Imtiyazlı pay
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3024 E. 2019/4496 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imtiyazlı pay↗ esas sözleşme değişikliği↗ borç üstlenimi↗ ana sözleşme değişikliği↗ karar nisabı↗ esas sözleşme↗ pay sahipliği↗ olağanüstü genel kurul↗ genel kurul kararının iptali↗ istinaf incelemesi↗ kefalet↗ üçüncü kişi↗ garantörlük↗ kâr payı↗ yönetim kurulu kararı↗ dahili dava↗ teminat↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının şirketteki payı 24/09/2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye arttırımı sonucunda 18.000 adet hisseden, 10.297.920 adet A grubu imtiyazlı hisseye çıkarıldığı, şirketin toplam hissesinin 68.652.800 adet olduğu, A grubu imtiazlı hisse sahibinin göstereceği adaylar arasından 1 adet yönetim kurulu üyesi seçileceğinin kabul edildiği, davaya konu genel kurul esas sözleşme tadil tasarısında daha önceden esas sözleşme gereğince yönetim kurulu tarafından oybirliği ile alınması gereken şirketin 3. kişilerin lehine kefalet ve teminat vermesi faaliyet konusunun gerektirdiği ve iştirak ettirdiği yahut dahil olduğu projelere ilişkin olağan işlerin yürütülmesine ve 3. şahısların borçları üstlenmesine dair kararların oy çokluğu ile alınmasının mümkün hale getirilmiş olduğu, esas sözleşme değişikliğine dair bu genel kurul kararının imtiyazlı pay sahipleri kurulu tarafından onandığına ilişkin bir karar da bulunmadığı, davacının yönetim kurulunda tek bir adayının bulunacağı dikkate alındığında ana sözleşmenin 7. maddesinin tadilinin davalının haklarını ihlal edeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 31/03/2015 tarihli genel kurul gündeminin 3.maddesi uyarınca esas sözleşmenin 7.maddesinin tadiline ilişkin genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir.
Karar aleyhine, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; İlk derece mahkemesi gerekçesinde de yer verildiği üzere davacının davalı şirkette 10.297.920 adet ve A grubu imtiyazlı pay sahibi olduğu, yönetime seçilecek 7 üyeden biri ile temsil edilme imtiyazına sahip bulunduğu, olağanüstü genel kurul toplantısında esas sözleşmenin 7. maddesinin tadili ile yönetim kurulunun oy çokluğu ile şirketin üçüncü kişiler lehine garanti, kefalet, teminat vermesi faaliyet konusunun gerektirdiği ve iştirak ettiği yahut dahil olduğu projelere ilişkin olağan işlerin yürütülmesine ve üçüncü şahısların borçlarını üstlenmesinin oy çokluğu ile mümkün hale getirildiği, yine, satılacak varlıkların taban fiyatını belirlemesinin oy çokluğu ile alınacak kararlara bırakıldığı, esas sözleşme tadiline ilişkin genel kurul kararına dair imtiyazlı pay sahipleri kurulu tarafından alınmış bir kararın varlığının da anlaşılmadığı, davacının yönetim kurulunda tek bir adayının bulunacağı dikkate alındığında ana sözleşme 7. maddesinin tadilinin davacı imtiyazlı pay sahibinin imtiyaz haklarını ihlal edici nitelikle olduğu, davalı şirketin 31.05.2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında ana sözleşme 7. maddesinin tadiline ilişkin alınan genel kurul kurarının iptali yönünde kurulan hükümde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ana sözleşme değişikliğine ilişkin genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı imtiyaz hakkına istinaden şirket yönetim kurulu üyelerinden birinin kendi gösterdiği adaylar arasından seçildiğini, yönetim kurulunun şirketin borçlanmasına, teminat göstermesine, garanti vermesine ilişkin bir takım kararları oybirliği ile alması konusundaki esas sözleşmenin 7. maddesinin genel kurul kararı ile değiştirilerek, yönetim kurulunun 6 olumlu oy ile anılan işlemleri yapabileceğini, bu durumun imtiyaz haklarını ortadan kaldırdığı iddiasıyla genel kurul kararın iptalini talep etmiş, mahkemece de aynı gerekçelerle davanın kabulüne ve esas sözleşmenin 7. maddesini değiştiren genel kurul kararının iptaline karar verilmiş ise de, imtiyaz hakkının paya bağlı olacağı, davacının paya bağlı imtiyaz hakkının, yönetim kurulunun bir üyeliği için aday gösterme ve bu adaylar arasından yönetim kurulu üyesinin seçilmesi konusunda olduğu, bu hususun şirket yönetim kurulunun alacağı kararlardaki nisabın belirlenmesini, değiştirilmesini, kapsamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. Karar aleyhine davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararının, bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12248 E. 2014/6290 K.
Ortak:esas sözleşme değişikliği · ana sözleşme değişikliği · esas sözleşme · pay sahipliği · genel kurul kararının iptali · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının şirketteki «payı» 24/09/2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye arttırımı sonucunda 18.000 adet hisseden, 10.297.920 adet A grubu imtiyazlı hisseye çıkarıldığı, şirketin toplam hissesinin 68.652.800 adet olduğu, A grubu imtiazlı hisse sahibinin göstereceği adaylar arasından 1 adet «yönetim kurulu» üyesi seçileceğinin kabul edildiği, davaya konu genel kurul «esas sözleşme» tadil tasarısında daha önceden esas sözleşme gereğince yönetim kurulu tarafından oybirliği ile alınması gereken şirketin 3. kişilerin lehine «kefalet» ve «teminat» vermesi faaliyet konusunun gerektirdiği ve iştirak ettirdiği yahut «dahil» olduğu projelere ilişkin olağan işlerin yürütülmesine ve 3. şahısların borçları üstlenmesine dair kararların oy çokluğu ile alınmasının mümkün hale getirilmiş olduğu, «esas sözleşme değişikliğine» dair bu genel kurul kararının «imtiyazlı pay sahipleri» kurulu tarafından onandığına ilişkin bir karar da bulunmadığı, davacının yönetim kurulunda tek bir adayının bulunacağı dikkate alındığında ana sözleşmenin 7. maddesinin tadilinin davalının haklarını ihlal edeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 31/03/2015 tarihli genel kurul gündeminin 3.maddesi uyarınca esas sözleşmenin 7.maddesinin tadiline ilişkin «genel kurul kararının iptaline» karar verilmiştir.
Davacı imtiyaz hakkına istinaden şirket «yönetim kurulu» üyelerinden birinin kendi gösterdiği adaylar arasından seçildiğini, yönetim kurulunun şirketin borçlanmasına, «teminat» göstermesine, «garanti» vermesine ilişkin bir takım kararları oybirliği ile alması konusundaki «esas sözleşmenin» 7. maddesinin genel kurul kararı ile değiştirilerek, yönetim kurulunun 6 olumlu oy ile anılan işlemleri yapabileceğini, bu durumun imtiyaz haklarını ortadan kaldırdığı iddiasıyla «genel kurul kararın iptalini» talep etmiş, mahkemece de aynı gerekçelerle davanın kabulüne ve esas sözleşmenin 7. maddesini değiştiren genel kurul kararının iptaline karar verilmiş ise de, imtiyaz hakkının paya bağlı olacağı, davacının paya bağlı imtiyaz hakkının, yönetim kurulunun bir üyeliği için aday gösterme ve bu adaylar arasından yönetim kurulu üyesinin seçilmesi konusunda olduğu, bu hususun şirket yönetim kurulunun alacağı kararlardaki «nisabın» belirlenmesini, değiştirilmesini, kapsamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli …
Hukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; İlk derece mahkemesi gerekçesinde de yer verildiği üzere davacının davalı şirkette 10.297.920 adet ve A grubu «imtiyazlı pay» sahibi olduğu, yönetime seçilecek 7 üyeden biri ile «temsil» edilme imtiyazına sahip bulunduğu, «olağanüstü genel kurul» toplantısında «esas sözleşmenin» 7. maddesinin tadili ile yönetim kurulunun oy çokluğu ile şirketin «üçüncü kişiler» lehine «garanti», «kefalet», «teminat» vermesi faaliyet konusunun gerektirdiği ve iştirak ettiği yahut «dahil» olduğu projelere ilişkin olağan işlerin yürütülmesine ve üçüncü şahısların «borçlarını üstlenmesinin» oy çokluğu ile mümkün hale getirildiği, yine, satılacak varlıkların taban fiyatını belirlemesinin oy çokluğu ile alınacak kararlara bırakıldığı, esas sözleşme tadiline ilişkin genel kurul kararına dair imtiyazlı «pay sahipleri» kurulu tarafından alınmış bir kararın varlığının da anlaşılmadığı, davacının yönetim kurulunda tek bir adayının bulunacağı dikkate alındığında ana sözleşme 7. madd …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların genel kurulda imtiyazlı payları kaldıran «ana sözleşme değişikliğine» ve yeni yönetim kurulunun seçimine onay verdikleri, seçilen yeni yönetim kurulunda eski B grubu «pay sahiplerinden» sadece bir üye bulunduğu, davacıların yeni hisse dağılımından sonra aslında B grubuna tadil eden 2007 tarihli «esas sözleşmede» tanınan 2 aday önerme hakkını kullanmayarak değişikliği bu anlamda da kabul ettiği, bu durumda imtiyazları payları kaldıran 24.12.2010 tarihli genel kurul kararının «infazı» için TTK 391 maddesine rağmen ayrıca imtiyazlı paylar genel kurulunun onayının aranmasına gerek olmadığı, 24.12.2010 tarihinde gerçekleştirilen tescil ve «ilan» edilen «esas sözleşme değişikliği» sonrasında yapılan genel kurul toplantılarında alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye veya «objektif iyi niyet kurallarına» istinaden iptali veya «geçersizliğinin» ileri sürülemeyeceği, davacıların bu davranışının M.K.
1- Davacılar tarafından «yönetim kurulu» üyelerinin seçimine ilişkin 30.12.2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararın iptali talep edildiğine göre, bu «genel kurul kararının iptal» edilip edilmemesi şirket ana sözleşmesinin yönetim kurulu seçimine ilişkin 7. maddesinin değiştirilmesi ile ilgili 06.10.2011 tarihli genel kurul kararının iptal edilip edilmemesine bağlıdır.
Davacılar tarafından «yönetim kurulu» seçimine ilişkin ana sözleşmenin 7. maddesinin değiştirilmesi ile ilgili 06.10.2011 tarihli «genel kurul kararının iptali davası» açılıp bu dava «derdest» olduğuna göre, bu davanın neticelenmesi ve kesinleşmesi beklenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyi niyet kuralı · hakkın kötüye kullanılması · derdestlik · infaz · oy yasağı · iptal davası · geçersizlik · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların genel kurulda imtiyazlı payları kaldıran «ana sözleşme değişikliğine» ve yeni yönetim kurulunun seçimine onay verdikleri, seçilen yeni yönetim kurulunda eski B grubu «pay sahiplerinden» sadece bir üye bulunduğu, davacıların yeni hisse dağılımından sonra aslında B grubuna tadil eden 2007 tarihli «esas sözleşmede» tanınan 2 aday önerme hakkını kullanmayarak değişikliği bu anlamda da kabul ettiği, bu durumda imtiyazları payları kaldıran 24.12.2010 tarihli genel kurul kararının «infazı» için TTK 391 maddesine rağmen ayrıca imtiyazlı paylar genel kurulunun onayının aranmasına gerek olmadığı, 24.12.2010 tarihinde gerçekleştirilen tescil ve «ilan» edilen «esas sözleşme değişikliği» sonrasında yapılan genel kurul toplantılarında alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye veya «objektif iyi niyet kurallarına» istinaden iptali veya «geçersizliğinin» ileri sürülemeyeceği, davacıların bu davranışının M.K.
2. maddesinde düzenlenen «hakkın kötüye kullanımı» «yasağına» aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar tarafından «yönetim kurulu» seçimine ilişkin ana sözleşmenin 7. maddesinin değiştirilmesi ile ilgili 06.10.2011 tarihli «genel kurul kararının iptali davası» açılıp bu dava «derdest» olduğuna göre, bu davanın neticelenmesi ve kesinleşmesi beklenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2454 E. 2017/4313 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eda davası · sözleşmeden doğan dava · sözleşmenin feshi · tespit davası · ihbar · ihtar · hukuki yarar · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından gönderilen 14/12/2007 tarihli «ihtarname» ile davalının 24/05/2007 tarihli alt imtiyaz «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğinin «ihtar» edildiği, verilen süre içerisinde gereği yerine getirilmediğinden 08/01/2008 tarihinde haklı sebeplerle alt-imtiyaz sözleşmesinin feshedildiğinin «ihbar» edildiği, davacının «sözleşmeyi feshine» gerekçe gösterdiği hususlarda davalının sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirdiğine dair somut delil sunamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile taraf …
Dava tarihi itibariyle «eda davası» açılmasının mümkün olduğu hallerde ayrıca «tespit davası» açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığından bu davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerekirken, mahkemece işin esası hakkında karar vermesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/394 E. 2017/3442 K.
Ortak:imtiyazlı pay · ana sözleşme değişikliği · karar nisabı · esas sözleşme · pay sahipliği · olağanüstü genel kurul · yönetim kurulu kararı · temsil
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; İlk derece mahkemesi gerekçesinde de yer verildiği üzere davacının davalı şirkette 10.297.920 adet ve A grubu «imtiyazlı pay» sahibi olduğu, yönetime seçilecek 7 üyeden biri ile «temsil» edilme imtiyazına sahip bulunduğu, «olağanüstü genel kurul» toplantısında «esas sözleşmenin» 7. maddesinin tadili ile yönetim kurulunun oy çokluğu ile şirketin «üçüncü kişiler» lehine «garanti», «kefalet», «teminat» vermesi faaliyet konusunun gerektirdiği ve iştirak ettiği yahut «dahil» olduğu projelere ilişkin olağan işlerin yürütülmesine ve üçüncü şahısların «borçlarını üstlenmesinin» oy çokluğu ile mümkün hale getirildiği, yine, satılacak varlıkların taban fiyatını belirlemesinin oy çokluğu ile alınacak kararlara bırakıldığı, esas sözleşme tadiline ilişkin genel kurul kararına dair imtiyazlı «pay sahipleri» kurulu tarafından alınmış bir kararın varlığının da anlaşılmadığı, davacının yönetim kurulunda tek bir adayının bulunacağı dikkate alındığında ana sözleşme 7. madd …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının şirketteki «payı» 24/09/2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye arttırımı sonucunda 18.000 adet hisseden, 10.297.920 adet A grubu imtiyazlı hisseye çıkarıldığı, şirketin toplam hissesinin 68.652.800 adet olduğu, A grubu imtiazlı hisse sahibinin göstereceği adaylar arasından 1 adet «yönetim kurulu» üyesi seçileceğinin kabul edildiği, davaya konu genel kurul «esas sözleşme» tadil tasarısında daha önceden esas sözleşme gereğince yönetim kurulu tarafından oybirliği ile alınması gereken şirketin 3. kişilerin lehine «kefalet» ve «teminat» vermesi faaliyet konusunun gerektirdiği ve iştirak ettirdiği yahut «dahil» olduğu projelere ilişkin olağan işlerin yürütülmesine ve 3. şahısların borçları üstlenmesine dair kararların oy çokluğu ile alınmasının mümkün hale getirilmiş olduğu, «esas sözleşme değişikliğine» dair bu genel kurul kararının «imtiyazlı pay sahipleri» kurulu tarafından onandığına ilişkin bir karar da bulunmadığı, davacının yönetim kurulunda tek bir adayının bulunacağı dikkate alındığında ana sözleşmenin 7. maddesinin tadilinin davalının haklarını ihlal edeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 31/03/2015 tarihli genel kurul gündeminin 3.maddesi uyarınca esas sözleşmenin 7.maddesinin tadiline ilişkin «genel kurul kararının iptaline» karar verilmiştir.
Davacı imtiyaz hakkına istinaden şirket «yönetim kurulu» üyelerinden birinin kendi gösterdiği adaylar arasından seçildiğini, yönetim kurulunun şirketin borçlanmasına, «teminat» göstermesine, «garanti» vermesine ilişkin bir takım kararları oybirliği ile alması konusundaki «esas sözleşmenin» 7. maddesinin genel kurul kararı ile değiştirilerek, yönetim kurulunun 6 olumlu oy ile anılan işlemleri yapabileceğini, bu durumun imtiyaz haklarını ortadan kaldırdığı iddiasıyla «genel kurul kararın iptalini» talep etmiş, mahkemece de aynı gerekçelerle davanın kabulüne ve esas sözleşmenin 7. maddesini değiştiren genel kurul kararının iptaline karar verilmiş ise de, imtiyaz hakkının paya bağlı olacağı, davacının paya bağlı imtiyaz hakkının, yönetim kurulunun bir üyeliği için aday gösterme ve bu adaylar arasından yönetim kurulu üyesinin seçilmesi konusunda olduğu, bu hususun şirket yönetim kurulunun alacağı kararlardaki «nisabın» belirlenmesini, değiştirilmesini, kapsamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli …
Benzer bu kararda… edarların ik aday göstermesi yönünden imtiyaz tanındığı ancak, dava konusu genel kurul toplantısı ile bu imtiyazın kaldırıldığı, TTK'nın 390. m. gereği A ve B grubu «imtiyazlı pay sahipleri» genel kurulunun davalı şirketin 06/10/2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan 7. maddenin tadiline ilişkin kararı ayrı ayrı oylayıp onanması gerekirken TTK'nın 389. madde hükmünün uygulanmadığını zira, ortada bir «sermaye artırımı» kararı bulunmadığını, davacıların katıldığı ve oy birliğiyle alınan 02/12/2010 tarihli «olağan genel kurul» toplantısı sermaye artırımına ilişkin olduğundan, davacıların toplantıya ve artırım kararına katılmasında TTK'nın 391. m. uyarınca ayrıca imtiyazlı pay sahipleri genel kurulunun genel kurul kararını onamasına gerek olmadığı, dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısının ise, sermaye artırımı ile ilgili olmayıp, imtiyazlı payların yönetim kurulunun «temsilinde» imtiyazlarını kaldırmaya, toplantı ve karar «nisaplarını» düşürmeye yönelik olduğundan imtiyazlı pay sahiplerinin menfaatlerini ihlal edici nitelikte bulunduğu, 02/12/2010 tarihli genel kurul toplantısında ana sözleşmenin "sermaye" başlıklı 6. m. değiştirilmesine karar verilmiş ise de, bu durumun örtülü şekilde 7 ve 10. m. düzenlenen yönetime katılma imtiyazının da değiştirildiği anlamına gelmeyeceği, yorum yoluyla "imtiyaz" hakkının kaldırılmasının mümkün olmadığı, «esas sözleşmenin» 7. ve 10. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin kararların imtiyazlı pay sahipleri genel kurulu tarafından onaylanmaması nedeniyle «infazının» olanaklı olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulü ile, 06/10/2011 tarihli genel kurul toplantısında ana sözleşmenin 7. ve 10. maddelerinin değiştiril …
Bu hususi toplantıda müzakere ve karar «nisabı», 388 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları hükümlerine tabidir.” Somut olayda uyuşmazlık, davalı şirketin ana sözleşmesinin imtiyaz hakkı tanıdığı iddia edilen 7. ve 10. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin 06/10/2011 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında alınan kararların 6762 sayılı TTK'nın 389. maddesinde hükme bağlanan yasal düzenleme uyarınca «imtiyazlı pay sahipleri» kurulunun vereceği kararla onaylanmadıkça «infaz» edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Yukarıda da açıklandığı üzere, davalı şirketin 02/12/2010 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında yapılan «ana sözleşme değişikliği» ile ortada «imtiyazlı pay» sahibi olarak tanımlanabilecek bir hissedar grubu kalmadığından imtiyazlı pay sahiplerinin haklarının ihlal edildiğinden de söz edilemeyecek olmasına rağmen mahkem …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nisap · tasdik kararı · sermaye artırımı · hisse senedi · infaz
Benzer bu kararda… edarların ik aday göstermesi yönünden imtiyaz tanındığı ancak, dava konusu genel kurul toplantısı ile bu imtiyazın kaldırıldığı, TTK'nın 390. m. gereği A ve B grubu «imtiyazlı pay sahipleri» genel kurulunun davalı şirketin 06/10/2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan 7. maddenin tadiline ilişkin kararı ayrı ayrı oylayıp onanması gerekirken TTK'nın 389. madde hükmünün uygulanmadığını zira, ortada bir «sermaye artırımı» kararı bulunmadığını, davacıların katıldığı ve oy birliğiyle alınan 02/12/2010 tarihli «olağan genel kurul» toplantısı sermaye artırımına ilişkin olduğundan, davacıların toplantıya ve artırım kararına katılmasında TTK'nın 391. m. uyarınca ayrıca imtiyazlı pay sahipleri genel kurulunun genel kurul kararını onamasına gerek olmadığı, dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısının ise, sermaye artırımı ile ilgili olmayıp, imtiyazlı payların yönetim kurulunun «temsilinde» imtiyazlarını kaldırmaya, toplantı ve karar «nisaplarını» düşürmeye yönelik olduğundan imtiyazlı pay sahiplerinin menfaatlerini ihlal edici nitelikte bulunduğu, 02/12/2010 tarihli genel kurul toplantısında ana sözleşmenin "sermaye" başlıklı 6. m. değiştirilmesine karar verilmiş ise de, bu durumun örtülü şekilde 7 ve 10. m. düzenlenen yönetime katılma imtiyazının da değiştirildiği anlamına gelmeyeceği, yorum yoluyla "imtiyaz" hakkının kaldırılmasının mümkün olmadığı, «esas sözleşmenin» 7. ve 10. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin kararların imtiyazlı pay sahipleri genel kurulu tarafından onaylanmaması nedeniyle «infazının» olanaklı olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulü ile, 06/10/2011 tarihli genel kurul toplantısında ana sözleşmenin 7. ve 10. maddelerinin değiştiril …
Maddesi uyarınca “Umumi heyetçe esas mukavelenin değiştirilmesine dair verilen karar imtiyazlı «hisse senedi» sahiplerinin haklarını ihlal edecek mahiyette ise bu karar, adı geçen pay sahiplerinin yapacakları hususi bir toplantıda verecekleri diğer bir kararla «tasdik» olunmadıkça, «infaz» edilemez.
Bu hususi toplantıda müzakere ve karar «nisabı», 388 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları hükümlerine tabidir.” Somut olayda uyuşmazlık, davalı şirketin ana sözleşmesinin imtiyaz hakkı tanıdığı iddia edilen 7. ve 10. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin 06/10/2011 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında alınan kararların 6762 sayılı TTK'nın 389. maddesinde hükme bağlanan yasal düzenleme uyarınca «imtiyazlı pay sahipleri» kurulunun vereceği kararla onaylanmadıkça «infaz» edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3024 E. , 2019/4496 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22/06/2017 tarih ve 2015/743 E. - 2017/473 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 21/03/2018 tarih ve 2017/855 E. - 2018/231 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacının davalı şirkette 1.TL nominal değerde 10.297,920 adet A grubu hisse sahibi olduğunu, davalı şirkette her biri l TL / nominal değerden oluşan 68.652.800 adet hisseye karşılık 68.652,800.TL olup 4 grup hisse bulunduğunu, davalı şirkette 31.05.2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ile esas sözleşmenin yönetim kurulunun görev süresi, toplantı ve karar nisabı başlığını taşıyan 7. maddesinin değiştirildiğini, toplantı çağrısının davacıya usulüne göre yapılmadığını, davacının bu sebeple toplantıya katılamadığını, ayrıca şirketin kefil olmasına, teminat göstermesine ve garantör olmasına ve 3. kişilerin borçlarının üstlenilmesine ilişkin yönetim kurulu karar nisabına ilişkin esas sözleşmenin değiştirildiğini, bu esas sözleşme değişikliğinin kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, genel kurul kararının ayrıca imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını zedelediğini, imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunun yapılmamış olmasının da TTK’ya aykırı olduğunu, ileri sürerek davalı şirketin 31.03.2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında gündem 3.
maddesi uyarınca alınan şirket esas sözleşmesinin 7. maddesinin tadiline ilişkin kararın geçersizliğinin ve butlanının tespiti ve/veya iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, genel kurul kararının iptali talebinin 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra ileri sürüldüğünü, davanın reddi gerektiğini, davacının TTK m. 446 gereğince dava ehliyeti bulunmadığını, çağrının usulüne uygun olarak davalıca gerçekleştirildiğini, davalı şirket esas sözleşmesi 7. maddesinin tadiline ilişkin olağanüstü genel kurul kararının nitelikli nisaba ilişkin olmakla birlikte davacının davasını dayandırdığı imtiyazlı pay kavramı ile ilgisi bulunmadığını, imtiyazlı payların imtiyaz konularının olağanüstü genel kurul toplantısında karara bağlanan esas sözleşme değişiklikleri sonrasında aynı şekilde devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının şirketteki payı 24/09/2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye arttırımı sonucunda 18.000 adet hisseden, 10.297.920 adet A grubu imtiyazlı hisseye çıkarıldığı, şirketin toplam hissesinin 68.652.800 adet olduğu, A grubu imtiazlı hisse sahibinin göstereceği adaylar arasından 1 adet yönetim kurulu üyesi seçileceğinin kabul edildiği, davaya konu genel kurul esas sözleşme tadil tasarısında daha önceden esas sözleşme gereğince yönetim kurulu tarafından oybirliği ile alınması gereken şirketin 3. kişilerin lehine kefalet ve teminat vermesi faaliyet konusunun gerektirdiği ve iştirak ettirdiği yahut dahil olduğu projelere ilişkin olağan işlerin yürütülmesine ve 3.
şahısların borçları üstlenmesine dair kararların oy çokluğu ile alınmasının mümkün hale getirilmiş olduğu, esas sözleşme değişikliğine dair bu genel kurul kararının imtiyazlı pay sahipleri kurulu tarafından onandığına ilişkin bir karar da bulunmadığı, davacının yönetim kurulunda tek bir adayının bulunacağı dikkate alındığında ana sözleşmenin 7. maddesinin tadilinin davalının haklarını ihlal edeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 31/03/2015 tarihli genel kurul gündeminin 3.maddesi uyarınca esas sözleşmenin 7.maddesinin tadiline ilişkin genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir.
Karar aleyhine, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; İlk derece mahkemesi gerekçesinde de yer verildiği üzere davacının davalı şirkette 10.297.920 adet ve A grubu imtiyazlı pay sahibi olduğu, yönetime seçilecek 7 üyeden biri ile temsil edilme imtiyazına sahip bulunduğu, olağanüstü genel kurul toplantısında esas sözleşmenin 7. maddesinin tadili ile yönetim kurulunun oy çokluğu ile şirketin üçüncü kişiler lehine garanti, kefalet, teminat vermesi faaliyet konusunun gerektirdiği ve iştirak ettiği yahut dahil olduğu projelere ilişkin olağan işlerin yürütülmesine ve üçüncü şahısların borçlarını üstlenmesinin oy çokluğu ile mümkün hale getirildiği, yine, satılacak varlıkların taban fiyatını belirlemesinin oy çokluğu ile alınacak kararlara bırakıldığı, esas sözleşme tadiline ilişkin genel kurul kararına dair imtiyazlı pay sahipleri kurulu tarafından alınmış bir kararın varlığının da anlaşılmadığı, davacının yönetim kurulunda tek bir adayının bulunacağı dikkate alındığında ana sözleşme 7.
maddesinin tadilinin davacı imtiyazlı pay sahibinin imtiyaz haklarını ihlal edici nitelikle olduğu, davalı şirketin 31.05.2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında ana sözleşme 7. maddesinin tadiline ilişkin alınan genel kurul kurarının iptali yönünde kurulan hükümde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ana sözleşme değişikliğine ilişkin genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı imtiyaz hakkına istinaden şirket yönetim kurulu üyelerinden birinin kendi gösterdiği adaylar arasından seçildiğini, yönetim kurulunun şirketin borçlanmasına, teminat göstermesine, garanti vermesine ilişkin bir takım kararları oybirliği ile alması konusundaki esas sözleşmenin 7. maddesinin genel kurul kararı ile değiştirilerek, yönetim kurulunun 6 olumlu oy ile anılan işlemleri yapabileceğini, bu durumun imtiyaz haklarını ortadan kaldırdığı iddiasıyla genel kurul kararın iptalini talep etmiş, mahkemece de aynı gerekçelerle davanın kabulüne ve esas sözleşmenin 7. maddesini değiştiren genel kurul kararının iptaline karar verilmiş ise de, imtiyaz hakkının paya bağlı olacağı, davacının paya bağlı imtiyaz hakkının, yönetim kurulunun bir üyeliği için aday gösterme ve bu adaylar arasından yönetim kurulu üyesinin seçilmesi konusunda olduğu, bu hususun şirket yönetim kurulunun alacağı kararlardaki nisabın belirlenmesini, değiştirilmesini, kapsamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Karar aleyhine davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararının, bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine,
17.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517293200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz