), (c) ve (d) bentlerine göre tescili reddedilemez. Bu itibarla mahkemece 26.06.2004 tarih ve 5194 sayılı Yasa ile 556 sayılı KHK’nin 7/son fıkrası değiştirilerek fıkradaki (b) bendi hükümden kaldırılıp yerine (a) bendi getirildiğinden davalının “NAMLI” ibaresine kullanımla ayırt edicilik kazandırıldığı iddiasını da ancak yasal değişikliğin yürürlüğe girdiği 26.06.2004 tarihine kadar geçen süre içerisinde
..../...
gerçekleştirdiğini kanıtlaması gerekir. O halde mahkemece davalının 556 sayılı KHK'nin 7/son maddesi gereğince dava konusu “NAMLI” markasının kullanımla ayırt edici nitelik kazanıp kazanmadığının bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak yada yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/968 E. 2021/3985 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son · Ticaret unvanı terkini
İncelediğiniz karardaBu tarih itibariyle yürürlükte olan 556 Sayılı KHK' nin 7/«son» maddesi uyarınca bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise (b), (c) ve (d) bentlerine göre tescili reddedilemez.
Bu itibarla mahkemece 26.06.2004 tarih ve 5194 sayılı Yasa ile 556 sayılı KHK’nin 7/«son» fıkrası değiştirilerek fıkradaki (b) bendi hükümden kaldırılıp yerine (a) bendi getirildiğinden davalının “NAMLI” ibaresine kullanımla «ayırt edicilik» kazandırıldığı iddiasını da ancak yasal değişikliğin yürürlüğe girdiği 26.06.2004 tarihine kadar geçen süre içerisinde ..../... gerçekleştirdiğini kanıtlaması gerekir.
O halde mahkemece davalının 556 sayılı KHK'nin 7/«son» maddesi gereğince dava konusu “NAMLI” markasının kullanımla ayırt edici nitelik kazanıp kazanmadığının bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak yada yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ayırt edici ve asıl unsurlarıyla tescil kapsamlarının aynı olması, sonraki tescili istenen markanın başkası adına tescilli bir marka ya da işarete yanaşılmaması ve «son» olarak marka sahibinin markasını yeni bir görünümle «yeniden tescil» ettirmek istemesi amacına uygun olarak önceki tarihli dayanak markasını uzun süredir kullanılıyor olması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetilme · yeniden tescil · kazanılmış hak · kâr dağıtımı · terkin
Benzer bu kararda… da, davalı şirket adına 12.06.1997 tarihinden itibaren tescilli olan 1996/011467 sayılı markanın “kafeterya, restaurant işletmeciliği, catering(hazır yemek yapım ve «dağıtım») hizmetleri' 'ni kapsadığı ve ayırt edici unsurunun ise “NAMLI” ibaresi olduğu, hükümsüzlüğüne karar verilen 2003/36960 markanın da “NAMLI” ibaresinden oluştuğu, davalı tarafın markayı uzun yıllardır tescil kapsamındaki hizmetlerde kullandığını ileri sürdüğü ve en başından bu yana «kazanılmış hak» savunmasında bulunduğu halde, Mahkemece, Dairemizin yukarıda bahsi geçen yerleşik kararları doğrultusunda bir değerlendirme yapılmaksızın 2003/36960 sayılı NAMLI m …
… ack-bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri (catering), yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri... yiyecek ve içeceklerin hazırlanması, «dağıtımı» ve sunulması hizmetleri (üçüncü şahıslar adına) ziyafet düzenleme hizmetleri” bakımından hükümsüzlük isteminin kabulüne, kararın kesinleşmesini müteakip kesinleşmi …
… sicilden terkinine, aynı zamanda davalının ticaret unvanında yer alan NAMLI ibaresinin de terkinine karar verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece ticaret ünvanı «terkin» talebi ile 171835 sayılı N NAMLI+ Şekil markasının hükümsüzlüğü talebinin reddine, 2003/36960 sayılı NAMLI markasının ise 43. sınıftaki bazı hizmetler yönünden hük …
Kazanılmış hakların korunması aynı zamanda kamu düzeninden olup mahkemelerce re’«sen gözetilmesi» gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1587 E. 2023/5050 K.
Ortak:ticaret unvanı
İncelediğiniz karardaSınıfta 02.08.1996 tarihinden itibaren davalı adına tescil edildiği, yine davalı şirketin 21.02.1991 tarihinde «ticaret siciline» hali hazırdaki unvanı ile tescil edildiği, davacının «ticaret unvanının» ise Namlı Kebap Salonu - ... olduğu ve 09.12.1981 tarihinde tescil edilerek 14.12.1981 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, davacının bu tarihi takip eden ve makul dava açma süresi olan 5 yılı aşkın yaklaşık 16 yıl gibi bir süre geçtikten sonra davayı açtığı ve bu suretle sessiz kalma suretiyle hak «kaybına» uğradığı anlaşıldığından, ticaret unvanının sicilden terkinine yönelik talebin reddine karar vermek gerektiği, yine davacının davanın açılma tarihinden 30 yıl ve d …
Benzer bu kararda… u, davalı şirketin 2016/60380 sayılı ve "namlıdağ" ibareli marka tescil başvurusunun, müvekkilinin markaları ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğunu, «iltibas» tehlikesinin oluştuğunu, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazlarının davalı kurum tarafından reddedildiğini, davalı şirketin davacının tanınmış markasını tescil ettirmesinin «kötüniyetli» olduğunu, davalı şirketin marka başvurusunun davacının «ticaret unvanının» çekirdek unsurunu da ihtiva ettiğini ileri sürerek, davalı TPMK YİDK'in 13.02.2018 tarihli ve 2018/M-1003 sayılı kararının iptaline ve diğer davalı markasının hükü …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:iptal davası · ortalama tüketici · kötüniyet · dahili dava · iltibas
Benzer bu kararda… ikte markaların kapsamında yer alan hizmetlerin aynı ve aynı türden olması, davacının NAMLI ibareli seri nitelikte markalarının bulunması nedenleri ile somut olayda «iltibas» tehlikesinin oluştuğu, «ortalama tüketici» aynı hizmetleri sunacak olan markaların birbirinin serisi olduğunu düşünebileceği gibi, işletmeler arasında idari ya da ekonomik bir bağ olduğunu da düşünebileceği, ayrıca ortalama tüketici davacının markası zannederek davalının markasına yönelebileceği ve böylelikle markaların karıştırılabileceği, bu nedenle somut olayda davalının dava konusu marka başvurusu ile davacının 2003/36960, 2008/34847, 2011/103864, 2011/103869, 2012/70083, 2013/86196, 2014/34991, 2014/34997, 2016/43574 sayılı markaları arasında mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne TPMK YİDK'in 2018/M-1003 sayılı kararının «iptaline, davaya» konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
… u, davalı şirketin 2016/60380 sayılı ve "namlıdağ" ibareli marka tescil başvurusunun, müvekkilinin markaları ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğunu, «iltibas» tehlikesinin oluştuğunu, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazlarının davalı kurum tarafından reddedildiğini, davalı şirketin davacının tanınmış markasını tescil ettirmesinin «kötüniyetli» olduğunu, davalı şirketin marka başvurusunun davacının «ticaret unvanının» çekirdek unsurunu da ihtiva ettiğini ileri sürerek, davalı TPMK YİDK'in 13.02.2018 tarihli ve 2018/M-1003 sayılı kararının iptaline ve diğer davalı markasının hükü …
… aza konu markalardan uzaklaştığı ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirme ihtimali de «dahil» olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığının anlaşıldığının belirtildiğini; ayrıca ihtilaf konusu hizmetler için tüketicinin dikkat düzeyini …
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin 1931 yılından beri faaliyette bulunduğunu, uzun yıllardır "Çamlıdağ" adı altında Samsun’da hizmet verdiğini, taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesinin oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3639 E. 2019/771 K.
Ortak:ticaret unvanı
İncelediğiniz karardaSınıfta 02.08.1996 tarihinden itibaren davalı adına tescil edildiği, yine davalı şirketin 21.02.1991 tarihinde «ticaret siciline» hali hazırdaki unvanı ile tescil edildiği, davacının «ticaret unvanının» ise Namlı Kebap Salonu - ... olduğu ve 09.12.1981 tarihinde tescil edilerek 14.12.1981 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, davacının bu tarihi takip eden ve makul dava açma süresi olan 5 yılı aşkın yaklaşık 16 yıl gibi bir süre geçtikten sonra davayı açtığı ve bu suretle sessiz kalma suretiyle hak «kaybına» uğradığı anlaşıldığından, ticaret unvanının sicilden terkinine yönelik talebin reddine karar vermek gerektiği, yine davacının davanın açılma tarihinden 30 yıl ve d …
Benzer bu kararda… 2010/368 E. ve 2013/143 K. sayılı kesinleşmiş kararı uyarınca “NAMLI” ibaresini, ........1987 tarihinden itibaren kullanan davacının, “NAMLI” ibaresini, markasal ve «ticaret unvanı» olarak davalıdan önce kullandığı ve bu anlamda 556 sayılı KHK'nın 8/... ve 8/5 maddeleri anlamında öncelik hakkının olduğu, 35.06 alt grubundaki hizmetler bakımınd …
A.Ş. muteriz şirketin «ticaret unvanının» tescil ve «ilan» tarihinin ise ....02.1991 yani dava konusu başvurudan önce, faaliyet konusunun gıda ürünlerinin imalatı ve bu ürünlerin toptan ve perakende satışı ile canlı hayvanların alım ve satımı şeklinde olduğu, bu bağlamda ... kararının iptali bakımından davacı şirketin ticaret unvanına dayanarak, "NAMLI PARK" ibareli marka başvurusunun çekişme konusu “29. sınıf: 03 hazır çorbalar, bulyonlar.
… esi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir), (ithalat-ihracat «acente» hizmetleri «dahil»))" üzerinde tesciline engel oluşturduğu, bu mal ve hizmetler bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesinde sayılan koşulların gerçekleştiği; dava konusu ... kararının 29/04 ve .../06 alt grupları yönünden hukuka aykırı olduğu, muteriz şirketin, dava konusu markanın 35.06 alt grubundaki hizmetlerde tescilini, tescilsiz markasından kaynaklı üstün hakkına dayanarak 556 sayılı KHK'nın 8/... maddesi uyarınca engelleme hakkının bulunduğu, ayrıca, dava konusu markanın, 29/03-04-08-11, 35/06. sınıflarda tescilini «ticaret unvanına» dayanarak 556 sayılı KHK'nın 8/5 maddesi uyarınca engelleme hakkının bulunduğu, "bulyonlar"ın da bu kapsamda 29/03 sınıf dahilinde kaldığı anlaşılmakla, taraflar v …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · acente · üçüncü kişi · ilan · dahili dava · iltibas · kesin hüküm
Benzer bu kararda… esi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir), (ithalat-ihracat «acente» hizmetleri «dahil»))" üzerinde tesciline engel oluşturduğu, bu mal ve hizmetler bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesinde sayılan koşulların gerçekleştiği; dava konusu ... kararının 29/04 ve .../06 alt grupları yönünden hukuka aykırı olduğu, muteriz şirketin, dava konusu markanın 35.06 alt grubundaki hizmetlerde tescilini, tescilsiz markasından kaynaklı üstün hakkına dayanarak 556 sayılı KHK'nın 8/... maddesi uyarınca engelleme hakkının bulunduğu, ayrıca, dava konusu markanın, 29/03-04-08-11, 35/06. sınıflarda tescilini «ticaret unvanına» dayanarak 556 sayılı KHK'nın 8/5 maddesi uyarınca engelleme hakkının bulunduğu, "bulyonlar"ın da bu kapsamda 29/03 sınıf dahilinde kaldığı anlaşılmakla, taraflar v …
… , 29. sınıfın 03. alt grubu itibariyle aynı/aynı tür malları kapsadığı; bu mallar bakımından markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunduğu, buna karşılık davalı markası ile itiraza mesnet gösterilen diğer markaların 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı, davalı …
… hinde kesinleştiği, yani dava konusu başvurunun yapıldığı ....01.2011 tarihi itibariyle, davalının 2005/44398 sayılı markası ve bu markadan doğan haklarının hukuken «kesin» ve çekişmesiz durumda olduğu, bu bakımdan da bu marka, davalının "NAMLIPARK" ibareli dava konusu markası yönünden müktesep hakka dayanak teşkil ettiği, davacının, …
… markalarının dava konusu başvuru yönünden hak bahşedeceği, davalının 2003/25741 sayılı "NAMLI HİSAR" ibareli markası ile başvuru konusu "NAMLIPARK" markası arasında «müktesep hak» oluşturabilecek mahiyette bir ilişkinin olmadığı, müktesep hakka dayanak markaların kapsamında 29. sınıfın 01, 05, 06, 08 ve 11 alt grupları ile 35. sınıfın 03 gru …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3192 E. , 2012/2629 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
VEKİLİ AV. ...
VEKİLİ AV. ...
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/12/2009 tarih ve 2007/178-2009/529 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/02/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "NAMLI" markasını 1974 yılından bu yana kullandığını, söz konusu marka ile ilgili büyük ekonomik yatırımlarda bulunarak ayırtedici niteliğe kavuşturduğunu, müvekkilinin "NAMLI" markasını, hizmet verdiği restoran hizmetleri ile ilgili olarak 1985 yılında 88013 sayılı tescil belgesi ile marka olarak kendi adına tescil ettirdiğini, hal böyle iken davalının, müvekkiline ait dava konusu markayı, ticaret unvanında kullandığını ve hizmet verdiği pastırmacılık faaliyetinin yanı sıra, müvekkilinin faaliyet verdiği restoran ismi olarak haksız ve kötüniyetli olarak kullanmaya başladığını, ayrıca davalının söz konusu markayı kendi adına tescil ettirdiğini ve bu durumun müvekkili haklarına zarar verdiğini ileri sürerek dava konusu "NAMLI" markasının davalı adına yapılan 2003/36960 sayılı ve 171835 sayılı markalarının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, aynı zamanda davalının ticaret unvanında yer alan NAMLI ibaresinin de terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin "NAMLI " ibaresini 21/02/1991 tarihinden itibaren ticaret unvanı olarak, 02/08/1996 tarihinden itibaren de marka olarak kullandığını, söz konusu markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu savunarak reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 2003/36960 sayılı ve “NAMLI” ibareli markanın 35,40,43.sınıflarda 31.12.2003 tarihinden itibaren, 171835 sayılı NAMLI+şekil ibareli markanın 42. Sınıfta 02.08.1996 tarihinden itibaren davalı adına tescil edildiği, yine davalı şirketin 21.02.1991 tarihinde ticaret siciline hali hazırdaki unvanı ile tescil edildiği, davacının ticaret unvanının ise Namlı Kebap Salonu - ... olduğu ve 09.12.1981 tarihinde tescil edilerek 14.12.1981 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, davacının bu tarihi takip eden ve makul dava açma süresi olan 5 yılı aşkın yaklaşık 16 yıl gibi bir süre geçtikten sonra davayı açtığı ve bu suretle sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğradığı anlaşıldığından, ticaret unvanının sicilden terkinine yönelik talebin reddine karar vermek gerektiği, yine davacının davanın açılma tarihinden 30 yıl ve daha geriye düşen zaman diliminden bu yana Namlı
..../...
Kebap Salonu ve Namlı Restoran ibarelerini kullandığı, Beşiktaş İlçe Hükümet Tabipliği yazısında görüldüğü üzere 1981 yılında yani davalının ticaret sicile unvan tescilinden ve markaların tescili başvurusundan çok önce Namlı ibaresi ile kebap salonu ve restoran işletmek üzere çalışma ruhsatnamesi aldığı ve Namlı ibaresi üzerinde restoran hizmetleri yönünden öncelikle markasal anlamda da kullanımı sebebiyle 556 Sayılı KHK 8/3. maddesinde belirtilen durumdan yararlanması gerektiği, dolayısıyla NAMLI markasını Restoran hizmetleri yönünden davacının bilinir hale getirdiği, davaya konu ve hükümsüzlüğü istenen 171835 sayılı NAMLI + şekil ibareli markanın da davacının NAMLI markasını maruf hale getirdiği, restoran hizmetleri, yiyecek içecek sağlanmasına yönelik ürün sınıfı bulunmadığı gibi ayrıca bu markanın 1996 yılından bu yana tescilli olduğu ve yaklaşık 11 yıl geçtikten sonra davanın açıldığı, 556 Sayılı KHK.
Nın 42/1-a maddesinde belirtilen 5 yıllık sürenin burada da uygulanması gerektiği, davaya konu 2003/36960 nolu markanın tescilli 35 ve 42. Sınıflar yönünden Namlı ibaresini davacının markasal olarak bilinir hale getirdiği yolundaki iddiasının doğrulanamadığı, 43. Sınıftaki hizmetler yönünden davacının NAMLI markasının gerçek hak sahibi olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2003/36960 sayılı markanın 43. sınıf hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına tescili yapılan 2003/36960 sayılı NAMLI ve 171835 sayılı N NAMLI+ Şekil markalarının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, aynı zamanda davalının ticaret unvanında yer alan NAMLI ibaresinin de terkinine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece NAMLI markasını restoran hizmetleri yönünden davacının bilinir hale getirdiği, davaya konu ve hükümsüzlüğü istenen 171835 sayılı N NAMLI + şekil ibareli markanın da davacının NAMLI markasını maruf hale getirdiği, restoran hizmetleri, yiyecek içecek sağlanmasına yönelik ürün sınıfı bulunmadığı gibi ayrıca bu markanın 1996 yılından bu yana tescilli olduğu ve yaklaşık 11 yıl geçtikten sonra davanın açıldığı, 556 Sayılı KHK’nin 42/1-a maddesinde belirtilen 5 yıllık sürenin burada da uygulanması gerektiği, davaya konu 2003/36960 nolu markanın tescilli 35 ve 42. Sınıflar yönünden Namlı ibaresini davacının markasal olarak bilinir hale getirdiği yolundaki iddiasının doğrulanamadığı, 43. Sınıftaki hizmetler yönünden davacının NAMLI markasının gerçek hak sahibi olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2003/36960 sayılı markanın 43.
sınıf hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı dava konusu ve kısmen hükümsüzlüğüne karar verilen 2003/36960 sayılı markanın 1974 yılından beri lokantacılık sektöründe kullanarak ayırtedicilik nitelik kazandırdığı ve bu markanın gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacı markası yönünden inceleme yapılmış ise de davalının anılan markası yönünden inceleme yapılmamıştır. Davalı vekili 6.11.2009 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna NAMLI ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu ve kullanımla ayırtedicilik kazandırdığını savunarak itiraz etmiştir. Davalıya ait 2003/36960 sayılı markanın tescil başvurusu 31.12.2003 tarihinde yapılmıştır. Bu tarih itibariyle yürürlükte olan 556 Sayılı KHK' nin 7/son maddesi uyarınca bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise (b), (c) ve (d) bentlerine göre tescili reddedilemez.
Bu itibarla mahkemece 26.06.2004 tarih ve 5194 sayılı Yasa ile 556 sayılı KHK’nin 7/son fıkrası değiştirilerek fıkradaki (b) bendi hükümden kaldırılıp yerine (a) bendi getirildiğinden davalının “NAMLI” ibaresine kullanımla ayırt edicilik kazandırıldığı iddiasını da ancak yasal değişikliğin yürürlüğe girdiği 26.06.2004 tarihine kadar geçen süre içerisinde
..../...
gerçekleştirdiğini kanıtlaması gerekir. O halde mahkemece davalının 556 sayılı KHK'nin 7/son maddesi gereğince dava konusu “NAMLI” markasının kullanımla ayırt edici nitelik kazanıp kazanmadığının bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak yada yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 23/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
21/03/2012-S/E
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1036853700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz