Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4912 E. 2023/5821 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicilinden re'sen terkin↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ resen terkin↗ re'sen terkin↗ işlemden kaldırma↗ malvarlığına ilişkin dava↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilan↗ dava sebebi↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 10 uncu maddesine istinaden yapılan terkin işleminin usulsüz olması ve ihyası istenilen şirketin tasfiye sonucu terkin edilmediğinin belirlenmesi nedeniyle ilgili şirketin ihyasına karar vermekle yetinildiği ve tasfiye memuru atanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına, kararın tescil ve ilanına tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru adayı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Tasfiye memuru adayı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 25.01.2023 tarihli duruşmada belirtildiği üzere, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların devamında dosyada gelinen aşama itibarıyla mevcut uyuşmazlığın devam edebilmesine yönelik davacının hukuki yararı kalmadığını, Karen Elektronik Pazarlama Limited Şirketinin, muris Hasan Yayla'ya yönelik 2004 yılında başlattığı Konya 5. İcra Müdürlüğünün 2017/189 E. sayılı (güncel) icra dosyası, Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/168 E. sayılı dosyası gereğince 2019 yılında her ne kadar gündeme gelmiş olsa da ilgili icra dosyası işlemden kaldırılarak kapandığını, 2015 yılında kapanarak hükmi şahsiyetini kaybeden ilgili şirketin, kapanmış bir icra dosyası açısından alacak talebinde bulunması ve ilgili şahsın malvarlıklarına müdahale etmesi yasal zeminde olanaksız olduğunu, müvekkili ... hakkında "tasfiye memuru olarak tayin edilmesine yer olmadığına" dair bir karar her ne kadar verilmiş olsa da ilgili şirketin yetkilisi olması sebebiyle istinaf yoluna başvurma noktasında hukuki yararı bulunduğunu, işbu sebeple, ilgili icra dosyasının kapanıp kapanmadığı ve bu doğrultuda davacının/murisin mal varlıklarına yönelik ilgili şirketin ihyasını gerektirecek nitelikte bir müdahale olup olmadığı noktasında araştırma yapılmadan verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde belirtilen resen terkin sebepleri dışında bir sebepten terkin edildiği, terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, hak düşürücü sürenin söz konusu olamayacağı, şirketin ihyasına karar verilmesinde ve şirketin daha önceki terkin sebebine göre şirkete tasfiye memuru atanmasını gerektirir bir durum olmadığı için tasfiye memuru tayin edilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle tasfiye memuru adayı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru adayı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Tasfiye memuru adayı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca terkin edilmiş olan şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Karar, İlk Derece Mahkemesi karar başlığında tasfiye memuru adayı olarak gösterilen ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edilmesi nedeniyle ihyası istemli davada kararı temyiz eden ... aleyhine hüküm kurulmadığından ve hakkı da ihlal edilmediğinden kararı temyiz etmekte hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu nedenle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3024 E. 2019/4496 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imtiyazlı pay · esas sözleşme değişikliği · borç üstlenimi · ana sözleşme değişikliği · karar nisabı · esas sözleşme · pay sahipliği · olağanüstü genel kurul
Benzer bu karardaHukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; İlk derece mahkemesi gerekçesinde de yer verildiği üzere davacının davalı şirkette 10.297.920 adet ve A grubu «imtiyazlı pay» sahibi olduğu, yönetime seçilecek 7 üyeden biri ile «temsil» edilme imtiyazına sahip bulunduğu, «olağanüstü genel kurul» toplantısında «esas sözleşmenin» 7. maddesinin tadili ile yönetim kurulunun oy çokluğu ile şirketin «üçüncü kişiler» lehine «garanti», «kefalet», «teminat» vermesi faaliyet konusunun gerektirdiği ve iştirak ettiği yahut «dahil» olduğu projelere ilişkin olağan işlerin yürütülmesine ve üçüncü şahısların «borçlarını üstlenmesinin» oy çokluğu ile mümkün hale getirildiği, yine, satılacak varlıkların taban fiyatını belirlemesinin oy çokluğu ile alınacak kararlara bırakıldığı, esas sözleşme tadiline ilişkin genel kurul kararına dair imtiyazlı «pay sahipleri» kurulu tarafından alınmış bir kararın varlığının da anlaşılmadığı, davacının yönetim kurulunda tek bir adayının bulunacağı dikkate alındığında ana sözleşme 7. madd …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının şirketteki «payı» 24/09/2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye arttırımı sonucunda 18.000 adet hisseden, 10.297.920 adet A grubu imtiyazlı hisseye çıkarıldığı, şirketin toplam hissesinin 68.652.800 adet olduğu, A grubu imtiazlı hisse sahibinin göstereceği adaylar arasından 1 adet «yönetim kurulu» üyesi seçileceğinin kabul edildiği, davaya konu genel kurul «esas sözleşme» tadil tasarısında daha önceden esas sözleşme gereğince yönetim kurulu tarafından oybirliği ile alınması gereken şirketin 3. kişilerin lehine «kefalet» ve «teminat» vermesi faaliyet konusunun gerektirdiği ve iştirak ettirdiği yahut «dahil» olduğu projelere ilişkin olağan işlerin yürütülmesine ve 3. şahısların borçları üstlenmesine dair kararların oy çokluğu ile alınmasının mümkün hale getirilmiş olduğu, «esas sözleşme değişikliğine» dair bu genel kurul kararının «imtiyazlı pay sahipleri» kurulu tarafından onandığına ilişkin bir karar da bulunmadığı, davacının yönetim kurulunda tek bir adayının bulunacağı dikkate alındığında ana sözleşmenin 7. maddesinin tadilinin davalının haklarını ihlal edeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 31/03/2015 tarihli genel kurul gündeminin 3.maddesi uyarınca esas sözleşmenin 7.maddesinin tadiline ilişkin «genel kurul kararının iptaline» karar verilmiştir.
Davacı imtiyaz hakkına istinaden şirket «yönetim kurulu» üyelerinden birinin kendi gösterdiği adaylar arasından seçildiğini, yönetim kurulunun şirketin borçlanmasına, «teminat» göstermesine, «garanti» vermesine ilişkin bir takım kararları oybirliği ile alması konusundaki «esas sözleşmenin» 7. maddesinin genel kurul kararı ile değiştirilerek, yönetim kurulunun 6 olumlu oy ile anılan işlemleri yapabileceğini, bu durumun imtiyaz haklarını ortadan kaldırdığı iddiasıyla «genel kurul kararın iptalini» talep etmiş, mahkemece de aynı gerekçelerle davanın kabulüne ve esas sözleşmenin 7. maddesini değiştiren genel kurul kararının iptaline karar verilmiş ise de, imtiyaz hakkının paya bağlı olacağı, davacının paya bağlı imtiyaz hakkının, yönetim kurulunun bir üyeliği için aday gösterme ve bu adaylar arasından yönetim kurulu üyesinin seçilmesi konusunda olduğu, bu hususun şirket yönetim kurulunun alacağı kararlardaki «nisabın» belirlenmesini, değiştirilmesini, kapsamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli …
Dava, «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4912 E. , 2023/5821 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı tasfiye memuru adayı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ihyası istenilen şirket ve dava dışı ilgililer aleyhine Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/168 E. sayılı dosyası üzerine mirasın hükmen reddi için dava açtığını, yargılama sırasında ihyası istenilen Karen Elektronik Pazarlama Ltd. Şti.'nin terkin olduğunun belirlendiğini, mahkeme tarafından ihya davası açmak üzere kendilerine süre verildiğini beyan ederek, Karen Elektronik Pazarlama Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davalının yasal hasım konumunda olduğunu aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 10 uncu maddesine istinaden yapılan terkin işleminin usulsüz olması ve ihyası istenilen şirketin tasfiye sonucu terkin edilmediğinin belirlenmesi nedeniyle ilgili şirketin ihyasına karar vermekle yetinildiği ve tasfiye memuru atanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına, kararın tescil ve ilanına tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru adayı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Tasfiye memuru adayı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
25. 01.2023 tarihli duruşmada belirtildiği üzere, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların devamında dosyada gelinen aşama itibarıyla mevcut uyuşmazlığın devam edebilmesine yönelik davacının hukuki yararı kalmadığını, Karen Elektronik Pazarlama Limited Şirketinin, muris Hasan Yayla'ya yönelik 2004 yılında başlattığı Konya 5. İcra Müdürlüğünün 2017/189 E. sayılı (güncel) icra dosyası, Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/168 E. sayılı dosyası gereğince 2019 yılında her ne kadar gündeme gelmiş olsa da ilgili icra dosyası işlemden kaldırılarak kapandığını, 2015 yılında kapanarak hükmi şahsiyetini kaybeden ilgili şirketin, kapanmış bir icra dosyası açısından alacak talebinde bulunması ve ilgili şahsın malvarlıklarına müdahale etmesi yasal zeminde olanaksız olduğunu, müvekkili ...
hakkında "tasfiye memuru olarak tayin edilmesine yer olmadığına" dair bir karar her ne kadar verilmiş olsa da ilgili şirketin yetkilisi olması sebebiyle istinaf yoluna başvurma noktasında hukuki yararı bulunduğunu, işbu sebeple, ilgili icra dosyasının kapanıp kapanmadığı ve bu doğrultuda davacının/murisin mal varlıklarına yönelik ilgili şirketin ihyasını gerektirecek nitelikte bir müdahale olup olmadığı noktasında araştırma yapılmadan verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde belirtilen resen terkin sebepleri dışında bir sebepten terkin edildiği, terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, hak düşürücü sürenin söz konusu olamayacağı, şirketin ihyasına karar verilmesinde ve şirketin daha önceki terkin sebebine göre şirkete tasfiye memuru atanmasını gerektirir bir durum olmadığı için tasfiye memuru tayin edilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle tasfiye memuru adayı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru adayı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Tasfiye memuru adayı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca terkin edilmiş olan şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Karar, İlk Derece Mahkemesi karar başlığında tasfiye memuru adayı olarak gösterilen ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edilmesi nedeniyle ihyası istemli davada kararı temyiz eden ... aleyhine hüküm kurulmadığından ve hakkı da ihlal edilmediğinden kararı temyiz etmekte hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu nedenle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/967510700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz