Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4311 E. 2023/5057 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münfesih şirket↗ tasfiyenin kapanması↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ yeniden tescil↗ re'sen terkin↗ sermaye artırımı↗ şirketin ihyası↗ şirket müdürü↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ münhasırlık↗ ihya↗ infaz↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ihtar↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ihtarname↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Reyhanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/39 E., 2022/2 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Çelik Çırçır Ltd Şti'ne karşı kurum zararının tahsili için Reyhanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/185 E. davasının açıldığını ancak davalı şirketin resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, kurum zararına ilişkin alacak davasının devam edebilmesi ve davalı şirkete gerekli tebligat işlemlerini yapabilmeleri için taraf teşkili sağlanması için yerel mahkemece davalı şirketin ihya edilmesi için dava açmak üzere süre verildiğini ve bu süre içerisinde iş bu davayı açarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkil kurumun ihyası istenen şirketin terkinini yaparken ilgili yasa ve yönetmeliğine uygun davrandığını, dava konusu şirket sermaye artırımına gitmemesi nedeniyle münfesih duruma düştüğünü, bu sebeple münfesih olan şirkete 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereği usulüne uygun ihtar yollandığı ve tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunun bildirilmesini aksi halde ticaret sicil kayıtlarından unvanın silineceği ihtar edildiği buna rağmen şirketin bir cevap vermediği 14.10.2014 tarihinde yasa gereği sicilden resen terkinin yapıldığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile iş bu davanın açılıp görülmesinin mümkün olduğunu, davacının şirket aleyhine açtığı dava sonuçlanmadığına göre tasfiyenin eksik yapıldığnı, ihya davasının şirketin aktif hale gelmesi için değil, söz konusu hukuk davasına münhasır olmak üzere davanın sonuçlandırılması ve sonrasında tasfiyenin tamamlanmasını temin için açıldığını, söz konusu 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde ihya davasını açabilecek kişiler sayılmış olup bunlar arasında alacaklıların da bulunduğunu, iş mahkemesinde görülecek dava sonucunda davacının ilgili şirketten alacaklı olup olmadığı belirlenecek olup ihya söz konusu yargılamada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için gerekli olduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile bu dava ve kararın infazı ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına, ...'nün 832 sicil numarasına kayıtlı "Çelik Çırçır Ltd. Şti" tasfiye işlemlerini yürütmek üzere şirket müdürü ... 'in atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada müvekkili kurumu avukatla temsil edilmiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesince müvekkili lehine avukatlık ücreti hükmedilmediğini, müvekkili kurumu lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini belirtirek bu yönden kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ihyasına karar verilen şirketin 14.10.2014 tarihinde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre ...'nce re'sen terkin edildiği, şirketin sicilde kayıtlı son adresine ve sicil kayıtlarına göre şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar yollanması, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesi ve ayrıca ilanın ilgili ticaret ve sanayi odasının internet sitesinde yayımlanması gerekli olup, şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar yollanması gerekirken, ihyası istenen şirkete ve şirketi münferiden temsil ve ilzam yetkisine sahip ... ...'e ihtarname yollanmadığı, dolayısıyla şirketin re'sen Ticaret Sicilinden silinmesi işleminde davalı ...'nün kusurlu olduğu ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapılan ihtarnamenin usulüne uygun olmakla birlikte şirketin son adresine tebliğ edildiğini, ayrıca ihtarın, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğünce ilan edildiğini, şirkete yapılan ihtarda usulsüzlük bulunmadığını, bu sebeplerle davalı aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7069 E. 2023/204 K.
Ortak:resen terkin · re'sen terkin · sermaye artırımı · şirketin ihyası · ihya · kaldırma ve yeniden hüküm · yargılama gideri · tebligat · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2016/185 E. davasının açıldığını ancak davalı şirketin «resen terkin» edildiğinin anlaşıldığını, kurum zararına ilişkin alacak davasının devam edebilmesi ve davalı şirkete gerekli «tebligat» işlemlerini yapabilmeleri için taraf teşkili sağlanması için yerel mahkemece davalı «şirketin ihya» edilmesi için dava açmak üzere süre verildiğini ve bu süre içerisinde iş bu davayı açarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkil kurumun «ihyası» istenen şirketin terkinini yaparken ilgili yasa ve yönetmeliğine uygun davrandığını, dava konusu şirket «sermaye artırımına» gitmemesi nedeniyle «münfesih» duruma düştüğünü, bu sebeple münfesih olan şirkete 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereği usulüne uygun «ihtar» yollandığı ve tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde «tasfiye» memurunun bildirilmesini aksi halde «ticaret sicil» kayıtlarından unvanın silineceği ihtar edildiği buna rağmen şirketin bir cevap vermediği 14.10.2014 tarihinde yasa gereği sicilden «resen terkinin» yapıldığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ihyasına karar verilen şirketin 14.10.2014 tarihinde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre ...'nce re'«sen terkin» edildiği, şirketin sicilde kayıtlı «son» adresine ve sicil kayıtlarına göre şirketi «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere «ihtar» yollanması, yapılacak ihtarın «ilan» edilmek üzere Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesi ve ayrıca ilanın ilgili ticaret ve sanayi odasının internet sitesinde yayımlanması gerekli olup, şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar yollanması gerekirken, «ihyası» istenen şirkete ve şirketi münferiden temsil ve ilzam «yetkisine» sahip ... ...'e «ihtarname» yollanmadığı, dolayısıyla şirketin re'sen Ticaret Sicilinden silinmesi işleminde davalı ...'nün kusurlu olduğu ve aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesine göre «ihyası» istenen şirkete ve şirket «temsilcisi» ...'e «ihtarname» yollanmadığından şirketin re'«sen terkin» işleminde davalının kusurlu olduğu, aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, şirketin ihyasına, ...'in «tasfiye memuru» olarak atanmasına, yargılama gideri ve «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «şirket ihya» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/145 E. sayılı dosyasıyla açılan dava sırasında şirketin «terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine Mahkemece «şirketin ihyası» için süre verildiğini ileri sürerek anılan şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebligat · yasal hasım · tazminat davası · tasfiye memuru
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2009/145 E. sayılı dosyasıyla sınırlı kalmak kaydıyla ihyasına, şirket «temsilcisi» ...'in «tasfiye memuru» olarak atanmasına, davalının «yasal hasım» olduğu ve «terkin» işleminde kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından davacı tarafından yapılan «yargılama giderinin» davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine «vekalet ücreti» taktirine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından açılan «tazminat davası» sonuçlanmadığından tasfiyenin eksik yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun’un 643 üncü ve 547 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca "Reyhanlı 1.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesine göre «ihyası» istenen şirkete ve şirket «temsilcisi» ...'e «ihtarname» yollanmadığından şirketin re'«sen terkin» işleminde davalının kusurlu olduğu, aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, şirketin ihyasına, ...'in «tasfiye memuru» olarak atanmasına, yargılama gideri ve «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Temyiz Nedenleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirkete «usulüne uygun tebligat» yapılmasına rağmen şirketçe cevap verilmemesi üzerine «terkin» işlemi yapıldığını, müvekkili yasal hasıl olduğundan ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden «yargılama gideri» ve vekalet ücretiyle sorumlu tutulmasının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ve resen tespit edilecek sebeplerle temyiz isteminde bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4311 E. , 2023/5057 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1004 Esas, 2022/1446 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Reyhanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/39 E., 2022/2 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Çelik Çırçır Ltd Şti'ne karşı kurum zararının tahsili için Reyhanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/185 E. davasının açıldığını ancak davalı şirketin resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, kurum zararına ilişkin alacak davasının devam edebilmesi ve davalı şirkete gerekli tebligat işlemlerini yapabilmeleri için taraf teşkili sağlanması için yerel mahkemece davalı şirketin ihya edilmesi için dava açmak üzere süre verildiğini ve bu süre içerisinde iş bu davayı açarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkil kurumun ihyası istenen şirketin terkinini yaparken ilgili yasa ve yönetmeliğine uygun davrandığını, dava konusu şirket sermaye artırımına gitmemesi nedeniyle münfesih duruma düştüğünü, bu sebeple münfesih olan şirkete 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereği usulüne uygun ihtar yollandığı ve tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunun bildirilmesini aksi halde ticaret sicil kayıtlarından unvanın silineceği ihtar edildiği buna rağmen şirketin bir cevap vermediği 14.10.2014 tarihinde yasa gereği sicilden resen terkinin yapıldığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile iş bu davanın açılıp görülmesinin mümkün olduğunu, davacının şirket aleyhine açtığı dava sonuçlanmadığına göre tasfiyenin eksik yapıldığnı, ihya davasının şirketin aktif hale gelmesi için değil, söz konusu hukuk davasına münhasır olmak üzere davanın sonuçlandırılması ve sonrasında tasfiyenin tamamlanmasını temin için açıldığını, söz konusu 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde ihya davasını açabilecek kişiler sayılmış olup bunlar arasında alacaklıların da bulunduğunu, iş mahkemesinde görülecek dava sonucunda davacının ilgili şirketten alacaklı olup olmadığı belirlenecek olup ihya söz konusu yargılamada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için gerekli olduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile bu dava ve kararın infazı ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına, ...'nün 832 sicil numarasına kayıtlı "Çelik Çırçır Ltd.
Şti" tasfiye işlemlerini yürütmek üzere şirket müdürü ... 'in atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada müvekkili kurumu avukatla temsil edilmiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesince müvekkili lehine avukatlık ücreti hükmedilmediğini, müvekkili kurumu lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini belirtirek bu yönden kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ihyasına karar verilen şirketin 14.10.2014 tarihinde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre ...'nce re'sen terkin edildiği, şirketin sicilde kayıtlı son adresine ve sicil kayıtlarına göre şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar yollanması, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesi ve ayrıca ilanın ilgili ticaret ve sanayi odasının internet sitesinde yayımlanması gerekli olup, şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar yollanması gerekirken, ihyası istenen şirkete ve şirketi münferiden temsil ve ilzam yetkisine sahip ... ...'e ihtarname yollanmadığı, dolayısıyla şirketin re'sen Ticaret Sicilinden silinmesi işleminde davalı ...'nün kusurlu olduğu ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapılan ihtarnamenin usulüne uygun olmakla birlikte şirketin son adresine tebliğ edildiğini, ayrıca ihtarın, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğünce ilan edildiğini, şirkete yapılan ihtarda usulsüzlük bulunmadığını, bu sebeplerle davalı aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/968060000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz