Birlikte ifa
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6041 E. 2023/5144 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
birlikte ifa↗ limited şirketin feshi↗ müşterek temsilci↗ şirketin feshi ve tasfiyesi↗ kayyum atanması↗ ortaklıktan çıkarılma↗ şirket müdürlüğü↗ şirketin feshi↗ tasfiye memuru atanması↗ şirket müdürü↗ şirket zararı↗ yargılama giderleri↗ kefalet↗ tasfiye memuru↗ ifa↗ fesih↗ tüzel kişilik↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ haciz↗ ek tasfiye↗ dosya masrafı↗ kusur↗ dava sebebi↗ haksız rekabet↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca şirketin feshi, bu talep kabul edilmediği taktirde ortaklıktan çıkarılma istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Davacı ... şirket ortağı ve müşterek temsile yetkili müdür sıfatıyla davalı şirketin haklı nedenlerle feshi ve tasfiyesi isteminde bulunmuş, mahkemece yazılı şekilde şirketin feshi ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına ve tasfiye memuru ücretinin davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiştir. Davası kabul edilen davacının yargılama giderlerinden ve şirkete atanan tasfiye memuru ücretinden sorumluluğu bulunmamaktadır. Tasfiye masraflarından davalı şirket sorumlu olup Mahkemece bu husus gözetilmeden davacının tasfiye memuru ücretinden sorumlu tutulması doğru olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davalı ... şirketin %50 ortağı olup, limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davanın feshi istenen şirket tüzelkişiliğine karşı açılması gerekmektedir. Bu davada şirket ortağı davalıya husumet yöneltilemeyeceğinden şirket ortağı davalı hakkında açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece bu davalı yönünden de kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9649 E. 2016/4853 K.
Ortak:tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih · tüzel kişilik · limited şirket · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavacı ... şirket ortağı ve «müşterek temsile» yetkili müdür sıfatıyla davalı şirketin haklı nedenlerle feshi ve tasfiyesi isteminde bulunmuş, mahkemece yazılı şekilde «şirketin feshi» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru atanmasına» ve tasfiye memuru ücretinin davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiştir.
Davası kabul edilen davacının «yargılama giderlerinden» ve şirkete atanan «tasfiye memuru» ücretinden sorumluluğu bulunmamaktadır.
Tasfiye «masraflarından» davalı şirket sorumlu olup Mahkemece bu husus gözetilmeden davacının «tasfiye memuru» ücretinden sorumlu tutulması doğru olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAncak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne; ... .'nin TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca feshine ve «şirketin tasfiyesine», şirkete «tasfiye memuru» olarak .... 'nun atanmasına karar verilmiştir.
1- Dava, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin tasfiyesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne; ... .'nin TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca feshine ve «şirketin tasfiyesine», şirkete «tasfiye memuru» olarak .... 'nun atanmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/145 E. 2013/575 K.
Ortak:şirket zararı · tüzel kişilik
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 1998/28 E. sayılı dosyasında «şirketi zarara» uğrattığı gerekçesiyle dava açtığı, bu davanın sonucunda verilen karar ile icra takibine geçtiği, davacının icra tehdidi altında davalı şirketin o tarihteki avukat …
Bu kararın ...’a tebliği üzerine adı geçen şirket «tüzel kişiliği» aleyhine açılan davada taraf olmadığı halde kendisi aleyhine karar verilmesinin mümkün olmadığını belirterek hükmü temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaDava, «sebepsiz zenginleşme» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18022 E. 2015/3494 K.
Ortak:limited şirketin feshi · şirketin feshi · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih · tüzel kişilik · limited şirket · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaDavacı ... şirket ortağı ve «müşterek temsile» yetkili müdür sıfatıyla davalı şirketin haklı nedenlerle feshi ve tasfiyesi isteminde bulunmuş, mahkemece yazılı şekilde «şirketin feshi» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru atanmasına» ve tasfiye memuru ücretinin davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiştir.
Davası kabul edilen davacının «yargılama giderlerinden» ve şirkete atanan «tasfiye memuru» ücretinden sorumluluğu bulunmamaktadır.
Tasfiye «masraflarından» davalı şirket sorumlu olup Mahkemece bu husus gözetilmeden davacının «tasfiye memuru» ücretinden sorumlu tutulması doğru olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki şirket ortaklığının çekilmez bir hal aldığı, güven ortamının yok olduğu, «şirketin feshi» için haklı nedenlerin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine, şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davanın feshi istenilen şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
Ancak, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre haklı sebeple «limited şirketin feshi» istenildiğinde, mahkemece istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortaklığı · kâr payı
Benzer bu karardaÖzellikle, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi iki ortaklı «limited şirketlerde ortakların» davada taraf olması halinde, davanın şirkete karşı açıldığının ve davada şirketin de «temsil» edildiğinin kabulü gerekir.
Ancak, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre haklı sebeple «limited şirketin feshi» istenildiğinde, mahkemece istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9858 E. 2018/1801 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itiraz süresi
Benzer bu kararda… n çıkartılmasına, davalı karşı davacının diğer taleplerinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine davalı-karşı davacı ... vekilinin temyiz «itirazlarının süre» yönünden reddine karar verilmiş, asıl davaya yönelik karar Dairemizce davacı şirket yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6041 E. , 2023/5144 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2013/775 Esas, 2015/219 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
Taraflar arasındaki limited şirketin haklı nedenle feshi ve tasfiyesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...'ın diğer davalı şirketin %50'şer payına sahip ortakları olduğunu, şirketin plastik deniz iskelelerinin imalatı satışı ve montajı konusunda faaliyet göstermek üzere 2004 yılında kurulduğunu, şirkette müdürlük görevini davacı müvekkili ile davalının eşi ...'ın müşterek imzaları ile birlikte ifa ettiklerini, yaklaşık 10 yıldır şirketin her yıl aldığı banka kredisinin davalı ... ve eşinin kefalet imzası atmaktan imtina etmesi nedeniyle alınamadığını, bu nedenle finansman ihtiyacının karşılanamadığını, şirketin hammadde ihityacını karşılamak amacıyla müvekkilinin şahsi hesabından harcamalar yapmak zorunda kaldığını, müvekkiline ait başka bir şirket üzerinden davalı şirketin hammadde ihtiyacının karşılanmaya çalışıldığını, müvekkil ile diğer ortaklar arasında oluşan anlaşmazlığın giderek derinleştiğini, davalı ...'in şirketteki hissesini müvekkiline yüksek fiyattan satmaya çalışarak menfaat elde etmeye çalıştığını, müdür olan ...'ın şirket hesabından şahsi olarak para çektiğini, şirketin haciz tehdidi altında olduğunu, davalı ortağın müşterek imza yetkilisi müdür olan eşi ile birlikte müvekkile karşı bir hareket içinde olması sebebiyle çözülmesinin mümkün olmadığını, bu şekilde şirket tüzel kişiliğinin ve iştigalinin devamının olanaksız hale geldiğini ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince şirketin haklı sebeple feshine ve tasfiyesine, Mahkeme bu talebi yerinde görmediği takdirde müvekkilinin şirketteki hissesinin gerçek değerinin ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkarılmasına, yargılama sürecince şirket işlerinin devamının sağlanması amacıyla şirkette kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ortağı olduğu davacıya ait başka bir şirket üzerinden yönettiğini, ortağı oldıkları şirketin hammaddesini davacının diğer şirketi tarafından kullanıldığını ve bila bedel imalat yaptırıldığını, davacının bundan ciddi menfaat elde etiiğini, şirkete teklif edilen bazı işlerin faturalarının davacının ortağı olduğu diğer şirkete faturalandırıldığının ve parasının tahsil edildiğinin öğrenildiğini, müşterileri kendi firmasına yönlendirdiğini, davacının şirketle haksız rekabet içinde olduğunu, davacının hukuka aykırı eylemlerini örtmek için işbu davayı açtığını, davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ın şirketi temsil ve ilzamda üstlendiği görevi yerine getirememesi nedeni ile asli kusurlu olduğu, davacının ise şirketin faaliyetlerini başka bir şirket üzerinden yürüttüğünden tali kusurlu olduğu, davalı tarafın kusuru nedeni ile şirketin haklı nedeni ile feshinin talep edilebileceği, kaldı ki şirketin teknik olarak da faaliyetlerine devam edecek durumunun olmadığı, tarafların şirkete tek ortaklı olarak devam etmeyeceklerini beyan ettikleri gerekçesiyle davanın kabulü ile Mer Harita Denizcilik Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin feshi ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına, tasfiye memuruna 1.000,00 TL ücret takdirine, masrafın davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirket faaliyetlerinin imkansız hale gelmesinde davalı ...'ın tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle tasfiye memurunun ücreti ve diğer masraflardan davalı ...'in sorumlu tutulması gerekirken Mahkemece bu giderlerin müvekkili üzerinde bırakılmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda hatalı tespitler yapıldığını, müvekkilinin asli kusurlu olarak gösterilmesinin kabul edilemeyeceğini, zira şirket müdürü olmayan sadece ortak olan müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, bir kusur varsa bundan şirket müdürlerinin sorumlu olması gerektiğini, şirketi zarara uğratanın davacı olduğunu ve davacının asli kusurlu bulunduğunu, müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca şirketin feshi, bu talep kabul edilmediği taktirde ortaklıktan çıkarılma istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Davacı ... şirket ortağı ve müşterek temsile yetkili müdür sıfatıyla davalı şirketin haklı nedenlerle feshi ve tasfiyesi isteminde bulunmuş, mahkemece yazılı şekilde şirketin feshi ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına ve tasfiye memuru ücretinin davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiştir. Davası kabul edilen davacının yargılama giderlerinden ve şirkete atanan tasfiye memuru ücretinden sorumluluğu bulunmamaktadır. Tasfiye masraflarından davalı şirket sorumlu olup Mahkemece bu husus gözetilmeden davacının tasfiye memuru ücretinden sorumlu tutulması doğru olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davalı ... şirketin %50 ortağı olup, limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davanın feshi istenen şirket tüzelkişiliğine karşı açılması gerekmektedir. Bu davada şirket ortağı davalıya husumet yöneltilemeyeceğinden şirket ortağı davalı hakkında açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece bu davalı yönünden de kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/968036000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz